Loading...

Loading...
Kitap
352 Hadis
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bedevilerden biri Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e genç bir deve armağan etmişti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), bunun yerine ona altı deve vererek hediyesine karşılık verdi. Fakat bedevi bundan memnun kalmadı ve kızdı. Durum, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e ulaşınca Allah’a hamdetti onu övdü ve şöyle buyurdu: “Falan kişi bana bir deve hediye etti. Ben de ona altı deveyle karşılık verdim; fakat yine de memnun olmadı. Bundan dolayı içimden şöyle geçirdim: Kureyş, Ensâr, Sekîf ve Devsli’den başka kimseden hediye kabul etmeyeyim.” (Ebû Dâvûd, Büyü’: 27) Bu hadis buradakinden daha uzuncadır. Bu hadis başka şekilde de Ebû Hüreyre’den rivâyet edilmiştir. Yezîd b. Harun, Ebû Eyyûb’tan, Ebû’l A’lâ’dan rivâyet ediyorlar. Bu kimse Ebû Eyyûb b. Miskindir. Kendisine İbn ebî Miskin’de denilir. Eyyûb vasıtasıyla Saîd el Makburî’den rivâyet edilen bu hadisteki Eyyûb b. Miskin, Eyyûb Ebû’l A’lâ’dır
حدثنا احمد بن منيع، قال حدثنا يزيد بن هارون، قال اخبرني ايوب، عن سعيد المقبري، عن ابي هريرة، ان اعرابيا، اهدى لرسول الله صلى الله عليه وسلم بكرة فعوضه منها ست بكرات فتسخطها فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فحمد الله واثنى عليه ثم قال " ان فلانا اهدى الى ناقة فعوضته منها ست بكرات فظل ساخطا ولقد هممت ان لا اقبل هدية الا من قرشي او انصاري او ثقفي او دوسي " . وفي الحديث كلام اكثر من هذا . هذا حديث قد روي من غير وجه عن ابي هريرة ويزيد بن هارون يروي عن ايوب ابي العلاء وهو ايوب بن مسكين ويقال ابن ابي مسكين ولعل هذا الحديث الذي روي عن ايوب عن سعيد المقبري هو ايوب ابو العلاء
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Fezare oğullarından bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e: El gabe vakasında ganimet olarak aldıkları develerden birini hediye etmişti. Rasûlullah (s.a.v.), buna karşılık olacak bazı hediyeler vermişti. Fakat adam kızdı memnun olmadı. Saonra Rasûlullah (s.a.v.)’den minber üzerinden şöyle buyurduğunu işittim: “Arap’tan bazı kişiler var ki: Bunlardan biri bir hediye hediye ediyor ben de gücümün yettiği kadarıyla ona karşılık veriyorum o da bunu beğenmiyor ve güceniyor. Allah’a yemin ederim ki, şu andan itibaren artık Kureyşli’den, Ensâr’dan, Sekîfli’den ve Devsli’den başka arabın hiçbirinden hediye kabul etmeyeceğim.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Buyu’ Tirmizî: Bu hadis hasendir. Yezîd b. Harun’un, Eyyûb’tan rivâyet ettiği hadisten daha sahihtir
حدثنا محمد بن اسماعيل، قال حدثنا احمد بن خالد الحمصي، قال حدثنا محمد ابن اسحاق، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال اهدى رجل من بني فزارة الى النبي صلى الله عليه وسلم ناقة من ابله التي كانوا اصابوا بالغابة فعوضه منها بعض العوض فتسخطه فسمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم على هذا المنبر يقول " ان رجالا من العرب يهدي احدهم الهدية فاعوضه منها بقدر ما عندي ثم يتسخطه فيظل يتسخط فيه على وايم الله لا اقبل بعد مقامي هذا من رجل من العرب هدية الا من قرشي او انصاري او ثقفي او دوسي " . هذا حديث حسن وهو اصح من حديث يزيد بن هارون عن ايوب
Ebû Âmir el Eş’arî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Esed ve Eş’arîler ne iyi kabilelerdir. Savaştan kaçmaz ganimet malına da hainlik etmezler, onlar benden ben de onlardanım. Ben bu hadisi Muaviye’ye aktardığım da Muaviye Nebi (s.a.v), bu şekilde buyurmadı; “Onlar benden ve banadırlar” buyurdu, dedi. Ben de şu karşılığı verdim: Fakat babam bana bu şekilde anlatmıştır, bana şu şekilde anlatmıştır: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim: “Onlar bendendir ben de onlardanım.” Bunun üzerine Muaviye: “Sen babanın hadisini daha iyi bilirsin” dedi. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Vehb b. Cerir’in rivâyeti olarak bilmekteyiz. “Esd” in “Ezd” olduğu da söylenmektedir
حدثنا ابراهيم بن يعقوب، وغير، واحد، قالوا حدثنا وهب بن جرير، قال حدثنا ابي قال، سمعت عبد الله بن ملاذ، يحدث عن نمير بن اوس، عن مالك بن مسروح، عن عامر بن ابي عامر الاشعري، عن ابيه، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " نعم الحى الاسد والاشعرون لا يفرون في القتال ولا يغلون هم مني وانا منهم " . قال فحدثت بذلك معاوية فقال ليس هكذا قال رسول الله قال " هم مني والى " . فقلت ليس هكذا حدثني ابي ولكنه حدثني قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " هم مني وانا منهم " . قال فانت اعلم بحديث ابيك . قال هذا حديث حسن غريب لا نعرفه الا من حديث وهب بن جرير . ويقال الاسد هم الازد
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Eslem kabilesine, Allah selamet versin. Gıfâr kabilesine de Allah mağfiret etsin.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Tirmizî: Bu konuda Ebû Zer’den, Bürde’den, Büreyde’den ve Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، قال حدثنا شعبة، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اسلم سالمها الله وغفار غفر الله لها " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وفي الباب عن ابي ذر وابي برزة الاسلمي وبريدة وابي هريرة
Abdullah b. Dinar (r.a.)’den, Şu’be’nin hadisinin benzeri rivâyet edilmiş olup şu ilaveyi yapmıştır: “Usayye ise Allah ve Rasûlüne isyan etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا مومل، قال حدثنا سفيان، عن عبد الله بن دينار، نحو حديث شعبة وزاد فيه " وعصية عصت الله ورسوله " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Muhammed (s.a.v.)’in bütün benliğine hâkim olan zat’a yemin ederim ki, Gıfâr, Eslem, Müzeyne ve Cuheyneliler -veya cüheyne- buyurdu. Müzeyneliler, Allah katında kıyamet günü Esd, Tay ve Ğatafan kabilelerinden daha hayırlıdırlar.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا قتيبة، قال حدثنا المغيرة بن عبد الرحمن، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " والذي نفس محمد بيده لغفار واسلم ومزينة ومن كان من جهينة او قال جهينة ومن كان من مزينة خير عند الله يوم القيامة من اسد وطيء وغطفان " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
İmrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Temimoğullarından bir gurup Rasûlullah (s.a.v.)’e gelmişti. Rasûlullah (s.a.v.): “Ey Temimoğulları! Müjdeler size” buyurdu. Onlar da: “Bizi müjdeledin o halde bize ver” dediler. Bunun üzerine Nebi (s.a.v)’in rengi değişti. Sonra, Yemen halkından bir gurup geldi Rasûlullah (s.a.v.), onlara: “Temimoğullarının kabul etmediği hediyeyi siz kabul ediniz” buyurdu. Onlar da: “Kabul ettik” dediler. Diğer tahric: Buhârî, Bed-il Halk Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، قال حدثنا سفيان، عن جامع بن شداد، عن صفوان بن محرز، عن عمران بن حصين، قال جاء نفر من بني تميم الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " ابشروا يا بني تميم " . قالوا بشرتنا فاعطنا . قال فتغير وجه رسول الله صلى الله عليه وسلم وجاء نفر من اهل اليمن فقال " اقبلوا البشرى فلم يقبلها بنو تميم " . قالوا قد قبلنا . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Bekir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Eslem, Gıfâr ve Müzeyne; Temim, Esd, Ğatafan, Benî Âmir b. Sa’saa (bu kelimelerde sesini uzattı) den daha hayırlıdırlar” buyurdu. Bunun üzerine Ashab: “Bu kabileler zararda ve ziyandadırlar” dediler. Rasûlullah (s.a.v.), yine: “Onlar bunlardan daha hayırlıdır” buyurdu. Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا ابو احمد، قال حدثنا سفيان، عن عبد الملك ابن عمير، عن عبد الرحمن بن ابي بكرة، عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اسلم وغفار ومزينة خير من تميم واسد وغطفان وبني عامر بن صعصعة " . يمد بها صوته فقال القوم قد خابوا وخسروا . قال " فهم خير منهم " . هذا حديث حسن صحيح
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ım bize Şam’ımızı mübarek kıl, Yemen’imizi mübarek kıl.” Bunun üzerine Ashab: “Necid’imizi de” dediler. Rasûlullah (s.a.v.): “Allah’ım bize Şam’ımızı mübarek kıl, Yemen’imizi mübarek kıl” buyurdu. Ashab yine: “Necid’imizi de” dediler. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sarsıntılar ve fitneler oradadır. Şeytanın boynuzu da orada veya oradan çıkacaktır.” Diğer tahric: Buhârî, Bed-il Halk Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle İbn Avn rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Bu hadis aynı şekilde Sâlim b. Abdullah b. Ömer’den de rivâyet edilmiştir
حدثنا بشر بن ادم ابن بنت ازهر السمان، قال حدثني جدي، ازهر السمان عن ابن عون، عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اللهم بارك لنا في شامنا اللهم بارك لنا في يمننا " . قالوا وفي نجدنا . فقال " اللهم بارك لنا في شامنا وبارك لنا في يمننا " . قالوا وفي نجدنا . قال " هنالك الزلازل والفتن وبها او قال منها يخرج قرن الشيطان " . هذا حديث حسن صحيح غريب من هذا الوجه من حديث ابن عون . وقد روي هذا الحديث ايضا عن سالم بن عبد الله بن عمر عن ابيه عن النبي صلى الله عليه وسلم
Zeyd b. Sabit (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in yanında Kur’ân-ı yazılı parçalardan derlemekte idik. Rasûlullah (s.a.v.): “Ne mutlu Şam’a” buyurdu. Biz de: “Hangi sebeplerden dolayı Ey Allah’ın Rasûlü!” dedik. Rasûlullah (s.a.v.): “Rahman’ın melekleri kanatlarını Şam’ın üzerine germişlerdir” buyurdu. Diğer tahric: Müsned: 20621 Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Yahya b. Eyyûb’un rivâyetiyle bilmekteyiz
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا وهب بن جرير، قال حدثنا ابي قال، سمعت يحيى بن ايوب، يحدث عن يزيد بن ابي حبيب، عن عبد الرحمن بن شماسة، عن زيد بن ثابت، قال كنا عند رسول الله صلى الله عليه وسلم نولف القران من الرقاع فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " طوبى للشام " . فقلنا لاى ذلك يا رسول الله قال " لان ملايكة الرحمن باسطة اجنحتها عليها " . هذا حديث حسن غريب انما نعرفه من حديث يحيى بن ايوب
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bazı topluluklar ölen atalarıyla övünmekten vazgeçmelidirler, çünkü onlar Cehennem kömürüdürler, aksi takdirde pislik içerisindeki böcekten Allah katında daha değersiz olacaklardır. Allah cahiliyye gururunu ve atalarıyla övünme kötülüğünü gidermiştir. Artık bundan sonra mütteki mü’min ve bahtsız günahkar vardır. Bütün insanlar Adem’in oğullarıdır. Adem de topraktan yaratılmıştır.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu konuda İbn Ömer ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا ابو عامر العقدي، قال حدثنا هشام بن سعد، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لينتهين اقوام يفتخرون بابايهم الذين ماتوا انما هم فحم جهنم او ليكونن اهون على الله من الجعل الذي يدهده الخراء بانفه ان الله قد اذهب عنكم عبية الجاهلية انما هو مومن تقي وفاجر شقي الناس كلهم بنو ادم وادم خلق من تراب " . وفي الباب عن ابن عمر وابن عباس .وهذا حديث حسن غريب
Ebu Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah, cahiliyye gururunu ve atalarla övünme kötülüğünü sizden gidermiştir. İnsanlar takva sahibi mü’min ve bahtsız günahkar olarak iki guruptur. İnsanlar Ademoğullarıdır, Adem de topraktandır.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu hadis yanımızda birinci hadisten daha sahihtir. Saîd el Makburî, Ebû Hureyre’den hadis işitmiştir, babası vasıtasıyla Ebû Hureyre’den pek çok hadisler rivâyet edilmiştir. B İ T İ İ
حدثنا هارون بن موسى بن ابي علقمة الفروي المدني، قال حدثني ابي، عن هشام بن سعد، عن سعيد بن ابي سعيد، عن ابيه، عن ابي هريرة، رضى الله عنه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " قد اذهب الله عنكم عبية الجاهلية وفخرها بالاباء مومن تقي وفاجر شقي والناس بنو ادم وادم من تراب " . هذا حديث حسن صحيح . وهذا اصح عندنا من الحديث الاول . وسعيد المقبري قد سمع من ابي هريرة ويروي عن ابيه اشياء كثيرة عن ابي هريرة رضى الله عنه . وقد روى سفيان الثوري وغير واحد هذا الحديث عن هشام ابن سعد عن سعيد المقبري عن ابي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم نحو حديث ابي عامر عن هشام بن سعد