Loading...

Loading...
Kitap
223 Hadis
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû Bekr'ın azatlısı Sümeyden dinlediğim, onun da Ebû Sâlih'den, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir defa bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı bularak onu çeldirdi. Allah da ona teşekkür etti ve onu af eyledi.» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن سمى، مولى ابي بكر عن ابي، صالح عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " بينما رجل يمشي بطريق وجد غصن شوك على الطريق فاخره فشكر الله له فغفر له
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti, (Dediki): Bize Cerîr Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir adam yol üzerinde bir diken dalına rastladı da: Vallahi bunu müslümanlardan uzaklaştıracağım, onlara ezâ vermesin, dedi. Bu sebeple cennete konuldu.» buyurdular
حدثني زهير بن حرب، حدثنا جرير، عن سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " مر رجل بغصن شجرة على ظهر طريق فقال والله لانحين هذا عن المسلمين لا يوذيهم . فادخل الجنة
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah rivayet etti. (Dediki): Bize Şeyban, A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti : «Gerçekten bir adam gördüm ki, yol üzerinden insanlara eziyet veren bir ağacı kestiği için cennette nimetpezir oluyordu.» buyurmuşlar
حدثناه ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبيد الله، حدثنا شيبان، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لقد رايت رجلا يتقلب في الجنة في شجرة قطعها من ظهر الطريق كانت توذي الناس
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hamnıad b. Seleme Sâbit'ten, o da Ebû Râfi'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir ağaç müslümanlara eziyet veriyordu. Bir adam gelerek onu kesti ve cennete girdi.» buyurmuşlar. İzah 2618 de
حدثني محمد بن حاتم، حدثنا بهز، حدثنا حماد بن سلمة، عن ثابت، عن ابي رافع، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان شجرة كانت توذي المسلمين فجاء رجل فقطعها فدخل الجنة
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Eban b. Sam'a'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû'l-Vâzi' rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Berze rivayet etti. (Dediki): — Yâ Nebiyyallah! Bana faydalanacağım bir şey öğret, dedim. «Müslümanlara yolundan ezâ (veren şeyi) gider!» buyurdular
حدثني زهير بن حرب، حدثنا يحيى بن سعيد، عن ابان بن صمعة، حدثني ابو الوازع حدثني ابو برزة، قال قلت يا نبي الله علمني شييا انتفع به قال " اعزل الاذى عن طريق المسلمين
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekr b. Şuayb b. Habhâb, Ebû'l-Vâzi' Er-Râsibî'den, o da Ebû Berzete'l-Eslemî'den naklen haher verdi ki: Ebû Berze şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Yâ Resûlallah! Ben bilmiyorum. Olur da sen (dünyadan) gidersin, ben senden sonraya kalırım. İmdi bana bir şey lütfet ki, onunla Allah bana fayda versin! dedim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Şöyle şöyle yap! (Ebû Bekr bunu unutmuştur.) Bir de yoldan ezâ (veren şeyi) gider!» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا ابو بكر بن شعيب بن الحبحاب، عن ابي الوازع، الراسبي عن ابي برزة الاسلمي، ان ابا برزة، قال قلت لرسول الله صلى الله عليه وسلم يا رسول الله اني لا ادري لعسى ان تمضي وابقى بعدك فزودني شييا ينفعني الله به . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " افعل كذا افعل كذا - ابو بكر نسيه - وامر الاذى عن الطريق
Bana Abdullah b. Muhammed b. Esma' b. Ubeyd Ed-Dubaî rivayet etti. (Dediki): Bize Cüveyriye (yâni İbni Esma) Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Bir kadın, bîr kedi sebebiyle azab olundu. Onu ölünceye kadar hapsetti. Ve bundan dolayı cehenneme girdi. Onu hapsettiğinde ne doyurdu, suladı; ne de yerin haşeratından yemesine müsaade etti buyurmuşlar
حدثني عبد الله بن محمد بن اسماء بن عبيد الضبعي، حدثنا جويرية، - يعني ابن اسماء - عن نافع، عن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " عذبت امراة في هرة سجنتها حتى ماتت فدخلت فيها النار لا هي اطعمتها وسقتها اذ هي حبستها ولا هي تركتها تاكل من خشاش الارض
{m-133} Bana Harun b. Abdullah ile Abdullah b. Ca'fer b. Yahya b. Hâlid hep birden Ma'n b. İsa'dan, o da Mâlik b. Enes'den, o da Nâfi'den, o da îbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Cüveyriye'nin hadîsi mânâsında rivayette bulundular
حدثني هارون بن عبد الله، وعبد الله بن جعفر بن يحيى بن خالد، جميعا عن معن بن عيسى، عن مالك بن انس، عن نافع، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمعنى حديث جويرية
Bana bu hadîsi Nasr b. Alî El-Cehdamî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdu'l-A'lâ, Ubeydullah b.. Ömer'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. Şeyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kadın, bir kedi sebebiyle azab olundu. Onu bağlamış; doyurup sulamamiş; yerin haşeratından yemesine de müsaade etmemişti.» buyurdular
وحدثنيه نصر بن علي الجهضمي، حدثنا عبد الاعلى، عن عبيد الله بن عمر، عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " عذبت امراة في هرة اوثقتها فلم تطعمها ولم تسقها ولم تدعها تاكل من خشاش الارض
{m-134} Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti, (Dediki): Bize Abdü'l-A'lâ, Ubeydullah'dan, o da Saîd El-Makburî'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 2619 da
حدثنا نصر بن علي الجهضمي، حدثنا عبد الاعلى، عن عبيد الله، عن سعيد المقبري، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bize Muhammed b, Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Hureyre'nin, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri budur. Hemmâm bir takım hadîsler zikretmiştir. Onlardan biri de şudur. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kadın kendisinin bîr dişi veya erkek kedisi sebebiyle cehenneme girdi. Onu bağlamış; ne doyurmuş, ne de yerin haşeratmdan yemeye bırakmıştı. Nihayet hayvan zayıflıktan öldü.» buyurmuşlar
حدثنا محمد بن رافع، حدثنا عبد الرزاق، حدثنا معمر، عن همام بن منبه، قال هذا ما حدثنا ابو هريرة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم فذكر احاديث منها وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " دخلت امراة النار من جراء هرة لها - او هر - ربطتها فلا هي اطعمتها ولا هي ارسلتها ترمم من خشاش الارض حتى ماتت هزلا
Bize Ahmed b. Yûsuf El-Ezdî rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Hafs b. Giyas rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû İshâk, Ebû Müslim El-Egar'dan rivayet etti. Ona da Ebû Saîd-i Hudrî ile Ebû'Hureyre rivayet etmişler. Demişlerki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İzz onun gömleği, kibriya da kaftanıdır. Benimle kim münazaa ederse, onu azab ederim.» buyurdular
حدثنا احمد بن يوسف الازدي، حدثنا عمر بن حفص بن غياث، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، حدثنا ابو اسحاق، عن ابي مسلم الاغر، انه حدثه عن ابي سعيد الخدري، وابي، هريرة قالا قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " العز ازاره والكبرياء رداوه فمن ينازعني عذبته
Bize Süveyd b. Saîd, Mu'temir b. Süleyman'dan, o da babasından naklen rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Imran El-Cevnî, Cündeb'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Bir adam: Vallahi fülânı Allah affetmez, dedi. Halbuki Allah Teâlâ: Kimdir o? Benim filânı affetmeyeceğime yemin eden! Ben gerçekten filânı affettim; senin amelini de mahvettim, buyurdu.» Yahut Resûlullah'ın buyurduğu gibidir
حدثنا سويد بن سعيد، عن معتمر بن سليمان، عن ابيه، حدثنا ابو عمران الجوني، عن جندب، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم حدث " ان رجلا قال والله لا يغفر الله لفلان وان الله تعالى قال من ذا الذي يتالى على ان لا اغفر لفلان فاني قد غفرت لفلان واحبطت عملك " . او كما قال
Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Hafs b. Meysera Alâ' b. Abdirrahman'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nice kapılardan kovulmuş pejmurde insan vardırki, Allah'a yemin etse Allah onu yemininde sadik çıkarır.» buyurmuşlar
حدثني سويد بن سعيد، حدثني حفص بن ميسرة، عن العلاء بن عبد الرحمن، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " رب اشعث مدفوع بالابواب لو اقسم على الله لابره
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Süheyl b. Ebî Sâlih'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Süheyl h. Ebî Sâîih'den dinlediğim, onun da babasından, onun da Ebû Hureyre'den naklettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse İnsanlar helak oldu derse, kendisi onların en ziyâde helak olanıdır.» buyurmuşlar. Ebû İshak: «Ehleke kelimesi mansub mu okunacak, merfu mu bilmiyorum...» demiştir
حدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، حدثنا حماد بن سلمة، عن سهيل بن ابي، صالح عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ح وحدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن سهيل بن ابي صالح، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا قال الرجل هلك الناس . فهو اهلكهم " . قال ابو اسحاق لا ادري اهلكهم بالنصب او اهلكهم بالرفع
{m-139} Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' Ravh b. Kaâsim'den naklen haber verdi, H. Bana Ahmed b. Osman b. Hakim de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled, Süleyman b. Bilâl'den rivayet etti. Her iki râvi Süheyl'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا يزيد بن زريع، عن روح بن القاسم، ح وحدثني احمد بن عثمان بن حكيم، حدثنا خالد بن مخلد، عن سليمان بن بلال، جميعا عن سهيل، بهذا الاسناد مثله
Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik b, Enes'den rivayet etti. H. Bize Kuteybe ile Muhammed b. Rumh dahi Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde İle Yezid b. Harun rivayet ettiler. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Saîd'den rivayet etmişlerdir, H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti: Lâfız onundur. (Dediki): Bize Abdü'l-Vahhab (yâni Sekâfî) rivayet etti. (Dediki): Ben Yahya b. Saîd'den dinledim. (Dediki): Bana Ebû Bekr (bu zât İbni Muhammed b. Amr b. Hazm'dır) haber verdi. Ona da Amra rivayet etmiş ki: Kendisi Âişe'yi şöyle derken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Cibril bana komşuyu o derece tavsiyede bulundu ki, onu mutlaka bana mirasçı yapacak sandım.» buyururken işittim
حدثنا قتيبة بن سعيد، عن مالك بن انس، ح وحدثنا قتيبة، ومحمد بن رمح، عن الليث بن سعد، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبدة، ويزيد بن هارون، كلهم عن يحيى بن سعيد، ح وحدثنا محمد بن المثنى، - واللفظ له - حدثنا عبد الوهاب، - يعني الثقفي - سمعت يحيى بن سعيد، اخبرني ابو بكر، - وهو ابن محمد بن عمرو بن حزم - ان عمرة، حدثته انها، سمعت عايشة، تقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ما زال جبريل يوصيني بالجار حتى ظننت انه ليورثنه
{m-140} Bana Amru'n-Nâkıd rivayev etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz b, Ebî Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bana Hişâm b. Urve, babasından, o da Âişe'den, o da Nebi ISatlallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. İzah 2625 te
حدثني عمرو الناقد، حدثنا عبد العزيز بن ابي حازم، حدثني هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Zürey', Ömer b. Muhammed'den, o da babasından naklen rivayet etti. (Demişki): Ben İbni Ömer'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cibril bana komşuyu o derece tavsiyede bulundu ki, onu bana mirasçı yapacak sandım.» buyurdular
حدثني عبيد الله بن عمر القواريري، حدثنا يزيد بن زريع، عن عمر بن محمد، عن ابيه، قال سمعت ابن عمر، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما زال جبريل يوصيني بالجار حتى ظننت انه سيورثه
Bize Ebû Kamil El-Cahderî ile İshâk b. İbrâhjm rivayet ettiler. Lâfız İshâk'ındır. Ebû Kamil: Haddesenâ; İshâk ise: Ahberanâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Abdü'l-Aziz b. Abdî's-Samed El-Ammî haber verdi. (Dediki): Bize Ebû Imrân El-Cevnî, Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebû Zer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Yâ Ebâ Zer'! Çorba pişirdiğin vakit suyunu çok koy ve komşularını gözet!» buyurdular
حدثنا ابو كامل الجحدري، واسحاق بن ابراهيم، - واللفظ لاسحاق - قال ابو كامل حدثنا وقال، اسحاق اخبرنا عبد العزيز بن عبد الصمد العمي، حدثنا ابو عمران، الجوني عن عبد الله بن الصامت، عن ابي ذر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا ابا ذر اذا طبخت مرقة فاكثر ماءها وتعاهد جيرانك