Loading...

Loading...
Kitap
285 Hadis
{…} Bize bu hadîsi Kuteybe dahî rivayet etti. (Dediki) Bize Ya'kub rivayet eyledi. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrahman b. Mehdi, Süfyan'dan naklen rivayet eyledi. Bu ravilerin ikisi de Ebû Hâzim'den o da Sehlü'bnü Sa'd (Radiyallahu anh)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den yukarki hadîsin mislini rivayet etmişlerdir, İzah 1099 da
وحدثناه قتيبة، حدثنا يعقوب، ح وحدثني زهير بن حرب، حدثنا عبد الرحمن، بن مهدي عن سفيان، كلاهما عن ابي حازم، عن سهل بن سعد، - رضى الله عنه - عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله
Bize Yahya b. Yahya ile Ehû Kureyb Muhammed b. A'la rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Umaratu'bnu Unıeyr'den, o da Ebû Atiyye'den naklen haber verdi Ebû Aleyye şöyle demiş: Ben ve Mesrûk Âişe'nin yanına girdik de: — «Ey Mu'minlerin annesi, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından iki adam varki, birisi hem iftarı acele ediyor hem de namazı acele kılıyor. Diğeri iftarı da namazı da te'hir ediyor.» dedik Aişe — «Bunların hangisi hem iftarda hem namazda acele davranıyor ? diye sordu, Biz: — «Abdullah yâni İbni Mes'ud.» cevâbını verdik. Âişe — «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) işte böyle yapardı.» dedi. Ebû Kureyb: «Diğeri de Ebû Musa.» ifâdesini ziyâde etti
حدثنا يحيى بن يحيى، وابو كريب محمد بن العلاء قالا اخبرنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن عمارة بن عمير، عن ابي عطية، قال دخلت انا ومسروق، على عايشة فقلنا يا ام المومنين رجلان من اصحاب محمد صلى الله عليه وسلم احدهما يعجل الافطار ويعجل الصلاة والاخر يوخر الافطار ويوخر الصلاة . قالت ايهما الذي يعجل الافطار ويعجل الصلاة قال قلنا عبد الله يعني ابن مسعود . قالت كذلك كان يصنع رسول الله صلى الله عليه وسلم . زاد ابو كريب والاخر ابو موسى
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Ebî Zaide, A'meş'den, o da Umâra'dan, o da Ebû Atiyye'den naklen haber verdi. Ebu Atiyye şöyle demiş: Ben ve Mesrûk Âişe (Radiyallahu anha)'nın yanına girdik. Mesruk ona şunu söyledi: — «Muhammed (Sallalluhu Aleyhi ve Sellem)'ın ashabından iki adam var ki, bunların ikisi de luıymhm geri kalınıyorlar. Biri akşam namazı ile iftarda acele davranıyor, diğeri hem akşamı hem iftarı te'hir ediyor. Âişe : — «Akşam namazı île iftarda acele davranan kimdir?* diye sordu, Mesrûk : — «Abdullah'dır.» cevabını verdi. Bunun üzerine Âişe : — «ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) işte böyle yapardı.» dedi
وحدثنا ابو كريب، اخبرنا ابن ابي زايدة، عن الاعمش، عن عمارة، عن ابي عطية، قال دخلت انا ومسروق، على عايشة - رضى الله عنها - فقال لها مسروق رجلان من اصحاب محمد صلى الله عليه وسلم كلاهما لا يالو عن الخير احدهما يعجل المغرب والافطار والاخر يوخر المغرب والافطار . فقالت من يعجل المغرب والافطار قال عبد الله . فقالت هكذا كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصنع
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Kureyb ve İbni Numeyr rivayet ettiler. Hepsinln lâfizları birdir. Yahya: «Bize Ebû Muâviye haber verdi. dedi, İbni Numeyr: «Bize babam rivayet etti.», Ebû Kureyb ise «Bize Ebû Usâme rivayet etti.» dediler. Bu râviler toptan Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âsim b. Ömer'den, o da Ömer (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayette bulundular. Ömer (Radiyallahu anh) şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gece geldi de gündüz gitti ve güneş kayboldu mu oruçlu iftar eder.» buyurdular. İbn-i Numeyr: «Fakat» kelimesini zikretmedi
حدثنا يحيى بن يحيى، وابو كريب وابن نمير - واتفقوا في اللفظ - قال يحيى اخبرنا ابو معاوية، وقال ابن نمير، حدثنا ابي وقال ابو كريب، حدثنا ابو اسامة، جميعا عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عاصم بن عمر، عن عمر، - رضى الله عنه - قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا اقبل الليل وادبر النهار وغابت الشمس فقد افطر الصايم " . لم يذكر ابن نمير " فقد
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize Hüseyni, Ebû İshâk-ı Şeybânî'den, o da Abdullah b. Ebî Evfâ (Radiyallahu anh)'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Ramazan ayında bir seferde bulunuyorduk. Güneş Kavuşunca ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — «Ya fulân, (Hayvanından in de bize karıştırma yap. buyurdu. O — «Yâ Resûlallah, henüz üzerinde gündüz var.» dedi. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) : — «İn de bize karıştırma yap.» buyurdular. Bunun üzerine o zât hayvanından inerek karıştırmayı yaptı ve ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan içti. Sonra eliyle işaret ederek : — «Güneş, şuradan battı, gece de şuradan geldi mi, oruçlu iftar eder.» buyurdular
وحدثنا يحيى بن يحيى، اخبرنا هشيم، عن ابي اسحاق الشيباني، عن عبد الله، بن ابي اوفى - رضى الله عنه - قال كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر في شهر رمضان فلما غابت الشمس قال " يا فلان انزل فاجدح لنا " . قال يا رسول الله ان عليك نهارا . قال " انزل فاجدح لنا " . قال فنزل فجدح فاتاه به فشرب النبي صلى الله عليه وسلم ثم قال بيده " اذا غابت الشمس من ها هنا وجاء الليل من ها هنا فقد افطر الصايم
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Aliyyü'bnü Müshir ile Abbad b. Avvâm, Şeybaniden, o da İbni Ebi Evfâ (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet ettiler. İbni Ebî Evfâ şöyle demiş: Bir seferde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunuyorduk. Güneş kavuşunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir zat'a: ; — «İn de bize karıştırma yap.» buyurdu. O zat: — «Ya Resûlallah, Akşamlasaydın (daha iyi olmaz mıydı?) dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) : — «İn de bize karıştırma yap.» buyurdu. O zât (Yine) : — «Üzerimizde henüz gündüz var.» dedi, müteakiben (hayvanından) inerek karıştırmasın yaptı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu içti, sonra eliyle şark tarafına doğru işaret ederek: — «Gecenin şuradan geldiğini gördünüz mü oruçlu iftar eder.» buyurdular
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن مسهر، وعباد بن العوام، عن الشيباني، عن ابن ابي اوفى، - رضى الله عنه - قال كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر فلما غابت الشمس قال لرجل " انزل فاجدح لنا " . فقال يا رسول الله لو امسيت . قال " انزل فاجدح لنا " . قال ان علينا نهارا . فنزل فجدح له فشرب ثم قال " اذا رايتم الليل قد اقبل من ها هنا - واشار بيده نحو المشرق - فقد افطر الصايم
{…} Bize Ebû Kâmil rivayet etti. (Dediki) Bize Abdülvâhid rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman-ı Şeybani rivayet eyledi. (Dediki) Ben Abdullah b. Ebî Evfâ (Radiyallahu anh)'ı şunu söylerken işittim : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte yolculuk ettik, kendisi oruçluydu, güneş kavuşunca: «Yâ fülân, in de bize karıştırma yap.» buyurdu. Râvi hadîsi İbnî Müshir ile Abbâd b. Avvâm rivayetleri gibi nakletmiştir
وحدثنا ابو كامل، حدثنا عبد الواحد، حدثنا سليمان الشيباني، قال سمعت عبد، الله بن ابي اوفى - رضى الله عنه - يقول سرنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو صايم فلما غربت الشمس قال " يا فلان انزل فاجدح لنا " . مثل حديث ابن مسهر وعباد بن العوام
Bize İbni Ebi Ömer rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyân haber verdi. H. Bize ishâk rivayet etti. (Dediki) Bize Cerîr haber verdi. Bu ravilerin ikisi de Şeybâni'den, o da İbni Ebi Evfâ'dan naklen rivayet etmişlerdir. H. Bize Ubcydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet eyledi. H. Bize İbnü'l-Mtisennâ da rivayet etti. (Dediki) Bize Muhammed b. Cafer rivayet eyledi. İkisi de dediler ki : Bize Şu'be, Şeybâni'den, o dit İbni Ebî Evfâ (Radiyallahu anh) 'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen İbni Müshir ile Abbâd ve Abdulvâhid hadîsleri mânâsında rivayette bulundu. Bu râvilerden hiç birinin hadîsinde «Ramazan ay'ı ve «Gece şura dan geldi mi» ifâdeleri yoktur. Bunlar yalnız Hüseyin'in rivayetinde vardır
وحدثنا ابن ابي عمر، اخبرنا سفيان، ح وحدثنا اسحاق، اخبرنا جرير، كلاهما عن الشيباني، عن ابن ابي اوفى، ح . وحدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي ح، وحدثنا ابن المثنى، حدثنا محمد بن، جعفر قالا حدثنا شعبة، عن الشيباني، عن ابن ابي اوفى، - رضى الله عنه - عن النبي صلى الله عليه وسلم بمعنى حديث ابن مسهر وعباد وعبد الواحد وليس في حديث احد منهم في شهر رمضان ولا قوله " وجاء الليل من ها هنا " . الا في رواية هشيم وحده
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Malik'e, Nafi'den dinlediğim, onun da İbni Ömer (Radiyallahû anhûm)'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) visal orucunu yasak etti, Ashâb: — «Ama sen visal yapıyorsun.» dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ben, sizin gibi değilim, çünkü ben (Rabbim tarafından) doyurulur ve sulanırım.» buyurdular
حدثنا يحيى بن يحيى، قال قرات على مالك عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - ان النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن الوصال قالوا انك تواصل . قال " اني لست كهييتكم اني اطعم واسقى
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti, H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet etti. (Dediki) Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet eyledi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda visal yapmış, (Onu görünce) halk da visal yapmışlar. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları bundan menetmiş. Kendisine : — «Ama sen visal yapıyorsun.» diyenler olmuş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ben sizin gibi değilim. Çünkü ben doyurulur ve sulanırım.» buyurmuşlar
وحدثناه ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبد الله بن نمير، ح وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - ان رسول الله صلى الله عليه وسلم واصل في رمضان فواصل الناس فنهاهم . قيل له انت تواصل قال " اني لست مثلكم اني اطعم واسقى
{…} Bize Abdülvâris b. Abdissamed rivayet etti. (Dediki) Bana babam, dedem'den, o da Eyyûb'dan, o da Nafî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu Hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız, «Ramazan'da» kaydını söylemedi. Bu hadisi Bubâri «Kitâbu's-Savm» in bir-iki yerinde tahric etmiştir
وحدثنا عبد الوارث بن عبد الصمد، حدثني ابي، عن جدي، عن ايوب، عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله ولم يقل في رمضان
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki) Bana Yunus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ebû Selemetü'bnü Abdirrahman rivayet etti, ki Ebû Hureyre (Radiyallahu anh) şunları söylemiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) visal'den nehiy buyurdu. Bunun üzerine müslumanlardan bir zât: — Ama sen visal yapıyorsun yâ Resûlallâh, dedi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Benim gibi hanginiz olabilir? Ben Rabbim beni doyurup sulayarak gecelerim.» buyurdular. Ashâb visalden vaz geçmekten imtina edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara bir gün, sonra bir gün daha visal yaptırdı, bilahare hilali gördüler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) visalden vaz geçmeyi kabul etmediklerinden dolayı (Kendilerine) bir ders-i ibret verircesine : Şayet bu hilal geçikse idi size daha ziyâde visal yaptıracaktım.» buyurdular
حدثني حرملة بن يحيى، اخبرنا ابن وهب، اخبرني يونس، عن ابن شهاب، حدثني ابو سلمة بن عبد الرحمن، ان ابا هريرة، - رضى الله عنه - قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الوصال فقال رجل من المسلمين فانك يا رسول الله تواصل . قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " وايكم مثلي اني ابيت يطعمني ربي ويسقيني " . فلما ابوا ان ينتهوا عن الوصال واصل بهم يوما ثم يوما ثم راوا الهلال فقال " لو تاخر الهلال لزدتكم " . كالمنكل لهم حين ابوا ان ينتهوا
Bana Züheyr b. Htrb ile İshâk rivayet ettiler. Züheyr (Dediki) Bize Cerîr, Umarâ'dan o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre (r.a.)'dan naklen rivayet eyledi Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Visal'den sakının.» buyurdu. Aslıâb : — Ama sen visal yapıyorsun ya Resûlallah, dediler. Resülûllah: — «Şüphesiz ki bu hususta siz benim gibi değilsiniz. Zîra ben, Rabbim beni doyurup sulayarak geceliyorum. Siz gücünüzün yeteceği amelleri üzerinize alın» buyurdular
وحدثني زهير بن حرب، واسحاق، قال زهير حدثنا جرير، عن عمارة، عن ابي، زرعة عن ابي هريرة، - رضى الله عنه - قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اياكم والوصال " . قالوا فانك تواصل يا رسول الله . قال " انكم لستم في ذلك مثلي اني ابيت يطعمني ربي ويسقيني فاكلفوا من الاعمال ما تطيقون
{…} Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Muğire, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rec'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahu anh)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet eyledi. Yalnız O: «Takat getirebileceğiniz şeyleri yüklenin.» dedi
وحدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا المغيرة، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي، هريرة - رضى الله عنه - عن النبي صلى الله عليه وسلم بمثله غير انه قال " فاكلفوا ما لكم به طاقة
{…} Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet etti (Dediki) Bize A'meş, Ebû Sâlih'den o da Ebû Hureyre (Radiyallahu anh)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet eyledi ki, Visal'den nehi buyurmuşlar... Râvi Umara'nin Ebû Zür'a'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuştur
وحدثنا ابن نمير، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، - رضى الله عنه - عن النبي صلى الله عليه وسلم انه نهى عن الوصال . بمثل حديث عمارة عن ابي زرعة
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki) Bize Ebu'n-Nadr, Haşim b. Kaasim rivayet etti. (Dediki) Bize Süleyman, Sâbit'den, o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda namaz kılıyordu, ben de gelerek yanıbaşına (namaza) durdum. Başka bir adam gelerek o da durdu. Neticede bir cemâat olduk. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim arkasında olduğumu hissedince namazda kısaltma yapmaya başladı. Sonra evine girdi, (orada) öyle bir namaz kıldı ki, onu bizim, yanımızda kılmadı. Sabahladığımız vakit kendisine: — «Akşam (arkanda) biz olduğumuzu anladın mı?» diye sorduk. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Evet, yaptığım tahfife beni sevkeden budur.» buyurdular. Müteakiben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) visal orucu tutmaya başladı. Bu iş ayın sonuna tesaadüf etmişti. Derken ashabından bir takım adamlar da visal orucuna başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bazı adamlara ne oluyor ki visal yapıyorlar? şüphesiz siz benim gibi değilsiniz. Bana bakın, Vallahi eğer ay uzamış olsaydı size öyle bir visal orucu tuttururdum kî bu işin derinliğine dalanlar ondan vazgeçerlerdi.» buyurdular
حدثني زهير بن حرب، حدثنا ابو النضر، هاشم بن القاسم حدثنا سليمان، عن ثابت، عن انس، - رضى الله عنه - قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي في رمضان فجيت فقمت الى جنبه وجاء رجل اخر فقام ايضا حتى كنا رهطا فلما حس النبي صلى الله عليه وسلم انا خلفه جعل يتجوز في الصلاة ثم دخل رحله فصلى صلاة لا يصليها عندنا . قال قلنا له حين اصبحنا افطنت لنا الليلة قال فقال " نعم ذاك الذي حملني على الذي صنعت " . قال فاخذ يواصل رسول الله صلى الله عليه وسلم وذاك في اخر الشهر فاخذ رجال من اصحابه يواصلون فقال النبي صلى الله عليه وسلم " ما بال رجال يواصلون انكم لستم مثلي اما والله لو تماد لي الشهر لواصلت وصالا يدع المتعمقون تعمقهم
Bize Asım b. Nadr Et-Teymî rivayet etti. (Dediki) Bize Hâlid yani İbni'l-Hâris rivayet eyledi. (Dediki) Bize Humeyd, Sâbit'den, o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti, şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayının başında visal orucu tuttu. (Onu görünce) müslümanlardan bazı kimseler de visal yaptılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu duyunca : — «Bu ay bize uzamış olsa öyle bir visal yapardık ki : bu işin derinliğine dalanlar ondan vazgeçerlerdi. Şüphesiz kî sız benim gibi değilsiniz — yahut şüphesiz ki ben sizin gibi değilim.— Çünkü ben, Rabbim beni doyurup suladığı halde yaşarım.» buyurdular. İzah 1105 de
حدثنا عاصم بن النضر التيمي، حدثنا خالد، - يعني ابن الحارث - حدثنا حميد، عن ثابت، عن انس، - رضى الله عنه - قال واصل رسول الله صلى الله عليه وسلم في اول شهر رمضان فواصل ناس من المسلمين فبلغه ذلك فقال " لو مد لنا الشهر لواصلنا وصالا يدع المتعمقون تعمقهم انكم لستم مثلي - او قال - اني لست مثلكم اني اظل يطعمني ربي ويسقيني
Bize İshâk b. İbrahim ile Osman b. Ebî Şeybe hep birden Abde'den rivayet ettiler, İshâk (Dediki) Bize Abdetü'bnü Süleyman, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetine acıdığı için kendilerini visal orucundan nehiy buyurdu. Ashâb : — «Ama sen de visal yapıyorsun.» dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ben, sizin gibi değilim. Çünkü beni Rabbim doyurur sular.» buyurdu. İzah Enes hadîsini Buhâri «Kitâbu't-Temenni» de ve biraz lafız farkıyla «Kitâbu's-Savm» da, Âişe hadîsini «Kitâbu's-Savm» da tahrîc ettiği gibi Âişe hadîsini Nesâi dahi «Kitâbu's-savm» da rivayet etmiştir. İbnü'l-Arabî diyorki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabına visal orucu tutmak için müsaade buyurması, onlara bir cezadır. Ceza tarikiyle verilen müsaade ise şeriattan değildir.» Teammuk: Teklif edilmeyen bir şeyi yapmağa çalışmak, bir şey'in derinliğine dalmaktır. Bu rivayetler dahi mânâ ve hüküm itibârı ile yukarkiler gibidir. Enes (R.A.) hadisinde: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ramazanın başında visâl orucu tuttu.» denilmiştir. Müslim'in ekser-i nüshalarında rivayet bu şekildedir. Kaadî İyâz dahi ekser-i nüshalardan bu hadisi aynı şekilde nakletmiş fakat bunun râvi tarafından bir vehim olduğunu söylemiştir. Doğrusu Ramazan ayının sonunda visal yapmış olmasıdır Müslim'in bâzı râvileri onu bu şekilde de rivayet etmişlerdir. Nitekim bundan önceki rivayetlerle sair hadîslerde de hal böyledir. «Zaile» fiili: bir şey'i gündüz yapmak mânâsında kullanılır. Bunun zıddı «Bate» yani «gece yaptı» fiilidir. Fiil bu mânâya alındığı takdirde hadîs-i şerif: «Rabbim bana gündüzün yemiş içmiş gibi kudret ve tâkat verir.» mânâsına te'vil olunur ki Nevevî: «Sahih olan mezheb de budur.» diyor. Ancak bu keilmeden «olmak» mânası da kastedilmiş olabilir. Bu takdirde mâna «Ben Rabbimin beni doyurup suladığı halde olurum:» demektir
وحدثنا اسحاق بن ابراهيم، وعثمان بن ابي شيبة، جميعا عن عبدة، - قال اسحاق اخبرنا عبدة بن سليمان، - عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت نهاهم النبي صلى الله عليه وسلم عن الوصال رحمة لهم . فقالوا انك تواصل . قال " اني لست كهييتكم اني يطعمني ربي ويسقيني
Bana Aliyyü'bnü Hucr rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyan, Hişam b. Urve’den, o da babasından, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Âişe : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçlu iken kadınlarından bazısını öperdi, demiş sonra gülmüş.»
حدثني علي بن حجر، حدثنا سفيان، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، - رضى الله عنها - قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقبل احدى نسايه وهو صايم . ثم تضحك
Bana Alîyyü'bnü Hucr Es-Sa'di ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Dediler ki : Bize Süfyan rivayet etti. (Dediki) Abdurrahman b. Kaasim'e: — Sen, babanı Âişe (Radiyallahû anha) 'dan naklen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in oruçlu olduğu halde onu öperdiğini rivayet ederken işittin mi? dedim, Abdurrahman biraz sustu, Sonra: — «Evet» cevâbını verdi
حدثني علي بن حجر السعدي، وابن ابي عمر، قالا حدثنا سفيان، قال قلت لعبد الرحمن بن القاسم اسمعت اباك يحدث عن عايشة، - رضى الله عنها - ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يقبلها وهو صايم فسكت ساعة ثم قال نعم