Loading...

Loading...
Kitap
178 Hadis
Bize Ebû Kâmil El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize Cüreyrî, Ebû Nadra'dan, o da Câbİr b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: — Bir seferde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraber bulunuyorduk. Derken benim devem geri kaldı... Câbir hadîsi hikâye etmiş. Bu hadîste şunu da söylemiştir : — Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu dürttü. Sonra bana: «Besmele ile bin!» buyurdular. Şunu da ziyâde etmiştir: Durmadan bana ziyâde ediyor ve : «Allah seni mağfiret buyursun!» diyordu
حدثنا ابو كامل الجحدري، حدثنا عبد الواحد بن زياد، حدثنا الجريري، عن ابي، نضرة عن جابر بن عبد الله، قال كنا مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر فتخلف ناضحي . وساق الحديث وقال فيه فنخسه رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم قال لي " اركب باسم الله " . وزاد ايضا قال فما زال يزيدني ويقول " والله يغفر لك
Bana Ebu'r-Rabî' El-Atekî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayette bulundu. Câbir şöyle demiş: — Vaktaki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma geldi, devem de hastalanmıştı. Onu dürttü. Deve sıçrayıverdi. Bundan sonra artık Resûl-i Ekrem'in sözünü işiteyim diye dizginini kasıyor, fakat onu durduramıyordum. Nihayet Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana yetişti; ve; «Onu bana sat!» dedi. Ben de deveyi ona beş okıyyeye sattım. Ama: «Medine'ye kadar sırtı benim olmak şartiyle!» dedim. «Medine'ye kadar sırtı senin olsun!» buyurdular. Medine'ye geldiğimde deveyi ona getirdim. Bana bir okıyye ziyade verdi. Sonra deveyi bana hibe etti
وحدثني ابو الربيع العتكي، حدثنا حماد، حدثنا ايوب، عن ابي الزبير، عن جابر، قال لما اتى على النبي صلى الله عليه وسلم وقد اعيا بعيري - قال - فنخسه فوثب - فكنت بعد ذلك احبس خطامه لاسمع حديثه فما اقدر عليه فلحقني النبي صلى الله عليه وسلم فقال " بعنيه " . فبعته منه بخمس اواق - قال - قلت على ان لي ظهره الى المدينة . قال " ولك ظهره الى المدينة " . قال فلما قدمت المدينة اتيته به فزادني وقية ثم وهبه لي
Bize Ukbe b. Mükrem El-Ammî rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb b. İshâk rivayet etti. (Dediki): Bize Beşir b. Ukbe, Ebu'l-Mütevekkil en-Nâcî'den, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte seferlerinin birinde (zannederim gâzi olarak dedi) yola çıktını... diyerek hadîsi nakletti. Bu hadîste şunu da ziyade eyledi. Efendimiz : «Yâ Câbir! Parayı tastamam aldın mı?» dedi. Ben, evet, cevâbını verdim. «Para da senin, deve de senin olsun! Para da senin, deve de senin olsun!» buyurdular
حدثنا عقبة بن مكرم العمي، حدثنا يعقوب بن اسحاق، حدثنا بشير بن عقبة، عن ابي المتوكل الناجي، عن جابر بن عبد الله، قال سافرت مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في بعض اسفاره - اظنه قال غازيا - واقتص الحديث وزاد فيه قال " يا جابر اتوفيت الثمن " . قلت نعم . قال " لك الثمن ولك الجمل لك الثمن ولك الجمل
Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Muhârib'den naklen rivayette bulundu ki, kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şunları söylerken dinlemiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benden iki okıyye bir dirheme yahut iki okıyye iki dirheme bir deve satın aldı. Sırar'a geldiğinde bir inek kesilmesini emir buyurdular. İnek kesildi ve cemaat ondan yediler. Medine'ye teşriflerinde mescide gelerek iki rek'at namaz kılmamı emir buyurdu; ve devenin kıymetini fazlasiyle tartıp verdi
حدثنا عبيد الله بن معاذ العنبري، حدثنا ابي، حدثنا شعبة، عن محارب، انه سمع جابر بن عبد الله، يقول اشترى مني رسول الله صلى الله عليه وسلم بعيرا بوقيتين ودرهم او درهمين - قال - فلما قدم صرارا امر ببقرة فذبحت فاكلوا منها فلما قدم المدينة امرني ان اتي المسجد فاصلي ركعتين ووزن لي ثمن البعير فارجح لي
Bana Yahya b. Habîb El-Hârisî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. El-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Muhârib, Câbir'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu kıssayı haber verdi. Şu kadar var ki: «Onu benden adını koyduğu bir para ile satın aldı.» dedi; iki okıyye bir dirhem veya iki dirhemi zikretmedi. Bir de : «Bir inek kesilmesini emir buyurdu. İnek kesildi; sonra etini taksim etti.» dedi
حدثني يحيى بن حبيب الحارثي، حدثنا خالد بن الحارث، حدثنا شعبة، اخبرنا محارب، عن جابر، عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذه القصة غير انه قال فاشتراه مني بثمن قد سماه . ولم يذكر الوقيتين والدرهم والدرهمين . وقال امر ببقرة فنحرت ثم قسم لحمها
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zahide, îbni Cüreyc'den, o da Atâ'dan, o da Câbir'den naklen rivayette bulundu kî, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine: «Deveni dört dînâra aldım. Medine'ye kadar sırtı da senin olsun!» buyurmuşlar
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابن ابي زايدة، عن ابن جريج، عن عطاء، عن جابر، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال له " قد اخذت جملك باربعة دنانير ولك ظهره الى المدينة
Bize Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb, Mâlik b. Enes'den, o da Zeyd b. Eslem'den, o da Atâ' b. Yesâr'dan, o da Ebû Râfi'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adamdan ödünç olarak genç bir deve almış. Sonra kendilerine sadaka malı bir takım develer gelmiş; ve Ebû Râfi'a o zatın devesini ödemesini emir buyurmuş. Derken Ebû Râfi' dönerek: Develerin içinde altı yaşındaki seçkinden başkasını bulamadım, demiş. Bunun üzerine: «Ona onu ver; zîra insanların en hayırlısı borcunu en iyi ödeyenlerdir.» buyurmuşlar
حدثنا ابو الطاهر، احمد بن عمرو بن سرح اخبرنا ابن وهب، عن مالك بن، انس عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، عن ابي رافع، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم استسلف من رجل بكرا فقدمت عليه ابل من ابل الصدقة فامر ابا رافع ان يقضي الرجل بكره فرجع اليه ابو رافع فقال لم اجد فيها الا خيارا رباعيا . فقال " اعطه اياه ان خيار الناس احسنهم قضاء
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled, Muhammed b. Ca'fer'den rivayet etti. (Demişki): Ben Zeyd b. Eslem'den dinledim. (Dediki): Bize Atâ' b. Yesâr, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in âzadlısı Ebû Râfi'den naklen haber verdi. Ebû Râfi': «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ödünç olarak genç bir deve aldı...» diyerek hadîsin mislini rivayet etmiş. Şu kadar var ki: «Zîrâ Allah'ın kullarının en hayırlısı (borcunu) en iyi ödeyenleridir.» şeklinde söylemiş. İzah 1601 de
حدثنا ابو كريب، حدثنا خالد بن مخلد، عن محمد بن جعفر، سمعت زيد بن اسلم، اخبرنا عطاء بن يسار، عن ابي رافع، مولى رسول الله صلى الله عليه وسلم قال استسلف رسول الله صلى الله عليه وسلم بكرا . بمثله غير انه قال " فان خير عباد الله احسنهم قضاء
Bize Muhammed b. Beşşâr b. Osman El-Abdiy rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Seleme b. Küheyl'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş: Bir adamın Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de alacağı vardı. Bu sebeple ona ağır lâkırdı söyledi. Derken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı onu paylamak istediler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Hak sahibinin gerçekten konuşma hakkı vardır.» diyerek onlara: «Bu adam için bir baş deve satın alın da kendisine verin!» buyurdu. Ashâb: Biz ancak onun devesinden daha a'lâsını buluyoruz; dediler. «Öyle ise onu satın alın da kendisine verin; zira sizin en hayırlılarınızdan biriniz (yahut sizin en hayırlınız) borcu hususunda en iyi olanınızdır.» buyurdular
حدثنا محمد بن بشار بن عثمان العبدي، حدثنا محمد بن جعفر، حدثنا شعبة، عن سلمة بن كهيل، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال كان لرجل على رسول الله صلى الله عليه وسلم حق فاغلظ له فهم به اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فقال النبي صلى الله عليه وسلم " ان لصاحب الحق مقالا - فقال لهم - اشتروا له سنا فاعطوه اياه " . فقالوا انا لا نجد الا سنا هو خير من سنه . قال " فاشتروه فاعطوه اياه فان من خيركم - او خيركم - احسنكم قضاء
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Alî b. Sâlih'den, o da Seleme b. Kübeyl'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ödünç bir baş deve aldı da (yerine) ondan daha üstün bir baş deve verdi ve: «Sizin en hayırlılarınız borç ödeme hususunda en İyi olanlarınizdir.» buyurdular
حدثنا ابو كريب، حدثنا وكيع، عن علي بن صالح، عن سلمة بن كهيل، عن ابي، سلمة عن ابي هريرة، قال استقرض رسول الله صلى الله عليه وسلم سنا فاعطى سنا فوقه وقال " خياركم محاسنكم قضاء
Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Seleme b. Küheyl'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş: Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den alacaklı olduğu bir deveyi istemeğe geldi de: «Ona kendi devesinden daha üstün bir baş deve verin!» buyurdu. Bir de: «Sizin en hayırlınız, borç ödeme hususunda en iyi olanınızdır.» buyurdular
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي، حدثنا سفيان، عن سلمة بن كهيل، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال جاء رجل يتقاضى رسول الله صلى الله عليه وسلم بعيرا فقال " اعطوه سنا فوق سنه - وقال - خيركم احسنكم قضاء
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ile ibni Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bana bu hadîsi Kuteybe b. Soîd'de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etli. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir köle gelerek hicret üzerine ona bey'at etti. Efendimiz onun köle olduğunu sezemedi. Derken sahibi onu aramağa geldi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Bu köleyi bana sat!» buyurdu ve onu iki siyah köle mukabilinde satın aldı. Ondan sonra bir daha (Bu köle midir?) diye sormadan kimseden köle almadı
حدثنا يحيى بن يحيى التميمي، وابن، رمح قالا اخبرنا الليث، ح وحدثنيه قتيبة، بن سعيد حدثنا ليث، عن ابي الزبير، عن جابر، قال جاء عبد فبايع النبي صلى الله عليه وسلم على الهجرة ولم يشعر انه عبد فجاء سيده يريده فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " بعنيه " . فاشتراه بعبدين اسودين ثم لم يبايع احدا بعد حتى يساله " اعبد هو
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Muhammed b. EI-Alâ' rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Yahya: Bize haber verdi tâbirini kullandı. Ötekiler:) Bize Ebû Muâviye, A'meş'ten, o da İbrahim'den, o da El-Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti, dediler. Âişe şunları söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yahudîden veresiye zahire satın aldı da ona bîr zırhını rehin olarak verdi
حدثنا يحيى بن يحيى، وابو بكر بن ابي شيبة ومحمد بن العلاء - واللفظ ليحيى قال يحيى اخبرنا وقال الاخران، حدثنا ابو معاوية، - عن الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت اشترى رسول الله صلى الله عليه وسلم من يهودي طعاما بنسيية فاعطاه درعا له رهنا
Bize îshâk b. İbrahim El-Hanzalî ile Aliy b. Haşrem rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îsâ b. Yûnus, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da EI-Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. ŞöyIe demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yahudîden zahire satın aldı da ona demirden bir zırh rehnetti
حدثنا اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، وعلي بن خشرم، قالا اخبرنا عيسى بن، يونس عن الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة، قالت اشترى رسول الله صلى الله عليه وسلم من يهودي طعاما ورهنه درعا من حديد
(Bize bu hadisi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahi rivâyet etti. ki): Bize Hafs b. Gıyâs, A'meş'den, o da İbrahim'den naklen rivâyet etti Esved, Âişe'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den bu hadisin mislini rivâyet eyledi» demiş; demirden kaydını zikret-raemiş. hadîsi Buhârî «Büyü'», «İstikraz», «Cihâd», «Şerike», «Selem» ve «Megâzî» bahislerinin on bir yerinde; Nesâî «Buyû'»da; İbn Mâce «Ahkâm»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Bu rivâyetlerden anlaşıldığına göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz Ebû Şahme yahut Ebû Şahm denilen yahudîden ailesi efradı için bir miktar arpa alarak ona «Zâtü'l-fudûl» nâmındaki harp zırhını rehin vermiştir. Aldığı arpanın miktarı hususunda rivâyetler muhteliftir. Bir rivâyete göre otuz, diğerine göre yirmi, başka bir rivâyetle kırk ölçektir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bu arpayı, yahudîden alış-veriş caiz olduğunu anlatmak için almış olması da bir ihtimâldir. Arpa mukabilinde zırhını rehin etmesi verecek başka bir şey bulamadığındandır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ailesi efradı için senelik zahiresini bir yerde biriktirirdiği sahih rivâyetlerle sabit olmuştur, fakat bu borçlanma o zahire bittikten sonra olmuştur. Ulemâdan bazıları borçlanmanın gelen misafirler sebebiyle yapıldığını söylemişlerdir; bilâhare bunu Hazret-i Ebû Bekir ödemiştir. Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arpayı ashabının zenginlerinden almayıp yahudîye. müracaat buyurması, ya ondan başka kimsede bulunmadığından yahut sahabe arpayı kendisine teberru' ederek minnet altında kalmamak içindir
حدثنا اسحاق بن ابراهيم الحنظلي، اخبرنا المخزومي، حدثنا عبد الواحد بن، زياد عن الاعمش، قال ذكرنا الرهن في السلم عند ابراهيم النخعي فقال حدثنا الاسود بن يزيد عن عايشة ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اشترى من يهودي طعاما الى اجل ورهنه درعا له من حديد
حدثناه ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا حفص بن غياث، عن الاعمش، عن ابراهيم، قال حدثني الاسود، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم مثله . ولم يذكر من حديد
Bize Yahya b. Yahya ile Amru'n-Nâkıd rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Amr: Bize rivayet etti, tâbirini kullandı.) Yahya: Bize Süfyân b. Uyeyne, ibni Ebî Necîh'den, o da Abdullah b. Kesîr'den, o da Ebu'l-Minhâl'den, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi, dedi. İbni Abbâs şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'ye geldiğinde Medîneliler meyvelerde bir ve iki seneliğine selem yapıyorlardı. Bunun üzerine: «Her kim hurmada selem yapacaksa malum ölçüde, malûm tartıda, malûm bir müddete kadar yapsın!» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، وعمرو الناقد، - واللفظ ليحيى قال عمرو حدثنا وقال يحيى - اخبرنا سفيان بن عيينة عن ابن ابي نجيح عن عبد الله بن كثير عن ابي المنهال عن ابن عباس قال قدم النبي صلى الله عليه وسلم المدينة وهم يسلفون في الثمار السنة والسنتين فقال " من اسلف في تمر فليسلف في كيل معلوم ووزن معلوم الى اجل معلوم
Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvaris, ibni Ebî Necîh'den rivayet etti. (Demişki): Bana Abdullah b. Kesir, Ebu'l-Minhâl'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayette bulundu. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldiğinde halk selem yaparlardı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Kim selem yapacaksa ancak malûm bir ölçüde ve malûm tartıda yapsın!» buyurdular
حدثنا شيبان بن فروخ، حدثنا عبد الوارث، عن ابن ابي نجيح، حدثني عبد الله، بن كثير عن ابي المنهال، عن ابن عباس، قال قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم والناس يسلفون فقال لهم رسول الله صلى الله عليه وسلم " من اسلف فلا يسلف الا في كيل معلوم ووزن معلوم
{…} Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve İsmâîl b. Salim hep birden İbni Uyeyne'den, o da İbni Ebî Necîh'den bu isnâdla Abdülvaris'in hadisi gibi rivayette bulundu; yalnız malûm bir müddete kadar» kaydını zikretmedi
حدثنا يحيى بن يحيى، وابو بكر بن ابي شيبة واسماعيل بن سالم جميعا عن ابن عيينة، عن ابن ابي نجيح، بهذا الاسناد . مثل حديث عبد الوارث . ولم يذكر " الى اجل معلوم
{…} Bize Ebû Kureyb ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi rivayet etti. Her iki râvi Süfyân'dan, o da İbni Ebî Necîh'den isnâdlariyle İbni Uyeyne hadisinin mislini «malûm bir müddete kadar» kaydını zikrederek rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو كريب، وابن ابي عمر، قالا حدثنا وكيع، ح وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، كلاهما عن سفيان، عن ابن ابي نجيح، باسنادهم مثل حديث ابن عيينة يذكر فيه " الى اجل معلوم