Loading...

Loading...
Kitap
409 Hadis
Bana Ebu Kâmil El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim Et-Teymiden, o da babasından, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Ebu Zerr şöyle demiş: Ben: — Ya Resulullah! Yer yüzünde ilk kurulan mescid hangisidir? dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — «Mescid-i Haram'dır.» buyurdular. — Sonra hangisidir? dedim. — «Mescid-i Aksâ'dtr.» buyurdular. — Bunların arasında ne. kadar zaman vardır? dedim. — «Kırk senedir. Sonra nerede namaz vakti gelirse namazını orada kıl. Orasıda bir mescid'dir.» buyurdular. Ebu Kamil'in hadîs'inde; «Sonra sana namaz vakti nerede gelirse namazı hemen kıl, çunku orası da bir mescid'dir.» ibaresi vardır
حدثني ابو كامل الجحدري، حدثنا عبد الواحد، حدثنا الاعمش، ح قال وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابو كريب قالا حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابراهيم التيمي، عن ابيه، عن ابي ذر، قال قلت يا رسول الله اى مسجد وضع في الارض اول قال " المسجد الحرام " . قلت ثم اى قال " المسجد الاقصى " . قلت كم بينهما قال " اربعون سنة واينما ادركتك الصلاة فصل فهو مسجد " . وفي حديث ابي كامل " ثم حيثما ادركتك الصلاة فصله فانه مسجد
Bana Alî b. Hucr Es-Sa'di rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Mushir haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim b. Yezid Et-Teymi'den rivayet etti. Demiş ki: Ben mescid avlusunun kenarında babamdan Kur'ân okuyordum. Ben secde âyetini okursam, o secde ederdi. Kendisine: «Babacığım, yolda secde mi ediyorsun?» dedim. Babam: «Ben Ebu Zerr'i şöyle derken işittim, dedi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yer yüzüne kurulan ilk mescidin hangi mescid olduğunu sordum. — «Mescid-i Horam'dır» buyurdu. — Sonra hangisidir? dedim. — «Mescid-i Aksa'dır» buyurdu. — Aralarında ne kadar zaman vardır? dedim. — «Kırk yıldır. Sonra (Şunu bil kî) yeryüzü senin için mescid'dir. Binâenaleyh sana namaz vakti nerede gelirse hemen (orada) namazı kıl.» buyurdular
حدثني علي بن حجر السعدي، اخبرنا علي بن مسهر، حدثنا الاعمش، عن ابراهيم بن يزيد التيمي، قال كنت اقرا على ابي القران في السدة فاذا قرات السجدة سجد فقلت له يا ابت اتسجد في الطريق قال اني سمعت ابا ذر يقول سالت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن اول مسجد وضع في الارض قال " المسجد الحرام " . قلت ثم اى قال " المسجد الاقصى " . قلت كم بينهما قال " اربعون عاما ثم الارض لك مسجد فحيثما ادركتك الصلاة فصل
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin, Seyyar'dan, o da Yezid El-Fakîr'den, o da Câbir b. Abdillâh El-Ensâri'den naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş; Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Benden önce hiç bir kimseye verilmeyen beş şey bana verildi. 1) «(Eskiden) Her Nebi hassaten kendi kavmine gönderiliyordu. Ben ise kızıl ve siyah bütün insanlara gönderildim. 2) Bana ganimetler helâl kılındı. Hâlbuki benden önce hiç bir kimseye helâl edilmemişlerdi. 3) Benim İçin yer tertemiz ve mescid kılındı. Binâenaleyh her kime namaz vakti gelirse bulunduğu yerde namazını kılar. 4) Bir aylık yol kadar yerden (Düşmanımın kalbine) korku salınmakla mansûr oldum. 5) Bir de bana şefaat verildi.» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، عن سيار، عن يزيد الفقير، عن جابر بن عبد الله الانصاري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اعطيت خمسا لم يعطهن احد قبلي كان كل نبي يبعث الى قومه خاصة وبعثت الى كل احمر واسود واحلت لي الغنايم ولم تحل لاحد قبلي وجعلت لي الارض طيبة طهورا ومسجدا فايما رجل ادركته الصلاة صلى حيث كان ونصرت بالرعب بين يدى مسيرة شهر واعطيت الشفاعة
{….} Bize Ebu Bekir b. Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize Seyyar haber verdi. (Dediki): Bize Yezidi El-Fakir rivayet etti: Yezîd: Bize Câbir b. Abdillâh haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuş... diyerek yukarki hadîs'in mislini rivayet etmiş. İzah için buraya tıklayın
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا هشيم، اخبرنا سيار، حدثنا يزيد الفقير، اخبرنا جابر بن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال . فذكر نحوه
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, Ebu Mâlik El-Eşcaî'den, o da Rib'î'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti. Huzeyfe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Biz (sâir) insanlar üzerine üç şey ile üstün kılındık: 1) Saflarımız meleklerin safları gibi yapıldı. 2) Yeryüzünün her tarafı bizim için mescid; 3) Su bulamadığımız zaman toprakda bize temizleyici bir vâsıta kılındı.» buyurdu ve bir haslet daha söyledi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن فضيل، عن ابي مالك الاشجعي، عن ربعي، عن حذيفة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " فضلنا على الناس بثلاث جعلت صفوفنا كصفوف الملايكة وجعلت لنا الارض كلها مسجدا وجعلت تربتها لنا طهورا اذا لم نجد الماء " . وذكر خصلة اخرى
{….} Bize Ebu Kureyb Muhammed b. El-Alâ' rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zaide, Sa'd b. Târik'den naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana Rib'î b. Hirâş, Huzeyfe'den rivayet etti. Huzeyfe: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu...» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet etmiş
حدثنا ابو كريب، محمد بن العلاء اخبرنا ابن ابي زايدة، عن سعد بن طارق، حدثني ربعي بن حراش، عن حذيفة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم . بمثله
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybetü'bnü Saîd ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İsmail —ki İbni Câ'fer'dir— A'lâ'-dan, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Ben diğer Nebiler üzerine altı şeyle taziletli kılındım : 1) Bana Cevâmiü'l-Kelim verildi. 2) (Düşmanlarımın kalplerine) korku sindirilmekle mansûr kılındım. 3) Bana ganimetler helâl kılındı. 4) Yeryüzü bana temizlik vâsıtası ve secdegâh kılındı. 5) Ben bütün insanlara Nebi gönderildim. 6) Benimle Nebiler sona erdirildi.» buyurdular
وحدثنا يحيى بن ايوب، وقتيبة بن سعيد، وعلي بن حجر، قالوا حدثنا اسماعيل، - وهو ابن جعفر - عن العلاء، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " فضلت على الانبياء بست اعطيت جوامع الكلم ونصرت بالرعب واحلت لي الغنايم وجعلت لي الارض طهورا ومسجدا وارسلت الى الخلق كافة وختم بي النبيون
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihâb'dan, o da Said b. El-Müseyyeb'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben Cevâmiü'l-Kelim ile gönderildim. (Düşmanlarıma) korku (verilmek) ile mansur oldum. Bir defa ben uyurken bana yer hazînelerinin anahtarları getirilerek önüme konuldu.» buyurdular. Ebu Hureyre: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dünyâdan gitti (şimdi) o hazîneleri siz çıkarıyorsunuz.» demiş
حدثني ابو الطاهر، وحرملة، قالا اخبرنا ابن وهب، حدثني يونس، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بعثت بجوامع الكلم ونصرت بالرعب وبينا انا نايم اتيت بمفاتيح خزاين الارض فوضعت في يدى " . قال ابو هريرة فذهب رسول الله صلى الله عليه وسلم وانتم تنتثلونها
{….} Bize Hâcib b. Velid rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Harb, ZUbeydî'den, o da Zührî'den naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Saîd b. El-Müseyyeb ile Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân haber verdiler ki Ebu Hureyre: «Ben Resulullah (Sallallahu Aieyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken îşittim...» diyerek Yûnus hadîs'inde olduğu gibi rivayette bulunmuş
وحدثنا حاجب بن الوليد، حدثنا محمد بن حرب، عن الزبيدي، عن الزهري، اخبرني سعيد بن المسيب، وابو سلمة بن عبد الرحمن ان ابا هريرة، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول . مثل حديث يونس
{….} Bize Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdürrazzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da İbnü'I-Müseyyeb ile Ebu Seleme'den, onlar da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîs'in mislini haber verdi
حدثنا محمد بن رافع، وعبد بن حميد، قالا حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن ابن المسيب، وابي، سلمة عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bana Ebu't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb, Amr b. El-Hâris'den, o da Ebu Hureyre'nin azatlısı Ebu Yûnus'dan naklen haber verdi. Ona da Ebu Hureyre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet etmişki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben düşmanım üzerine korku verilmekle mansûr kılındım. Bana Cevâmiü'l-Kelîm'de verildi. Bir defa ben uyurken yer hazinelerinin anahtarları bana getirilerek ellerime konuldu.» buyurmuşlar
وحدثني ابو الطاهر، اخبرنا ابن وهب، عن عمرو بن الحارث، عن ابي يونس، مولى ابي هريرة انه حدثه عن ابي هريرة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم انه قال " نصرت بالرعب على العدو واوتيت جوامع الكلم وبينما انا نايم اتيت بمفاتيح خزاين الارض فوضعت في يدى
Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'-den rivayet etti. Hemmâm: — Ebu Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ten bize rivayet ettikleri şunlardır, diyerek bir takım hadisler zikretmiş; ez cümle: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben Korku ile mansûr oldum; Bana Cevâmiü'l-Kelim'de verildi.» buyurmuşlardır; demiş
حدثنا محمد بن رافع، حدثنا عبد الرزاق، حدثنا معمر، عن همام بن منبه، قال هذا ما حدثنا ابو هريرة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر احاديث منها وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " نصرت بالرعب واوتيت جوامع الكلم
Bize Yahya b. Yahya ile Şeybân b. Ferruh ikisi birden Abdül Vâris'den rivayet ettiler. Yahya Dediki: Bize Abdül-Vâris b. Saîd, Ebu't-Teyyâh Ed-Dubaî'den naklen haber verdi. (Demiş ki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelerek Medine'nin yukarısında Benî Amr b. Avf denilen bir kabileye misafir olmuş. Onların arasında ondört gece kalmış. Sonra (dayıları olan) Benî Neccâr kabilesi ileri gelenlerine haber göndermiş. Onlar da kılçlarını kuşanarak gelmişler. Enes demiş kî: — Devesinin üzerinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*i terkisinde Ebu Bekir'i ve etrafında Beni Neccâr ileri gelenlerini hâlâ görür gibiyim. Nihayet yükünü Ebu Eyyûb'un avlusuna indirdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nerede namaz vakti gelirse oracıkta namazını kılardı. Koyun ağıllarında dahî namaz kıldığı olurdu. Sonra mescidin yapılmasını emir buyurdu. Benî Neccâr ileri gelenlerine haber gönderdi. Derhâl geldiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: — «Ey Benî Neccâr! Şu bahçenizin kıymetini bana söyleyin!» buyurdu. Onlar: — Vallahi olmaz! Biz onun kıymetini ancak Allah'dan isteriz.» dediler. Enes demiş ki bu bahçede şu söyliyeceklerim bulunuyordu: İçinde bir hurmalık ile, müşriklere âid kabirler ve bir harabezâr vardı. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) emir buyurarak hurmalar kesildi. Müşriklerin kabirleri başka yere naklolundu. Harabezâr da tesviye edildi. Sonra hurmaları Kıble tarafa (Direkler hâlinde) dizdiler. ve kapının iki tarafını taşdan ördüler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte ashâb neşideler söyliyerek taş taşıyor ve: «AlIahım ahîret hayırından başka hiç bir hayır yokdur. İmdi sen Ensâr ile Muhacirlere yardım eyle!..» diyorlardı
حدثنا يحيى بن يحيى، وشيبان بن فروخ، كلاهما عن عبد الوارث، - قال يحيى اخبرنا عبد الوارث بن سعيد، عن ابي التياح الضبعي، حدثنا انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قدم المدينة فنزل في علو المدينة في حى يقال لهم بنو عمرو بن عوف . فاقام فيهم اربع عشرة ليلة ثم انه ارسل الى ملا بني النجار فجاءوا متقلدين بسيوفهم - قال - فكاني انظر الى رسول الله صلى الله عليه وسلم على راحلته وابو بكر ردفه وملا بني النجار حوله حتى القى بفناء ابي ايوب - قال - فكان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي حيث ادركته الصلاة ويصلي في مرابض الغنم ثم انه امر بالمسجد قال فارسل الى ملا بني النجار فجاءوا فقال " يا بني النجار ثامنوني بحايطكم هذا " . قالوا لا والله لا نطلب ثمنه الا الى الله . قال انس فكان فيه ما اقول كان فيه نخل وقبور المشركين وخرب . فامر رسول الله صلى الله عليه وسلم بالنخل فقطع وبقبور المشركين فنبشت وبالخرب فسويت - قال - فصفوا النخل قبلة وجعلوا عضادتيه حجارة - قال - فكانوا يرتجزون ورسول الله صلى الله عليه وسلم معهم وهم يقولون اللهم انه لا خير الا خير الاخره فانصر الانصار والمهاجره
Bize Ubeydullah b. Muâz EI-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize Babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şube rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu't-Teyyâh, Enes'den naklen rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescid yapılmazdan önce koyun ağıllarında namaz kılarmış
حدثنا عبيد الله بن معاذ العنبري، حدثنا ابي، حدثنا شعبة، حدثني ابو التياح، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي في مرابض الغنم قبل ان يبنى المسجد
{….} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni ibnil-Hâris) rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be, Ebu't-Teyyâh'dan rivayet etti. Ebu't-Teyyâh: «Enes'i Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle yapardı diyerek yukarki hadîsin mislini söylerken işitdim» demiş. İzah için buraya tıklayın
وحدثناه يحيى بن يحيى، حدثنا خالد، - يعني ابن الحارث - حدثنا شعبة، عن ابي التياح، قال سمعت انسا، يقول كان رسول الله صلى الله عليه وسلم بمثله
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshâk'dan, o da Berâ' b. Âzib'den naklen rivayet etti. Bera' şöyle demiş: «Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber onaltı ay Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldım. Nihayet Bakara suresindeki şu âyet nazil oldu: «Nerede bulunursanız yüzünüzü Kabe'ye doğru çevirin!» [ Bakara 144 ] Bu âyet Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı kıldıktan sonra nazil oldu. Bunun üzerine cemâatdan biri oradan gitti (bu zât) namaz kılmakda olan Ensârdan bâzı kimselerin yanına uğramış ve onlara kıblenin değiştiğini söylemiş. Onlar da yüzlerini Ka'be tarafına çevirivermişler
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو الاحوص، عن ابي اسحاق، عن البراء بن عازب، قال صليت مع النبي صلى الله عليه وسلم الى بيت المقدس ستة عشر شهرا حتى نزلت الاية التي في البقرة { وحيثما كنتم فولوا وجوهكم شطره} فنزلت بعد ما صلى النبي صلى الله عليه وسلم فانطلق رجل من القوم فمر بناس من الانصار وهم يصلون فحدثهم فولوا وجوههم قبل البيت
(Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Ebû Bekir b. hep birden Yahya'dan rivâyet ettiler. İbnül-Müsennâ dedi ki: Btae Yahya b. Saîd, Süfyân'dan rivâyet etti. ki): Bana Ebû İshale rivâyet etti. Dedi ki Berâ'ı şöyle derken işitdim: (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde on altı yahut on yedi ay Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldık sonra Kabe'ye doğru döndürüldük
حدثنا محمد بن المثنى، وابو بكر بن خلاد جميعا عن يحيى، - قال ابن المثنى حدثنا يحيى بن سعيد، - عن سفيان، حدثني ابو اسحاق، قال سمعت البراء، يقول صلينا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم نحو بيت المقدس ستة عشر شهرا او سبعة عشر شهرا ثم صرفنا نحو الكعبة
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Dinar, İbni Ömer'den rivayet etti. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. Lâfız onundur. Kuteybe, Mâlik b. Enes'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. ibni Ömer şöyle demiş: Cemâat Kuba'da sabah namazını kılarken anîden kendilerine biri gelerek: — Gerçekden bu gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Kur'ân indirildi ve Kabe'ye doğru dönmesi emrolundu. Binâenaleyh siz de Ka'be'ye dönün! dedi. Kubalıların yüzleri Şam'a doğru bulunuyordu. Hemen Kabe'ye döndüler
حدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا عبد العزيز بن مسلم، حدثنا عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، ح وحدثنا قتيبة بن سعيد، - واللفظ له - عن مالك بن انس، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، قال بينما الناس في صلاة الصبح بقباء اذ جاءهم ات فقال ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قد انزل عليه الليلة . وقد امر ان يستقبل الكعبة فاستقبلوها . وكانت وجوههم الى الشام فاستداروا الى الكعبة
Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Hafs b. Meysera, Mûsâ b. Ukbe'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, bir de Mûsâ b. Ukbe Abdullah b. Dinar'dan, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki İbni Ömer: Cemâat sabah namazında iken anîden kendilerine bir adam geldi.»» diyerek Mâlik hadîsi gibi rivayette bulunmuş. İzah 527 de
حدثني سويد بن سعيد، حدثني حفص بن ميسرة، عن موسى بن عقبة، عن نافع، عن ابن عمر، وعن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، قال بينما الناس في صلاة الغداة اذ جاءهم رجل . بمثل حديث مالك
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki) : Bize Hammâd b. Seleme Sabit'den o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Beyt-i Makdis'e doğru namaz kılıyormuş. Sonra: «Biz senin yüzünü semâya doğru çevirdiğini elbet görüyoruz. Seni, razı olacağın bir kıbleye mutlaka çevireceğiz! Şu hâlde artık yüzünü mescid-i Horam'a doğru çevir!» [ Bakara 144 ] âyeti kerimesi nazil olmuş. Beni Seleme'den bir zât, kabilesi sabah namazında rükû' hâlinde iken yanlarına uğramış. Henüz bir rekât kılmışlarmış. Uğrayan zât: Dikkat edin! Kıble çevirilmişdir, diye nida etmiş; onlar da oldukları vaziyette kıble tarafına dönmüşler
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا حماد بن سلمة، عن ثابت، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي نحو بيت المقدس فنزلت { قد نرى تقلب وجهك في السماء فلنولينك قبلة ترضاها فول وجهك شطر المسجد الحرام} فمر رجل من بني سلمة وهم ركوع في صلاة الفجر وقد صلوا ركعة فنادى الا ان القبلة قد حولت . فمالوا كما هم نحو القبلة