Loading...

Loading...
Kitap
107 Hadis
Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre ; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim izârını kibir'den dolayı (yerde) sürûklerse Allah ona kıyamet günü bakmaz (veya rahmet etmez).» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbn-i Ömer (r.a.)'ın hadisi Buharİ ve Müslim'de mevcuttur (yani müellifimizin 3569. hadisi), Lakin Ebi Said (r.a.)'ın hadisini yalnız İbn-i Maceh rivı\yet etmiştir. Bunun senedinde Atiyye bin Sa'd el-Avfi Ebu'I-Hasan bulunur. Bu ravi zayıftır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن عطية، عن ابي سعيد، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من جر ازاره من الخيلاء لم ينظر الله اليه يوم القيامة " . قال فلقيت ابن عمر بالبلاط فذكرت له حديث ابي سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم فقال واشار الى اذنيه سمعته اذناى ووعاه قلبي
Ebü Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kureyş'ten bir genç topuklarından aşağıya sarkık (vaziyette giydiği) elbisesini (yerde) sürükleyerek Ebû Hureyre'nin yanından geçti. Bunun üzerine Ebû Hureyre: Ey kardeşimin oğlu, ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu hadîsi buyururken işittim: «Kim kibir'den dolayı elbisesini (yerde) sürûklerse Allah ona kıyamet günü bakmaz (veya rahmet etmez).»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن بشر، عن محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال مر بابي هريرة فتى من قريش يجر سبله فقال يا ابن اخي اني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من جر ثوبه من الخيلاء لم ينظر الله له يوم القيامة
Huzeyfe (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim baldırımın veya onun baldırının adalesi (yâni çok etli kaba kısmı) nın aşağısını tutarak: İzârın yeri (yâni uzatılacağı yer) burasıdır. Eğer (bundan imtina) edersen (yâni daha da uzatmak istersen) bunun aşağısına in, şayet (bundan) imtina edersen onun da aşağısına in. Eğer (bu kadardan) imtina edersen (yâni daha da uzatmak istersen), İzârın topuklarda hakkı yoktur (yâni izar topukları örtmemelidir). Huzeyfe'nin. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettiği bu hadîsin mislini ... senediyle Ali bin Muhammed bize rivayet etmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو الاحوص، عن ابي اسحاق، عن مسلم بن نذير، عن حذيفة، قال اخذ رسول الله صلى الله عليه وسلم باسفل عضلة ساقي او ساقه فقال " هذا موضع الازار فان ابيت . فاسفل فان ابيت فاسفل فان ابيت فلا حق للازار في الكعبين " . حدثنا علي بن محمد، حدثنا سفيان بن عيينة، حدثني ابو اسحاق، عن مسلم بن نذير، عن حذيفة، عن النبي صلى الله عليه وسلم مثله
El-Ala bin Abdirrahman'ın babası (Abdurrahmân bin Yâkûb el-Cühenî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Ebu Saîd(-i Hudri) (r.a.)'a: Sen izar hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir şey işittin mi? diye sordum. Ebû Said: Evet. Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: «Mu'minin izârının uzunluğu baldırlarının ortalarına Kadardır. Bununla topuklar arasında olan izâr de ona günah yoktur. Topuklardan aşağı olan ateştedir. O üç kez şöyle buyurdu: Allah (giydiği), izârını kibirlenerek (yerde) sürükleyen kimseye bakmaz.»
حدثنا علي بن محمد، حدثنا سفيان بن عيينة، عن العلاء بن عبد الرحمن، عن ابيه، قال قلت لابي سعيد هل سمعت من، رسول الله صلى الله عليه وسلم شييا في الازار قال نعم سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ازرة المومن الى انصاف ساقيه لا جناح عليه ما بينه وبين الكعبين وما اسفل من الكعبين في النار " . يقول ثلاثا " لا ينظر الله الى من جر ازاره بطرا
El-Müğîre bin Şu'be (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yâ Süfyân bin Sehl İzârını (topuklardan aşağıya) sarkıtma. Çünkü Allah İzârını (topuklardan aşağıya) şarkıtanları kesinlikle sevmez.»" Not: Zevaid'de şöyle den!lmiştir: Bunun senodi sahlh olup ravileri güvenilir zatlardır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، انبانا شريك، عن عبد الملك بن عمير، عن حصين بن قبيصة، عن المغيرة بن شعبة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا سفيان بن سهل لا تسبل فان الله لا يحب المسبلين
Ümmü Seleme (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kamîs (uzun gömlek) ten daha sevimli bir libas olmadı
حدثنا يعقوب بن ابراهيم الدورقي، حدثنا ابو تميلة، عن عبد المومن بن خالد، عن ابن بريدة، عن امه، عن ام سلمة، قالت لم يكن ثوب احب الى رسول الله صلى الله عليه وسلم من القميص
Sâlim'in babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Îsbâl (yâni yasak olan elbise sarkıtma - uzatma işi) izâr (yâni bedenin belden aşağısını örten elbise) de, kamîs (uzun gömlek-entari) de ve sarıktadır. Kim (giydiği elbiseden) bir şeyi kibirlenerek sürüklerse Allah kıyamet günü ona bakmaz.» (Müellifin şeyhi) Ebû Bekir (bin Ebî Şeybe) demiştir ki t Ben (râvi) İbn-i Ebî Revvâd'ı tanımam
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا الحسين بن علي، عن ابن ابي رواد، عن سالم، عن ابيه، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الاسبال في الازار والقميص والعمامة من جر شييا خيلاء لم ينظر الله اليه يوم القيامة " . قال ابو بكر ما اغربه
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kolları ve boyu kısa kamis (gömlek - entari) giyerdi. Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Müslim bin Keysân el-Kufl bulunur. Bu râvinin zayıflığı üzerinde ittifak edilmiştir. Senedin durumunun dönüm noktası bu râvl Üzerindedir. El-Bezzâr bu hadisi Enes (R.A.)'den rivayet etmiştir. Mamafih, Esma blnt-i es-Seken'in hadîsi bu hadisi teyid eder. Esmâ'nın hadisini Tirmizl rivayet ederek hasen olduğunu söylemiştir
حدثنا احمد بن عثمان بن حكيم الاودي، حدثنا ابو غسان، قال حدثنا حسن بن صالح، ح وحدثنا سفيان بن وكيع، حدثنا ابي، عن الحسن بن صالح، عن مسلم، عن مجاهد، عن ابن عباس، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يلبس قميصا قصير اليدين والطول
Kurre (bin Eyâs el-Müzenî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak O'na bey'at ettim. O esnada O'nun gömleğinin düğmesi çözük (yâni iliksiz) idi. Urve demiştir ki: Ben bundan dolayı Muâviye'yi ve oğlunu kış ve yaz (mevsimlerin) de dâima (gömlek) düğmeleri çözük olarak gördüm
حدثنا ابو بكر، حدثنا ابن دكين، عن زهير، عن عروة بن عبد الله بن قشير، حدثني معاوية بن قرة، عن ابيه، قال اتيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فبايعته وان زر قميصه لمطلق . قال عروة فما رايت معاوية ولا ابنه في شتاء ولا صيف الا مطلقة ازرارهما
Suveyd bin Kays (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Minâ'da elbise sattığımız esnada) yanımıza geldi ve bir uzun iç don pazarlık ederek Maden satın aldı
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعلي بن محمد، قالا حدثنا وكيع، ح وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا يحيى، وعبد الرحمن، قالوا حدثنا سفيان، عن سماك بن حرب، عن سويد بن قيس، قال اتانا النبي صلى الله عليه وسلم فساومنا سراويل
Ümraü Seleme (r.a.)'dan; Şöyle demi§tir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Kadın, eteğinden ne kadarını (erkeğin eteğinden fazla) sarkıtır? diye soruldu. O: «Bir karış» buyurdu. Ben: O zaman (kadın yürüdüğünde) bedeninin bir kısmı (ayağı) açılır, dedim. O: «Bir zir'a (uzatılabilir). Kadın bundan fazla yapamaz» buyurdu
حدثنا ابو بكر، حدثنا المعتمر بن سليمان، عن عبيد الله بن عمر، عن نافع، عن سليمان بن يسار، عن ام سلمة، قالت سيل رسول الله صلى الله عليه وسلم كم تجر المراة من ذيلها قال " شبرا " . قلت اذا ينكشف عنها . قال ذراع لا تزيد عليه
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri için eteklerini bir zira (fazla) sarkıtmalarına izin verildi. Artık onlar bize gelirlerdi. Biz de onlar için kamışla bir zira ölçerdik
حدثنا ابو بكر، حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، عن سفيان، عن زيد العمي، عن ابي الصديق الناجي، عن ابن عمر، ان ازواج النبي، صلى الله عليه وسلم رخص لهن في الذيل ذراعا فكن ياتينا فنذرع لهن بالقصب ذراعا
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fâtime'ye veya Ümmü Seleme'ye: Senin eteğin bir ziradır,» buyurmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü'l-Mühezzim bulunur. Bu ravinin zayıflığı üzerinde ittifak edilmiştir. Adı da Yezid bin Süfyan'dır. Aduun Abdurrahman olduğu da söylenmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، حدثنا حماد بن سلمة، عن ابي المهزم، عن ابي هريرة، . ان النبي صلى الله عليه وسلم قال لفاطمة او لام سلمة " ذيلك ذراع
Ai§e (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadınların etekleri hakkında: «(Erkeklerinkinden) bir karış (fazla sarkıtsınlar)» buyurdu. Bunun üzerine Âişe (r.anha): O zaman (kadınlar yürürken) baldırları (açığa) çıkar, dedi. O: «Şu halde bir zira (yeter),» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü'l-Mühezzim bulunur. Bu ra.vinin durumu bıuıdan önceki hadisin notunda geçti
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عفان، حدثنا عبد الوارث، حدثنا حبيب المعلم، عن ابي المهزم، عن ابي هريرة، عن عايشة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال في ذيول النساء " شبرا " . فقالت عايشة اذا تخرج سوقهن . قال " فذراع
Amr bin Hureys (r.a.)den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde hutbe okurken ve başında siyah bir sarık varken gördüm
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا سفيان بن عيينة، عن مساور الوراق، عن جعفر بن عمرو بن حريث، عن ابيه، قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يخطب على المنبر وعليه عمامة سوداء
Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (fetih yılı) başında siyah bir sarık olduğu halde Mekke'ye girdi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، حدثنا حماد بن سلمة، عن ابي الزبير، عن جابر، ان النبي صلى الله عليه وسلم دخل مكة وعليه عمامة سوداء
İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'nin fetih günü başında siyah bir sarık olduğu halde (Mekke'ye) girdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin ravisi Musa bin Ubeyde er-Ribzi zayıftır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا عبيد الله، انبانا موسى بن عبيدة، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، ان النبي صلى الله عليه وسلم دخل يوم فتح مكة وعليه عمامة سوداء
Amr bin Hureys (r.a.)'den; Şöyle söylemiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), başında siyah bir sarık ve sarığın uçlarını omuzları arasına sarkıtmış vaziyette gözlerimin önündedir, sanki O'na bakıyorum
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو اسامة، عن مساور، حدثني جعفر بن عمرو بن حريث، عن ابيه، قال كاني انظر الى رسول الله صلى الله عليه وسلم وعليه عمامة سوداء قد ارخى طرفيها بين كتفيه
Enes bfn Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim dünyada ipek giyerse âhirette onu giyemez.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا اسماعيل ابن علية، عن عبد العزيز بن صهيب، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من لبس الحرير في الدنيا لم يلبسه في الاخرة
Berâ' (bin A'zİb) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (argaç ve erişi ipek olan) atlas, ipek ve (argaç ve erişi ipek olan) kalın atlası yasaklamıştır
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن مسهر، عن الشيباني، عن اشعث بن ابي الشعثاء، عن معاوية بن سويد، عن البراء، قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن الديباج والحرير والاستبرق