Loading...

Loading...
Kitap
630 Hadis
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), her iki bayram namazında (Fatiha'dan sonra); A’la ve Ğaşiye surelerini okurdu. AÇIKLAMA (1281, 1282, 1283): Bu hadis Nu'man (r.a.)'ın 1281 nolu hadisinin aynısıdır. Müellif'ten başka kim tarafından rivayet edildiğini bulamadım. Nu'man (r.a.) ve İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadislerine göre Nebi (s.a.v.) bayram namazlarında Fatiha'dan sönra ilk rek'atta el-A'la suresini ve ikinci rek'atta Ğaşiye suresini okurdu. Ubeydullah (r.a.)'ın hadisine göre Nebi (s.a.v.) ilk rek'atta Kaf suresini ve ikinci rek'atta el-Kamer suresini• okurdu. Bu hadiste Ömer (r.a.)'in Nebi (s.a.v.)'in hangi sureleri okuduğunu Ebu Vakıd (r.a.)'a sorduğu bildirilmiştir. Ömer (r.a.) gibi bir zat'ın bundan haberdar olması gerektiği halde bunu sordurmasının sebebi kendisinin bir şüpheye düşmüş olması ve bu şüpheyi gidermek için sordurduğu muhtemeldir. Yahut Ebu Vakıd (r.a.)'ın bunu bilip bilmediğini anlamak için sordurmuş olabilir. Yahut cemaatın bunu duymasını ve öğrenmesini istemiş olabilir. Hadislerden anlaşılıyor ki Nebi (s.a.v.) bazen bayram namazında el-A'la ve el-Ğaşiye surelerini bazen de Kaf ve el-Kamer surelerini okurdu. Nebi (s.a.v.)'in bayram namazlarında bu surelerin tamamını okuduğu el-MenheI'de belirtilmiştir. Beyhaki ve Nevevi, UbeyduIIah'ın Hz. Ömer (r.a.)'i görmediğini söylediklerine göre hadis münkati'dir. Lakin Müslim ve Beyhaki'nin rivayetine göre UbeyduIIah bu olayı Ebu Vakıd (r.a.)'den rivayet etmiştir.UbeyduIIah'ın Ebu Vakıd (r.a.) zamanına yetiştiği sabittir. Bu sebeple hadis muttasıldır
حدثنا ابو بكر بن خلاد الباهلي، حدثنا وكيع بن الجراح، حدثنا موسى بن عبيدة، عن محمد بن عمرو بن عطاء، عن ابن عباس، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يقرا في العيدين ب {سبح اسم ربك الاعلى } و {هل اتاك حديث الغاشية}
Ebu Kahil (el-Ahmesi) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir deve üstünde hutbe okurken ve devesinin yularını bir habeşi tutmuş olarak gördüm
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا وكيع، عن اسماعيل بن ابي خالد، قال رايت ابا كاهل وكانت له صحبة فحدثني اخي، عنه قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يخطب على ناقة وحبشي اخذ بخطامها
Ebu Kahil (el-Ahmesi) (r.a.)'den; şöyle demiştir : Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir güzel deve üstünde hutbe okurken ve devesinin yularını bir habeşi tutmuş olarak gördüm
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا محمد بن عبيد، حدثنا اسماعيل بن ابي خالد، عن قيس بن عايذ، - هو ابو كاهل - قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يخطب على ناقة حسناء وحبشي اخذ بخطامها
Nubayt (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi hacca gitmiş ve : Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i devesi üzerinde hutbe okurken gördüm demiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، عن سلمة بن نبيط، عن ابيه، انه حج فقال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يخطب على بعيره
“... Müezzin Sa'd (radıyallahü anh)'den; Şöyle demiştir : (sallallahü aleyhi ve sellem), hutbede yer yer tekbir getirirdi. İki bayram hutbesinde çok tekbir getirirdi
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا عبد الرحمن بن سعد بن عمار بن سعد الموذن، حدثني ابي، عن ابيه، عن جده، قال كان النبي صلى الله عليه وسلم يكبر بين اضعاف الخطبة يكثر التكبير في خطبة العيدين
Ebu Said-i el-Hudri (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram günü (musallaya) çıkardı cemaata iki rek'at bayram namazı kıldırıp selam verdikten sonra ayakta durup cemaata yüzünü döndürürdü. Cemaat da oturmuş vaziyette olurdu Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sadaka veriniz sadaka veriniz» buyururdu. En çok sadaka verenler kadınlardı. Bunlar küpelerini, yüzüklerini ve neleri varsa (verirlerdi.) Sonra Efendimiz savaş için asker göndermek istese veya başka bir iş varsa cemaata anlatırdı bir emri yoksa dönüp giderdi
حدثنا ابو كريب، حدثنا ابو اسامة، حدثنا داود بن قيس، عن عياض بن عبد الله، اخبرني ابو سعيد الخدري، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يخرج يوم العيد فيصلي بالناس ركعتين ثم يسلم فيقف على رجليه فيستقبل الناس وهم جلوس فيقول " تصدقوا تصدقوا " . فاكثر من يتصدق النساء بالقرط والخاتم والشىء فان كانت حاجة يريد ان يبعث بعثا ذكره لهم والا انصرف
Cabir (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fıtır veya Kurban bayramı günü (musallaya) çıkarak ayakta hutbe okudu. Sonra biraz oturduktan sonra (tekrar) ayağa kalktı (İkinci hutbeyi okudu.) Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Nesai. Cabir (r.a.)'in bu hadisini küçük süneninde –Fıtr veya Kurban bayramı- ifadesi olmaksızın rivayet etmiştir. İbn-i Mace’nin rivayet ettiği isnadda ise Said bin Müslim varki zaafında icma’ vardır ve Ebu Behr de zayıftır
حدثنا يحيى بن حكيم، حدثنا ابو بحر، حدثنا اسماعيل بن مسلم، حدثنا ابو الزبير، عن جابر، قال خرج رسول الله صلى الله عليه وسلم يوم فطر او اضحى فخطب قايما ثم قعد قعدة ثم قام
Abdullah bin es-Saib (r.a.)'den: şöyle demiştir : Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bayram namazında hazır bulundum. O: bize bayram namazını kıldırdıktan sonra: «Namazı bitirdik. Artık hutbe (yi dinlemek) için oturmak isteyen otursun. Gitmek isteyen gitsin.» buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai, Darekutni, Hakim ve Beyhaki
حدثنا هدية بن عبد الوهاب، وعمرو بن رافع البجلي، قالا حدثنا الفضل بن موسى، حدثنا ابن جريج، عن عطاء، عن عبد الله بن السايب، قال حضرت العيد مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى بنا العيد ثم قال " قد قضينا الصلاة. فمن احب ان يجلس للخطبة فليجلس. ومن احب ان يذهب فليذهب
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (musallaya) çıkarak cemaata bayram namazını kıldırdı. Bayram namazından önce ve sonra namaz kılmadı. Bu hadis’i: Kütüb-i Sitte yazarları, Ahmed, Hakim, Darekutni ve Beyhaki tahric ettiler. AÇIKLAMA 1293’de
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا يحيى بن سعيد، حدثنا شعبة، حدثني عدي بن ثابت، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج فصلى بهم العيد لم يصل قبلها ولا بعدها
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As) (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hiç bir bayram günü bayram namazından önce ve sonra namaz kılmamıştır. Not: Bunun senedinin sahih ve ricalinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Bu hadis zevaid türündendir. AÇIKLAMA 1293’de
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، حدثنا عبد الله بن عبد الرحمن الطايفي، عن عمرو بن شعيب، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم لم يصل قبلها ولا بعدها في عيد
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Se.llallahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazından önce hiç namaz kılmazdı. Bayram namazından sonra evine dönünce iki rekat namaz kılardı. Not: İsnadınm sahih ve ricaIinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA (1291, 1292, 1293): İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisini Kütüb-i Sitte yazarları, Ahmed, Hakim, Darekutni ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. AbduIIah bin Amr (r.a.) ve Ebu Said (r.a.)'ın hadisleri Zevaid türündendir. Bu hadisler, bayram namazına bağlı sünnetlerin bulunmadığına delalet ederler. Bu hususta alimler müttefiktirler. Bayram namazından önce veya sonra nafile namaz kılmanın hükmü hususunda alimler arasında ihtilaf vardır. Ashab-ı kiram ve tabiilerden bir cemaat, bayram namazından önce ve sonra nafile kılmayı mekruh saymışlardır. İbn-i Abbas (r.a.) ve İbn-i Ömer (r.a.) böyle hükmedenlerdendirler. Ashab ve tabiilerden diğer bir cemaat, bayram namazından önce ve sonra nafile kılmanın caizliğine hükmetmişlerdir. Enes, Büreyde bin el-Husayb ve Rafi' bin Hadic bu cemaattandır. Bir cemaat da bayram namazından sonra nafile kılmayı caiz görmüştür. Ebu Mes'ud el-Bedri, Alkame, Nehai, Sevri ve Re'y ehli böyle diyenlerdendirler. EI-Menhel yazarı bu arada her gruba dahil bir çok sahabi ve tabiin'in ismini zikrettikten sonra mezhebIere mensup alimlerin görüşlerini anlatır. Görüşlerin özetleri şöyledir : 1. Hanefiler'e göre musallada bayram namazından önce ve sonra namaz kılmak mekruhtur. Bayram namazından önce evde kılmak da böyledir. Fakat bayram namazından sonra eve dönülünce kılmak mekruh değildir. Delil de İbn-i Mace'nin rivayet ettiği Ebu Said (r.a.)'in 1293 nolu hadisidir. El-Hakim de bu hadisi rivayet etmiş ve sahih saymıştır. El-Hafız, el-Fetih'te bu hadisin hasen olduğunu söylemiştir. 2. Şafiiler'e göre bayram namazından önce ve sonra nafile kılmak bu hadisler gereğince imam için mekruhtur. Fakat cemaat için mekruh değildir. 3. Malikiler'e göre musallada nafile kılmak mekruhtur. Delil de bu hadislerdir. Fakat yağmur gibi bir mazeret dclayısıyla bayram namazı camide kılındığı zaman bayram namazından önce ve sonra nafile kılmak caizdir. Cemaat için hüküm budur. Fakat imam için camide de olsa nafile kılmak mekruhtur. 4. Hanbeliler'e göre de nafile kılmak mekruhtur. Nafile kılmanın mekruhluğuna hükmedenler bu babta rivayet edilen hadisleri ve benzerlerini delil göstermişlerdir. Caizdir diyenler ise bu hadislerde bir yasaklama yoktur. Nebi (s.a.v.)'in kılmamış olması bunun mekruhluğunu gerektirmez, demişlerdir
Sa'd (el-Karaz) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına (musallaya) yürüyerek çıkar ve yürüyerek dönerdi. Not: R:lvi Abdurrahman'ın zayıflığı ve babasının halinin meçhul olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا عبد الرحمن بن سعد بن عمار بن سعد، حدثني ابي، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يخرج الى العيد ماشيا ويرجع ماشيا
Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir : ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına (musallaya) yürüyerek çıkar ve yürüyerek dönerdi. Not: Bunun senedindeki Abdurrahman bin Abdillah el-Ömeri'nin zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا محمد بن الصباح، انبانا عبد الرحمن بن عبد الله العمري، عن ابيه، وعبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يخرج الى العيد ماشيا ويرجع ماشيا
Ali (bin Ebi Talib radiyallahu anh'den; şöyle demiştir ; Bayram namazına yürüyerek gitmek sünnettendir)
حدثنا يحيى بن حكيم، حدثنا ابو داود، حدثنا زهير، عن ابي اسحاق، عن الحارث، عن علي، قال ان من السنة ان يمشي الى العيد
حدثنا محمد بن الصباح، حدثنا عبد العزيز بن الخطاب، حدثنا مندل، عن محمد بن عبيد الله بن ابي رافع، عن ابيه، عن جده، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان ياتي العيد ماشيا
Sa'd (el-Karaz) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her iki bayram (da namaz için musallay)a çıktığı zaman (gidişte) Said bin Ebi'l-As (r.a.)'ın evinin yanından sonra çadırlarda ikamet edenlerin bulunduğu yoldan giderdi. Bayram namazından sonra başka bir yoldan, Beni Zurayk yolundan dönerek Ammar bin Yasir (r.a.)'in ve Ebu Hureyre (r.a.)'in evlerinin yanından el-Belata çıkardı. Not: Zevaid'de belirtildiği gibi ravi Abdurrahman ve babasının zayıflığı nedeniyle bu isnad zayıftır
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا عبد الرحمن بن سعد بن عمار بن سعد، اخبرني ابي، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان اذا خرج الى العيدين سلك على دارى سعيد بن ابي العاص ثم على اصحاب الفساطيط ثم انصرف في الطريق الاخرى طريق بني زريق ثم يخرج على دار عمار بن ياسر ودار ابي هريرة الى البلاط
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Kendisi bayram namazına bir yoldan giderdi ve başka bir yoldan dönerdi ve «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) böyle yaparlardı, » derdi. Diğer tahric: Ebu Davud, Hakim ve Beyhaki
حدثنا يحيى بن حكيم، حدثنا ابو قتيبة، حدثنا عبد الله بن عمر، عن نافع، عن ابن عمر، انه كان يخرج الى العيد في طريق ويرجع في اخرى ويزعم ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يفعل ذلك
Ebu Rafi' (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bayram namazına yürüyerek gelirdi." Not: Bunun ravilerinden Mendel ve Muhammed bin Ubeydullah'ın zayıflığı nedeniyle senedinin zayıflığı ve bu senedin gelecek babta (1300 nolu hadiste) geleceği Zevaid'de belirtilmiştir
حدثنا احمد بن الازهر، حدثنا عبد العزيز بن الخطاب، حدثنا مندل، عن محمد بن عبيد الله بن ابي رافع، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان ياتي العيد ماشيا ويرجع ماشيا في غير الطريق الذي ابتدا فيه
Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazına çıktığı zaman geldiği yoldan başka bir yoldan dönerdi. Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed, Darimi ve İbn-i Hibban rivayet etti bu hadisi. Buhari de bunun benzerini Cabir (r.a.)'den rivayet etmiştir
حدثنا محمد بن حميد، حدثنا ابو تميلة، عن فليح بن سليمان، عن سعيد بن الحارث الزرقي، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان اذا خرج الى العيد رجع في غير الطريق الذي اخذ فيه
Amir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Iyad el-Eş'ari (r.a.) el-Enbar « » Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanında taklis yapıldığı gibi niçin sizlerin taklis yaptığınızı görmüyorum? demiştir. Taklis: Def çalarak nağmeli sözler söylemektir. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun senedindeki rical sikadır. İyaz el-Eş'ari'nin İbn-i Mace yanında bundan başka hadisi yoktur. Kütüb-i Sitte sahiplerinden İbn-i Mace müstesna hiç birisi İyaz'ın rivayetini tahric etmemiştir
حدثنا سويد بن سعيد، حدثنا شريك، عن مغيرة، عن عامر، قال شهد عياض الاشعري عيدا بالانبار فقال مالي لا اراكم تقلسون كما كان يقلس عند رسول الله صلى الله عليه وسلم
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا الهيثم بن جميل، عن عبيد الله بن عمرو الرقي، حدثنا عبد الله بن محمد بن عقيل، عن عطاء بن يسار، عن ابي سعيد الخدري، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم لا يصلي قبل العيد شييا فاذا رجع الى منزله صلى ركعتين