Loading...

Loading...
Kitap
43 Hadis
Ebu Said el-Hudri r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İnananlar cehennemden kurtulunca cennetle cehennem arasındaki bir köprüde bekletilirler ve dünyada iken birbirine yapmış oldukları haksızlıkları ödeşirler. İyice temizlenip birbirinin hakkından arındırılınca cennete girmelerine izin verilir. Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizin cennette kalacağınız yer dünyadaki konumunuzun en iyi göstergesidir. " Tekrar:
حدثنا اسحاق بن ابراهيم، اخبرنا معاذ بن هشام، حدثني ابي، عن قتادة، عن ابي المتوكل الناجي، عن ابي سعيد الخدري رضى الله عنه عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا خلص المومنون من النار حبسوا بقنطرة بين الجنة والنار، فيتقاصون مظالم كانت بينهم في الدنيا، حتى اذا نقوا وهذبوا اذن لهم بدخول الجنة، فوالذي نفس محمد صلى الله عليه وسلم بيده لاحدهم بمسكنه في الجنة ادل بمنزله كان في الدنيا ". وقال يونس بن محمد حدثنا شيبان عن قتادة حدثنا ابو المتوكل
Safvan İbn Muhriz el-Mazını'den nakledilmiştir: Abdullah İbn Ömer r.a.'in elinden tutmuş, birlikte yürüyordum. Karşımıza biri çıktı ve ''Allah Resulü hiç ikiniz arasında bir şey söyledi mi? (sana hiç sır verdi mi?)’’ diye sordu. İbn Ömer: ''Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: ''Allah, mu'min kulunu kendine yaklaştırır, onu koruması altına alıp örter ve ''Şu günahını biliyor musun? Şu günahını biliyor musun?'' der. O da ''Rabbim! Evet biliyorum" der. Allah ona teker teker bütün günahlarını itiraf ettirip o, mahvolduğunu düşünmeye başlayınca, ''Dünyada iken senin bu günahlarını örttüm. Bu gün de seni bağışlıyorum" der. Sonra ona yaptığı iyiliklerin yazılı olduğu defter verilir. Kafir ve münafıklar hakkında ise şahitler "Bunlar Rableri adına yalan söyleyenlerdir" derler. İyi biliniz ki Allah'ın la'neti zalimler üzerinedir. ' Tekrar: 4685, 6070, 7514 Not: Tevhıd Bölümü'nde bu hadis’in açıklaması ile ilgili olarak etraflıca bilgi verilecek;(7514. hadis’te) ayrıca Rikak Bölümü'nde de bu konuya işaret edilecektir. İNŞAALLAH
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا همام، قال اخبرني قتادة، عن صفوان بن محرز المازني، قال بينما انا امشي، مع ابن عمر رضى الله عنهما اخذ بيده اذ عرض رجل، فقال كيف سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم في النجوى فقال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان الله يدني المومن فيضع عليه كنفه، ويستره فيقول اتعرف ذنب كذا اتعرف ذنب كذا فيقول نعم اى رب. حتى اذا قرره بذنوبه وراى في نفسه انه هلك قال سترتها عليك في الدنيا، وانا اغفرها لك اليوم. فيعطى كتاب حسناته، واما الكافر والمنافقون فيقول الاشهاد هولاء الذين كذبوا على ربهم، الا لعنة الله على الظالمين
İbn Şihab, Salim'den, o da Abdullah İbn Ömer r.a.'den nakletmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Müslüman Müslüman'ın kardeşidir; ona haksızlık etmez ve onu ölüme terketmez. Her kim kardeşinin bir ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Her kim bir Müslüman'ın bir sıkıntısını giderirse Allah da kıyamet gününde onun sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter. " Tekrar: 6951 Diğer tahric: Tirmizî, Hudud; Ebu Dâvud, Edeb
حدثنا يحيى بن بكير، حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، ان سالما، اخبره ان عبد الله بن عمر رضى الله عنهما اخبره ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " المسلم اخو المسلم، لا يظلمه ولا يسلمه، ومن كان في حاجة اخيه كان الله في حاجته، ومن فرج عن مسلم كربة فرج الله عنه كربة من كربات يوم القيامة، ومن ستر مسلما ستره الله يوم القيامة
Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İster haksızlığa uğrasın, ister haksızlık etsin, din kardeşine yardım et" Tekrar:
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا هشيم، اخبرنا عبيد الله بن ابي بكر بن انس، وحميد الطويل، سمعا انس بن مالك رضى الله عنه يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انصر اخاك ظالما او مظلوما
Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdular: "İster haksızlığa uğrasın, ister haksızlık etsin, din kardeşinize yardım ediniz" "Ey Allah'ın Resulü! Haklı olana yardım etmeyi anlıyoruz da haksız olana nasıl yardım edelim!" diye sordular. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de "Ellerini tutarsınız" buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Melahim; Tirmizi Fiten
حدثنا مسدد، حدثنا معتمر، عن حميد، عن انس رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انصر اخاك ظالما او مظلوما ". قالوا يا رسول الله هذا ننصره مظلوما، فكيف ننصره ظالما قال " تاخذ فوق يديه
Bera İbn Azib r.a.'den nakledilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyi emretti; yedi şeyden yasakladı. "Bera, Hz. Nebi'in emrettikleri arasında "hasta ziyaretini, cenaze uğurlamayı, aksırana dua etmeyi, verilen selamı almayı, haksızlığa uğrayan kişiye yardım etmeyi, seslenene cevap vermeyi ve yemini tutmayı" saydı
حدثنا سعيد بن الربيع، حدثنا شعبة، عن الاشعث بن سليم، قال سمعت معاوية بن سويد، سمعت البراء بن عازب رضى الله عنهما قال امرنا النبي صلى الله عليه وسلم بسبع، ونهانا عن سبع. فذكر عيادة المريض، واتباع الجنايز، وتشميت العاطس، ورد السلام، ونصر المظلوم، واجابة الداعي، وابرار المقسم
Ebu Musa r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem parmaklarını kenetleyerek "Mu'minler bir binanın tuğlaları gibidir, birbirine destek olurlar" buyurmuştur
حدثنا محمد بن العلاء، حدثنا ابو اسامة، عن بريد، عن ابي بردة، عن ابي موسى رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " المومن للمومن كالبنيان يشد بعضه بعضا ". وشبك بين اصابعه
Abdullah İbn Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: ''Zulüm, kıyamet gününde kat kat karanlık olacaktır
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا عبد العزيز الماجشون، اخبرنا عبد الله بن دينار، عن عبد الله بن عمر رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الظلم ظلمات يوم القيامة
İbn Abbas r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Muaz'ı Yemen'e gönderdi ve ona "Mazlumun (haksızlığa uğrayanın) bedduasından sakın. Çünkü onun duası ile Allah arasında perde yoktur" buyurdu. Not: Zekat bölümünün sonunda bu konu ayrıntılı olarak ele alınmıştır. O AÇIKLAMA İÇİN BURAYA TIKLAYABİLİRSİNİZ
حدثنا يحيى بن موسى، حدثنا وكيع، حدثنا زكرياء بن اسحاق المكي، عن يحيى بن عبد الله بن صيفي، عن ابي معبد، مولى ابن عباس عن ابن عباس رضى الله عنهما ان النبي صلى الله عليه وسلم بعث معاذا الى اليمن، فقال " اتق دعوة المظلوم، فانها ليس بينها وبين الله حجاب
Said el-Makburi kanalıyla Ebu Hureyre r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Biriniz, namus veya herhangi bir konuda kardeşine haksızlık yaptıysa altının ve gümüşün fayda etmeyeceği gün gelmeden önce ondan helallik dilesin. O gün geldiğinde iyiliği varsa yaptığı haksızlık kadar iyilik ondan alınır. İyiliği yoksa haksızlık ettiği kardeşinin kötülüklerinden alınıp ona yüklenir. " Tekrar:
حدثنا ادم بن ابي اياس، حدثنا ابن ابي ذيب، حدثنا سعيد المقبري، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كانت له مظلمة لاحد من عرضه او شىء فليتحلله منه اليوم، قبل ان لا يكون دينار ولا درهم، ان كان له عمل صالح اخذ منه بقدر مظلمته، وان لم تكن له حسنات اخذ من سييات صاحبه فحمل عليه ". قال ابو عبد الله قال اسماعيل بن ابي اويس انما سمي المقبري لانه كان نزل ناحية المقابر. قال ابو عبد الله وسعيد المقبري هو مولى بني ليث، وهو سعيد بن ابي سعيد، واسم ابي سعيد كيسان
Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: Hz. Aişe, "Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse aralarında bir sulh yapmalarında onlara bir günah yoktur" (Nisa 128) ayetinin iniş sebebi hakkında şöyle demiştir: Evli bir erkek eşiyle aynı evde oturuyordu. Ancak onunla çokça cinsel ilişkiye girmiyor ve ondan ayrılmak istiyordu. Bunun üzerine eşi "Sana kendimle ilgili bütün haklarımı helal ediyorum" demişti. Bunun üzerine bu ayet indi. Tekrar:
حدثنا محمد، اخبرنا عبد الله، اخبرنا هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة رضى الله عنها – {وان امراة خافت من بعلها نشوزا او اعراضا} قالت الرجل تكون عنده المراة، ليس بمستكثر منها، يريد ان يفارقها، فتقول اجعلك من شاني في حل. فنزلت هذه الاية في ذلك
Sa'd es-Saidı'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir su getirildi. O da sudan içti. Sağında (suyu getiren) delikanlı; solunda ise yaşlılar vardı. Hz. Nebi delikanlıya: "Bunlara da su vermeme izin verir misin?" buyurdu. Delikanlı "Hayır, Allah'a yemin olsun ki, senden gelecek nasibimi kimseye değişmem" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem suyu çocuğun eline bıraktı. Not: Başlıkta geçen "izin verdiğinde" ifadesi "hakkını başkasının almasına izin verdiğinde" anlamındadır. Bu konu Müsakat bölümünde (2366. hadiste) ele alınmıştır
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن ابي حازم بن دينار، عن سهل بن سعد الساعدي رضى الله عنه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اتي بشراب، فشرب منه وعن يمينه غلام وعن يساره الاشياخ، فقال للغلام " اتاذن لي ان اعطي هولاء ". فقال الغلام لا والله يا رسول الله لا اوثر بنصيبي منك احدا. قال فتله رسول الله صلى الله عليه وسلم في يده
Said İbn Yezıd r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: "Her kim bir arsaya haksız yere el koyarsa boynuna o tarlanın yedi katı takılır. " Tekrar:
حدثنا ابو اليمان، اخبرنا شعيب، عن الزهري، قال حدثني طلحة بن عبد الله، ان عبد الرحمن بن عمرو بن سهل، اخبره ان سعيد بن زيد رضى الله عنه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من ظلم من الارض شييا طوقه من سبع ارضين
Muhammed b. İbrahim'den rivayet edildiğine göre, Ebu Seleme ona, kendisinin bazı insanlarla arsa yüzünden sorunlarının olduğunu, bunu Hz. Aişe r.anha'ya anlatınca onun şöyle dediğini haber vermiştir: "Ey Ebu Seleme, o arsadan uzak dur. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Her kim, bir karış dahi olsa (gasben başkasının) arazisinin sınırlarına haksız olduğu halde girerse, yedi kat yerin dibine kadar boynuna dolandırılarak cezalandırılır" buyurmuştur
حدثنا ابو معمر، حدثنا عبد الوارث، حدثنا حسين، عن يحيى بن ابي كثير، قال حدثني محمد بن ابراهيم، ان ابا سلمة، حدثه انه، كانت بينه وبين اناس خصومة، فذكر لعايشة رضى الله عنها فقالت يا ابا سلمة اجتنب الارض، فان النبي صلى الله عليه وسلم قال " من ظلم قيد شبر من الارض طوقه من سبع ارضين
Salim kanalıyla babasından r.a. rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim haksız yere bir tarlaya el koyarsa kıyamet günü yedi kat yerin altına geçirilir" buyurmuştur. Firebri şöyle der: Ebu Ca'fer İbn Ebu Hatim Ebu Abdullah'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Bu hadis Horasan'da İbnü'l-Mübarek'in hadis defterlerinde mevcut değildir. Onlara Basra'da yazdırılmıştır." Tekrar:
حدثنا مسلم بن ابراهيم، حدثنا عبد الله بن المبارك، حدثنا موسى بن عقبة، عن سالم، عن ابيه رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " من اخذ من الارض شييا بغير حقه خسف به يوم القيامة الى سبع ارضين ". قال ابو عبد الله هذا الحديث ليس بخراسان في كتاب ابن المبارك، املاه عليهم بالبصرة
Cebele'den rivayet edilmiştir: Bazı Iraklılarla birlikte Medine'deydik. Kıtlık oldu. Abdullah İbn Zübeyr bize kuru hurma veriyordu. Abdullah İbn Ömer de yoldan geçerken bize uğruyor ve "Allah Resulü, kişinin yanındakilerden izin istemeden, hurmaları ikişer ikişer yemeyi yasaklamıştır" diyordu. Tekrar:
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن جبلة، كنا بالمدينة في بعض اهل العراق، فاصابنا سنة، فكان ابن الزبير يرزقنا التمر، فكان ابن عمر رضى الله عنهما يمر بنا فيقول ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن الاقران، الا ان يستاذن الرجل منكم اخاه
Ebu Mes'ud r.a.'dan rivayet edilmiştir: Ensardan Ebu Şuayb adında birinin aşçılık yapan bir kölesi vardı. Ebu Şuayb ona "Bize beş kişilik bir yemek pişir. Belki beşinci kişi olarak Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i çağırabilirim" dedi. -Hz. Nebi'in yüzünde açlık belirtileri görmüştü.- Onu yemeğe davet etti. Onlarla birlikte davet edilmemiş biri daha geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu adam, bizim peşimize düşüp geldi. Ona da izin veriyor musun?" buyurdu. O da "elbette" dedi
حدثنا ابو النعمان، حدثنا ابو عوانة، عن الاعمش، عن ابي وايل، عن ابي مسعود، ان رجلا، من الانصار يقال له ابو شعيب كان له غلام لحام فقال له ابو شعيب اصنع لي طعام خمسة لعلي ادعو النبي صلى الله عليه وسلم خامس خمسة. وابصر في وجه النبي صلى الله عليه وسلم الجوع فدعاه، فتبعهم رجل لم يدع فقال النبي صلى الله عليه وسلم " ان هذا قد اتبعنا اتاذن له ". قال نعم
Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ın en sevmediği kişi düşmanlıkta aşırı gidendir" buyurmuştur. Tekrar:
حدثنا ابو عاصم، عن ابن جريج، عن ابن ابي مليكة، عن عايشة رضى الله عنها عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ان ابغض الرجال الى الله الالد الخصم
Urve bin Zübeyr Ümmü Seleme'nin kızı Zeyneb binti Ümmü Seleme'den o, annesi olan Nebi (s.a.v.)'in eşi Ümmü Seleme r.anha validemizden şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem odasının kapısında bir çekişme gördü. Onların yanına çıktı ve: "Hiç kuşkusuz ben de bir insanım. Anlaşamayanlar bana gelir. Sizden kimileri konuşmayı daha iyi becerebilir. Ben de onun doğru söylediğini sanırım ve onun lehine karar veririm. Bir Müslümanın hakkını sizden her kime vermişsem o hak ateşten bir parçadır. Artık ister onu alsın, ister bıraksın ." buyurdu. Tekrar: 2680, 6967, 7169, 7185 Not: Bu hadis hakkında ayrıntılı açıklama Ahkam bölümünde (7181. hadiste) gelecektir, İNŞAALLAH باب: إذا خاصم فجر. 17. "ÇEKİŞTİĞİNDE KÖTÜ SÖZ SÖYLER
حدثنا عبد العزيز بن عبد الله، قال حدثني ابراهيم بن سعد، عن صالح، عن ابن شهاب، قال اخبرني عروة بن الزبير، ان زينب بنت ام سلمة، اخبرته ان امها ام سلمة رضى الله عنها زوج النبي صلى الله عليه وسلم اخبرتها عن رسول الله صلى الله عليه وسلم انه سمع خصومة بباب حجرته، فخرج اليهم، فقال " انما انا بشر وانه ياتيني الخصم، فلعل بعضكم ان يكون ابلغ من بعض، فاحسب انه صدق، فاقضي له بذلك، فمن قضيت له بحق مسلم فانما هي قطعة من النار، فلياخذها او فليتركها
Abdullah İbn Amr r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Dört özellik var ki, bu özellikler her kimde bulunursa münafık olur. Bu özelliklerden birisinin bulunduğu kişide ise münafıklık alametlerinden biri bulunur, ta ki bunu terk edinceye kadar: Konuştuğunda yalan söyler; vaad ettiğinde vaadine uymaz; biriyle sözleştiğinde sözleşmeyi bozar ve çekiştiğinde kötü söz söyler." Not: Bu hadis ile ilgili açıklama İman bölümünde geçmiştir.(34. hadis)
حدثنا بشر بن خالد، اخبرنا محمد، عن شعبة، عن سليمان، عن عبد الله بن مرة، عن مسروق، عن عبد الله بن عمرو رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اربع من كن فيه كان منافقا، او كانت فيه خصلة من اربعة كانت فيه خصلة من النفاق، حتى يدعها اذا حدث كذب، واذا وعد اخلف، واذا عاهد غدر، واذا خاصم فجر