Loading...

Loading...
Kitap
216 Hadis
Bana Ukbe b. Mükrem rivayet etli. (Dediki): Bize Ebû Âsim, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Merzuk da rivayet etti. (Dediki): Bire Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ziyad haber verdi. Ona da Abdurrahman b. Zeyd'in azatlısı Sabit haber vermiş ki, kendisi Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Binek giden yürüyene, yürüyen oturana ve az oian çok olana selâm verir.» buyurdular
حدثني عقبة بن مكرم، حدثنا ابو عاصم، عن ابن جريج، ح وحدثني محمد بن، مرزوق حدثنا روح، حدثنا ابن جريج، اخبرني زياد، ان ثابتا، مولى عبد الرحمن بن زيد اخبره انه، سمع ابا هريرة، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يسلم الراكب على الماشي والماشي على القاعد والقليل على الكثير
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Vahid b. Ziyad rivayet etti, (Dediki): Bize Osman b. Hakim, İshâk b. Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da babasından naklen rivayet etti. (Demişki): Ebû Talha şunları söyledi: Biz avlu içlerinde oturup konuşuyorduk, derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek başımızda durdu ve: «Size ne oluyor ki, yollarda oturuyorsunuz. Yollarda oturmaktan kaçının!» buyurdular. — Biz ancak zararsız şeyler için oturduk müzakere ediyor ve konuşuyoruz, dedik. «Eğer bırakmıyacaksanız hakkını bâri verin! (Onun hakkı) Gözü yummak, selâmı almak ve güzel sözdür.;) buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا عبد الواحد بن زياد، حدثنا عثمان بن حكيم، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن ابيه، قال قال ابو طلحة كنا قعودا بالافنية نتحدث فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فقام علينا فقال " ما لكم ولمجالس الصعدات اجتنبوا مجالس الصعدات " . فقلنا انما قعدنا لغير ما باس قعدنا نتذاكر ونتحدث . قال " اما لا فادوا حقها غض البصر ورد السلام وحسن الكلام
Bize Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera, Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti : «Yollarda oturmaktan sakının!» buyurmuşlar. Ashâb: — Yâ Resûlullah! Oturmaktan başka çaremiz yoktur. Biz oralarda konuşuyoruz, demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Oturmaktan başka bir şey yapmıyacaksamz, yolun hakkını bari verin!» buyurmuşlar. Ashab : — Onun hakkı nedir? diye sormuşlar: «Gözü yummak, ezayı def etmek, selâmı almak, iyiliği emir ve kötülüğü yasak etmektir.» buyurmuşlar
حدثنا سويد بن سعيد، حدثنا حفص بن ميسرة، عن زيد بن اسلم، عن عطاء، بن يسار عن ابي سعيد الخدري، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اياكم والجلوس بالطرقات " . قالوا يا رسول الله ما لنا بد من مجالسنا نتحدث فيها . قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا ابيتم الا المجلس فاعطوا الطريق حقه " . قالوا وما حقه قال " غض البصر وكف الاذى ورد السلام والامر بالمعروف والنهى عن المنكر
{…} Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Aziz b. Muhammed El-Medenî rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Ebî Füdeyk, Hişam'dan (yâni îbni Sa'd'dan) rivayet etti. Her iki râvi Zeyd b. Eslem'den bu İsnadla rivayette bulunmuşlardır
حدثنا يحيى بن يحيى، حدثنا عبد العزيز بن محمد المدني، ح وحدثنا محمد بن، رافع حدثنا ابن ابي فديك، عن هشام، - يعني ابن سعد - كلاهما عن زيد بن اسلم، بهذا الاسناد
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan, o da İbni Müseyyeb'den naklen haber verdiki, Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Müslümanın müsluman üzerindeki hakkı beş haslettir.» buyurdular. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da İbnî Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir müslüman için din kardeşine vâcib olan beş haslet vardır. Selâmı almak, eksırana teşmît, davete İcabet, hastayı dolaşmak ve cenazelerin arkasından gitmek...» buyurdular. Abdûrrezzâk demiş ki: Ma'mer bu hadîsi Zührî'den mürsel olarak rivayet ederdi. Onu bir defa İbni Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den nakletmiş olmak üzere müsned rivayet etti
حدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن ابن المسيب، ان ابا هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " حق المسلم على المسلم خمس " . ح وحدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن ابن، المسيب عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خمس تجب للمسلم على اخيه رد السلام وتشميت العاطس واجابة الدعوة وعيادة المريض واتباع الجنايز " . قال عبد الرزاق كان معمر يرسل هذا الحديث عن الزهري واسنده مرة عن ابن المسيب عن ابي هريرة
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zat îbni Ca'fer'dir), Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır.» buyurmuş. (Kendisine) : — Nedir onlar ya Resûlallah? denilmiş : «Ona rastladığın zaman selâm ver, seni çağırırsa icabet et, senden nasihat dilerse ona nasihat et, aksınr da Allah'a hamdederse ona teşmit et, hastalanırsa onu dolaş, öldüğü vakit de arkasından git.» buyurmuşlardır
حدثنا يحيى بن ايوب، وقتيبة، وابن، حجر قالوا حدثنا اسماعيل، - وهو ابن جعفر - عن العلاء، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " حق المسلم على المسلم ست " . قيل ما هن يا رسول الله قال " اذا لقيته فسلم عليه واذا دعاك فاجبه واذا استنصحك فانصح له واذا عطس فحمد الله فسمته واذا مرض فعده واذا مات فاتبعه
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti; (Dediki): Bize Hüşeym, Ubeydullah b. Ebî Bekir'den naklen haber verdi. (Demişki): Enes'i Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, derken işittim. H. Bana İsmail b. Salim de rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ebî Bekr, dedesi Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Size ehl-i kitap olanlar selâm verirlerse ve aleyküm deyiverin!» buyurmuşlar
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، عن عبيد الله بن ابي بكر، قال سمعت انسا، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ح وحدثني اسماعيل بن سالم، حدثنا هشيم، اخبرنا عبيد الله بن ابي بكر، عن جده، انس بن مالك ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا سلم عليكم اهل الكتاب فقولوا وعليكم
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. H. Bana Yahya b. Habib de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Haris) rivayet etti. Her iki râvi, bize Şu'be rivayet etti, demişlerdir. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. Lâfız her ikisinindir. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yî, Enes'den naklen rivayet ederken dinledim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı Nebi ((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — Ehl-i Kitap bize selâm veriyorlar. Onların selâmını nasıl alalım? diye sormuşlar. (O da): «Ve aleyküm deyin!» buyurmuşlar. İzah 2167 de
حدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي ح، وحدثني يحيى بن حبيب، حدثنا خالد، - يعني ابن الحارث - قالا حدثنا شعبة، ح وحدثنا محمد بن المثنى، وابن، بشار - واللفظ لهما - قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، قال سمعت قتادة، يحدث عن انس، انعليه وسلم قالوا للنبي صلى الله عليه وسلم ان اهل الكتاب يسلمون علينا فكيف نرد عليهم قال " قولوا وعليكم
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Lâfız Yahya b. Yahya'nındır. (Yahya b. Yahya: Ahberanâ, ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar, dedilerki): Bize İsmail (bu zât İbni Ca'fer'dir), Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti. O da İbni Ömer'i şunu söylerken işitmiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, yahudiler size selâm verdikleri vakit, her biri Essâmu aleykum der. Sen de aleyke deyiver!» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، ويحيى بن ايوب، وقتيبة، وابن، حجر - واللفظ ليحيى بن يحيى - قال يحيى بن يحيى اخبرنا وقال الاخرون، حدثنا اسماعيل، - وهو ابن جعفر - عن عبد الله بن دينار، انه سمع ابن عمر، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان اليهود اذا سلموا عليكم يقول احدهم السام عليكم فقل عليك
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmaıı, Süfyân'dan, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da İbni Ömer'den, O da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o : «Siz de ve aleyke deyiverin!» demiştir. İzah 2167 de
وحدثني زهير بن حرب، حدثنا عبد الرحمن، عن سفيان، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله غير انه قال " فقولوا وعليك
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne Zührî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Yahudilerden bir cemâat Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girmek için izin istediler ve : Essâmualeyküm, dediler. Âişe de: Bilâkis sam ve lanet sizin üzerinize olsun, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ya Âişe! Şüphesiz ki, Allah her işte yumuşaklığı sever!» buyurdular. Âişe ; — Ne söylediklerini işitmedin mi? dedi. «Ben "ve aleyküm" dedim.» buyurdular
وحدثني عمرو الناقد، وزهير بن حرب، - واللفظ لزهير - قالا حدثنا سفيان، بن عيينة عن الزهري، عن عروة، عن عايشة، قالت استاذن رهط من اليهود على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالوا السام عليكم . فقالت عايشة بل عليكم السام واللعنة . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا عايشة ان الله يحب الرفق في الامر كله " . قالت الم تسمع ما قالوا قال " قد قلت وعليكم
{m-10} Bize bu hadîsi Hasen b. Ali El-Hulvânî ile Ahd b. Humeyd hep birden Ya'kûb b. İbrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize babam Sâlih'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Her iki râvî Zührî'den bu isnadla rivayet etmişlerdir. Her İkisinin hadîsinde de: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben "aleyküm" dedim.» buyurdular» ibaresi vardır. (Vav)'i anmamışlardır
حدثناه حسن بن علي الحلواني، وعبد بن حميد، جميعا عن يعقوب بن ابراهيم، بن سعد حدثنا ابي، عن صالح، ح وحدثنا عبد بن حميد، اخبرنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، كلاهما عن الزهري، بهذا الاسناد . وفي حديثهما جميعا قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " قد قلت عليكم " . ولم يذكروا الواو
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Â'meş'den, o da Müslim'den, o da Mesrûk'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yahudilerden bir takım insanlar geldi. Ve : Essâmu aleyke yâ Ebâ'l-Kâasım! dediler. (O da) : «Ve ateyküm...» buyurdu. Âişe demiş kî: Ben: — Bilâkis sâm ve zâm sizin üzerinize olsun! dedim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ya Âişe! Kötü, konuşur olma!» buyurdu. Âişe: — Ne söylediklerini işitmedin mi? dedi. O da : «Ben onların söylediklerine karşılık vermedim mi (sanıyorsun)? "V« aleyküm" dedim.» buyurdular
حدثنا ابو كريب، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن مسلم، عن مسروق، عن عايشة، قالت اتى النبي صلى الله عليه وسلم اناس من اليهود فقالوا السام عليك يا ابا القاسم . قال " وعليكم " . قالت عايشة قلت بل عليكم السام والذام . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا عايشة لا تكوني فاحشة " . فقالت ما سمعت ما قالوا فقال " اوليس قد رددت عليهم الذي قالوا قلت وعليكم
{m-11} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'la b. Ubeyd haber verdi. (Dediki): Bize A'meş bu isnadla rivayet etti. Yalnız o şöyle demiştir: «Âişe hemen maksatlarını anladı ve onlara sövdü. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sus ya Âişe! Çünkü Allah çirkin sözü ve çirkin söz söylemeyi sevmez.» buyurdular.»- Şunu da ziyade etmiştir : «Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) sana gelirlerse, sana Allah'ın vermediği selâmı verirler. İlâ ahir... âyeti kerîmesini indirdi.» [Mücadele 8] İzah 2167 de
حدثناه اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا يعلى بن عبيد، حدثنا الاعمش، بهذا الاسناد غير انه قال ففطنت بهم عايشة فسبتهم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " مه يا عايشة فان الله لا يحب الفحش والتفحش " . وزاد فانزل الله عز وجل { واذا جاءوك حيوك بما لم يحيك به الله} الى اخر الاية
Bana Harun b. Abdlllah ile Haccâc b. Şâir rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillah'i şöyle derken işitmiş. Yahudilerden bâzı kimseler Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selâm verdiler. Ve: Essâmü aleyke yâ Ebâ'I-Kâasım, dediler. O da : «Ve aleyküm...» buyurdu. Bunun üzerine Âişe hiddetlenmiş olarak: — Onların ne söylediklerini işitmedin mi? dedi. «Hayır, İşittim. Onlara cevap da verdim. Onların aleyhine bizim duamız kabul edilir. Fakat bizim aleyhimize onların duası kabul edilmez.» buyurdular. İzah 2167 de
حدثني هارون بن عبد الله، وحجاج بن الشاعر، قالا حدثنا حجاج بن محمد، قال قال ابن جريج اخبرني ابو الزبير، انه سمع جابر بن عبد الله، يقول سلم ناس من يهود على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالوا السام عليك يا ابا القاسم . فقال " وعليكم " . فقالت عايشة وغضبت الم تسمع ما قالوا قال " بلى قد سمعت فرددت عليهم وانا نجاب عليهم ولا يجابون علينا
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülaziz (yâni Derâverdi), Süheyl'den, o da babasından, ö da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yahudilerle Hıristiyanlara evvelâ siz selâm vermeyin! Onlardan birine bir yolda rastlarsanız, onu yolun dar yerine sıkıştırın.» buyurmuşlar
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا عبد العزيز، - يعني الدراوردي - عن سهيل، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا تبدءوا اليهود ولا النصارى بالسلام فاذا لقيتم احدهم في طريق فاضطروه الى اضيقه
{…} Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki', Süfyân'dan rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Süheyl'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Veki'in hadîsinde : «Yahudilere rastladığınız vakit.» İbni Ca'ler'in, Şu'be'den rivayet ettiği hadîste : «Ehl-i kitap hakkında ded'ı ki...» Cerir'in hadîsinde ise: «Onlara rastladığınız vakit...» ibareleri vardır. Ama müşriklerden hiç birinin adını söylememişlerdir
وحدثنا محمد بن المثنى، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، ح وحدثنا ابو بكر، بن ابي شيبة وابو كريب قالا حدثنا وكيع، عن سفيان، ح وحدثني زهير بن حرب، حدثنا جرير، كلهم عن سهيل، بهذا الاسناد وفي حديث وكيع " اذا لقيتم اليهود " . وفي حديث ابن جعفر عن شعبة قال في اهل الكتاب . وفي حديث جرير " اذا لقيتموهم " . ولم يسم احدا من المشركين
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym, Seyyâr'dan, o da Sabit El-Bûnânî;den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazı çocukların yanından geçmiş de onlara selâm vermiş
حدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، عن سيار، عن ثابت البناني، عن انس، بن مالك ان رسول الله صلى الله عليه وسلم مر على غلمان فسلم عليهم
{m-14} Bu Hadîsi bana İsmail b. Salim de rivayet etti, (Dediki): Bize Hüşeym haber verdi. (Dediki): Bize Seyyar bu isnadla haber verdi
وحدثنيه اسماعيل بن سالم، اخبرنا هشيم، اخبرنا سيار، بهذا الاسناد
Bana Amr b. Alî ile Muhammed b. Velîd dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Seyyâr'dan rivayet etti. (Dediki): Sabit El-Bünânî ile birlikte yürüyordum. Az sonra bir takım çocukların yanına uğrayarak onlara selâm verdi. Sabit şunu anlattıki: Kendisi Enes'le beraber yürüyormuş. O da bîr takım çocukların yanına uğrayarak onlara selâm vermiş, Enes de anlatmış ki, Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte yürüyormuş. O da bir, takım çocukların yanına uğrayarak onlara selâm vermiş
وحدثني عمرو بن علي، ومحمد بن الوليد، قالا حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن سيار، قال كنت امشي مع ثابت البناني فمر بصبيان فسلم عليهم . وحدث ثابت انه كان يمشي مع انس فمر بصبيان فسلم عليهم . وحدث انس انه كان يمشي مع رسول الله صلى الله عليه وسلم فمر بصبيان فسلم عليهم