Loading...

Loading...
Kitap
105 Hadis
Bana Amru'n-Nâkıd ile Hasen El-Hulvânî ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Abd : Ahberanî, ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandlar. Dedilerki): Bize Yakub (bu zat İbni İbrahim b. Sa'd'dır) rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den, o da İbni Şihab'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Saîd b. Müseyyeb'i şunu söylerken işittim: Bahira, şeytanlar için sağılmaktan menedilen devedir. Onu insanlar'dan kimse sağamaz. Sâibe ise, Arabların ilâhları için bıraktıkları devedir. Onun üzerinde hiç bir şey taşınmaz. İbni Müseyyeb demişki: Ebû Hureyre şunu söyledi: ResûIuIlah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Ben Amr b. Âmir El-Huzâî'yi cehennemde bağsrsaklarını sürürken gördüm, Bu adam ilk sâibe bırakan adamdır.» buyurdular
حدثني عمرو الناقد، وحسن الحلواني، وعبد بن حميد، قال عبد اخبرني وقال، الاخران حدثنا يعقوب، - وهو ابن ابراهيم بن سعد - حدثنا ابي، عن صالح، عن ابن، شهاب قال سمعت سعيد بن المسيب، يقول ان البحيرة التي يمنع درها للطواغيت فلا يحلبها احد من الناس واما السايبة التي كانوا يسيبونها لالهتهم فلا يحمل عليها شىء . وقال ابن المسيب قال ابو هريرة قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " رايت عمرو بن عامر الخزاعي يجر قصبه في النار وكان اول من سيب السيوب
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim. (Biri) Beraberlerinde sığır kuyrukları gibi kamçılar olup, onlarla İnsanları döğen bir kavm, (diğeri} giyinmiş, çıplak, eğrilmiş ve eğrilten bir takım kadınlardır! Başları eğri deve börgüçleri gibidir. Bunlar cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır. Halbuki cennetin kokusu şu kadar ve şu kadar mesafeden duyulacaktır.» buyurdular. İZAH 2857 DE
حدثني زهير بن حرب، حدثنا جرير، عن سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " صنفان من اهل النار لم ارهما قوم معهم سياط كاذناب البقر يضربون بها الناس ونساء كاسيات عاريات مميلات مايلات رءوسهن كاسنمة البخت المايلة لا يدخلن الجنة ولا يجدن ريحها وان ريحها لتوجد من مسيرة كذا وكذا
Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Zeyd (yâni; İbni Hubab) rivayet etti. (Dediki): Bize Eflah b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ümmü Seleme'nin azatlısı Abdullah b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Ehû Hureyre'yi şöyle derken işittim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çok yaşarsan ellerinde sığır kuyrukları gibi kamçrlar bulunan bir kavmi görmen yakındır. Bunlar Allah'ın gadabı içinde sabahlar, Allah'ın hısımı içinde akşamlarlar.» buyurdular
حدثنا ابن نمير، حدثنا زيد، - يعني ابن حباب - حدثنا افلح بن سعيد، حدثنا عبد الله بن رافع، مولى ام سلمة قال سمعت ابا هريرة، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يوشك ان طالت بك مدة ان ترى قوما في ايديهم مثل اذناب البقر يغدون في غضب الله ويروحون في سخط الله
Bize Ubeydullab b. Saîd ile Ebû Bekr b. Nâfi' ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Âmir El-Akadî rivayet etti. (Dediki): Bize Eflah b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Ümmü Seleme'nin azatlısı Abdullah b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işittim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sel!em)'i: «Çok yaşarsan Allah'ın hışımı içinde sabahlayan ve lâ'neti içinde akşamlayan, ellerinde sığır kuyrukları gibi kamçılar olan bir kavimi görmen yakındır.» buyururken dinledim. izah: Bu hadîsin kadınlardan bahseden rivayeti, daha önce geçmişti. Hadîs-i şerif, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mucizelerinden olup, haber verdiği gibi zuhur etmiştir. Yine hülâsa edelim; sığır kuyrukları gibi kamçıları olan kavim zabıta memurlarıdır. Giyinmiş çıplaklardan murad; bir kavle göre Allah'ın nimetlerinden giyinip de şükretmeyen kadınlardır. İkinci kavle göre ise, bunlar elbise giyen, fakat hayır işleyip âhireti için çalışmayan kadınlardır. Üçüncü kavle göre güzelliklerini göstermek için bedenlerinin bir kısmını açanlardır. Dördüncü kavle göre ise, altındakini gösterecek derecede ince elbise giyenlerdir. Eğrilmiş kadınlar Allah'ın taatından çıkanlardır. Eğriltenler de, kendi yaptıkları marifeti başkasına öğretenlerdir. Bâzılarına göre eğrilenlerden murad; kırıtarak yürüyenler, eğriltenler de, omuzlarını kırarak yürüyenlerdir. Başlarının deve horgüçlerine benzetilmesi, saçlarına çeşitli şeyler sararak tepeye doğru yükselttikleri ve kurdukları hotos yana doğru eğrildiği içindir. Hadîs-i şerif böylelerin cennete girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile alamıyacaklarına açık delildir. Zamanımızda olduğu kadar kadınların hiç bir devirde bu hadîs-i şerife tam mânâsıyle misâl teşkil ettikleri görülmemiştir sanırım. Allah müslümanlara intibahlar nasib etsin. Amin
حدثنا عبيد الله بن سعيد، وابو بكر بن نافع وعبد بن حميد قالوا حدثنا ابو عامر العقدي حدثنا افلح بن سعيد، حدثني عبد الله بن رافع، مولى ام سلمة قال سمعت ابا هريرة، يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان طالت بك مدة اوشكت ان ترى قوما يغدون في سخط الله ويروحون في لعنته في ايديهم مثل اذناب البقر
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris rivayet etti. H. Bize îbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Muhammed b. Bişr rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. A'ym haber verdi. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Üsâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi İsmail b. Ebî Hâlid'den rivayet etmişlerdir. H. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. (Dediki): Bize Kays rivayet etti. (Dediki): Ben Benî Fihrin kardeşi Müstevrid'den dinledim. (Şöyle diyordu): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Vallahi âhiretin yanında dünya ancak birinizin şu parmağını denize koyduğu kadarcıktır. Parmağın ne ile döneceğine bir baksın!» buyurdular. Yahya şehadet parmağı ile ibarette bulunmuştur. Yahya'dan başka bütün râvilerin hadîsinde: «Ben bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söylerken işittim...» ibaresi vardır. Ebû Üsâme'nin hadîsinde: «Benî Fihrin kardeşi Müstevrid b. Şeddâd'dan...» ibaresi vardır. Yine onun hadîsinde: «İsmail baş parmağıyla işaret etti, dedi.» İfadesi vardır. İZAH 2860 DA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن ادريس، ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي ومحمد بن بشر، ح وحدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا موسى بن اعين، ح وحدثني محمد بن رافع، حدثنا ابو اسامة، كلهم عن اسماعيل بن ابي خالد، ح وحدثني محمد بن، حاتم - واللفظ له - حدثنا يحيى بن سعيد، حدثنا اسماعيل، حدثنا قيس، قال سمعت مستوردا، اخا بني فهر يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " والله ما الدنيا في الاخرة الا مثل ما يجعل احدكم اصبعه هذه - واشار يحيى بالسبابة - في اليم فلينظر بم يرجع " . وفي حديثهم جميعا غير يحيى سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول ذلك . وفي حديث ابي اسامة عن المستورد بن شداد اخي بني فهر وفي حديثه ايضا قال واشار اسماعيل بالابهام
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Hatim b. Ebî Sağîra'dan rivayet etti. (Demişki): Bana İbni Ebî Müleyke, Kaâsım b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «İnsanlar kıyamet gününde yalınayak, çıplak, sünnetsiz olarak haşredilecek.» buyururken işittim. — Yâ Resûlallah! Kadın ve erkekler beraber olup, birbirlerine bakacaklar'mı? dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Âişe! Mesele birbirlerine bakmaktan da kötü!» buyurdular
وحدثني زهير بن حرب، حدثنا يحيى بن سعيد، عن حاتم بن ابي صغيرة، حدثني ابن ابي مليكة، عن القاسم بن محمد، عن عايشة، قالت سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " يحشر الناس يوم القيامة حفاة عراة غرلا " . قلت يا رسول الله النساء والرجال جميعا ينظر بعضهم الى بعض قال صلى الله عليه وسلم " يا عايشة الامر اشد من ان ينظر بعضهم الى بعض
{m-56} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmer, Kâsım b. Ebî Sağîra'dan bu isnadla rivayet etti. Ama hadisinde «sünnetli olarak...» tâbirini anmadı. İZAH 2860 DA
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وابن، نمير قالا حدثنا ابو خالد الاحمر، عن حاتم، بن ابي صغيرة بهذا الاسناد ولم يذكر في حديثه " غرلا
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb, İshak b. İbrahim ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (İshak: Ahberana, ötekiler: Haddesena tâbirlerini kullandılar. Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Amr'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hutbe okurken dinlemiş. Şöyle diyormuş: «Şüphesiz ki, sîz Allah'a yürüyerek yalınayak, çıplak, sunnetsiz olarak kavuşacaksınız.» Züheyr kendi hadîsinde: «Hutbe okurken...» kaydını anmamıştır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وزهير بن حرب، واسحاق بن ابراهيم، وابن ابي، عمر قال اسحاق اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا سفيان بن عيينة، عن عمرو، عن سعيد، بن جبير عن ابن عباس، سمع النبي صلى الله عليه وسلم يخطب وهو يقول " انكم ملاقو الله مشاة حفاة عراة غرلا " . ولم يذكر زهير في حديثه يخطب
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den rivayet etmişlerdir. H.. Bize Muhamraed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşar dahî rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Muğîra b. Nu'man'dan, o da Saîd h. Cübeyr'den, o da İbni Abbas'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir va'z dolayısıyla hutbe okumak için aramızda ayağa kalktı ve : «Ey insanlar! Hiç şüphe yok ki, siz Allah'a yalınayak, çıplak, sünnetsiz olarak haşredileceksiniz. (İlk yaratmaya nasıl başladıksa, üzerimize va'd olarak onu öylece iade edeceğiz. Biz va'dimizi yaparız.) [Enbiya 104] Dikkat edin ki, kıyamet gününde mahlûkatın ilk giydirileni İbrahim (Aleyhisselâm) olacaktır. Dikkat edin ki, benim ümmetimden bir takım adamlar getirilecek, fakat onlar sol tarafa alınacaktır. Bunun üzerine ben: Yarabbi! Bunlar benim ashabımdır, diyeceğim. (Bana); Bunların senden sonra ne modalar çıkardıklarını sen bilmezsin? denilecek? Ben de sâlih kulun dediği gibi (Ben onlara aralarında bulunduğum müddetçe şâhid oldum. Benim ruhumu kabzedince (artık) onların üzerine rakib sen oldun. Sen her şeye şâhidsin. Onları azab edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Affedersen şüphe yok ki, Aziz Hakim olan ancak sensin) [Maide 117-118] diyeceğim. Bunun üzerine bana: Sen onlardan ayrılalı onlar geriye dönmekte devam ettiler, denilecektir.» Veki' ile Muâzın hadîsinde: «Bunun üzerine sen onların, senden sonra ne modalar çıkardıklarını bilmezsin, denilecek...» cümlesi vardır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، ح وحدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي كلاهما، عن شعبة، ح وحدثنا محمد بن المثنى، ومحمد بن بشار، - واللفظ لابن المثنى - قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن المغيرة بن النعمان، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، قال قام فينا رسول الله صلى الله عليه وسلم خطيبا بموعظة فقال " يا ايها الناس انكم تحشرون الى الله حفاة عراة غرلا { كما بدانا اول خلق نعيده وعدا علينا انا كنا فاعلين} الا وان اول الخلايق يكسى يوم القيامة ابراهيم عليه السلام الا وانه سيجاء برجال من امتي فيوخذ بهم ذات الشمال فاقول يا رب اصحابي . فيقال انك لا تدري ما احدثوا بعدك . فاقول كما قال العبد الصالح { وكنت عليهم شهيدا ما دمت فيهم فلما توفيتني كنت انت الرقيب عليهم وانت على كل شىء شهيد * ان تعذبهم فانهم عبادك وان تغفر لهم فانك انت العزيز الحكيم} قال فيقال لي انهم لم يزالوا مرتدين على اعقابهم منذ فارقتهم " . وفي حديث وكيع ومعاذ " فيقال انك لا تدري ما احدثوا بعدك
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Ahmed b. İshak rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etli. (Dediki): lîize Behz rîvâyet etti. Her iki râvî demişlerki: Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Afedullah b. Tavus babasmdan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «İnsanlar üç fırka olarak haşrediieceklerdir. 1- İstekliler, ürkekler, 2- iki kîşi bir deve üzerinde, üç kişi bîr deve üzerinde, dört kişi bîr deve üzerinde ve on kişi bir deve üzerinde olanlar, 3- Geri kalanlarını cehennem toplayacak, geceledikleri yerde cnlarla beraber geceleyecek, istirahat ettikleri yerde onlarla beraber istirahat edecek; sabahladıkları yerde onlarla beraber sabahlayacak, akşamladıkları yerde onlarla beraber akşamlıyacaktır.»
حدثني زهير بن حرب، حدثنا احمد بن اسحاق، ح وحدثني محمد بن حاتم، حدثنا بهز، قالا جميعا حدثنا وهيب، حدثنا عبد الله بن طاوس، عن ابيه، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " يحشر الناس على ثلاث طرايق راغبين راهبين واثنان على بعير وثلاثة على بعير واربعة على بعير وعشرة على بعير وتحشر بقيتهم النار تبيت معهم حيث باتوا وتقيل معهم حيث قالوا وتصبح معهم حيث اصبحوا وتمسي معهم حيث امسوا
Bize Züheyr b. Ilarb ile Mulıammed b. Mûsennâ ve Ubeydullah b. Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya (yâni; İbni Saîd) Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Nûfi', İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen: «O gün insanlar alemlerin Rabbine ayağa kalkacaklardır.» [Mutaffifin 6] âyeti hakkında haber verdi. Şöyle buyurmuşlar: «İnsanlardan her biri kulaklarının yarısına kadar ter'e batmış olarak kalkacaktır.» İbni Müsennâ'nın rivayetinde: «İnsanlar kalkacak...» demiş, günü anmamıştır
حدثنا زهير بن حرب، ومحمد بن المثنى، وعبيد الله بن سعيد، قالوا حدثنا يحيى، - يعنون ابن سعيد - عن عبيد الله، اخبرني نافع، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم { يوم يقوم الناس لرب العالمين} قال " يقوم احدهم في رشحه الى انصاف اذنيه " . وفي رواية ابن المثنى قال " يقوم الناس " . لم يذكر يوم
{m-60} Bize Mııhaınmed b. İshak El-Müseyyebî rivayet etti. (Dediki): Bize Enes (yâni; İbni İyâd) rivayet etti. H. Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. Her iki râvî Musa b. Ukhe'den rivayet etmişlerdir. Bize Ebû Bckr b. Ebî Şeyhe de rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmer ile İsa b. Yûnus, İbni Avn'den rivayet ettiler. H. Bana Abdullah b. Ca'fer b. Yahya dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bana Ebû Nasr Et-Temmûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad h. Seleme, Eyyub'dan rivayet etti. H. Bize Hulvânî ile Abd b. Humeyd dahi Ya'kub h. İbrahim h. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize baham, Salih'den rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ubeydullah'in Nâfi'den rivayet ettiğî hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki: Musa b. Ukbe ile Salih'in hadîsinde: «Hattâ onlardan biri kulaklarının yarısına kadar terine batacaktır.» ibaresi vardır. İZAH 2864 TE
حدثنا محمد بن اسحاق المسيبي، حدثنا انس يعني ابن عياض، ح وحدثني سويد بن سعيد، حدثنا حفص بن ميسرة، كلاهما عن موسى بن عقبة، ح وحدثنا ابو بكر، بن ابي شيبة حدثنا ابو خالد الاحمر، وعيسى بن يونس، عن ابن عون، ح وحدثني عبد، الله بن جعفر بن يحيى حدثنا معن، حدثنا مالك، ح وحدثني ابو نصر التمار، حدثنا حماد، بن سلمة عن ايوب، ح وحدثنا الحلواني، وعبد بن حميد، عن يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا ابي، عن صالح، كل هولاء عن نافع، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم . بمعنى حديث عبيد الله عن نافع . غير ان في حديث موسى بن عقبة وصالح " حتى يغيب احدهم في رشحه الى انصاف اذنيه
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'I-Aziz (yâni; îbni Muhammed) Sevr'den, o da Ebû'l-Gays'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Şüphesiz ki, kıyamet gününde ter, yerin içîne yetmiş kulaç inecektir. Ve şüphesiz ki, o insanların ağızlarına yahut kulaklarına ulaşacaktır.» Sevr bunların hangisini söylediğinde şekketmiştir. İZAH 2864 TE
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن ثور، عن ابي الغيث، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان العرق يوم القيامة ليذهب في الارض سبعين باعا وانه ليبلغ الى افواه الناس او الى اذانهم " . يشك ثور ايهما قال
Bize Hakem b. Musa Ebû Salih rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hamza, Abdurrahman b. Câbir'den rivayet etti. (Demişki): Bana Süleym b. Âmir rivayet etti. (Dediki): Bana Mikdâd b. Esved rivayet etti. (Dediki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Kıyamet gününde güneş mahlûkata yaklaşacak hattâ onlara bir mil mikdârı yakın olacaktır.» buyururken işittim. Süleym b. Âmir : Vallahi milden neyi kastediyor, yerin mesâfesini mi yoksa kendisiyle göze sürme çekilen mili mi bilmiyorum, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurmuşlar ki: «insanlar amelleri mikdarı ter'e batacak; kimisi topuklarına kadar, kimisi dizlerine kadar, bazıları köprücük kemiklerine kadar batacak bazılarına da ter adamakıllı gem vuracaktır.» Mikdâd demiş ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle ağzına işaret etti
حدثنا الحكم بن موسى ابو صالح، حدثنا يحيى بن حمزة، عن عبد الرحمن بن، جابر حدثني سليم بن عامر، حدثني المقداد بن الاسود، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " تدنى الشمس يوم القيامة من الخلق حتى تكون منهم كمقدار ميل " . قال سليم بن عامر فوالله ما ادري ما يعني بالميل امسافة الارض ام الميل الذي تكتحل به العين . قال " فيكون الناس على قدر اعمالهم في العرق فمنهم من يكون الى كعبيه ومنهم من يكون الى ركبتيه ومنهم من يكون الى حقويه ومنهم من يلجمه العرق الجاما " . قال واشار رسول الله صلى الله عليه وسلم بيده الى فيه
Bana Ebû Gassan El-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ ve Muhammed b. Beşşar b. Osman rivayet ettiler. Lâfız Ebû Gassan ile İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muâz b. Hişam rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katade'den, o da Mutarrif b. AbdiIIah b. Sihhîr'den, o da İyad b. Hımar EI-Mışâvî'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün hutbesinde şöyle buyurrmışlar: «Dikkat edin ki, Rabbim bana öğrettiklerinden bilmediklerinizi bugün size öğretmemi emretti. (Buyurdu ki: Bir kul'a verdiğim her mal helâldir. Ben kullarımın hepsini müslüman olarak yarattım. Ama onlara şeytanlar gelerek kendilerini dinlerinden alıp götürdüler. Benim kendilerine helâl kıldıklarımı, onlara haram ettiler. Benim hakkında zelil indirmediğim bîr şeyi, bana şerik koşmalarını emrettiler. Şüphesi ki, Allah yer hnlkına bakarak onların Arabına. Acemine şiddet huğzetmiştir. Yalnız ehl-i kitabdan bir tokım bakiyyeler müstesna! Teâla Hazretleri: Ben seni ancak İmtihan edeyim ve seninle başkalarını imtihan edeyim diye gönderdim. Sana su götürmez hir kitab indirdim. Onu uyurken, uyanıkken okursun, buyurdu. Gerçekten Allah bana Kureyş'i cayır cayır yakmamı emretti. Ben: Yâ Rabbi! O halde benim başımı yararlar, onu bîr ekmek parçasına çevirirler, dedim. Teâlâ Hazretleri: Onlar seni nasıI çıknrdılarsa. sen de onları çıkar. Onlarla gaza et ki, sana yardım edelim. infakda bulun, bîz de sana infak edelim! Sen bir ordu gönder. Biz onun beş mislini gönderelim! Sana İtaat edenlerle birlikte isyan edenlere karşı harbet, buyurdu. Cennetlikler üç kısımdır: 1- Kuvvet sahibi, adaletli, sadaka verici, muvaffak! 2- Her akrabaya ve müslüman'a karşı ince kalpli, merhametli bir adam! 3- Bir de iffetli, namuslu, çoluk çocuk sahibi, buyurdu. Cehennemlikler ise beş kısımdır: 1- Akl' olmayan, zayıf kişi! Böylelerî sizin aranızda tâbi olarak bulunurlar. Hiç bir aile ve mala tâbi olmazlar. 2- Tama yüze vurmayan hain, kapıyı çalsa ona hıyanet eder. 3- Akşamda sabahda sana ailen ve malın hakkında mutlaka hıyanet eden adam, buyurdu. 4 Cimriliği yahut yalanı da zikretmiştir. 5- Bir de kötü huylu küfürbaz, Ebu Gassan kendi hadîsinde: «İnfak et, biz de sana infak edeceğiz...» cümlesini anmadı)
حدثني ابو غسان المسمعي، ومحمد بن المثنى، ومحمد بن بشار بن عثمان، - واللفظ لابي غسان وابن المثنى - قالا حدثنا معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن قتادة، عن مطرف بن عبد الله بن الشخير، عن عياض بن حمار المجاشعي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ذات يوم في خطبته " الا ان ربي امرني ان اعلمكم ما جهلتم مما علمني يومي هذا كل مال نحلته عبدا حلال واني خلقت عبادي حنفاء كلهم وانهم اتتهم الشياطين فاجتالتهم عن دينهم وحرمت عليهم ما احللت لهم وامرتهم ان يشركوا بي ما لم انزل به سلطانا وان الله نظر الى اهل الارض فمقتهم عربهم وعجمهم الا بقايا من اهل الكتاب وقال انما بعثتك لابتليك وابتلي بك وانزلت عليك كتابا لا يغسله الماء تقروه نايما ويقظان وان الله امرني ان احرق قريشا فقلت رب اذا يثلغوا راسي فيدعوه خبزة قال استخرجهم كما استخرجوك واغزهم نغزك وانفق فسننفق عليك وابعث جيشا نبعث خمسة مثله وقاتل بمن اطاعك من عصاك . قال واهل الجنة ثلاثة ذو سلطان مقسط متصدق موفق ورجل رحيم رقيق القلب لكل ذي قربى ومسلم وعفيف متعفف ذو عيال - قال - واهل النار خمسة الضعيف الذي لا زبر له الذين هم فيكم تبعا لا يتبعون اهلا ولا مالا والخاين الذي لا يخفى له طمع وان دق الا خانه ورجل لا يصبح ولا يمسي الا وهو يخادعك عن اهلك ومالك " . وذكر البخل او الكذب " والشنظير الفحاش " . ولم يذكر ابو غسان في حديثه " وانفق فسننفق عليك
{m-63} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ El-Anezî de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ebi Adiy Saîd'den, o da Katade'den naklen bu îsnadla rivayet etti. Ama o hadisinde: «Bir kul'a verdiğim her mal helâldir...» cümlesini anmamıştır
وحدثناه محمد بن المثنى العنزي، حدثنا محمد بن ابي عدي، عن سعيد، عن قتادة، بهذا الاسناد . ولم يذكر في حديثه " كل مال نحلته عبدا حلال
{m-63-2} Bana Abdurrahman b. Bişr El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Destevâî sahibi Hişam'dan rivayet etti. (Demişki): Bize Katâde, Mutarrif'den, o da İyâd b. Hımar'dan naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün hutbe okumuş... Ve râvî hadîsi nakletmiş; sonunda şöyle demiştir: «Yahya dediki: Şu'be, Katade'den naklen söyledi. Katâde: Ben bu hadîs hakkında Mutarrif'i dinledim, demiş.»
حدثني عبد الرحمن بن بشر العبدي، حدثنا يحيى بن سعيد، عن هشام، - صاحب الدستوايي - حدثنا قتادة، عن مطرف، عن عياض بن حمار، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خطب ذات يوم . وساق الحديث وقال في اخره قال يحيى قال شعبة عن قتادة قال سمعت مطرفا في هذا الحديث
Bana Ebû Ammar Hüseyin b. Hureys de rivayet etti. (Dediki): Bize Fadl b. Musa, Hüseyin'den, o da Matar'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Katâde, Mutarrif b. Abdillah b. Sihhîr'den, o da Benî Muşâci'ın kardeşi İyad b. Himar'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün hutbe okumak üzere aramızda ayağa kalktı da: «Şüphesiz kî, Allah bana emir buyurdu...» dedi. Râvî hadîsi Hişam'ın Katâde'den rivayet ettiği hadîs gibi nakletmiş. Şunu da ziyâde eylemiştir : «Şüphesiz ki, Allah bana sîzin tevazu göstermenizi bildirdi. Tâ kî, kimse kimseye karşı böbürlenmesin, kimse kimseye tecavüzde bulunmasın!» O, hadîsinde şunuda söylemiştir : «Onlar sizîn aranızda tabiîlerdir. Ne aile ararlar, ne de mal.» (Katâde diyor ki:) Ben (Mutarrife): Bu olur mu ya Ebâ Abdillah? dedim. — Evet! Vallahi ben onlara cahiliyyet devrinde eriştim. Bir adam mahallenin koyunlarını güdüyor, kendisine ancak onların cariyesi veriliyor, ona yakınlık ediyordu, dedi
وحدثني ابو عمار، حسين بن حريث حدثنا الفضل بن موسى، عن الحسين، عن مطر، حدثني قتادة، عن مطرف بن عبد الله بن الشخير، عن عياض بن حمار، اخي بني مجاشع قال قام فينا رسول الله صلى الله عليه وسلم ذات يوم خطيبا فقال " ان الله امرني " . وساق الحديث بمثل حديث هشام عن قتادة وزاد فيه " وان الله اوحى الى ان تواضعوا حتى لا يفخر احد على احد ولا يبغي احد على احد " . وقال في حديثه " وهم فيكم تبعا لا يبغون اهلا ولا مالا " . فقلت فيكون ذلك يا ابا عبد الله قال نعم والله لقد ادركتهم في الجاهلية وان الرجل ليرعى على الحى ما به الا وليدتهم يطوها
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hiç şüphe yok ki, sizden biriniz öldüğü vakit kendisine sabah akşam varacağı yer gösterilecektir. Cennetlikierdense cennetlik olacak, cehennemliklerdense cehennemlik olacaktır. (Kendisine işte senin yerin budur, tâ Allah seni kıyamet gününde oraya gönderinceye kadar! denilecektir.» buyurmuşlar)
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان احدكم اذا مات عرض عليه مقعده بالغداة والعشي ان كان من اهل الجنة فمن اهل الجنة وان كان من اهل النار فمن اهل النار يقال هذا مقعدك حتى يبعثك الله اليه يوم القيامة
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdûrrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kişi öldüğü vakit varacağı yeri kendisine sabah, akşam gösteriiir. Cennetliklerdense cennet, cehennemliklerdense cehennem (gösterilir).» buyurdu. «Sonra: (Kendisine: İşte senin kıyamet gününde gönderileceğin yerin budur, denilir.» buyurdular)
حدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن سالم، عن ابن عمر، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " اذا مات الرجل عرض عليه مقعده بالغداة والعشي ان كان من اهل الجنة فالجنة وان كان من اهل النار فالنار " . قال " ثم يقال هذا مقعدك الذي تبعث اليه يوم القيامة