Loading...

Loading...
Kitap
43 Hadis
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim, Müslüman bir kişiyi azad ederse onun (azat olan) ,her organına karşılık Allah azatedenin organlarından birini cehennemden kurtarır" buyurmuştur. Said İbn Mercane diyor ki: Ali İbn Hüseyin'in, yanına gittim ve bu sözü ona aktardım. Bunun Üzerine Ali İbn Hüseyin Abdullah İbn Cafer'in on bin dirhem -veya bin dinar- vermeyi teklif ettiğibir kölesinin yanına giderek onu azat etti
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا عاصم بن محمد، قال حدثني واقد بن محمد، قال حدثني سعيد ابن مرجانة، صاحب علي بن حسين قال لي ابو هريرة رضى الله عنه قال النبي صلى الله عليه وسلم " ايما رجل اعتق امرا مسلما استنقذ الله بكل عضو منه عضوا منه من النار ". قال سعيد ابن مرجانة فانطلقت الى علي بن حسين فعمد علي بن حسين رضى الله عنهما الى عبد له قد اعطاه به عبد الله بن جعفر عشرة الاف درهم او الف دينار فاعتقه
Ebu Zer r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Hangi amel daha üstündür?" diye sordum. '''Allah'a iman etmek ve yolunda cihad etmek" buyurdu. "Peki hangi köleyi azat etmek daha iyidir" diye sordum. "En pahalı ve sahibi için en değerli olanı" buyurdu. "Peki bunu yapmazsam?" dedim. "O zaman meslek sahibi birine yardım edersin veya elinden bir iş gelmeyen beceriksiz birinin bir işini yaparsın" buyurdu. "Peki bunu da yapmazsam?" dedim. "İnsanlara kötülük etmezsin. Bu da kendine verdiğin bir sadakadır" buyurdu
حدثنا عبيد الله بن موسى، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن ابي مراوح، عن ابي ذر رضى الله عنه قال سالت النبي صلى الله عليه وسلم اى العمل افضل، قال " ايمان بالله، وجهاد في سبيله ". قلت فاى الرقاب افضل قال " اغلاها ثمنا، وانفسها عند اهلها ". قلت فان لم افعل. قال " تعين صانعا او تصنع لاخرق ". قال فان لم افعل. قال " تدع الناس من الشر، فانها صدقة تصدق بها على نفسك
Esma binti Ebu Bekir r.anha'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş tutulması sırasında köle azat edilmesini emretmiştir
حدثنا موسى بن مسعود، حدثنا زايدة بن قدامة، عن هشام بن عروة، عن فاطمة بنت المنذر، عن اسماء بنت ابي بكر رضى الله عنهما قالت امر النبي صلى الله عليه وسلم بالعتاقة في كسوف الشمس. تابعه علي عن الدراوردي عن هشام
Esma binti Ebi Bekir'den rivayet edilmiştir: Ay tutulması sırasında bize köle azat etmemiz emredilirdi
حدثنا محمد بن ابي بكر، حدثنا عثام، حدثنا هشام، عن فاطمة بنت المنذر، عن اسماء بنت ابي بكر رضى الله عنهما قالت كنا نومر عند الخسوف بالعتاقة
Salim'in babasından naklettiğine göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kişi başkasıyla ortak olduğu köleyi azat ettiğinde zenginse kölenin değerini ortağına öder, sonra köle azat olur" buyurmuştur
حدثنا علي بن عبد الله، حدثنا سفيان، عن عمرو، عن سالم، عن ابيه رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من اعتق عبدا بين اثنين، فان كان موسرا قوم عليه ثم يعتق
Abdullah İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Kişi bir köle üzerindeki payını azat ederse, kölenin değeri kadar malı varsa kölenin piyasa değeri belirlenir. Azat eden, diğer ortaklara paylarını öder ve köle kendiliğinden azat olur. Aksi halde yalnızca kölenin azat olan payı azat olur" buyurmuştur
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن نافع، عن عبد الله بن عمر رضى الله عنهما ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من اعتق شركا له في عبد، فكان له مال يبلغ ثمن العبد قوم العبد قيمة عدل، فاعطى شركاءه حصصهم وعتق عليه، والا فقد عتق منه ما عتق
İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kişi bir köle üzerindeki payını azat ederse kölenin değeri kadar malı varsa onun tamamını azat etmesi gerekir. Malı yoksa kölenin azat edene ait payının piyasa değeri belirlenir ve yalnızca bu pay azat edilmiş olur" buyurmuştur
حدثنا عبيد بن اسماعيل، عن ابي اسامة، عن عبيد الله، عن نافع، عن ابن عمر رضى الله عنهما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من اعتق شركا له في مملوك فعليه عتقه كله، ان كان له مال يبلغ ثمنه، فان لم يكن له يقوم عليه قيمة عدل، فاعتق منه ما اعتق ". حدثنا مسدد، حدثنا بشر، عن عبيد الله، اختصره
Nafi', İbn Ömer'den rivayet etmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir kimse bir köledeki payını azat ettiğinde kölenin piyasa değerine denk malı varsa köle tamamen azat olur" buyurmuştur. Nafi' şöyle demiştir: "Yoksa yalnızca azat edene ait payazat edilmiş olur." Hadisin ravisi Eyyub, "Bu söz Nafi'e ait bir söz müdür, yoksa hadisten bir parça mıdır, bilemiyorum" demiştir
حدثنا ابو النعمان، حدثنا حماد، عن ايوب، عن نافع، عن ابن عمر رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من اعتق نصيبا له في مملوك او شركا له في عبد، وكان له من المال ما يبلغ قيمته بقيمة العدل، فهو عتيق ". قال نافع والا فقد عتق منه ما عتق. قال ايوب لا ادري اشىء قاله نافع، او شىء في الحديث
İbn Ömer'den rivayet edilmiştir: İbn Ömer r.a. kişinin, başkasıyla ortak olduğu köle veya cariyedeki payını az at etmesi durumunda şöyle fetva verirdi: "Azat edenin azat ettiği kölenin piyasa değeri miktarında malı varsa diğer ortakların pay değerlerini vererek köleye tek başına sahip olması ve onun tamamını az at etmesi gerekir." İbn Ömer r.a. bu bilgileri Hz. Nebi'den aldığını anlatmıştır
حدثنا احمد بن مقدام، حدثنا الفضيل بن سليمان، حدثنا موسى بن عقبة، اخبرني نافع، عن ابن عمر رضى الله عنهما انه كان يفتي في العبد او الامة يكون بين شركاء، فيعتق احدهم نصيبه منه، يقول قد وجب عليه عتقه كله، اذا كان للذي اعتق من المال ما يبلغ، يقوم من ماله قيمة العدل، ويدفع الى الشركاء انصباوهم، ويخلى سبيل المعتق. يخبر ذلك ابن عمر عن النبي صلى الله عليه وسلم. ورواه الليث وابن ابي ذيب وابن اسحاق وجويرية ويحيى بن سعيد واسماعيل بن امية عن نافع عن ابن عمر رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم مختصرا
Abdullah ibn Omer (radıyallahü anh) 'den (o, şöyle demiştir):Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir köledeki hissesini bağışlayıp âzâd eder ve kölenin, geri kalan değerine ulaşacak derecede bir malı bulunursa, o pay için köleye âdilce bir kıymet konulur da o payını âzâd eden, diğer ortakların hisselerini verir ve onun hesabına köle hürriyetine kavuşup âzâd olur. Şayet hissesini ilk âzâd edenin diğer ortakların hisselerini ödeyecek malı bulunmazsa, köleden âzâdladığı hissesi âzâd olmuştur
حدثنا احمد بن ابي رجاء، حدثنا يحيى بن ادم، حدثنا جرير بن حازم، سمعت قتادة، قال حدثني النضر بن انس بن مالك، عن بشير بن نهيك، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم {من اعتق شقيصا من عبد}
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir kimse bir köledeki payını azat ederse ... " [-2527-] Yine Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildiğine göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kişi bir köle üzerindeki payını azat ettiğinde malı varsa köleyi kölelikten tamamen kurtarması gerekir. Malı yoksa kölenin piyasa değeri belirlenir ve sıkıştırılmaksızın çalıştırılır" buyurmuştur
حدثنا مسدد، حدثنا يزيد بن زريع، حدثنا سعيد، عن قتادة، عن النضر بن انس، عن بشير بن نهيك، عن ابي هريرة رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " من اعتق نصيبا او شقيصا في مملوك، فخلاصه عليه في ماله ان كان له مال، والا قوم عليه، فاستسعي به غير مشقوق عليه ". تابعه حجاج بن حجاج وابان وموسى بن خلف عن قتادة. اختصره شعبة
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edildiğine göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hiç kuşkusuz Allah, yapılmadığı ve dile dökülmediği sürece ümmetimin kalbinden geçirdiklerinden dolayı onları sorumlu tutmaz" buyurmuştur. Tekrar:
حدثنا الحميدي، حدثنا سفيان، حدثنا مسعر، عن قتادة، عن زرارة بن اوفى، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " ان الله تجاوز لي عن امتي ما وسوست به صدورها، ما لم تعمل او تكلم
Ömer İbnü'l-Hattab r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ameller niyetlere göredir. Kişi için kastettiği şey vardır. Şu halde kim Allah'a ve Resulü'ne hicret etmiş ise onun hicreti Allah ve Resulü'ne olmuştur. Kim de dünyalık bir şeyelde etmek için veya bir kadınla evlenmek için hicret etmiş ise o da hicret ettiği şeye hicret etmiş olur
حدثنا محمد بن كثير، عن سفيان، حدثنا يحيى بن سعيد، عن محمد بن ابراهيم التيمي، عن علقمة بن وقاص الليثي، قال سمعت عمر بن الخطاب رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الاعمال بالنية، ولامري ما نوى، فمن كانت هجرته الى الله ورسوله، فهجرته الى الله ورسوله، ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها، او امراة يتزوجها، فهجرته الى ما هاجر اليه
Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: Ebu Hureyre, Müslüman olmak için kölesi ile birlikte yola çıkmış, Medine'ye doğru gidiyordu. Yolda ikisi birbirini kaybettiler. Sonra Ebu Hureyre Hz. Nebi'in huzurunda otururken kölesi çıkageldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ebu Hureyre! İşte kölen' Geldi" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Hureyre "Seni şahit tutuyorum, o hürdür" dedi. Bu gün Ebu Hureyre'nin: Nasıl bir geceydi bu, ne kadar uzundu! Verdiği yorgunluk ise cabası, Varsın olsun, bizleri Küfür yurdundan kurtardı ya! beytini söylediği gün
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، عن محمد بن بشر، عن اسماعيل، عن قيس، عن ابي هريرة رضى الله عنه انه لما اقبل يريد الاسلام ومعه غلامه، ضل كل واحد منهما من صاحبه، فاقبل بعد ذلك وابو هريرة جالس مع النبي صلى الله عليه وسلم فقال النبي صلى الله عليه وسلم " يا ابا هريرة، هذا غلامك قد اتاك ". فقال اما اني اشهدك انه حر. قال فهو حين يقول يا ليلة من طولها وعنايها على انها من دارة الكفر نجت
Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) huzuruna ilk gelişimde, yolda iken şu beyti söylemiştim: Nasıl bir geceydi bu, ne kadar uzundu' Verdiği yorgunluk ise cabası, Varsın olsun, bizleri Küfür yurdundan kurtardı ya! Yolda kölem benden kaçmıştl. Hz. Nebi'in yanına geldim ve ona biat ettim. Huzurunda bulunduğum sırada kölem çıkageldi. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ebu Hureyre! Bak, işte kölen!" buyurdu. Bunun üzerine "O, Allah rızası için hürdür" diyerek onu azat ettim
حدثنا عبيد الله بن سعيد، حدثنا ابو اسامة، حدثنا اسماعيل، عن قيس، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال لما قدمت على النبي صلى الله عليه وسلم قلت في الطريق يا ليلة من طولها وعنايها على انها من دارة الكفر نجت قال وابق مني غلام لي في الطريق قال فلما قدمت على النبي صلى الله عليه وسلم بايعته، فبينا انا عنده اذ طلع الغلام، فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا ابا هريرة، هذا غلامك ". فقلت هو حر لوجه الله. فاعتقته. لم يقل ابو كريب عن ابي اسامة حر
Kays'tan rivayet edilmiştir: Ebu Hureyre Müslüman olmak için kölesi ile birlikte Medine'ye doğru gelirken birbirini kaybetmişlerdi. Bunun üzerine Ebu Hureyre: "Seni şahit tutuyorum, o Allah'a aittir" dedi
حدثنا شهاب بن عباد، حدثنا ابراهيم بن حميد، عن اسماعيل، عن قيس، قال لما اقبل ابو هريرة رضى الله عنه ومعه غلامه وهو يطلب الاسلام، فاضل احدهما صاحبه بهذا، وقال اما اني اشهدك انه لله
Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre: Utbe İbn Ebu Vakkas kardeşi Sad İbn Ebi Vakkas'tan Zem'a'nın cariyesinin oğlunu alıp kendisine getirmesini istemiş ve "o benim oğlumdur" diye iddiada bulunmuştu. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem fetih sırasında Mekke'ye gelince Sad, Zem 'a'nın cariyesinin oğlunu alarak Allah Resulü'ne götürdü. SaId bu çocukla Hz. Nebi'in yanına giderken yanında. Abd İbn Zem'a da vardı. Sad, "Ey Allah'ın Resulü! Bu, benim kardeşimin oğludur. Bunun kendi oğlu olduğunu bana söylemişti" dedi. Bunun üzerine Abd İbn Zem'a: "Ey Allah'ın Resulü! Bu benim kardeşimdir. Zem'anın cariyesinin oğlu olup Zem'a'nın yatağında doğmuştur" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zem'anın cariyesinin oğluna baktı ve onun kime daha çok benzediğini gördü. Fakat İslam'ın hükmü gereğince çocuk kimin yatağında doğduysa ona aittir. Bunun üzerine Hz. Nebi: "Ey Abd İbn Zem'a' Bu çocuk babasının yatağında doğmuştur ve dolayısıyla senin kardeşindir, onu alabilirsin" dedi. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çocuğun Utbe'ye benzerliğini gördüğünden dolayı hanımı Sevde r.a.'ya dönerek: "Ey Zem'a'nın kızı Sevde! sen bunun yanında iken örtülü ol" buyurdu
حدثنا ابو اليمان، اخبرنا شعيب، عن الزهري، قال حدثني عروة بن الزبير، ان عايشة رضى الله عنها قالت ان عتبة بن ابي وقاص عهد الى اخيه سعد بن ابي وقاص ان يقبض اليه ابن وليدة زمعة، قال عتبة انه ابني. فلما قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم زمن الفتح اخذ سعد ابن وليدة زمعة. فاقبل به الى رسول الله صلى الله عليه وسلم واقبل معه بعبد بن زمعة. فقال سعد يا رسول الله هذا ابن اخي عهد الى انه ابنه. فقال عبد بن زمعة يا رسول الله هذا اخي ابن وليدة زمعة، ولد على فراشه. فنظر رسول الله صلى الله عليه وسلم الى ابن وليدة زمعة، فاذا هو اشبه الناس به، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " هو لك يا عبد بن زمعة ". من اجل انه ولد على فراش ابيه، قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " احتجبي منه يا سودة بنت زمعة ". مما راى من شبهه بعتبة. وكانت سودة زوج النبي صلى الله عليه وسلم
Cabir İbn Abdullah r.a.'dan rivayet edildiğine göre: Bir adam, kölesinin azat olmasını kendi ölümüne bağlamıştı. (Fakat borcu vardı). Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem köleyi çağırttı ve sattı. Cabir: "O köle geçen yıl öldü" demiştir
حدثنا ادم بن ابي اياس، حدثنا شعبة، حدثنا عمرو بن دينار، سمعت جابر بن عبد الله رضى الله عنهما قال اعتق رجل منا عبدا له عن دبر، فدعا النبي صلى الله عليه وسلم به فباعه. قال جابر مات الغلام عام اول
Abdullah İbn Ömer r.a.'den naklediimiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kişinin kölesini, azat eden efendi olmak şartıyla satmasını ve birine bağışlamasını yasakladı
حدثنا ابو الوليد، حدثنا شعبة، قال اخبرني عبد الله بن دينار، سمعت ابن عمر رضى الله عنهما يقول نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن بيع الولاء، وعن هبته
Aişe r.anha'dan rivayet edilmiştir: Berire'yi satın almıştım. Sahibi, onu satarken "azat eden efendi olma" şartını koşmuştu. Bunu Hz. Nebi'e söyledim. Bunun üzerine: "Sen onu azat et. Çünkü vela hakkı parayı verene aittir" buyurdu. Bunun üzerine onu azat ettim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Berire'yi çağırdı ve kocasıyla evli kalıp kalmamak konusunda ona seçim hakkı tanıdı. O da: "Bana şunları şunları verse bile onun yanında kalmam" diyerek boşanmayı seçti
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا جرير، عن منصور، عن ابراهيم، عن الاسود، عن عايشة رضى الله عنها قالت اشتريت بريرة فاشترط اهلها ولاءها، فذكرت ذلك للنبي صلى الله عليه وسلم فقال " اعتقيها، فان الولاء لمن اعطى الورق ". فاعتقتها، فدعاها النبي صلى الله عليه وسلم فخيرها من زوجها فقالت لو اعطاني كذا وكذا ما ثبت عنده. فاختارت نفسها