Loading...

Loading...
Kitap
216 Hadis
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen rivayet etti. Sehl şöyle demiş; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uğursuzluğu kastederek : «Eğer varsa kadında, atta ve meskendedir» buyurdular
وحدثنا عبد الله بن مسلمة بن قعنب، حدثنا مالك، عن ابي حازم، عن سهل بن، سعد قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان كان ففي المراة والفرس والمسكن " . يعني الشوم
(Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. ki): Bize Fadl b. Dükeyn rivâyet etti. ki): Bize Hişâm b. Sa'd Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen bu hadîsin mislini rivâyet etti
وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا الفضل بن دكين، حدثنا هشام بن سعد، عن ابي حازم، عن سهل بن سعد، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bize bu hadîsi İshâk b. İbrâhim El-Hanzelî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Haris, İbni Cüreyc'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir'i Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verirken işitmiş: «Eğer bir şeyde (uğursuzluk) varsa (o da) hanede, hizmetçide ve attadır.» buyurmuşlar
وحدثناه اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، اخبرنا عبد الله بن الحارث، عن ابن، جريج اخبرني ابو الزبير، انه سمع جابرا، يخبر عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان كان في شىء ففي الربع والخادم والفرس
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan, o da Ebû Seleme b. Abdirrahman b. Avf'dan, o da Muâviye b. Hakem Es-Sülemî'den naklen haber verdi. Muâviye şöyle demiş: Ben : — Yâ Resûlullah! Bir takım şeyleri biz câhiliyyet devrinde yapıyorduk, kâhinlere gidiyorduk, dedim. «Artık kâhinlere gitmeyin!» buyurdu. Ben: — Teşe'ümde bulunuyorduk, dedim. «Bu sizden birinizin nefsinde bulduğu bir şeydir. Sakın size mâni olmasın!» buyurdular
حدثني ابو الطاهر، وحرملة بن يحيى، قالا اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن ابي سلمة بن عبد الرحمن بن عوف، عن معاوية بن الحكم السلمي، قال قلت يا رسول الله امورا كنا نصنعها في الجاهلية كنا ناتي الكهان . قال " فلا تاتوا الكهان " . قال قلت كنا نتطير . قال " ذاك شىء يجده احدكم في نفسه فلا يصدنكم
{m-121} Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bana Huceyn (yâni İbni Müsennâ) rivayet etti. (Dediki): Bize Leys Ukayl'den rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe b. Sevvâr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zi'b rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. İsa haber verdi. (Dediki): Bize Mâlik haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnadla Yûnus'un hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Mâlik kendi hadîsinde tsşe'ümü zikretmiştir. Ama onda kâhinler zikredilmemiştir
وحدثني محمد بن رافع، حدثني حجين، - يعني ابن المثنى - حدثنا الليث، عن عقيل، ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، وعبد بن حميد، قالا اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا شبابة بن سوار، حدثنا ابن ابي ذيب، ح وحدثني محمد بن رافع، اخبرنا اسحاق بن عيسى، اخبرنا مالك، كلهم عن الزهري، بهذا الاسناد . مثل معنى حديث يونس غير ان مالكا في حديثه ذكر الطيرة وليس فيه ذكر الكهان
{m-121-2} Bize Muhammed b. Sabbâh ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zât İbni Uleyye'dir) Haccâc Es-Savvâfdan rivayet etti. H. Bize İslıâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. (Dediki): Bize Evzâî rivayet etti. Her iki râvi Yahya b. Ebî Kesîr'den, o da Hilâl b. Ebî Meymûne'den, o da Atâ' b. Yesar'dan, o da Muâviye b. Hakem Es-Sülemî'den. o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen, Zührî'nin Ebû Seleme'den, onun da. Muâviye'den rivayet ettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Yahya b. Ebî Kesîr'in hadîsinde şu ziyâde vardır: «Dediki: Ben bizden de bir takım adamlar varki. hat çiziyorlar, dedim. Buyurdularki : Nebilerden bir Nebi hat çizerdi. İmdi kimin hattı onunkine uyarsa onun gibi olur.»
وحدثنا محمد بن الصباح، وابو بكر بن ابي شيبة قالا حدثنا اسماعيل، - وهو ابن علية - عن حجاج الصواف، ح وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا عيسى بن يونس، حدثنا الاوزاعي، كلاهما عن يحيى بن ابي كثير، عن هلال بن ابي ميمونة، عن عطاء بن، يسار عن معاوية بن الحكم السلمي، عن النبي صلى الله عليه وسلم . بمعنى حديث الزهري عن ابي سلمة عن معاوية وزاد في حديث يحيى بن ابي كثير قال قلت ومنا رجال يخطون قال " كان نبي من الانبياء يخط فمن وافق خطه فذاك
Bize Abd b. Humeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer Zührî'den, o da Yahya b. Urve b. Zübeyr'den, o da babasından, o da Âİşe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: Ben : — Yâ Resûlallah! Kâhinler bize bir şey söyler de onu hakikat bulurduk, dedim. «Bu doğru olan sözdür, onu cinni kapar da velîsinin kulağına atar; ona yüz tane de yalan katar.» buyurdular
وحدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن يحيى، بن عروة بن الزبير عن ابيه، عن عايشة، قالت قلت يا رسول الله ان الكهان كانوا يحدثوننا بالشىء فنجده حقا قال " تلك الكلمة الحق يخطفها الجني فيقذفها في اذن وليه ويزيد فيها ماية كذبة
Bana Seleme b. Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kil (bu zât İbni Ubeydillah'dır) Zührî'den rivayet etti. (Demişki): Bana Yahya b. Urve hafcer verdi ki: Urve'yi şöyle derken işitmiş: Âişe şunu söyledi: — Bir takım insanlar Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kâhinleri sordular, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de onlara : «Kâhinler bir şey değildirler.» cevâbım verdi. — Yâ Resûlallah! Onlar hazan birşey söylüyorlar da hakikat çıkıyor, dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bu söz cinlerdendir. Cinni onu kapar da velîsinin kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar. 8u suretle ona yüz yalandan daha fazlasın? karıştırırlar.» buyurdular
حدثني سلمة بن شبيب، حدثنا الحسن بن اعين، حدثنا معقل، - وهو ابن عبيد الله - عن الزهري، اخبرني يحيى بن عروة، انه سمع عروة، يقول قالت عايشة سال اناس رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الكهان فقال لهم رسول الله صلى الله عليه وسلم " ليسوا بشىء " . قالوا يا رسول الله فانهم يحدثون احيانا الشىء يكون حقا . قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " تلك الكلمة من الجن يخطفها الجني فيقرها في اذن وليه قر الدجاجة فيخلطون فيها اكثر من ماية كذبة
{m-123} Bana Ebu't-Tâhir de rivayet ttfti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Muhammed b. Amr, İbni Cüreyc'den, o da İbni Şihab'dan naklen bu isnadla Ma'kıl'ın Zührî'den rivayeti gibi haber verdi. İzah 2229 da
وحدثني ابو الطاهر، اخبرنا عبد الله بن وهب، اخبرني محمد بن عمرو، عن ابن جريج، عن ابن شهاب، بهذا الاسناد نحو رواية معقل عن الزهري،
Bize Hasen b. Ali El-Hulvânî ile Abd b. Humeyd rivâyet ettiler. Hasen: Bize Ya'kub rivayet etti, dedi. Ya'kub (Demişki): Bize babam Sâlih'den, o da İbni Şihab'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ali b. Hüseyn rivayet etti ki: Abdullah b. Abbas şunları söylemiş: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından ensardan bir zat haber verdiki, Kendileri bir gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte otururlarken bir yıldız göçmüş ve ortalık aydınlanmış. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Böyle bir şey göçtüğü vakit cahiliyye devrinde ne derdiniz?» diye sormuş. — Allah ve Resulü bilir. Biz bu gece büyük bir adam doğdu ve bu gece büyük bir adam öldü derdik, cevâbını vermişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yıldız ne bir kimsenin ölümü için göçer, ne de hayatı için. Lâkin Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ bir şey takdir buyurdu mu arşı taşıyan melekler tesbih eder. Arkasından onlardan sonra gelen gök ehli tesbih eder. Tâ ki tesbih şu alt semânın sakinlerine ulaşır. Sonra arşı taşıyanların arkasından gelenler arşı taşıyanlara : — Rabbiniz ne buyurdu? diye sorarlar. Onlar da ne buyurduğunu kendilerine haber verirler. Böylece semâvât sakinleri birbirleriyle haberleşir, nihayet haber şu alt semâya ulaşır. Ve cinler işitileni kaparak onu velîlerine aktarır ve bu yıldızla taşlanırlar. Olduğu gibi getirdikleri (haber) haktır. Lâkin onlar ona yalan karıştırırlar ve ziyâde ederler.»
حدثنا حسن بن علي الحلواني، وعبد بن حميد، قال حسن حدثنا يعقوب، وقال، عبد حدثني يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا ابي، عن صالح، عن ابن شهاب، حدثني علي بن حسين، ان عبد الله بن عباس، قال اخبرني رجل، من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم من الانصار انهم بينما هم جلوس ليلة مع رسول الله صلى الله عليه وسلم رمي بنجم فاستنار فقال لهم رسول الله صلى الله عليه وسلم " ماذا كنتم تقولون في الجاهلية اذا رمي بمثل هذا " . قالوا الله ورسوله اعلم كنا نقول ولد الليلة رجل عظيم ومات رجل عظيم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " فانها لا يرمى بها لموت احد ولا لحياته ولكن ربنا تبارك وتعالى اسمه اذا قضى امرا سبح حملة العرش ثم سبح اهل السماء الذين يلونهم حتى يبلغ التسبيح اهل هذه السماء الدنيا ثم قال الذين يلون حملة العرش لحملة العرش ماذا قال ربكم فيخبرونهم ماذا قال - قال - فيستخبر بعض اهل السموات بعضا حتى يبلغ الخبر هذه السماء الدنيا فتخطف الجن السمع فيقذفون الى اوليايهم ويرمون به فما جاءوا به على وجهه فهو حق ولكنهم يقرفون فيه ويزيدون
{m-124} Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Velid b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Amr'Evzâî rivayet etti. H. Bize Ebu't-Tâhir ile Harmele de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bana Seleme b. Şebib dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl (yâni İbni Ubeydillah) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Zührî'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki Yûnus : «Abdullah b. Abbas'dan rivayet olunmuştur. (Demişki): Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından ensardan bir takım adamlar haber verdi.» demiştir. Evzâî'nin hadîsinde: «Lâkin ona yalan karıştırırlar ve ziyâde ederler.» Yûnus'un hadîsinde ise: «Lâkin onlar ona ilâve ve ziyâde ederler.» denilmiştir. Yûnus'un hadîsinde şu ziyâde de vardır: «Allah buyurdu ki: Nihayet kalblerinden korku giderilince : — Rabbiniz ne buyurdu? diye sorarlar. (Onlar da) : — Hakkı söyledi, derler.» [Sebe 23] Mâkıl'ın hadîsinde ise Evzâîrnin dediği gibi: «Lâkin onlar bu habere yalan karıştırır ve ziyâde ederler.» cümlesi vardır. izah: Cinnînin semâdan kaptığı sözü velîsi yâni dostu olan kâhine tavuğun gıdaklamasına benzer bir şekilde aktarmasını Hattâbî ile diğer bâzı âlimler şöyle izah etmişlerdir: «Cinnî işittiklerini kâhinin kulağına söylerken onu diğer şeytanlar da işitirler. Nitekim tavuk arkadaşlarına bir şey bulduğunu sesiyle bildirir. Onlar da ona cevâp verirler. Burada bir vecih daha var ki o da şudur: Rivayet yâni şişenin şırıltısı gibi şeklinde olabilir. Bu takdirde cinnî kâhinin kulağına sürahideki suyun çıkardığı ses gibi şırıltılı bir sesle söyler demek olur.»
وحدثنا زهير بن حرب، حدثنا الوليد بن مسلم، حدثنا ابو عمرو الاوزاعي، ح وحدثنا ابو الطاهر، وحرملة، قالا اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، ح وحدثني سلمة بن، شبيب حدثنا الحسن بن اعين، حدثنا معقل، - يعني ابن عبيد الله - كلهم عن الزهري، بهذا الاسناد غير ان يونس، قال عن عبد الله بن عباس اخبرني رجال من اصحاب رسول الله من الانصار وفي حديث الاوزاعي " ولكن يقرفون فيه ويزيدون " . وفي حديث يونس " ولكنهم يرقون فيه ويزيدون " . وزاد في حديث يونس وقال الله " حتى اذا فزع عن قلوبهم قالوا ماذا قال ربكم قالوا الحق " . وفي حديث معقل كما قال الاوزاعي " ولكنهم يقرفون فيه ويزيدون
Bize Muhammed b. Müsennâ El-Anezî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yâni İbni Saîd) Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da Saflyye'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir zevcesinden, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Her kim bir arrafa gelir de ona bir şey sorarsa, kırk gecelik namazı kabul olunmaz.» buyurmuşlar
حدثنا محمد بن المثنى العنزي، حدثنا يحيى، - يعني ابن سعيد - عن عبيد الله، عن نافع، عن صفية، عن بعض، ازواج النبي صلى الله عليه وسلم عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من اتى عرافا فساله عن شىء لم تقبل له صلاة اربعين ليلة
Bize Yahya b, Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Şerik b. Abdillah ile Hüşeym b. Beşir, Ya'Ia b. Atâ'dan, o da "Amr b. Şerid'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Sekıf hey'etinin içinde cüzzamlı bir adam vardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Biz senin bey'atını yaptık, sen dön!» diye haber gönderdi
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، ح وحدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا شريك بن عبد الله، وهشيم بن بشير، عن يعلى بن عطاء، عن عمرو بن الشريد، عن ابيه، قال كان في وفد ثقيف رجل مجذوم فارسل اليه النبي صلى الله عليه وسلم " انا قد بايعناك فارجع
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman ile İbni Numeyr, Hişam'dan rivayet ettiler. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. (Dediki): Bize Hişam babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki çizgili yılanın öldürlmesini emir buyurdu. Çünkü o gözü kapar ve gebeliğe dokunur
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبدة بن سليمان، وابن، نمير عن هشام، ح وحدثنا ابو كريب، حدثنا عبدة، حدثنا هشام، عن ابيه، عن عايشة، قالت امر رسول الله صلى الله عليه وسلم بقتل ذي الطفيتين فانه يلتمس البصر ويصيب الحبل
{m-127} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye haber verdi. (Dediki): Bize Hişam bu isnadla haber verdi ve ebterle iki çizgili dedi. İzah 2236 da
وحدثناه اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا ابو معاوية، اخبرنا هشام، بهذا الاسناد وقال الابتر وذو الطفيتين
Bana Amr b. Muhammed En-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Yılanları ve iki çizgili ile ebteri öldürün. Çünkü onlar cenîni düşürür; gözü kaparlar.» buyurmuşlar. Râvi demişki: İbni Ömer bulduğu her yılanı öldürüyordu. Derken Ebû Lübâbe b. Abdil-Münzir yahut Zeyd b. Hattâb onu bir yılan kovalarken gördü de gerçekten evlerde yaşayan yılanların öldürülmesi yasak edildi, dedî
وحدثني عمرو بن محمد الناقد، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن سالم، عن ابيه، عن النبي صلى الله عليه وسلم " اقتلوا الحيات وذا الطفيتين والابتر فانهما يستسقطان الحبل ويلتمسان البصر " . قال فكان ابن عمر يقتل كل حية وجدها فابصره ابو لبابة بن عبد المنذر او زيد بن الخطاب وهو يطارد حية فقال انه قد نهى عن ذوات البيوت
Bana Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe b. Saîd dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Leys Nâfi'den rivayet ettiki, Ebû Lübâbe mescide yaklaşmak için evinde kendisine bir kapı açması hususunda İbni Ömer'le konuşmuş. Derken hizmetçiler bir küçük yılan derisi görmüşler. Abdullah: Onu yakalayın ve öldürün, demiş. Ebû Lübâbe ise: Onu öldürmeyin! Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlerdeki küçük yılanları öldürmekten nehiy buyurdu, demiş
وحدثني محمد بن رمح، اخبرنا الليث، ح وحدثنا قتيبة بن سعيد، واللفظ، له حدثنا ليث، عن نافع، ان ابا لبابة، كلم ابن عمر ليفتح له بابا في داره يستقرب به الى المسجد فوجد الغلمة جلد جان فقال عبد الله التمسوه فاقتلوه . فقال ابو لبابة لا تقتلوه فان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن قتل الجنان التي في البيوت
Bize Şeybân b. Ferruh da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize Nâfi' rivayet etti. (Dediki): İbni Ömer bütün yılanları öldürüyordu. Nihayet bize Ebû Lübâbe b. Abdi'l-Münzir El-Bedrî, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ev yılanlarını öldürmekten nehiy buyurduğunu söyledi. O da vaz geçti
وحدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا جرير بن حازم، حدثنا نافع، قال كان ابن عمر يقتل الحيات كلهن حتى حدثنا ابو لبابة بن عبد المنذر البدري، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن قتل جنان البيوت فامسك
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (Bu zât Kattan'dır) Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Nâfi' haber verdi. Kendisi Ebû Lübâbe'yi İbni Ömer'den naklen haber verirken işitmişki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ufak yılanların öldürülmesini yasak etmiş
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا يحيى، - وهو القطان - عن عبيد الله، اخبرني نافع، انه سمع ابا لبابة، يخبر ابن عمر ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن قتل الجنان
Bu hadîsi bize İshâk b. Musa El-Ensârî de rivayet etti. (Dediki): Bize Enes b. İyad rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den, o da Ebû Lübâbe'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'den naklen rivayet etti. H. Bana Abdullah b. Muhammed b. Esma' Ed-Dubaî de rivayet etti. (Dediki): Bize Cüveyriye, Nâfi'den, o da Abdullah'dan, naklen rivayet etti. Ona da Ebû Lübâbe haber vermişki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evlerdeki küçük yılanların öldürülmesini yasak etmiş
وحدثناه اسحاق بن موسى الانصاري، حدثنا انس بن عياض، حدثنا عبيد، الله عن نافع، عن عبد الله بن عمر، عن ابي لبابة، عن النبي صلى الله عليه وسلم ح وحدثني عبد الله بن محمد بن اسماء الضبعي، حدثنا جويرية، عن نافع، عن عبد الله، ان ابا لبابة، اخبره ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن قتل الجنان التي في البيوت