Loading...

Loading...
Kitap
16 Hadis
Abdullah (İbn Mes'ud) r.a. şöyle anlatır: Bir kimseyi, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittiğim şekle aykırı bir şekilde Kur'an okurken işittim. Hemen onu alıp Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna götürdüm. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Her ikiniz de güzel okuyor" buyurdu.' Şu'be, "Ben Resulullah'ın şöyle söylediğini zannediyorum" demiştir: "(Kitabınız) hakkında ihtilafa düşmeyin. Şüphesiz sizden önceki kavimler kitapları hakkında görüş ayrılığına düştüler ve helak oldular. "185 Tekrar:
حدثنا ابو الوليد، حدثنا شعبة، قال عبد الملك بن ميسرة اخبرني قال سمعت النزال، سمعت عبد الله، يقول سمعت رجلا، قرا اية سمعت من النبي، صلى الله عليه وسلم خلافها، فاخذت بيده، فاتيت به رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " كلاكما محسن ". قال شعبة اظنه قال " لا تختلفوا فان من كان قبلكم اختلفوا فهلكوا
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Biri müslüman, diğeri yahudi olan iki kişi birbirlerine sövmüştü. Müslüman, "Alemler içinde Muhammed'i seçen Allah'a yemin olsun ki .. " demiş, yahudi ise, "Alemler içinde Musa'yı seçen Allah'a yemin olsun ki .. " demişti. Sonra müslüman elini kaldırıp yahudinin yüzüne bir tokat attı. Yahudi de Hz. Nebi'e gelip durumu anlattı. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem müslümanı çağırıp durumu sordu. O da anlattı. Bunun üzerine Resul-i Ekrem, "Beni Musa'dan daha hayırlı (üstün) tutmayın. Çünkü kıyamet günü bütün insanlar baygınlık geçirecek ben de bayılacağım. Fakat ilk ayılan ben olacağım. O sırada Musa Arş'a tutunmuş bir vaziyettedir. Bilmiyorum o, ya benden önce ayılıp Arş'a tutundu ya da Allah onu bayılmaktan müstesna.tuttu
حدثنا يحيى بن قزعة، حدثنا ابراهيم بن سعد، عن ابن شهاب، عن ابي سلمة، وعبد الرحمن الاعرج، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال استب رجلان رجل من المسلمين ورجل من اليهود، قال المسلم والذي اصطفى محمدا على العالمين، فقال اليهودي والذي اصطفى موسى على العالمين. فرفع المسلم يده عند ذلك فلطم وجه اليهودي، فذهب اليهودي الى النبي صلى الله عليه وسلم فاخبره بما كان من امره وامر المسلم، فدعا النبي صلى الله عليه وسلم المسلم فساله عن ذلك، فاخبره فقال النبي صلى الله عليه وسلم " لا تخيروني على موسى، فان الناس يصعقون يوم القيامة، فاصعق معهم، فاكون اول من يفيق، فاذا موسى باطش جانب العرش، فلا ادري اكان فيمن صعق فافاق قبلي، او كان ممن استثنى الله
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturuyor iken bir yahudi gelerek, "Ey Ebu'l-Kasım, Ashabından bir kimse yüzüme vurdu" dedi. Hz. Nebi kim olduğunu sorunca yahudi "Ensardan bir kimse" diye cevap verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu çağır" buyurdu. Sahabi gelince ona, "Ona vurdun mu?" diye sordu. Sahabi şöyle cevap verdi: "Ben onu çarşıda, 'Bütün insanlık içinde Musa'yı seçen Allah'a yemin olsun ki' diye yemin ederken işittim. Ben de "Ey pislik! Muhammed'den bile mi?" dedim. Bir anda sinirlenerek yüzüne vurdum." Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Nebiler arasında üstünlük yarışı yapmayınız. Kıyamet günü insanlar bayılacak (ölecek). Ben yerden ayılıp ilk çıkan kimse olacağım. O sırada Musa arşın sütunlarından birine tutunmuş bir vaziyette olacaktır. Bilmiyorum o ya bayılanlar içindeydi ya da ilk bayıldığı (Sına dağında) hesabı görülmüştü" buyurdu. Tekrar: 3398, 4638, 6916, 6917, 7427 Diğer tahric: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, Fedail
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا وهيب، حدثنا عمرو بن يحيى، عن ابيه، عن ابي سعيد الخدري رضى الله عنه قال بينما رسول الله صلى الله عليه وسلم جالس جاء يهودي، فقال يا ابا القاسم ضرب وجهي رجل من اصحابك. فقال " من ". قال رجل من الانصار. قال " ادعوه ". فقال " اضربته ". قال سمعته بالسوق يحلف والذي اصطفى موسى على البشر. قلت اى خبيث، على محمد صلى الله عليه وسلم فاخذتني غضبة ضربت وجهه. فقال النبي صلى الله عليه وسلم " لا تخيروا بين الانبياء، فان الناس يصعقون يوم القيامة، فاكون اول من تنشق عنه الارض، فاذا انا بموسى اخذ بقايمة من قوايم العرش، فلا ادري اكان فيمن صعق، ام حوسب بصعقة الاولى
Enes r.a. şöyle anlatır: Bir yahudi iki taş arasında bir müslümanın başını ezmiş yaralamıştı. Ona, "Bunu sana kim yaptı, falan mı yoksa falan mı?" diye soruldu. En sonunda o yahudinin ismi geçince başıyla onun olduğunu ima etti. Sonra yahudi yaptığını itiraf etti. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem emretti, onun başı da iki taş arasında ezilip yaralandı. Tekrar:
حدثنا موسى، حدثنا همام، عن قتادة، عن انس رضى الله عنه ان يهوديا، رض راس جارية بين حجرين، قيل من فعل هذا بك افلان، افلان حتى سمي اليهودي فاومت براسها، فاخذ اليهودي فاعترف، فامر به النبي صلى الله عليه وسلم فرض راسه بين حجرين
İbn Ömer r.a. şöyle anlatır: Bir kimse alış verişlerde aldanıyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "(Alış veriş yaparken) Aldatma yok" de" buyurdu. Artık o kimse alış verişlerinde böyle söylerdi
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا عبد العزيز بن مسلم، حدثنا عبد الله بن دينار، قال سمعت ابن عمر رضى الله عنهما قال كان رجل يخدع في البيع فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " اذا بايعت فقل لا خلابة ". فكان يقوله
Cabir r.a. şöyle anlatır: Başka hiçbir malı bulunmayan bir kimse kölesini azad etmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun bu tasarrufunu kabul etmedi. Sonra o köleyi Nuaym İbn en-Nehham satın aldı
حدثنا عاصم بن علي، حدثنا ابن ابي ذيب، عن محمد بن المنكدر، عن جابر رضى الله عنه ان رجلا، اعتق عبدا له، ليس له مال غيره، فرده النبي صلى الله عليه وسلم، فابتاعه منه نعيم بن النحام
Abdullah (İbn Mes'ud) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakleder: "Kim bir müslümanın malını elde edebilmek için yalan yere yemin ederse kıyamet günü Allah'ı kendisine kızmış bir şekilde karşısında bulur." Eş'as şöyle demiştir: Allah'a yemin ederim ki bu olay benimle ilgilidir. Benimle bir yahudi arasında bir arazi meselesi vardı. Yahudi arazinin benim olduğunu inkar etti. Ben de olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzettim. Bana, "Şahidin-delilin var mı?" diye sordu. Ben de "hayır" diye cevap verdim. Yahudiye "Yemin et" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda yemin eder ve benim malımı elde eder" dedim. Bunun üzerine Allah (c.c), "Allah'a olan ahid ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alanlar var ya 'işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. " [Al-i İmran, 77] ayetini indirdi
حدثنا محمد، اخبرنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن شقيق، عن عبد الله رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من حلف على يمين وهو فيها فاجر ليقتطع بها مال امري مسلم لقي الله وهو عليه غضبان ". قال فقال الاشعث في والله كان ذلك، كان بيني وبين رجل من اليهود ارض فجحدني، فقدمته الى النبي صلى الله عليه وسلم فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " الك بينة ". قلت لا. قال فقال لليهودي " احلف ". قال قلت يا رسول الله اذا يحلف، ويذهب بمالي، فانزل الله تعالى {ان الذين يشترون بعهد الله وايمانهم ثمنا قليلا} الى اخر الاية
Abdullah (İbn Mes'ud) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakleder: "Kim bir müslümanın malını elde edebilmek için yalan yere yemin ederse kıyamet günü Allah'ı kendisine kızmış bir şekilde karşısında bulur." Eş'as şöyle demiştir: Allah'a yemin ederim ki bu olay benimle ilgilidir. Benimle bir yahudi arasında bir arazi meselesi vardı. Yahudi arazinin benim olduğunu inkar etti. Ben de olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzettim. Bana, "Şahidin-delilin var mı?" diye sordu. Ben de "hayır" diye cevap verdim. Yahudiye "Yemin et" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Resulü! Bu durumda yemin eder ve benim malımı elde eder" dedim. Bunun üzerine Allah (c.c), "Allah'a olan ahid ve yeminleri karşılığında az bir bedeli satın alanlar var ya 'işte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. " [Al-i İmran, 77] ayetini indirdi
حدثنا محمد، اخبرنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن شقيق، عن عبد الله رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من حلف على يمين وهو فيها فاجر ليقتطع بها مال امري مسلم لقي الله وهو عليه غضبان ". قال فقال الاشعث في والله كان ذلك، كان بيني وبين رجل من اليهود ارض فجحدني، فقدمته الى النبي صلى الله عليه وسلم فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " الك بينة ". قلت لا. قال فقال لليهودي " احلف ". قال قلت يا رسول الله اذا يحلف، ويذهب بمالي، فانزل الله تعالى {ان الذين يشترون بعهد الله وايمانهم ثمنا قليلا} الى اخر الاية
Abdullah, babası Ka'b İbn Malik'ten şöyle nakleder: Ka'b, İbn Ebu Hadred'den alacağını mescidde talep etmişti. Bu sırada sesleri o kadar yükseldi ki ta Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kadar ulaştı. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem O sırada evinde idi. Odasının perdesini aralayarak: "Ey Ka'b'" diye seslendi. Ka'b, "Emrinize hazırım Ey Allah'ın Resulül" diye yanıt verdi. Yarısını ima ederek "Alacağını indir" buyurdu. Ka'b da, "İndirdim Ey Allah'ın Resulü!" dedi. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem İbn Ebu Hadred'e, "Artık (kalan) borcunu öde" buyurdu
حدثنا عبد الله بن محمد، حدثنا عثمان بن عمر، اخبرنا يونس، عن الزهري، عن عبد الله بن كعب بن مالك، عن كعب رضى الله عنه انه تقاضى ابن ابي حدرد دينا كان له عليه في المسجد، فارتفعت اصواتهما حتى سمعها رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو في بيته، فخرج اليهما، حتى كشف سجف حجرته فنادى " يا كعب ". قال لبيك يا رسول الله. قال " ضع من دينك هذا ". فاوما اليه، اى الشطر. قال لقد فعلت يا رسول الله. قال " قم فاقضه
Abdurrahman İbn Abdu'l-kari şöyle anlatır: Ömer İbn el-Hattab r.a.'ı şöyle derken işittim: Hakim İbn Hizam'ın oğlu Hişam'ı, Furkan suresini benim okuduğumdan farklı bir şekilde okurken işittim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sureyi bana okutmuştu. Neredeyse onu hemen durduracaktım. Fakat tamamlaması için biraz mühlet tanıdım. Sonra hemen ridasından tutup Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürerek, "Ben bu adamı, senin bana okuttuğundan farklı bir şekilde Kur'an okurken işittim" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, "Onu bırak" dedi. Ona da, "Oku" buyurdu. Adam okudu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Kur'an bu şekilde indirildi" buyurdu. Sonra bana "Oku" dedi. Ben de okudum. Bana da "Kur'an bu şekilde indirildi. Muhakkak ki Kur'an yedi harf üzere indirildi, hangisi kolayınıza geliyorsa öyle okuyun" buyurdu. Tekrar:
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن ابن شهاب، عن عروة بن الزبير، عن عبد الرحمن بن عبد القاري، انه قال سمعت عمر بن الخطاب رضى الله عنه يقول سمعت هشام بن حكيم بن حزام، يقرا سورة الفرقان على غير ما اقروها، وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم اقرانيها، وكدت ان اعجل عليه، ثم امهلته حتى انصرف، ثم لببته بردايه فجيت به رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت اني سمعت هذا يقرا على غير ما اقراتنيها، فقال لي " ارسله ". ثم قال له " اقرا ". فقرا. قال " هكذا انزلت ". ثم قال لي " اقرا ". فقرات فقال " هكذا انزلت. ان القران انزل على سبعة احرف فاقرءوا منه ما تيسر
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İçimden namaz için ezan okunmasını emrettikten sonra namaza gitmeyerek, namaz için cemaate gelmeyenlerin evlerine gidip evlerini yakmayı geçirdim
حدثنا محمد بن بشار حدثنا محمد بن ابي عدي، عن شعبة، عن سعد بن ابراهيم، عن حميد بن عبد الرحمن، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لقد هممت ان امر بالصلاة فتقام ثم اخالف الى منازل قوم لا يشهدون الصلاة فاحرق عليهم
Aişe r.anha şöyle anlatır: Abd İbn Zem'a ve Sa'd İbn Ebı Vakkas, Zem'a'nın cariyesinin oğlunun nesebiyle ilgili olarak davalaştılar. Sa'd, "Ey Allah'ın Resulü! Kardeşim (Zem'a) bana, '(Mekke'ye) gittiğin zaman cariyemin oğluna alıp bak, çünkü o benim oğlumdur' diye vasiyette bulunmuştu" dedi. Abd İbn Zem'a ise, "O çocuk benim kardeşim olur, babamın cariyesinin oğludur. Babamın nikahı altında iken doğmuştur" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem çocuğun açıkça Utbe'ye benzediğini gördü. Sonra: "Ey Abd İbn Zem'a! Çocuk senindir. Çünkü çocuk kimin nikahı altında doğmuş ise ona ait olur. Ey Sevde! Sen de bundan sonra çocuğa karşı nikah düşen kimselere örtündüğün gibi örtün" buyurdu
حدثنا عبد الله بن محمد، حدثنا سفيان، عن الزهري، عن عروة، عن عايشة رضى الله عنها ان عبد بن زمعة، وسعد بن ابي وقاص، اختصما الى النبي صلى الله عليه وسلم في ابن امة زمعة فقال سعد يا رسول الله اوصاني اخي اذا قدمت ان انظر ابن امة زمعة فاقبضه، فانه ابني. وقال عبد بن زمعة اخي وابن امة ابي، ولد على فراش ابي. فراى النبي صلى الله عليه وسلم شبها بينا فقال " هو لك يا عبد بن زمعة، الولد للفراش، واحتجبي منه يا سودة
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necd tarafına bir süvari grubu gönderdi. Müfreze, beraberinde Beni Hanife kabilesinden Yemame'lilerin efendisi olan Sümame adında birini getirip mescidin bir direğine bağladılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun yanına gelip "Ey Sümame! Ne düşünüyorsun?" diye sordu. Sümame, "Hayr düşünüyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Onu salıverin" buyurdu
حدثنا قتيبة، حدثنا الليث، عن سعيد بن ابي سعيد، انه سمع ابا هريرة رضى الله عنهما يقول بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم خيلا قبل نجد، فجاءت برجل من بني حنيفة يقال له ثمامة بن اثال سيد اهل اليمامة، فربطوه بسارية من سواري المسجد، فخرج اليه رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما عندك يا ثمامة ". قال عندي يا محمد خير. فذكر الحديث قال " اطلقوا ثمامة
Said İbn Ebu Said r.a., Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini işitmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necd tarafına bir süvari grubu gönderdi. Müfreze, beraberinde Beni Hanife kabilesinden Sümame İbn Usal adında birini getirip mescidin bir direğine bağladılar. باب: الملازمة. 9. ALACAKLININ BORÇLUYU TAKİBİ
حدثنا عبد الله بن يوسف، حدثنا الليث، قال حدثني سعيد بن ابي سعيد، سمع ابا هريرة رضى الله عنه قال بعث النبي صلى الله عليه وسلم خيلا قبل نجد، فجاءت برجل من بني حنيفة يقال له ثمامة بن اثال فربطوه بسارية من سواري المسجد
Ka'b İbn Malik el-Ensari'den nakledildiğine göre onun Abdullah İbn Ebi Hadred el-Eslemi'de bir alacağı vardı. Onunla karşılaşınca borcunu ondan talep etti. Konuşurlarken seslerini yükselttiler. Sesleri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kadar ulaşınca Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların yanına geldi ve "Ey Ka'b'" diyerek eliyle borcunun yarısını indirmesini istedi. Sonra Ka'b yarısını alıp yarısından vazgeçti. باب: التقاضي. 10. BORCUN ÖDENMESiNi TALEP ETMEK
حدثنا يحيى بن بكير، حدثنا الليث، حدثنا جعفر بن ربيعة،. وقال غيره حدثني الليث، قال حدثني جعفر بن ربيعة، عن عبد الرحمن بن هرمز، عن عبد الله بن كعب بن مالك الانصاري، عن كعب بن مالك رضى الله عنه انه كان له على عبد الله بن ابي حدرد الاسلمي دين، فلقيه فلزمه، فتكلما حتى ارتفعت اصواتهما، فمر بهما النبي صلى الله عليه وسلم فقال " يا كعب ". واشار بيده كانه يقول النصف، فاخذ نصف ما عليه وترك نصفا
Mesruk'un naklettiğine göre Habbab şöyle anlatır: Ben cahiliyye döneminde demirci idim. As İbn Vail'den dirhem alacağım vardı. Alacağımı talep etmek için ona gittim. Bana, "Muhammed'i inkar etmedikçe borcu ödemem" dedi. Ben de, "Hayır, vallahi, Allah seni öldürüp tekrar diriltinceye kadar Muhammed'i inkar etmem" dedim. o da bana, "O halde beni bırak, öleyim, diriltileyim sonra bana mal ve evlad verilsin de ben de borcumu ödeyeyim" dedi. Bunun üzerine, "Ayetterimizi inkar edip de bana, mal ve evlad verilecektir diyen kimseyi gördün mü?" [Meryem, 78-80] ayeti nazil oldu. KİTABU’L-HUSUMAT BİTTİ KİTABU’L-LUKATA BİR SONRAKİ SAYFA’DA
حدثنا اسحاق، حدثنا وهب بن جرير بن حازم، اخبرنا شعبة، عن الاعمش، عن ابي الضحى، عن مسروق، عن خباب، قال كنت قينا في الجاهلية وكان لي على العاص بن وايل دراهم، فاتيته اتقاضاه فقال لا اقضيك حتى تكفر بمحمد، فقلت لا والله لا اكفر بمحمد صلى الله عليه وسلم حتى يميتك الله ثم يبعثك. قال فدعني حتى اموت ثم ابعث فاوتى مالا وولدا، ثم اقضيك. فنزلت {افرايت الذي كفر باياتنا وقال لاوتين مالا وولدا} الاية