Loading...

Loading...
Kitap
102 Hadis
Ebu Hureyre r.a.'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ''Size Allahu Teala'nın kendisiyle hataları mahvedip dereceleri yükselteceği şeyi haber vermeyeyim mi? Her türlü zorluklara karşı abdesti güzelce almak, mescidlere giderken adımları arttırmak, bir namazı kıldıktan sonra diğer bir namazı beklemek... İşte bu çok kazandıracak bir iştir. İşte bu çok kazandıracak bir iştir. İşte bu çok kazandıracak bir iştir. '' Diğer tahric: (biraz farklı olarak) Müslim, tahara MÜSLİM HADİS’İ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
وحدثني عن مالك، عن العلاء بن عبد الرحمن بن يعقوب، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الا اخبركم بما يمحو الله به الخطايا ويرفع به الدرجات اسباغ الوضوء عند المكاره وكثرة الخطا الى المساجد وانتظار الصلاة بعد الصلاة فذلكم الرباط فذلكم الرباط فذلكم الرباط
Said b. Müseyyeb'den: Denildiğine göre münafıklar hariç ezan okunduktan sonra camiden ancak tekrar mescide dönmek isteyen çıkabilir. İbn Abdilber der ki: "Böyle bir söz, kendi görüşüyle değil, bir delille söylenebilir." Sahih senedle, Ebu Hureyre r.a.'den merfu' olarak da rivayet edilmiştir, Müslim, Salatu'l-Musafırîn MÜSLİM HADİS’İ İÇİN BURAYA TIKLAYIN EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
وحدثني عن مالك، انه بلغه ان سعيد بن المسيب، قال يقال لا يخرج احد من المسجد بعد النداء - الا احد يريد الرجوع اليه - الا منافق
Ebu Katade el-Ensariden: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Herhangi biriniz mescide girdiği zaman oturmadan önce iki rekat namaz (tahiyyetül mescid) kılsın.»
وحدثني عن مالك، عن عامر بن عبد الله بن الزبير، عن عمرو بن سليم الزرقي، عن ابي قتادة الانصاري، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا دخل احدكم المسجد فليركع ركعتين قبل ان يجلس
Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan Ömer b. Ubeydullah'ın azatlısı Ebu Nadr'a: «— Efendinin, mescide gelince tahiyyetül mescid namazını kılmadan oturduğunu görüyorum.» dedi. Ebu Seleme böyle demekle Ömer b. Ubeydullah'ın mescide girince iki rekat namaz kılmadan oturmasını hoş görmediğini ifade etmektedir. İmam Malik der ki: Tehiyyetül mescid kılmak güzeldir ve fakat, vacip değildir
وحدثني عن مالك، عن ابي النضر، مولى عمر بن عبيد الله عن ابي سلمة بن عبد الرحمن، انه قال له الم ار صاحبك اذا دخل المسجد يجلس قبل ان يركع قال ابو النضر يعني بذلك عمر بن عبيد الله ويعيب ذلك عليه ان يجلس اذا دخل المسجد قبل ان يركع . قال يحيى قال مالك وذلك حسن وليس بواجب
Nafi'den: Abdullah b. Ömer secdeye vardığı zaman ellerinin ayasını alnını koyduğu yere koyardı. Bir defasında onu soğuk bir günde gördüm, yamçısının (elbisesinin) altında ellerini çıkarmış (secde ederken) çakıl taşları üzerine koymuştu
حدثني يحيى، عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، كان اذا سجد وضع كفيه على الذي يضع عليه جبهته . قال نافع ولقد رايته في يوم شديد البرد وانه ليخرج كفيه من تحت برنس له حتى يضعهما على الحصباء
Abdullah b. Ömer'den: Kim alnını yere koyarsa, ellerini de alnının yambaşma koysun. Alnım kaldırınca ellerini de kaldırsın Zira yüz gibi, eller de secde eder
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، كان يقول من وضع جبهته بالارض فليضع كفيه على الذي يضع عليه جبهته ثم اذا رفع فليرفعهما فان اليدين تسجدان كما يسجد الوجه
Selh b. Sa'd es-Saidî anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Amr b. Avf oğullarının aralarım bulmak için gitmişti. Namaz vakti yaklaşınca müezzin, Eba Bekir r.a.'e: «— İmam olur musun, kamet edeyim mi?» diye sordu, O da: «— Evet,» dedi. Ebu Bekir öne geçtiğinde, cemaat namazda iken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi, cemaate yetişip bir safla durdu. Bunun üzerine cemaat el çırpıyordu. Fakat Ebu Bekir, hiç aldırmıyordu. Cemaatin el çırpması çoğalınca Ebu Bekir başını çevirdi ve Nebi s.a.v.'i gördü. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine "devam et" anlamında işaret etti. Ebu Bekir ellerini kaldırarak, Resulullah'ın kendisine devam et, diye emredişinden dolayı, Allah'a hamdettikten sonra geri geri çekilerek arkadaki safa girdi. Bu sefer Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem öne geçti, namazı kıldırıp bitirdi. Namazdan sonra: «— Ebu Bekir! Devam et dediğim halde niçin geri çekildin?» buyurdu. Ebu Bekir: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in önünde Ebu Kuhafe'nin oğlunun namaz kıldırması doğru olmaz!» cevabım verince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Ekseriyetinizin namazda el çırptığını gördüm. Bu gibi durumlarda 'Sübhanallah', deyiniz. Bu şekilde anlatmak istediğinizi namazdakine anlatmış olursunuz. Namazda el çırpmak kadınlara mahsus bir harekettir,» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Ezan; Müslim, Salat
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابي حازم، سلمة بن دينار عن سهل بن سعد الساعدي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم ذهب الى بني عمرو بن عوف ليصلح بينهم وحانت الصلاة فجاء الموذن الى ابي بكر الصديق فقال اتصلي للناس فاقيم قال نعم . فصلى ابو بكر فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم والناس في الصلاة فتخلص حتى وقف في الصف فصفق الناس وكان ابو بكر لا يلتفت في صلاته فلما اكثر الناس من التصفيق التفت ابو بكر فراى رسول الله صلى الله عليه وسلم فاشار اليه رسول الله صلى الله عليه وسلم ان امكث مكانك فرفع ابو بكر يديه فحمد الله على ما امره به رسول الله صلى الله عليه وسلم من ذلك ثم استاخر حتى استوى في الصف وتقدم رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى ثم انصرف فقال " يا ابا بكر ما منعك ان تثبت اذ امرتك " . فقال ابو بكر ما كان لابن ابي قحافة ان يصلي بين يدى رسول الله صلى الله عليه وسلم . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما لي رايتكم اكثرتم من التصفيح من نابه شىء في صلاته فليسبح فانه اذا سبح التفت اليه وانما التصفيح للنساء
Nafi' den: İbn Ömer namazda iken asla sağa sola bakmazdı
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان ابن عمر، لم يكن يلتفت في صلاته
Ebu Cafer el-Kari'den: Namaz kılıyordum, Abdullah b. Ömer de ardımda imiş, hiç farkında değildim. (Namaz bitmediği halde) sağa sola dönüyordum, bunun üzerine beni ikaz ett
وحدثني عن مالك، عن ابي جعفر القاري، انه قال كنت اصلي وعبد الله بن عمر ورايي ولا اشعر فالتفت فغمزني
Huneyf'in torunu Ebu Ümame b. Sehl'den: Zeyd b. Sabit mescide geldiğinde cemaat rükuda idi. Bunun üzerine o da rükuya vardı, sonra da ayaklarını sürüyerek iteledi, safa girdi
حدثني يحيى، عن مالك، عن ابن شهاب، عن ابي امامة بن سهل بن حنيف، انه قال دخل زيد بن ثابت المسجد فوجد الناس ركوعا فركع ثم دب حتى وصل الصف
İmam Malik'ten: Abdullah b. Mes'ud'un (cemaate rükuda yetişmek için) ayaklarını sürüyerek saf'a kadar gittiği bana rivayet edildi
وحدثني عن مالك، انه بلغه ان عبد الله بن مسعود، كان يدب راكعا
Ebu Humeyd es-Saıdî anlatıyor: Nebi s.a.v.'e: «—Ya Resulallah, sana nasıl salavat getirelim?» diye sordular. Şöyle buyurdu: «Allahım, ibrahim (a.s.) ailesine rahmet ettiğin gibi Muhammed'e (s.a.v.), hanımlarına ve zürriyetine de rahmet et. İbrahim (a.s.) ailesine hayır ve bereket verdiğin gibi, Muhammed'e (s.a.v.), hanımlarına ve onun zürriyetine de hayır ve bereket ver. Muhakkak ki sen hamidsin mecidsin, deyiniz.» Diğer tahric: Buharî, Enbiya; Müslim, Salat
حدثني يحيى، عن مالك، عن عبد الله بن ابي بكر بن حزم، عن ابيه، عن عمرو بن سليم الزرقي، انه قال اخبرني ابو حميد الساعدي، انهم قالوا يا رسول الله كيف نصلي عليك فقال " قولوا اللهم صل على محمد وازواجه وذريته كما صليت على ال ابراهيم وبارك على محمد وازواجه وذريته كما باركت على ال ابراهيم انك حميد مجيد
Ebu Mes'ud el-Ensari anlatıyor: Sa'd b. Ubade'nin meclisinde bulunuyorduk. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi. Beşir b. Sa'd kendisine: «— Ya Resuîullah! Allah sana salavat getirmemizi emrediyor, nasıl salavat getirelim?» diye sordu. Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cevap vermiyerek sustu. Bunun üzerine biz «keşke sormasaydı» diye içimizden geçirdik. Daha sonra Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «—Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed. Kema salleyte ala İbrahim. Ve barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed. Kema barekte ala al-i İbrahime. Fi’l-alemine. İnneke Hamidun Mecid., deyiniz. (Salavat bu), selam da bildiğiniz gibidir.» Diğer tahric: Müslim, Salat Anlamı: Allahım, İbrahim'e rahmet ettiğin gibi Muhammed'e ve onun ailesine de rahmet et Dünyada İbrahim'in ailesine hayır ve bereket verdiğin gibi Muhammed'in ailesine de hayır ve bereket ver. Muhakkak ki sen övülmeye layık ve en şerefli olansın
وحدثني عن مالك، عن نعيم بن عبد الله المجمر، عن محمد بن عبد الله بن زيد، انه اخبره عن ابي مسعود الانصاري، انه قال اتانا رسول الله صلى الله عليه وسلم في مجلس سعد بن عبادة فقال له بشير بن سعد امرنا الله ان نصلي عليك يا رسول الله فكيف نصلي عليك قال فسكت رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى تمنينا انه لم يساله ثم قال " قولوا اللهم صل على محمد وعلى ال محمد كما صليت على ابراهيم وبارك على محمد وعلى ال محمد كما باركت على ال ابراهيم في العالمين انك حميد مجيد والسلام كما قد علمتم
Abdullah b. Dinar'dan: Abdullah b. Ömer'i gördüm, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kabri başında durmuş ona salavat getiriyor, Ebu Bekir ve Ömer'e de dua ediyordu
وحدثني عن مالك، عن عبد الله بن دينار، قال رايت عبد الله بن عمر يقف على قبر النبي صلى الله عليه وسلم فيصلي على النبي صلى الله عليه وسلم وعلى ابي بكر وعمر
İbn Ömer r.a.'den: Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, evinde öğlenin farzından önce ve sonra ikişer, akşamın farzından sonra evinde iki rekat sünnet kılardı. Yatsı namazının farzından sonra da iki rekat sünnet lalardı. Cuma namazının farzından sonra mescidde hiç sünnet kılmazdı. Odasına döner, orada iki rekatlı bir namaz kılardı. Diğer tahric: Buhari, Cum'a; Müslim, Salatu'l-Musafirîn
حدثني يحيى، عن مالك، عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي قبل الظهر ركعتين وبعدها ركعتين وبعد المغرب ركعتين في بيته وبعد صلاة العشاء ركعتين وكان لا يصلي بعد الجمعة حتى ينصرف فيركع ركعتين
Ebu Hureyre r.a.'den: Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «Siz namazda sadece kıble (arafını mı gördüğümü zannediyorsunuz! Allaha yemin ederim ki sizin ne huşunuz ne de rükuunuz bana gizli değîldir. Ardımda ne yaptığınızı da mutlaka görüyorum.» Diğer tahric: Buhari, Salat; Müslim, Salat)
وحدثني عن مالك، عن ابي الزناد، عن الاعرج، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اترون قبلتي هاهنا فوالله ما يخفى على خشوعكم ولا ركوعكم اني لاراكم من وراء ظهري
Abduiiah b. Ömer'den: Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kuba mescidine bazan yürüyerek, bazan da binekli olarak giderdi. Diğer tahric: Buhari, Salat fi Mescid Mekke ve'l-Modine; Müslim, Hacc
وحدثني عن مالك، عن نافع، عن عبد الله بن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان ياتي قباء راكبا وماشيا
Numan b. Mürre'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, içki içen ve hırsızlık apanlar hakkında ayetler nazil olmadan Önce: «— İçki içen, hırsızlık yapan ve zina eden hakkındaki görüşünüz nedir?» dîye sordu. Ashab da: «Allah ve Resulü daha iyi bilir.» diye karşılık verdi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: «Hepsi de günahtır, hepsinin de cezası vardır. Hırsızlığın en kötüsü namazdan çalanın hırsızlığıdır.» Bu söz üzerine ashap: «— însan namazdan nasıl çalar, ya Resulallah Sallallahu Aleyhi ve Sellem?» diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Rüku ve sücudda tadil-i erkana uymayarak, rüku ve sücudu acele yaparak» cevabını verdi. İbn Abdilber der ki: "en-Nu'man b. Murre'den mürsel olarak rivayetinde Malik'in ravileri ihtilaf etmemiştir. Bu, Ebu Hureyre ve Ebu Saîd yoluyla sahih-müsned bir hadistir
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن النعمان بن مرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما ترون في الشارب والسارق والزاني " . وذلك قبل ان ينزل فيهم . قالوا الله ورسوله اعلم . قال " هن فواحش وفيهن عقوبة واسوا السرقة الذي يسرق صلاته " . قالوا وكيف يسرق صلاته يا رسول الله قال " لا يتم ركوعها ولا سجودها
Hişam, babası Urve'den naklediyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: «Namazlarınızdan bazısını evlerinizde kılınız.» İbn Abdilber derki: Bu hadis, hepsine göre Muvatta'da mürseldir. Nafi, İbn Ömer yoluyla rivayet etmiştir. Diğer tahric: Buhari, Salat; Müslim, Salatu'l-musafirîn Mahir: Buradaki 'bazısı' ifadesi nafile namazlar içindir
وحدثني عن مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اجعلوا من صلاتكم في بيوتكم
Abdullah b. Ömer'den: Hasta olan bir kimse secde yapacak durumda değilse alnına bir şey kaldırmaz. Başı ile ima ederek secdesini yapar
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، كان يقول اذا لم يستطع المريض السجود اوما براسه ايماء ولم يرفع الى جبهته شييا