Loading...

Loading...
Kitap
66 Hadis
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kim Allah Sübhanehu'ya dua etmez ise Allah o kimse'ye gazab eder.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن محمد، قالا حدثنا وكيع، حدثنا ابو المليح المدني، قال سمعت ابا صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من لم يدع الله سبحانه غضب عليه
Nu'man bin Beşir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ancak dua ibadettir.» buyurdu. Sonra: ''.. Ve Rabbiniz buyurdu ki: Siz bana dua ediniz ki bende size icabet edeyim. Bana dua etmeye tenezzül etmeyenler. Şüphesiz alçalmış olarak cehennem'e gireceklerdir.'' [Mu'min 60] ayetini okudu. Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibban, Hakim ve Ahmed Müsned
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن الاعمش، عن ذر بن عبد الله الهمداني، عن يسيع الكندي، عن النعمان بن بشير، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان الدعاء هو العبادة " . ثم قرا {وقال ربكم ادعوني استجب لكم}
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «(Zikir sözlü ibadetlerden) hiç bir şey Allah sübhanehu katında dua'dan daha faziletli değildir.» Diğer tahric: Tirmizi ve Ahmed Müsned. Buhari de el-Edebu'l-Müfred'de bu hadis'i rivayet etmiştir. Hakim ve İbn-i Hibban bu hadisin sahih olduğunu söylemişlerdir
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا ابو داود، حدثنا عمران القطان، عن قتادة، عن سعيد بن ابي الحسن، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ليس شىء اكرم على الله سبحانه من الدعاء
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duasında mealen şöyle derdi: «Rabbim! Bana yardım et ve aleyhimde (düşmanıma) yardım etme.Yardımını benden esirgeme ve aleyhimde (düşmanımı) destekleme. Düşmanımı cezalandır, beni cezalandırma. Beni hayırlı işlere yönelt ve yayır yolunda ilerlemeyi bana kolaylaştır. Bana zulüm ve haksızlık edene karşı bana yardım et. Ey Rabbim! Beni sana çok şükreden, çok zikreden, senden çok korkan, sana çok itaat eden, sana çok boyun eğip tevazu eden, sana çok yakarıp ağlayarak tevbekar eyle. Ey Rabbim benim tevbemi kabul eyle, günahımı gider, duamı kabul et, kalbimi hidayet üzerine daim kıl, dilimi doğrulukla hakkı söylemekten ayırma, hüccetimi sabit kıl ve kalbimi fenalıktan arındır.» Ebu'l-Hasen et-Tenafisi dediki: Ben Veki'e : Bu duayı vitir namazı kunutunda okuyabilir (miy) im? dedim. Evet dedi. Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, İbn-i Hibban ve Hakim tarafından da rivayet edilmiştir
حدثنا علي بن محمد، سنة احدى وثلاثين ومايتين حدثنا وكيع، في سنة خمس وتسعين وماية قال حدثنا سفيان في مجلس الاعمش منذ خمسين سنة حدثنا عمرو بن مرة الجملي في زمن خالد عن عبد الله بن الحارث المكتب عن طليق بن قيس الحنفي عن ابن عباس ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يقول في دعايه " رب اعني ولا تعن على وانصرني ولا تنصر على وامكر لي ولا تمكر على واهدني ويسر الهدى لي وانصرني على من بغى على رب اجعلني لك شكارا لك ذكارا لك رهابا لك مطيعا اليك مخبتا اليك اواها منيبا رب تقبل توبتي واغسل حوبتي واجب دعوتي واهد قلبي وسدد لساني وثبت حجتي واسلل سخيمة قلبي " . قال ابو الحسن الطنافسي قلت لوكيع اقوله في قنوت الوتر قال نعم
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı) Fatima (r.anha) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına Ondan bir hizmetçi istedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Yanımda sana verebileceğim (hizmetçi) yoktur.» buyurdu. Fatime de dönüp gitti. Bundan bir süre sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fatime'nin yanına gelerek: «Senin istediğin (hizmetçi mi) sana daha sevimlidir yoksa ondan daha hayırlı olan şeymidir?» buyurdu. Ali (r.a.) Fatime'ye dediki: Söyle: Hayır. Bilakis ondan daha hayırlı olan şey (daha sevimlidir.) Bunun üzerine Fatime (Ali r.a.'in dediğini) söyledi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Fatime'ye şöyle buyurdu: «De ki: Allahım! Ey yedi göğün Rabbi. Azametli Arş'ın Rabbi. bizim Rabbimiz ve her şey'in Rabbi. Ey Tevrat, İncil ve Kur'an-i Azim'i indiren. Evvel sensin senden önce olan hiç bir şey yoktur. Ahir de sensin, senden sonra hiç bir şey yoktur. Zahir sensin, varlığı seninkinden daha aşikar hiç bir şey yoktur. Batın sensin, sen'den daha gizli hiç bir şey yoktur. Borcumuzu öde ve bizi fakirlikten kurtarıp zenginleştir.» Bu hadisini Tirmizi de rivayet etmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن ابي عبيدة، حدثنا ابي، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال اتت فاطمة النبي صلى الله عليه وسلم تساله خادما فقال لها " ما عندي ما اعطيك " . فرجعت فاتاها بعد ذلك فقال " الذي سالت احب اليك او ما هو خير منه " . فقال لها علي قولي لا بل ما هو خير منه فقالت فقال " قولي اللهم رب السموات السبع ورب العرش العظيم ربنا ورب كل شىء منزل التوراة والانجيل والقران العظيم انت الاول فليس قبلك شىء وانت الاخر فليس بعدك شىء وانت الظاهر فليس فوقك شىء وانت الباطن فليس دونك شىء اقض عنا الدين واغننا من الفقر
Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahumme inni es'eluke'l-huda ve't-tuka ve'l-ifafe ve'l-ğina.» Dua’nın Meali: Allahım! Ben senden hidayet, takva, iffet ve (gönülce) zenginlik isterim. Diğer tahric: Müslim ve Tirmizi AÇIKLAMA (3830, 3831, 3832): 3830 nolu hadisin baş kısmında Allah'tan inayet ve nusret isteniyor. Bu bölümün;
حدثنا يعقوب بن ابراهيم الدورقي، ومحمد بن بشار، قالا حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، حدثنا سفيان، عن ابي اسحاق، عن ابي الاحوص، عن عبد الله، عن النبي صلى الله عليه وسلم انه كان يقول " اللهم اني اسالك الهدى والتقى والعفاف والغنى
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahumme infa'ni bima allemteni ve allimni ma yenfauni ve zidni ilmen ve'l-hamdu lillahi ala kulli halin ve euzu billahi min azabi'n-Nar. » Duanın Meali: Allahım! Bana öğrettiğin ilimden beni yararlandır, menfaatleneceğim bilgileri bana ihsan eyle ve ilmimi arttır. Hamd her hal üzerine Allah'adır. Ben ateş azabından Allah'a sığınırım. Diğer tahric: Bu Hadisi; Tirmizi, Nesai ve Hakim de rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، عن موسى بن عبيدة، عن محمد بن ثابت، عن ابي هريرة، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اللهم انفعني بما علمتني وعلمني ما ينفعني وزدني علما والحمد لله على كل حال واعوذ بالله من عذاب النار
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allahumme sebbit kalbi ala dinike (Allah'ım kalbimi dininin üzerinde sabit kıl)» duasını çok söylerdi. Bununun üzerine bir adam: Ya Resulallah! Sana iman ettiğimiz ve getirdiğin (din) hakkında seni tasdik ettiğimiz halde bizim için korkuyor (mu)sun ? dedi. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kalbler şüphesiz Rahman (olan Allah Azze ve Celle) nin parmaklarından iki parmak arasındadır (dilediği şekilde) döndürür.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinin sıhhat durumu Yezid er-Rakkaşi'nin güvenilirliği durumuna bağlıdır. Bu ravi zayıftır
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، عن يزيد الرقاشي، عن انس بن مالك، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يكثر ان يقول " اللهم ثبت قلبي على دينك " . فقال رجل يا رسول الله تخاف علينا وقد امنا بك وصدقناك بما جيت به فقال " ان القلوب بين اصبعين من اصابع الرحمن عز وجل يقلبها " . واشار الاعمش باصبعيه
Ebu Bekr-i Sıddık (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Ya Resulallah! Bana namazım(ın sonun)da okuyacağım bir duayı öğret, diye ricada bulunmuş. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «''Allahumme inni zalemtu nefsi zulmen kesiren ve la yağfiru'z-zunube illa ente fağfirli mağfireten min indike verhamni inneke ente'l-ğafuru'r-Rahim.'' duasını oku.» buyurdu. Dua'nın meali: Allahım! Şüphesiz ben kendi nefsime çok zulüm ettim. Senden başka hiçbir kimse günahları bağışlayamaz. Bu itibarla katından (ikram olarak) bir mağfiretle beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz Ğafur sensin, Rahim sensin. Diğer tahric edenler: Buhari, sıfatu’s-salat, Müslim zikir, Tirmizi, deavat; Nesai, sehv BUHARİ RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا محمد بن رمح، حدثنا الليث بن سعد، عن يزيد بن ابي حبيب، عن ابي الخير، عن عبد الله بن عمرو بن العاص، عن ابي بكر الصديق، . انه قال لرسول الله صلى الله عليه وسلم علمني دعاء ادعو به في صلاتي . قال " قل اللهم اني ظلمت نفسي ظلما كثيرا ولا يغفر الذنوب الا انت فاغفر لي مغفرة من عندك وارحمني انك انت الغفور الرحيم
Ebu Ümame el-Bahili (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir baston'a dayanmış olarak çıkıp yanımıza geldi. Biz de onu görünce ayağa kalktık. Bunun üzerine: «Faris halkının ulularına karşı yaptıkları gibi yapmayınız.» buyurdu. Biz: Ya Resulallah! Bizim için Allah'a dua etmenizi diliyoruz. dedik. O da: «Allahım bize mağfiret eyle, bize merhamet et. bizden razı ol, (ibadet ve duaları) bizden kabul eyle, bizi cennet'e dahil et, bizi ateşten kurtar ve bizim için her durumumuzu ıslah eyle,» diye dua ett. Ebu Ümame dediki: Bana öyle geliyorki bize daha fazla dua buyurmasını iştiyakla arzuladık. Bunun üçin şöyle buyurdu: «Dilekler işini sizin için toplamadım mı?» (Yani sizin için gerekli herşeyi istemedim mi) Bu hadis'in ilk bölümü yani dua talebi ve dua kısmı hariç kalan kısmını Ebu Davud da rivayet etti
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن مسعر، عن ابي مرزوق، عن ابي العدبس، عن ابي امامة الباهلي، قال خرج علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو متكي على عصا فلما رايناه قمنا فقال " لا تفعلوا كما يفعل اهل فارس بعظمايها " . قلنا يا رسول الله لو دعوت الله لنا . قال " اللهم اغفر لنا وارحمنا وارض عنا وتقبل منا وادخلنا الجنة ونجنا من النار واصلح لنا شاننا كله " . قال فكانما احببنا ان يزيدنا فقال " اوليس قد جمعت لكم الامر
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahım dört şeyden sana sığınırım: Faydasız ilimden, huşu duynayan kalp'ten, doymayan nefis'ten ve işitilmeyen (yani kabul olmayan) dua'dan.» Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Nesai de tahric ettiler. Benzerini ise Müslim, Zeyd bin Erkam, Tirmizi, İbn-i Amr bin el-As r.a.'dan rivayet ettiler
حدثنا عيسى بن حماد المصري، انبانا الليث بن سعد، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، عن اخيه، عباد بن ابي سعيد انه سمع ابا هريرة، يقول كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اللهم اني اعوذ بك من الاربع من علم لا ينفع ومن قلب لا يخشع ومن نفس لا تشبع ومن دعاء لا يسمع
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu cümlelerle dua ederdi: «Allahım! cehennem ateşinin fitnesinden cehennem ateşinin azabından, kabir fitnesinden, kabir azabından, zenginlik fitnesinin, şerrinden, fakirlik fitnesinin şerrinden ve Deccal-i Mesih'in fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Allahım! Günahlarımı kar ve dolu suyu ile yıka. ve beyaz elbiseyi kirden temizler gibi kalbimi hatalardan arındır. Benimle hatalarımın arasını da doğu ile batının arasını uzaklaştırdığın gibi uzak kıl. Allahım! Tembellikten, bunaklık derecesinde ihtiyarlıktan, günahtan ve borç'tan ve borçluluktan sana sığınırım. » Diğer tahric: Bu hadisi; Buhari, Müslim, Tirmizi ve Nesal de rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، ح وحدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، جميعا عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يدعو بهولاء الكلمات " اللهم اني اعوذ بك من فتنة النار وعذاب النار ومن فتنة القبر وعذاب القبر ومن شر فتنة الغنى وشر فتنة الفقر ومن شر فتنة المسيح الدجال اللهم اغسل خطاياى بماء الثلج والبرد ونق قلبي من الخطايا كما نقيت الثوب الابيض من الدنس وباعد بيني وبين خطاياى كما باعدت بين المشرق والمغرب اللهم اني اعوذ بك من الكسل والهرم والماثم والمغرم
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua ederdi: «Allahım! İşlediğimin şerrinden ve işlemediğimden sana sığınırım.» Diğer tahric: Bu hadisi; Müslim, Ebu Davud ve Nesai de rivAyet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن ادريس، عن حصين، عن هلال، عن فروة بن نوفل، قال سالت عايشة عن دعاء، كان يدعو به رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت كان يقول " اللهم اني اعوذ بك من شر ما عملت ومن شر ما لم اعمل
İbn-i Abbas (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize Kur'an'dan olan sureyi öğrettiği gibi bize bu dua'yı da öğretirdi: «Allahım! Cehennem azabından şüphesiz sana sığınırım. Kabir azabından da cidden sana sığınırım ve Deccal-i Mesih'in fitnesinden de gerçekten sana sığınırım. Hayat ve Ölüm fitnesinden de sana sığınırım.» Diğer tahric: Bu hadis; Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai tarafından da rivayet edilmiştir
حدثنا ابراهيم بن المنذر الحزامي، حدثنا بكر بن سليم، حدثني حميد الخراط، عن كريب، مولى ابن عباس عن ابن عباس، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يعلمنا هذا الدعاء كما يعلمنا السورة من القران " اللهم اني اعوذ بك من عذاب جهنم واعوذ بك من عذاب القبر واعوذ بك من فتنة المسيح الدجال واعوذ بك من فتنة المحيا والممات
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir gece yatağında bulamadım. Bunun üzerine O'nu aradım ve elim O'nun ayağının alt kısmına değdi. O secde halinde idi, her iki ayağı dikilmiş vaziyette idi ve şöyle dua ediyordu: «Allahım! Ben senin hoşnutsuzluğundan rızana ve azabından affına sığınırım. Sen(in azabın)den sana sığınırım. Sana (layıkı vechiyle) hamd - sena etmeye takatim yetmez. Sen zatını övdüğün yüce vasıflara, üstün kemalat'a sahibsin.» Diğer tahric: Bu hadisi Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو اسامة، حدثنا عبيد الله بن عمر، عن محمد بن يحيى بن حبان، عن الاعرج، عن ابي هريرة، عن عايشة، قالت فقدت رسول الله صلى الله عليه وسلم ذات ليلة من فراشه فالتمسته فوقعت يدي على بطن قدميه وهو في المسجد وهما منصوبتان وهو يقول " اللهم اني اعوذ برضاك من سخطك وبمعافاتك من عقوبتك واعوذ بك منك لا احصي ثناء عليك انت كما اثنيت على نفسك
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Fakirlikten, azlıktan, zilletten, zulüm etmekten ve zulm'e uğramaktan Allah'a sığınırım.» Diğer tahric: Bu hadisi; Ebu Davud ile Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر، حدثنا محمد بن مصعب، عن الاوزاعي، عن اسحاق بن عبد الله، عن جعفر بن عياض، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " تعوذوا بالله من الفقر والقلة والذلة وان تظلم او تظلم
Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Allah'tan yararlı ilim dileyiniz ve yarar sağlamayan ilim'den Allah'a sığınınız.» Not: Zevald'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri sika (yani güvenilir zatlar) dır. Ravi Üsame bin Zeyd, el-Leysi el-Müzeni olan Usame'dir. Müslim bu ravinin hadislerin! rivayet etmiştir
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن اسامة بن زيد، عن محمد بن المنكدر، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " سلوا الله علما نافعا وتعوذوا بالله من علم لا ينفع
Ömer(r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), korkaklıktan, cimrilikten ve ömrün en rezil döneminden ve kalb fitnesinden Allah'a sığınırdı. (Ravi) Veki' dediki: Kalb fitnesi ile bir günah işleyip de ondan dolayı Allah'tan mağfiret dilemeden ölen adamın kalbini kasdetmiştir. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن اسراييل، عن ابي اسحاق، عن عمرو بن ميمون، عن عمر، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يتعوذ من الجبن والبخل وارذل العمر وعذاب القبر وفتنة الصدر . قال وكيع يعني الرجل يموت على فتنة لا يستغفر الله منها
Tarik (b. Eşyem r.a.)'den rivayet edildiğine göre bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek, Ya Resulullah! Ben Rabbim'den dilekte bulunmak istediğim zaman nasıl söyleyeyim, dediğinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (adama) şöyle buyurduğuna şahid olmuştur: « De ki : اللّهُمَّ! اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي = Allahumme-ğfirli ve erhamni ve afini ve erzukni. » Ve Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) baş parmak hariç dört parmağını birleştirerek: «Şüphesiz şunlar senin için dinini ve dünyanı tıoplar » Dua’nın Meali: De ki: Allahım! Beni bağışla, bana rahmet et, beni afiyette kıl ve beni rızıklandır
حدثنا ابو بكر، حدثنا يزيد بن هارون، انبانا ابو مالك، سعد بن طارق عن ابيه، انه سمع النبي صلى الله عليه وسلم وقد اتاه رجل فقال يا رسول الله كيف اقول حين اسال ربي قال " قل اللهم اغفر لي وارحمني وعافني وارزقني " . وجمع اصابعه الاربع الا الابهام " فان هولاء يجمعن لك دينك ودنياك
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine şu dua'yı öğretmiştir: «Allahım! Şüphesiz ben senden hayrın her çeşidinden isterim, acil olanı, acil olmayanı, bilebildiğim hayrı ve bilemediğim hayrı. Acil olan ve acil olmayan, bilebildiğim ve bilemediğim şerrin hepsinden sana sığınırım. Allahım! Senin kulun ve Nibiinin Sen'den istediği hayır (çeşidlerinden) şüphesiz bende isterim ve senin sevgili kulun ve Nebi'inin sana sığındığı şerlerden sana bende sığınırım. Allahım! Şüphesiz ben sen'den cenneti ve (beni) cennet'e yaklaştırıcı söz ve amel (de) muvaffak olmayı isterim.Cehennme ateşinden ve (beni) ona yaklaştıran söz veya amel'den de sana sığınırım. Beni için hükmettiğim her kaza (ve kadar) hükmünü hayırlı kılmanı senden dilerim.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi söz götürür. Seneddekl Ümmü Külsüm hakkında konuşanı görmedim. Bir gurup onu sahabilerden saymışlar ise de buna itiraz variddir, çünkü bu hatun Ebu Bekir (r.a.)'m vefatından sonra doğmuştur. Senedin kalan ravileri güvenilir zatlardır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا حماد بن سلمة، اخبرني جبر بن حبيب، عن ام كلثوم بنت ابي بكر، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم علمها هذا الدعاء " اللهم اني اسالك من الخير كله عاجله واجله ما علمت منه وما لم اعلم واعوذ بك من الشر كله عاجله واجله ما علمت منه وما لم اعلم اللهم اني اسالك من خير ما سالك عبدك ونبيك واعوذ بك من شر ما عاذ به عبدك ونبيك اللهم اني اسالك الجنة وما قرب اليها من قول او عمل واعوذ بك من النار وما قرب اليها من قول او عمل واسالك ان تجعل كل قضاء قضيته لي خيرا