Loading...

Loading...
Kitap
462 Hadis
Ömer hin el-Hattâb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ömer bin el-Hattâb'ın kızı) Hafsa (r.anha)'yı (rec'î talâk ile) boşadı, sonra ona rücû (dönüş) yaptı. Diğer tahric: Ebu Davud, talak (2283); Darimi, talak EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا سويد بن سعيد، وعبد الله بن عامر بن زرارة، ومسروق بن المرزبان، قالوا حدثنا يحيى بن زكريا بن ابي زايدة، عن صالح بن صالح بن حى، عن سلمة بن كهيل، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، عن عمر بن الخطاب، . ان رسول الله صلى الله عليه وسلم طلق حفصة ثم راجعها
Ebu Musa (el-Eş'ârî) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bâzı kimselere ne oluyor ki Allah'ın kanunları ile oynuyorlar. Onlardan birisi (karısına): Seni boşadım. Sana rücu (dönüş) yaptım. Seni boşadım, diyor.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi hasendir. Ravi Müemmel bin İsmail'in sikalığı ihtilaflıdır. Onun sika olduğu söylendiği gibi hatasının çokluğu da söylenmiştir. Bir kavle göre hadisleri münkerdir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا مومل، حدثنا سفيان، عن ابي اسحاق، عن ابي بردة، عن ابي موسى، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما بال اقوام يلعبون بحدود الله يقول احدهم قد طلقتك قد راجعتك . قد طلقتك
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: *Helâl (yâni haram olmayan) şeyler içinde Allah Teâlâ'nın ençok buğzettiği şey (sebebsiz yere yapılan) boşamadır.» Diğer tahric: Ebu Davud, talak (2178); Beyhakî, es-Sünenü'l-kübra, VII, 322; Hakim, Müstedrek, II, 196. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا كثير بن عبيد الحمصي، حدثنا محمد بن خالد، عن عبيد الله بن الوليد الوصافي، عن محارب بن دثار، عن عبد الله بن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ابغض الحلال الى الله الطلاق
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Karım aybaşı âdeti içinde iken ben onu (bir talâk ile) boşadım. (Babam) Ömer bu durumu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'» anlattı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Oğlun Abdullah'a emret, karısına geri dönsün, sonra kadın temizlenip tekrar aybaşı adetini görüp bundan sonra tekrar temizleninceye kadar onunla birlikte yaşasın. (kadın ikinci kez adetten temizlendikten) Sonra oğlun dilerse onunla cinsel ilişkide bulunmaksızın boşayabilir. Dilerse onunla aile hayatını sürdürebilir. İşte kadının ikinci kez adetten temizlenip henüz bu temizlik halinde onunla cinsel ilişkide bulunmaksızın onu boşamak, Allah'ın müsade ettiği iddet'in başlamasına elverişli olan boşanmadır.» Diğer tahric edenler: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Muvatta ve Şafii EBU DAVUD’DAKİ İBN-İ ÖMER’İN BU VAKASINA DAİR HADİSLER VE İZAH: 2179 – 2180 – 2181 – 2182 – 2183 – 2184 –
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن ادريس، عن عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر، قال طلقت امراتي وهي حايض فذكر ذلك عمر لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " مره فليراجعها حتى تطهر ثم تحيض ثم تطهر ثم ان شاء طلقها قبل ان يجامعها وان شاء امسكها فانها العدة التي امر الله
Abdullah (bin Mes'ûd) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Sünnet (hadîs)'e uygun olan boşama karısı (aybaşı ve lohusalık hâlinden) temiz iken ve onunla cinsel temasta bulunmaksızın erkeğin ettiği boşamadır. Nesai de bunu rivayet etti. AÇIKLAMA 2021’de
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا يحيى بن سعيد، عن سفيان، عن ابي اسحاق، عن ابي الاحوص، عن عبد الله، قال طلاق السنة ان يطلقها طاهرا من غير جماع
Abdullah (bin Mes'ud) (r.a.)'ın sünnet (hadîs)'e uygun boşama hakkında şöyle söylediği kendisinden rivayet edilmiştir: Erkek, karısını her temizlik hâlinde (onunla cima etmeksizin) bir talâkla boşar. Kadın üçüncü kez temizlenince (yine onunla cima etmeksizin) kocası onu (son bir talâkla) boşar. Bu son boşamadan sonra (iddet olarak) kadına bir kere aybaşı âdeti görmesi gerekir. (yâni bir kere hayız görüp temizlenince iddeti bitmiş olur.) Diğer tahric: İbni Mes'ud'un bu iki (2020 ve 2021.) hadisini Nesai de rivayet etmiştir
حدثنا علي بن ميمون الرقي، حدثنا حفص بن غياث، عن الاعمش، عن ابي اسحاق، عن ابي الاحوص، عن عبد الله، قال طلاق السنة يطلقها عند كل طهر تطليقة فاذا طهرت الثالثة طلقها وعليها بعد ذلك حيضة
Yûnus bin Cübeyr Ebû Ğallab (r.a.) şöyle demiştir: Aybaşı âdeti içinde iken karısını boşayan adamın durumunu Abdullah bin Ömer'e sordum. Abdullah (r.a.): Sen Abdullah bin Ömer'i (yâni beni) tanıyor (mu) sun? (İşte Abdullah), karısını hayız hâlinde iken (bir talâkla) boşadı. Sonra (babası) Ömer, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selîem)'in yanına vararak (durumu arzetti). Bunun üzerine Nebi, Abdullah'ın, karısına geri dönmesini emretti, diye cevap verdi. Ben (Abdullah'a) : (Adam ettiği boşamadan dönüş yapınca) o talak, adamın aleyhinde hesablanır mı? diye sordum Abdullah (r.a.): Eğer adam (boşama yemininden sonra) karısına geri dönmekten âciz ise veya. dönebildiği halde ahmaklık edip dönüş yapmazsa (o talâk adam aleyhinde hesablanmaz mı?) Evet o talâk hesablanır. Diğer tahric: Buhari'den başka Kütüb-i Sitte sahibIeri ve Ahmed bu hadisi rivayet etmişlerdir
حدثنا نصر بن علي الجهضمي، حدثنا عبد الاعلى، حدثنا هشام، عن محمد، عن يونس بن جبير ابي غلاب، قال سالت ابن عمر عن رجل، طلق امراته وهي حايض فقال تعرف عبد الله بن عمر طلق امراته وهي حايض فاتى عمر النبي صلى الله عليه وسلم فامره ان يراجعها . قلت ايعتد بتلك قال ارايت ان عجز واستحمق
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Kendisi karısını, aybaşı âdeti içinde iken boşamış. Sonra Ömer (r.a.), durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlatmış, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Oğlun Abdullah'a söyle, karısına geri dönsün. Sonra karısı âdetten temizlenmiş (boy abdesti almış) iken (—onunla cima' etmeksizin—) veya hâmile iken boşasın (boşayabilir)» buyurmuştur. Diğer tahric: Bu hadisi Ahmed, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetlerde bulunan lafız değişikliği manayı etkilemez. HADİsİN FıKıH YÖNÜ 1. Kadın ay başı adeti içinde iken onu boşamak haramdır ve hemen ona dönüş yapmak vacibtir. Çünkü Peygamber (s.a.v.). ibni Ömer (r.a.)'in dönüş yapmasını emretmiştir. Ancak bilindiği gibi onun boşaması bir talak ile olmuştu. Üç talakla boşama olmuş ise aybaşı adeti içinde de olsa artık kadına dönüş yapmak mümkün değildir. Böyle bir boşama haram ise de geçerlidir. Tekmile yazarı Sünnet talakı babında rivayet olunan bu hadisin açıklaması bahsinde şöyle der: Nevevi: Kadının rızası olmaksızın hayız halinde ve hamilelik durumu da yok iken onu boşamanın haramlığı hususunda tüm ümmet icma etmiştir. Şayet adam bu durumda karısını boşarsa haram işlemiş olur. Talakı da geçerlidir. Adam karısına dönüş yapmakla mükelleftir. (Tabii boşama üç talakla olmuş ise artık dönüş yapılamaz). Zahiriye mezhebine mensup bazı alimler, hayız halindeki boşama geçersizdir, çünkü böyle bir boşamaya izin verilmemiştir, demişler ise de bu söz muteber değildir. Doğrusu yukarda anlattığım sözdür, demiştir. 2. Karısını aybaşı adeti içinde iken bir veya iki talakla boşayan adam, ona dönüş yapıp adetten çıkılıncaya kadar onunla birlikte yaşaması emrediImiştir. Karısı temizlendikten sonra onu boşamak caizdir. Yani iki kez temizlenmesini beklemeye gerek yoktur. Ebu Hanife'nin kavli budur Şafii ve Ahmed'den alınan birer rivayet de böyledir, 3. Hamile kadını, temiz iken veya aybaşı adeti içinde iken boşamak caizdir ve sünnete yani hadislere uygun boşama sayılır. Cumhurun kavli budur, Hamile kadını boşamanın Sünni bir boşama olmadığına dair bir kavil Ahmed'den rivayet edilmiştir. 4. Rac'at hususunda erkek kendi başına yetkiIidir, Karısının muvafakatı veya velinin aracılığı ve izni gibi şeylere ihtiyaç yoktur
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن محمد، قالا حدثنا وكيع، عن سفيان، عن محمد بن عبد الرحمن، مولى ال طلحة عن سالم، عن ابن عمر، انه طلق امراته وهي حايض فذكر ذلك عمر للنبي صلى الله عليه وسلم فقال " مره فليراجعها ثم ليطلقها وهي طاهر او حامل
Amir eş-Şabî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Fâtıma bint-i Kays (r.anha)'ya Bana boşanman (olayın)ı anlat, dedim. Fâtıma: Kocam Yemen tarafına çıkmış iken beni üç talâkla boşadı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bunu geçerli saydı, dedi. Diğer tahric: Bu hadisi Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Tahavi de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن رمح، انبانا الليث بن سعد، عن اسحاق بن ابي فروة، عن ابي الزناد، عن عامر الشعبي، قال قلت لفاطمة بنت قيس حدثيني عن طلاقك، . قالت طلقني زوجي ثلاثا وهو خارج الى اليمن فاجاز ذلك رسول الله صلى الله عليه وسلم
Mutarrtf bin Abdillah bin eş-Şıhhîr (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: İmrân bin el-Husayn (r.a.)'a şöyle bir soru soruldu: Bir adam karısını (bir veya iki talâkla) boşar. Sonra (henüz iddet bitmemiş iken) karısına dönüş yapıp onunla cinsel ilişkide bulunur. Halbuki, adam ne boşamayı ne de rac'atı (geri dönüşü) şâhidlendirmemiş (şâhidlerin huzurunda yapmamış) tır. İmran (r.a.) (bu soruya cevaben) şöyle demiştir: Sen (boşamayı ve karına geri dönüşü şahidlendirmemekle) Peygamber (s.a.v.)'in sünnetine aykırı boşamada bulunmuş ve (yine) O'nun sünnetine aykırı rec'atta bulunmuşsun. Kadını boşarnayı ve ona rec'at etmeyi şahidIerin huzurunda yapmalısın, dedi." Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir. Oradaki rivayette hadisin son cümlesi; "ve bir daha şahid olmaksızın boşama veya rec'atta bulunma" şeklindedir
حدثنا بشر بن هلال الصواف، حدثنا جعفر بن سليمان الضبعي، عن يزيد الرشك، عن مطرف بن عبد الله بن الشخير، ان عمران بن الحصين، سيل عن رجل، يطلق امراته ثم يقع بها ولم يشهد على طلاقها ولا على رجعتها . فقال عمران طلقت بغير سنة وراجعت بغير سنة اشهد على طلاقها وعلى رجعتها
Zübeyr bin el-Avvâm (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Ümmü Külsum bint-i Ukbe (r.anha) onun nikâhı altında idi. Ümmü Külsum (r.anha) hâmile iken (bir gün) Zübeyr (r.a.)'a: Bir talâkla (beni boşamak sureti ile) nefsimi hoşlandır (gönlümü açıver) diye talebte bulunmuştur. Zübeyr (r.a.) de onu bir talâkla boşadıktan sonra namasa çıkmış ve namazdan dönünceye kadar karısı doğum yapmıştır. Bunun üzerine Zübeyr (r.a.): Bu kadına ne oluyor? Beni aldattı, Allah onun cezasını versin, demiş, sonra Nebi (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına varmış (da başından geçeni anlatmıştır) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «İddet süresi beklenmedik bir anda sona ermiştir. (Artık) sen ona (yeniden) talip ol» buyurmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki raviler sika zatlardJr. Fakat sened munkatidir. Ravi Meymun, İbn-i Mihran olan zattır. Meymun'un babası Ebu Eyyub'un Zübeyr'den olan rivayetlerinin mürsel olduğunu el-Mizzi, et-Tehzib'te söylemiştir
حدثنا محمد بن عمر بن هياج، حدثنا قبيصة بن عقبة، حدثنا سفيان، عن عمرو بن ميمون، عن ابيه، عن الزبير بن العوام، انه كانت عنده ام كلثوم بنت عقبة فقالت له وهي حامل طيب نفسي بتطليقة . فطلقها تطليقة ثم خرج الى الصلاة فرجع وقد وضعت . فقال مالها خدعتني خدعها الله ثم اتى النبي صلى الله عليه وسلم فقال " سبق الكتاب اجله اخطبها الى نفسها
Ebu's-Senâbil (bin Ba'kek) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Sübey'a el-Eslemiyye bint-i el-Hârîs (r.anha), kocasının vefatından yirmi küsur gece sonra doğum yaptı. Sonra lohusalık hâlinden çıkınca evlenme tekliflerini almaya hazırlandı. Onun bu durumu kınandı ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e de anlatıldı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Eğer (evlenme işini) işlerse (bunu yapabilir) çünkü iddet süresi bitmiştir.» Diğer tahric. Tirmizi, Nesai BU KONUDAKİ MÜSLİM HADİSLERİ VE İZAH: 1484 —
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو الاحوص، عن منصور، عن ابراهيم، عن الاسود، عن ابي السنابل، قال وضعت سبيعة الاسلمية بنت الحارث حملها بعد وفاة زوجها ببضع وعشرين ليلة فلما تعلت من نفاسها تشوفت فعيب ذلك عليها وذكر امرها للنبي صلى الله عليه وسلم فقال " ان تفعل فقد مضى اجلها
Mesruk ve Amr bin Utbe (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: İkisi Sübey'a bint~i el-Haris (r.anha)'ya mektup yazarak onun iddetiyle ilgili durumunu sordular. Sübey'a (r.anha) onlara şöyle cevap yazdı: Sübey'a, kocasının ölümünden yirmi beş gün sonra doğum yaptı. Sonra da hayırlı bir koca ile evlenmek arzusu ile hazırlandı. Bu esnada Ebü's-Senâbil bin Ba'kek (r.a.), ona uğradı ve (hazırlandığını görünce): Sen acele ettin. Uzun iddet olan dört ay on gün bekle, diyerek (Sübey'a (r.anha)'nın doğum yapmakla iddetten çıkmasına karşı çıktı.) Sübey'a (r.anha) (demiştir ki) Bunun üzerine ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak: Yâ Resulallah! Benim için istiğfar buyur, dedim. O: «İstediğin istiğfar ne hakkındadır?» diye sordu. Ben de durumu O'na arz ettim. Bunun üzerine buyurdu ki: «Eğer sen sâlih bir koca bulursan.evlen.» BU KONUDAKİ MÜSLİM HADİSLERİ VE İZAH: 1484 — 1485 EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن مسهر، عن داود بن ابي هند، عن الشعبي، عن مسروق، وعمرو بن عتبة، انهما كتبا الى سبيعة بنت الحارث يسالانها عن امرها، فكتبت اليهما انها وضعت بعد وفاة زوجها بخمسة وعشرين فتهيات تطلب الخير فمر بها ابو السنابل بن بعكك فقال قد اسرعت اعتدي اخر الاجلين اربعة اشهر وعشرا . فاتيت النبي صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله استغفر لي . قال " ومم ذاك " . فاخبرته . فقال " ان وجدت زوجا صالحا فتزوجي
Misver bin Mahrama (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kocası ölen) Sübey'a (r.anha)'ya, lohusalığından çıkınca evlenmesini emretti. BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا نصر بن علي، ومحمد بن بشار، قالا حدثنا عبد الله بن داود، حدثنا هشام بن عروة، عن ابيه، عن المسور بن مخرمة، ان النبي صلى الله عليه وسلم امر سبيعة ان تنكح اذا تعلت من نفاسها
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den; şöyle demiştir: Vallahi kim dilerse (gelsin) haksız olanı beraberce lanetliyelim. Şüphesiz Talaka suresi (kocası ölen kadının iddetinin) dört ay on gün olduğuna dair ayetten sonra indirilmiştir. Diğer tahric: Nesai, talak; Ebu Davud, talak (2307) EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن مسلم، عن مسروق، عن عبد الله بن مسعود، قال والله لمن شاء لاعناه لانزلت سورة النساء القصرى بعد اربعة اشهر وعشرا
Zeyneb bint-i Kâ'b bin Ucra (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Kocası Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'ın kız kardeşi Furay'a bint-i Mâlik (r.anha) şöyle demiştir : Kocam, (kaçan) kölelerini aramaya çıktı ve Kadûm tarafında onlara yetişti. Köleler kocamı (orada) öldürdüler. Kocamın ölüm haberi geldi. Ben o sıralarda babamın evine uzak düşen Ensar'ın evlerinin birisinde ikâmet ediyordum. Bunun üzerine ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'in yanına vararak: Yâ Resûlallah! Kocamın ölüm haberi geldi. Ben babamın evinden ve kardeşlerimin evinden uzak olan bir evdeyim. Kocam ne bana harcanacak bir mal bıraktı, ne mirasçıhk yolu ile sahip olduğum bir mal bıraktı, ne de maliki bulunduğu bir ev bıraktı. Babamın evine ve kardeşlerimin evine taşınmama izin verirseniz şüphesiz bunu çok arzularım ve bazı işlerim yönünden iyi olur, diye müsaade istedim. Efendimiz : «Ditersen (taşınma işini) yap,- buyurdu. Furay'a demiştir İd : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dili ile Allah'ın benim için verdiği bu hükme sevinçli olarak Nebi'in huzurundan ayrıldım. Nihayet ben mescidde veya evin sahanlığında iken, Efendimiz beni (geri) çağırarak: «Sen nasıl söyledin?» buyurdu. Furay'a demiştir ki: Ben söylediklerimi tekrar anlattım. Bunun üzerine O, bana: «Yazılı (yâni süresi Kur'an da belirli) iddet süresi tamamlanıncaya kadar, sen kocanın ölüm haberini aldığın evinde dur» buyurdu. Furay'a demiştir ki: Ben o evde dört ay on gün iddet olarak durdum. Diğer tahric: Bu hadisi dört sünen sahibIeri, Malik, Şafii, Ahmed ve Hakim rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetlerdeki ifade değişikliği manayı etkilemez
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو خالد الاحمر، سليمان بن حيان عن سعد بن اسحاق بن كعب بن عجرة، عن زينب بنت كعب بن عجرة، وكانت، تحت ابي سعيد الخدري ان اخته الفريعة بنت مالك، قالت خرج زوجي في طلب اعلاج له فادركهم بطرف القدوم فقتلوه فجاء نعى زوجي وانا في دار من دور الانصار شاسعة عن دار اهلي فاتيت النبي صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله انه جاء نعى زوجي وانا في دار شاسعة عن دار اهلي ودار اخوتي ولم يدع مالا ينفق على ولا مالا ورثته . ولا دارا يملكها فان رايت ان تاذن لي فالحق بدار اهلي ودار اخوتي فانه احب الى واجمع لي في بعض امري . قال " فافعلي ان شيت " . قالت فخرجت قريرة عيني لما قضى الله لي على لسان رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى اذا كنت في المسجد - او في بعض الحجرة - دعاني فقال " كيف زعمت " . قالت فقصصت عليه فقال " امكثي في بيتك الذي جاء فيه نعى زوجك حتى يبلغ الكتاب اجله " . قالت فاعتددت فيه اربعة اشهر وعشرا
Urve (bin Zübeyir) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben (Medine-i Münevvere valisi) Mervân (bin el-Hakem)'iıı yanına girerek ona şöyle dedim: Senin ailenden bir kadın boşanmış (iddette)dir. O'na uğradım evini değiştiriyordu. Sonra kadın şöyle dedi : Fâtıma bint-i Kays evimizi değiştirmemize müsaade ederek kendisinin (iddette iken) ev değiştirmesine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in müsaade ettiğini bize haber verdi. (Urve demiştir ki:) Bunun üzerine Mervân: (Evet.) Fâtıma onlara ev değiştirmelerini emretti, dedi. Urve demiştir ki: Mervân'ın bu sözü üzerine ben şöyle dedim: (îyi) ama Allah'a yemin ederim ki Âişe, Fâtıma'nın bu fetvasını kınadı ve dedi ki: Fâtıma ıssız ve ücra bir evde idi. Onun o evde durmasından korkuldu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bundan dolayı Fâtıma'nın ev değiştirmesine müsâade etti
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا عبد العزيز بن عبد الله، حدثنا ابن ابي الزناد، عن هشام بن عروة، عن ابيه، قال دخلت على مروان فقلت له امراة من اهلك طلقت فمررت عليها وهي تنتقل فقالت امرتنا فاطمة بنت قيس واخبرتنا ان رسول الله صلى الله عليه وسلم امرها ان تنتقل . فقال مروان هي امرتهم بذلك . قال عروة فقلت اما والله لقد عابت ذلك عايشة وقالت ان فاطمة كانت في مسكن وحش فخيف عليها فلذلك ارخص لها رسول الله صلى الله عليه وسلم
Âişe (r.anha)'dzn rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Fâtıma bînt-i Kays: Yâ Resûlallah! (îddet için durduğum ev ıssız olduğundan) zorla evime girilmesinden korkuyorum, dedi. Bunun üzerine Rssulullah onun ev değiştirmesine müsaade etti. Diğer tahric: Urve (r.anh)'ın hadisinin birer benzerini Şafii, Buhari, Ebu Davud, ve Beyhaki da rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا حفص بن غياث، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، قالت قالت فاطمة بنت قيس يا رسول الله اني اخاف ان يقتحم على . فامرها ان تتحول
Câbir (bin Abdiilah) (r.a.)'dan: Şöyle demiştir: Teyzem (üç talâkla) boşanmıştı. Hurmalığındaki hurmaları kesmek için (evden dışan) çıkmak istedi. Fakat bir adam onu (iddette olduğu gerekçesi ile) hurmalığına çıkmasına mâni oldu. Bunun üzerine teyzem Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gitti (ve durumu ona arzetti). Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır. Hurmalarını kes. Çünkü şüphesiz (hurmalarından) sadaka vermen veya başka hayır yapman umulur.» buyurdu. Diğer tahric: Bu hadisi, Ahmed, Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki da rivayet etmişlerdir
حدثنا سفيان بن وكيع، حدثنا روح، ح وحدثنا احمد بن منصور، حدثنا حجاج بن محمد، جميعا عن ابن جريج، اخبرني ابو الزبير، عن جابر بن عبد الله، قال طلقت خالتي فارادت ان تجد نخلها فزجرها رجل ان تخرج اليه فاتت النبي صلى الله عليه وسلم فقال " بلى فجدي نخلك فانك عسى ان تصدقي او تفعلي معروفا
Fâtıma bint-i Kays (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Kocası kendisini üç talâkla boşamış da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o (nun iddet süresi) için ne mesken ne de nafaka hakkını kıldı
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن محمد، قالا حدثنا وكيع، حدثنا سفيان، عن ابي بكر بن ابي الجهم بن صخير العدوي، قال سمعت فاطمة بنت قيس، تقول ان زوجها طلقها ثلاثا فلم يجعل لها رسول الله صلى الله عليه وسلم سكنى ولا نفقة