Loading...

Loading...
Kitap
10 Hadis
Hişam b. Urve (r.a.) babasından naklederek şöyle diyor: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Ey Allah'ın RasÜlü çölden bazı bedeviler bize bazı etler getiriyorlar, fakat biz bunların keserken besmele çekip çekmediklerini bilmiyoruz" denildi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah adını anın ve sonra onları yiyin." Diğer tahric: Buhari, Tevhid * Malik der ki: "Bu İslam'ın ilk yıllarında idi
حدثني يحيى، عن مالك، عن هشام بن عروة، عن ابيه، انه قال سيل رسول الله صلى الله عليه وسلم فقيل له يا رسول الله ان ناسا من اهل البادية ياتوننا بلحمان ولا ندري هل سموا الله عليها ام لا فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " سموا الله عليها ثم كلوها " . قال مالك وذلك في اول الاسلام
Yahya b. Said (r.a.)'den rivayete göre, Abdullah b. Ayyaş b. Ebi Rabia el Mahzumi, kölesine bir hayvan kesmesini emretti. Köle hayvanı kesmek isteyince de: "Bismillah" de dedi. Köle de: "Dedim" dedi. O yine: "Bismillah de yazıklar olsun sana" dedi. O da yine Allah'ın adını andım dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Ayyaş: "Vallahi hiçbir zaman o etten yemem" diye yemin etti. (Sadece İmam-! Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، ان عبد الله بن عياش بن ابي ربيعة المخزومي، امر غلاما له ان يذبح ذبيحة فلما اراد ان يذبحها قال له سم الله . فقال له الغلام قد سميت . فقال له سم الله ويحك . قال له قد سميت الله . فقال له عبد الله بن عياش والله لا اطعمها ابدا
Ata b. Yesar (r.a)'dan rivayete göre, Ensar'ın Harise oğulları kolundan bir kimse Uhud bölgesinde sağmal devesini otlatıyordu. Hayvan ölümle baş başa kaldı. Sahibi onu; bir tarafı keskin bir ağaçla kesti. Durum Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bildirildi. O da: "Sakıncası yok yiyebilirsiniz" buyurdu. (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
حدثني يحيى، عن مالك، عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، ان رجلا، من الانصار من بني حارثة كان يرعى لقحة له باحد فاصابها الموت فذكاها بشظاظ فسيل رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ذلك فقال " ليس بها باس فكلوها
Muaz b. Sa'd (r.a.) -veya Sa'd b. Muaz'dan rivayete göre, Ka'b b. Malik'in cariyesi Sel' dağında koyunlarını otlatıyordu. Koyunlarından biri hastalanıp ölümle baş başa kaldı. Cariye hemen yetişip onu keskin bır taşla kesti. Durum Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e soruldu. O da: "Sakıncası yok yiyebilirsiniz" buyurdu. Diğer tahric: Buharı, Zebaih ve Sayd
وحدثني عن مالك، عن نافع، عن رجل، من الانصار عن معاذ بن سعد، او سعد بن معاذ ان جارية، لكعب بن مالك كانت ترعى غنما لها بسلع فاصيبت شاة منها فادركتها فذكتها بحجر فسيل رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ذلك فقال " لا باس بها فكلوها
Sevr b. Zeyd ed Dili (r.a.)'den rivayete göre, Abdullah b. Abbas'a Hıristiyan Arapların kestiklerinin yenip yenmeyeceği soruldu. O da şöyle dedi: "Bunda bir sakınca yoktur diyerek Maide suresi 51. ayetini okudu: " ... kim onlardan birini dost edinirse o onlardandır." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta' ında geçmektedir)
وحدثني عن مالك، عن ثور بن زيد الديلي، عن عبد الله بن عباس، انه سيل عن ذبايح، نصارى العرب فقال لا باس بها وتلا هذه الاية {ومن يتولهم منكم فانه منهم}
Malik (r.a.)'e ulaşan haberlere göre, Abdullah b. Abbas şöyle derdi: "Boyun damarları kesilerek kesim yapılan hayvanın etinden yiyebilirsiniz." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)
وحدثني عن مالك، انه بلغه ان عبد الله بن عباس، كان يقول ما فرى الاوداج فكلوه
Malik, Yahya b. Saıd'den Saıd b. Müseyyeb'in şöyle dediğini aktarmıştır: "Mecbur kaldığında kullandığın bir aletle hayvanı boğazlama işini başarmışsan hiçbir sakınca yoktur demektir
وحدثني عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن سعيد بن المسيب، انه كان يقول ما ذبح به اذا بضع فلا باس به اذا اضطررت اليه
حدثني يحيى، عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن ابي مرة، مولى عقيل بن ابي طالب انه سال ابا هريرة عن شاة، ذبحت فتحرك بعضها فامره ان ياكلها ثم سال عن ذلك زيد بن ثابت فقال ان الميتة لتتحرك ونهاه عن ذلك . وسيل مالك عن شاة تردت فتكسرت فادركها صاحبها فذبحها فسال الدم منها ولم تتحرك فقال مالك اذا كان ذبحها ونفسها يجري وهي تطرف فلياكلها
حدثني يحيى، عن مالك، عن يحيى بن سعيد، عن ابي مرة، مولى عقيل بن ابي طالب انه سال ابا هريرة عن شاة، ذبحت فتحرك بعضها فامره ان ياكلها ثم سال عن ذلك زيد بن ثابت فقال ان الميتة لتتحرك ونهاه عن ذلك . وسيل مالك عن شاة تردت فتكسرت فادركها صاحبها فذبحها فسال الدم منها ولم تتحرك فقال مالك اذا كان ذبحها ونفسها يجري وهي تطرف فلياكلها
Nafi' (r.a)'den rivayete göre, Abdullah b. Ömer şöyle derdi: "Deve kurban edildiği zaman eğer karnındaki yavrusunun organları teşekkül etmiş, tüyleri çıkmış ise anasının kesimi yavrusunun da kesimi yerine geçer. Yavru anasının karnından çıkmışsa damarlarındaki kanın boşalması için o da kesilir." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektediL)
حدثني يحيى، عن مالك، عن نافع، عن عبد الله بن عمر، انه كان يقول اذا نحرت الناقة فذكاة ما في بطنها في ذكاتها اذا كان قد تم خلقه ونبت شعره فاذا خرج من بطن امه ذبح حتى يخرج الدم من جوفه
Said b. Müseyyeb (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Kurbanlık hayvanın karnındaki yavrusunun kesimi annesinin kesimiyle tamam olmuş olur. Organların teşekkül etmiş tüyleri çıkmış olsa bile." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatla'ında geçmektedir)
وحدثني عن مالك، عن يزيد بن عبد الله بن قسيط الليثي، عن سعيد بن المسيب، انه كان يقول ذكاة ما في بطن الذبيحة في ذكاة امه اذا كان قد تم خلقه ونبت شعره