Loading...

Loading...
Kitap
324 Hadis
Şureyh (radıyallahü anh)’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: Âişe (radıyallahü anha)’nın şöyle dediğini duydum: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), ben hayızlı iken bile meşrubat kabını önce bana verir, ben de içtikten sonra O’na verirdim, O da benim dudaklarımın dokunduğu yeri araştırarak oradan içerdi. (İbn Mâce, Tahara: 125; Müslim, Hayz:)
اخبرنا محمد بن منصور، قال حدثنا سفيان، عن مسعر، عن المقدام بن شريح، عن ابيه، قال سمعت عايشة، - رضى الله عنها - تقول كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يناولني الاناء فاشرب منه وانا حايض ثم اعطيه فيتحرى موضع فمي فيضعه على فيه
Âişe (radıyallahü anha) anlatıyor: olduğum halde bir meşrubatı ve suyu içer Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e verirdim. O da ağzımın değdiği yerden içmek üzere o kaptan içerdi. Yine hayızlı olduğum halde etten bir parça ısırır Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e verirdim, O da benim ısırdığım yerden ısırırdı.) (İbn Mâce, Tahara: 125; Müslim, Hayz:)
اخبرنا محمود بن غيلان، قال حدثنا وكيع، قال حدثنا مسعر، وسفيان، عن المقدام بن شريح، عن ابيه، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كنت اشرب وانا حايض واناوله النبي صلى الله عليه وسلم فيضع فاه على موضع في فيشرب واتعرق العرق وانا حايض واناوله النبي صلى الله عليه وسلم فيضع فاه على موضع في
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan aktarıldığına göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber aynı yatakta aynı çarşaf altında yatarken hayız olduğumu anlayınca, yavaşça yataktan çıkıp hayız elbisemi giydim. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): mı oldun) diye sordu. (Evet) dedim. Beni çağırdı ve birlikte aynı yatak ve çarşaf altında yattım. (Müslim, Hayz: 2; Buhari, Hayz:)
اخبرنا اسماعيل بن مسعود، قال حدثنا خالد، قال حدثنا هشام، ح وانبانا عبيد الله بن سعيد، واسحاق بن ابراهيم، قالا حدثنا معاذ بن هشام، - واللفظ له - قال حدثني ابي، عن يحيى، قال حدثنا ابو سلمة، ان زينب بنت ابي سلمة، حدثته ان ام سلمة حدثتها قالت، بينما انا مضطجعة، مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في الخميلة اذ حضت فانسللت فاخذت ثياب حيضتي فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انفست " . قلت نعم فدعاني فاضطجعت معه في الخميلة
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: olduğum halde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte aynı yatakta yatıyorduk. Benden hayız kanı bir yerine bulaşırsa sadece o yeri yıkar ve öylece namazını kılardı. Sonra tekrar yanıma gelir yine benden bir şey kendisine bulaşırsa aynı şekilde bulaşan yeri temizler ve onunla namazını kılardı.) (Müslim, Hayz: 2; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا محمد بن المثنى، قال حدثنا يحيى بن سعيد، عن جابر بن صبح، قال سمعت خلاسا، يحدث عن عايشة، قالت كنت انا ورسول الله، صلى الله عليه وسلم نبيت في الشعار الواحد وانا طامث او حايض فان اصابه مني شىء غسل مكانه ولم يعده وصلى فيه ثم يعود فان اصابه مني شىء فعل مثل ذلك ولم يعده وصلى فيه
Âişe (radıyallahü anha)’dan aktarıldığına göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), biz hanımlarından hayız olan birine hayız elbisesini sıkıca giymesini emreder ve onunla mübaşeret ederdi.) (Müslim, Hayz: 2; Tirmizî, Tahara:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا ابو الاحوص، عن ابي اسحاق، عن عمرو بن شرحبيل، عن عايشة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يامر احدانا اذا كانت حايضا ان تشد ازارها ثم يباشرها
Yine Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber hanımlarından biri, hayız olunca; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona; hayız albisesini sıkıca giymesini emreder, sonra da onunla mübaşeret ederdi.) (Buhârî, Hayz: 6; Tirmizî, Tahara:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال انبانا جرير، عن منصور، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت كانت احدانا اذا حاضت امرها رسول الله صلى الله عليه وسلم ان تتزر ثم يباشرها
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), hanımları ile hayızlı olduğu hallerde bile, baldırları ve dizlerine kadar hayız elbiselerini giydikleri durumda onlarla mübaşeret ederdi.) (Müslim, Hayz: 2; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا الحارث بن مسكين، قراءة عليه وانا اسمع، عن ابن وهب، عن يونس، والليث، عن ابن شهاب، عن حبيب، مولى عروة عن بدية، - وكان الليث يقول ندبة - مولاة ميمونة عن ميمونة قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يباشر المراة من نسايه وهي حايض اذا كان عليها ازار يبلغ انصاف الفخذين والركبتين . في حديث الليث محتجزة به
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Yahudiler, kadınlarından biri hayızlı olduğu zaman onlarla birlikte yiyip içmezler ve evlerinde birlikte olmazlardı. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bu durum soruldu da; bunun üzerine Allah; Bakara sûresi: 222. ayetini indirdi: kadınların ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: O bir sıkıntı, kirlilik ve rahatsızlık halidir.) Bu yüzden, ay hali sırasında kadınların kadınlıklarından yararlanmayın, uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendileriyle cinsel ilişkide bulunmayın. Temizlendiklerinde ise, Allah’ın buyurduğu şekilde onlara yaklaşın…) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de onlara hayız gören kadınlarla birlikte yiyip içebileceklerini, evlerinde birlikte olabileceklerini ve hanımlarıyla cinsi münasebet dışında her şeyi yapabileceklerini bildirdi. (Müslim, Hayz: 3; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا سليمان بن حرب، قال حدثنا حماد بن سلمة، عن ثابت، عن انس، قال كانت اليهود اذا حاضت المراة منهم لم يواكلوهن ولم يشاربوهن ولم يجامعوهن في البيوت فسالوا نبي الله صلى الله عليه وسلم عن ذلك فانزل الله عز وجل { ويسالونك عن المحيض قل هو اذى } الاية فامرهم رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يواكلوهن ويشاربوهن ويجامعوهن في البيوت وان يصنعوا بهن كل شىء ما خلا الجماع
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hayızlı olduğunu bilerek bir kimse hanımıyla cinsel ilişkide bulunursa, ceza olarak bir veya yarım dinar sadaka vermesini emretmiştir. (Tirmizî, Tahara: 103; Ebû Dâvûd, Tahara:)
اخبرنا عمرو بن علي، قال حدثنا يحيى، عن شعبة، عن الحكم، عن عبد الحميد، عن مقسم، عن ابن عباس، عن النبي صلى الله عليه وسلم في الرجل ياتي امراته وهي حايض يتصدق بدينار او بنصف دينار
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte hac maksadıyla yola çıkmıştık. Serif denilen yere vardığımızda ben hayız oldum. Ben bu durumumdan dolayı ağlarken Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanıma girdi ve: nedir? Hayız mı oldun?) buyurdular. Ben de: dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdular: hayız olma özelliği Allah’ın Ademin kızlarına has kıldığı bir özelliktir. Bu sebeple Hac’taki tavaf dışında tüm yapılması gerekenleri yap.) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), hanımları için bir sığır kurban etti. (Tirmizî, Hac: 100; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال انبانا سفيان، عن عبد الرحمن بن القاسم، عن ابيه، عن عايشة، قالت خرجنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم لا نرى الا الحج فلما كان بسرف حضت فدخل على رسول الله صلى الله عليه وسلم وانا ابكي فقال " ما لك انفست " . فقلت نعم . قال " هذا امر كتبه الله عز وجل على بنات ادم فاقضي ما يقضي الحاج غير ان لا تطوفي بالبيت " . وضحى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن نسايه بالبقر
Cafer b. Muhammed (radıyallahü anh), babasından aktararak diyor ki: Câbir b. Abdillah’ın yanına geldik ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in haccından sorduk, şunları anlattı: sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Zilkade ayının bitmesine beş gün kala hac için yola çıktık. Zulhuleyfe denilen yere vardığımızda; Esma binti Umeys Muhammed b. ebî Bekri doğurdu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e haber göndererek nasıl hareket edeceğini sordurdu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de cevap olarak şöyle buyurdu: kan akmasını önleyecek şekilde bez ve sargı sarın sonra da ihrama niyet et ve haccın gereklerini yerine getir.) (Müslim, Hac: 15; İbn Mâce, Menasik:)
اخبرنا عمرو بن علي، ومحمد بن المثنى، ويعقوب بن ابراهيم، - واللفظ له - قالوا حدثنا يحيى بن سعيد، قال حدثنا جعفر بن محمد، قال حدثني ابي قال، اتينا جابر بن عبد الله فسالناه عن حجة النبي، صلى الله عليه وسلم فحدثنا ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج لخمس بقين من ذي القعدة وخرجنا معه حتى اذا اتى ذا الحليفة ولدت اسماء بنت عميس محمد بن ابي بكر فارسلت الى رسول الله صلى الله عليه وسلم كيف اصنع قال " اغتسلي واستثفري ثم اهلي
Adiy b. Dinar (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmü Kays binti Mıhsam’ın Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e elbiseye bulaşan hayız kanı hakkında sorduğunu ve şu cevabı aldığını işittim: çitileyip temizle sonra da su ve sabunla iyice yıka.) (Buhârî, Hayz: 14; Tirmizî, Tahara:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا يحيى بن سعيد، عن سفيان، قال حدثني ابو المقدام، ثابت الحداد عن عدي بن دينار، قال سمعت ام قيس بنت محصن، انها سالت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن دم الحيض يصيب الثوب قال " حكيه بضلع واغسليه بماء وسدر
Esma binti ebî Bekir (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle anlatmıştır: Odamda otururken bir kadın, elbiseye bulaşan hayız kanı hakkında fetva istedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de ona: kuru olarak gider sonra da su ile çitileyip yıka ve sonra da durula sonrasında da namazını kıl.) (Tirmizî, Tahara: 104; İbn Mâce, Tahara:)
اخبرنا يحيى بن حبيب بن عربي، عن حماد بن زيد، عن هشام بن عروة، عن فاطمة بنت المنذر، عن اسماء بنت ابي بكر، وكانت، تكون في حجرها ان امراة استفتت النبي صلى الله عليه وسلم عن دم الحيض يصيب الثوب فقال " حتيه ثم اقرصيه بالماء ثم انضحيه وصلي فيه
Muaviye b. ebî Süfyan (radıyallahü anh)’den rivâyet edilmiştir: Bizzat kendisi Peygamber hanımlarından Ümmü Habibe’ye şöyle sormuştu: sallallahü aleyhi ve sellem), cinsi münasebet esnasında üzerinde bulunan elbiseyle namaz kılıyor muydu?) Ümmü Habibe şöyle cevap verdi: meni bulaşığı görmezse; evet kılıyordu.) (İbn Mâce, Tahara: 83; Ebû Dâvûd, Tahara:)
اخبرنا عيسى بن حماد، قال حدثنا الليث، عن يزيد بن ابي حبيب، عن سويد بن قيس، عن معاوية بن حديج، عن معاوية بن ابي سفيان، انه سال ام حبيبة زوج النبي صلى الله عليه وسلم هل كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي في الثوب الذي كان يجامع فيه قالت نعم اذا لم ير فيه اذى
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in elbisesi üzerindeki meni izlerini yıkıyordum. O da yıkadığım yerlerin ıslaklığı ve renk değişikliği olduğu halde namaz kılmaya çıkıyordu.) (İbn Mâce, Tahara: 82; Ebû Dâvûd, Tahara:)
اخبرنا سويد بن نصر، قال انبانا عبد الله، عن عمرو بن ميمون الجزري، عن سليمان بن يسار، عن عايشة، قالت كنت اغسل الجنابة من ثوب رسول الله صلى الله عليه وسلم فيخرج الى الصلاة وان بقع الماء لفي ثوبه
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in elbisesine bulaşan cünüplük lekesini -bir başka seferinde de meni lekesini demiştir- ovalamak sûretiyle giderirdim.) (İbn Mâce, Tahara: 82; Ebû Dâvûd, Tahara:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا حماد، عن ابي هاشم، عن ابي مجلز، عن الحارث بن نوفل، عن عايشة، قالت كنت افرك الجنابة - وقالت مرة اخرى المني - من ثوب رسول الله صلى الله عليه وسلم
Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in elbisesindeki meni lekesini ovalamak sûretiyle giderir başka bir şey yapmazdım.” (İbn Mâce, Tahara: 82; Ebû Davud, Tahara:)
اخبرنا عمرو بن يزيد، قال حدثنا بهز، قال حدثنا شعبة، قال الحكم اخبرني عن ابراهيم، عن همام بن الحارث، ان عايشة، قالت لقد رايتني وما ازيد على ان افركه من ثوب رسول الله صلى الله عليه وسلم
Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (s.a.v)’in elbisesine bulaşan meni lekesini sadece ovalardım.” (İbn Mâce, Tahara: 82; Ebû Davud, Tahara:)
اخبرنا الحسين بن حريث، انبانا سفيان، عن منصور، عن ابراهيم، عن همام، عن عايشة، قالت كنت افركه من ثوب النبي صلى الله عليه وسلم
Yine Aişe (r.anha) rivâyet ediyor ve diyor ki: “Rasûlullah (s.a.v)’in elbisesinde meni lekesi gördüğümde. Onu, kazımak sûretiyle yok ederdim.” (İbn Mâce, Tahara:)
اخبرنا شعيب بن يوسف، عن يحيى بن سعيد، عن الاعمش، عن ابراهيم، عن همام، عن عايشة، قالت كنت اراه في ثوب رسول الله صلى الله عليه وسلم فاحكه
Yine Aişe (r.anha) şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v)’in elbisesinde gördüğüm meni lekesini ovalamak sûretiyle giderdim.” (İbn Mâce, Tahara: 82; Ebû Davud, Tahara:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا حماد بن زيد، عن هشام بن حسان، عن ابي معشر، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت لقد رايتني افرك الجنابة من ثوب رسول الله صلى الله عليه وسلم