Loading...

Loading...
Kitap
324 Hadis
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: resim, heykel, köpek ve cünüp olan kimsenin bulunduğu eve rahmet melekleri girmez.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 89; Müslim, Hayz:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا هشام بن عبد الملك، قال انبانا شعبة، ح وانبانا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا يحيى، عن شعبة، - واللفظ له - عن علي بن مدرك، عن ابي زرعة، عن عبد الله بن نجى، عن ابيه، عن علي، - رضى الله عنه - عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا تدخل الملايكة بيتا فيه صورة ولا كلب ولا جنب
Ebû Said el Hudri (radıyallahü anh), Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu nakleder: hanımıyla cinsel ilişkiyi tekrarlamak isterse abdest alsın.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 86; İbn Mâce, Tahara:)
اخبرنا الحسين بن حريث، قال حدثنا سفيان، عن عاصم، عن ابي المتوكل، عن ابي سعيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا اراد احدكم ان يعود توضا
Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gecede hanımlarının hepsini cinsel ilişki yaparak dolaşır ve tek gusül abdesti ile yetinirdi. (İbn Mâce, Tahara: 10; Buhârî, Gusül:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، ويعقوب بن ابراهيم، - واللفظ لاسحاق - قالا حدثنا اسماعيل بن ابراهيم، عن حميد الطويل، عن انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم طاف على نسايه في ليلة بغسل واحد
Yine Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hanımlarını cinsel ilişki için dolaşır ve tek bir gusülle yetinirdi. (İbn Mâce, Tahara: 10; Buhârî, Gusül:)
اخبرنا محمد بن عبيد، قال حدثنا عبد الله بن المبارك، قال انبانا معمر، عن قتادة، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يطوف على نسايه في غسل واحد
Abdullah b. Seleme (radıyallahü anh) şöyle diyor: Ben ve iki kişi Ali’nin yanına varmıştık, o da bize şunları anlattı: sallallahü aleyhi ve sellem), tuvaletten ihtiyacını giderip çıkar ve bizimle beraber et yer ve Kur’an okurdu. Cünüplük dışında hiç bir şey onu Kur’an okumaktan alıkoymazdı.) (Ebû Dâvûd, Tahara: 91; Tirmizî, Tahara:)
اخبرنا علي بن حجر، قال انبانا اسماعيل بن ابراهيم، عن شعبة، عن عمرو بن مرة، عن عبد الله بن سلمة، قال اتيت عليا انا ورجلان، فقال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يخرج من الخلاء فيقرا القران وياكل معنا اللحم ولم يكن يحجبه عن القران شىء ليس الجنابة
Ali (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem) cünüplük dışındaki tüm durumlarında Kur’an okurdu.) (Tirmizî, Tahara:)
اخبرنا محمد بن احمد ابو يوسف الصيدلاني الرقي، قال حدثنا عيسى بن يونس، قال حدثنا الاعمش، عن عمرو بن مرة، عن عبد الله بن سلمة، عن علي، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقرا القران على كل حال ليس الجنابة
Huzeyfe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), ashabından biriyle karşılaştığında onunla Mûsâfaha yapar ve hayır dua ederdi. Bir gün erken saatlerde O’nu gördüm ve yolumu değiştirerek O’ndan uzaklaştım. Gün yükseldiğinde (gusül abdestimi almış olarak) O’nun yanına geldim; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): sabahleyin gördüm hemen yönünü değiştirdin ve benden uzaklaştın, sebebi nedir?) buyurdular. Ben de: idim, bana dokunursun diye çekindim) dedim. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: hiçbir zaman pis olamaz.) (Tirmizî, Tahara: 89; Buhârî, Gusül:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال انبانا جرير، عن الشيباني، عن ابي بردة، عن حذيفة، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا لقي الرجل من اصحابه ماسحه ودعا له - قال - فرايته يوما بكرة فحدت عنه ثم اتيته حين ارتفع النهار فقال " اني رايتك فحدت عني " . فقلت اني كنت جنبا فخشيت ان تمسني . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان المسلم لا ينجس
Yine Huzeyfe (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: olduğum bir vakit, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana rastladı ve ilgilenip elini uzattı. Ben de: dedim. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: asla pis olmaz.) (Buhârî, Gusül: 24; İbn Mâce, Tahara:)
اخبرنا اسحاق بن منصور، قال اخبرنا يحيى، قال حدثنا مسعر، قال حدثني واصل، عن ابي وايل، عن حذيفة، ان النبي صلى الله ع��يه وسلم لقيه وهو جنب . فاهوى الى فقلت اني جنب فقال " ان المسلم لا ينجس
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cünüp olduğum halde Medine sokaklarından birinde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile karşılaştım ve çabucak kendisinden uzaklaşıp gusletmeye gittim ve o anda beni kaybetmiş oldu. Bir süre sonra yanına vardığımda: Ey Ebû Hüreyre!) buyurdu. Ben de: Allah’ın Rasûlü! Cünüp olduğum halde bana rastladın, ben de gusletmeksizin sizinle birlikte olmayı hoş görmedim) dedim. (Sübhanallah! Müslüman pis olmaz) buyurdu. (İbn Mâce, Tahara: 80; Tirmizî, Tahara:)
اخبرنا حميد بن مسعدة، قال حدثنا بشر، - وهو ابن المفضل - قال حدثنا حميد، عن بكر، عن ابي رافع، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم لقيه في طريق من طرق المدينة وهو جنب فانسل عنه فاغتسل ففقده النبي صلى الله عليه وسلم فلما جاء قال " اين كنت يا ابا هريرة " . قال يا رسول الله انك لقيتني وانا جنب فكرهت ان اجالسك حتى اغتسل . فقال " سبحان الله ان المومن لا ينجس
Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: Bir keresinde Rasûlullah (s.a.v), mescid de bulunuyordu. Aişe (r.anha)’ya: “Ey Aişe! Elbise veya namaz seccademi bana verir misin” dedi. Aişe (r.anha)’da: Ben namaz kılamıyorum; “Hayızlıyım” dedi. Rasûlullah (s.a.v)’de: “Hayız, senin elinde değil” buyurdu. Bunun üzerine Aişe o malzemeyi verdi. (Ebû Davud, Tahara: 105; Müslim, Hayz:)
اخبرنا محمد بن المثنى، قال حدثنا يحيى بن سعيد، عن يزيد بن كيسان، قال حدثني ابو حازم، قال قال ابو هريرة بينما رسول الله صلى الله عليه وسلم في المسجد اذ قال " يا عايشة ناوليني الثوب " . فقالت اني لا اصلي . قال " انه ليس في يدك " . فناولته
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), mescidde iken: Âişe! Bana seccademi ver) diye seslendi. Ben de: dedim. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): senin elinde değil ki) buyurdu. (Müslim, Hayz: 3; Ebû Dâvûd, Tahara:)
اخبرنا قتيبة بن سعيد، عن عبيدة، عن الاعمش، ح واخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا جرير، عن الاعمش، عن ثابت بن عبيد، عن القاسم بن محمد، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ناوليني الخمرة من المسجد " . قالت اني حايض . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ليست حيضتك في يدك
Benzer bir hadis aynı zincirle El-A’meş'tan da rivayet edilmiştir
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، بهذا الاسناد مثله
Meymune (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v), bizler hayızlı olduğumuz halde bize yaslanıp Kur’an okurdu. Yine bizler hayızlı olduğumuz halde mescide seccade sererdik. (Ebû Davud, Tahara: 104; Müslim, Hayz:)
اخبرنا محمد بن منصور، عن سفيان، عن منبوذ، عن امه، ان ميمونة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يضع راسه في حجر احدانا فيتلو القران وهي حايض وتقوم احدانا بالخمرة الى المسجد فتبسطها وهي حايض
Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’in başı biz hanımlarından birinin kucağında olduğu halde Kur’an okurdu. (Müslim, Hayz: 3; Ebû Davud, Tahara:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، وعلي بن حجر، - واللفظ له - انبانا سفيان، عن منصور، عن امه، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كان راس رسول الله صلى الله عليه وسلم في حجر احدانا وهي حايض وهو يتلو القران
Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) mescidde itikafta iken başını dışarı uzatır ben de hayızlı olmama rağmen O’nun başını yıkardım. (Müslim, Hayz: 3; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا عمرو بن علي، قال حدثنا يحيى، قال حدثنا سفيان، قال حدثني منصور، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كان النبي صلى الله عليه وسلم يومي الى راسه وهو معتكف فاغسله وانا حايض
Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) mescidde itikafta olduğu halde başını mescidden dışarı çıkarır ben de hayızlı olmama rağmen O’nun başını yıkardım. (Müslim, Hayz: 3; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا محمد بن سلمة، قال حدثنا ابن وهب، عن عمرو بن الحارث، وذكر، اخر عن ابي الاسود، عن عروة، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يخرج الى راسه من المسجد وهو مجاور فاغسله وانا حايض
Yine Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Hayızlı olduğum halde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in saçını tarardım. (Müslim, Hayz: 3; Buhârî, Hayz:)
اخبرنا قتيبة بن سعيد، عن مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كنت ارجل راس رسول الله صلى الله عليه وسلم وانا حايض
Malik, Ez-Zühri'den, o da Urve'den, o da Aişe'den buna benzer bir şey rivayet etmiştir
اخبرنا قتيبة بن سعيد، عن مالك، ح وانبانا علي بن شعيب، قال حدثنا معن، قال حدثنا مالك، عن الزهري، عن عروة، عن عايشة، - رضى الله عنها - مثل ذلك
Şureyh (radıyallahü anh)’den aktarılmıştır. Kendisi, Âişe (radıyallahü anha)’ya: hayızlı iken kocasıyla birlikte yemek yiyebilir mi?) diye sordum. (Evet, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni yemeğe çağırırdı; Ben de onunla birlikte yerdim. Bazen bir et parçası alır bana teklif eder ısırır mısın? der. Ben de o parçayı ısırır tabağa koyardım. O da o et parçasını alır benim ısırdığım yerden ısırarak yerdi. Sonra içecek bir şeyler ister kendi içmeden bana teklif eder, ben de ondan içer ve içtiğim kabı bırakırdım sonra O, o kabı alır benim ağzımın dokunduğu yerden içerdi.) (Müslim, Hayz: 3; İbn Mâce, Tahara:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا يزيد، - وهو ابن المقدام بن شريح بن هاني - عن ابيه، عن شريح، عن عايشة، رضى الله عنها سالتها هل تاكل المراة مع زوجها وهي طامث قالت نعم كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يدعوني فاكل معه وانا عارك وكان ياخذ العرق فيقسم على فيه فاعترق منه ثم اضعه فياخذه فيعترق منه ويضع فمه حيث وضعت فمي من العرق ويدعو بالشراب فيقسم على فيه قبل ان يشرب منه فاخذه فاشرب منه ثم اضعه فياخذه فيشرب منه ويضع فمه حيث وضعت فمي من القدح
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), hayızlı olduğum halde meşrubatı bana verirdi, ben içtikten sonra kalanı benim ağzımın dokunduğu yerden içerdi. (Müslim, Hayz: 3; İbn Mâce, Tahara:)
اخبرنا ايوب بن محمد الوزان، قال حدثنا عبد الله بن جعفر، قال حدثنا عبيد الله بن عمرو، عن الاعمش، عن المقدام بن شريح، عن ابيه، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يضع فاه على الموضع الذي اشرب منه فيشرب من فضل سوري وانا حايض