Loading...

Loading...
Kitap
7 Hadis
Zeyd b. Eslem'den: Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «Binekli olan yaya'ya selam verir. Bir topluluktan birisi selam verince diğerlerine de kafi gelir.»
حدثني عن مالك، عن زيد بن اسلم، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " يسلم الراكب على الماشي واذا سلم من القوم واحد اجزا عنهم
Yahya b. Saîd'den: Cabir b. Abdullah et yüklenmiş giderken, ona Hazret-i Ömer b. el-Hattab yetişti ve: Bu ne?» diye sordu. Bunun üzerine Cabir: Ey mü'minlerin emiri, canım et yemeyi çok istedi. Bir dirhem karşılığında et satın aldım.» deyince Hazret-i Ömer: Sizden biri, komşusunu ve amca oğlunu artan yemekten yararlandırmak için karnını biraz az doyurmayı istemez mi? Şu ayeti kerimeyi unuttun mu? (neden onu gözönünde bulundur muyorsunuz?) «(Kıyamet gününde onlara şöyle denilir): Siz bütün güzel ve helal olan lezzetlerden dünya hayatınızda nasibinizi aldınız ve onu tükettiniz. (Onlarla arzularınıza uyup günah işlediniz.)» Ahkaf sûresi
وحدثني عن مالك، عن وهب بن كيسان، عن محمد بن عمرو بن عطاء، انه قال كنت جالسا عند عبد الله بن عباس فدخل عليه رجل من اهل اليمن فقال السلام عليكم ورحمة الله وبركاته . ثم زاد شييا مع ذلك ايضا . قال ابن عباس وهو يوميذ قد ذهب بصره من هذا قالوا هذا اليماني الذي يغشاك . فعرفوه اياه . قال فقال ابن عباس ان السلام انتهى الى البركة . قال يحيى سيل مالك هل يسلم على المراة فقال اما المتجالة فلا اكره ذلك واما الشابة فلا احب ذلك
Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «Yahudilerden biri size selam verdiğinde: «Essamu aleykum = Ölüm sizin üzerinize olsun.» der. Siz de: «Aleyke= senin üzerine olsun» diye karşılık veriniz.»
حدثني عن مالك، عن عبد الله بن دينار، عن عبد الله بن عمر، انه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان اليهود اذا سلم عليكم احدهم فانما يقول السام عليكم . فقل عليك
Ebu Vakid el-Leysî (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescidde ashabıyla otururken üç kişi geldi. îkisi Resululîah'a doğru yöneldi, biriside gitti. Bu iki kişi, Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'İn meclisinde durup selam verdiler. Onlardan biri halkada bir boş yer gördü ve oraya oturdu. Diğeri de oradakilerin arkasına oturdu. Üçüncüye gelince dönüp gitti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (sözünü) bitirince şöyle buyurdu: «Şu üç kişinin durumunu size haber vereyim. Onlardan biri Allah'a sığındı, Allah da onu himayesine aldı. Diğeri çekindi, Allah da ona azab etmekten çekindi, öbürü ise yüz çevirdi. Allah da ondan yüz çevirdi.»
حدثني عن مالك، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن ابي مرة، مولى عقيل بن ابي طالب عن ابي واقد الليثي، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم بينما هو جالس في المسجد والناس معه اذ اقبل نفر ثلاثة فاقبل اثنان الى رسول الله صلى الله عليه وسلم وذهب واحد فلما وقفا على مجلس رسول الله صلى الله عليه وسلم سلما فاما احدهما فراى فرجة في الحلقة فجلس فيها واما الاخر فجلس خلفهم واما الثالث فادبر ذاهبا فلما فرغ رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الا اخبركم عن النفر الثلاثة اما احدهم فاوى الى الله فاواه الله واما الاخر فاستحيا فاستحيا الله منه واما الاخر فاعرض فاعرض الله عنه
Enes. b. Malik (r.a.)'den: Ömer b. Hattab (r.a.)'ı dinledim. Bir adam ona selam verdi. O da selamını aldı. Sonra adama: «— Nasılsın?» diye sorunca adam: «— Allah'a hamdolsun» diye karşılık verdi. Ömer (r.a.): «— Senden istediğim işte budur.» dedi
وحدثني عن مالك، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن انس بن مالك، انه سمع عمر بن الخطاب، وسلم، عليه رجل فرد عليه السلام ثم سال عمر الرجل كيف انت فقال احمد اليك الله . فقال عمر ذلك الذي اردت منك
Abdullah b. Ebi Talha'dan: Ubey b. Ka'b'ın oğlu Tufeyl bana Abdullah b. Ömer (r.a.)'e geldiğini ve beraberce çarşıya gittiklerini haber vererek şöyle dedi: Çarşıya gittiğimizde Abdullah b. Ömer (r.a.), uğradığı satıcılara, ticaret erbabına, fakirlere ve herkese mutlaka selam verirdi. Bir gün yine Abdullah b. Ömer (r.a.)'e gittim. Kendisiyle beraber çarşıya çıkmamı istedi. Ben de ona: «— Çarşıda ne yapacaksın? Sen satıcıların yanında durmazsın. Bir mal sormazsın, bir şey almazsın ve çarşıdaki meclislerde de oturmazsın. Ben diyorum ki, burada bizimle otur, konuşalım.» dediğimde bana: «— Ey şişman! Biz selam için gideceğiz, karşılaştığımız kimselere selam veririz.» dedi
وحدثني عن مالك، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، ان الطفيل بن ابى بن كعب، اخبره انه، كان ياتي عبد الله بن عمر فيغدو معه الى السوق قال فاذا غدونا الى السوق لم يمر عبد الله بن عمر على سقاط ولا صاحب بيعة ولا مسكين ولا احد الا سلم عليه - قال الطفيل - فجيت عبد الله بن عمر يوما فاستتبعني الى السوق فقلت له وما تصنع في السوق وانت لا تقف على البيع ولا تسال عن السلع ولا تسوم بها ولا تجلس في مجالس السوق قال واقول اجلس بنا ها هنا نتحدث . قال فقال لي عبد الله بن عمر يا ابا بطن - وكان الطفيل ذا بطن - انما نغدو من اجل السلام نسلم