Loading...

Loading...
Kitap
158 Hadis
Ebu Zer' r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Bana Rabbimden bir elçi gelerek şunu bildirdi (veya müjdeledi): Ümmetimden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayarak ölen kişi cennete girer. Ebu Zer' diyor ki; Zina etse ve hırsızlık yapsa da mı? Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Zina etse ve hırsızlık yapsa da" buyurdu. Tekrar: 1408, 2388, 3222, 5827, 6268, 6443, 6444, 7487. Diğer tahric: Tirmizi İman; Müslim, İman
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا مهدي بن ميمون، حدثنا واصل الاحدب، عن المعرور بن سويد، عن ابي ذر رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اتاني ات من ربي فاخبرني او قال بشرني انه من مات من امتي لا يشرك بالله شييا دخل الجنة ". قلت وان زنى وان سرق قال " وان زنى وان سرق
Abdullah İbn Mes'ud r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir; "Kim herhangi bir şey'i Allah'a ortak koşarak ölürse ateş'e (cehenneme) girer." (Abdullah dedi ki): Ben de diyorum ki: Kim Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ölürse cennete girer. Tekrar:
حدثنا عمر بن حفص، حدثنا ابي، حدثنا الاعمش، حدثنا شقيق، عن عبد الله رضى الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من مات يشرك بالله شييا دخل النار ". وقلت انا من مات لا يشرك بالله شييا دخل الجنة
Bera' r.a. şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyi emretti ve bizi yedi şey'den alıkoydu: Bize cenazeleri takip etmeyi, hastayı ziyaret etmeyi, davet edenin davetine icabet etmeyi, haksızlığa uğrayan mazlum'a yardım etmeyi, yemini tutmayı, selam'a karşılık vermeyi, aksıran kişiye dua etmeyi emretti. Sonra da bize gümüş kabı (kullanmayı), altın yüzüğü (takmayı), ipek, dîba, kalın ipek kumaşı, İstebrak denilen bîr diğer çeşit ipekli kumaşı yasakladı. Tekrar: 2445, 5175, 5635, 5650, 5838, 5849, 5863, 6222, 6235, 6654 Diğer tahric: Tirmizi Edeb; Müslim, Libas
حدثنا ابو الوليد، حدثنا شعبة، عن الاشعث، قال سمعت معاوية بن سويد بن مقرن، عن البراء رضى الله عنه قال امرنا النبي صلى الله عليه وسلم بسبع، ونهانا عن سبع امرنا باتباع الجنايز، وعيادة المريض، واجابة الداعي، ونصر المظلوم، وابرار القسم، ورد السلام، وتشميت العاطس. ونهانا عن انية الفضة، وخاتم الذهب، والحرير، والديباج، والقسي، والاستبرق
Ebu Hureyre (r.a.), Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunları işittiğini söyledi." Müslüman'ın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selamına karşılık vermek, hastayı ziyaret etmek, cenazeleri takip etmek, davete icabet etmek, aksırana dua etmek
حدثنا محمد، حدثنا عمرو بن ابي سلمة، عن الاوزاعي، قال اخبرني ابن شهاب، قال اخبرني سعيد بن المسيب، ان ابا هريرة رضى الله عنه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " حق المسلم على المسلم خمس رد السلام، وعيادة المريض، واتباع الجنايز، واجابة الدعوة، وتشميت العاطس ". تابعه عبد الرزاق قال اخبرنا معمر. ورواه سلامة عن عقيل
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Aişe r.anha şöyle demiştir: Ebu Bekir, Sünh'taki evinden atına binerek geldi. Atından indikten sonra mescide girdi. Hiç kimse ile konuşmaksızın Aişe'nin odasına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yöneldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem çizgili bir Yemen kumaşı ile örtülü idi. Ebu Bekir, Nebi'in yüzünü açtı. Sonra üzerine eğilip (alnından) öptü. Sonra ağlayarak şöyle dedi: "Anam, babam sana feda olsun Ey Allah'ın Nebîsi! Allah sana iki ölümü birden vermez. Senin için takdir edilen ölümü sen şu anda tattın artık. İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Ebu Bekir, Aişe'nin odasından dışarı çıktı. Ömer (mescidde) diğer ashabla konuşuyordu. Ebu Bekir, Ömer'e "otur" dedi, Ömer oturmadı. Ebu Bekir tekrar "otur" dedi, Ömer oturmadı. Ebu Bekir kelime-i şehadet getirince ashab Ömer'i bırakıp Ebu Bekir'e yöneldi. Ardından Ebu Bekir onlara şöyle seslendi: "İçinizden kim Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e tapıyor idiyse (şunu bilsin ki) Muhammed ölmüştür. Kim de Allah'a kulluk ediyor ise (bilsin ki) Allah hayy ve la emuttur / diridir, O asla ölmez. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Muhammed ancak bir resuldür. Ondan önce de nice Nebiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölürse yahut öldürülürse siz gerisin geriye dininizden dönecek misiniz? Kim İslam'ı bırakıp geriye dönerse Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenlere mükafatını verecektir. [Al-i İmran 144] (İbn Abbas dedi ki): Allah'a yemin ederim ki Ebu Bekir bu ayeti okuyuncaya kadar sanki insanlar, Allah'ın bu ayeti indirdiğini bilmiyormuş gibi idiler. Orada bulunan ashab bu ayeti Hz. Ebu Bekir'den dinlediler. Artık o gün herkesin dilinde bu ayet vardı
حدثنا بشر بن محمد، اخبرنا عبد الله، قال اخبرني معمر، ويونس، عن الزهري، قال اخبرني ابو سلمة، ان عايشة رضى الله عنها زوج النبي صلى الله عليه وسلم اخبرته قالت اقبل ابو بكر رضى الله عنه على فرسه من مسكنه بالسنح حتى نزل، فدخل المسجد، فلم يكلم الناس، حتى نزل فدخل على عايشة رضى الله عنها فتيمم النبي صلى الله عليه وسلم وهو مسجى ببرد حبرة، فكشف عن وجهه، ثم اكب عليه فقبله ثم بكى فقال بابي انت يا نبي الله، لا يجمع الله عليك موتتين، اما الموتة التي كتبت عليك فقد متها. قال ابو سلمة فاخبرني ابن عباس رضى الله عنهما ان ابا بكر رضى الله عنه خرج وعمر رضى الله عنه يكلم الناس. فقال اجلس. فابى. فقال اجلس. فابى، فتشهد ابو بكر رضى الله عنه فمال اليه الناس، وتركوا عمر فقال اما بعد، فمن كان منكم يعبد محمدا صلى الله عليه وسلم فان محمدا صلى الله عليه وسلم قد مات، ومن كان يعبد الله فان الله حى لا يموت، قال الله تعالى {وما محمد الا رسول} الى {الشاكرين} والله لكان الناس لم يكونوا يعلمون ان الله انزل الاية حتى تلاها ابو بكر رضى الله عنه فتلقاها منه الناس، فما يسمع بشر الا يتلوها
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Aişe r.anha şöyle demiştir: Ebu Bekir, Sünh'taki evinden atına binerek geldi. Atından indikten sonra mescide girdi. Hiç kimse ile konuşmaksızın Aişe'nin odasına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yöneldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem çizgili bir Yemen kumaşı ile örtülü idi. Ebu Bekir, Nebi'in yüzünü açtı. Sonra üzerine eğilip (alnından) öptü. Sonra ağlayarak şöyle dedi: "Anam, babam sana feda olsun Ey Allah'ın Nebîsi! Allah sana iki ölümü birden vermez. Senin için takdir edilen ölümü sen şu anda tattın artık. İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Ebu Bekir, Aişe'nin odasından dışarı çıktı. Ömer (mescidde) diğer ashabla konuşuyordu. Ebu Bekir, Ömer'e "otur" dedi, Ömer oturmadı. Ebu Bekir tekrar "otur" dedi, Ömer oturmadı. Ebu Bekir kelime-i şehadet getirince ashab Ömer'i bırakıp Ebu Bekir'e yöneldi. Ardından Ebu Bekir onlara şöyle seslendi: "İçinizden kim Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e tapıyor idiyse (şunu bilsin ki) Muhammed ölmüştür. Kim de Allah'a kulluk ediyor ise (bilsin ki) Allah hayy ve la emuttur / diridir, O asla ölmez. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Muhammed ancak bir resuldür. Ondan önce de nice Nebiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölürse yahut öldürülürse siz gerisin geriye dininizden dönecek misiniz? Kim İslam'ı bırakıp geriye dönerse Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenlere mükafatını verecektir. [Al-i İmran 144] (İbn Abbas dedi ki): Allah'a yemin ederim ki Ebu Bekir bu ayeti okuyuncaya kadar sanki insanlar, Allah'ın bu ayeti indirdiğini bilmiyormuş gibi idiler. Orada bulunan ashab bu ayeti Hz. Ebu Bekir'den dinlediler. Artık o gün herkesin dilinde bu ayet vardı
حدثنا بشر بن محمد، اخبرنا عبد الله، قال اخبرني معمر، ويونس، عن الزهري، قال اخبرني ابو سلمة، ان عايشة رضى الله عنها زوج النبي صلى الله عليه وسلم اخبرته قالت اقبل ابو بكر رضى الله عنه على فرسه من مسكنه بالسنح حتى نزل، فدخل المسجد، فلم يكلم الناس، حتى نزل فدخل على عايشة رضى الله عنها فتيمم النبي صلى الله عليه وسلم وهو مسجى ببرد حبرة، فكشف عن وجهه، ثم اكب عليه فقبله ثم بكى فقال بابي انت يا نبي الله، لا يجمع الله عليك موتتين، اما الموتة التي كتبت عليك فقد متها. قال ابو سلمة فاخبرني ابن عباس رضى الله عنهما ان ابا بكر رضى الله عنه خرج وعمر رضى الله عنه يكلم الناس. فقال اجلس. فابى. فقال اجلس. فابى، فتشهد ابو بكر رضى الله عنه فمال اليه الناس، وتركوا عمر فقال اما بعد، فمن كان منكم يعبد محمدا صلى الله عليه وسلم فان محمدا صلى الله عليه وسلم قد مات، ومن كان يعبد الله فان الله حى لا يموت، قال الله تعالى {وما محمد الا رسول} الى {الشاكرين} والله لكان الناس لم يكونوا يعلمون ان الله انزل الاية حتى تلاها ابو بكر رضى الله عنه فتلقاها منه الناس، فما يسمع بشر الا يتلوها
İbni Şihab şöyle demiştir: Zeyd İbn Sabit'in oğlu Harice bana şöyle dedi: Ensar'dan bir kadın olan Ümmü'l-Ala Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bîat eden kadınlardandı. O şöyle demiştir: Medine'ye hicret eden muhacirler Medine'de (ensara) kur'a ile taksim edildiler. Bizim ailenin payına da Osman İbn Maz'un düştü. Biz onu evimizde ağırladık. Ölüm hastalığına yakalandı. Ölünce yıkandı ve kendi elbisesi ile kefenlendi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem içeri girdi. Ben şöyle dedim: "Ey Ebu Saib (Osman İbn Maz'un)! Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun. Allah'ın sana ikramda bulunduğuna dair şahitlik ederim." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'ın ona ikramda bulunduğunu nereden biliyorsun?" dedi. Ben: "(Anam) babam sana feda olsun ey Allah'ın Resulü! Allah (Osman'a merhamet etmezse) kime merhamet eder?" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Osman'a ölüm geldi. Vallahi ben de onun için hayır umarım. (Ama şu var ki) vallahi ben Allah'ın Resulü olduğum halde bana (Allah tarafından) ne yapılacağını bilemem." Ben dedim ki: "Vallahi bundan sonra hiç kimseyi tezkiye etmem. Tekrar:
حدثنا يحيى بن بكير، حدثنا الليث، عن عقيل، عن ابن شهاب، قال اخبرني خارجة بن زيد بن ثابت، ان ام العلاء امراة من الانصار بايعت النبي صلى الله عليه وسلم اخبرته انه اقتسم المهاجرون قرعة فطار لنا عثمان بن مظعون، فانزلناه في ابياتنا، فوجع وجعه الذي توفي فيه، فلما توفي وغسل وكفن في اثوابه، دخل رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت رحمة الله عليك ابا السايب، فشهادتي عليك لقد اكرمك الله. فقال النبي صلى الله عليه وسلم " وما يدريك ان الله قد اكرمه ". فقلت بابي انت يا رسول الله فمن يكرمه الله فقال " اما هو فقد جاءه اليقين، والله اني لارجو له الخير، والله ما ادري وانا رسول الله ما يفعل بي ". قالت فوالله لا ازكي احدا بعده ابدا. حدثنا سعيد بن عفير، حدثنا الليث، مثله. وقال نافع بن يزيد عن عقيل، ما يفعل به وتابعه شعيب وعمرو بن دينار ومعمر
Cabir (r.a.) şöyle demiştir: Babam (Uhud savaşında) öldürüldüğünde ben onun yüzünü açıp ağlıyordum, Müslümanlar benim böyle yapmamı engelledikleri halde, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni engellemiyordu. Halam Fatima ağlıyordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ağlasan da ağlamasan da siz cenazeyi kaldrıncaya kadar melekler onu kanatlarıyla gölgeliyorlar. Tekrar:
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا غندر، حدثنا شعبة، قال سمعت محمد بن المنكدر، قال سمعت جابر بن عبد الله رضى الله عنهما قال لما قتل ابي جعلت اكشف الثوب عن وجهه ابكي، وينهوني عنه والنبي صلى الله عليه وسلم لا ينهاني، فجعلت عمتي فاطمة تبكي، فقال النبي صلى الله عليه وسلم " تبكين او لا تبكين، ما زالت الملايكة تظله باجنحتها حتى رفعتموه ". تابعه ابن جريج اخبرني ابن المنكدر سمع جابرا رضى الله عنه
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necaşî'nin öldüğü gün o'nun vefat haberini verdi. Sonra musallaya çıkıp ashabı ile saf tutarak dört tekbir aldı. Tekrar: 1318, 1327, 1228, 1333, 3880, 3881. Diğer tahric: Tirmizî, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz
حدثنا اسماعيل، قال حدثني مالك، عن ابن شهاب، عن سعيد بن المسيب، عن ابي هريرة رضى الله عنه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نعى النجاشي في اليوم الذي مات فيه، خرج الى المصلى، فصف بهم وكبر اربعا
Enes İbn Malik (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söyledi: "Sancağı Zeyd aldı. Zeyd şehid edildi. Sonra sancağı Ca'fer aldı, o da şehid edildi. Sonra onu Abdullah İbn Revaha aldı, o da şehid edildi. -Bu sırada Resulullah'ın gözlerinden yaşlar boşalıyordu- (Resulullah devam ederek şöyle dedi:) Sonra sancağı emir olmaksızın Halid İbnu'l-Velid aldı, sonra Allah onun önünü açtı. Tekrar:
حدثنا ابو معمر، حدثنا عبد الوارث، حدثنا ايوب، عن حميد بن هلال، عن انس بن مالك رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " اخذ الراية زيد فاصيب، ثم اخذها جعفر فاصيب، ثم اخذها عبد الله بن رواحة فاصيب وان عينى رسول الله صلى الله عليه وسلم لتذرفان ثم اخذها خالد بن الوليد من غير امرة ففتح له
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hastalığı sebebiyle ziyaret ettiği bir kişi öldü. Geceleyin ölmüştü, (yakınları da) onu geceleyin defnettiler. Sabah olunca bunu duyurdular. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bana niçin bildirmediniz?" dedi. Ölü'nün yakınları: "Gece olduğundan (gece karanlığında) sana zorluk çıkarmak istemedik." Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem o kişinin kabrine gelerek o'nun için cenaze namazı kıldı
حدثنا محمد، اخبرنا ابو معاوية، عن ابي اسحاق الشيباني، عن الشعبي، عن ابن عباس رضى الله عنهما قال مات انسان كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يعوده فمات بالليل فدفنوه ليلا، فلما اصبح اخبروه فقال " ما منعكم ان تعلموني ". قالوا كان الليل فكرهنا وكانت ظلمة ان نشق عليك. فاتى قبره فصلى عليه
Enes r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ergenlik çağına girmemiş üç çocuğu ölen her Müslüman'ı Allah, çocuklara olan merhameti sebebiyle cennete koyar. Tekrar:
حدثنا ابو معمر، حدثنا عبد الوارث، حدثنا عبد العزيز، عن انس رضى الله عنه قال قال النبي صلى الله عليه وسلم " ما من الناس من مسلم يتوفى له ثلاث لم يبلغوا الحنث، الا ادخله الله الجنة بفضل رحمته اياهم
Ebu Saîd r.a. şöyle demiştir: Kadınlar, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Biz'e va'az etmek için bir gün belirle." dediler. (Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de onlar için bir gün belirledi. O gün kadınlara verdiği vaazda söylediği şeylerden biri de şu idi): "Üç çocuğu ölen bir kadın'ın bu çocukları o'nun için ateş'e karşı bir perde olur." Bir kadın: "Ya iki çocuk?" diye sorunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem : "İki çocuk da öyledir" buyurdu
حدثنا مسلم، حدثنا شعبة، حدثنا عبد الرحمن بن الاصبهاني، عن ذكوان، عن ابي سعيد، رضى الله عنه ان النساء، قلن للنبي صلى الله عليه وسلم اجعل لنا يوما. فوعظهن، وقال " ايما امراة مات لها ثلاثة من الولد كانوا حجابا من النار ". قالت امراة واثنان. قال " واثنان ". وقال شريك عن ابن الاصبهاني، حدثني ابو صالح، عن ابي سعيد، وابي، هريرة رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ابو هريرة " لم يبلغوا الحنث
Ebu Saîd r.a. şöyle demiştir: Kadınlar, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Biz'e va'az etmek için bir gün belirle." dediler. (Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de onlar için bir gün belirledi. O gün kadınlara verdiği vaazda söylediği şeylerden biri de şu idi): "Üç çocuğu ölen bir kadın'ın bu çocukları o'nun için ateş'e karşı bir perde olur." Bir kadın: "Ya iki çocuk?" diye sorunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem : "İki çocuk da öyledir" buyurdu
حدثنا مسلم، حدثنا شعبة، حدثنا عبد الرحمن بن الاصبهاني، عن ذكوان، عن ابي سعيد، رضى الله عنه ان النساء، قلن للنبي صلى الله عليه وسلم اجعل لنا يوما. فوعظهن، وقال " ايما امراة مات لها ثلاثة من الولد كانوا حجابا من النار ". قالت امراة واثنان. قال " واثنان ". وقال شريك عن ابن الاصبهاني، حدثني ابو صالح، عن ابي سعيد، وابي، هريرة رضى الله عنهما عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ابو هريرة " لم يبلغوا الحنث
Ebu Hureyre r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Üç çocuğu ölen bir Müslüman cehennem'e girmez. Ancak Allah'ın yemini yerine gelsin diye girer. Ebu Abdullah (Buhari) şöyle dedi: Allah'ın yemininden kasıt şu ayettir: "İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız. [Meryem 71-72] Tekrar:
حدثنا علي، حدثنا سفيان، قال سمعت الزهري، عن سعيد بن المسيب، عن ابي هريرة رضى الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا يموت لمسلم ثلاثة من الولد، فيلج النار الا تحلة القسم ". قال ابو عبد الله {وان منكم الا واردها}
Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kabrin başında ağlayan bir kadın'ın yanına uğradı ve ona: "Allah'tan kork ve sabret" dedi. Tekrar:
حدثنا ادم، حدثنا شعبة، حدثنا ثابت، عن انس بن مالك رضى الله عنه قال مر النبي صلى الله عليه وسلم بامراة عند قبر وهي تبكي فقال " اتقي الله واصبري
Ümmü Atiyye el-Ensariyye r.anha şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızı (Zeyneb) vefat ettiğinde o bizim yanımıza gelip şöyle buyurdu: "Onu üç, beş veya gerekirse daha fazla su ve sidr ile yıkayın. Sonuncu yıkamaya kafur (veya kafurdan bir miktar) katın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde ona haber verdik. Bize gömleğini verdi ve "Bunu vücuduna sarın" buyurdu. Diğer tahric: Tirmizi, Cenaiz; Müslim, Cenaiz
حدثنا اسماعيل بن عبد الله، قال حدثني مالك، عن ايوب السختياني، عن محمد بن سيرين، عن ام عطية الانصارية رضى الله عنها قالت دخل علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم حين توفيت ابنته فقال " اغسلنها ثلاثا او خمسا او اكثر من ذلك ان رايتن ذلك بماء وسدر، واجعلن في الاخرة كافورا او شييا من كافور، فاذا فرغتن فاذنني ". فلما فرغنا اذناه فاعطانا حقوه فقال " اشعرنها اياه ". تعني ازاره
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızını (Zeyneb'i) yıkarken Resulullah bizim yanımıza gelerek şöyle buyurdu: "Onu üç kere, beş kere veya daha fazla su ve sidr ile yıkayın. Sonuncu yıkamayı kafurla yapın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde O'na haber verdik. O da bize gömleğini vererek "Bunu onun vücuduna sarın" dedi. Hafsa r.anha'dan rivayet edilen hadiste şu ifadeler yer almaktadır: "Onu tek sayıda yıkayın","Üç, beş veya yedi kere yıkayın", "Sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın." Hafsa'nın rivayetine göre Ümmü Atiyye şöyle demiştir: "Zeyneb'in saçını tarakla (taradıktan sonra) üç bukle yaptık." باب: يبدأ بميامن الميت. 10. Ölüyü Yıkamaya Sağ Taraflarından Başlanır
حدثنا محمد، حدثنا عبد الوهاب الثقفي، عن ايوب، عن محمد، عن ام عطية رضى الله عنها قالت دخل علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم ونحن نغسل ابنته فقال " اغسلنها ثلاثا او خمسا او اكثر من ذلك بماء وسدر، واجعلن في الاخرة كافورا، فاذا فرغتن فاذنني ". فلما فرغنا اذناه، فالقى الينا حقوه فقال " اشعرنها اياه ". فقال ايوب وحدثتني حفصة بمثل حديث محمد وكان في حديث حفصة " اغسلنها وترا ". وكان فيه : " ثلاثا او خمسا او سبعا ". وكان فيه انه قال " ابدان بميامنها ومواضع الوضوء منها ". وكان فيه ان ام عطية قالت ومشطناها ثلاثة قرون
Ümmü Atiyye r.anha'nın bildirdiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızının yıkanması sırasında şöyle buyurmuştur: "Onun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın
حدثنا علي بن عبد الله، حدثنا اسماعيل بن ابراهيم، حدثنا خالد، عن حفصة بنت سيرين، عن ام عطية رضى الله عنها قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم في غسل ابنته " ابدان بميامنها ومواضع الوضوء منها
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızını yıkarken o bize şöyle buyurdu: "O'nun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın
حدثنا يحيى بن موسى، حدثنا وكيع، عن سفيان، عن خالد الحذاء، عن حفصة بنت سيرين، عن ام عطية رضى الله عنها قالت لما غسلنا بنت النبي صلى الله عليه وسلم قال لنا ونحن نغسلها " ابدان بميامنها ومواضع الوضوء