Loading...

Loading...
Kitap
24 Hadis
Enes İbn Malik r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medine şuradan şuraya kadar harem bölgesidir; otu (bitkisi) koparılmaz ve orada Kur'an ve sünnete muhalif işler türetilmez. Kim sünnete aykırı işler yaparsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun
حدثنا ابو النعمان، حدثنا ثابت بن يزيد، حدثنا عاصم ابو عبد الرحمن الاحول، عن انس رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " المدينة حرم، من كذا الى كذا، لا يقطع شجرها، ولا يحدث فيها حدث، من احدث حدثا فعليه لعنة الله والملايكة والناس اجمعين
Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye gelince mescid inşa edilmesini emretti ve şöyle buyurdu: "Ey Neccar oğulları, arsanız için bana bir ücret teklif edin!" Onlar: "Biz bunun ücretini sadece Allah'tan bekleriz!" diye karşılık verdiler. Bundan sonra Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emri üzerine burada eskiden varolan müşriklerin kabirleri dümdüz edildi, yıkık yerler ortadan kaldırılıp arazi düzeltildi. Arsa üzerindeki hurma ağaçları kesildi. Bu hurma ağaçlarını mescidin kıble tarafına dizdiler
حدثنا ابو معمر، حدثنا عبد الوارث، عن ابي التياح، عن انس رضى الله عنه قدم النبي صلى الله عليه وسلم المدينة فامر ببناء المسجد فقال " يا بني النجار ثامنوني ". فقالوا لا نطلب ثمنه الا الى الله. فامر بقبور المشركين، فنبشت، ثم بالخرب فسويت، وبالنخل فقطع، فصفوا النخل قبلة المسجد
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medine'nin şu iki kara tepesi arası benim dilimle harem bölge ilan edilmiştir." Ebu Hureyre sözlerine devamla şöyle demiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Harise oğullarının yanına varıp onlara: "Görüyorum ki sizler harem bölgeden dışarı çıkmışsınız" dedi ve sonra tekrar dönüp şöyle buyurdu: "Yok yok, siz hala harem bölgesinin içindesiniz
حدثنا اسماعيل بن عبد الله، قال حدثني اخي، عن سليمان، عن عبيد الله، عن سعيد المقبري، عن ابي هريرة رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " حرم ما بين لابتى المدينة على لساني ". قال واتى النبي صلى الله عليه وسلم بني حارثة فقال " اراكم يا بني حارثة قد خرجتم من الحرم ". ثم التفت، فقال " بل انتم فيه
Ali r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Bizim elimizde Allah'ın kitabından ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den aldığımız bilgilerle dolu olan işte şu yazılı sahife'den başka bir şey yoktur. Bu belgede ise şunlar yazılıdır: "Air dağı ile şurası arasına kadar Medîne haram bölgedir. Kim burada Kitab ve Sünnet`e muhalif bir iş işlerse, yahud bid`atçilere yardım ederse Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun? Böyle bir kimsenin ne tevbesi ne de fidyesi kabul edilir. Müslümanların verdiği koruma güvencesi ve eman tektir (bu bakımdan en alt derecede bulunan bir Müslümanın verdiği eman herkesi bağlar). Kim bir Müslümana verdiği söze ihanet edip ahdini bozarsa o da Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetine uğrasın! Böyle birisinin ne tevbesi (sarf) ne de fidyesi (adl) kabul edilir. Efendilerinin izni olmaksızın başkalarının kendisinin velileri olduğunu iddia eden köle de Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetine uğrasın! Böyle kimselerin ne tevbesi ne de fidyesi kabul edilir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا عبد الرحمن، حدثنا سفيان، عن الاعمش، عن ابراهيم التيمي، عن ابيه، عن علي رضى الله عنه قال ما عندنا شىء الا كتاب الله، وهذه الصحيفة عن النبي صلى الله عليه وسلم " المدينة حرم، ما بين عاير الى كذا، من احدث فيها حدثا، او اوى محدثا، فعليه لعنة الله والملايكة والناس اجمعين، لا يقبل منه صرف ولا عدل ". وقال " ذمة المسلمين واحدة، فمن اخفر مسلما فعليه لعنة الله والملايكة والناس اجمعين، لا يقبل منه صرف ولا عدل، ومن تولى قوما بغير اذن مواليه، فعليه لعنة الله والملايكة والناس اجمعين، لا يقبل منه صرف ولا عدل
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben birçok yerleşim birimini ele geçirecek bir şehre hicret etmekle emrolundum. Bazıları bu şehre Yesrib demişlerdir. Fakat orası "Medinedir. Medine tıpkı körüğün demir üzerindeki işe yaramayan parçaları söküp atması gibi kötü insanları sürer atar; Medine tıpkı körüğün demir üzerindeki işe yaramayan parçaları temizlemesi gibi insanları temizler
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن يحيى بن سعيد، قال سمعت ابا الحباب، سعيد بن يسار يقول سمعت ابا هريرة رضى الله عنه يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم. " امرت بقرية تاكل القرى يقولون يثرب. وهى المدينة، تنفي الناس كما ينفي الكير خبث الحديد
Ebu Humeyd'in şöyle dediği nakledilmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Tebuk seferinden dönüyorduk. Medine'ye yaklaştığımızda şöyle buyurdu: "İşte burası Tabe'dir (temiz şehirdir)
حدثنا خالد بن مخلد، حدثنا سليمان، قال حدثني عمرو بن يحيى، عن عباس بن سهل بن سعد، عن ابي حميد رضى الله عنه اقبلنا مع النبي صلى الله عليه وسلم من تبوك حتى اشرفنا على المدينة فقال " هذه طابة
Ebu Hureyre'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben Medine'de bir ceylan'ın otlayıp yayıldığını görsem bile onu ürkütmem. Zira Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Medine'nin iki kara tepesi arası harem bölgedir
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، عن ابي هريرة رضى الله عنه انه كان يقول لو رايت الظباء بالمدينة ترتع ما ذعرتها، قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما بين لابتيها حرام
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Siz öncesine göre daha iyi bir duruma geleceği halde Medine'yi terk edeceksiniz. Hatta Medine yırtıcı hayvanların ve kuşların başıboş dolaştığı ıssız bir yer haline gelecek. Buradan haşredilenlerin en sonuncusu Müzeyne kabilesine mensup iki çoban olacaktır. Bu çobanlar davarlarını sürüp Medine'ye getirecekler fakat Medine'yi ıp ıssız bir halde bulacaklardır. Veda tepesine geldiklerinde ise yüzlerinin üzerine yere düşüp can vereceklerdir
حدثنا ابو اليمان، اخبرنا شعيب، عن الزهري، قال اخبرني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة رضى الله عنه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " يتركون المدينة على خير ما كانت، لا يغشاها الا العواف يريد عوافي السباع والطير واخر من يحشر راعيان من مزينة، يريدان المدينة ينعقان بغنمهما، فيجدانها وحشا، حتى اذا بلغا ثنية الوداع خرا على وجوههما
Süfyan bin Ebi Züheyr r.a. şöyle demiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Yemen fethedilecek ve bir grup insan ailesini ve kendisine itaat edip tabi olanları toplayıp oraya göçecek. Fakat Medine onlar için daha hayırlıdır; ah keşke bilseler! Şam fethedilecek ve bir çok insan çoluk çocuğunu ve kendisine itaat edip tabi olanları toplayıp oraya yerleşmek üzere yola çıkacak. Halbuki Medine onlar için daha hayırlıdır; ah keşke bilseler! Irak fethedilecek ve bir çok insan çoluk çocuğunu ve kendisine itaat edip tabi olanları toplayıp oraya yerleşmek üzere yola çıkacak. Halbuki Medine onlar için daha hayırlıdır; ah keşke bilseler
حدثنا عبد الله بن يوسف، اخبرنا مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عبد الله بن الزبير، عن سفيان بن ابي زهير رضى الله عنه انه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " تفتح اليمن فياتي قوم يبسون، فيتحملون باهليهم ومن اطاعهم، والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون، وتفتح الشام، فياتي قوم يبسون فيتحملون باهليهم ومن اطاعهم، والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون، وتفتح العراق، فياتي قوم يبسون فيتحملون باهليهم ومن اطاعهم. والمدينة خير لهم لو كانوا يعلمون
Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yılan'ın yuvasına kıvrılıp çöreklenmesi gibi iman da Medine'ye güçlü bir şekilde yığılacaktır
حدثنا ابراهيم بن المنذر، حدثنا انس بن عياض، قال حدثني عبيد الله، عن خبيب بن عبد الرحمن، عن حفص بن عاصم، عن ابي هريرة رضى الله عنه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان الايمان ليارز الى المدينة كما تارز الحية الى جحرها
Sa'd (r.a.) şöyle demiştir: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Medinelileri aldatıp onlara hileli yollarla kötülük yapmaya kalkışan her kim olursa olsun tuz'un suda eriyip yok olduğu gibi eriyip yok olur
حدثنا حسين بن حريث، اخبرنا الفضل، عن جعيد، عن عايشة، قالت سمعت سعدا رضى الله عنه قال سمعت النبي صلى الله عليه وسلم يقول " لا يكيد اهل المدينة احد الا انماع كما ينماع الملح في الماء
Usame İbn Zeyd r.a. anlatıyor: "Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine surlarından birisine yaklaştığımız bir tepeden bakıp bize: "Benim gördüklerimi görüyor musunuz? Şüphesiz ben fitnelerin evlerinizin çevresine sağanak yağmurlar gibi yağdığı yerleri görüyorum!" buyurdu. Tekrar:
حدثنا علي، حدثنا سفيان، حدثنا ابن شهاب، قال اخبرني عروة، سمعت اسامة رضى الله عنه قال اشرف النبي صلى الله عليه وسلم على اطم من اطام المدينة فقال " هل ترون ما ارى اني لارى مواقع الفتن خلال بيوتكم كمواقع القطر ". تابعه معمر وسليمان بن كثير عن الزهري
Ebu Bekre r.a.'in naklettiğine göre Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Deccal'in saldığı korku ve fitne Medine'ye giremeyecek. O gün Medine'nin yedi kapısı olacak ve her kapısında iki melek nöbet tutacak." Tekrar:
حدثنا عبد العزيز بن عبد الله، قال حدثني ابراهيم بن سعد، عن ابيه، عن جده، عن ابي بكرة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا يدخل المدينة رعب المسيح الدجال، لها يوميذ سبعة ابواب، على كل باب ملكان
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medine'nin geçit yerlerinde melekler nöbet tutar; oraya veba hastalığı ve Deccal giremez." Tekrar:
حدثنا اسماعيل، قال حدثني مالك، عن نعيم بن عبد الله المجمر، عن ابي هريرة رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم. " على انقاب المدينة ملايكة، لا يدخلها الطاعون ولا الدجال
Enes İbn Malik Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'İn şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Mekke ve Medine dışında Deccal'in ayak basmadığı hiçbir yer kalmayacak. Deccal'in aşmaya çalıştığı her bir gedikte melekler Medine'yi korumak üzere saf tutacaklar. Sonra Medine'de, orada yaşayanları sarsan üç deprem olacak ve Allah Teala bütün kafir ve münafıkları oradan çıkaracak." Tekrar:
حدثنا ابراهيم بن المنذر، حدثنا الوليد، حدثنا ابو عمرو، حدثنا اسحاق، حدثني انس بن مالك رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ليس من بلد الا سيطوه الدجال، الا مكة والمدينة، ليس له من نقابها نقب الا عليه الملايكة صافين، يحرسونها، ثم ترجف المدينة باهلها ثلاث رجفات، فيخرج الله كل كافر ومنافق
Ebu Saîd el-Hudrî anlatıyor: Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize Deccal hakkında uzun bir konuşma yaptı. O'nun Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize anlattıklarından bir kısmı şöyle idi: "Medine'nin geçitlerini aşması kesinlikle engellenmiş olan Deccal, Medine civarındaki boş bir araziye gelecek. O gün onun karşısına insanların en hayırlısı çıkacak ve şöyle diyecek: "Ben kesinlikle şahidim ki, sen Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bahsettiği Deccal'sın!" Bunun üzerine Deccal çevresindekilere: "Ne dersiniz, ben şimdi bu adamı öldürüp sonra tekrar diriltirsem artık benim iddiamdan herhangi bir kuşku duyar mısınız?" der. Onlar da: "Asla kuşku duymayız!" diye cevap verirler. Bu konuşmanın ardından Deccal o adamı öldürür ve sonra diriltir. Adam da diriltilince şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, (senin yalancılığın hakkında) şu ana kadar hiç böylesine kesin bir inanca sahip olmamıştım!" Bunun üzerine Deccal: "Bu adamı yine öldüreceğim ve bir daha başıma iş açamayacak!" diye karşılık verecek." Tekrar; 7132. Bu konuyla ilgili diğer açıklamalar İçin bk. {Fitneler bölümü, 26. konu}
حدثنا يحيى بن بكير، حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، قال اخبرني عبيد الله بن عبد الله بن عتبة، ان ابا سعيد الخدري رضى الله عنه قال حدثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم حديثا طويلا عن الدجال، فكان فيما حدثنا به ان قال " ياتي الدجال وهو محرم عليه ان يدخل نقاب المدينة بعض السباخ التي بالمدينة، فيخرج اليه يوميذ رجل، هو خير الناس او من خير الناس فيقول اشهد انك الدجال، الذي حدثنا عنك رسول الله صلى الله عليه وسلم حديثه، فيقول الدجال ارايت ان قتلت هذا ثم احييته، هل تشكون في الامر فيقولون لا. فيقتله، ثم يحييه فيقول حين يحييه والله ما كنت قط اشد بصيرة مني اليوم، فيقول الدجال اقتله فلا اسلط عليه
Cabir İbn Abdullah r.a. anlatıyor: "Bir gün bir bedevi Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek Müslüman olmak üzere beyat etti. Fakat ertesi gün telaşlı bir halde adeta çıldırmış gibi geldi ve: "Sana verdiğim bey'atı boz!" dedi. Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem adam'ın bu talebini üç defa geri çevirdi ve şöyle buyurdu: "Medine körük gibidir; pis ve işe yaramaz olanları sürüp atar, temiz ve iyi olanları ise ortaya çıkarır." Tekrar:
حدثنا عمرو بن عباس، حدثنا عبد الرحمن، حدثنا سفيان، عن محمد بن المنكدر، عن جابر رضى الله عنه جاء اعرابي النبي صلى الله عليه وسلم فبايعه على الاسلام، فجاء من الغد محموما، فقال اقلني، فابى ثلاث مرار، فقال " المدينة كالكير، تنفي خبثها، وينصع طيبها
Zeyd İbn Sabit anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud savaşına çıkınca onunla birlikte hareket edenlerden bir kısmı ordudan ayrılıp geri döndü. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte devam eden ashabından bir kısmı: "Onları öldürelim!" derken diğer bir kısmı ise "Hayır, öldürmeyelim!" diyordu. Bu olayla ilgili olarak: "Siz ne diye münafıklar hakkında böyle iki farklı gruba ayrılırsınız ki! [Nisa 88] ayeti indi ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ateş nasıl demirin kirini pasını temizlerse Medine de insanların iyisini kötüsünü öyle ayıklar!" Tekrar:
حدثنا سليمان بن حرب، حدثنا شعبة، عن عدي بن ثابت، عن عبد الله بن يزيد، قال سمعت زيد بن ثابت رضى الله عنه يقول لما خرج النبي صلى الله عليه وسلم الى احد رجع ناس من اصحابه فقالت فرقة نقتلهم. وقالت فرقة لا نقتلهم. فنزلت {فما لكم في المنافقين فيتين} وقال النبي صلى الله عليه وسلم " انها تنفي الرجال كما تنفي النار خبث الحديد
Enes ibn Malik r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allahım, Mekke'ye verdiğin bereketin iki katını Medine'ye ver
حدثنا عبد الله بن محمد، حدثنا وهب بن جرير، حدثنا ابي، سمعت يونس، عن ابن شهاب، عن انس رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اللهم اجعل بالمدينة ضعفى ما جعلت بمكة من البركة ". تابعه عثمان بن عمر عن يونس
Enes İbn Malik'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir yolculuktan dönerken Medine'nin bahçelerini görünce Medine'ye olan sevgisinden dolayı yüklerini taşıyan hayvanı hızlandırır ve binek üzerinde ise bineğini dört nala koştururdu
حدثنا قتيبة، حدثنا اسماعيل بن جعفر، عن حميد، عن انس رضى الله عنه ان النبي صلى الله عليه وسلم كان اذا قدم من سفر، فنظر الى جدرات المدينة اوضع راحلته، وان كان على دابة، حركها من حبها