Loading...

Loading...
Kitap
171 Hadis
Aişe (r.anha)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Şüphesiz erkeğin yediği en helal lokma kendisinin kazancından olandır. Çocuğu da şüphesiz onun bir kazancıdır.» AÇIKLAMA 2138’de
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن محمد، واسحاق بن ابراهيم بن حبيب، قالوا حدثنا ابو معاوية، حدثنا الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان اطيب ما اكل الرجل من كسبه وان ولده من كسبه
Mikdam bin Ma'dikerib ez-Zübeydi (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Erkek kendi el emeğinden daha helal bir kazanç kazanmamıştır ve erkeğin kendi nefsi, ailesi, çocuğu ve hizmetçisine harcadığı mal sadakadır.» Not; Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İsmail bin Ayyaş bulunur. Bu hadisi Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا اسماعيل بن عياش، عن بحير بن سعد، عن خالد بن معدان، عن المقدام بن معديكرب الزبيدي، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما كسب الرجل كسبا اطيب من عمل يده وما انفق الرجل على نفسه واهله وولده وخادمه فهو صدقة
İbn-i Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Emin dürüst ve müslüman tacir kıyamet günü şehidlerle beraberdir .» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Külsum bin Cevşen el-Kuşeyrl zayıftır. Bu hadisin aslını Tirmizi, Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den merfu olarak rivayet etmiştir
حدثنا احمد بن سنان، حدثنا كثير بن هشام، حدثنا كلثوم بن جوشن القشيري، عن ايوب، عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " التاجر الامين الصدوق المسلم مع الشهداء يوم القيامة
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kocasız fakir kadının ve günlük geçimi olmayan kimsenin nafakalarını kazanmaya çalışan müslüman, Allah yolunda savaşan mücahid gibi ve gece namaz kılıp gündüz oruç tutan kişi gibidir.» Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir
حدثنا يعقوب بن حميد بن كاسب، حدثنا عبد العزيز الدراوردي، عن ثور بن زيد الديلي، عن ابي الغيث، مولى ابن مطيع عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " الساعي على الارملة والمسكين كالمجاهد في سبيل الله وكالذي يقوم الليل ويصوم النهار
Muaz bin Abdillah bin Hubeyb'in amcası (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz bir meclisde idik. (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) başında ıslaklık eseri bulunduğu halde teşrif etti. Bazımız O'na: Seni bu gün rahat ve hoş gönüllü görüyoruz, dedi. Bunun üzerine O da: «Evet ve Allah'a hamd olsun.» buyurdu. Sonra cemaat zenginliği anlatmaya daldılar. Resul-i Ekrem (s.a.cv.) şöyle buyurdu: «Takva sahibi için zenginlikte bir mahzur yoktur. Takva sahibi için sağlıklı olmak, zengin olmaktan daha hayırlıdır ve gönül hoşluğu, rahatlığı bir ni'mettir.» Not: Bunun senedinin sahih ve ravilerinin sika. oldukları Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا خالد بن مخلد، حدثنا عبد الله بن سليمان، عن معاذ بن عبد الله بن خبيب، عن ابيه، عن عمه، قال كنا في مجلس فجاء النبي صلى الله عليه وسلم وعلى راسه اثر ماء فقال له بعضنا نراك اليوم طيب النفس . فقال " اجل والحمد لله " . ثم افاض القوم في ذكر الغنى فقال " لا باس بالغنى لمن اتقى والصحة لمن اتقى خير من الغنى وطيب النفس من النعم
Ebu Humeyd es-Said-i (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Dünya (malını) taleb etmekte mutedil olun (ifrad ve tefridden sakının). Çünkü herkes kendisi için yaratılmış olan (dünyalık)'a hazırlatılmıştır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan İsmail bin Ayyaş tedlisçidir ve bunu an'ane ile rivayet etmiştir. Onun kendi beldesi (Şam) halkmdan başkasmdan olan rivayeti zayıftır, AÇIKLAMA 2144’te
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا اسماعيل بن عياش، عن عمارة بن غزية، عن ربيعة بن ابي عبد الرحمن، عن عبد الملك بن سعيد الانصاري، عن ابي حميد الساعدي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجملوا في طلب الدنيا فان كلا ميسر لما خلق له
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kederi en büyük olan insan, dünyasının işine de ahiretinin işinede önem veren mu'mindir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Yezid er-Rakkaşi, el-Hasan bin Muhammed bin Osman ve İsmail bin Behram bulunur. AÇIKLAMA 2144’te
حدثنا اسماعيل بن بهرام، حدثنا الحسن بن محمد بن عثمان، زوج بنت الشعبي حدثنا سفيان، عن الاعمش، عن يزيد الرقاشي، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اعظم الناس هما المومن الذي يهم بامر دنياه وامر اخرته " . قال ابو عبد الله هذا حديث غريب تفرد به اسماعيل
Cabir bin Abdillah (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ey insanlar! Allah'tan korkunuz ve (dünyalığı) istemekte mutedil olunuz. Çünkü rızkı gecikse bile tamamını almadıkça hiç bir nefis ölmeyecektir. O halde (rızık talebinde) Allah'tan korkunuz ve (dünyalığı) istemekte mu'tedil olunuz. Helal olan'ı alınız ve haram olanı bırakınız.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. Çünkü bunda el-Velid bin Müslim ve İbn-i Cüreyc vardır. İkisi de tedlisçi idi. Ebu'z-Zübeyr de onlar gibidir. Üçü de bunu an'ane ile rivayet etmişlerdir. Lakin bu badisi Ebu'z-Zübeyr aracılığı ile Cabir (r.a.)'den rivayet etmek hususunda Müellifimiz yalmz değildir. Çünkü İbn-i Hibban da kendi sahih'inde bunu Cabir'den iki senedle rivayet etmiştir
حدثنا محمد بن المصفى الحمصي، حدثنا الوليد بن مسلم، عن ابن جريج، عن ابي الزبير، عن جابر بن عبد الله، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايها الناس اتقوا الله واجملوا في الطلب فان نفسا لن تموت حتى تستوفي رزقها وان ابطا عنها فاتقوا الله واجملوا في الطلب خذوا ما حل ودعوا ما حرم
Kays bin Ebi Garaza (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta iken biz (tacirlere)e simsarlar deniyordu. (bir gün) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) biz (tacirler) 'e uğradaı ve bize bundan daha güzel bir isim vererek: «Ey tacirler topluluğu! Şüphesiz (çoğu zaman) alışverişte (yalan) yemin ve yararsız -boş- laf bulunur. Bunun için siz ona (yani alışverişe veya o yalan yemin ile edilen faydasız lafa) sadaka karıştırınız.» Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن شقيق، عن قيس بن ابي غرزة، قال كنا نسمى في عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم السماسرة فمر بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم فسمانا باسم هو احسن منه فقال " يا معشر التجار ان البيع يحضره الحلف واللغو فشوبوه بالصدقة
Rıfaa (bin Rafi) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz (bir gün) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber (dışarı) çıktık. Baktık ki halk sabah erken alışveriş ediyorlar. Resulul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Ey tacirler topluluğu!» diye seslendi. Onlar gözlerini yukarı kaldırıp boyunlarını uzatınca Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz tacirler kıyamet günü facirler olarak diriltilirler. Ancak, Allah'tan korkup yeminine bağlı kalan ve sözünde doğru olan tacirler bunun dışındadır.» buyurdu. Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi ve Darimi de rivayet etmişlerdir
حدثنا يعقوب بن حميد بن كاسب، حدثنا يحيى بن سليم الطايفي، عن عبد الله بن عثمان بن خثيم، عن اسماعيل بن عبيد بن رفاعة، عن ابيه، عن جده، رفاعة قال خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فاذا الناس يتبايعون بكرة فناداهم " يا معشر التجار " . فلما رفعوا ابصارهم ومدوا اعناقهم قال " ان التجار يبعثون يوم القيامة فجارا الا من اتقى الله وبر وصدق
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «(Meşru) bir işten (bir rızık) kazanan kimse o işe devam etmelidir.» Not; Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Ferve Ebu Yunus'un sikalığı hususunda ihtilaf olduğunu Zehebi el-Kaşif'de söylemiştir. El-Ezdi de onun zayıf olduğunu söylemiştir. İbn-I Hibban ise onu sikalar arasında anmıştır. Ravilerden HIlal bin Cübeyr el-Basri'yi İbn-i Hibban sikalar arasında zikretmiş ve; Hilal, Enes'ten rivayette bulunmuştur, eğer kendisi Enes'ten hadis işitmiş ise ... , demiştir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن عبد الله، حدثنا فروة ابو يونس، عن هلال بن جبير، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من اصاب من شىء فليلزمه
Nafi' (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben ticaret malımı Şam ve Mısır'a gönderiyordum. Sonra bir kez malımı Irak'a gönderdim ve Mu'minlerin Annesi Aişe (r.anha)'nın yanına varıp O'na: Ey Mu'minlerin Annesi! Ben ticaret malımı Şam'a gönderiyordum (bu defa) Irak'a gönderdim, dedim. Aişe (r.amha) şöyle dedi: (Böyle) yapma. Sana ve eski ticaret yerine ne oldu? (ki sen eski yeri bırakıp başka yere yöneliyorsun) çünkü ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, buyurdu ki: «Allah birinize bir yönden bir rızık ulaştırdığı zaman, o yön o kimseye değişip güçleşinceye kadar onu bırakmasın.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedi aleyhinde konuşulmuştur. Çünkü ravi Ebu Asım'ın babasının adı Mahled bin ed-Dahhak'tır. Bu zatın sikalığı ihtilaflıdır. EI-Ukayli ve Nesai, onun hadislerinin başka ravi tarafından teyid edilmediğini söylemişlerdir. İbn-i Hibban ise onu sikalar arasında anmıştır. Diğer ravi Zübeyr bin Ubeyd'in mechul bir ravi olduğunu Zehebi söylemiştir. İbn-i Hibban ise bunu sikalar arasında anmıştır
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا ابو عاصم، اخبرني ابي، عن الزبير بن عبيد، عن نافع، قال كنت اجهز الى الشام والى مصر فجهزت الى العراق فاتيت عايشة ام المومنين فقلت لها يا ام المومنين كنت اجهز الى الشام فجهزت الى العراق . فقالت لا تفعل مالك ولمتجرك فاني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اذا سبب الله لاحدكم رزقا من وجه فلا يدعه حتى يتغير له او يتنكر له
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Allah her Nebiyi koyun gütmüş olarak göndermiştir. » Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı Ona: Ve sende (mi.) Ya Resulullah ? O: «Evet bende. Ben Mekke halkı için kararit karşılığında koyun güderdim.» buyurdu. Müellifin Şeyh'i Süveyd: Yani her koyun bir kirat karşılığı, idi. demiştir. BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا سويد بن سعيد، حدثنا عمرو بن يحيى بن سعيد القرشي، عن جده، سعيد بن ابي احيحة عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما بعث الله نبيا الا راعي غنم " . قال له اصحابه وانت يا رسول الله . قال " وانا كنت ارعاها لاهل مكة بالقراريط " . قال سويد يعني كل شاة بقيراط
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Zekeriyya A.S. marangoz idi.» Diğer tahric: Bu hadisi Müslim ve Ahmed de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا محمد بن عبد الله الخزاعي، والحجاج، والهيثم بن جميل، قالوا حدثنا حماد، عن ثابت، عن ابي رافع، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " كان زكريا نجارا
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurmuştur: Resimler yapanlar kıyamet günü muhakkak azab olunurlar. (O gün) Bu kimselere: «Resimlerini yaptığınız (canlıları) diriltiniz. denilir.» Diğer tahric: Bu hadisi Buhari ve Müslim de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن رمح، حدثنا الليث بن سعد، عن نافع، عن القاسم بن محمد، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان اصحاب الصور يعذبون يوم القيامة يقال لهم احيوا ما خلقتم
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «İnsanların en çok yalan söyleyenleri boyacılar ve kuyumculardır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. Çünkü bunda bulunan ravi Ferkad es-Sebahi zayıftır. Ravi Ömer bin Harun'u da İbn-i Main ve başkası tekzib etmişlerdir. AÇIKLAMA Zevaid türünden olan bu hadisi Ahmed de rivayet etmiştir. Sindi bu hadisin izahında şunları söyler: Boyacılardan maksad elbise boyacılarıdır. Gerek bunlar ve gerekse kuyumcular ekseriyetle sözlerini yerine getirmedikleri, siparişleri vaktinde vermeyip müşterilerini geciktirdikleri için hadiste bunların herkesten fazla yalan söz söyledikleri ifade edilmiştir. Bir kavle göre bu hadisten maksad anılan san'atkarlar değil, işittikleri sözleri değiştirip yalan ve uydurma söz düzenbazlarıdır. Buhari, Satışlar kitabının bir babını Kuyumcular hakkında gelen hadislere ayırmıştır. Bu babta rivayet edilen hadislerden anlaşılıyor ki; Peygamber (s.a.v.) zamanında kuyumcular vardı ve onlarla alışveriş yapılıyordu. Resul-i Ekrem (s.a.v.) de bu sanata mani olmuyordu. Kastalani de bu durumu belirttikten sonra: Bu babta rivayet edilen hadisten anlaşılıyor ki; bir sanata bozukluk girse bile bu sanat ile iştigal eden kimselerle alışveriş etmekte bir sakınca yoktur. Hatta bir sanatta en adi insanlar bile çalışsa yine onlarla iş yapılabilir. Nitekim bu hadiste belirtildiği gibi Ali bin Ebi Talib (r.a.) bir yahudi kuyumcu ile alışverişte bulunmuştur. Müellif Buhari muhtemelen bu babı açmakta boyacılar ile kuyumcuların en yalancı insanlar olduğuna dair (müellifimizin 2152 no da rivayet ettiği) hadise işaret etmek istemiş olabilir, demiştir. El-Hafni de Camiü's-Sağir'de rivayet edilen hadisimizin izahı bölümünde özetle hadisi açıkladıktan sonra Gazali'nin şöyle dediğini nakletmiştir: '''Sanatlar ve ticaretler bir toplum için birer farz-ı kifayedir. çünkü sanatlar ve ticaretler bırakılırsa hayat feke uğrar, halkın çoğu helak olur. Herkes bir sanat dalında çalışsa, diğer dallar durur ve yine toplumun yaşaması güçleşir. Bazı ilim adamları Peygamber (s.a.v.)'in; «Benim ümmetimin ihtilafı bir rahmettir,. mealindeki hadisini bu yönde yorumlamışlar ve: Yani ümmetin sanat ve ticaret kollarında çalışma arzularının değişik olması, bütün kollar için isteklilerin bulunması bir rahmettir. Sanatların bir kısmı önemlidir. Toplumun ihtiyaçlarına cevap verir. Bir kısmı da önemli değildir. Çünkü dünya ziyneti ve süs işine aittir. Bu tür sanat olmasa da toplumun hayatı zarara uğramaz. Müslüman bir toplumun meşru ihtiyaçlarına cevap veren ticaretler ve sanatlar birer farz-ı kifayedir. Bu itibarla bu alanlarda çalışan mü'minler birer farz-ı kifayeyi ifa etmek niyeti ile çalışmalıdırlar. Nakış ve boya gibi süse yönelik sanatlarda da çalışmaya rağbet etmemelidirler .. Çünkü bu dallar farz-ı kifayeden sayılmazlar. Haram olan oyun ve eğlence aletleri, saz aletleri ve benzeri şeyleri imal etmek ise haramdır. Böyle bir sanatı bırakmak, bir zulmü bırakmak kabilindendir. Terzinin erkeklere ipek elbise dikmesi, kuyumcunun erkek için altın yüzük gibi ziynet eşyasını imal etmesi haram sanat nevindendir. Bu iş için alınan ücret de haramdır
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «(Stokçuluk etmeyip malını) satışa arz eden kimse rızıklanmış (karlı) dır. İhtikar eden de mel'undur.» Not: Bunun senedinde bulunan Ali bin Zeyd bin Ced'an'ın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا نصر بن علي الجهضمي، حدثنا ابو احمد، حدثنا اسراييل، عن علي بن سالم بن ثوبان، عن علي بن زيد بن جدعان، عن سعيد بن المسيب، عن عمر بن الخطاب، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الجالب مرزوق والمحتكر ملعون
Ma'mer bin Abdillah bin Nadla (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Günahkar ve asi kimse'den başkası ihtikar etmez.» Diğer tahric: Müslim, musakat; Tirmizî, buyu'; Ebu Davud buyu’ ve icare; Darimî, buyu'; Ahmed b. Hanbel, III, 453, 454. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، عن محمد بن اسحاق، عن محمد بن ابراهيم، عن سعيد بن المسيب، عن معمر بن عبد الله بن نضلة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا يحتكر الا خاطي
Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şunu işitmiştir: «Kim Müslümanların zararına bir yiyecek maddesinde ihtikar yaparsa Allah o kimse'ye cüzzam hastalığını verir ve iflas ettirir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih olup ravileri sika zatlardır. Seneddeki ravilerden Ebu Yahya el-Mekki ile el-Heysem bin Main'i, İbn-i Hibban sikalar arasında anmıştır. El-Heysem bin Rafi'i de İbn-i Main ve Ebu Davud sika saymışIardır. Ravi Ebu Bekir el-Hanefi'nin adı Abdülkebir bin Abdilmecid'dir. Buhari ile Müsllm onun rivayetlerini almışlardır. İbn-i Mace'nin şeyhi Yahya bin Hakim'i de Ebu Davud. Nesai ve başkası sika saymışlardır
حدثنا يحيى بن حكيم، حدثنا ابو بكر الحنفي، حدثنا الهيثم بن رافع، حدثني ابو يحيى المكي، عن فروخ، مولى عثمان بن عفان عن عمر بن الخطاب، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من احتكر على المسلمين طعامهم ضربه الله بالجذام والافلاس
Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi otuz süvari olarak bir savaşa gönderdi. Biz bir kabilenin yanında inip bizi misafir etmelerini istedik. Fakat onlar bizi misafir etmekten imtina ettiler. Bu esnada onların reisini bir akrep soktu. Bunın üzerine onlar yanımıza gelerek: İçinizde akrep'ten dolayı okuyabilen bir kimse var mı? dediler. Ben: Evet Ben. Lakin siz bize koyunlar vermedikçe ben hastanıza okumayacağım. dedim. Onlar: Peki size otuz koyun kesinlikle veriyoruz. dediler. Biz de bunu kabul ettik. Ve ben hasta üzerine yedi defa (Fatiha) okudum. Hasta şifa buldu, biz de koyunları teslim aldık. Sonra bu koyunlar hakkında içimizde bir şüphe meydana geldi. Bunun için biz: Biz Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına varıncaya kadar (bölüşmeye) acele etmeyiniz. dedik. Sonra biz (O'nun yanına) gelince ben yaptığım işi Ona arz ettim. O: «Fatiha suresinin bu kadar etkili bir dua olduğunu nasıl bildin? Koyunları aranızda bölüşünüz. Sizinle beraber bana da bir hisse ayırınız.» buyurdu. İbn-i Mace: Yukarıdaki hadisin senedi dışında bize iki senedle daha geldi. Ebu Abdullah dediki: Ebu'l-Mütevekkil senedi en doğru olandır
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابو معاوية، حدثنا الاعمش، عن جعفر بن اياس، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد الخدري، قال بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ثلاثين راكبا في سرية فنزلنا بقوم فسالناهم ان يقرونا فابوا فلدغ سيدهم فاتونا فقالوا افيكم احد يرقي من العقرب فقلت نعم انا ولكن لا ارقيه حتى تعطونا غنما . قالوا فانا نعطيكم ثلاثين شاة . فقبلناها فقرات عليه ( الحمد ) سبع مرات فبري وقبضنا الغنم فعرض في انفسنا منها شىء فقلنا لا تعجلوا حتى ناتي النبي صلى الله عليه وسلم فلما قدمنا ذكرت له الذي صنعت فقال " او ما علمت انها رقية اقتسموها واضربوا لي معكم سهما " . حدثنا ابو كريب، حدثنا هشيم، حدثنا ابو بشر، عن ابي المتوكل، عن ابي سعيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم بنحوه ح وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن ابي بشر، عن ابي المتوكل، عن ابي سعيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم بنحوه . قال ابو عبد الله والصواب هو ابو المتوكل ان شاء الله
حدثنا عمرو بن رافع، حدثنا عمر بن هارون، عن همام، عن فرقد السبخي، عن يزيد بن عبد الله بن الشخير، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اكذب الناس الصباغون والصواغون