Loading...

Loading...
Kitap
462 Hadis
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: (Cariyem) Berire dolayısıyla üç sünnet tamamlandı: Berire âzad edildiği zaman nikâhının feshi hususunda serbest kılındı, kocası da köle idi. Sahâbîler Berîre'ye (cariyem iken) sadaka verirlerdi» kendisi de (bu sadakadan) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hediye ederdi, O da: «Bu, Berire'ye sadakadır, bize de bir hediyedir,» buyurdu. Bir de: «Velâ âzad edene aittir,» buyurdu. AÇIKLAMA 2078’de
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن اسامة بن زيد، عن القاسم بن محمد، عن عايشة، قالت مضى في بريرة ثلاث سنن خيرت حين اعتقت وكان زوجها مملوكا وكانوا يتصدقون عليها فتهدي الى النبي صلى الله عليه وسلم فيقول " هو عليها صدقة وهو لنا هدية " . وقال " الولاء لمن اعتق
Aişe (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Berire (nikâhını feshettiğinde) üç kez aybaşı âdetini görünceye kadar beklemesi kendisine (Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından) emredildi. Not: Bunun senedinin sahih ve ravllerinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA 2078’de
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن سفيان، عن منصور، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت امرت بريرة ان تعتد، بثلاث حيض
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Berîre'yi (âzad edildi ğinde nikâhının feshi hususunda) serbest kıldı
حدثنا اسماعيل بن توبة، حدثنا عباد بن العوام، عن يحيى بن ابي اسحاق، عن عبد الرحمن بن اذينة، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خير بريرة
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cariye'nin talâkı ikidir, iddeti de iki hayız hâlidir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde bulunan Atiyye el-Avfi'nin zayıflığı hususunda ittifak vardır. Ravi Ömer bin Şebib el-Kufi de bunun gibidir. Bu hadisi Malik, el-Muvatta'da İbn-i Ömer (r.a.) üzerinde mevkuf olarak rivayet etmiştir. Nesai hariç, sünen sahibIeri de bu hadisi Aişe yolu ile rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 2080’de
حدثنا محمد بن طريف، وابراهيم بن سعيد الجوهري، قالا حدثنا عمر بن شبيب المسلي، عن عبد الله بن عيسى، عن عطية، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " طلاق الامة اثنتان وعدتها حيضتان
Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Cariye'nin talâkı ikidir, iddeti de iki kez aybaşı âdetidir.» Diğer tahric: Ebu Davud. Beyhaki. Hakim, Darekutni ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابو عاصم، حدثنا ابن جريج، عن مظاهر بن اسلم، عن القاسم، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " طلاق الامة تطليقتان وقروها حيضتان " . قال ابو عاصم فذكرته لمظاهر فقلت حدثني كما حدثت ابن جريج . فاخبرني عن القاسم عن عايشة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " طلاق الامة تطليقتان وقروها حيضتان
(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek: Ya Resulullah! Benim efendim, beni cariyesi ile evlendirdi. Şimdi de o câriye ile beni birbirimizden ayırmak ister, diye şikâyette bulundu. İbn-i Abbâs demiştir ki: Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hemen) minbere çıktı ve: «Ey insanlar! Sizden birisine ne oluyor ki kölesini cariyesi ile evlendirir, sonra onları birbirinden ayırmak ister- Şüphesiz boşama (yetkisi) ancak kadının bacağını tutan (kocasın)'a aittir, (yâni kölenin efendisine âit değildir.)» Not; Bunun senedinde İbn-i Lahia'nın bulundUğU ve onun zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا يحيى بن عبد الله بن بكير، حدثنا ابن لهيعة، عن موسى بن ايوب الغافقي، عن عكرمة، عن ابن عباس، قال اتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل فقال يا رسول الله ان سيدي زوجني امته وهو يريد ان يفرق بيني وبينها . قال فصعد رسول الله صلى الله عليه وسلم المنبر فقال " يا ايها الناس ما بال احدكم يزوج عبده امته ثم يريد ان يفرق بينهما انما الطلاق لمن اخذ بالساق
Nevfel oğullan azadlısı Ebü'l-Hasan (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir köle (câriye olan) karısını iki talâkla boşadıktan sonra ikisi de âzad edilmiştir. Bu erkek bu kadınla (tekrar) evlenebilir mi? sorusu İbn-i Abbâs (r.a.)'a soruldu. İbn-i Abbâs: Evet (evlenebilir), dedi. Bunun üzerine İbn-i Abbâs'a: (Bu hükmü) kimden (rivayet ediyorsun)? diye soruldu. O: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bununla hükmetti, diye cevap verdi. Diğer tahric: Bunu Ahmed, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن عبد الملك بن زنجويه ابو بكر، حدثنا عبد الرزاق، حدثنا معمر، عن يحيى بن ابي كثير، عن عمر بن معتب، عن ابي الحسن، مولى بني نوفل قال سيل ابن عباس عن عبد طلق، امراته تطليقتين ثم اعتقا ايتزوجها قال نعم . فقيل له عمن قال قضى بذلك رسول الله صلى الله عليه وسلم . قال عبد الرزاق قال عبد الله بن المبارك لقد تحمل ابو الحسن هذا صخرة عظيمة على عنقه
Amr bin el-Âs (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebiimiz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetini bize bozmayınız. Ümmü'l-Veled'in iddeti dört ay on gündür, Diğer tahric. Bu hadisi Ahmed, Ebu Davud ve Hakim de rivayet etmişlerdir
حدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، عن سعيد بن ابي عروبة، عن مطر الوراق، عن رجاء بن حيوة، عن قبيصة بن ذويب، عن عمرو بن العاص، قال لا تفسدوا علينا سنة نبينا محمد صلى الله عليه وسلم عدة ام الولد اربعة اشهر وعشرا
(Nebiin zevcelerinden) Ümmü Seleme ve Ümmü Habîbe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek kızının kocasının öldüğünü, kızının gözünün ağrıdığını ve bu nedenle gözüne sürme çekmek istediğini, söyledi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey kadınlar (Câhiliyyet devrinde ve islâmiyet'in ilk döneminde sizden birisinin kocası öldüğünde bir yıl nâmüsâid şartlar altında beklerdi ve) bir yıllık iddeti bittiğinde (yerden aldığı) hayvan tezeğini (omuzundan arkaya) atardı (ve böylece yas'tan çıkardı.) Şimdi ise size kolaylık sağlanmıştır ve iddet ancak dört ay on gündür.» Bu hadis’e ek olarak 2085, 2086 ve 2087 için Buhari ve Ebu Davud izahatları aynı, ikisininde kapsamlı açıklamaları çok önemli bu nedenle bu dört sayfaya da aynı linkleri koydum: BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، انبانا يحيى بن سعيد، عن حميد بن نافع، . انه سمع زينب ابنة ام سلمة، تحدث انها سمعت ام سلمة، وام حبيبة تذكران ان امراة اتت النبي صلى الله عليه وسلم فقالت ان ابنة لها توفي عنها زوجها فاشتكت عينها فهي تريد ان تكحلها . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " قد كانت احداكن ترمي بالبعرة عند راس الحول وانما هي اربعة اشهر وعشرا
Aişe (r.anha)'dun rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kadının, kocasından başka br ölü için üç günden fazla yas tutması helâl değildir,» buyurdu. Bu hadis’e ek olarak 2084, 2086 ve 2087 için Buhari ve Ebu Davud izahatları aynı, ikisininde kapsamlı açıklamaları çok önemli bu nedenle bu dört sayfaya da aynı linkleri koydum: BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن عروة، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا يحل لامراة ان تحد على ميت فوق ثلاث الا على زوج
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'m karısı Hafsa (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Allah'a ve âhiret gününe îman eden bir kadın'ın, kocasından başka bir ölü için üç günden fazla yas tutması helâl değildir.» Bu hadis’e ek olarak 20854 2085 ve 2087 için Buhari ve Ebu Davud izahatları aynı, ikisininde kapsamlı açıklamaları çok önemli bu nedenle bu dört sayfaya da aynı linkleri koydum: BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا هناد بن السري، حدثنا ابو الاحوص، عن يحيى بن سعيد، عن نافع، عن صفية بنت ابي عبيد، عن حفصة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا يحل لامراة تومن بالله واليوم الاخر ان تحد على ميت فوق ثلاث الا على زوج
Ümmü Atiyye (Nesîbe bint-i el-Hârîs) (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kadın kocasından başka bir ölü için üç günden fazla yas tutamaz, kocası için (ise) dört ay on gün yas tutar, (bu sürece süs için) boyanmış elbise giyinmez, lâkin (Yemen'in bir nevî boyalı kumaşı olan) asb elbisesini giyinebilir. Gözüne sürme çekmez ve güzel koku sürünmez, ancak aybaşı âdetinden temizlendiği vakit (buhurun birer çeşidi olan) kust veya azfar'dan azıcık bir parça kullanabilir.» Bu hadis’e ek olarak 2084, 2085 ve 2086 için Buhari ve Ebu Davud izahatları aynı, ikisininde kapsamlı açıklamaları çok önemli bu nedenle bu dört sayfaya da aynı linkleri koydum: BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، عن هشام بن حسان، عن حفصة، عن ام عطية، قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تحد على ميت فوق ثلاث الا المراة تحد على زوجها اربعة اشهر وعشرا ولا تلبس ثوبا مصبوغا الا ثوب عصب ولا تكتحل ولا تطيب الا عند ادنى طهرها بنبذة من قسط واظفار
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dat\; şöyle demiştir: Benim nikâhım altında bir karım var idi ve ben onu severdim, babam da ona buğzederdi. Sonra (babam) Ömer (r.a.) bu durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattı. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana bu karımı boşamamı emretti. Ben de onu boşadım. Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 2089’da
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا يحيى بن سعيد القطان، وعثمان بن عمر، قالا حدثنا ابن ابي ذيب، عن خاله الحارث بن عبد الرحمن، عن حمزة بن عبد الله بن عمر، عن عبد الله بن عمر، قال كانت تحتي امراة وكنت احبها وكان ابي يبغضها فذكر ذلك عمر للنبي صلى الله عليه وسلم فامرني ان اطلقها فطلقتها
Ebû Abdirrahman (es-Sülemî) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir adamın babası veya annesi (Rrâvi Şube tereddüd etmiş) kendisine karısını boşamasını emretti. Adam da (karısını boşamak istemediği için) karısını boşaması hâlinde yüz köleyi âzad etmeyi adadı. Adam sonra Ebü'd-Derdâ (r.a.)'in yanına vardı. Baktı ki Ebu'd-Derdâ kuşluk namazını kılıyor ve namazını uzatıyor. Öğle ile ikindi arasında da namaz kıldı. Sonra adam (durumu) ona sordu. Ebü'd-Derdâ; Adağını ifa et ve baban ile annene itaat et, dedi. Ebü'd-Derdâ şöyle de dedi: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, buyurdular ki: «Baba, cennet kapılarının en hayırlısı (ndan girmeye vesile) dir, artık (dilersen) baba ve annenin hukukunu iyice koru veya (iyice korumayı) terk et.» Diğer tahric: Tirmizi, İbn-i Hibban, Hakim ve Ebu Davud-i Tayalisi de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن عطاء بن السايب، عن ابي عبد الرحمن، ان رجلا، امره ابوه او امه - شك شعبة - ان يطلق، امراته فجعل عليه ماية محرر . فاتى ابا الدرداء فاذا هو يصلي الضحى ويطيلها وصلى ما بين الظهر والعصر فساله فقال ابو الدرداء اوف بنذرك وبر والديك . وقال ابو الدرداء سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " الوالد اوسط ابواب الجنة فحافظ على والديك او اترك