Loading...

Loading...
Kitap
19 Hadis
Sehl b. Huneyf'in torunu Muhammed b. Ebi Ümame'den: Babamın şöyle dediğini duydum: «— Babam, Sehl b. Huneyf, Harrar'da gusül yaptı. Üzerindeki cübbesini çıkarmıştı. Amir b. Rebîa da bakıyordu. Sehl, cildi güzel, beyaz bir adamdı.» Ebu Ümame devamla diyor ki, amir b. Rebia ona: «— Bakirelerin cildi bile bugün gördüğüm gibi değildir.» deyince Sehl olduğu yere yıkıldı, elem ve acıları şiddetlendi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: «— Sehl rahatsızlandı, seninle gidemiyecek.» dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sehl'in yanına gidince ona amir'in kendine bakışını ve dediklerini anlattı.» Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de (amire hitaben): «— Siz'den biri kardeşini neden öldürüyor? Allah mubarek kılsın demeliydin! Göz değmesi vakidir; onun için (Sehl için) abdest al.» dedi. Amir de onun (iyileşmesi) için abdest alınca Sehl Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber gitti, hiçbir şikayeti kalmadı, rahatladı
وحدثني يحيى، عن مالك، عن محمد بن ابي امامة بن سهل بن حنيف، انه سمع اباه، يقول اغتسل ابي سهل بن حنيف بالخرار فنزع جبة كانت عليه وعامر بن ربيعة ينظر قال وكان سهل رجلا ابيض حسن الجلد - قال - فقال له عامر بن ربيعة ما رايت كاليوم ولا جلد عذراء . قال فوعك سهل مكانه واشتد وعكه فاتي رسول الله صلى الله عليه وسلم فاخبر ان سهلا وعك وانه غير رايح معك يا رسول الله فاتاه رسول الله صلى الله عليه وسلم فاخبره سهل بالذي كان من شان عامر فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " علام يقتل احدكم اخاه الا بركت ان العين حق توضا له " . فتوضا له عامر فراح سهل مع رسول الله صلى الله عليه وسلم ليس به باس
Sehl b. Huneyf'in oğlu Ebu Ümame'den: amir b. Rebia, Sehl b. Huneyf i gusül yaparken gördü ve: «— Hiç güneş görmeyen ciltler bile bugünki gördüğüm gibi değildir, demesiyle Sehl yıkıldı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: «— Ya Resulullah, Sehl b. Huneyf hakkında yapacak bir şeyin var mı? Vallahi başını kaldıramıyor.» dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— (Ona nazar eden) birini itham ediyor musunuz?» diye sorduğunda: «— Amir b. Rehia'yı itham ediyoruz.» dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Amir'i çağırarak kızdı ve: «— Sizden biri kardeşini neden (gözle) öldürüyor? Ona bereketle dua etseydin ya! Şimdi onun için yıkan.» dedi. Amir de yüzünü, ellerini, dirsek ve dizlerini, ayak topuklarını ve böğürlerini bir kab içersinde yıkadı. Sonra (O su) Sehl'in üzerine döküldü. Sehl de iyileşerek oradakilerle beraber gitti, hiç bir şikayeti kalmadı. BU HADİS’İN İBN-İ HİBBAN’DAKİ RİVAYETİ VE ABDEST TARİFİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN
وحدثني مالك، عن ابن شهاب، عن ابي امامة بن سهل بن حنيف، انه قال راى عامر بن ربيعة سهل بن حنيف يغتسل فقال ما رايت كاليوم ولا جلد مخباة . فلبط سهل فاتي رسول الله صلى الله عليه وسلم فقيل يا رسول الله هل لك في سهل بن حنيف والله ما يرفع راسه . فقال " هل تتهمون له احدا " قالوا نتهم عامر بن ربيعة . قال فدعا رسول الله صلى الله عليه وسلم عامرا فتغيظ عليه وقال " علام يقتل احدكم اخاه الا بركت اغتسل له " . فغسل عامر وجهه ويديه ومرفقيه وركبتيه واطراف رجليه وداخلة ازاره في قدح ثم صب عليه فراح سهل مع الناس ليس به باس
Humeyd b. Kays'dan: Cafer b. Ebi Talib'in iki oğlu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna getirildiğinde onların bakıcılarına (dadılarına): «— Bunları zayıf görüyorum, neden?» diye sordu. O da: «— Ya Resulullah, onlara göz değiyor. Uygun görüp görmüyeceğini bilmediğimiz için onları okutmadık.» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Onları okutunuz, çünkü eğer kaderin önüne birşey geçecek olsaydı bu, nazar olurdu.» buyurdu
حدثني عن مالك، عن حميد بن قيس المكي، انه قال دخل على رسول الله صلى الله عليه وسلم بابنى جعفر بن ابي طالب فقال لحاضنتهما " ما لي اراهما ضارعين " . فقالت حاضنتهما يا رسول الله انه تسرع اليهما العين ولم يمنعنا ان نسترقي لهما الا انا لا ندري ما يوافقك من ذلك . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " استرقوا لهما فانه لو سبق شىء القدر لسبقته العين
Urve b. Zübeyr (r.a.) den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hanımı Ümmü Seleme'nin evine girdi. Orada bir çocuk ağlıyordu. Ona göz değdiğini söylediklerinde Resuîullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Ona göz değmesinden (korunmak) için okutsaydınız.» buyurdu
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن سليمان بن يسار، ان عروة بن الزبير، حدثه ان رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل بيت ام سلمة زوج النبي صلى الله عليه وسلم وفي البيت صبي يبكي فذكروا له ان به العين - قال عروة - فقال رسول الله
Ata’ b. Yesar'dan: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Kul hastalandığı zaman Allah Teala ona iki melek gönderir ve der ki: «— Bakınız, ziyaretçilerine ne söylüyor?» Eğer hasta, ziyaretçiler geldiğinde Allah'a hamdü sena ediyorsa melekler bunu her şeyi iyi bilen Aziz ve Celil olan Allah'a ulaştırırlar. Bunun üzerine Allah da şöyle buyurur: «— Eğer o kulumu öldürürsem cennete koyarım. Şifa verir iyileştirirsem ona hastalığından dolayı zayi ettiği etinden ve kanından daha hayırlısını halk ederim, günahlarını da bağışlarım.» İbn Abdilber, Abbad b. Kesir el-Mekkî yoluyla mevsul rivayet etmiştir
حدثني عن مالك، عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا مرض العبد بعث الله تعالى اليه ملكين فقال انظرا ماذا يقول لعواده . فان هو - اذا جاءوه - حمد الله واثنى عليه رفعا ذلك الى الله عز وجل - وهو اعلم - فيقول لعبدي على ان توفيته ان ادخله الجنة وان انا شفيته ان ابدل له لحما خيرا من لحمه ودما خيرا من دمه وان اكفر عنه سيياته
Urve b. Zübeyr der ki: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Aişe r.anha'nın şöyle dediğini işittim: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Bir diken batması bile olsa mu'min uğradığı bütün musibetlerin mükafaatını görür,» yahut da «karşılaştığı sıkıntılar hatalarına keffaret olur.» buyurdu
وحدثني عن مالك، عن يزيد بن خصيفة، عن عروة بن الزبير، انه قال سمعت عايشة، زوج النبي صلى الله عليه وسلم تقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا يصيب المومن من مصيبة حتى الشوكة الا قص بها او كفر بها من خطاياه " . لا يدري يزيد ايهما قال عروة
Ebu Hureyre (r.a.) den: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «Allah kimin hayırlı olmasını isterse, onu musibete uğratır.»
وحدثني مالك، عن محمد بن عبد الله بن ابي صعصعة، انه قال سمعت ابا الحباب، سعيد بن يسار يقول سمعت ابا هريرة، يقول قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من يرد الله به خيرا يصب منه
Yahya b. Said'den: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanına ölen bir zat hakkında birisi: «— Ne mutlu ona! Bir hastalığa tutulmadan vefat etti.» dediğinde, Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Vah yazık! Bilmiyorsun ki eğer Allah onu bir hastalığa müptela kılsaydı, onu günahlarına kefaret kılardı.» buyurdu
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، ان رجلا، جاءه الموت في زمان رسول الله صلى الله عليه وسلم فقال رجل هنييا له مات ولم يبتل بمرض . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ويحك وما يدريك لو ان الله ابتلاه بمرض يكفر به من سيياته
Osman b. Ebİ'l-As (r.a.) şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldim. Ağrımdan kıvranıyordum. Bu halimi gören Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Duyduğum ağrının şerrinden Allah Teala'nın kudret ve azametine sığınıyorum, diyerek ağrıyan yeri yedi kere sıvazla» buyurdu. Ben de böyle yaptım. Allah hastalığımı giderdi. O günden beri aileme ve başkalarına öyle (yapmalarını) tavsiye ediyorum
حدثني عن مالك، عن يزيد بن خصيفة، ان عمرو بن عبد الله بن كعب السلمي، اخبره ان نافع بن جبير اخبره عن عثمان بن ابي العاص، انه اتى رسول الله صلى الله عليه وسلم قال عثمان وبي وجع قد كاد يهلكني . قال فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " امسحه بيمينك سبع مرات وقل اعوذ بعزة الله وقدرته من شر ما اجد " . قال فقلت ذلك فاذهب الله ما كان بي فلم ازل امر بها اهلي وغيرهم
Aişe r.anha'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hastalandığı zaman kendi kendisine muavvizeteyn -felak ve nas surelerini- okur ve üflerdi. Ağrısı şiddetlendiği zaman da ona ben okur, bereketini umarak kendisinin sağ eliyle ağrının üzerine meshederdim
وحدثني عن مالك، عن ابن شهاب، عن عروة بن الزبير، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان اذا اشتكى يقرا على نفسه بالمعوذات وينفث . قالت فلما اشتد وجعه كنت انا اقرا عليه وامسح عليه بيمينه رجاء بركتها
Abdurrahman'ın kızı Amr'e (r.a.) şöyle rivayet etti: Ebu Bekr (r.a.), Hz. Aişe r.anha'nın huzuruna girdi. O hastaydı. Bir yahudi kadını da ona okuyordu. Ebu Bekr (r.a.): «— Ona, Allah'ın kitabından oku» dedi
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن عمرة بنت عبد الرحمن، ان ابا بكر الصديق، دخل على عايشة وهي تشتكي ويهودية ترقيها فقال ابو بكر ارقيها بكتاب الله
Zeyd b. Eslem şunları anlattı: Resululîah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında bir İçişi yaralandı ve çok kan kaybetti. Bu adam, Enmar oğullarından kendisine bakacak iki kişi çağırdı. Bunların anlattığına göre, Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendilerine: «— Tıbbı hanginiz daha iyi biliyor?» diye sorduğunda onlar da: «— Tıb'da (tıbbî müdahalere) bir fayda var mı, ya Resulallah?» dediler. (Bunun üzerine) Zeyd'in ifadesine göre, Resululîah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Hastalıkları indiren, deva ve çarelerini de indirmiştir.» buyurdu
حدثني عن مالك، عن زيد بن اسلم، ان رجلا، في زمان رسول الله صلى الله عليه وسلم اصابه جرح فاحتقن الجرح الدم وان الرجل دعا رجلين من بني انمار فنظرا اليه فزعما ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لهما " ايكما اطب " . فقالا او في الطب خير يا رسول الله فزعم زيد ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " انزل الدواء الذي انزل الادواء
Yahya b. Said der ki: Bana Resululîah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında, Sa'd b. Zürare'nin boğazmdaki iltihab bağlamasından öldüğü rivayet edildi
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، قال بلغني ان سعد بن زرارة، اكتوى في زمان رسول الله صلى الله عليه وسلم من الذبحة فمات
Nafi der ki: Abdullah b. Ömer (r.a.) yüz felcini dağladı ve akrep (sokmasına) karşı okundu
وحدثني عن مالك، عن نافع، ان عبد الله بن عمر، اكتوى من اللقوة ورقي من العقرب
Münzir'in kızı Fatıma der ki: Ebu Bekir'in kızı Esma'ya sıtmaya yakalanıp çaresini arayan bir kadın getirildiğinde, biraz su alır, boynundan göğsüne doğru döker ve: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize sıtmanın hararetini, suyla düşürmemizi emrederdi.» derdi
حدثني عن مالك، عن هشام بن عروة، عن فاطمة بنت المنذر، ان اسماء بنت ابي بكر، كانت اذا اتيت بالمراة وقد حمت تدعو لها اخذت الماء فصبته بينها وبين جيبها وقالت ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يامرنا ان نبردها بالماء
Hişam, babası Urve'den şöyle rivayet etti: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Humma hastalığı, cehennemin şiddetli hararetinden bir parçadır. Onun hararetini su ile düşürünüz» buyurdu
وحدثني عن مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ان الحمى من فيح جهنم فابردوها بالماء
İbn Ömer'den gelen bir rivayette de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Humma, cehennemin şiddetli hararetinden bir parçadır. Siz onu su ile söndürünüz.» buyurdu
وحدثني مالك، عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الحمى من فيح جهنم فاطفيوها بالماء
Cabir b. Abdullah (r.a.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in buyurduğunu rivayet etti: «Bir kimse, hasta ziyaretine gidince, ilahi rahmetin içine dalmış olur. Hastanın yanında oturunca da onun hakkında rahmet şahit olur.»
حدثني عن مالك، انه بلغه عن جابر بن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا عاد الرجل المريض خاض الرحمة حتى اذا قعد عنده قرت فيه " . او نحو هذا
İbn Atiyye, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etti; «Hastalık bulaşması yoktur. Baykuş uğursuzluğu yoktur. Karın kurdu (veya safer ayı haram aylardan sayılmaz). Hastalıklı hayvanlar sağlam hayvanların arasına karışmasın. Sağlam hayvanlar ise istediği yerde dolaşıp otlayabilir.» «— Bu neden böyle oluyor ya Resulallah?» diye sorduklarında, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Çünkü hastaları sağlamlarına karıştırmak, zarar getirir.» buyurdu
وحدثني عن مالك، انه بلغه عن بكير بن عبد الله بن الاشج، عن ابن عطية، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا عدوى ولا هام ولا صفر ولا يحل الممرض على المصح وليحلل المصح حيث شاء " . فقالوا يا رسول الله وما ذاك فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انه اذى