Loading...

Loading...
Kitap
84 Hadis
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v.) Kabe'yi tavaf ederken, kendisini, burnundaki halka ile bir başkasının çektiği bir adam'a rastladı. Hz. Nebi (s.a.v.) halkayı eli ile kopardı ve adam'a, onu eli ile yedmesini emretti
حدثنا يحيى بن معين، حدثنا حجاج، عن ابن جريج، قال اخبرني الاحول، ان طاوسا، اخبره عن ابن عباس، : ان النبي صلى الله عليه وسلم مر وهو يطوف بالكعبة بانسان يقوده بخزامة في انفه، فقطعها النبي صلى الله عليه وسلم بيده وامره ان يقوده بيده
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Ukbe b. Âmir'in kız kardeşi yürüyerek hacca gitmeyi adadı. Ama buna gücü yetmiyordu. Hz. Nebi (s.a.v.), (Ukbe'ye): "Şüphesiz Allah (c.c), kız kardeşinin yürümesine muhtaç değildir.(Bir şey'e) binsin ve bir deve veya sığır kurban etsin" buyurdu. Ayrıca Tirmizî, de nüzûr da tahric etti
حدثنا احمد بن حفص بن عبد الله السلمي، قال حدثني ابي قال، حدثني ابراهيم، - يعني ابن طهمان - عن مطر، عن عكرمة، عن ابن عباس، : ان اخت، عقبة بن عامر نذرت ان تحج، ماشية وانها لا تطيق ذلك، فقال النبي صلى الله عليه وسلم : " ان الله لغني عن مشى اختك، فلتركب ولتهد بدنة
İkrime, Ukbe b. Âmir'den rivayet etmiştir: Ukbe (r.a) Hz. Nebi (s.a.v.)'e; Kız kardeşim Kabe'ye kadar yürümeyi adadı, dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi (s.a.v.): "Allah (c.c), kız kardeşinin Ka'be'ye kadar yürümesi ile bir şey yapacak değildir." buyurdu
حدثنا شعيب بن ايوب، حدثنا معاوية بن هشام، عن سفيان، عن ابيه، عن عكرمة، عن عقبة بن عامر الجهني، انه قال للنبي صلى الله عليه وسلم : ان اختي نذرت ان تمشي الى البيت . فقال : " ان الله لا يصنع بمشى اختك الى البيت شييا
Câbir b. Abdillah (r.a)'dan rivayet edildiğine göre: Mekke fethi günü bir adam ayağa kalkıp; Ya Rasûlallah! Ben, Allah sana Mekke fethini nasib ederse Beytü'l-Makdis'de Allah için iki rek'at namaz kılmayı adadım, dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): "Burada kıl" buyurdu. Adam sözünü tekrarladı, Hz. Nebi yine, "Burada kıl" buyurdu. Sonra adam sözünü bir daha tekrarladı. Bu sefer Rasûlullah: "Öyleyse sen bilirsin (burada kılmak istemiyorsan Beytü'l-Makdis'de kıl)"buyurdu. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisin bir benzeri Abdurrahman b. Avf tarafından Rasûlullah (s.a.v.)'dan rivayet edilmiştir
حدثنا موسى بن اسماعيل، قال حدثنا حماد، قال اخبرنا حبيب المعلم، عن عطاء بن ابي رباح، عن جابر بن عبد الله، : ان رجلا، قام يوم الفتح فقال : يا رسول الله اني نذرت لله ان فتح الله عليك مكة ان اصلي في بيت المقدس ركعتين . قال : " صل ها هنا " ثم اعاد عليه فقال : " صل ها هنا " ثم اعاد عليه فقال : " شانك اذا " . قال ابو داود : روي نحوه عن عبد الرحمن بن عوف عن النبي صلى الله عليه وسلم
Abdurrahman b. Avf bu (yukarıdaki 3305.) haberi Hz.Peygamber'in ashabından bazı şahıslardan rivayet etmiştir. Ravi, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu eklemiştir: "Muhammed'i hak ile gönderen (Allah)'a yemin ederim ki, eğer sen şurada namazını kılsaydın Beyt-i Makdis'te namaz kılmanın yerine kâfi gelirdi." Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi; el-Ensarî, İbn Cüreyc'den rivayet edip, Cafer b. Ömer demiştir. Cafer b. Ömer de (Hafs b. Amr'ın yerine) Amr b. Hayye der. Amr b. Hayye de bunu kendisine, Abdurrahman b. Avf ve Hz. Nebi'in ashabından bazı adamların haber verdiklerini söyler
حدثنا مخلد بن خالد، قال حدثنا ابو عاصم، ح وحدثنا عباس العنبري، - المعنى - قال حدثنا روح، عن ابن جريج، قال اخبرني يوسف بن الحكم بن ابي سفيان، انه سمع حفص بن عمر بن عبد الرحمن بن عوف، وعمرا، وقال، عباس : ابن حنة اخبراه عن عمر بن عبد الرحمن بن عوف، عن رجال، من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم بهذا الخبر . زاد فقال النبي صلى الله عليه وسلم " والذي بعث محمدا بالحق لو صليت ها هنا لاجزا عنك صلاة في بيت المقدس " . قال ابو داود : رواه الانصاري عن ابن جريج فقال جعفر بن عمرو، وقال عمرو بن حية وقال اخبراه عن عبد الرحمن بن عوف وعن رجال من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet edildi ki: Sa'd b. Ubâde (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'den fetva sorup; Şüphesiz annem ödemediği bir nezir borcu olduğu halde öldü (ne yapayım?) dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): Onun yerine sen öde" buyurdu
حدثنا القعنبي، قال قرات على مالك عن ابن شهاب، عن عبيد الله بن عبد الله، عن عبد الله بن عباس، : ان سعد بن عبادة، استفتى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال : ان امي ماتت وعليها نذر لم تقضه . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اقضه عنها
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Bir kadın gemiye bindi ve Allah kendisini kurtarırsa (sahile çıkarırsa) bir ay oruç tutmayı adadı. Allah onu kurtardı, fakat kadın orucu tutmadan Öldü. Kızı -veya kız kardeşi-[Bu şek ravilerden birisine aittir.] Rasûlullah'a geldi, (meseleyi sordu). Hz. Nebi de kendisine; onun (ölenin) yerine oruç tutmasını emretti
حدثنا عمرو بن عون، اخبرنا هشيم، عن ابي بشر، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، : ان امراة، ركبت البحر فنذرت ان نجاها الله ان تصوم شهرا، فنجاها الله فلم تصم حتى ماتت، فجاءت ابنتها او اختها الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فامرها ان تصوم عنها
Abdullah b. Büreyde'nin, babası Büreyde'den rivayet ettiğine göre; Bir kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'a gelip: Ben anneme bir genç cariye vermiştim. Annem öldü ve bu cariyeyi miras olarak bıraktı, dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): "Sen sevabını aldın ve o miras olarak sana geri döndü" buyurdu. Kadın: Ama annem bir ay oruç borcu olduğu halde öldü, dedi. Ravi (Ahmed b. Yunus), (bundan önceki) Amr b. Avn hadisinin benzerini zikretti. (Hz. Nebi'in, kadına annesinin orucunu ödemesini emrettiğini söyledi)
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا زهير، حدثنا عبد الله بن عطاء، عن عبد الله بن بريدة، عن ابيه، بريدة : ان امراة، اتت رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت : كنت تصدقت على امي بوليدة، وانها ماتت وتركت تلك الوليدة . قال : " قد وجب اجرك، ورجعت اليك في الميراث " . قالت : وانها ماتت وعليها صوم شهر . فذكر نحو حديث عمرو
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet edildi ki: Bir kadın Hz. Nebi (s.a.v.)'e gelip, (ölü olan) annesinin bir ay oruç borcu olduğunu söyledi ve; Onun yerine ben ödeyeyim mi? dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): "Annenin birisine borcu olsa öder miydin?" dedi. Evet. "Allah'ın borcu ödenmeye daha müstehaktır" buyurdu." Ayrıca bu hadis'i Buharî, savm; Müslim, savm; Ahmed b. Hanbel, I, 224, 258, 326. de de tahric ettiler
حدثنا مسدد، حدثنا يحيى، قال سمعت الاعمش، ح وحدثنا محمد بن العلاء، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، - المعنى - عن مسلم البطين، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، : ان امراة، جاءت الى النبي صلى الله عليه وسلم فقالت : انه كان على امها صوم شهر افاقضيه عنها فقال : " لو كان على امك دين اكنت قاضيته " . قالت : نعم . قال : " فدين الله احق ان يقضى
Âişe (r.anha)'dan, Hz. Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Oruç borcu olduğu halde ölen kimsenin orurcunu onun yerine velisi (en yakın akrabası) tutar
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا ابن وهب، اخبرني عمرو بن الحارث، عن عبيد الله بن ابي جعفر، عن محمد بن جعفر بن الزبير، عن عروة، عن عايشة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال : " من مات وعليه صيام صام عنه وليه
Amr b. Şu'ayb'ın, babası vasıtasıyla dedesinden rivayet ettiğine göre: Bir kadın Hz. Nebi (s.a.v.)'e gelip;"Ya Rasûlallah, ben senin huzurunda def çalmayı adadım" dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): "- Nezrini yerine getir" buyurdu. Kadın: Ben, -cahiliye ehlinin kurban kestikleri yeri işaret ederek- şöyle şöyle bir yerde kurban kesmeyi adadım, dedi. Rasûlullah: “Resim şeklindeki bir put için mi?" Hayır. "Heykelden bir put için mi?" Hayır. “Nezrini yerine getir
حدثنا مسدد، حدثنا الحارث بن عبيد ابو قدامة، عن عبيد الله بن الاخنس، عن عمرو بن شعيب، عن ابيه، عن جده، : ان امراة، اتت النبي صلى الله عليه وسلم فقالت : يا رسول الله اني نذرت ان اضرب على راسك بالدف . قال : " اوفي بنذرك " . قالت : اني نذرت ان اذبح بمكان كذا وكذا، مكان كان يذبح فيه اهل الجاهلية . قال : " لصنم " . قالت : لا . قال : " لوثن " . قالت : لا . قال : " اوفي بنذرك
Sabit b. Dahhâk (r.a)'den rivayet edilmiştir. Der ki: Rasûlullah (s.a.v.) zamanında bir adam, Büvâne'de bir deve kesmeyi adadı. Hz. Nebi'e gelip: Ben Büvâne'de bir deve kurban etmeyi adadım, dedi.Hz. Nebi: "Orada cahiliye putlarından tapınılan bir put var mı?" dedi. Sahâbîler: Hayır, dediler. Hz. Nebi: "Orada onların bayramlarından bir bayram var mı?" Sahâbîler: Hayır, dediler. Hz. Nebi, adama: "Adağını yerine getir. Şüphesiz Allah'a isyan konusundaki ve insanoğlunun malik olmadığı şeydeki adağa vefa yoktur."buyurdu
حدثنا داود بن رشيد، حدثنا شعيب بن اسحاق، عن الاوزاعي، عن يحيى بن ابي كثير، قال حدثني ابو قلابة، قال حدثني ثابت بن الضحاك، قال : نذر رجل على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم ان ينحر ابلا ببوانة، فاتى النبي صلى الله عليه وسلم فقال : اني نذرت ان انحر ابلا ببوانة . فقال النبي صلى الله عليه وسلم : " هل كان فيها وثن من اوثان الجاهلية يعبد " . قالوا : لا . قال : " هل كان فيها عيد من اعيادهم " . قالوا : لا . قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " اوف بنذرك، فانه لا وفاء لنذر في معصية الله ولا فيما لا يملك ابن ادم
Meymûne binti Kerdem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hz. Nebi'in (veda) haccında babamla birlikte çıktım. Ra-sûlullah (s.a.v.)'ı gördüm. İnsanların "Rasûlullah" dediklerini duydum. Gözümle o'nu takibe başladım. Babam kendisine yaklaştı. Rasûlullah devesinin üzerinde idi. Elinde öğretmenlerin sopası gibi (ince) bir sopa vardı. Bedevilerin ve insanların "Tab, tab" dediklerini duydum. Babam o'na (iyice) yaklaştı, ayağını tuttu. Hz. Nebi buna ses çıkarmadı, durup babamı dinledi. Babam: Ya Rasûlallah, ben bir erkek çocuğum dünyaya gelirse, Büvâne (dağı)'nın tepesinde dik yokuşlu yollarda birkaç koyun kurban etmeyi adadım, dedi. -Abdullah b. Zeyd: "Tam bilmiyorum ama, galiba elli koyun demişti" dedi.- Rasûlullah: "Orada putlardan bir şey var mı?" diye sordu. Babam: Hayır, dedi. Rasûlullah (s.a.v.): "Allah için adadığın şeyi yerine getir" buyurdu.Meymûne devamla şöyle dedi: Babam koyunları toplayıp kesmeye başladı. Koyunlardan biri kurtulup kaçtı. Babam; "Ey Allah'ım, benim adağımı ödet" diyerek o'nu aradı. Buldu ve kesti
حدثنا الحسن بن علي، حدثنا يزيد بن هارون، حدثنا عبد الله بن يزيد بن مقسم الثقفي، من اهل الطايف قال حدثتني سارة بنت مقسم الثقفي، انها سمعت ميمونة بنت كردم، قالت : خرجت مع ابي في حجة رسول الله صلى الله عليه وسلم فرايت رسول الله صلى الله عليه وسلم وسمعت الناس يقولون : رسول الله صلى الله عليه وسلم فجعلت ابده بصري، فدنا اليه ابي وهو على ناقة له معه درة كدرة الكتاب، فسمعت الاعراب والناس يقولون : الطبطبية الطبطبية، فدنا اليه ابي فاخذ بقدمه قالت : فاقر له ووقف فاستمع منه فقال : يا رسول الله اني نذرت ان ولد لي ولد ذكر ان انحر على راس بوانة في عقبة من الثنايا عدة من الغنم . قال : لا اعلم الا انها قالت خمسين . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " هل بها من الاوثان شىء " . قال : لا . قال : " فاوف بما نذرت به لله " . قالت : فجمعها فجعل يذبحها فانفلتت منها شاة فطلبها، وهو يقول : اللهم اوف عني نذري . فظفرها فذبحها
Amr b. Şu'ayb, Meymûne binti Kerdem b. Süfyân kanalıyla babası Kerdem'den, önceki (3310.) hadisin benzerini rivayet etmiştir. Bu rivayet Öbüründen biraz muhtasardır. (Bu rivayete göre) Hz. Nebi (s.a.v.): "Orada put veya cahiliye bayramlarından bir bayram var mı?" dedi. Kerdem: Hayır, dedi. (Kerdem der ki): Benim şu annemin yürüme adağı borcu var, onu ödeyeyim mi? İbn Beşşâr bazan, "onu ödeyelim mi?" derdi- dedim; (Rasûlullah:) “Evet" buyurdu
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابو بكر الحنفي، حدثنا عبد الحميد بن جعفر، عن عمرو بن شعيب، عن ميمونة بنت كردم بن سفيان، عن ابيها، نحوه مختصر منه شىء قال : " هل بها وثن او عيد من اعياد الجاهلية " . قال : لا . قلت : ان امي هذه عليها نذر ومشى افاقضيه عنها وربما قال ابن بشار : انقضيه عنها قال : " نعم
İmrân b. Husayn (r.a)'dan rivayet edildi. Dedi ki: Adbâ, Benî Akıl kabilesinden bir adamındı ve hacıları (n develerini) geçenlerdendi. Adam (devesiyle birlikte) esir edilip bağlı olarak Hz. Nebi'e getirildi. Hz. Nebi (s.a.v.); üstünde kadife olan bir eşeğin sırtında idi. Adam: Ya Muhammed ! Beni ve hacıları geçen (bu devey)i niçin tutuyorsun? dedi. Nebi s.a.v. “Seni, müttefiklerin olan Sakif in suçundan dolayı tutuyorum" buyurdu. Sakîfliler, Hz. Nebi'nn ashabından iki kişiyi esir etmişlerdi. Akıl kabilesinden olan adam, söylediği sözler içerisinde "Ben de müslümanım -veya ben de müslüman oldum"[Buradaki şüphe raviye aittir.] dedi. Hz. Nebi (s.a.v.) geçip gidince -Ebû Dâvûd, "Bu sözü Muhammed b. İsa'dan öğrendim" dedi-; Adam: Ya Muhammed ! Ya Muhammed ! diye bağırdı. Rasûlullâh (s.a.v.), merhametli (nazik) idi. Adam'a dönüp; "Ne istiyorsun?" dedi. Ben müslüman'ım. “Eğer sen bunu kendi işine malik İken (esir edilmeden önce) söyleseydin tam manasıyla kurtulurdun." Ebû Dâvûd; "Sonra Süleyman'ın hadisine döndüm." dedi-: Adam: Ya Muhammed ! Ben açım, beni doyur. Ben susuzum, beni sula. Rasûlullâh: "Senin ihtiyacın bu -veya bu onun ihtiyacıdır- (isteğini yapın)" buyurdu. Sonra adam (Sakîflilerdeki) iki kişiye mukabil fidye olarak verildi. Adbâ'yı ise, Hz. Nebi binmek için alıkoydu. Müşrikler, Medinelilerin otlaktaki hayvanlarına baskın yaptılar ve Adbâ'yı da götürdüler. Onu götürdüklerinde müslümanlardan bir kadını da esir etmişlerdi. Onlar geceleyin develerini avlularında çöktürürlerdi. Bir gece hepsi uyudular, kattın kalktı. Elini hangi deveye dokundursa, deve böğürüyordu. Nihayet Adbâ'nın yanma geldi. O itaatkâr, binilmeye alışık bir devenin yanına gelmişti. Hemen o'na bindi, sonra; eğer Allah kendisini kurtarırsa o'nu mutlaka boğazlamayı adadı. Kadın Medine'ye gelince, devenin Hz. Nebi'in devesi olduğu anlaşıldı ve Rasûlullâh bundan haberdar edildi. Bunun üzerine Rasûlullâh haber saldı, kadın getirildi. Kendisine kadının adağı bildirildi. Efendimiz: "Ona ne de kötü ceza vermişsin -veya ona ne de kötü ceza vermiş-; eğer Allah onu bunun üzerinde kurtarırsa o'nu mutlaka boğazlayacakmış! Allah'a isyan konusundaki ve insanoğlunun sahibi olmadığı şeydeki nezre vefa olmaz" buyurdu. Ebû Dâvûd: "Esir edilen bu kadın, Ebû Zerr'in karısıdır" dedi
حدثنا سليمان بن حرب، ومحمد بن عيسى، قالا حدثنا حماد، عن ايوب، عن ابي قلابة، عن ابي المهلب، عن عمران بن حصين، : قال كانت العضباء لرجل من بني عقيل وكانت من سوابق الحاج قال : فاسر فاتى النبي صلى الله عليه وسلم وهو في وثاق والنبي صلى الله عليه وسلم على حمار عليه قطيفة فقال : يا محمد علام تاخذني وتاخذ سابقة الحاج قال : " ناخذك بجريرة حلفايك ثقيف " . قال : وكان ثقيف قد اسروا رجلين من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم قال : وقد قال فيما قال : وانا مسلم او قال : وقد اسلمت . فلما مضى النبي صلى الله عليه وسلم - قال ابو داود : فهمت هذا من محمد بن عيسى - ناداه يا محمد يا محمد . قال : وكان النبي صلى الله عليه وسلم رحيما رفيقا فرجع اليه قال : " ما شانك " . قال : اني مسلم . قال : " لو قلتها وانت تملك امرك افلحت كل الفلاح " . قال ابو داود : ثم رجعت الى حديث سليمان قال : يا محمد اني جايع فاطعمني اني ظمان فاسقني . قال فقال النبي صلى الله عليه وسلم : " هذه حاجتك " . او قال : " هذه حاجته " . قال : ففودي الرجل بعد بالرجلين . قال : وحبس رسول الله صلى الله عليه وسلم العضباء لرحله - قال - فاغار المشركون على سرح المدينة فذهبوا بالعضباء - قال - فلما ذهبوا بها واسروا امراة من المسلمين - قال - فكانوا اذا كان الليل يريحون ابلهم في افنيتهم - قال - فنوموا ليلة وقامت المراة فجعلت لا تضع يدها على بعير الا رغا حتى اتت على العضباء - قال - فاتت على ناقة ذلول مجرسة - قال - فركبتها ثم جعلت لله عليها ان نجاها الله لتنحرنها - قال - فلما قدمت المدينة عرفت الناقة ناقة النبي صلى الله عليه وسلم فاخبر النبي صلى الله عليه وسلم بذلك فارسل اليها، فجيء بها واخبر بنذرها فقال : " بيسما جزيتيها " . او : " جزتها " . : " ان الله انجاها عليها لتنحرنها، لا وفاء لنذر في معصية الله ولا فيما لا يملك ابن ادم " . قال ابو داود : والمراة هذه امراة ابي ذر
Kâ'b b. Mâlik'den rivayet edilmiştir,, şöyle demiştir: Rasûlullah'a: Yâ Rasûlallah! Şüphesiz Allah ve Rasûlü için sadaka olarak malımdan soyulmam (malımın tümünü sadaka olarak vermem) benim tevbem (in kemalin) dendir, dedim. Rasûluliah (s.a.v.): "Malının bir kısmını kendine alakoy, bu senin için daha hayırlıdır." buyurdu. Kâ'b demiştir ki: Ben de; Hayber'deki sehmimi kendime alıkoyuyorum, dedim
حدثنا سليمان بن داود، وابن السرح، قالا حدثنا ابن وهب، اخبرني يونس، قال قال ابن شهاب فاخبرني عبد الرحمن بن عبد الله بن كعب بن مالك، ان عبد الله بن كعب، - وكان قايد كعب من بنيه حين عمي - عن كعب بن مالك، قال قلت : يا رسول الله ان من توبتي ان انخلع من مالي صدقة الى الله والى رسوله . قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " امسك عليك بعض مالك فهو خير لك " . قال فقلت : اني امسك سهمي الذي بخيبر
Kâ'b b,. Mâlik'in oğlu Abdullah'ın babasından rivayetine göre; Kâ'b, tevbesi kabul edilince, Rasûlullah (s.a.v.)'e: Ben malımdan soyulacağım... (malımın hepsini dağıtacağım), dedi. Ravi Ahmed b. Salih (bundan sonra), "O senin için daha hayırlıdır" sözüne kadar, önceki (3312.) hadisin benzerini söyledi. Önceki rivayetin son ravisi Süleyman b. Dâvûd ve İbn Şerh, bununki ise Ahmed b. Salih'tir. Rivayetlerin diğer ravileri aynı şahıslardır
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، اخبرني عبد الله بن كعب بن مالك، عن ابيه، انه قال لرسول الله صلى الله عليه وسلم حين تيب عليه : اني انخلع من مالي . فذكر نحوه الى : " خير لك
Kâ'b b. Mâlik'den rivayet edildiğine göre; O veya Ebû Lübâbe ya da Allah'ın dilediği birisi, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e: İçerisinde günaha girdiğim, kavmimin bu yurdunu terketmek ve malımın tümünden sadaka olarak soyulmak benim tevbemdendir, dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): “Üçte birini vermen yeter" buyurdu
حدثني عبيد الله بن عمر، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن ابن كعب بن مالك، عن ابيه، انه قال للنبي صلى الله عليه وسلم او ابو لبابة او من شاء الله : ان من توبتي ان اهجر دار قومي التي اصبت فيها الذنب، وان انخلع من مالي كله صدقة . قال : " يجزي عنك الثلث
Ma'mer, Zührî'den; Kâ'b b. Mâlik'in oğlunun şöyle deliğini nakleder: Ebû Lübâbe... Ravi önceki rivayeti ma'na olarak zikretti. Hâdise Ebû Lübâbe'ye aittir. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi, Yunus, İbn Şihâb'dan, o da Sâib b. Ebî Lübâbe oğulırının birinden rivayet etti. Zebîdî de, Zührî vasıtasıyla Hüseyn b. Sâib b. Ebî Lübâbe'den ir benzerini rivayet etmiştir
حدثنا محمد بن المتوكل، حدثنا عبد الرزاق، قال اخبرني معمر، عن الزهري، قال اخبرني ابن كعب بن مالك، قال : كان ابو لبابة، فذكر معناه والقصة لابي لبابة . قال ابو داود : رواه يونس عن ابن شهاب عن بعض بني السايب بن ابي لبابة، ورواه الزبيدي عن الزهري عن حسين بن السايب بن ابي لبابة مثله
Kâ'b b. Mâlik'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ya Rasûlallah! Şüphesiz malımın tümünü Allah ve Rasûlü'ne sadaka olarak çıkarmam, benim Allah'a tevbemdendir, dedim. Hz. Nebi: "Hayır" buyurdu. Yarısını, dedim. “Hayır" buyurdu. Üçte birini, dedim. "Evet" karşılığını verdi. Ben de; Hayber'deki sehmimi alıkoyacağım, dedim
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا حسن بن الربيع، حدثنا ابن ادريس، قال قال ابن اسحاق حدثني الزهري، عن عبد الرحمن بن عبد الله بن كعب، عن ابيه، عن جده، في قصته قال قلت : يا رسول الله ان من توبتي الى الله ان اخرج من مالي كله الى الله والى رسوله صدقة . قال : " لا " . قلت : فنصفه . قال : " لا " . قلت : فثلثه . قال : " نعم " . قلت : فاني سامسك سهمي من خيبر