Loading...

Loading...
Kitap
409 Hadis
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Aişe'den naklen haber verdiki: Ümmü Habîbe ile Ünmü Seleme Habeşistan'da gördükleri, içinde suretler bulanan bir kiliseyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) anlatmışlar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hakikaten onlar, içlerinde iyi bir kimse bulunurda vefat ederse, onun kabri üzerine bir mescid yaparlar. O suretleri bu mescide asarlar. Onlar kıyamet gününde Allah indinde mahlukâtın en kötüleri olacaklardır.» buyurmuşlar
وحدثني زهير بن حرب، حدثنا يحيى بن سعيد، حدثنا هشام، اخبرني ابي، عن عايشة، ان ام حبيبة، وام سلمة ذكرتا كنيسة راينها بالحبشة - فيها تصاوير - لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان اوليك اذا كان فيهم الرجل الصالح فمات بنوا على قبره مسجدا وصوروا فيه تلك الصور اوليك شرار الخلق عند الله يوم القيامة
Bize Ebu Bekir b. Şeybe ile Amrü'n-Nâkıd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Urve, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki: Asbâb Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hastalığında onun yanında konuşmuşlar da Ümmü Seleme ile Ümmü Habîbe bir kiliseden bahsetmişler sonra râvî hadîs'i yukarıdaki hadîs gibi zikretmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، قالا حدثنا وكيع، حدثنا هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، انهم تذاكروا عند رسول الله صلى الله عليه وسلم في مرضه فذكرت ام سلمة وام حبيبة كنيسة . ثم ذكر نحوه
Bize Ebu Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muâviye rivayet etti, (Dediki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti: Âişe: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri Habeşistan'da bîr kilise gördüklerini, bu kiliseye Mariya denildiğini anlattılar.» diyerek yukarıdakilerin hadîsi gibi rivâyetde bulunmuş
حدثنا ابو كريب، حدثنا ابو معاوية، حدثنا هشام، عن ابيه، عن عايشة، قالت ذكرن ازواج النبي صلى الله عليه وسلم كنيسة راينها بارض الحبشة يقال لها مارية . بمثل حديثهم
Bize Ebu Bekir b. Şeybe ile Amrü'n-Nâkıd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Hâşim b. Kaasim rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân, Hilâl b. Ebi Humeyd'den, o da Urvetü'bnü'z-Zübeyr'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şifâyâb olamadığı hastalığında: «Allah yahudilerle, hıristiyanlara lânet eylesin! Nebilerinin kabirlerini mescid yaptılar.» buyurdular. Alşe: «Eğer bu (endişe) olmasaydı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kabri açıkda bulundurulacakdı. Lâkin onun da mescid ittihâz edilmesinden korkuldu.» demiş. İbni Eb! Şeybe'nin rivayetinde: «Eğer bu olmasa ibaresi vardır; fakat «Aişe demiş» sözünü zikretmemişdir. 528’in izahına ek olarak izah için 532 ye gidin
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعمرو الناقد، قالا حدثنا هاشم بن القاسم، حدثنا شيبان، عن هلال بن ابي حميد، عن عروة بن الزبير، عن عايشة، قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم في مرضه الذي لم يقم منه " لعن الله اليهود والنصارى اتخذوا قبور انبيايهم مساجد " . قالت فلولا ذاك ابرز قبره غير انه خشي ان يتخذ مسجدا . وفي رواية ابن ابي شيبة ولولا ذاك لم يذكر قالت
Bize Harun b. Saîd El-Eyli rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki) Bana Yûnus ile Mâlik, İbni Şihâb'dan naklen haber verdiler. (Demişki): Bana Saîd b. El-Müseyyeb rivayet ettiki: Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah yahudîlerîn belâsını versin! Nebilerinin kabirlerini mescid yaptılar» buyurdular
حدثنا هارون بن سعيد الايلي، حدثنا ابن وهب، اخبرني يونس، ومالك، عن ابن شهاب، حدثني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " قاتل الله اليهود اتخذوا قبور انبيايهم مساجد
Bana Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize El-Fezârî, Ubeydullah b. Esam'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Yezid b. Esam, Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah yahudîlerle, hıristiyanlara lanet etsin! Nebilerinin kabirlerini mescid ittihâz ettiler.» buyurmrşlar. 528’in izahına ek olarak izah için 532 ye gidin
وحدثني قتيبة بن سعيد، حدثنا الفزاري، عن عبيد الله بن الاصم، حدثنا يزيد بن الاصم، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لعن الله اليهود والنصارى اتخذوا قبور انبيايهم مساجد
Bana Hârun b. Saîd El-Eyi ile Harmeletü'bnü Yahya rivayet ettiler. Harmele (Bize haber verdi): tâbirini kullandı. Harun: Bize ibni Vehb rivayet etti, dedi. ibni Vehb: Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi, demiş, ibni Şihâb: Bana Ubeydullah b. Abdillah haber verdi ki Âişe ile Abdullah b. Abbâs şunları söylemişler, demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) son deminde kendisine âit bir elbiseyi yüzüne örtmeye başladı. Bunaldıkça onu yüzünden açıyordu. Bu hâlde iken yahudilerle, hırisliyanların yaptıklarından ümmetini sakındırmak için: «Allâhın laneti yahudilerle, Hıristiyanlara olsun! Nebilerinin kabirlerini mescid ittihâz ettiler.» buyurdular.» 528’in izahına ek olarak izah için 532 ye gidin
وحدثني هارون بن سعيد الايلي، وحرملة بن يحيى، قال حرملة اخبرنا وقال، هارون حدثنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، اخبرني عبيد الله بن عبد الله، ان عايشة، وعبد الله بن عباس، قالا لما نزلت برسول الله صلى الله عليه وسلم طفق يطرح خميصة له على وجهه فاذا اغتم كشفها عن وجهه فقال وهو كذلك " لعنة الله على اليهود والنصارى اتخذوا قبور انبيايهم مساجد " . يحذر مثل ما صنعوا
(Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile îshâk b. İbrâhîm rivayet ettiler. Lâfız Ebu Bekir'indir, İshâk: Bize haber verdi): tâbirini kullandı. Ebu Bekir: Bize Zekeriyyâ b. Adîy, Ubeydullah b. Amr'dan, o da Zeyd b. Ebî Üneyse'den, o da Amr b. Mürra'dan, o da Abdullah b. Haris En-Necrânî'den naklen rivayet etti; dedi. Necrânî şöyle demiş: Bana Cündeb rivayet etti. Dediki: Vefatından beş gün önce Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitdim, şöyle buyuruyordu: «Sîzlerden bir dostum olmasından Allah'a sığınırım. Çünkü Allah Teâlâ İbrahim'i nasıl dost ittihâz ettiyse, beni de öyle dost edinmişdir. Ben ümmetimden dost edinecek olsam Ebu Bekir'i halîl ittihaz ederdim, iyi bilin ki, sizden önce geçen milletler Nebilerinin ve (aralarındaki) sâlih kimselerin kabirlerini mescid ittihâz ediyorlardı. Dikkat edin! Sakın siz kabirleri mescid ittihâz etmeyin! Ben sizi bundan men ediyorum.» İzah için buraya tıklayın
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، واسحاق بن ابراهيم، - واللفظ لابي بكر - قال اسحاق اخبرنا وقال ابو بكر، حدثنا زكرياء بن عدي، عن عبيد الله بن عمرو، عن زيد بن ابي انيسة، عن عمرو بن مرة، عن عبد الله بن الحارث النجراني، قال حدثني جندب، قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم قبل ان يموت بخمس وهو يقول " اني ابرا الى الله ان يكون لي منكم خليل فان الله تعالى قد اتخذني خليلا كما اتخذ ابراهيم خليلا ولو كنت متخذا من امتي خليلا لاتخذت ابا بكر خليلا الا وان من كان قبلكم كانوا يتخذون قبور انبيايهم وصالحيهم مساجد الا فلا تتخذوا القبور مساجد اني انهاكم عن ذلك
Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî ile Ahmed b. İsa rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr haber verdi. Ona da Bükeyr, Bükeyr'e de Âsim b. Ömer b. Katâde rivayet etmişki Âsim; Ubeydullah El-Havlâni'yi dinlemiş. Osman b. Affan'ın, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mescidini yaparken halkın onun hakkında dedikodu çıkarması üzerine şöyle dediğini söylüyormuş: «Siz çok konuştunuz. Halbuki ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitdim: «Her kim Allah için bir mescid bina ederse (Bükeyr demiş ki): (Zannederim bununla Allah'ın rızâsını dilerse dedi) Allah da ona cennetde bir ev yapar.» İbni İsa kendi rivayetinde: «Cennetde onun mislini...» ifâdesini kullanmış
حدثني هارون بن سعيد الايلي، واحمد بن عيسى، قالا حدثنا ابن وهب، اخبرني عمرو، ان بكيرا، حدثه ان عاصم بن عمر بن قتادة حدثه انه، سمع عبيد الله الخولاني، يذكر انه سمع عثمان بن عفان، عند قول الناس فيه حين بنى مسجد الرسول صلى الله عليه وسلم . انكم قد اكثرتم واني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من بنى مسجدا لله تعالى - قال بكير حسبت انه قال - يبتغي به وجه الله - بنى الله له بيتا في الجنة " . وقال ابن عيسى في روايته " مثله في الجنة
Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. El-Müsennâ rivâyet ettiler. Lâfız Îbni'l-Müsennâ'nındır. Dedilerki: Bize Dahhâk b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülhamid b. Ca'fer haber verdi. (Dediki) : Bana babam, Mahmûd b. Lebîd'den naklen rivayet ettiki: Osman b. Affân mescidi (yeniden) bina etmek istemiş fakat halk bunu hoş karşılamayarak onu olduğu şekilde bırakmasını istemişler, Bunun üzerine Osman: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim Allah için bir mescid bina ederse, Allah da ona cennetde onun mislini bina eder.» buyururken işitdim... demiş. İzah için buraya tıklayın
حدثنا زهير بن حرب، ومحمد بن المثنى، - واللفظ لابن المثنى - قالا حدثنا الضحاك بن مخلد، اخبرنا عبد الحميد بن جعفر، حدثني ابي، عن محمود بن لبيد، ان عثمان بن عفان، اراد بناء المسجد فكره الناس ذلك فاحبوا ان يدعه على هييته فقال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من بنى مسجدا لله بنى الله له في الجنة مثله
Bize Muhammed b. Ala' El-Hemdanî Ebu Kureyb rivayet etti. Dediki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved ile Alkâme'den naklen rivayet etti. Demişlerki: Abdullah b. Mes'ûd'u evinde ziyarete gittik. Bize: «Şu arkanızdakiler namaz kıldı mı?» dedi. — Hayır! dedik. — Öyle ise kalkın namazı kılın! dedi. Ama bize ezan ve ikaameti emretmedi. Biz de onun arkasında namaza durmak için gittik. Hemen bizim ellerimizden tutarak birimizi sağına, diğerimizi soluna durdurdu. O rükû' ettiği vakit biz ellerimizi dizlerimizin üzerine koyduk. Fakat o bizim ellerimize vurarak avuçlarını birbiri üzerine kapadı; sonra ellerini uylukları arasına soktu. Namazı bitirince şunları söyledi: — «Şu muhakkak ki ileride size bir takım emirler gelecek, namazı vaktinden geriye bırakacak ve onu vaktin sonuna sıkıştıracaklar. İşte onların böyle yaptıklarını gördüğünüz vakit siz hemen namazı vaktinde kılın! Onlarla kıldığınız namaz nafile namaz olsun! Üç kişi olursanız namazı beraber kılın! Bundan daha çok olursanız (yine öyle yapın) İçinizden biriniz size imam olsun. Biriniz rükû'a vardı mı kollarını uylukları üzerine döşeyerek eğilsin! Avuçlarının da birbiri üzerine kapasın. Gerçekten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in parmaklarının hareketi halâ gözümün önündedir. Onları görür gibiyim; dedi.»
حدثنا محمد بن العلاء الهمداني ابو كريب، قال حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، وعلقمة، قالا اتينا عبد الله بن مسعود في داره فقال اصلى هولاء خلفكم فقلنا لا . قال فقوموا فصلوا . فلم يامرنا باذان ولا اقامة - قال - وذهبنا لنقوم خلفه فاخذ بايدينا فجعل احدنا عن يمينه والاخر عن شماله - قال - فلما ركع وضعنا ايدينا على ركبنا - قال - فضرب ايدينا وطبق بين كفيه ثم ادخلهما بين فخذيه - قال - فلما صلى قال انه ستكون عليكم امراء يوخرون الصلاة عن ميقاتها ويخنقونها الى شرق الموتى فاذا رايتموهم قد فعلوا ذلك فصلوا الصلاة لميقاتها واجعلوا صلاتكم معهم سبحة واذا كنتم ثلاثة فصلوا جميعا واذا كنتم اكثر من ذلك فليومكم احدكم واذا ركع احدكم فليفرش ذراعيه على فخذيه وليجنا وليطبق بين كفيه فلكاني انظر الى اختلاف اصابع رسول الله صلى الله عليه وسلم فاراهم
Bize Mincâb b. El-Hâris El-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Müshir haber verdi. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Mufaddâl rivayet etti. Bunların hepsi A'meş'den, o ı!a İbrahim'den, o da Âlkame ile Esved'den naklen onların Abdullah'ın yanına girdiklerini Ebu Muâviye hadisi ma'nâsında rivayet etmişlerdir. İbni Müshîr ile Cerîr'in hadislerinde: «Doğrusu rükû' hâlinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in parmaklarının hareketlerini hâlâ görür gibiyim.» ibaresi vardır
وحدثنا منجاب بن الحارث التميمي، اخبرنا ابن مسهر، ح قال وحدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا جرير، ح قال وحدثني محمد بن رافع، حدثنا يحيى بن ادم، حدثنا مفضل، كلهم عن الاعمش، عن ابراهيم، عن علقمة، والاسود، انهما دخلا على عبد الله . بمعنى حديث ابي معاوية . وفي حديث ابن مسهر وجرير فلكاني انظر الى اختلاف اصابع رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو راكع
Bize Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî rivayet etti. (Dedi ki): Bize UbeyduIIah b. Mûsâ, İsrail'den, o da Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Âlkame ile Esved'den naklen haber verdi ki (Âlkame ile Esved) Abdullah'ın yanına girmişler. Abdullah (Onlara): «Arkanızdakiler namaz kıldı mı?» diye sormuş. Onlar: «Evet» demişler. Bunun üzerine Abdullah, Alkame ile Esved'in aralarına durmuş. Onların birini sağına, ötekini de soluna almış. (Kendileri diyorlar ki) sonra rükû'a vardık ve ellerimizi dizlerimizin üzerine koyduk. Abdullah bizim ellerimize vurdu. Sonra ellerini birbiri üzerine kapadı ve onları uyluklarının arasma soktu. Namazı kıldıktan sonra: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) işte böyle yaptı.» dedi. İzah için buraya tıklayın
حدثنا عبد الله بن عبد الرحمن الدارمي، اخبرنا عبيد الله بن موسى، عن اسراييل، عن منصور، عن ابراهيم، عن علقمة، والاسود، انهما دخلا على عبد الله فقال اصلى من خلفكم قالا نعم . فقام بينهما وجعل احدهما عن يمينه والاخر عن شماله ثم ركعنا فوضعنا ايدينا على ركبنا فضرب ايدينا ثم طبق بين يديه ثم جعلهما بين فخذيه فلما صلى قال هكذا فعل رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Ebu Kâmil El-Cahderî rivayet ettiler. Lâfız Kuteybe'nindir. Dedilerki: Bize Ebu Avâne, Ebu Ya'fûr'dan, o da Mus'ab b. Sa'd'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Babamın yanı başında namaza durdum (rükû'da) ellerimi dizlerimin arasına koydum. Bunun üzerine babam bana: Avuçlarını dizkapaklarının üzerine koy, dedi. Sonra başka bir defa ben bunu yine yaptım. Bu sefer babam ellerime vurdu ve: «Biz bundan nehy olunduk. Ye elleri dizlerin üzerine koymaya me'mûr olduk.» dedi
حدثنا قتيبة بن سعيد، وابو كامل الجحدري - واللفظ لقتيبة - قالا حدثنا ابو عوانة، عن ابي يعفور، عن مصعب بن سعد، قال صليت الى جنب ابي قال وجعلت يدى بين ركبتى فقال لي ابي اضرب بكفيك على ركبتيك . قال ثم فعلت ذلك مرة اخرى فضرب يدى وقال انا نهينا عن هذا وامرنا ان نضرب بالاكف على الركب
{….} Bize Halef b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize Ebul-Ahvas rivayet etti. H. Bize ibni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Bunların ikisi de Ebu Ya'fûr'dan bu isnâdla «Biz bundan nehy olunduk» cümlesine kadar rivayet etmiş. Sonrasını söylememişlerdir
حدثنا خلف بن هشام، حدثنا ابو الاحوص، ح قال وحدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان، كلاهما عن ابي يعفور، بهذا الاسناد الى قوله فنهينا عنه . ولم يذكرا ما بعده
{….} Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', İsmâİI b. Ebî Hâlid'den, o da Zübeyr b. Adiy'den, o da Mus'ab b. Sa'd'dan naklen rivayet etti. Mus'ab şöyle demiş: Rükû' ettim de ellerimi şöyle yaptım. (Yâni avuçlarını birbiri üzerine kapayarak uyluklarının arasına koymuş). Bunun üzerine babam: Evvelce biz bunu yapardık, ama sonradan ellerimizi diz kapaklarımızın üzerine koymaya me'mûr olduk; dedi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، عن اسماعيل بن ابي خالد، عن الزبير بن عدي، عن مصعب بن سعد، قال ركعت فقلت بيدى هكذا - يعني طبق بهما ووضعهما بين فخذيه - فقال ابي قد كنا نفعل هذا ثم امرنا بالركب
Bana Hakem b. Mûsâ rivayet etti. (Dediki): Bize Isa b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Ebî Hâlid, Zübeyr b. Adiy'den, o da Mus'ab b. Sa'd b. Ebî Vakkâs'dan naklen rivayet etti. Mus'ab şöyle demiş: Babamın yanıyaşında namaz kıldım. Rükû'a vardığımda (iki elimin) parmaklarını bribirlerine geçirerek ellerimi dizlerimin arasına koydum. Bunun üzerine babam ellerime vurdu. Namazdan sonra: «Evvelce biz bunu yapardık; ama sonradan ellerimizi, dizlerimize kaldırmağa me'mûr olduk.» dedi
حدثني الحكم بن موسى، حدثنا عيسى بن يونس، حدثنا اسماعيل بن ابي خالد، عن الزبير بن عدي، عن مصعب بن سعد بن ابي وقاص، قال صليت الى جنب ابي فلما ركعت شبكت اصابعي وجعلتهما بين ركبتى فضرب يدى فلما صلى قال قد كنا نفعل هذا ثم امرنا ان نرفع الى الركب
Bİze İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. H. Bize Hasanü'l-Hulvânî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. İkisinin lâfızları da biribirine yakındır. Demişler ki: Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdiki Tâvûs'u şöyle derken işitmiş: «İbni Abbâs'a ayakların üzerine çömelme hakkında söz etdik. İbni Abbâs: «O sünnetdir.» dedi. Biz kendisine: «Ama biz onu insana cefâ görüyoruz.» dedik. Bunun üzerine İbni Abbâs: — «Bilâkis o senin Nebiin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetidir. dedi
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا محمد بن بكر، ح قال وحدثنا حسن الحلواني، حدثنا عبد الرزاق، - وتقاربا في اللفظ - قالا جميعا اخبرنا ابن جريج اخبرني ابو الزبير انه سمع طاوسا يقول قلنا لابن عباس في الاقعاء على القدمين فقال هي السنة . فقلنا له انا لنراه جفاء بالرجل . فقال ابن عباس بل هي سنة نبيك صلى الله عليه وسلم
Bize Ebu Ca'fer Muhammed b. Sabbâh ile Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet ettiler. Lâfızları da birbirine yakındır. Dedilerki: Bize İsmail b. İbrahim, Haccac-ı Savvâf dan, o da Yahya b. Ebî Kesir'den, o da Hilâl b. Ebî Meymûne'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Muâviyetü'bnü Hakem Es-Sülemî'den naklen rivayet etti. Muâviye şöyle demiş: Bir defa ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile namaz kılarken cemâatdan bîri aksırıverdi. Ben hemen «yerhamukâ'llah!» (Allah sana rahmet eylesin!) dedim. Cemâat bana fena fena baktılar. Ben: Vay başıma gelenler!.. Size ne oluyor ki bana bakıyorsunuz! dedim. Bunun üzerine elleri ile uyluklarına vurmağa başladılar. Bunların beni susturmaya çalıştıklarını görünce kızdım. Lâkin sustum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı bitirince (Ne diyeyim) annem babam ona feda olsun! Ne ondan önce ne de sonra Nebi (Sallallahu. Aleyhi ve Sellem) kadar güzel öğreten hiçbir muallim görmedim. Vallahi beni ne azarladı, ne dövdü ne de sövdü; (sâdece): «Şu namaz yok mu! Onun İçinde insan sözünden hiç bir şey konuşmak caiz değildir. O ancak tesbîh, tekbîr ve Kur'ân okumakdan ibarettir» buyurdu. Yahut Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in buyurduğu gibidir. Ben: — Yâ Resûlullah! Ben câhiliyyetten yeni kurtulmuş bir kimseyim. Gerçi Allah islâmı getirdi. Ama bizden öyle adamlar var ki, hâlâ kahinlere giderler... dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sen onlara gitme!» buyurdular. — Bizden bâzıları da tetayyur ediyorlar... dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Bu onların içlerinden gelen bir şeydir. Ama sakın onları yoldan çıkarmasın!» buyurdu. (İbnü's-Sabbah: Sakın sizi yoldan çıkarmasın dedi) Ben: — Bizden bir takım adamlar da çizgi çiziyorlar... dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Nebilerden biri çizgi çizerdi. Her kim onun çizgisine uygun düşürürse isabet etmiş olur.» buyurdu. (Muâviye diyorki) Benim bir cariyem vardı. Uhud ve Cevâniyye taraflarında koyunlarımı güderdi. Bir gün kendisini dolaşmaya gittim. Bir de ne göreyim!. Onun koyunlarından birini kurt götürmüş! Ben de Benî Âdem'den bir adamım. Onlar gibi ben de üzülürüm! Lâkin cariyeye öyle bir tokat aşkettim ki!.. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim. Bu yaptığımı bana fazla buldu. Ben: — Yâ Resûlullah! o halde cariyeyi âzât edeyim mi? dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Sen onu bana getir.» buyurdular. Derhâl getirdim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: — «Allah nerededir?» diye sordu. Câriye: — Göktedir... Cevâbını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Ben kimim?» dedi. Cariye: — Sen Resulullah'sın! cevâbını verdi. Resulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Onu âzâd et; çünkü o mü'minedir.» buyurdular
{….} Bize İshak b. İbrâhîm rivayet etti. (Dediki). Bize îsa b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize Evzai, Yahya b. Ebî Kesir’den bu isnadla bu hadîs’in benzerini rivayet etti. İzah için buraya tıklayın Tavsiye’dir ki bu sayfanın devamı niteliğindeki Selem babında geçen sayfayı ve izahını da okuyun! İstiyorsanız buraya tıklayın
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا عيسى بن يونس، حدثنا الاوزاعي، عن يحيى بن ابي كثير، بهذا الاسناد نحوه
حدثنا ابو جعفر، محمد بن الصباح وابو بكر بن ابي شيبة - وتقاربا في لفظ الحديث - قالا حدثنا اسماعيل بن ابراهيم، عن حجاج الصواف، عن يحيى بن ابي كثير، عن هلال بن ابي ميمونة، عن عطاء بن يسار، عن معاوية بن الحكم السلمي، قال بينا انا اصلي، مع رسول الله صلى الله عليه وسلم اذ عطس رجل من القوم فقلت يرحمك الله . فرماني القوم بابصارهم فقلت واثكل امياه ما شانكم تنظرون الى . فجعلوا يضربون بايديهم على افخاذهم فلما رايتهم يصمتونني لكني سكت فلما صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فبابي هو وامي ما رايت معلما قبله ولا بعده احسن تعليما منه فوالله ما كهرني ولا ضربني ولا شتمني قال " ان هذه الصلاة لا يصلح فيها شىء من كلام الناس انما هو التسبيح والتكبير وقراءة القران " . او كما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم قلت يا رسول الله اني حديث عهد بجاهلية وقد جاء الله بالاسلام وان منا رجالا ياتون الكهان . قال " فلا تاتهم " . قال ومنا رجال يتطيرون . قال " ذاك شىء يجدونه في صدورهم فلا يصدنهم " . قال ابن الصباح " فلا يصدنكم " . قال قلت ومنا رجال يخطون . قال " كان نبي من الانبياء يخط فمن وافق خطه فذاك " . قال وكانت لي جارية ترعى غنما لي قبل احد والجوانية فاطلعت ذات يوم فاذا الذيب قد ذهب بشاة من غنمها وانا رجل من بني ادم اسف كما ياسفون لكني صككتها صكة فاتيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فعظم ذلك على قلت يا رسول الله افلا اعتقها قال " ايتني بها " . فاتيته بها فقال لها " اين الله " . قالت في السماء . قال " من انا " . قالت انت رسول الله . قال " اعتقها فانها مومنة