Loading...

Loading...
Kitap
52 Hadis
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye ile Veki' rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr El-Hemdânî de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam ile Ebû Muâviye ve Vekî' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize A'meş, Zeyd b. Vehb'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) —Ki sâdık ve masduk'dur__: «Şüphesiz siz’den birinizin teşekkülâtı annesinin karnında kırk günde toplanır. Sonra orada o kadar bir müddet de bir pıhtı olur. Sonra o kadar müddet de orada bir parça et hâline gelir. Sonra melek gönderilir ve kendisine ruh üfürülür. Meleğe dört kelime emrolunur: Rızkını, ecelini, amelîni ve şaki yahut said olacağını yazması. Kendinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederimki: Sizden biriniz cennetliklerin yaptığını yapar, hattâ cennetle kendisi arasında bir arşından başka mesafe kalmaz, fakat kitab onu geçmiş bulunur da, cehennemliklerin yaptığını yapar ve cehenneme girer. Ve yine muhakkak ki, sizden biriniz cehennemliklerin yaptığını yapar, hattâ cehennemle kendisi arasında bir arşından fazla mesafe kalmaz. Fakat kitab onu geçmiş olur da, cennetliklerin yaptığını yapar ve cennete girer.» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو معاوية، ووكيع، ح وحدثنا محمد بن عبد، الله بن نمير الهمداني - واللفظ له - حدثنا ابي وابو معاوية ووكيع قالوا حدثنا الاعمش، عن زيد بن وهب، عن عبد الله، قال حدثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو الصادق المصدوق " ان احدكم يجمع خلقه في بطن امه اربعين يوما ثم يكون في ذلك علقة مثل ذلك ثم يكون في ذلك مضغة مثل ذلك ثم يرسل الملك فينفخ فيه الروح ويومر باربع كلمات بكتب رزقه واجله وعمله وشقي او سعيد فوالذي لا اله غيره ان احدكم ليعمل بعمل اهل الجنة حتى ما يكون بينه وبينها الا ذراع فيسبق عليه الكتاب فيعمل بعمل اهل النار فيدخلها وان احدكم ليعمل بعمل اهل النار حتى ما يكون بينه وبينها الا ذراع فيسبق عليه الكتاب فيعمل بعمل اهل الجنة فيدخلها
{M-1} Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshak b. İbrahim ikisi birden Cerîr b. Abdü'l-Hamid'den rivayet ettiler. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bana Ebû, Saîd El-Eşec dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Ubeydullah-b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be b. Haccac rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Veki'in hadîsinde : «Şüphesiz sizden birinizin teşekkülâtı annesinin karnında kırk gecede toplanır.» Muaz'ın Şu'be'den rivayet ettiği hadîsinde : «Kırk gece yahut kırk gün.» Cerîr ve isa'nın hadîslerinde ise: «Kırk gün.» buyurmuştur
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، واسحاق بن ابراهيم، كلاهما عن جرير بن عبد، الحميد ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا عيسى بن يونس، ح وحدثني ابو سعيد، الاشج حدثنا وكيع، ح وحدثناه عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي، حدثنا شعبة بن الحجاج، كلهم عن الاعمش، بهذا الاسناد . قال في حديث وكيع " ان خلق احدكم يجمع في بطن امه اربعين ليلة " . وقال في حديث معاذ عن شعبة " اربعين ليلة اربعين يوما " . واما في حديث جرير وعيسى " اربعين يوما
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız İbnü Numeyr'indir. (Dedilerki); Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr b. Dinar'dan, o da Ebû't-Tufeyl'dcn, o da Huzeyfe b, Esîd'den, o da Nebi (Sullallahu Aleyhi ve Se!lem)'e iblâğ etmiş olmak üzere rivayet etti, (Şöyle buyurmuşlar) : «Melek nutfenin üzerine rahimde kırk yahut kırk beş gecede karar kıldıktan sonra girer ve : — Yârab (bu) şaki mi olacak, saîd mi? diye sorar. Bunlar yazılırlar. Müteakiben : — Ey Rabbim! Erkek mi olacak, yoksa dişi mî? diye sorar. Bunlar da yazılırlar. Ameli, eseri, eceli ve rızkı hep yazılır. Sonra sahifeler dürülür. Bir daha bu hususlarda ziyâde ve noksan yapılmaz.» İzah 2651 de
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، وزهير بن حرب، - واللفظ لابن نمير - قالا حدثنا سفيان بن عيينة، عن عمرو بن دينار، عن ابي الطفيل، عن حذيفة بن اسيد، يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم قال " يدخل الملك على النطفة بعد ما تستقر في الرحم باربعين او خمسة واربعين ليلة فيقول يا رب اشقي او سعيد فيكتبان فيقول اى رب اذكر او انثى فيكتبان ويكتب عمله واثره واجله ورزقه ثم تطوى الصحف فلا يزاد فيها ولا ينقص
Bana Ebû't-Tahir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Ebû'z-Zübeyr El-Mekkî'den naklen haber verdi. Ona da Amir b. Vasile rivayet etmişki, kendisi Abdullah b. Mes'ud'u şöyle derken işitmiş : Şaki, annesinin karnında şakî olandır. Saîd ise başkasından ibret alandır. Müteakiben Âmir, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından Huzeyfe b. Esîd El-Gıfârî denilen bir zat'a gelerek bunu İbni Mes'ud'un sözü olmak üzere ona rivayet etmiş. Huzeyfe: — Bir adam amelsiz nasıl şakî olabilir? demiş. Bu zât ona : — Sen buna şaşıyor musun? Gerçekten ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Nutfenin özerinden kırk iki gece geçti mi, Allah ona bir melek gönderir. Melek ona sûret verir; kulağını, gözünü, cildini, etini ve kemiklerini yaratır. Sonra : — Yâ Rabbi! Erkek mi olacak, dişi mi? diye sorar. Rabbin dilediğini hüküm buyurur; Melek de yazar. Sonra : — Yâ Rabbi! Eceli ne olacak? der. Rabbin dilediğini söyler. Melek yine yazar. Sonra : — Yâ Rabbi! Rızkı ne olacak? der. Rabbin dilediğini hükmeder. Melek yine yazar. Sonra melek: Sahîfe elinde olduğu halde çıkar, emrolunduğunun üzerine ziyâde eksik yapmaz.» buyururken işittim, demiş
حدثني ابو الطاهر، احمد بن عمرو بن سرح اخبرنا ابن وهب، اخبرني عمرو، بن الحارث عن ابي الزبير المكي، ان عامر بن واثلة، حدثه انه، سمع عبد الله بن مسعود، يقول الشقي من شقي في بطن امه والسعيد من وعظ بغيره . فاتى رجلا من اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم يقال له حذيفة بن اسيد الغفاري فحدثه بذلك من قول ابن مسعود فقال وكيف يشقى رجل بغير عمل فقال له الرجل اتعجب من ذلك فاني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اذا مر بالنطفة ثنتان واربعون ليلة بعث الله اليها ملكا فصورها وخلق سمعها وبصرها وجلدها ولحمها وعظامها ثم . قال يا رب اذكر ام انثى فيقضي ربك ما شاء ويكتب الملك ثم يقول يا رب اجله . فيقول ربك ما شاء ويكتب الملك ثم يقول يا رب رزقه . فيقضي ربك ما شاء ويكتب الملك ثم يخرج الملك بالصحيفة في يده فلا يزيد على ما امر ولا ينقص
{M-3} Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Asım haber verdi. (Dediki): Bize İbnü Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zubeyr haber verdi. Ona da Ebû't-Tufeyl haber vermişki: Kendisi Abdullah b. Mes'ud'u şöyle derken işitmiş... Ve râvi hadîsi Amr b. Hâris'in hadîsi gibi hikâye etmiştir
حدثنا احمد بن عثمان النوفلي، اخبرنا ابو عاصم، حدثنا ابن جريج، اخبرني ابو الزبير، ان ابا الطفيل، اخبره انه، سمع عبد الله بن مسعود، يقول . وساق الحديث بمثل حديث عمرو بن الحارث
Bana Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebi Bükeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Atâ' rivayet etti. Ona da İkrime b. Hâlid, ona da Ebû't-Tufeyl rivayet etmiş. (Demişki): Ebû Serîha Huzeyfe b. Esîd El-Gıfârî'nin yanına girdim de şunu söyledi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şu iki kulağımla: «Gerçekten nutfe rahim'in içine kırk gecede düşer. Sonra onun üzerine melek iner. —Züheyr: Zannederim onu yaratan melek dedi, demiş — Ve: — Yâ Rabbİ! Erkek mi (olacak), yoksa dişi mî? diye sorar. Allah onu erkek yahut dişi olarak yaratır. Sonra : — Yâ Rabbi! Tam mı olacak, yoksa sakat mı? diye sorar. Allah onu ya tam yaratır yahut sakat! Sonra : — Yâ Rabbil Bunun rızkı, eceli, ahlâkı ne olacak? diye sorar. Sonra Allah onu ya şakî yahut saîd yaratır.» buyururken işittim
حدثني محمد بن احمد بن ابي خلف، حدثنا يحيى بن ابي بكير، حدثنا زهير ابو خيثمة حدثني عبد الله بن عطاء، ان عكرمة بن خالد، حدثه ان ابا الطفيل حدثه قال دخلت على ابي سريحة حذيفة بن اسيد الغفاري فقال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم باذنى هاتين يقول " ان النطفة تقع في الرحم اربعين ليلة ثم يتصور عليها الملك " . قال زهير حسبته قال الذي يخلقها " فيقول يا رب اذكر او انثى فيجعله الله ذكرا او انثى ثم يقول يا رب اسوي او غير سوي فيجعله الله سويا او غير سوي ثم يقول يا رب ما رزقه ما اجله ما خلقه ثم يجعله الله شقيا او سعيدا
{M-4} Biae Abdü'l-Vâris b. Abdi's-Samed rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Rabîa b. Külsûm rivayet etti. (Dediki): Bana babam Külsûm, Ebû't-Tufeyl'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sahâbîsi Huzeyfe b. Esîd El-Gıfârî'den, o da hadîsi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref etmiş olmak üzere naklen rivayet etti. Ki: «Allah biiznillah bir şey halketmek dilediği vakit, rahime müvekkel bir meleği kırk küsur gecenin tamamında gönderir...» buyurmuşlar. Sonra, râvi yukarkilerin hadîsi gibi anlatmıştır. İzah 2651 de
حدثنا عبد الوارث بن عبد الصمد، حدثني ابي، حدثنا ربيعة بن كلثوم، حدثني ابي كلثوم، عن ابي الطفيل، عن حذيفة بن اسيد الغفاري، صاحب رسول الله صلى الله عليه وسلم رفع الحديث الى رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان ملكا موكلا بالرحم اذا اراد الله ان يخلق شييا باذن الله لبضع واربعين ليلة " . ثم ذكر نحو حديثهم
Bana Ebû Kamil Fudayl b. Hüseyn El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd h. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ebî Bekr Enes b. Mâtik'den naklen rivayet etti. Ve hadîsi ref etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Gerçekten Allah (Azze ve Celle) rohime bir melek vekîl kılmıştır. (Bu melek) : — Ey Rabbim! Nutfe. Ey Rabbim! Pıhtı. Ey Rabbim! Et parçası, der. Allah bir şeyi yaratmak murad ettiği vakit melek : — Ey Rabbim i Erkek mi, yokta dişi mi? Şakî mi, yoksa saîd mî? Rızk ne olacak? Ecel ne olacak? diye sorar. Ve böylece annesinin karnında iken yazılır.» İzah 2651 de
حدثني ابو كامل، فضيل بن حسين الجحدري حدثنا حماد بن زيد، حدثنا عبيد، الله بن ابي بكر عن انس بن مالك، ورفع الحديث، انه قال " ان الله عز وجل قد وكل بالرحم ملكا فيقول اى رب نطفة اى رب علقة اى رب مضغة . فاذا اراد الله ان يقضي خلقا - قال - قال الملك اى رب ذكر او انثى شقي او سعيد فما الرزق فما الاجل فيكتب كذلك في بطن امه
Bize Osman b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshâk h. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. İshâk: Ahberanâ; Ötekiler: Haddesenâ tâbirini kullandılar. (Dedilerki); Bize Cerîr Mânsûr'dan, o da Sa'd b. Ubeyde'den. o da Ebû Abdirrahman'dan, o da Ali'den naklen rivayet «ttİ. Ali şöyle demiş: Bakîu'I-Garkad de bir cenazede idik. Derken yanımıza Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} geldi ve oturdu. Biz de etrafîna oturduk. Beraberinde bir âsâ vardı. Başını eğdi. Ve âsâ'sıyla yeri çizmeye başladı. Sonra şöyle buyurdu: «Sizden hiç bir kimse ve dünyaya geten biç bir nefis yoktur ki, Allah onun cennetden veya cehennemden yerini takdir etmemiş olsun! Ve şakî yahut saîd yazılmış olmasın!» Bunun üzerine bir adam: — Yâ Resûlallah! Biz kitabımız üzere durarak ameli bırakmayalım mı? dedi. Bunun üzerine: «He»- kim saadet ehlinden ise, saadet ehlinin ameline varacak ve her kim şekavet ehlinden ise, şekavet ehlinin ameline varacaktır.» buyurdu. Şunu da ilâve etti: «Amel edm! Herkese imkân verilmiştir. Saadet ehline, saadet ehlinin ameli müyesser olacaktsr. Şekavet ehline ise, şekavet ehlinin amelî müyesser olacaktır.» Sonra şu âyeti okudu: «5- Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa, 6- Ve en güzel olanı doğrularsa, 7- Biz onu en kolay yola muvaffak kılacağız. 8- Kim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür. 9- Ve en güzeli de yalanlarsa, 10- Onu da en zor yola hazırlarız. .» [Leyl 5 den 10 a]
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، وزهير بن حرب، واسحاق بن ابراهيم، - واللفظ لزهير - قال اسحاق اخبرنا وقال الاخران، حدثنا جرير، عن منصور، عن سعد بن عبيدة، عن ابي عبد الرحمن، عن علي، قال كنا في جنازة في بقيع الغرقد فاتانا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقعد وقعدنا حوله ومعه مخصرة فنكس فجعل ينكت بمخصرته ثم قال " ما منكم من احد ما من نفس منفوسة الا وقد كتب الله مكانها من الجنة والنار والا وقد كتبت شقية او سعيدة " . قال فقال رجل يا رسول الله افلا نمكث على كتابنا وندع العمل فقال " من كان من اهل السعادة فسيصير الى عمل اهل السعادة ومن كان من اهل الشقاوة فسيصير الى عمل اهل الشقاوة " . فقال " اعملوا فكل ميسر اما اهل السعادة فييسرون لعمل اهل السعادة واما اهل الشقاوة فييسرون لعمل اهل الشقاوة " . ثم قرا { فاما من اعطى واتقى * وصدق بالحسنى * فسنيسره لليسرى * واما من بخل واستغنى * وكذب بالحسنى * فسنيسره للعسرى}
{M-6} Bize Ebû Bckr b. Ebî Şeybe ile Hennad b. Seriy rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebu'l-Ahvas Mansûr'dan bu İsnadla bu hadîsin mânâsında rivayette bulundu. Ve: «Bir sopa aldı...» dedi. Asâ demedi. İbnü Ebî Şeybe, Ebû'l-Ahvas'dan rivayet ettiği kendi hadîsinde: «Sonra Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) okudu.» dedi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وهناد بن السري، قالا حدثنا ابو الاحوص، عن منصور، بهذا الاسناد في معناه وقال فاخذ عودا . ولم يقل مخصرة . وقال ابن ابي شيبة في حديثه عن ابي الاحوص ثم قرا رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebû Saîd El-Eşec rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Btee İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti, (Dediki): Bize A'meş, Sa'd b. Ubeyde'den, o da Ebû Abdirrahman Es-Sülemî'den, o da Ali'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir gün Resûlullah (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem) oturuyordu. Elinde bir sopa olup, onunla yeri çiziyordu. Derken başını kaldırarak şöyle buyurdu: «Sîzden hiç bir kimso yoktur ki! Cennetten veya cehennemden yerî ma'lûm olmasınl» Ashnb: — Yâ Resûlallah! O halde niçin çalışıyoruz? Tevekkül etmeyelim mi? dediler. «Hayır! Çalışın, zira herkese ne maksatla yaratıldıysa, onun için imkân verilmiştir.» buyurdu. Sonra «Her kim atiyye verir, korunur ve hüsnayı tasdik ederse...» âyetlerini «Biz ona güçlüğü müyesser kılarız...»[Leyl 5 den 10'a] kavline kadar okudu
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وزهير بن حرب، وابو سعيد الاشج قالوا حدثنا وكيع، ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، ح وحدثنا ابو كريب، - واللفظ له - حدثنا ابو معاوية، حدثنا الاعمش، عن سعد بن عبيدة، عن ابي عبد الرحمن السلمي، عن علي، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ذات يوم جالسا وفي يده عود ينكت به فرفع راسه فقال " ما منكم من نفس الا وقد علم منزلها من الجنة والنار " . قالوا يا رسول الله فلم نعمل افلا نتكل قال " لا . اعملوا فكل ميسر لما خلق له " . ثم قرا { فاما من اعطى واتقى * وصدق بالحسنى} الى قوله { فسنيسره للعسرى}
{M-7} Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbnî Beşgâr rivayet ettiler, (Dedilerki): Bize Muhammed b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki); Bize Şu'be Mansûr ile A'meş'den rivayet etti. Onlar 4a Sa'd b. Ubeyde'yi Ebû Abdirrahman Es-Sülemî'den, o da Ali'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Scllem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet ederken işitmişler. İzah 2651 de
حدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن منصور، والاعمش، انهما سمعا سعد بن عبيدة، يحدثه عن ابي عبد الرحمن السلمي، عن علي، عن النبي صلى الله عليه وسلم بنحوه
Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: Sürâka b. Mâlik b. Cu'şum: — Yâ Resûlallah! Bize sanki şimdi yaratılmışız gibi dinimizi beyân et! Bugün amel ne hususta olacak? Hakkında kalemler kuruyup miktarların cereyan ettiği hususta mı? Yoksa istikbâlimize ait şeylerde mi? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır! Bilâkis hakkında kalemler kuruyup miktarların cereyan ettiği hususta!» buyurdular. Sürâka: — O halde amel ne hakkında olacak? dedi, Züheyr şöyle demiş: Sonra Ebû'z-Zübeyr bir şey söyledi. Ama ben aklını denemek istedim
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا زهير، حدثنا ابو الزبير، ح وحدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا ابو خيثمة، عن ابي الزبير، عن جابر، قال جاء سراقة بن مالك بن جعشم قال يا رسول الله بين لنا ديننا كانا خلقنا الان فيما العمل اليوم افيما جفت به الاقلام وجرت به المقادير ام فيما نستقبل قال " لا . بل فيما جفت به الاقلام وجرت به المقادير " . قال ففيم العمل قال زهير ثم تكلم ابو الزبير بشىء لم افهمه فسالت ما قال فقال " اعملوا فكل ميسر
{m-8} Bana Ebu’t-Tahir haber verdi (Dediki): Bize İbn-i Vehb (Dediki): Bana Amr b. Haris İbn-i Zübeyr’den oda Cabir bin Abdullah r.a. den rivayet etti. Cabir r.a. dediki: Müzeyne'den iki adam Resûlullah (Sallallahu AUyhi ve Sellem)'e geldiler de: — Yâ Resûlallah! Ne buyurursun? Bugün insanlar ne amel edecek, neye çaba gösterecekler? Haklarında hükmolunmuş ve bitmiş, geçmiş bir kader hakkında mı, yoksa istikballerine ait Nebilerinin kendilerine getirdiği ve haklarında hüccet sabit olan bir hususta mı? dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hayır! Bilâkis haklarında hüküm verilmiş ve geçmiş bir şey hususunda (amel edecekler) Allah (Azze ve Celle)'nin kitabında bunun tasdîkİ: Nefse v« bu nefsi kusursuz yaratıp kendisine sapıklığını, takvasını ilham eden Allah'a yemin olsun. [Şems 7-8] âyetidir.» buyurdu, dedi. İzah 2651 de
حدثني ابو الطاهر، اخبرنا ابن وهب، اخبرني عمرو بن الحارث، عن ابي الزبير، عن جابر بن عبد الله، عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذا المعنى وفيه فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كل عامل ميسر لعمله
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd, Yezid ed-Dubai'den naklen haber verdi. (Demişki): Bize Mutarrif, İmran b. Husayn'dan rivayet etti. (Şöyle demiş): --Ya Resullah! Cennetliklerin Cehennemliklerden ayrıldığı malum oldu mu? denildir. ''Evet !'' buyurdu. -- O Halde amel edenler ne hususta amel edecekler ? denildi. ''Herkes'e yaratıldığı şey için imkan verilmiştir.'' buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا حماد بن زيد، عن يزيد الضبعي، حدثنا مطرف، عن عمران بن حصين، قال قيل يا رسول الله اعلم اهل الجنة من اهل النار قال فقال " نعم " . قال قيل ففيم يعمل العاملون قال " كل ميسر لما خلق له
{M-9} Bize Şeyban b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-Varis rivayet etti. H. Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Züheyr b. Harb İshak b. İbrahim ve İbni Numeyr, İbni Aliyye'den rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Süleyman haber verdi. H. Bize İbni Nüsenna dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu ravilerin hepsi Yezid Er-Rişk'den bu isnadda Hammad'ın Hadis'i manasında rivayette bulunmuşlardır. Abdu'l-Varis'in hadis'inde: ''(Dediki): Ya Resulullah ! dedim'' ibaresi vardır. İzah 2651 de
حدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا عبد الوارث، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وزهير بن حرب واسحاق بن ابراهيم وابن نمير عن ابن علية، ح وحدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا جعفر بن سليمان، ح وحدثنا ابن المثنى، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، كلهم عن يزيد الرشك، في هذا الاسناد . بمعنى حديث حماد وفي حديث عبد الوارث قال قلت يا رسول الله
Bize İshak b. İbrahim el-Hanzali rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Azra b. Sabit, Yahya b. Ukayl'dan o da Yahya b. Ya'mur'dan, o da Ebu'l-Esved ed-Dieli'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): İmran b. Husayn bana şunu söyledi: --Ne dersin, İnsanların bu gün yapmakta olduğu ve hakkında çaba gösterdikleri şey, onlara takdir edilmiş ve geçmişte haklarında kaza buyurulmuş bir kader midir ? Yoksa geleceklerine ait Nebilerinin kendilerine getirdiği ve haklarında huccet sabit olan bir şeymidir ? Ben: -- Belki onlar hakkında kaza buyurulmuş ve geçmiş bir şeydir, dedim. İmran: -- O halde zulüm olmaz mı ? dedi. Ben bundan fena halde korktum ve: -- Her şey Allah'ın mahluku ve mülküdür. O yaptığından sorulmaz ! Ama mahluklar sorulurlar, dedim. İmran bana: -- Allah sana rahmet eylesin ! Ben sana sorduklarımla ancak senin aklını denemek istedim. Müzeyne'den iki adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldiler de: -- Ya Resulullah ! Ne buyurursun ? Bu gün insanlar ne amel edecek, neye çaba gösterecekler ? Haklarında hükmolunmuş ve bitmiş, geçmiş bir kader hakkında mı, yoksa istikballerine ait Nebilerinin kendilerine getirdiği ve haklarında huccet sabit olan bir hususta mı ? dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ''Hayır ! bilakis haklarında hüküm verilmiş ve geçmiş bir şey hususunda (amel edecekler) Allah (Azze ve Celle)'nin Kitabında bunun tasdiki: ''Nefs'e ve o nefsi kusursuz yaratıp kendisine sapıklığını, takvasını ilham eden Allah'a yemin olsun! {[Şems 7 ve 8] ayetidir.'' buyurdu, dedi. İzah 2651 de
حدثنا اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، حدثنا عثمان بن عمر، حدثنا عزرة بن، ثابت عن يحيى بن عقيل، عن يحيى بن يعمر، عن ابي الاسود الديلي، قال قال لي عمران بن الحصين ارايت ما يعمل الناس اليوم ويكدحون فيه اشىء قضي عليهم ومضى عليهم من قدر ما سبق او فيما يستقبلون به مما اتاهم به نبيهم وثبتت الحجة عليهم فقلت بل شىء قضي عليهم ومضى عليهم قال فقال افلا يكون ظلما قال ففزعت من ذلك فزعا شديدا وقلت كل شىء خلق الله وملك يده فلا يسال عما يفعل وهم يسالون . فقال لي يرحمك الله اني لم ارد بما سالتك الا لاحزر عقلك ان رجلين من مزينة اتيا رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالا يا رسول الله ارايت ما يعمل الناس اليوم ويكدحون فيه اشىء قضي عليهم ومضى فيهم من قدر قد سبق او فيما يستقبلون به مما اتاهم به نبيهم وثبتت الحجة عليهم فقال " لا بل شىء قضي عليهم ومضى فيهم وتصديق ذلك في كتاب الله عز وجل { ونفس وما سواها * فالهمها فجورها وتقواها}
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aıiz (yâni İbni Muhammed) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Gerçekten bir kimse uzun zaman cennetliklerin amelini işler, sonra amelî cehennemliklerin ameliyle hitama erdirİlir. Bir kimse de uzun zaman cehennemliklerin amelini işler. Sonra ameli cennetliklerin ameliyle hitama erdirilir.» İzah için buraya tıklayın
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن العلاء، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان الرجل ليعمل الزمن الطويل بعمل اهل الجنة ثم يختم له عمله بعمل اهل النار وان الرجل ليعمل الزمن الطويل بعمل اهل النار ثم يختم له عمله بعمل اهل الجنة
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb (yâni ibni Abdirrahman El-Kaâri), Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd Es-Saidîden naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten bir kimse kendisi cehennemliklerden olduğu halde insanlara zahir olan hususta cennetliklerin amelîni işler. Ve gerçekten bîr kimse kendisi cennetliklerden olduğu halde insanlara zahir olan hususta cehennemliklerin amelini işler.» buyurdular. İzah için buraya tıklayın DİKKAT BİR ÖNCEKİ SAYFA OLAN 2651’İN İZAHI İLE AYNIDIR
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا يعقوب، - يعني ابن عبد الرحمن القاري - عن ابي حازم، عن سهل بن سعد الساعدي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان الرجل ليعمل عمل اهل الجنة فيما يبدو للناس وهو من اهل النار . وان الرجل ليعمل عمل اهل النار فيما يبدو للناس وهو من اهل الجنة
Bana Muhammed b. Hâtim ile İbrahim b. Dinar İbni Ebî Ömer El-Mekki ve Ahmed b. Abdete'd-Dabbî toptan İbnü Uyeyne'den rivâyet ettiler. Lâfız İbni Hatim ile İbni Dinar'ındır. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Tâvus'daıı naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Âdemle Musa münakaşa ettiler. Musa : — Yâ Âdem, sen bizim babamızsın! Bizi mahrumiyete düşürdün ve bizi cennetten çıkardın! dedi. Âdem de ona : — Sen Musa'sın! Allah seni kelâmiyle seçkin kıldı. Ve senin için yed-i kudretiyle yazdı. Beni yaratmazdan kırk yıl önco Allah'ın bana takdir etttği bir şeyden dolayı muaheze mi ediyorsun? dedi.» Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj: «Böylece Âdem, Musa'ya galebe çaldı! Böylece Âdem, Musa'ya galebe çaldı!» buyurdular. İbni Ebî Ömer ile İbni Abde hadîslerinde: «Biri (yazdı), diğeri: Senin için Tevrat'ı kendi yed-i kudretiyle yazdı» demişlerdir
حدثني محمد بن حاتم، وابراهيم بن دينار، وابن ابي عمر المكي، واحمد بن عبدة، الضبي جميعا عن ابن عيينة، - واللفظ لابن حاتم وابن دينار - قالا حدثنا سفيان بن، عيينة عن عمرو، عن طاوس، قال سمعت ابا هريرة، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " احتج ادم وموسى فقال موسى يا ادم انت ابونا خيبتنا واخرجتنا من الجنة فقال له ادم انت موسى اصطفاك الله بكلامه وخط لك بيده اتلومني على امر قدره الله على قبل ان يخلقني باربعين سنة " . فقال النبي صلى الله عليه وسلم " فحج ادم موسى فحج ادم موسى " . وفي حديث ابن ابي عمر وابن عبدة قال احدهما خط . وقال الاخر كتب لك التوراة بيده