Loading...

Loading...
Kitap
223 Hadis
{M-19} Bize Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd, Abdürrazzâk'dan, o da Ma'mer'den, o da Zührî'den naklen bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmiş ve: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den dinledim.» demiştir
حدثنا محمد بن رافع، وعبد بن حميد، عن عبد الرزاق، عن معمر، عن الزهري، بهذا الاسناد . مثله وقال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم
Bana Harmele b. Yahya Et-Tücîbî rivayet etti. (Dediki): Bize İbnü Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim rızkının bollaştırılmasını yahut ecelinin geciktirilmesini arzu ederse sıla-i rahimini yapıversin!» buyururken işittim
حدثني حرملة بن يحيى التجيبي، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من سره ان يبسط عليه رزقه او ينسا في اثره فليصل رحمه
Bana Abdülmelik b. Şuayb b. Leys de rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâlid rivayet etti, (Dediki): İbnü Şihâb şunu söyledi: Bana Enes b. Mâlik haher verdiki, Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim rızkının bollaştırılmasını ve ecelinin geciktirilmesini arzu ederse islam rahimini yapıversin!» buyurmuşlar
وحدثني عبد الملك بن شعيب بن الليث، حدثني ابي، عن جدي، حدثني عقيل بن، خالد قال قال ابن شهاب اخبرني انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من احب ان يبسط له في رزقه وينسا له في اثره فليصل رحمه
Bana Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Alâ' b. Abdirrahman'ı, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Bir adam : — Yâ Resûlallah! Benim hısımlarım var! Ben onlara sıla yapıyorum; onlar benimle alâkayı kesiyorlar! Ben onlara iyilik ediyorum; onlar bana kötülük! Ben onlara yumuşak davranıyorum; onlar bana karşı cahillik ediyorlar! Demiş. Bunun üzerine : «Eğer dediğin gibi isen, sanki onlara sıcak kül yediriyor gibisin! Sen bu minval üzere devam eitikçe Allah tarafından onlara karşı seninle daima bir yardımcı bulunacaktır!» buyurmuşlar
حدثني محمد بن المثنى، ومحمد بن بشار، - واللفظ لابن المثنى - قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، قال سمعت العلاء بن عبد الرحمن، يحدث عن ابيه، عن ابي، هريرة ان رجلا، قال يا رسول الله ان لي قرابة اصلهم ويقطعوني واحسن اليهم ويسييون الى واحلم عنهم ويجهلون على . فقال " لين كنت كما قلت فكانما تسفهم المل ولا يزال معك من الله ظهير عليهم ما دمت على ذلك
Bana Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Enes b. Malik'den rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birbirinize buğz etmeyin! Birbirinize hasedlik çekmeyin! Ve birbirinize sırt çevirmeyin! Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun! Bir müslümana kardeşini üç geceden fazla terk etmesi helâl olamaz!» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا تباغضوا ولا تحاسدوا ولا تدابروا وكونوا عباد الله اخوانا ولا يحل لمسلم ان يهجر اخاه فوق ثلاث
{M-23} Bize Hâcib b. Velîd rivayet etti, (Dediki): Bize Muhammed b. Harb rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Velîd Ez-Zübeydî, Zührî'den rivayet etti. (Demişki): Bana Enes b. Mâlik haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar, H. Bana bu hadîsi Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, îbni Şihâb'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulundu
حدثنا حاجب بن الوليد، حدثنا محمد بن حرب، حدثنا محمد بن الوليد الزبيدي، عن الزهري، اخبرني انس بن مالك، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ح وحدثنيه حرملة بن يحيى، اخبرني ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن انس، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثل حديث مالك
{M-23-2} Bize Züheyr b. Harb ile İbni Ebi Ömer ve Anıru'n-Nâkid, hep birden İbni Uyeyne'den, o da Zührî'den naklen bu isnâdla rivayette tulundular. İbni Uyeyne: «Birbirinizle alâkayı kesmeyin!» cümlesini ziyâde etmiştir
حدثنا زهير بن حرب، وابن ابي عمر، وعمرو الناقد، جميعا عن ابن عيينة، عن الزهري، بهذا الاسناد وزاد ابن عيينة " ولا تقاطعوا
Bize Yahya h. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Ata' b. Yezîd El-Leysî'den, onun da Ebû Eyyûb El-Ensâri'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir müslümana kardeşini üç geceden fazla terk etmesi helâl değildir. Birbirlerine karşı gelirler; o yüz çevirir; bu da yüz çevirir. Bunların hayırlısı, baştan selâm verendir.» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن ابن شهاب، عن عطاء بن يزيد، الليثي عن ابي ايوب الانصاري، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا يحل لمسلم ان يهجر اخاه فوق ثلاث ليال يلتقيان فيعرض هذا ويعرض هذا وخيرهما الذي يبدا بالسلام
{M-25} Bize Kuteyhe b. Saîd ile Ebû Bekir b. Ehî Şeyle ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize Hâcib b. Velîd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Harb, Zübeydî'den rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim EI-Hanzalî ile Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd, Abdürrazzâk'dan, o da Ma'mer'den naklen rivayet ettiler. Bunların hepsi Zührî'den Mâlik'in isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız: «O yüz çevirir; bu da yüz çevirir.» cümlesi müstesna. Çünkü bu râvilerin Mâlik'den mâda hepsi hadîslerinde: «O yan döner; bu da yan döner.» demişlerdir. İzah 2562 de
حدثنا قتيبة بن سعيد، وابو بكر بن ابي شيبة وزهير بن حرب قالوا حدثنا سفيان، ح وحدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، ح وحدثنا حاجب، بن الوليد حدثنا محمد بن حرب، عن الزبيدي، ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، ومحمد، بن رافع وعبد بن حميد عن عبد الرزاق، عن معمر، كلهم عن الزهري، باسناد مالك ومثل حديثه الا قوله " فيعرض هذا ويعرض هذا " . فانهم جميعا قالوا في حديثهم غير مالك " فيصد هذا ويصد هذا
Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ebî Füdeyk rivayet etti (Dediki): Bize Dahhâk (Bu zât ibni Osman'dır) Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'mine, kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir.» buyurmuşlar. İzah 2562 de
حدثنا محمد بن رافع، حدثنا محمد بن ابي فديك، اخبرنا الضحاك، - وهو ابن عثمان - عن نافع، عن عبد الله بن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا يحل للمومن ان يهجر اخاه فوق ثلاثة ايام
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülazîz (yâni îbni Muhammed) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Üç geceden fazla terk etmek yoktur.» buyurmuşlar
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن العلاء، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا هجرة بعد ثلاث
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû'z-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zandan sakının! Çünkü zan sözün en yalanıdır. Başkalarının konuştuğunu dinlemeyin! Tecessüs ve münâfese yapmayın! Birbirinize hasedlik çekmeyin! Birbirinize buğz etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Kardeş olun ey Allah'ın kulları!» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اياكم والظن فان الظن اكذب الحديث ولا تحسسوا ولا تجسسوا ولا تنافسوا ولا تحاسدوا ولا تباغضوا ولا تدابروا وكونوا عباد الله اخوانا
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-âzîz (yâni İbni Muhammed) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hezeyan konuşmayın! Birbirinize sırt çevirmeyin! Başkalarının konuştuğunu dinlemeyin! Biriniz diğerinin satışı üzerine satış yapmasın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları!» buyurmuşlar
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن العلاء، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا تهجروا ولا تدابروا ولا تحسسوا ولا يبع بعضكم على بيع بعض وكونوا عباد الله اخوانا
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Â'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Birbirinize hasedlik çekmeyin! Birbirinize buğz etmeyin! Tecessüsde bulunmayın! Başkalarının konuştuğunu dinlemeyin! Müşteri kızıştırması da yapmayın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları!» buyurdular
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا جرير، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي، هريرة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تحاسدوا ولا تباغضوا ولا تجسسوا ولا تحسسوا ولا تناجشوا وكونوا عباد الله اخوانا
حدثنا الحسن بن علي الحلواني، وعلي بن نصر الجهضمي، قالا حدثنا وهب، بن جرير حدثنا شعبة، عن الاعمش، بهذا الاسناد " لا تقاطعوا ولا تدابروا ولا تباغضوا ولا تحاسدوا وكونوا اخوانا كما امركم الله
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahui Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Birbirinize buğz etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Birbirinize münâfese yapmayın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları!» buyurmuşlar
وحدثني احمد بن سعيد الدارمي، حدثنا حبان، حدثنا وهيب، حدثنا سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا تباغضوا ولا تدابروا ولا تنافسوا وكونوا عباد الله اخوانا
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvud (yâni İbni Kays) Âmir b. Kureyz'in azatlısı Ebû Said'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birbirinize hasedlik çekmeyin! Müşteri kızıştırmayın! Birbirinize buğz-etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Biriniz diğerinin pazarlığı üzerine satış yapmasın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez; onu yardımsız bırakmaz; onu tahkir etmez. —Üç defa kalbine işaret ederek—Takva şuradadır. Kişiye kötülük namına müslüman kardeşini tahkir etmesi kâfidir. Müslümanın her şeyi, kanı, malı ve ırzı müslüman'a haramdır.» buyurdular
حدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، حدثنا داود، - يعني ابن قيس - عن ابي، سعيد مولى عامر بن كريز عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تحاسدوا ولا تناجشوا ولا تباغضوا ولا تدابروا ولا يبع بعضكم على بيع بعض وكونوا عباد الله اخوانا . المسلم اخو المسلم لا يظلمه ولا يخذله ولا يحقره . التقوى ها هنا " . ويشير الى صدره ثلاث مرات " بحسب امري من الشر ان يحقر اخاه المسلم كل المسلم على المسلم حرام دمه وماله وعرضه
Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Anır b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb Usâme'den (bu zat İbni Zeyd'dir) rivayet etti. O da Abdullah b. Amir b. Küreyz'in azatlısı Ebû Saîd'i şöyle derken işitmiş: Ben Ebû Hureyre'yi şunu söylerken dinledim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki... Ravi Davud'un hadîsi gibi nakletmiş, biraz ziyâde ve noksan yapmıştır. Yaptığı ziyâdeden biri şudur : «Şüphesiz ki, Allah sizin bedenlerinize ve suretlerinize bakmaz, lâkin kalblerinize bakar.» Ve parmaklarıyla göğsüne işaret etmiştir
حدثني ابو الطاهر، احمد بن عمرو بن سرح حدثنا ابن وهب، عن اسامة، - وهو ابن زيد - انه سمع ابا سعيد، مولى عبد الله بن عامر بن كريز يقول سمعت ابا، هريرة يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم . فذكر نحو حديث داود وزاد ونقص ومما زاد فيه " ان الله لا ينظر الى اجسادكم ولا الى صوركم ولكن ينظر الى قلوبكم " . واشار باصابعه الى صدره
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Kesîr b. Hişâm rivayet etti, (Dediki): Bize Ca'fer b. Burkan, Yezîd b. Esam'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; lâkin kalblerinize ve amellerinize bakar. buyurdular
حدثنا عمرو الناقد، حدثنا كثير بن هشام، حدثنا جعفر بن برقان، عن يزيد بن، الاصم عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان الله لا ينظر الى صوركم واموالكم ولكن ينظر الى قلوبكم واعمالكم
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Müslim b. Ebî Meryem'den, o da Ebû Sâlih'den naklen rivayet etti. Ebû Salih, Ebû Hureyre'yi bir defa merfu' olarak şunu söylerken işitmiş : «Ameller her perşembe ve pazartesi günleri Allah'a arz olunur. Ve o gün Allah (Azze ve Celle) Allah'a hîç bir şeyi şerik koşmayan herkesi af buyurur. Yalnız din kardeşi ile aralarında düşmanlık bulunan kimse müstesna! (Bunlar hakkında) Bu iki kişiye barışıncaya kadar mühlet varin! Bu iki kişiye barışıncaya kadar mühlet verin! denilir.»
حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان، عن مسلم بن ابي مريم، عن ابي صالح، سمع ابا هريرة، رفعه مرة قال " تعرض الاعمال في كل يوم خميس واثنين فيغفر الله عز وجل في ذلك اليوم لكل امري لا يشرك بالله شييا الا امرا كانت بينه وبين اخيه شحناء فيقال اركوا هذين حتى يصطلحا اركوا هذين حتى يصطلحا