Loading...

Loading...
Kitap
303 Hadis
İbn Abbas (r.a.)’den haber verildiğine göre, şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Cibril (a.s), Ka’be’nin yanında bana iki kez imam oldu. İlk seferinde, güneş batıya kayıp gölgesi takunya tasması kadarken öğle namazını, sonra her şeyin gölgesi kendi boyu kadar olunca ikindi namazını; sonra güneşin battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman akşam namazını; Şafak kaybolduğu zaman ise yatsı namazını, aydınlığın yeni başlayıp oruçluya yeme içmenin haram olduğu vakitte sabah namazını kıldırmıştı. İkinci seferinde: Her şeyin gölgesi kendi boyu kadar olunca yani bir önceki seferde ikindiyi kıldırdığı vakitte öğle namazını; sonra her şeyin gölgesi kendisinin iki katı olunca ikindi namazını; Akşam namazını yine önceki vaktinde kıldı sonra gecenin üçte biri geçince de yatsı namazını, sonra ortalık ağarınca da sabah namazını kıldırdı. Sonra da bana dönüp şöyle dedi. Ey Muhammed bu iki vakit arasında namaz kılma genişliği ve serbestliği senden önceki Peygamberlere tanınan vakitler gibi olup sana da bu iki vakit arasında namaz kılabilmen mümkün olmuştur.” Diğer tahric: Ebu Davud, Salat; Buharî, Mevakît Tirmîzî: Bu konuda Ebu Hureyre, Büreyde, Ebu Musa, Ebu Mes’ud El Ensarî, Ebu Saîd, Cabir, Amr b. Hazm, Bera ve Enes (r.a.)’den de hadis rivayet edilmiştir
حدثنا هناد بن السري، حدثنا عبد الرحمن بن ابي الزناد، عن عبد الرحمن بن الحارث بن عياش بن ابي ربيعة، عن حكيم بن حكيم، وهو ابن عباد بن حنيف اخبرني نافع بن جبير بن مطعم، قال اخبرني ابن عباس، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " امني جبريل عليه السلام عند البيت مرتين فصلى الظهر في الاولى منهما حين كان الفىء مثل الشراك ثم صلى العصر حين كان كل شيء مثل ظله ثم صلى المغرب حين وجبت الشمس وافطر الصايم ثم صلى العشاء حين غاب الشفق ثم صلى الفجر حين برق الفجر وحرم الطعام على الصايم . وصلى المرة الثانية الظهر حين كان ظل كل شيء مثله لوقت العصر بالامس ثم صلى العصر حين كان ظل كل شيء مثليه ثم صلى المغرب لوقته الاول ثم صلى العشاء الاخرة حين ذهب ثلث الليل ثم صلى الصبح حين اسفرت الارض ثم التفت الى جبريل فقال يا محمد هذا وقت الانبياء من قبلك . والوقت فيما بين هذين الوقتين " . قال ابو عيسى وفي الباب عن ابي هريرة وبريدة وابي موسى وابي مسعود الانصاري وابي سعيد وجابر وعمرو بن حزم والبراء وانس
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştu: “Cibril bana imâm oldu…” İbn Abbâs hadisini aynı mana ile rivâyet etmekle sadece: “Dünkü ikindi vaktinde” cümlesini söylememektedir. (Buhârî, Mevâkît: 1; Ebû Dâvûd, Salat: 2) Bu hadis hasen sahih garibtir. İbn Abbâs hadisi ise hasen sahihtir. diyor ki: Namaz vakitleri hakkında Câbir (radıyallahü anh)’ın hadisi en sahih olandır. Câbir’in namaz vakitleri hakkındaki bu hadisinin benzerini Atâ b. ebî Rebah, Amr b. Dinar ve Ebû’z Zübeyr yoluyla Vehb b. Keysân’ın, Câbir’den rivâyetini aktarmıştır
اخبرني احمد بن محمد بن موسى، اخبرنا عبد الله بن المبارك، اخبرنا حسين بن علي بن حسين، اخبرني وهب بن كيسان، عن جابر بن عبد الله، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " امني جبريل " . فذكر نحو حديث ابن عباس بمعناه . ولم يذكر فيه " لوقت العصر بالامس " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح غريب . وحديث ابن عباس حديث حسن صحيح . وقال محمد اصح شيء في المواقيت حديث جابر عن النبي صلى الله عليه وسلم . قال وحديث جابر في المواقيت قد رواه عطاء بن ابي رباح وعمرو بن دينار وابو الزبير عن جابر بن عبد الله عن النبي صلى الله عليه وسلم نحو حديث وهب بن كيسان عن جابر عن النبي صلى الله عليه وسلم
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Namaz vakitlerinin ilk ve son vakitleri vardır. Öğle namazının ilk vakti güneşin batıya kaymasından başlayıp ikindi vaktinin girişine kadardır, İkindi namazının ilk vakti bu vaktin girişinden başlayıp sonu güneşin sarardığı zamandır, Akşam namazının ilk vakti güneşin battığı zaman sonu ise ufukta kızıllığın kaybolduğu zamandır, yatsı namazının ilk vakti ufuktaki kızıllığın kaybolduğu vakit başlayıp gece yarısına kadardır. Sabah namazının ilk vakti fecrin ağarmaya başladığı zamandan güneşin doğacağı zamana kadardır.” (Müsned: 6875) Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet etmiştir. Muhammed’den işittim dedi ki: Namaz vakitleri hakkında A’meş’in, Mücahid’den rivâyeti Muhammed b. Fudayl’in, A’meş’den rivâyetinden daha sahihtir. Hennâd bize Ebû Usame’den, Ebû İshâk el Fezarî’den, A’meş ve Mücahid’den hadis rivâyet etmiştir. “Namaz vakitlerinin ilk ve son vakti” hadisinin benzerini A’meş’den Muhammed b. Fudayl rivâyet etmiştir
حدثنا هناد، حدثنا محمد بن فضيل، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان للصلاة اولا واخرا وان اول وقت صلاة الظهر حين تزول الشمس واخر وقتها حين يدخل وقت العصر وان اول وقت صلاة العصر حين يدخل وقتها وان اخر وقتها حين تصفر الشمس وان اول وقت المغرب حين تغرب الشمس وان اخر وقتها حين يغيب الافق وان اول وقت العشاء الاخرة حين يغيب الافق وان اخر وقتها حين ينتصف الليل وان اول وقت الفجر حين يطلع الفجر وان اخر وقتها حين تطلع الشمس " . قال وفي الباب عن عبد الله بن عمرو . قال ابو عيسى وسمعت محمدا يقول حديث الاعمش عن مجاهد في المواقيت اصح من حديث محمد بن فضيل عن الاعمش وحديث محمد بن فضيل خطا اخطا فيه محمد بن فضيل . حدثنا هناد حدثنا ابو اسامة عن ابي اسحاق الفزاري عن الاعمش عن مجاهد قال كان يقال ان للصلاة اولا واخرا فذكر نحو حديث محمد بن فضيل عن الاعمش نحوه بمعناه
Süleyman b. Büreyde (r.a.)’in babasından rivayete göre, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e bir adam gelerek: “Namaz vakitlerini” sordu. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’de: “Bizimle beraber kal öğrenirsin” buyurdular. Sabah namazı vakti gelince Bilal’e emretti fecr doğunca ezan okudu sonra tekrar emretti güneş batıya kayınca öğle ezanını okudu ve öğle namazını kıldı, sonra emretti ezan okundu güneş bembeyaz ve yüksekte iken ikindi namazını kıldı, sonra güneş batıda kaybolunca akşam namazı için ezan okunmasını emretti, sonra ufuktaki kızıllık kaybolunca yatsı namazının ezanı için emretti. Ertesi gün yine Bilal’e emretti, ortalığın ağarmasına kadar sabah namazını geciktirdi, sonra havanın serinlemesine kadar bekleyerek öğleyi serinlikte kıldı, sonra güneşin son parlaklığı vaktine kadar ikindiyi geciktirdi sonra emrederek akşam namazını şafağın kaybolacağı vakitte kıldı sonra yatsı için gecenin üçte birinde emretti ve yatsı namazı kılınmış oldu, sonra namaz vakitlerini soran nerede buyurdu o adam da benim dedi. “Namazların vakitleri bu iki zaman arasındadır buyurdular.” Diğer tahric: İbni Mace, Namaz; Nesaî, Mevakît Tirmîzî: Bu hadis hasen garib sahihtir. Şu’be bu hadisi Alkame b. Mirsed’den hadis rivayet etmiştir
حدثنا احمد بن منيع، والحسن بن الصباح البزار، واحمد بن محمد بن موسى المعنى، واحد، قالوا حدثنا اسحاق بن يوسف الازرق، عن سفيان الثوري، عن علقمة بن مرثد، عن سليمان بن بريدة، عن ابيه، قال اتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل فساله عن مواقيت الصلاة فقال " اقم معنا ان شاء الله " . فامر بلالا فاقام حين طلع الفجر ثم امره فاقام حين زالت الشمس فصلى الظهر ثم امره فاقام فصلى العصر والشمس بيضاء مرتفعة ثم امره بالمغرب حين وقع حاجب الشمس ثم امره بالعشاء فاقام حين غاب الشفق ثم امره من الغد فنور بالفجر ثم امره بالظهر فابرد وانعم ان يبرد ثم امره بالعصر فاقام والشمس اخر وقتها فوق ما كانت ثم امره فاخر المغرب الى قبيل ان يغيب الشفق ثم امره بالعشاء فاقام حين ذهب ثلث الليل ثم قال " اين السايل عن مواقيت الصلاة " . فقال الرجل انا . فقال " مواقيت الصلاة كما بين هذين " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب صحيح . قال وقد رواه شعبة عن علقمة بن مرثد ايضا
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle buyurmuştur: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bazı kadınlar sabah namazını kılar ve dağılırlardı. Ensarî diyor ki: Kadınlar elbiselerine bürünüp geçerlerken alaca karanlık dolayısıyla tanınmazlardı. Kuteybe: “Çarşaflarına bürünmüş olarak” demiştir. (Buhârî, Mevâkît: 28; İbn Mâce, Salat: 2) konuda İbn Ömer, Enes, Kayle binti Mahreme’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu Âişe hadisi hasen sahihtir. Zührî bu hadisi Urve ve Âişe yoluyla rivâyet etmektedir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabından pek çok kimse ve Ebû Bekir, Ömer’inde bulunduğu bir kısım kimselerde tabiinden bazı ilim adamlarının görüşü bu doğrultudadır. Ahmed ve İshâk’da aynı görüşte olup, “Alaca karanlıkta sabah namazını kılmayı” müstehab kabul ederler
حدثنا قتيبة، عن مالك بن انس، قال وحدثنا الانصاري، حدثنا معن، حدثنا مالك، عن يحيى بن سعيد، عن عمرة، عن عايشة، قالت ان كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ليصلي الصبح فينصرف النساء قال الانصاري فيمر النساء متلففات بمروطهن ما يعرفن من الغلس . وقال قتيبة متلفعات . قال وفي الباب عن ابن عمر وانس وقيلة بنت مخرمة . قال ابو عيسى حديث عايشة حديث حسن صحيح . وقد رواه الزهري عن عروة عن عايشة نحوه . وهو الذي اختاره غير واحد من اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم منهم ابو بكر وعمر ومن بعدهم من التابعين وبه يقول الشافعي واحمد واسحاق يستحبون التغليس بصلاة الفجر
Rafi’ b. Hadîç (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şöyle buyurduğunu işittim: “Sabah namazını gün ağarınca kılın o anda kılmanın mükafatı daha büyüktür.” (Nesâî, Mevâkît: 1; İbn Mâce, Salat: 2) Bu hadisi Şu’be ve Sevrî, Muhammed b. İshâk’tan rivâyet etmişlerdir. Muhammed b. Aclan da aynı şekilde Âsım b. Ömer b. Katâde’den rivâyet etmektedir. Yine bu konuda Ebû Berze el Eslemî, Câbir ve Bilâl’den de hadis rivâyet edilmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından ve tabiinden pek çok ilim adamları “Sabah namazının günün ağarmasıyla” kılınması görüşündedirler. Sûfyân es Sevrî’de bu görüştedir. Şâfii, Ahmed ve İshâk diyorlar ki: Günün ağarması (İsfar) demek aydınlığın apaçık ortaya çıkması demektedir, namazın geciktirilmesi değildir
حدثنا هناد، حدثنا عبدة، - هو ابن سليمان - عن محمد بن اسحاق، عن عاصم بن عمر بن قتادة، عن محمود بن لبيد، عن رافع بن خديج، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اسفروا بالفجر فانه اعظم للاجر " . قال وقد روى شعبة والثوري هذا الحديث عن محمد بن اسحاق . قال ورواه محمد بن عجلان ايضا عن عاصم بن عمر بن قتادة . قال وفي الباب عن ابي برزة الاسلمي وجابر وبلال . قال ابو عيسى حديث رافع بن خديج حديث حسن صحيح . وقد راى غير واحد من اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم والتابعين الاسفار بصلاة الفجر . وبه يقول سفيان الثوري . وقال الشافعي واحمد واسحاق معنى الاسفار ان يضح الفجر فلا يشك فيه ولم يروا ان معنى الاسفار تاخير الصلاة
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Öğle namazını Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Ebû Bekir ve Ömer’den daha erken kılanı görmedim.” (Nesâî, Mevâkît: 2; İbn Mâce, Salat: 2) Bu konuda Câbir b. Abdillah, Habbab, Ebû Berze, İbn Mes’ûd, Zeyd b. Sabit, Enes ve Câbir b. Semure’den de hadis rivâyet edilmiştir. Âişe’nin bu hadisi hasendir. (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından ve tabiin dönemi ilim adamlarının tercih ettikleri görüş budur. Ali b. el Medînî, Yahya b. Saîd’den şöyle aktarır, Şu’be bu hadisi rivâyet edenlerden Hakîm b. Cübeyr’in İbn Mes’ûd yoluyla rivâyet ettiği “Kim insanlardan ihtiyacı olmayan bir şeyi isterse…” konusundaki hadisinden dolayı ileri geri konuşmuştur. diyor ki: Bu şahıstan Sûfyân ve Zaide de hadis aktardıkları için pek sakıncalı bir kimse sayılmaz. diyor ki: Öğle namazının erken kılınması hakkında Hakîm b. Cübeyr’den, Saîd b. Cübeyr ve Hz. Âişe hadis rivâyet etmişlerdir
حدثنا هناد بن السري، حدثنا وكيع، عن سفيان، عن حكيم بن جبير، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت ما رايت احدا كان اشد تعجيلا للظهر من رسول الله صلى الله عليه وسلم ولا من ابي بكر ولا من عمر . قال وفي الباب عن جابر بن عبد الله وخباب وابي برزة وابن مسعود وزيد بن ثابت وانس وجابر بن سمرة . قال ابو عيسى حديث عايشة حديث حسن . وهو الذي اختاره اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم ومن بعدهم . قال علي بن المديني قال يحيى بن سعيد وقد تكلم شعبة في حكيم بن جبير من اجل حديثه الذي روى عن ابن مسعود عن النبي صلى الله عليه وسلم " من سال الناس وله ما يغنيه " . قال يحيى وروى له سفيان وزايدة ولم ير يحيى بحديثه باسا . قال محمد وقد روي عن حكيم بن جبير عن سعيد بن جبير عن عايشة عن النبي صلى الله عليه وسلم في تعجيل الظهر
Enes b. Malik (r.a.)’den rivayet edilmiştir: “Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğle namazını güneş batıya kaymaya başlayınca kıldı.” Diğer tahric: Nesaî, Mevakît; İbn Mace, Salat Tirmîzî: Bu hadis sahihtir. Bu konuda en güzel hadis Cabir yoluyla rivayet edilendir
حدثنا الحسن بن علي الحلواني، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، قال اخبرني انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم صلى الظهر حين زالت الشمس . قال ابو عيسى هذا حديث صحيح . وهو احسن حديث في هذا الباب . وفي الباب عن جابر
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Çok sıcak günlerde öğle namazını biraz geciktirin çünkü sıcağın şiddeti Cehennemin kaynamasındandır.” (Buhârî, Mevâkît: 9: Nesâî, Mevâkît: 5) Bu konuda Ebû Saîd, Ebû Zerr, İbn Ömer, Muğıre, Kâsım b. Safvân’ın babasından, Ebû Mûsâ, İbn Abbâs ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu konuda Ömer yoluyla bir hadis rivâyet edilmişse de sahih değildir. Ebû Hüreyre’nin bu hadisi hasen sahihtir. İlim adamlarının bir kısmı şiddetli sıcaklarda öğle namazının geciktirilmesini tercih etmişlerdir. Mübarek, Ahmed ve İshâk’ın görüşü budur. diyor ki: Öğle namazını havanın serinlemesine kadar geciktirmek uzak yerden cemaat gelecek mescidler içindir. Kendi başına kılan veya mahalle mescidinde kılanlar için namazın geciktirilmemesi benim için daha uygundur. Şiddetli sıcaklarda öğle namazını geciktirmek daha güzel ve sünnete uygundur. Şâfii’nin “uzaktan gelenler için bir ruhsattır” görüşüne Ebû Zerr’in hadisinden aykırı bir mana vardır. Çünkü Ebû Zerr hadisinde diyor ki: “Bilâl öğle namazı için ezan okumak istedi de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geciktir, biraz hava serinlesin” buyurmuştur. Mesele Şâfii’nin görüşü olsaydı öğle namazının havanın serinlemesine kadar geciktirilmesinde bir mana kalmazdı çünkü hepsi bir arada bulunmaktaydılar namaza gitmek için uzun yol gitme ihtiyaçları da yoktu
حدثنا قتيبة، حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، وابي، سلمة عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا اشتد الحر فابردوا عن الصلاة فان شدة الحر من فيح جهنم " . قال وفي الباب عن ابي سعيد وابي ذر وابن عمر والمغيرة والقاسم بن صفوان عن ابيه وابي موسى وابن عباس وانس . قال وروي عن عمر عن النبي صلى الله عليه وسلم في هذا ولا يصح . قال ابو عيسى حديث ابي هريرة حديث حسن صحيح . وقد اختار قوم من اهل العلم تاخير صلاة الظهر في شدة الحر وهو قول ابن المبارك واحمد واسحاق . قال الشافعي انما الابراد بصلاة الظهر اذا كان مسجدا ينتاب اهله من البعد فاما المصلي وحده والذي يصلي في مسجد قومه فالذي احب له ان لا يوخر الصلاة في شدة الحر . قال ابو عيسى ومعنى من ذهب الى تاخير الظهر في شدة الحر هو اولى واشبه بالاتباع واما ما ذهب اليه الشافعي ان الرخصة لمن ينتاب من البعد والمشقة على الناس فان في حديث ابي ذر ما يدل على خلاف ما قال الشافعي . قال ابو ذر كنا مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر فاذن بلال بصلاة الظهر فقال النبي صلى الله عليه وسلم " يا بلال ابرد ثم ابرد " . فلو كان الامر على ما ذهب اليه الشافعي لم يكن للابراد في ذلك الوقت معنى لاجتماعهم في السفر وكانوا لا يحتاجون ان ينتابوا من البعد
Ebu Zerr (r.a.)’den rivayet edilmiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bir yolculukta Bilal ile beraberdi, Bilal namaz için kamet getirmek isteyince: “Biraz bekle hava serinlesin” buyurdu, biraz sonra tekrar kamet getirmek isteyince: “Öğle namazı için biraz serinliği bekle” buyurdular. Ebu Zerr diyor ki: Sonunda tepelerin gölgelerini görmeye başladık sonra kamet getirip namaz kıldı ve şöyle buyurdu: “Sıcaklığın şiddeti Cehennem’in kükremesindendir. Öğle namazı için sıcaklarda havanın serinlemesini bekleyin.” Diğer tahric: Buharî, Mevakît; Ebu Davud, Salat Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا ابو داود الطيالسي، قال انبانا شعبة، عن مهاجر ابي الحسن، عن زيد بن وهب، عن ابي ذر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان في سفر ومعه بلال فاراد بلال ان يقيم فقال " ابرد " . ثم اراد ان يقيم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ابرد في الظهر " . قال حتى راينا فىء التلول ثم اقام فصلى فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان شدة الحر من فيح جهنم فابردوا عن الصلاة " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) güneş Âişe (radıyallahü anha)’nın odasından henüz yükselmeden ikindi namazını kılardı.” (Buhârî, Mevâkît: 12; Ebû Dâvûd, Salat: 5) Bu konuda Enes, Ebû Erva, Câbir ve Rafi’ b. Hadîç’den de hadis rivâyet edilmiştir. Yine Rafi’den ikindi namazının geciktirilmesiyle alakalı bir hadis daha rivâyet edilmiş olup sahih değildir. Âişe’nin bu hadisi hasen sahihtir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bir kısım ilim sahipleri bu görüştedir. Ömer, Abdullah b. Mes’d, Âişe ve Enes bunlardandır. Tabiin’den bir kısım alimler ise ikindi namazını erken kılmayı tercih ederek geciktirmeyi hoş görmemişlerdir. Abdullah b. Mübarek, Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüştedirler
حدثنا قتيبة، حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن عروة، عن عايشة، انها قالت صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم العصر والشمس في حجرتها لم يظهر الفىء من حجرتها . قال وفي الباب عن انس وابي اروى وجابر ورافع بن خديج . قال ويروى عن رافع ايضا عن النبي صلى الله عليه وسلم في تاخير العصر ولا يصح . قال ابو عيسى حديث عايشة حديث حسن صحيح . وهو الذي اختاره بعض اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم منهم عمر وعبد الله بن مسعود وعايشة وانس وغير واحد من التابعين تعجيل صلاة العصر وكرهوا تاخيرها . وبه يقول عبد الله بن المبارك والشافعي واحمد واسحاق
Ala b. Abdurrahman (r.a.)’den rivayet edilmiştir: Bir gün öğle namazını kıldıktan sonra Enes (r.a.)’ın Basra’daki evine gitmişti. Enes (r.a.)’ın evi mescidle yan yana idi, ikindi namazının vakti girdi namazınızı kılın dedi. Biz de kalkıp namazımızı kıldık, namazımızı bitirince Enes (r.a.) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den işittim şöyle buyurmuştu: “Vaktinden geç kılınan namaz münafığın namazıdır. Güneşin batması yaklaşıncaya ve güneş şeytanın iki boynuzu arasına girinceye kadar oturur bekler sonra kuşun yem gagaladığı gibi acele olarak dört rek’at namaz kılar ve az okumak suretiyle Allah’ı da çok az zikreder.” Diğer tahric: Nesaî, Mevakît; Ebu Davud, Salat Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا علي بن حجر، حدثنا اسماعيل بن جعفر، عن العلاء بن عبد الرحمن، انه دخل على انس بن مالك في داره بالبصرة حين انصرف من الظهر وداره بجنب المسجد فقال قوموا فصلوا العصر . قال فقمنا فصلينا فلما انصرفنا قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " تلك صلاة المنافق يجلس يرقب الشمس حتى اذا كانت بين قرنى الشيطان قام فنقر اربعا لا يذكر الله فيها الا قليلا " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivayete göre, şöyle demiştir: “Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğle namazını sizden erken kılardı siz ise ikindiyi ondan daha erken kılıyorsunuz.” Diğer tahric: Müsned: 25283 Bu hadis İsmail b. Uleyye İbn Cüreyc, İbn ebî Müleyke ve Ümmü Seleme’den benzeri şekilde rivayet edilmiştir
حدثنا علي بن حجر، حدثنا اسماعيل ابن علية، عن ايوب، عن ابن ابي مليكة، عن ام سلمة، انها قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اشد تعجيلا للظهر منكم وانتم اشد تعجيلا للعصر منه
Kendi yazdığım notlar arasında bu hadisi Ali b. Hucr, İsmail b. İbrahim’in, İbn Cüreyc’den bize aktardı şeklindedir
قال ابو عيسى وقد روي هذا الحديث، عن اسماعيل ابن علية، عن ابن جريج، عن ابن ابي مليكة، عن ام سلمة، نحوه . ووجدت في كتابي اخبرني علي بن حجر، عن اسماعيل بن ابراهيم، عن ابن جريج،
Bişr b. Muaz el Basrî bu hadisi bize İsmail b. Uleyye ve İbn Cüreyc’den aktarmıştır ki bu daha sahihtir
وحدثنا بشر بن معاذ البصري، قال حدثنا اسماعيل ابن علية، عن ابن جريج، بهذا الاسناد نحوه . وهذا اصح
Seleme b. Ekvâ’ (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) güneş batıp ufuk perdesiyle gizlendiği zaman akşam namazını kılardı.” (İbn Mâce, Salat: 7; Ebû Dâvûd, Salat: 6) konuda Câbir es Sunabihî, Zeyd b. Hâlid, Enes, Rafi’ b. Hadîç, Ebû Eyyûb, Ümmü Habibe, Abbâs b. Abdulmuttalib ve ibn Abbâs’tan da birer hadis rivâyet edilmiştir. Abbâs hadisi mevkuf olarak rivâyet edilmiş olup en sahih olan da bu rivâyettir. Çünkü; es Sunabihî, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işitmemiştir. O sadece Ebû Bekir’in arkadaşıdır. Seleme b. Ekvan’ın bu hadisi hasen sahihtir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından ve tabiinden pek çok ilim adamlarının görüşü budur. Yani “Akşam namazını acele kılmayı tercih edip geciktirmeyi hoş görmemişlerdir.” Hatta bazı ilim adamları da şöyle demektedirler. “Akşam namazı için namaz kılınacak tek bir vakit vardır.” Cibril’in Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e kıldırdığı namazdaki vakte itibar ederek bu görüşe sahip olmuşlardır. İbn’ül Mübarek ve Şâfii’nin görüşü budur
حدثنا قتيبة، حدثنا حاتم بن اسماعيل، عن يزيد بن ابي عبيد، عن سلمة بن الاكوع، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي المغرب اذا غربت الشمس وتوارت بالحجاب " . قال وفي الباب عن جابر والصنابحي وزيد بن خالد وانس ورافع بن خديج وابي ايوب وام حبيبة وعباس بن عبد المطلب وابن عباس . وحديث العباس قد روي موقوفا عنه وهو اصح . والصنابحي لم يسمع من النبي صلى الله عليه وسلم وهو صاحب ابي بكر رضى الله عنه . قال ابو عيسى حديث سلمة بن الاكوع حديث حسن صحيح . وهو قول اكثر اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم ومن بعدهم من التابعين اختاروا تعجيل صلاة المغرب وكرهوا تاخيرها حتى قال بعض اهل العلم ليس لصلاة المغرب الا وقت واحد وذهبوا الى حديث النبي صلى الله عليه وسلم حيث صلى به جبريل . وهو قول ابن المبارك والشافعي
Numan b. Beşîr (r.a.)’den rivayete göre, şöyle demiştir: “Bu yatsı namazının vaktini ben herkesten daha iyi bilirim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatsı namazını üç günlük ay battığı zamanda kılardı.*” Diğer tahric: Nesaî, Mevakît; İbn Mace, Salat * Yani ay her gün takriben 50 dakika birbirinden geç battığında göre güneşin batmasından 135 dakika sonra kılmış oluyor
حدثنا محمد بن عبد الملك بن ابي الشوارب، حدثنا ابو عوانة، عن ابي بشر، عن بشير بن ثابت، عن حبيب بن سالم، عن النعمان بن بشير، قال انا اعلم الناس، بوقت هذه الصلاة كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصليها لسقوط القمر لثالثة
Ebû Bekir Muhammed b. Ebân (radıyallahü anh), bize aynı hadisi Abdurrahman b. Mehdî ve Ebû Avâne’den yine aynı senetle rivâyet etmiştir. Hüşeym’in bu hadisi Bişr’in, babasından, Habib b. Sâlim’den, Numân b. Beşîr’den rivâyet ediyor ve bu rivâyette “Beşîr b. Sabit’i” söylemeyen Ebû Avâne’nin hadisi daha sahihtir. Çünkü Yezîd b. Harun, Şu’be’den, Bişr’in babasından Ebû Avâne’nin rivâyet ettiği gibi aynen rivâyet etmiştir
حدثنا ابو بكر، محمد بن ابان حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، عن ابي عوانة، بهذا الاسناد نحوه . قال ابو عيسى روى هذا الحديث، هشيم عن ابي بشر، عن حبيب بن سالم، عن النعمان بن بشير، . ولم يذكر فيه هشيم عن بشير بن ثابت، . وحديث ابي عوانة اصح عندنا لان يزيد بن هارون روى عن شعبة، عن ابي بشر، نحو رواية ابي عوانة
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ümmetime zorluk getirecek olmasaydım yatsı namazını, gecenin üçte birine veya yarısının geçmesine kadar geciktirmelerini emrederdim.” (İbn Mâce, Salat: 8) Bu konuda Câbir b. Semure, Câbir b. Abdillah, Ebû Berze, İbn Abbâs, Ebû Saîd el Hudrî, Zeyd b. Hâlid ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından, tabiinden ilim adamlarının çoğu yatsı namazının geç kılınmasından yanadırlar. Ahmed ve İshâk bunlardandır
حدثنا هناد، حدثنا عبدة، عن عبيد الله بن عمر، عن سعيد المقبري، عن ابي هريرة، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " لولا ان اشق على امتي لامرتهم ان يوخروا العشاء الى ثلث الليل او نصفه " . قال وفي الباب عن جابر بن سمرة وجابر بن عبد الله وابي برزة وابن عباس وابي سعيد الخدري وزيد بن خالد وابن عمر . قال ابو عيسى حديث ابي هريرة حديث حسن صحيح . وهو الذي اختاره اكثر اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم والتابعين وغيرهم راوا تاخير صلاة العشاء الاخرة وبه يقول احمد واسحاق
Ebû Berze (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yatsıdan önce uyumayı ve yatsıdan sonra konuşmayı sevmezdi.” (İbn Mâce, Salat: 12) Bu konuda Âişe, Abdullah b. Mes’ûd ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Ebû Berze hadisi hasen sahihtir. İlim adamlarının çoğu yatsıdan önce uyumayı yatsıdan sonra konuşmayı hoş karşılamamışlar, bir kısmı ise buna izin vermişlerdir. b. Mübarek: Pek çok hadis, bu konunun mekruh olduğu yönündedir. Bazı ilim adamları da Ramazanda yatsıdan önce uyumaya izin vermişlerdir. b. Selame’nin adı Ebûl Minhâl er Riyahî’dir
حدثنا احمد بن منيع، حدثنا هشيم، اخبرنا عوف، قال احمد وحدثنا عباد بن عباد، هو المهلبي واسماعيل ابن علية جميعا عن عوف، عن سيار بن سلامة، هو ابو المنهال الرياحي عن ابي برزة، قال كان النبي صلى الله عليه وسلم يكره النوم قبل العشاء والحديث بعدها . قال وفي الباب عن عايشة وعبد الله بن مسعود وانس . قال ابو عيسى حديث ابي برزة حديث حسن صحيح . وقد كره اكثر اهل العلم النوم قبل صلاة العشاء والحديث بعدها ورخص في ذلك بعضهم . وقال عبد الله بن المبارك اكثر الاحاديث على الكراهية . ورخص بعضهم في النوم قبل صلاة العشاء في رمضان . وسيار بن سلامة هو ابو المنهال الرياحي