Loading...

Loading...
Kitap
54 Hadis
Muhammed b. Alâ, Zeyd b. Hubab vasıtasıyla Ubeydullah b. Ali’nin azadlı kölesi Faid’den efendisi Ubeydullah b. Ali’denninesinden mana olarak hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir
حدثنا عبدة بن عبد الله الخزاعي، قال حدثنا معاوية بن هشام، عن سفيان، عن عاصم، عن عبد الله بن الحارث، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم رخص في الرقية من الحمة والعين والنملة . حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا يحيى بن ادم، وابو نعيم قالا حدثنا سفيان، عن عاصم الاحول، عن يوسف بن عبد الله بن الحارث، عن انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم رخص في الرقية من الحمة والنملة . قال ابو عيسى وهذا عندي اصح من حديث معاوية بن هشام عن سفيان . قال ابو عيسى وفي الباب عن بريدة وعمران بن حصين وجابر وعايشة وطلق بن علي وعمرو بن حزم وابي خزامة عن ابيه
حدثنا ابن ابي عمر، قال حدثنا سفيان، عن حصين، عن الشعبي، عن عمران بن حصين، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا رقية الا من عين او حمة " . قال ابو عيسى وروى شعبة هذا الحديث عن حصين عن الشعبي عن بريدة عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
حدثنا ابن ابي عمر، قال حدثنا سفيان، عن حصين، عن الشعبي، عن عمران بن حصين، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا رقية الا من عين او حمة " . قال ابو عيسى وروى شعبة هذا الحديث عن حصين عن الشعبي عن بريدة عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) göz değmesinden ve cinlerin şerlerinden dolayı Allah’a sığınır ve dualar okurdu Muavvizetan sûreleri denilen Nas ve Felak sûreleri nazil olunca diğer okuduğu şeyleri bıraktı ve bu iki sûreyi okumaya başladı.” Diğer tahric: Nesâî, İstişare; Ebû Dâvûd, Tıp Tirmizî: Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen garibtir
حدثنا هشام بن يونس الكوفي، قال حدثنا القاسم بن مالك المزني، عن الجريري، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يتعوذ من الجان وعين الانسان حتى نزلت المعوذتان فلما نزلتا اخذ بهما وترك ما سواهما . قال ابو عيسى وفي الباب عن انس . وهذا حديث حسن غريب
Esma binti Umeys (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Cafer’in çocuklarına çabuk nazar değiyor onları tedavi için okuyalım mı? Rasûlullah (s.a.v.) evet dedi. “Kaderi geçip değiştirebilecek bir şey olsaydı bu göz değmesi olabilirdi” buyurdular. Diğer tahric: İbn Mâce: Tıp; Ebû Dâvûd, Tıp Tirmizî: Bu konuda Imrân b. Husayn ve Büreyde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu Hadis hasen sahihtir. Bu hadis aynı zamanda Eyyûb’tan, Amr b. Dinar’dan, Urve b. Âmir’den, Ubeyd b. Rifâa’dan ve Esma binti Umeys’den de rivâyet edilmiştir. Aynı şekilde Hasen b. Ali el Hallâl vasıtasıyla Abdurrezzak’tan, Ma’mer’den ve Eyyûb’tan da hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان، عن عمرو بن دينار، عن عروة، وهو ابو حاتم بن عامر عن عبيد بن رفاعة الزرقي، ان اسماء بنت عميس، قالت يا رسول الله ان ولد جعفر تسرع اليهم العين افاسترقي لهم فقال " نعم فانه لو كان شيء سابق القدر لسبقته العين " . قال ابو عيسى وفي الباب عن عمران بن حصين وبريدة . وهذا حديث حسن صحيح . وقد روي هذا، عن ايوب، عن عمرو بن دينار، عن عروة بن عامر، عن عبيد بن رفاعة، عن اسماء بنت عميس، عن النبي صلى الله عليه وسلم . حدثنا بذلك الحسن بن علي الخلال، حدثنا عبد الرزاق، عن معمر، عن ايوب، بهذا
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), torunu; Hasan ve Hüseyin’i şu şekilde okuyarak tedavi eder ve İbrahim (aleyhis-selâm)’da oğlu İsmail ve İshâk’ı aynı şekilde okuyarak tedavi ederdi buyururlardı. “Her ikinizi de Allah’ın noksansız tüm kelimeleriyle her türlü şeytan, zararlı hayvanlar ve göz değmesine karşı Allah’a sığındırırım.” (İbn Mâce: Tıp: 38; Ebû Dâvûd, Tıp: 19) b. Ali el Hallâl, Yezîd b. Harun ve Abdurrezzak vasıtasıyla Sûfyân’dan, Mansur’dan mana olarak geçen hadisin bir benzerini bize aktarılmıştır. Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا عبد الرزاق، ويعلى، عن سفيان، عن منصور، عن المنهال بن عمرو، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يعوذ الحسن والحسين يقول " اعيذكما بكلمات الله التامة من كل شيطان وهامة ومن كل عين لامة " . ويقول " هكذا كان ابراهيم يعوذ اسحاق واسماعيل عليهم السلام " . حدثنا الحسن بن علي الخلال حدثنا يزيد بن هارون وعبد الرزاق عن سفيان عن منصور نحوه بمعناه . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Hâbis et Temimî (r.a.) şöyle diyor: Babam, Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle işittiğini bana aktarmıştır: “Uğursuzluk diye bir şey yoktur, göz değmesi (nazar) haktır.” Diğer tahric: İbn Mâce: Tıp; Ebû Dâvûd, Tıp
حدثنا ابو حفص، عمرو بن علي, قال حدثنا يحيى بن كثير ابو غسان العنبري، قال حدثنا علي بن المبارك، عن يحيى بن ابي كثير، حدثني حية بن حابس التميمي، حدثني ابي انه، سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لا شىء في الهام والعين حق
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Kaderi geçip değiştirebilecek bir şey olsaydı bu göz değmesi olabilirdi. Göz değmesi olayında gözü değen kimseden yıkanması istenirse hemen yıkansın.” (Müslim, Selam: 27) Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahih garibtir. Yahya b. ebî Kesîr’den, Hayye b. Habîs’den ve babasından ve Ebû Hüreyre’den bu hadisi rivâyet etmişlerdir. Ali b. Mübarek ve Harb b. Şeddâd hadisin senedinde Ebû Hüreyre’yi zikretmiyorlar
حدثنا احمد بن الحسن بن خراش البغدادي، قال حدثنا احمد بن اسحاق الحضرمي، قال حدثنا وهيب، عن ابن طاوس، عن ابيه، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لو كان شيء سابق القدر لسبقته العين واذا استغسلتم فاغسلوا " . قال ابو عيسى وفي الباب عن عبد الله بن عمرو . وهذا حديث حسن صحيح غريب . وحديث حية بن حابس حديث غريب . وروى شيبان عن يحيى بن ابي كثير عن حية بن حابس عن ابيه عن ابي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم . وعلي بن المبارك وحرب بن شداد لا يذكران فيه عن ابي هريرة
Ebû Saîd el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bizi bir müfreze olarak göndermişti. Bir kabilenin kasabasına uğradık ve bizi misafir etmelerini istedik de bizi ağırlamadılar. Derken kabile reislerini akrep soktu bunun üzerine bize gelerek; aranızda akrep sokmasına karşı okuyacak bir kimse var mı? dediler. Bende evet dedim, ben varım fakat bize koyun verirseniz kabile başkanınızı ben okuyup iyileştirebilirim dedim. Size otuz koyun veririz dediler biz de kabul ettik ve Fatiha sûresini yedi kere okudum kabile başkanı derhal iyileşti biz de koyunları aldık. Bu sefer koyunları almamız konusunda içimize şüphe düştü. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e varıncaya kadar acele etmeyin dedik. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına varınca yaptığımızı ona anlattım şöyle buyurdu: “Fatiha sûresinin bu tür hastalıklarda okunacağını nereden bildin? Koyunları alın bana da bir hisse ayırın.” (Ebû Dâvûd, Tıp: 19; İbn Mâce: Tıp: 37) Bu hadis hasendir. Nadre’nin ismi Münzîr b. Mâlik b. Kataa’dır. İmam Şâfii, Kur’ân öğreticisinin Kur’ân öğretmeye karşı ücret almasına izin vermektedir. Kur’ân öğreticisinin ücret almayı şart koşması caizdir, diyor ve bu hadisi delil gösteriyor. Cafer b. iyas, Cafer b. ebî Vahaşiyye’dir. Ebû Bişr’de denilir. Şu’be, Ebû Avâne, Hişâm ve pek çok kimse bu hadisi Ebû Bişr’den, Ebû Mütevekkil’den ve Ebû Saîd’den rivâyet etmişlerdir
حدثنا هناد، قال حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن جعفر بن اياس، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد الخدري، قال بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم في سرية فنزلنا بقوم فسالناهم القرى فلم يقرونا فلدغ سيدهم فاتونا فقالوا هل فيكم من يرقي من العقرب قلت نعم انا ولكن لا ارقيه حتى تعطونا غنما . قالوا فانا نعطيكم ثلاثين شاة . فقبلنا فقرات عليه (الحمد لله ) سبع مرات فبرا وقبضنا الغنم . قال فعرض في انفسنا منها شيء فقلنا لا تعجلوا حتى تاتوا رسول الله صلى الله عليه وسلم . قال فلما قدمنا عليه ذكرت له الذي صنعت قال " وما علمت انها رقية اقبضوا الغنم واضربوا لي معكم بسهم " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وابو نضرة اسمه المنذر بن مالك بن قطعة . ورخص الشافعي للمعلم ان ياخذ على تعليم القران اجرا ويرى له ان يشترط على ذلك . واحتج بهذا الحديث . وروى شعبة وابو عوانة وغير واحد عن ابي بشر هذا الحديث عن ابي المتوكل عن ابي سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم
Ebû Bişr (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Mütevekkil’den işittim, Ebû Saîd (r.a.)’den aktararak şöyle diyordu: Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından bazı kimseler Arap aşiretlerinden birine uğramışlardı da onları misafir edip ağırlamamışlardı derken kabilenin efendisi rahatsızlandı. Onlar da bize gelerek; Yanınızda bir ilaç var mı? dediler; Biz de evet dedik. Fakat bizi misafir edip ağırlamadığınız için bir ücret tayin etmedikçe bu işi yapmayız dedik, buna karşılık bir koyun sürüsü ortaya koydular. İçimizden biri o kimseye Fatiha sûresini okumaya başladı o kimse hemen iyileşti. Rasûlullah (s.a.v.)’e gelince durumu kendisine anlattık bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), Fatiha sûresinin hastalıklara okunabileceğini nereden bildin? Buyurdu. Bu yaptığımız işten dolayı bizi yasaklamadı ve şöyle buyurdu: “Yiyiniz bana da hisse ayırınız.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Tıp; İbn Mâce: Tıp Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Bu rivâyet A’meş’in, Cafer b. İyas’tan rivâyetinden daha sahihtir. Pek çok kimse bu hadisi Ebû Bişr’den, Cafer b. ebî Vahşiyye’den, Ebû’l Mütevekkil’den, Ebû Saîd’den, Cafer b. Iyas’tan rivâyet etmişlerdir. Bu Cafer; Cafer b. ebî Vahşiyye’dir
حدثنا ابو موسى، محمد بن المثنى حدثني عبد الصمد بن عبد الوارث، حدثنا شعبة، حدثنا ابو بشر، قال سمعت ابا المتوكل، يحدث عن ابي سعيد، ان ناسا، من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم مروا بحى من العرب فلم يقروهم ولم يضيفوهم فاشتكى سيدهم فاتونا فقالوا هل عندكم دواء قلنا نعم ولكن لم تقرونا ولم تضيفونا فلا نفعل حتى تجعلوا لنا جعلا . فجعلوا على ذلك قطيعا من الغنم . قال فجعل رجل منا يقرا عليه بفاتحة الكتاب فبرا فلما اتينا النبي صلى الله عليه وسلم ذكرنا ذلك له قال " وما يدريك انها رقية " . ولم يذكر نهيا منه وقال " كلوا واضربوا لي معكم بسهم " . قال ابو عيسى هذا حديث صحيح وهذا اصح من حديث الاعمش عن جعفر بن اياس . وهكذا روى غير واحد هذا الحديث عن ابي بشر جعفر بن ابي وحشية عن ابي المتوكل عن ابي سعيد . وجعفر بن اياس هو جعفر بن ابي وحشية
Saîd b. Abdurrahman, Sûfyân’dan, Zührî’den, Ebû Huzâme’nin babasından bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Bu hadis hasen sahihtir. Her iki rivâyette İbn Uyeyne’den aktarılmıştır. Bazıları “İbn ebî Huzâme ve babasından” derken, bazıları sadece “Ebû Huzâme’den” demişlerdir. İbn Uyeyne dışında bu hadisi Zührî’den, Ebû Huzâme’den ve babasından rivâyet edilmiştir ki bu daha sahihtir. Ebû Huzâme’nin babasından sadece bu hadisi bilmekteyiz
حدثنا ابن ابي عمر، قال حدثنا سفيان، عن الزهري، عن ابي خزامة، عن ابيه، قال سالت رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله ارايت رقى نسترقيها ودواء نتداوى به وتقاة نتقيها هل ترد من قدر الله شييا قال " هي من قدر الله " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . حدثنا سعيد بن عبد الرحمن، قال حدثنا سفيان، عن الزهري، عن ابن ابي خزامة، عن ابيه، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه . وهذا حديث حسن صحيح . وقد روي عن ابن عيينة كلتا الروايتين وقال بعضهم عن ابي خزامة عن ابيه وقال بعضهم عن ابن ابي خزامة عن ابيه وقال بعضهم عن ابي خزامة وقد روى غير ابن عيينة هذا الحديث عن الزهري عن ابي خزامة عن ابيه وهذا اصح ولا نعرف لابي خزامة عن ابيه غير هذا الحديث
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Acve hurması Cennet meyvelerindendir onda; zehire karşı şifa vardır. Mantar veya domalan ise insanlar tarafından ekip dikme zahmeti olmadan meydana gelen kudret helvası cinsinden bir rızıktır, suyu da göze şifadır.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu konuda Saîd b. Zeyd, Ebû Saîd ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen garib olup Muhammed b. Amr tarafından rivâyet edilmiştir. Bu hadis sadece Saîd b. Amr’ın, Muhammed b. Amr’dan rivâyetiyle bilmekteyiz
حدثنا ابو عبيدة، احمد بن عبد الله الهمداني وهو ابن ابي السفر ومحمود بن غيلان قالا حدثنا سعيد بن عامر، عن محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " العجوة من الجنة وفيها شفاء من السم والكماة من المن وماوها شفاء للعين " . قال ابو عيسى وفي الباب عن سعيد بن زيد وابي سعيد وجابر . وهذا حديث حسن غريب من هذا الوجه ولا نعرفه الا من حديث سعيد بن عامر عن محمد بن عمرو
Saîd b. Zeyd’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Mantar veya Domalan; Musa (a.s.) zamanında İsrail oğullarına verilen ekme dikme zahmeti olmaksızın, insan emeği karışmadan meydana gelen, Kudret helvası cinsinden bir rızıktır. Suyu da göze şifadır.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا ابو كريب، قال حدثنا عمر بن عبيد الطنافسي، عن عبد الملك بن عمير، ح وحدثنا محمد بن المثنى، قال حدثنا محمد بن جعفر، قال حدثنا شعبة، عن عبد الملك بن عمير، عن عمرو بن حريث، عن سعيد بن زيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الكماة من المن وماوها شفاء للعين " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Bazı insanlar: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e mantar veya domalan bitkisi yeryüzünün çiçek hastalığıdır” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Mantar veya domalan; kudret helvası cinsinden bir rızık olup suyu göze şifadır. Acve hurması; Cennet meyvelerinden olup zehire karşı şifadır” buyurdu. Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp; Ebû Dâvûd, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasendir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا معاذ بن هشام، قال حدثنا ابي، عن قتادة، عن شهر بن حوشب، عن ابي هريرة، ان ناسا، من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم قالوا الكماة جدري الارض فقال النبي صلى الله عليه وسلم " الكماة من المن وماوها شفاء للعين والعجوة من الجنة وهي شفاء من السم " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Üç, beş veya yedi mantar veya domalan alıp onları sıktım suyunu cam bir kap içersine koydum, onunla bir cariyemin gözünü sürmeledim de iyileşti.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp; Ebû Dâvûd, Tıp
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا معاذ، قال حدثنا ابي، عن قتادة، قال حدثت ان ابا هريرة قال اخذت ثلاثة اكمي او خمسا او سبعا فعصرتهن فجعلت ماءهن في قارورة فكحلت به جارية لي فبرات
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Çörek otu ölüm dışında her hastalığa şifa olarak iyi gelir.” (İbn Mâce, Tıp: 6) diyor ki: Her gün için yirmi bir adet çörekotu bir bez içersinde ıslatılır ve o sudan her gün burunun sağ deliğine iki sol deliğine bir damla sonraki gün burunun sol deliğine bir sağ deliğine iki damla üçüncü gün ise sağ deliğine iki sol deliğine tek damla damlatılarak tedavi olunabilir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا معاذ بن هشام، قال حدثنا ابي، عن قتادة، قال حدثت ان ابا هريرة قال الشونيز دواء من كل داء الا السام . قال قتادة ياخذ كل يوم احدى وعشرين حبة فيجعلهن في خرقة فلينقعه فيتسعط به كل يوم في منخره الايمن قطرتين وفي الايسر قطرة والثاني في الايسر قطرتين وفي الايمن قطرة والثالث في الايمن قطرتين وفي الايسر قطرة
Ebû Mes’ûd el Ensarî (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.), köpek alım satımında elde edilen para zina yapmakla elde edilen para ve kahin=falcı ücretini yasakladı.” Diğer tahric: Ebu Davud, Tıp Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن ابي بكر بن عبد الرحمن، عن ابي مسعود الانصاري، قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ثمن الكلب ومهر البغي وحلوان الكاهن . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Rafî b. Hadîç (radıyallahü anh)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Sıtma hastalığı çok şiddetli ateşli bir hastalıktır, onu su ile serinleterek tedavi edin.” (İbn Mâce, Tıp: 19) Bu konuda Esma binti ebî Bekir, İbn Ömer, Zübeyr’in hanımı Âişe ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن مدويه، قال حدثنا عبيد الله بن موسى، عن محمد بن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن عيسى، اخيه قال دخلت على عبد الله بن عكيم ابي معبد الجهني اعوده وبه حمرة فقلنا الا تعلق شييا قال الموت اقرب من ذلك قال النبي صلى الله عليه وسلم " من تعلق شييا وكل اليه " . قال ابو عيسى وحديث عبد الله بن عكيم انما نعرفه من حديث محمد بن عبد الرحمن بن ابي ليلى . وعبد الله بن عكيم لم يسمع من النبي صلى الله عليه وسلم وكان في زمن النبي صلى الله عليه وسلم يقول كتب الينا رسول الله صلى الله عليه وسلم . حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا يحيى بن سعيد، عن ابن ابي ليلى، نحوه بمعناه . قال ابو عيسى وفي الباب عن عقبة بن عامر،
Rafî b. Hadîç (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Sıtma hastalığı çok şiddetli ateşli bir hastalıktır, onu su ile serinleterek tedavi edin.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu konuda Esma binti ebî Bekir, İbn Ömer, Zübeyr’in hanımı Âişe ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا هناد، قال حدثنا ابو الاحوص، عن سعيد بن مسروق، عن عباية بن رفاعة، عن جده، رافع بن خديج عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الحمى فور من النار فابردوها بالماء " . قال ابو عيسى وفي الباب عن اسماء بنت ابي بكر وابن عمر وامراة الزبير وعايشة وابن عباس
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), sıtma ve her türlü sancı veren hastalıklara karşı şu duayı yapmayı öğretmişti: “Büyük Allah’ın ismiyle yüceler yücesi Allah’a sığınırım, her tür kan zayiinden ve her türlü ateşin sıcağından.” (İbn Mâce, Tıp: 19) Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece İbrahim b. İsmail b. ebî Habibe’nin rivâyetiyle bilmekteyiz İbrahim’in hadis konusunda zayıf olduğu kaydedilmiştir. “Irkun ya’arun” şeklinde de rivâyet edilmiştir
حدثنا هارون بن اسحاق الهمداني، قال حدثنا عبدة بن سليمان، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان الحمى من فيح جهنم فابردوها بالماء " . حدثنا هارون بن اسحاق، قال حدثنا عبدة، عن هشام بن عروة، عن فاطمة بنت المنذر، عن اسماء بنت ابي بكر، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه . قال ابو عيسى وفي حديث اسماء كلام اكثر من هذا وكلا الحديثين صحيح
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.), sıtma ve her türlü sancı veren hastalıklara karşı şu duayı yapmayı öğretmişti: “Büyük Allah’ın adıyla yüceler yücesi Allah’a sığınırım, her tür kan zayiinden ve her türlü ateşin sıcağından.” Diğer tahric: İbn Mâce, Tıp Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece İbrahim b. İsmail b. ebî Habibe’nin rivâyetiyle bilmekteyiz İbrahim’in hadis konusunda zayıf olduğu kaydedilmiştir. “Irkun ya’arun” şeklinde de rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا ابو عامر العقدي، قال حدثنا ابراهيم بن اسماعيل بن ابي حبيبة، عن داود بن حصين، عن عكرمة، عن ابن عباس، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يعلمهم من الحمى ومن الاوجاع كلها ان يقول " بسم الله الكبير اعوذ بالله العظيم من شر كل عرق نعار ومن شر حر النار " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب لا نعرفه الا من حديث ابراهيم بن اسماعيل بن ابي حبيبة . وابراهيم يضعف في الحديث . ويروى " عرق يعار