Loading...

Loading...
Kitap
173 Hadis
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar bunu söyleyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, canlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah Azze ve Celle'ye aittir.» MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو معاوية، وحفص بن غياث، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " امرت ان اقاتل الناس حتى يقولوا لا اله الا الله فاذا قالوها عصموا مني دماءهم واموالهم الا بحقها وحسابهم على الله عز وجل
Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «La ilahe illallah» deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar "Lâ ilahe illallah'' deyince Tevhîd kelimesinin hakkı (olan cezalar) müstesna, kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. (îmânda samimî olup olmadıklarının) hesabı da Allah'a aittir.» Bu ve önceki hadis Müslimin aynı babında yer alıyor. Aşağıdaki link 3927’deki linkin aynıdır. MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا سويد بن سعيد، حدثنا علي بن مسهر، عن الاعمش، عن ابي سفيان، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " امرت ان اقاتل الناس حتى يقولوا لا اله الا الله فاذا قالوا لا اله الا الله عصموا مني دماءهم واموالهم الا بحقها وحسابهم على الله
Evs (bin Ebî Evs Huzeyfe es-Sakafî) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz (bir gün) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyorduk. O, bize olup biteni anlatarak vaaz ediyordu. O sıralarda O'na bir adam gelerek O'nunla gizli konuştu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu adamı götürüp öldürünüz», buyurdu. Adam geri gidince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona seslenerek: «Sen Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdet eder misin?» diye sordu. Adam (da): Evet, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bunun üzerine): «Gidiniz ve adamı serbest bırakınız. Çünkü "La ilahe illallah" deyinceye kadar insanlarla savaşmak ile emrolundum. Onlar bunu İşleyince kanları ve malları bana haram olur,» buyurdu. Not: Zevaid'de; Bunun senedi sahihtir, ravileri de güvenilir zdtlardır, denilmiştir. Lakin bu hadis Nesai'de de mevcuttur ve Zevaid yazarı buna kısmen 1şarette bulunmuştur. (Yani Zevaid türünden sayılmayabillr)
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن بكر السهمي، حدثنا حاتم بن ابي صغيرة، عن النعمان بن سالم، ان عمرو بن اوس، اخبره ان اباه اوسا اخبره قال انا لقعود عند النبي صلى الله عليه وسلم وهو يقص علينا ويذكرنا اذ اتاه رجل فساره فقال النبي صلى الله عليه وسلم " اذهبوا به فاقتلوه " . فلما ولى الرجل دعاه رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " هل تشهد ان لا اله الا الله " . قال نعم قال " اذهبوا فخلوا سبيله فانما امرت ان اقاتل الناس حتى يقولوا لا اله الا الله فاذا فعلوا ذلك حرم على دماوهم واموالهم
İmran bin Husayn (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nafi bin el-Ezrak (ki haricîlerin Ezrakîler kolunun başıdır) ve arkadaşları gelerek: Sen helak oldun (dinden çıktın) Ya İmran, dediler, İmran: Ben helak olmadım (küfre gitmedim), diye cevab verdi. Onlar : Bil-akis (müslümanlıktan çıktın), dediler. îmran: Beni helak eden şey nedir? diye sordu. Onlar : Allah «Bir fitne (yani Allah'a ortak koşmak) kalmayıp din tamamen Allah'ın (dini olan İslamiyet) olana kadar onlarla savaşınız» (Enfal 39) buyurmuştur. (Yani sen ise bizim safımızda yer alıp haricî olmayanlarla savaşmadın), dediler. İmran: Biz, müşrikleri bertaraf edinceye kadar savaştık ve din tamamiyle Allah'ın oldu (yani Hicaz müşriklerden tamamen temizlendi), Dilerseniz size Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim bir hadîsi rivayet edeyim, dedi. Onlar: O hadîsi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sen (mi) işittin? diye sordular. İmran: Evet, (ben işittim). Şu olaya şahid oldum, dedi : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), müşriklere müslümanlardan bir askerî kuvvet gönderdi. Giden müslüman askerler müşriklere rastlayınca onlarla şiddetli bir savaş yaptılar. Neticede müşrikler mağlûp olarak sutlarını müslüman askerlere verdiler (yani savaşta kırılıp saf dışı edildiler). Sonra benim yakınlarımdan bir adam müşriklerden bîr adama mızrakla hücum ederek yanma varınca müşrik adam: "Eşhedu en la ilahe illallah = Allah'tan başka hak ilah olmadığına şehadet ederim." Ben şüphesiz müslümanım, dedi. Fakat (buna rağmen) yakınım olan adam mızrakla vurup onu öldürdü. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldi ve : Ya Resulallah! Ben helak oldum (yani büyük bir günah işledim), dedi. Resûl-İ Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir veya iki defa: «İşlediğin (günah) nedir?» buyurdu. Adam da yaptığı işi O'na arzetti. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adama: (Kelime-i şehadet getirip müslüman olduğunu söylediğine rağmen samimiyetine inanmadın) O halde karnım yarıp da kalbindekini bilmeliydin? buyurdu. Adam: Ya Resûlallah! Karnını yarsaydım kalbindekini bilmiş olur (mu) idim? deyince Resul i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): O halde sen ne onun konuştuğu sözünü kabul ettin, ne de kalbindekini bilirsin, buyurdu. İmran dedi ki: Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adam hakkında bir şey söylemedi. Adam da az bir zaman yaşadı. Nihayet öldü. Biz onu defnettik. Ertesi günü sabahı cesedi yer yüzünde görüldü. Halk: Bir düşman bunun cesedini toprağın altından çıkarmış olabilir, dedi. Biz onu (tekrar) defnettik. Sonra gençlerimize mezarı başında nöbet beklemelerini emrettik. Ertesi günü sabahı cesed (yine) yer yüzünde oldu. Bu kere biz: Gençlerimiz uyumuş (bu arada cesed düşman tarafından çıkarılmış) olabilir, dedik ve (tekrar) defnettikten sonra bu defa biz kendimiz onun nöbetini tuttuk. Yine ertesi günü sabahı cesed yer yüzünde oldu. Artık (toprağa gömmekten vazgeçip) cesedi o dağlar arasındaki yollardan birisine attık.' Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu, hasen bir seneddir. Ravi Süzneyfı el-İcll güvenilir saymıştır. Müslim de kendi Sahfh'ine rivayetini almıştır. Ravi Asim da el-Ahven olandır. Müslim kendi Sahih'inde bunun da hadisini rivayet eder. Ve İbn-i Hibban bunu güvenilir zatlar arasına almıştır. Ravi Süveyd bin Saîd hakkında ise İhtilaf vardır
İmran bin el-Husayn (r.a.): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi bir askeri müfrezede (savaşa) gönderdi. Sonra (savaşın bitiminde) müslümanlardan bir adam müşriklerden bir adam'a hücum etti, diyerek yukardaki hadîsi anlattı ve bu rivayette şunu da ilaveten söyledi: (Biz cenazeyi defnettikten) sonra yer cesedi dışarı attı. Bunun üzerine durum Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arzedildi. O da şöyle buyurdu: Yer, o adam'dan daha şer kimseyi de şüphesiz kabul eder. Lakin Allah, — La ilahe illallah — kelimesinin hürmetinin ta'zîmini size göstermeyi sevdi. Not: Bu, hasen bir seneddir. Çünkü ravi İsmail bin Hafs hakkında ihtllaf vardır. Senedin kalan ravlleri güvenilir zatlardır
حدثنا اسماعيل بن حفص الابلي، حدثنا حفص بن غياث، عن عاصم، عن السميط، عن عمران بن الحصين، قال بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم في سرية فحمل رجل من المسلمين على رجل من المشركين فذكر الحديث وزاد فيه فنبذته الارض فاخبر النبي صلى الله عليه وسلم وقال " ان الارض لتقبل من هو اشر منه ولكن الله احب ان يريكم تعظيم حرمة لا اله الا الله
Ebû Saîd (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda haccında şöyle buyurdu, demiştir: «(Ey insanlar!) Bilmiş olunuz ki şüphesiz günlerin en mukaddesi şu (bayram) gününüzdür. Bilmiş olunuz ki ve ayların en mukaddesi şu (Zilhicce) ayınızdır. Bilmiş olunuz ki şehirlerin en mukaddesi şu (Mekke) şehrinizdir. Bilmiş olunuz ki şu (Zilhicce) ayınızda, şu (Mekke) şehrinizde şu (bayram) gününüz nasıl mukaddes ise şüphesiz kanlarınız ve mallarınız da size haramdır. Bilmiş olunuz ki, ben (Allah'ın hükümlerini) tebliğ ettim mi?» Orada bulunanlar: Evet, dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (de); «Allahım şahld ol», buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravlleri güvenilir zatlardır
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا عيسى بن يونس، حدثنا الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي سعيد، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم في حجة الوداع " الا ان احرم الايام يومكم هذا الا وان احرم الشهور شهركم هذا الا وان احرم البلد بلدكم هذا الا وان دماءكم واموالكم عليكم حرام كحرمة يومكم هذا في شهركم هذا في بلدكم هذا الا هل بلغت " . قالوا نعم . قال " اللهم اشهد
Abdullah bin Amr (bin el-Âs) (r.a.)'den; Şöyle demi§tir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Ka'be'yi tavaf ettiğini ye (tavaf esnasında) söyle söylediğini gördüm «(Ey Ka'be!) Sen ne güzelsin ve senin kokun ne güzeldir. Senin azametine ve senin kutsallığının azametine hayranım. Muhammed'İn canı elinde olan (Allah) a yemin ederim ki, mu'minin hürmeti Allah katında senin hürmetinden şüphesiz daha azametlidir. Mu'minin malının, kanının ve onun hakkında ancak iyi zan beslemek kutsallığı (seninkinden üstündür).» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bnnun senedi söz götürür: İbni Mace'nin şeyhi Nasr bin Muhammed'i Ebu Hatim zayıf saymıştır. İbni Hibban da onu güvenilir zatlar arasında anmıştır
حدثنا ابو القاسم بن ابي ضمرة، نصر بن محمد بن سليمان الحمصي حدثنا ابي، حدثنا عبد الله بن ابي قيس النصري، حدثنا عبد الله بن عمر، قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يطوف بالكعبة ويقول " ما اطيبك واطيب ريحك ما اعظمك واعظم حرمتك والذي نفس محمد بيده لحرمة المومن اعظم عند الله حرمة منك ماله ودمه وان نظن به الا خيرا
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Müslümanın her şeyi müslümana haramdır. Kanı, malı ve ırzı.»
حدثنا بكر بن عبد الوهاب، حدثنا عبد الله بن نافع، ويونس بن يحيى، جميعا عن داود بن قيس، عن ابي سعيد، مولى عبد الله بن عامر بن كريز عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " كل المسلم على المسلم حرام دمه وماله وعرضه
Fadale bin Ubeyd (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Mu'min o kimsedir ki, insanlar malları ve canları bakımından ondan (yâni şerrinden) emindirler. Muhacir de hataları ve günahları terk eden kimsedir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri güvenillr zatlardır. Ravi Ebu Hani'in adı Hamid bin Hani el-Havlani'dir
حدثنا احمد بن عمرو بن السرح المصري، حدثنا عبد الله بن وهب، عن ابي هاني، عن عمرو بن مالك الجنبي، ان فضالة بن عبيد، حدثه ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " المومن من امنه الناس على اموالهم وانفسهم والمهاجر من هجر الخطايا والذنوب
Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim apaçık bir şekilde bir mal'ı gasbederse (veya cebir kullanarak yağmalarsa) o kimse bizden değildir.» AÇIKLAMA 3938’de
حدثنا محمد بن بشار، ومحمد بن المثنى، قالا حدثنا ابو عاصم، حدثنا ابن جريج، عن ابي الزبير، عن جابر بن عبد الله، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من انتهب نهبة مشهورة فليس منا
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Zina eden kişi zina ettiği zaman mu'min olarak zina etmez, içki içen kişi de içki içtiği zaman mu'min olarak içki içmez. Hırsız da çaldığı vakit mu'min olarak çalmaz. Başkasına ait bir malı insanların gözleri önünde zorla alan kişi de bunu alenen gasbettiği (veya cebir kullanarak yağmaladığı) zaman mu'min olarak bu suçu işlemez.» Diğer tahric: Buhari mezalim, eşribe, hudud, Tirmizi. iman: Nesai, kasame; kat’us-sarik; eşribe;Ebu Davud, sunne (4689); Darimii eşribe; Ahmed b. Hanbel, II, 243. 317, 376. 386.479; III 356: VI. 139. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا عيسى بن حماد، انبانا الليث بن سعد، عن عقيل، عن ابن شهاب، عن ابي بكر بن عبد الرحمن بن الحارث بن هشام، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا يزني الزاني حين يزني وهو مومن ولا يشرب الخمر حين يشربها وهو مومن ولا يسرق السارق حين يسرق وهو مومن ولا ينتهب نهبة يرفع الناس اليه ابصارهم حين ينتهبها وهو مومن
İmran bin Husayn (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim bir malı aleni olarak ve zorla alırsa o kimse biz'den değildir.» AÇIKLAMA 3938’de
حدثنا حميد بن مسعدة، حدثنا يزيد بن زريع، حدثنا حميد، حدثنا الحسن، عن عمران بن الحصين، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من انتهب نهبة فليس منا
Sa'Iebe bin el-Hakem (r.a.)'den; §öyle demiştir: Biz duşmanın bir koyun siirusune rastlayıp yagmaladık. Sonra (boğazladığımız koyun etlerini pişirmek uzere) tencerelerimizi diktik (atege koyduk). Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tencerelerin yanına uğradı ve O'nun emriyle tencereler devrildi (yani etler döküldü). Sonra şöyle buyurdu: «Şüphesiz yağmalanan mal helal degildir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahth olup ravileri güvenilir zatlardır. Diğer beş hadis kitabında Sa'lebe bin el-Hakem (r.a.)'ın hadisi yoktur
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو الاحوص، عن سماك، عن ثعلبة بن الحكم، قال اصبنا غنما للعدو فانتهبناها فنصبنا قدورنا فمر النبي صلى الله عليه وسلم بالقدور فامر بها فاكفيت ثم قال " ان النهبة لا تحل
(Abdullah) bin Mes'ud (r.a.)'dan rivayet edildiğine gore Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demi§tir: «Müslümanı sövmek fusuktur. Onunla çarpışmak da küfürdür.» Diğer tahric: Buhari, edeb; Müslim, iman BUHARİ HADİSİ VE GENİŞ İZAH İÇİN TIKLA MÜSLİM HADİSİ VE İZAHLAR İÇİN TIKLA
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا عيسى بن يونس، حدثنا الاعمش، عن شقيق، عن ابن مسعود، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " سباب المسلم فسوق وقتاله كفر
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildigine gore; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: « Muslümam sövmek fasıklıktır. Onunla garpişmak da küfürdür.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ebu Hureyre (r.a.)'ın bu hadisinin senedi hasen'elir. Ravi Ebu Hilal'm adı Muhammed bin Selim olup güvenilirliği hususunda ihtila! vardır. Ravi Muhammed bin el-Hasan el-Eseli de böyledir. Senedin kalan ravileri güvenilir zatlardır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن الحسن الاسدي، حدثنا ابو هلال، عن ابن سيرين، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " سباب المسلم فسوق وقتاله كفر
Sa'd (bin Ebi'I-Vakkas) (r.a.)'den rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Müslümanı sövmek fasıklıktır. Onunla garpışmak da küfürdür.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Sa'd bin Ebi'l-Vakkas (r.a.)'ın bu hadisinin senedi sahlh olup ravileri güvenilir zatlardır
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن شريك، عن ابي اسحاق، عن محمد بن سعد، عن سعد، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " سباب المسلم فسوق وقتاله كفر
Cerir bin Abdillah (el-Beceli) (r.a.)'den rivayet edildigine gore: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Veda haccında (kendisine): «Halki sustur (da dinlesinler),» diye emretti. sonra şöyle buyurdu: «Benden sonra biribirinizin boyunlarını vurarak kafirler olmayınız.» AÇIKLAMA 3944’te
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، وعبد الرحمن بن مهدي، قالا حدثنا شعبة، عن علي بن مدرك، قال سمعت ابا زرعة بن عمرو بن جرير، يحدث عن جرير بن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال في حجة الوداع " استنصت الناس " . فقال " لا ترجعوا بعدي كفارا يضرب بعضكم رقاب بعض
İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) §öyle buyurmuştur: «Vah size (yahut vay halinize), Benden sonra biribirinizin boyunlarına vurarak kafirler olmayimz.» AÇIKLAMA 3944’te
حدثنا عبد الرحمن بن ابراهيم، حدثنا الوليد بن مسلم، اخبرني عمر بن محمد، عن ابيه، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ويحكم - او ويلكم - لا ترجعوا بعدي كفارا يضرب بعضكم رقاب بعض
Sunabih el-Ahmesi (r.a.)'den rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bilmiş olunuz ki ben kevser havuzu uzerinde şüphesiz öncünüz (yani ihtiyaçlannızı onceden hazirlayıcı) olacagim ve ben diger ümmetlere karşı gokluğunuzla ovüneceğim. O'nun igin benden sonra sakın biribirinizi öldürmeyiniz.»
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي ومحمد بن بشر، قالا حدثنا اسماعيل، عن قيس، عن الصنابح الاحمسي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الا اني فرطكم على الحوض واني مكاثر بكم الامم فلا تقتتلن بعدي
Ebu Bekr-i Sıddık (r.a.)'den rivayet edildigine gore; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim sabah namazını kılarsa o kimse Allah'ın guvencesindedir. Artık Allah'in bu guvencesini ihlal etmeyiniz. Bu itibarla kim bdyle olan bir kimseyi (şer'i hiikum olmaksızın) öldürürse Allah öldüren kişiyi sorguya gekip neticede baş aşağı cehennem'e atar.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu sened, ravileri güvenilir olmakla beraber munkati' (kopuk)tur. Çünkü ravi Habis Sa'd bin İbrahim, ravi bin Sa'd'e yetişmemiştir. Bu durumu Tehzib sahibi söylemiştir
حدثنا عمرو بن عثمان بن سعيد بن كثير بن دينار الحمصي، حدثنا احمد بن خالد الوهبي، حدثنا عبد العزيز بن ابي سلمة الماجشون، عن عبد الواحد بن ابي عون، عن سعد بن ابراهيم، عن حابس اليماني، عن ابي بكر الصديق، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من صلى الصبح فهو في ذمة الله فلا تخفروا الله في عهده فمن قتله طلبه الله حتى يكبه في النار على وجهه
حدثنا سويد بن سعيد، حدثنا علي بن مسهر، عن عاصم، عن السميط بن السمير، عن عمران بن الحصين، قال اتى نافع بن الازرق واصحابه فقالوا هلكت يا عمران . قال ما هلكت . قالوا بلى . قال ما الذي اهلكني قالوا قال الله {وقاتلوهم حتى لا تكون فتنة ويكون الدين كله لله} . قال قد قاتلناهم حتى نفيناهم فكان الدين كله لله ان شيتم حدثتكم حديثا سمعته من رسول الله صلى الله عليه وسلم . قالوا وانت سمعته من رسول الله صلى الله عليه وسلم . قال نعم شهدت رسول الله صلى الله عليه وسلم وقد بعث جيشا من المسلمين الى المشركين فلما لقوهم قاتلوهم قتالا شديدا فمنحوهم اكتافهم فحمل رجل من لحمتي على رجل من المشركين بالرمح فلما غشيه قال اشهد ان لا اله الا الله اني مسلم فطعنه فقتله فاتى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله هلكت قال " وما الذي صنعت " . مرة او مرتين فاخبره بالذي صنع فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " فهلا شققت عن بطنه فعلمت ما في قلبه " . قال يا رسول الله لو شققت بطنه اكنت اعلم ما في قلبه قال " فلا انت قبلت ما تكلم به ولا انت تعلم ما في قلبه " . قال فسكت عنه رسول الله صلى الله عليه وسلم فلم يلبث الا يسيرا حتى مات فدفناه فاصبح على ظهر الارض فقالوا لعل عدوا نبشه فدفناه ثم امرنا غلماننا يحرسونه فاصبح على ظهر الارض فقلنا لعل الغلمان نعسوا فدفناه ثم حرسناه بانفسنا فاصبح على ظهر الارض فالقيناه في بعض تلك الشعاب