Loading...

Loading...
Kitap
42 Hadis
Âsim bin Kuleyb'in babası (Kuleyb bin Şihâb) (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sahâbüerinden, Süleym oğullarından Müşâcf isimli bir zât ile beraber idik. (O esnada) davarlar az idi. Bunun üzerine Müşâci' bir adama emretti. Adam (da halka) şu duyuruyu yaptı: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Seniyye'nin (yâni iki yaşına basmış koyunun) yettiği şeye, ceza'ın (yâni altı ayını doldurup bir yaşını tamamlayandan farksız görülen kuvvetli kuzunun) yettiğini buyuruyordu
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا عبد الرزاق، انبانا الثوري، عن عاصم بن كليب، عن ابيه، قال كنا مع رجل من اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم يقال له مجاشع من بني سليم فعزت الغنم فامر مناديا فنادى ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يقول " ان الجذع يوفي مما توفي منه الثنية
Câbir (bin Abdillah) (r.a.)'dân rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; «Siz (kurban olarak) yalnız müsinne (yâni yaşça büyük hayvanı) kesiniz. Meğer ki, (bulamamaktan dolayı) bunu kesmek size güç ola. O takdirde koyun nevinden cezaa (yâni altı ayını doldurup bir yılını doldurandan farksız ve kuvvetli görülen kuzu) kesebilirsiniz.»
حدثنا هارون بن حيان، حدثنا عبد الرحمن بن عبد الله، انبانا زهير، عن ابي الزبير، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تذبحوا الا مسنة الا ان يعسر عليكم فتذبحوا جذعة من الضان
Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kulağının ön kısmı kesilen veya kulağının arka kısmı kesilen veya kulağı uzunlamasına yarılıp ikiye bölünen, ya da kulağı delinen veya burnu kesilen hayvanı bayramda kurban etmeyi yasaklamıştır
حدثنا محمد بن الصباح، حدثنا ابو بكر بن عياش، عن ابي اسحاق، عن شريح بن النعمان، عن علي، قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يضحى بمقابلة او مدابرة او شرقاء او خرقاء او جدعاء
Ali (r.a.)'den; Şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bize (kurban edeceğimiz) hayvanın gözüne ve kulağına iyice bakıp incelememizi emretti
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، حدثنا سفيان، عن سلمة بن كهيل، عن حجية بن عدي، عن علي، قال امرنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ان نستشرف العين والاذن
Ubeyd bin Feyruz (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Berâ bin Âzib (r.a.)'a: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hoş görmediği veya yasakladığı kurbanlıkları bana anlat, dedim. Bunun üzerine Berâ, şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle (dört sayısını) şöyle işaret etti. Benim elim O'nun elinden kısadır ve şöyle buyurdu: «Dört hayvan vardır ki kurban olamaz: Bir gözünün görmediği apaçık belli tek gözlü hayvan, hastalığı besbelli hasta hayvan, topallığı açıkça görülen topal hayvan ve kemiklerinde ilik kalmamış derecede zayıf olan hayvan.» Ubeyd bin Feyrûz (Berâ'a): Ben kurbanlık hayvan'ın kulağında bir eksiklik olmasından hoşlanmam, demiş. Berâ (da buna cevaben): Sen (kurbanlık olmasından) hoşlanmadığın (hayvan)ı bırak. Fakat onu hiç kimseye yasaklama, demiştir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا يحيى بن سعيد، ومحمد بن جعفر، وعبد الرحمن، وابو داود وابن ابي عدي وابو الوليد قالوا حدثنا شعبة، سمعت سليمان بن عبد الرحمن، قال سمعت عبيد بن فيروز، قال قلت للبراء بن عازب حدثني بما، كره او نهى عنه رسول الله صلى الله عليه وسلم من الاضاحي . فقال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم هكذا بيده ويدي اقصر من يده " اربع لا تجزي في الاضاحي العوراء البين عورها والمريضة البين مرضها والعرجاء البين ظلعها والكسيرة التي لا تنقي " . قال فاني اكره ان يكون نقص في الاذن . قال فما كرهت منه فدعه ولا تحرمه على احد
Alî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), boynuzunun veya kulağının yarısından fazlası kesilmiş olan hayvanı kurban etmeyi yasaklamıştır
حدثنا حميد بن مسعدة، حدثنا خالد بن الحارث، حدثنا سعيد، عن قتادة، انه ذكر انه سمع جرى بن كليب، يحدث انه سمع عليا، يحدث ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى ان يضحى باعضب القرن والاذن
Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz kurban etmek üzere bir koç satın aldık. Sonra kurt onun kuyruğundan (veya butundan) ya da kulağından bir parça kaptı. Biz durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorduk. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onu kurban etmemizi emretti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Cabir el-Ca'fi bulunur. Bu ravi, zayıftır, hadis uydurmakla itham edilmiştir. Ed-Dümeyri'nin dediğine göre İbn-i Hazm demiş ki: Bu, bir eserdir, senedinde Cabir el-Ca'n vardır. Bu ravi, kezzab'tır (yani çok yalancıdır)
حدثنا محمد بن يحيى، ومحمد بن عبد الملك ابو بكر، قالا حدثنا عبد الرزاق، عن الثوري، عن جابر بن يزيد، عن محمد بن قرظة الانصاري، عن ابي سعيد الخدري، قال ابتعنا كبشا نضحي به فاصاب الذيب من اليته او اذنه فسالنا النبي صلى الله عليه وسلم فامرنا ان نضحي به
Ata bin Yesâr (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben Ebû Eyyûb el-Ensâri (r.a.)'a: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hayatta iken sizde (sayı bakımından) bayram kurbanları nasıl idi? diye sordum. Ebû Eyyûb (r.a.): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemî, hayatta iken adam kendisi ve ev halkı için bir aded davan bayramda kurban ederdi, (ve ondan) yiyerlerdi, yedirirlerdi. (O devirden) sonra halk (çok sayıda kurban kesmekle) iftihar etmeye başladı ve durum gördüğün hale dönüştü, dedi
حدثنا عبد الرحمن بن ابراهيم، حدثنا ابن ابي فديك، حدثني الضحاك بن عثمان، عن عمارة بن عبد الله بن صياد، عن عطاء بن يسار، قال سالت ابا ايوب الانصاري كيف كانت الضحايا فيكم على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم قال كان الرجل في عهد النبي صلى الله عليه وسلم يضحي بالشاة عنه وعن اهل بيته فياكلون ويطعمون ثم تباهى الناس فصار كما ترى
Ebû Serîha (Huzeyfe bin Esîd (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben sünneti bildikten sonra ev halkım beni (çok sayıda kurban kesmeye) zorladılar. Ev halkı bir davarı veya iki davarı bayramda kurban ederlerdi. Şimdi (bir veya iki davarı kurban etmekle yetinirsek) komşularımız bizi cimrilikle itham ederler. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih ve ravileri sıka (güvenilir) zatlardır
حدثنا اسحاق بن منصور، انبانا عبد الرحمن بن مهدي، ومحمد بن يوسف، ح وحدثنا محمد بن يحيى، حدثنا عبد الرزاق، جميعا عن سفيان الثوري، عن بيان، عن الشعبي، عن ابي سريحة، قال حملني اهلي على الجفاء بعدما علمت من السنة كان اهل البيت يضحون بالشاة والشاتين والان يبخلنا جيراننا
Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem) şöyle buyurmuştur: «Zilhicce ayının ilk on günü girip de biriniz bayramda kurban kesmek istediği zaman artık (kurbanını kesinceye kadar) kendi vücûdunun kıllarından ve derisinden hiç bir şeye dokunmasın.»
حدثنا هارون بن عبد الله الحمال، حدثنا سفيان بن عيينة، عن عبد الرحمن بن حميد بن عبد الرحمن بن عوف، عن سعيد بن المسيب، عن ام سلمة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا دخل العشر واراد احدكم ان يضحي فلا يمس من شعره ولا بشره شييا
Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sizden kim Zilhicce ayının hilâlini görüp de bayramda kurban kesmek isterse artık (kurbanını kesinceye kadar) vücudundaki kıllara ve tırnaklara yaklaşmasın.»
حدثنا حاتم بن بكر الضبي ابو عمرو، حدثنا محمد بن بكر البرساني، ح وحدثنا محمد بن سعيد بن يزيد بن ابراهيم، حدثنا ابو قتيبة، ويحيى بن كثير، قالوا حدثنا شعبة، عن مالك بن انس، عن عمرو بن مسلم، عن سعيد بن المسيب، عن ام سلمة، قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من راى منكم هلال ذي الحجة فاراد ان يضحي فلا يقربن له شعرا ولا ظفرا
Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir adam kurban bayramının ilk günü, yâni bayram namazından önce kurban kesti. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ona (kurban kesmeyi) iade etmesini (yâni yeniden kurban kesmesini) emretti
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا اسماعيل ابن علية، عن ايوب، عن محمد بن سيرين، عن انس بن مالك، ان رجلا، ذبح يوم النحر قبل الصلاة فامره النبي صلى الله عليه وسلم ان يعيد
Cündeb (bin Abdillah bin Süfyân) el-Becelî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben Kurban bayramının ilk günü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde idim. Bâzı kimseler kurbanlarını bayram namazından önce kestiler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Sizden kim kurbanını bayram namazından önce kestiyse kurbanını iade etsin (yani yeniden kurban kessin). Kim de henüz kesmemiş ise Bismillah diyerek kessin.»
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الاسود بن قيس، عن جندب البجلي، انه سمعه يقول شهدت الاضحى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فذبح اناس قبل الصلاة فقال النبي صلى الله عليه وسلم " من كان ذبح منكم قبل الصلاة فليعد اضحيته ومن لا فليذبح على اسم الله
Uveymir bin Eşkar (r.a.)'dea rivayet edildiğine göre kendisi kurbanını bayram namazından önce kesmiş, sonra durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arzetmiş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Tekrar kurban kes» buyurmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun ravlleri sıka. (güvenilir) kimselerdir. Fakat sened munkati (kesik)dir. Çünkü el-Harız bin Hacer, Abbad bin Temim'in Uveymir bin Eşkar'den hadIs işitmediğini söylemiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو خالد الاحمر، عن يحيى بن سعيد، عن عباد بن تميم، عن عويمر بن اشقر، انه ذبح قبل الصلاة فذكره للنبي صلى الله عليه وسلم فقال " اعد اضحيتك
Ebû Zeyd el-Ensârî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ensâr'ın evlerinden birinin yanından geçti de pişirilmekte olan et kokusunu duydu da bunun üzerine: «Şu boğazlayan adam kimdir?» diye sordu. Bizden bir adam Onun huzuruna çıkarak: Benim, Yâ Resûlallah. Çoluk çocuğuma ve komşularıma (et) yedireyim diye ben bayram namazını kılmadan önce kurbanımı boğazladım, dedi. Resul i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de adam'a yeniden kurban kesmesini emretti. Adam da: Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki (kurban edeceğim başka hayvan) yoktur. Benim yanımda ceza' (yâni yaşça küçük hayvan) veya kuzudan başkası yoktur, dedi. Resul i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Cezaa'yı boğazla, fakat cezaa, senden sonra hiç kimse için kifayet etmez (yâni kurban olamaz), buyurdu
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الاعلى، عن خالد الحذاء، عن ابي قلابة، عن ابي زيد، - قال ابو بكر وقال غير عبد الاعلى عن عمرو بن بجدان، عن ابي زيد، - ح وحدثنا محمد بن المثنى ابو موسى، حدثنا عبد الصمد بن عبد الوارث، حدثنا ابي، عن خالد الحذاء، عن ابي قلابة، عن عمرو بن بجدان، عن ابي زيد الانصاري، قال مر رسول الله صلى الله عليه وسلم بدار من دور الانصار فوجد ريح قتار فقال " من هذا الذي ذبح " . فخرج اليه رجل منا فقال انا يا رسول الله ذبحت قبل ان اصلي لاطعم اهلي وجيراني . فامره ان يعيد . فقال لا والله الذي لا اله الا هو ما عندي الا جذع او حمل من الضان . قال " اذبحها ولن تجزي جذعة عن احد بعدك
Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: And olsun ki ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ayağını kurbanının (sağ) yanına basarak, kendi eliyle onu boğazlarken gördüm
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، سمعت قتادة، يحدث عن انس بن مالك، قال لقد رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يذبح اضحيته بيده واضعا قدمه على صفاحها
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)"in müezzini Sa'd (bin Aiz el-Karaz) (r.a.)*den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kurbanını Zürayk oğulları yolu olan sokağın kenarında kendi eliyle, keskin bir bıçakla boğazladı
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا عبد الرحمن بن سعد بن عمار بن سعد، موذن رسول الله صلى الله عليه وسلم حدثني ابي عن ابيه عن جده ان رسول الله صلى الله عليه وسلم ذبح اضحيته عند طرف الزقاق طريق بني زريق بيده بشفرة
Alî bin Ebî Tâlib (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine. Haremi Şerife (Veda Haccında) sevkettiği bütün kurbanlarının etlerini, derilerini ve çullarını fakirlere dağıtmasını emretmiştir
حدثنا محمد بن معمر، حدثنا محمد بن بكر البرساني، انبانا ابن جريج، اخبرني الحسن بن مسلم، ان مجاهدا، اخبره ان عبد الرحمن بن ابي ليلى اخبره ان علي بن ابي طالب اخبره ان رسول الله صلى الله عليه وسلم امره ان يقسم بدنه كلها لحومها وجلودها وجلالها للمساكين
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban ettiği her deveden bir parça etin alınmasını emretti. (Toplanan) etler bir çömleğe konulup pişirildi. Sonra Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve beraberindekiler etten yediler ve et suyundan içtiler. Not: Bu senedin ravilerinin sıka (güvenilir) zatlar olduğu, Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا سفيان بن عيينة، عن جعفر بن محمد، عن ابيه، عن جابر بن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم امر من كل جزور ببضعة فجعلت في قدر فاكلوا من اللحم وحسوا من المرق
Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), halk'ın maddi sıkıntısı nedeniyle kurbanların etlerini (saklamayı) yasaklamış. Sonra (sıkıntı kalmayınca) kurban etleri (ni saklamak) hakkında ruhsat vermiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، عن سفيان، عن عبد الرحمن بن عابس، عن ابيه، عن عايشة، قالت انما نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن لحوم الاضاحي لجهد الناس ثم رخص فيها