Loading...

Loading...
Kitap
205 Hadis
Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerine örf ve adet vechiyle (yerine getireceği) altı (hak) vardır. Ona rastladığı zaman selam verir. Onu davet ettiği zaman davetine icabet eder Aksırdığı (ve aksırmca Allah'a hamd ettiği) zaman teşmit eder. (Ona rahmet diler) Hastalandığı zaman onu ziyaret eder. Öldüğü zaman cenazesine gider. Kendi nefsi için arzuladığını onun için de arzular.» Diğer tahric: Tirmizi ve Ahmed de bunu rivayet etmişlerdir
حدثنا هناد بن السري، حدثنا ابو الاحوص، عن ابي اسحاق، عن الحارث، عن علي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " للمسلم على المسلم ستة بالمعروف يسلم عليه اذا لقيه ويجيبه اذا دعاه ويشمته اذا عطس ويعوده اذا مرض ويتبع جنازته اذا مات ويحب له ما يحب لنفسه
Ebu Mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerinde dört haslet vardır: Aksırdığı (ve Elhamdülillah dediği) zaman onu Teşmit eder. (Yerhamukellah der.) Davet ettiği zaman davetine icabet eder. Öldüğü zaman cenazesinde hazır bulunur. Hastalandığı zaman onu ziyaret eder.»" Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Ebu Mes'ud (r.a.)'in hadisinin isnadı sahihtir. Hadisin aslı Buhari, Müslim ve başka kitabIarda Ebu Mes'ud (r.a.)'dan başka sahabilerden rivayet olunmuş olarak vardır
حدثنا ابو بشر، بكر بن خلف ومحمد بن بشار قالا حدثنا يحيى بن سعيد، حدثنا عبد الحميد بن جعفر، عن ابيه، عن حكيم بن افلح، عن ابي مسعود، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " للمسلم على المسلم اربع خلال يشمته اذا عطس ويجيبه اذا دعاه ويشهده اذا مات ويعوده اذا مرض
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «(Şu) beş şey müslümanın müslüman üzerindeki hakkındandır: Selamı reddetmek (= Selamı selamla karşılamak), davete icabet etmek, cenazede hazır bulunmak, hastayı ziyaret etmek, aksıranı Allah'a hamd ettiği zaman teşmit etmek (ona rahmet dilemek).» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricalı sika zatlardır. Hadis, Buhari ve Müslim'de mevcuttur. Lakin ifadesi değişiktir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن بشر، عن محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خمس من حق المسلم على المسلم رد التحية واجابة الدعوة وشهود الجنازة وعيادة المريض وتشميت العاطس اذا حمد الله
Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Ben, Beni Selime kabilesinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaya olarak ve Ebu Bekir (r.a.) beni ziyaret ettiler. Diğer tahric: Buhari, Tirmizi, Ebu Davud ve Hakim bunun benzerini rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن عبد الاعلى الصنعاني، حدثنا سفيان، قال سمعت محمد بن المنكدر، يقول سمعت جابر بن عبد الله، يقول عادني رسول الله صلى الله عليه وسلم ماشيا وابو بكر وانا في بني سلمة
Enes bin Malik (r.a. )'den; şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hastalık üzerinden) üç gün geçmeden hiç bir hastayı ziyaret etmezdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mesleme bin Uleyy bulunur. Buhari, Ebu Hatim ve Ebu Zur'a: Mesleme'nin hadisleri münkerdir. Onun münker hadislerinden birisi bu hadistir, demişlerdir. Ebu Hatim: Bu hadis, münker ve batıldır, demiştir. İbn.i Adiyy de: Mesleme'nin hadisleri mahfuz değildir. Alimler onu zayıf saymak üzere ittifak etmişlerdir, demiştir. Sindi: Ben derim ki; Ama Mesleme'nin hadisleri es-Sehavi, "el-Mekasıdü'l-Hasene" adlı kitabında zikretmiş ve: Bu hadisler birbiriyle kuvvetlenir, demiştir. Bazı tabiiler de bu hadisle hükmetmiştir, demiştir
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا مسلمة بن على، حدثنا ابن جريج، عن حميد الطويل، عن انس بن مالك، قال كان النبي صلى الله عليه وسلم لا يعود مريضا الا بعد ثلاث
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine go-re; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Hastanın yanına girdiğiniz zaman Ömrünün uzunluğu hususunda onu umutlandırıp kederini dağıtınız. Çünkü bu umut hiçbir şeyi geri çevirmez. Ve hastanın gönlünü hoş eder.» Diğer tahric: Tirmizi ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عقبة بن خالد السكوني، عن موسى بن محمد بن ابراهيم التيمي، عن ابيه، عن ابي سعيد الخدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا دخلتم على المريض فنفسوا له في الاجل فان ذلك لا يرد شييا وهو يطيب بنفس المريض
(Abdullah) İbn-i Abbıs (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hasta bir adamı ziyaret ederek: «Canın ne çeker?» diye sordu. Adam: Buğday ekmeğine iştahım var dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında buğday ekmeği varsa, kardeşine göndersin» buyurdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizin hastasının canı bir şey çektiği zaman, hastasına onu yedirsin» buyurdu. Not: Zevaid'de (Haysemi) şöyle denmiştir: Bunun senedinde Safvan bin Hubeyre vardır. İbn-i Hibban onu sikalardan saymıştır. En-Nufeyli de: O'nun hadisini te'yid eden mutaba yoktur, demiştir. Ben diyorum ki: Takribü't-Tehzib'te yazar: Onun hadisi gevşektir, demiştir
حدثنا الحسن بن علي الخلال، حدثنا صفوان بن هبيرة، حدثنا ابو مكين، عن عكرمة، عن ابن عباس، ان النبي صلى الله عليه وسلم عاد رجلا فقال " ما تشتهي " . قال اشتهي خبز بر . قال النبي صلى الله عليه وسلم " من كان عنده خبز بر فليبعث الى اخيه " ثم قال النبي صلى الله عليه وسلم " اذا اشتهى مريض احدكم شييا فليطعمه
Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hasta'nın yanına giderek onu ziyaret etti. Ve : «Bir şeyi iştiha eder misin? Çörek iştiha eder misin?» diye sordu. Adam: Evet, dedi. Oradakiler onun için çörek taleb ettiler. Not: Ravi Yezid bin Eban er-Rakkaşi'nin zayıflığı nedeniyle isnadının zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا سفيان بن وكيع، حدثنا ابو يحيى الحماني، عن الاعمش، عن يزيد الرقاشي، عن انس بن مالك، قال دخل النبي صلى الله عليه وسلم على مريض يعوده فقال " اتشتهي شييا اتشتهي كعكا " . قال نعم . فطلبوا له
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana buyurdu ki: «Bir hasta'nın yanına girdiğin zaman sana dua etmesini kendisinden iste. Çünkü onun duası, meleklerin duası gibidir.» Not : Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih ve ricali sıka zatlardır. Ancak hadis munkati'dir. El-Alami, EI-Merasil'de ve el-Mizzi: Meymun bin Mihran'ın Ömer (R.A.)'den olan rivayetinde kesiklik var demişlerdir. Nevevi'nin el-Ezkar adlı kitabında: Meymun Ömer (R.A.)'e yetişmemiş, denmiştir
حدثنا جعفر بن مسافر، حدثني كثير بن هشام، حدثنا جعفر بن برقان، عن ميمون بن مهران، عن عمر بن الخطاب، قال قال لي النبي صلى الله عليه وسلم " اذا دخلت على مريض فمره ان يدعو لك فان دعاءه كدعاء الملايكة
Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki: «Hasta ziyaretçisi olarak müslüman kardeşinin yanına varan bir kimse, hastanın yanında oturuncaya kadar Cennet meyvelerini kopara kopara (veya Cennet meyveleri içinde) yürümüş olur. Oturduğu zaman rahmet onu kaplar. Eğer ziyareti sabahleyin olursa geceleyinceye kadar yetmiş bin melek ona dua ve istiğfar eder. Ziyareti akşam olursa sabahlayıncaya kadar yetmiş bin melek ona dua ve istiğfar eder.» Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا ابو معاوية، حدثنا الاعمش، عن الحكم، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن علي، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من اتى اخاه المسلم عايدا مشى في خرافة الجنة حتى يجلس فاذا جلس غمرته الرحمة فان كان غدوة صلى عليه سبعون الف ملك حتى يمسي وان كان مساء صلى عليه سبعون الف ملك حتى يصبح
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Kim hastayı ziyaret ederse gökten bir melek: Güzel ve hayırlı bir iş yaptın. Yürüyüşün güzel vs hayırlı oldu. Kendine Cennet'ten bir köşk hazırladın, diye nida eder.» Diğer tahric: Tirmizi ve İbn-i Hibban da bunu rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا يوسف بن يعقوب، حدثنا ابو سنان القسملي، عن عثمان بن ابي سودة، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من عاد مريضا نادى مناد من السماء طبت وطاب ممشاك وتبوات من الجنة منزلا
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Ölülerinize (ölüm döşeğinde olanlarınıza) La ilahe illallah'ı telkin ediniz.» Bu Hadisi Müslim de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1445’te
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو خالد الاحمر، عن يزيد بن كيسان، عن ابي حازم، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لقنوا موتاكم لا اله الا الله
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ölülerinize (ölüm döşeğinde olanlarınıza) La ilahe illallah'ı telkin ediniz.» Diğer tahric: Ahmed, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، عن سليمان بن بلال، عن عمارة بن غزية، عن يحيى بن عمارة، عن ابي سعيد الخدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لقنوا موتاكم لا اله الا الله
Abdullah bin Ca'fer'in babasından (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mevtanıza (ölüm döşeğinde olanlarınıza) لا إله إلا الله الحليم الكريم، سبحان اللَّه رب العرش العظيم، الحمد لله رب العالمين (Latin harfleriyle:) [La ilahe illallahu’l-Halimu’l-Kerim, Sübhanallahi Rabbi’l-Arşi’l-Azim, El-Hamdu lillahi Rabbi’l-Alemin ] zikrini telkin ediniz.» Sahabiler: Ya Resulallah! (Bu telkin) diriler için nasıldır? diye mordular. Buyurdu ki: «Daha güzeldir; daha güzeldir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi İshak'ı sika sayan veya cerh eden kimseyi görmedim. Ravi Kesir bin Yezid hakkında Ahmed: Ben onun rivayetinde bir beis görmüyorum, demiştir. Yahya bin Main ise: Bir şey değildir, demiş; Başka bir defa da: Onun rivayetihde beis yoktur, demiş; Bir başka defa da: Kuvvetli olmamakla beraber işe yarar, demiştir. Nesai: Zayıftır, demiştir. Sika olduğunu söyliyenler de vardır. Senedin kalan ravileri sika zutlardır
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابو عامر، حدثنا كثير بن زيد، عن اسحاق بن عبد الله بن جعفر، عن ابيه، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لقنوا موتاكم لا اله الا الله الحليم الكريم سبحان الله رب العرش العظيم الحمد لله رب العالمين " . قالوا يا رسول الله كيف للاحياء قال " اجود واجود
Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Hasta veya ölünün yanında hazır bulunduğunuz zaman hayır (lı şey) söyleyiniz. Çünkü şüphesiz melekler söylediklerinize: amin! derler.» Ebu Seleme (r.a.) vefat ettiği zaman ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak: Ya Resulallah! Ebu Seleme (r.a.) öldü, dedim. Buyurdu ki: «De ki-. Allah'ım! Bana ve ona mağfiret eyle. Ve onun arkasından bana salih bir halef ver.» Ümmü Seleme (r.a.) demiştirki: Ben (bunu) yaptım. Allah bana ondan hayırlı bir eş verdi, (ki) Allah'ın Resulü Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'dir.» Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن محمد، قالا حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن شقيق، عن ام سلمة، قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا حضرتم المريض او الميت فقولوا خيرا فان الملايكة يومنون على ما تقولون " . فلما مات ابو سلمة اتيت النبي صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله ان ابا سلمة قد مات . قال " قولي اللهم اغفر لي وله واعقبني منه عقبى حسنة " . قالت ففعلت فاعقبني الله من هو خير منه . محمد رسول الله صلى الله عليه وسلم
Ma'kil bin Yesar (r.a.)'den rivayet edildiğine güre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «O sureyi (yani 'Yasin' suresini) mevtanızın yanında okuyunuz.» Diğer tahric: Ebu Davud, Beyhaki, İbn-i Hibban ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir .. Ahmed ve Nesai de bunu daha uzun bir metin halinde rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن الحسن بن شقيق، عن ابن المبارك، عن سليمان التيمي، عن ابي عثمان، - وليس بالنهدي - عن ابيه، عن معقل بن يسار، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اقرءوها عند موتاكم " . يعني {يس}
Abdurrahman bin Ka'b bin Malik (r.a.)'dan; Oda babası (Ka'b bin Malik) (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre: Ka'b (r.a.) vefat edeceği zaman yanına gelen el-Bera bin Ma'rur'un kızı Ümmü Bişr (r.a.) : Ey Eba Abdurrahman! (Öldükten sonra) faian adama rastlarsan benden ona selam söyle, demiş. Ka'b (r.a.) de: Allah seni bağışlasın ey Ümmü Bişr! Biz (şu anda) başka şeylerle çok meşgulüz, demiş. Ümmü Bişr (r.a.) : Ey Eba Abdurrahman! Sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işitmedin mi?: «Şüphesiz mu'minlerin ruhları, yeşil kuşların içindedir. Cennetin ağaçlarından rızıklanırlar.» Ka'b (r.a.) : Evet, (işittim) diye cevap verdi. Ümmü Bişr (r.a.)'da: İşte bu odur, dedi. Diğer tahric: Bu hadisin Nebi (s.a.v.)'e ait metninin bir benzerini Tirmizi ve Ahmed de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا يزيد بن هارون، ح وحدثنا محمد بن اسماعيل، حدثنا المحاربي، جميعا عن محمد بن اسحاق، عن الحارث بن فضيل، عن الزهري، عن عبد الرحمن بن كعب بن مالك، عن ابيه، قال لما حضرت كعبا الوفاة اتته ام بشر بنت البراء بن معرور فقالت يا ابا عبد الرحمن ان لقيت فلانا فاقرا عليه مني السلام . قال غفر الله لك يا ام بشر نحن اشغل من ذلك . قالت يا ابا عبد الرحمن اما سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان ارواح المومنين في طير خضر تعلق في شجر الجنة " . قال بلى . قالت فهو ذاك
Muhammed bin el-Münkedir (r.a.)'den; şöyle demiştir : Cabir bin Abdillah (r.a.} ölüm döşeğinde iken yanına girdim ve ona: ''Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selam söyle dedim." Not: Bunun senedinin sahih ve ricalinin sika oldukları, fakat mevkuf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا احمد بن الازهر، حدثنا محمد بن عيسى، حدثنا يوسف بن الماجشون، حدثنا محمد بن المنكدر، قال دخلت على جابر بن عبد الله وهو يموت فقلت اقرا على رسول الله صلى الله عليه وسلم السلام
Aişe (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün Onun odasına girmiş, o sırada Aişe (r.anha)'nın yanında bulunan bir yakınının nefesini ölüm tıkamıştı. (Can çekişiyordu.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe (r.anha) daki üzüntü halini görünce Ona :, «(Şu) yakının için üzülme. Çünkü şu (ızdırap) onun hasenatındandır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad sahihtir. Ricali de sika zatlardır. Ravi el-Velid bin Müslim tedlisçi ise de burada tahdis etmiştir. (Yani an'ane ile rivayet etmemiştir.) Artık endişe yoktur
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا الوليد بن مسلم، حدثنا الاوزاعي، عن عطاء، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل عليها وعندها حميم لها يخنقه الموت فلما راى النبي صلى الله عليه وسلم ما بها قال لها " لا تبتيسي على حميمك فان ذلك من حسناته
Büreyde (bin el-Husayb) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mu'min, alın teriyle ölür.» Mahir : Yani son anlarında alnı terler. Diğer tahric: Tirmizi, Nesai ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir
حدثنا بكر بن خلف ابو بشر، حدثنا يحيى بن سعيد، عن المثنى بن سعيد، عن قتادة، عن ابن بريدة، عن ابيه، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " المومن يموت بعرق الجبين