Loading...

Loading...
Kitap
54 Hadis
Vehb’in kızı Cüdâme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: “Çocuk emziren kadınla cinsel ilişki kurmayı veya gebe kadının çocuk emzirmesini yasaklamak istedim fakat İranlılar ve Rumlar böyle yapmalarına rağmen çocukları falan ölmüyor o yüzden yasaklamıyorum.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu konuda Esma binti Yezîd’den de hadis rivâyet edilmektedir. Bu hadis hasen sahihtir. Mâlik, Ebû’l Esved’den, Urve’den, Âişe’den, Cüdâme binti Vehb’den bu hadisi bize aktarmış olup hadiste geçen “Gıyal” kelimesini “Çocuk emziren kadınla cinsel ilişki kurmak” şeklinde izah eder
حدثنا احمد بن منيع، قال حدثنا يحيى بن اسحاق، قال حدثنا يحيى بن ايوب، عن محمد بن عبد الرحمن بن نوفل، عن عروة، عن عايشة، عن ابنة وهب، وهي جدامة - قالت سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اردت ان انهى عن الغيال فاذا فارس والروم يفعلون ولا يقتلون اولادهم " . قال ابو عيسى وفي الباب عن اسماء بنت يزيد . وهذا حديث حسن صحيح . وقد رواه مالك عن ابي الاسود عن عروة عن عايشة عن جدامة بنت وهب عن النبي صلى الله عليه وسلم . قال مالك والغيال ان يطا الرجل امراته وهي ترضع
Zeyd b. Erkâm (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Zât-ülcenb hastalığına karşı zeytinyağı ile vers denilen sarı ve kokulu bir otun kullanılmasını tavsiye ederdi.” (İbn Mâce, Tıp: 17) Bu hastalıktan şikayeti olan ağızdan bu karışımı alarak kullanır. Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Abdullah’ın ismi: Meymûn’dur. Basralı bir ihtiyardır
حدثنا عيسى بن احمد، قال حدثنا ابن وهب، حدثني مالك، عن ابي الاسود، محمد بن عبد الرحمن بن نوفل عن عروة، عن عايشة، عن جدامة بنت وهب الاسدية، انها سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لقد هممت ان انهى عن الغيلة حتى ذكرت ان الروم وفارس يصنعون ذلك فلا يضر اولادهم " . قال مالك والغيلة ان يمس الرجل امراته وهي ترضع . قال عيسى بن احمد وحدثنا اسحاق بن عيسى حدثني مالك عن ابي الاسود نحوه . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب صحيح
Zeyd b. Erkâm (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Zat-ülcenb hastalığı için zeytin yağı ve kustu bahrî denilen topalak otu karışımını tavsiye ederdi.” (İbn Mâce, Tıp: 17) Bu hadis hasen garib sahihtir. Bu hadisi sadece Zeyd b. Erkâm’dan, Meymun’un rivâyetiyle bilmekteyiz. Pek çok kimse bu hadisi Meymun’dan rivâyet etmişlerdir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن قتادة، عن ابي عبد الله، عن زيد بن ارقم، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان ينعت الزيت والورس من ذات الجنب . قال قتادة ويلده من الجانب الذي يشتكيه . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وابو عبد الله اسمه ميمون هو شيخ بصري
Zeyd b. Erkâm (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), Zat-ülcenb hastalığı için zeytin yağı ve kust'u bahrî denilen topalak otu karışımını tavsiye ederdi.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir. Bu hadisi sadece Zeyd b. Erkâm’dan, Meymun’un rivâyetiyle bilmekteyiz. Pek çok kimse bu hadisi Meymun’dan rivâyet etmişlerdir
حدثنا رجاء بن محمد العذري البصري، قال حدثنا عمرو بن محمد بن ابي رزين، قال حدثنا شعبة، عن خالد الحذاء، حدثنا ميمون ابو عبد الله، قال سمعت زيد بن ارقم، قال امرنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ان نتداوى من ذات الجنب بالقسط البحري والزيت . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب صحيح لا نعرفه الا من حديث ميمون عن زيد بن ارقم . وقد روى عن ميمون غير واحد من اهل العلم هذا الحديث . وذات الجنب السل
Osman b. eb’îl As (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), bana geldi. Benim de o anda çok sıkıntılı bir ağrım vardı. bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sağ elini ağrıyan yerine koy ve yedi sefer: “Bendeki duyduğum sancının şerrinden Allah’ın gücüne ve kuvvetine sığınırım.” Osman diyor ki: Bende, Peygamber (s.a.v.)’in buyurduğunu aynen yaptım. Allah’ta bendeki ağrıyı giderdi şimdi ben herkese bu duayı tavsiye ediyorum.” Diğer tahric: Ebu Dâvûd, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا اسحاق بن موسى الانصاري، قال حدثنا معن، قال حدثنا مالك، عن يزيد بن خصيفة، عن عمرو بن عبد الله بن كعب السلمي، ان نافع بن جبير بن مطعم، اخبره عن عثمان بن ابي العاصي، انه قال اتاني رسول الله صلى الله عليه وسلم وبي وجع قد كان يهلكني فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " امسح بيمينك سبع مرات وقل اعوذ بعزة الله وقوته من شر ما اجد " . قال ففعلت فاذهب الله ما كان بي فلم ازل امر به اهلي وغيرهم . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Esma binti Umeys (r.anha)’dan rivâyete göre: “Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ona müshil olarak hangi ilacı kullanıyorsun? Dedi. Esma: Şübrüm otunu kullanıyorum deyince Rasûlullah (s.a.v.), o çok şiddetli ishal yapar buyurdu. Esma: Sonra sina meki kullanmaya başladım. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) eğer bir şey ölüme şifa olsaydı bu sinameki otu olurdu buyurdular. Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. “Sena” (Sinameki) müshil ilacı demektir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا محمد بن بكر، حدثنا عبد الحميد بن جعفر، حدثني عتبة بن عبد الله، عن اسماء بنت عميس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم سالها " بم تستمشين " . قالت بالشبرم . قال " حار جار " . قالت ثم استمشيت بالسنا . فقال النبي صلى الله عليه وسلم " لو ان شييا كان فيه شفاء من الموت لكان في السنا " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب . يعني دواء المشى
Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e gelip kardeşimin karnı ağrıyor dedi. Rasûlullah (s.a.v.), kendisine bal şerbeti içir buyurdu. Ona bal şerbeti içirdikten sonra tekrar geldi ve Ey Allah’ın Rasûlü! Dedi; Bal şerbeti içirdim fakat karın ağrısı arttı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) tekrar bal şerbeti içir buyurdular. Adam içirdi sonra Rasûlullah (s.a.v.)’e gelerek balı içirdim fakat ağrı geçmedi arttı dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Allah’ın sözü hak ve doğrudur Allah hep doğruyu söyler kardeşinin karnı yalan söylemiştir. Bal şerbeti içir dedi o kimse de tekrar bal şerbeti içirdi ve iyileşti.” Diğer tahric: Buhârî, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار،قال حدثنا محمد بن جعفر، قال حدثنا شعبة، عن قتادة، عن ابي المتوكل، عن ابي سعيد، قال جاء رجل الى النبي صلى الله عليه وسلم فقال ان اخي استطلق بطنه . فقال " اسقه عسلا " . فسقاه ثم جاء فقال يا رسول الله قد سقيته عسلا فلم يزده الا استطلاقا . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اسقه عسلا " . فسقاه ثم جاءه فقال يا رسول الله قد سقيته عسلا فلم يزده الا استطلاقا . قال فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " صدق الله وكذب بطن اخيك, اسقه عسلا " . فسقاه عسلا فبرا . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Herhangi bir Müslüman kul eceli yakın olmayan bir hastayı ziyaret eder ve yedi kere şu duayı okursa mutlaka şifa bulur.” “Büyükler büyüğü Allah’tan, büyük arşın sahibi Allah’tan şifa vermesini isterim.” -Es'elullahe'l-Azim Rabbi'l-Arşi'l-Azim En yeşfieke- Diğer tahric: Buhârî, Merda Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Minhal b. Amr’ın rivâyetiyle bilmekteyiz
حدثنا محمد بن المثنى، قال حدثنا محمد بن جعفر، قال حدثنا شعبة، عن يزيد ابي خالد، قال سمعت المنهال بن عمرو، يحدث عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، عن النبي صلى الله عليه وسلم انه قال " ما من عبد مسلم يعود مريضا لم يحضر اجله فيقول سبع مرات اسال الله العظيم رب العرش العظيم ان يشفيك الا عوفي " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب لا نعرفه الا من حديث المنهال بن عمرو
Sevbân (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Biriniz sıtma hastalığına yakalanırsa iyi bilin ki sıtma ateşten bir parçadır. Onu su ile söndürsün, Sabah namazından sonra güneş doğmazdan önce bir nehir veya bir akarsuya girsin, suyun akışına karşı dursun ve “Allah’ın ismiyle, Allah’ım kuluna şifa ver, Peygamberini doğrula desin, O akarsuya üç kere dalsın üç seferde iyileşmezse beş, yedi, dokuz sefer o suya dalsın. Allah’ın izniyle dokuza varmadan geçer.” (Buhârî, Merda: 22) Bu hadis garibtir
حدثنا احمد بن سعيد الاشقر الرباطي، قال حدثنا روح بن عبادة، قال حدثنا مرزوق ابو عبد الله الشامي، قال حدثنا سعيد، رجل من اهل الشام اخبرنا ثوبان، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا اصاب احدكم الحمى فان الحمى قطعة من النار فليطفيها عنه بالماء فليستنقع نهرا جاريا ليستقبل جرية الماء فيقول بسم الله اللهم اشف عبدك وصدق رسولك بعد صلاة الصبح قبل طلوع الشمس فليغتمس فيه ثلاث غمسات ثلاثة ايام فان لم يبرا في ثلاث فخمس وان لم يبرا في خمس فسبع فان لم يبرا في سبع فتسع فانها لا تكاد تجاوز تسعا باذن الله " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب
Ebû Hâzim (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Sehl b. Sa’d’a, Rasûlullah (s.a.v.)’in Uhud’taki aldığı yara ne ile tedavi edilmişti diye soruldu ve ben de konuşulanı işitmekte idim. Sehl cevaben şöyle dedi: Bunu benden daha iyi bilen kimse kalmadı. Ali: Kalkanının içinde su taşıyor, Fatıma da kanın bulaştığı yerleri yıkıyordu. Sonra bir hasır parçası yakıldı ve onun külü yara üzerine konuldu.” Diğer tahric: Buhârî, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا ابن ابي عمر، قال حدثنا سفيان، عن ابي حازم، قال سيل سهل بن سعد وانا اسمع، باى شيء دووي جرح رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال ما بقي احد اعلم به مني كان علي ياتي بالماء في ترسه وفاطمة تغسل عنه الدم واحرق له حصير فحشي به جرحه . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İyileşip sıhhat bulan hastanın örneği saflık ve renk bakımından gökten yağan dolu gibidir. (Yani tertemiz ve tatlı bir renk kazanmıştır.” ) Diğer tahric: Buhârî, Tıp
حدثنا علي بن حجر، قال اخبرنا الوليد بن محمد الموقري، عن الزهري، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انما مثل المريض اذا برا وصح كالبردة تقع من السماء في صفايها ولونها
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ziyaret için bir hastanın yanına girdiğinizde iyileşeceğini söyleyerek moralini yükseltin, gerçi bu söz hiçbir şeyi önlemez fakat hastanın gönlünü hoş eder.” Diğer tahric: Buhârî, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا عبد الله بن سعيد الاشج، قال حدثنا عقبة بن خالد السكوني، عن موسى بن محمد بن ابراهيم التيمي، عن ابيه، عن ابي سعيد الخدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا دخلتم على المريض فنفسوا له في اجله فان ذلك لا يرد شييا ويطيب نفسه " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب
حدثنا هناد، ومحمود بن غيلان، قالا حدثنا ابو اسامة، عن عبد الرحمن بن يزيد بن جابر، عن اسماعيل بن عبيد الله، عن ابي صالح الاشعري، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم عاد رجلا من وعك كان به فقال " ابشر فان الله يقول هي ناري اسلطها على عبدي المذنب لتكون حظه من النار " . حدثنا اسحاق بن منصور قال اخبرنا عبد الرحمن بن مهدي عن سفيان الثوري عن هشام بن حسان عن الحسن قال كانوا يرتجون الحمى ليلة كفارة لما نقص من الذنوب . تم كتاب الطب ويليه كتاب الفرايض
حدثنا هناد، ومحمود بن غيلان، قالا حدثنا ابو اسامة، عن عبد الرحمن بن يزيد بن جابر، عن اسماعيل بن عبيد الله، عن ابي صالح الاشعري، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم عاد رجلا من وعك كان به فقال " ابشر فان الله يقول هي ناري اسلطها على عبدي المذنب لتكون حظه من النار " . حدثنا اسحاق بن منصور قال اخبرنا عبد الرحمن بن مهدي عن سفيان الثوري عن هشام بن حسان عن الحسن قال كانوا يرتجون الحمى ليلة كفارة لما نقص من الذنوب . تم كتاب الطب ويليه كتاب الفرايض
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her kim mal bırakırsa o mal varislerindir. Kim de yoksul ve muhtaç kişiler bırakırsa o kişilerin bakımı bana aittir.” (Müslim, Feraiz: 4) Bu hadis hasen sahihtir. konuda Câbir ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. ZührÎ bu hadisi Ebû Seleme’den, Ebû Hüreyre’den buradakinden daha uzun ve tam olarak rivâyet etmiştir. kelimesinin manası hiçbir şeyi olmayan kimse demektir. Onun bakımını ben üstlenip geçimini ben sağlarım