Loading...

Loading...
Kitap
45 Hadis
Sehl b. Sa'd es-Saidi (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Uğursuzluk varsa atta, kadında ve evde olabilir." Diğer tahric: Buhari, Cihad ve Siyer; Müslim, Selam
وحدثني مالك، عن ابي حازم بن دينار، عن سهل بن سعد الساعدي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان كان ففي الفرس والمراة والمسكن " . يعني الشوم
Abdullah b. Ömer (r.a.)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Uğursuzluk varsa atta, kadında ve evde olur." Diğer tahric: Buhari, Nikah; Müslim, Selam
وحدثني مالك، عن ابن شهاب، عن حمزة، وسالم، ابنى عبد الله بن عمر عن عبد الله بن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الشوم في الدار والمراة والفرس
Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Bir kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: "Ey Allah'ın Raslilü! Oturduğumuz bir ev var. Nüfusumuz kalabalık malımızda çoktu. Şimdi nüfusumuz azaldı. Malımız da yok oldu" deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O kötü evi terk ediniz" buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, Tıb
وحدثني مالك، عن يحيى بن سعيد، انه قال جاءت امراة الى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت يا رسول الله دار سكناها والعدد كثير والمال وافر فقل العدد وذهب المال . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " دعوها ذميمة
Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sağılır bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sorması üzerine bir kimse kalktı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Murre" deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Otur" dedi. Sonra: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Başka biri kalktı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona da: "ismin ne?" dedi. O da: "Harb" diye cevap verdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Otur" dedi. Sonra yine: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Başka biri kalktı: "Adın ne?" diye sordu. Adam da: "Yeiş" diye cevap verdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da ona: "Sen sağ" buyurdu. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
حدثني مالك، عن يحيى بن سعيد، ان رسول الله قال للقحة تحلب " من يحلب هذه " . فقام رجل فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما اسمك " . فقال له الرجل مرة . فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجلس " . ثم قال " من يحلب هذه " . فقام رجل فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما اسمك " . فقال حرب . فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجلس " . ثم قال " من يحلب هذه " . فقام رجل فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما اسمك " . فقال يعيش . فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " احلب
Yahya b. Said (r.a)'den rivayete göre, Ömer b. Hattab bir kimseye: "Adın ne?" diye sordu. O da: "Cemre" diye cevap verdi. Ömer: "Kimin oğlusun?" diye sordu. "Şihab'ın oğluyum" dedi. "Kimlerdensin?" diye sordu. "Hurakadanım diye" cevap verdi. "Evin nerededir?" diye sorunca "Harratünnar'da" diye cevap verdi. Ömer: "Hangisi?" diye sorunca adam: "Alevlisi" diye cevap verdi. Ömer öyleyse ailene yetiş yandılar" dedi. Adam: "Ömer b. Hattab'ın dediği gibi oldu" dedi. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
وحدثني مالك، عن يحيى بن سعيد، ان عمر بن الخطاب، قال لرجل ما اسمك فقال جمرة . فقال ابن من فقال ابن شهاب . قال ممن قال من الحرقة . قال اين مسكنك قال بحرة النار . قال بايها قال بذات لظى . قال عمر ادرك اهلك فقد احترقوا . قال فكان كما قال عمر بن الخطاب رضى الله عنه
Enes b. Malik r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kan aldırdı, kanını Ebu Taybe isimli birisi aldı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona ücret olarak bir ölçek hurma verilmesini emretti. Memurlarına da onun vergisini hafifletmelerini söyledi." Diğer tahric: Buhan, Buyu
حدثني مالك، عن حميد الطويل، عن انس بن مالك، انه قال احتجم رسول الله صلى الله عليه وسلم حجمه ابو طيبة فامر له رسول الله صلى الله عليه وسلم بصاع من تمر وامر اهله ان يخففوا عنه من خراجه
Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İlaç nasıl hastalığı tedavi ederse; kan vermekte öylece tedavi eder." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
وحدثني مالك، انه بلغه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان كان دواء يبلغ الداء فان الحجامة تبلغه
Harise oğullarından biri olan ensardan İbn-i Muhayyise kan alan bir kişiyi ücretle çalıştırmak konusunda Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dan izin istedi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de bundan yasakladı. O kimse Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "O ücreti kölelerine yedir" deyinceye kadar izin istemeye devam etti. Diğer tahric: Tirmizı, Buyu'; İbn-i Mace, Ticarat
وحدثني مالك، عن ابن شهاب، عن ابن محيصة الانصاري، احد بني حارثة انه استاذن رسول الله صلى الله عليه وسلم في اجارة الحجام فنهاه عنها فلم يزل يساله ويستاذنه حتى قال " اعلفه نضاحك " . يعني رقيقك
Abdullah b. Ömer r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ı doğuya işaret ederek şöyle dediğini gördüm: "İşte fitne buradadır. Şeytan'ın boynuzunun çıktığı yerde" buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Bed-il Halk; Müslim, Fiten
حدثني مالك، عن عبد الله بن دينار، عن عبد الله بن عمر، انه قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يشير الى المشرق ويقول " ها ان الفتنة ها هنا ان الفتنة ها هنا من حيث يطلع قرن الشيطان
Malik r.a.'e ulaşan bilgilere göre, Ömer b. Hattab Irak'a gitmek isteyince Kab'ul Ahbar ona: "Ey Mu'minlerin emiri! Irak'a gitme; zira sihrin onda dokuzu orada; cinlerin fasıkları orada ve devasız dertlerde oradadır" dedi. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
وحدثني مالك، انه بلغه ان عمر بن الخطاب، اراد الخروج الى العراق فقال له كعب الاحبار لا تخرج اليها يا امير المومنين فان بها تسعة اعشار السحر وبها فسقة الجن وبها الداء العضال
Ebu Lübabe (r.a)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evlerdeki yılanları öldürmeyi yasakladı. (Sadece İmam-! Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
حدثني مالك، عن نافع، عن ابي لبابة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن قتل الحيات التي في البيوت
Aişe (r.anha)'nın azadlı cariyesi Saibe (r.anha)'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evlerdeki küçük yılanları öldürmeyi yasakladı. Ancak kuyruğu kısa ve sırtında iki beyaz çizgisi olanlar hariç çünkü bu iki çeşit yılan gözün nurunu giderir ve kadınların çocuk düşürmesine sebep olur." Diğer tahric: Buhari, Bed-il Halk; Müslim, Selam
وحدثني مالك، عن نافع، عن سايبة، مولاة لعايشة . ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن قتل الجنان التي في البيوت الا ذا الطفيتين والابتر فانهما يخطفان البصر ويطرحان ما في بطون النساء
Hişam b. Zühre r.a.'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ebu Said el Hudrl'nin yanına girdim. Onu namaz kılarken buldum. Namazını bitirinceye kadar onu bekledim. Onun evinde divanın altında bir hareket hissettim. Birde baktım ki bir yılan; onu öldürmek için ayağa kalktım. Ebu Said "otur" diye işaret etti. Namazı bitirince evdeki bir adayı göstererek dedi ki: "Şu odayı görüyor musun?" Ben de: "Evet" dedim. O da şöyle söyledi: "Orada yeni gerdeğe girmiş bir genç vardı. Bu genç Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Hendek savaşına katıldı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hendekte iken bu genç gelerek izin istedi ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, ben yeni evliyim bana izin ver" Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona izin verdi ve şöyle emretti: "Silahını yanına al, zira Beni Kureyza'nın sana bir şey yapmalarından korkuyorum." Genç evine gittiğinde hanımını iki kapı arasında ayakta dururken gördü. Ona vurmak için mızrağa elini uzattı ve kıskançlığı galip geldi. Bunun üzerine hanım: "Evine girip içerdekini görmeden acele etme" dedi. Genç te eve girdi. Yatağının üzerine kıvrılmış bir yılan gördü ve mızrağını ona sapladı. Sonra onu dışarıya çıkarıp mızrağını eve dikti. Mızrağın ucunda yılan titredi ve gençte yere yıkıldı. Genç mi yılan mı önce öldü bilinmiyar. Bu durum Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatılınca şöyle buyurdu: "Medine'de Müslüman olmuş cinler vardır. Onlardan birini görürseniz onlara üç gün süre verin eğer yine orada dururlarsa o zaman onu öldürün, çünkü o şeytandır." Diğer tahric: Müslim, Selam
وحدثني مالك، عن صيفي، مولى ابن افلح عن ابي السايب، مولى هشام بن زهرة انه قال دخلت على ابي سعيد الخدري فوجدته يصلي فجلست انتظره حتى قضى صلاته فسمعت تحريكا تحت سرير في بيته فاذا حية فقمت لاقتلها فاشار ابو سعيد ان اجلس فلما انصرف اشار الى بيت في الدار فقال اترى هذا البيت فقلت نعم . قال انه قد كان فيه فتى حديث عهد بعرس فخرج مع رسول الله صلى الله عليه وسلم الى الخندق فبينا هو به اذ اتاه الفتى يستاذنه فقال يا رسول الله ايذن لي احدث باهلي عهدا فاذن له رسول الله صلى الله عليه وسلم وقال " خذ عليك سلاحك فاني اخشى عليك بني قريظة " فانطلق الفتى الى اهله فوجد امراته قايمة بين البابين فاهوى اليها بالرمح ليطعنها وادركته غيرة فقالت لا تعجل حتى تدخل وتنظر ما في بيتك . فدخل فاذا هو بحية منطوية على فراشه فركز فيها رمحه ثم خرج بها فنصبه في الدار فاضطربت الحية في راس الرمح وخر الفتى ميتا فما يدرى ايهما كان اسرع موتا الفتى ام الحية فذكر ذلك لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال " ان بالمدينة جنا قد اسلموا فاذا رايتم منهم شييا فاذنوه ثلاثة ايام فان بدا لكم بعد ذلك فاقتلوه فانما هو شيطان
Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yolculuğa çıkmak istediğinde ayağını bineğinin üzengisine koyunca şöyle derdi: "Allah'ın adıyla bu yolculuğa başlıyorum. Allah'ım yolculukta da sahip olan Sensin. Ailem hakkında vekil olan Sensin. Allah'ım, yeryüzünü bizim için dür ve yolculuğu bize kolaylaştır. Allah'ım yolculuğun şiddet ve eziyetIerinden; yolculukta üzüntü verici bir şeye uğramaktan, mal ve çoluk çocuk bakımından kötü bir manzara ile karşılaşmaktan Sana sığınırım." Diğer tahric: Müslim, Hac
حدثني مالك، انه بلغه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان اذا وضع رجله في الغرز وهو يريد السفر يقول " باسم الله . اللهم انت الصاحب في السفر والخليفة في الاهل اللهم ازو لنا الارض وهون علينا السفر اللهم اني اعوذ بك من وعثاء السفر ومن كابة المنقلب ومن سوء المنظر في المال والاهل
Havle binti Hakim (r.a)'den rivayete göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir yerde konaklayan kimse şöyle desin: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın tam ve noksansız kelimelerine sığınırım" kişi böyle derse ona hiçbir şey zarar vermez." Diğer tahric: Müslim, Zikir ve Dua
وحدثني مالك، عن الثقة، عنده عن يعقوب بن عبد الله بن الاشج، عن بسر بن سعيد، عن سعد بن ابي وقاص، عن خولة بنت حكيم، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من نزل منزلا فليقل اعوذ بكلمات الله التامات من شر ما خلق . فانه لن يضره شىء حتى يرتحل
Amr b. Şuayb r.a. babasından ve dedesinden rivayetle Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın şöyle dediğini aktarmıştır: "Tek başına yolculuk yapana şeytan musallat olur. Çift kişi olarak yolculuk yapan kimseye yine şeytan musallat olur. Üç kişi yolculuk yaparsa bu bir cemaattir." Diğer tahric: Ebu Davud, Cihad; Tirmizı, Cihad
حدثني مالك، عن عبد الرحمن بن حرملة، عن عمرو بن شعيب، عن ابيه، عن جده، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الراكب شيطان والراكبان شيطانان والثلاثة ركب
Said b. Müseyyeb r.a.'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şeytan bir ve iki yolcuya musallat olur; yolcu sayısı üç olunca onlar şeytana galip gelirler." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
وحدثني مالك، عن عبد الرحمن بن حرملة، عن سعيد بن المسيب، انه كان يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الشيطان يهم بالواحد والاثنين فاذا كانوا ثلاثة لم يهم بهم
Ebu Hureyre r.a.'den rivayete göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kadın için yanında mahremi olmadan bir gün ve bir gecelik mesafeye yolculuk yapması caiz olmaz." Diğer tahric: Buhari, Taksirus-Salat; Müslim, Hac
وحدثني مالك، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا يحل لامراة تومن بالله واليوم الاخر تسافر مسيرة يوم وليلة الا مع ذي محرم منها
Halid b. Ma'dan r.a. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den merfu olarak şöyle rivayet etmiştir: "Allah her işi kolay eder, kolaylığı sever. Ondan hoşlanır, şiddet ve meşakkate karşı yardım göstermez. Siz dilsiz hayvanlara bindiğinizde onları konak yerlerinde dinlendiriniz. Eğer geçtiğiniz yer kurak ise oradan süratlice geçiniz. Gece yolculuğunu tercih ediniz. Çünkü geceleyin yol dürütür. Gündüz alınamayan yol gece alınır. Yollar üzerine konaklarnaktan sakınınız. Çünkü yollar hayvanların gelip geçeceği yerler ve yılanların sığınacağı yerlerdir." Diğer tahric: Müslim, Imara
حدثني مالك، عن ابي عبيد، مولى سليمان بن عبد الملك عن خالد بن معدان، يرفعه " ان الله تبارك وتعالى رفيق يحب الرفق ويرضى به ويعين عليه ما لا يعين على العنف فاذا ركبتم هذه الدواب العجم فانزلوها منازلها فان كانت الارض جدبة فانجوا عليها بنقيها وعليكم بسير الليل فان الارض تطوى بالليل ما لا تطوى بالنهار واياكم والتعريس على الطريق فانها طرق الدواب وماوى الحيات
Ebu Hureyre (r.a)'den rivayete göre, Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yolculuk azabtan bir parçad!f. Birinizin uyumasına yeme ve içmesine engel olur. Herhang!biriniz yolculukta işini bitirince hemen ailesinin yanına dönsün." (Buharl, Umre; Müslim, Imara)
وحدثني مالك، عن سمى، مولى ابي بكر عن ابي صالح، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " السفر قطعة من العذاب يمنع احدكم نومه وطعامه وشرابه فاذا قضى احدكم نهمته من وجهه فليعجل الى اهله