Loading...

Loading...
Kitap
67 Hadis
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki erkek yahûdi'ye: «Mûsâ (Aleyhisselâm)'a Tevrat indiren Allah ile ikinize yemin ettiriyorum (veya ikinize soruyorum),» buyurdu. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3624 – 3625 –
حدثنا علي بن محمد، حدثنا ابو اسامة، عن مجالد، انبانا عامر، عن جابر بن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ليهوديين " نشدتكما بالله الذي انزل التوراة على موسى عليه السلام
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: İki adam (ın her birisi) aynı hayvanın kendisinin (malı) olduğunu iddia ettiler. Aralarında şâhid de yoktu. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemin için kur'a etmelerini emretti. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAHLARI: 3613 – 3614 – 3615 – 3616 – 3617 –
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا خالد بن الحارث، حدثنا سعيد بن ابي عروبة، عن قتادة، عن خلاس، عن ابي رافع، عن ابي هريرة، انه ذكر ان رجلين، ادعيا دابة ولم يكن بينهما بينة فامرهما النبي صلى الله عليه وسلم ان يستهما على اليمين
Ebu Mûsâ (el-Eş'arî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: İki adam, dâvalarını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e İntikal ettirdiler, aralarında bir hayvan (ın mülkiyeti ihtilâfı) var idi ve taraflardan hiç birisinin şahidi yoktu. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hayvanı taraflar arasında yanladı. TARAFLAR KANITLAYAMIYOR VE ANLAŞAMIYORSA 3613 – 3614 –
حدثنا اسحاق بن منصور، ومحمد بن معمر، وزهير بن محمد، قالوا حدثنا روح بن عبادة، حدثنا سعيد، عن قتادة، عن سعيد بن ابي بردة، عن ابيه، عن ابي موسى، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم اختصم اليه رجلان بينهما دابة وليس لواحد منهما بينة فجعلها بينهما نصفين
Semûre bin Cundüb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bir malı kaybolup veya çalınıp, sonra bir satıcının elinde bulunca adam öncelikle bu malını alma hakkına sâhibtir. Müşteri (yâni başkasından satın alan satıcı) da verdiği bedeli, (kendisine bu malı) satan kişiden tahsil eder.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisİn bir kısmını Ebu Davud da rivayet etmiştir. Müellifin senedinde bulunan Haccac bin Ertat tedlisçidir
حدثنا علي بن محمد، حدثنا ابو معاوية، حدثنا حجاج، عن سعيد بن عبيد بن زيد بن عقبة، عن ابيه، عن سمرة بن جندب، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا ضاع للرجل متاع او سرق له متاع فوجده في يد رجل يبيعه فهو احق به ويرجع المشتري على البايع بالثمن
(Haram) bin Muhayyısa el-Ensârî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: El-Berâ' (bin ÂzibJ'in, ekinlere zarar vermeyi alışkanlık hâline getiren bir devesi vardı. Bu deve bir kavmin bostanına girip zarar verdi. Sonra bu husus hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile konuşuldu. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellern) şu hükmü verdi: Malları (yâni bostan ve benzerleri) gündüz korumak, sahihlerine aittir. Hayvanların geceleyin verdiği zarar da hayvan sahihlerine ödettirilir. ... Haram bin Muhayyısa'dan rivayet edildiğine göre, el-Berâ' bin Azib (r.a.), şöyle demiştir! El-Berâ'ın ev halkının bir devesi (bir bostana) zarar verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun misli ile hükmetti (Râvi, bundan önceki hadisin mislini rivayet etti.) EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH: 3569 –
حدثنا محمد بن رمح المصري، انبانا الليث بن سعد، عن ابن شهاب، ان ابن محيصة الانصاري، اخبره ان ناقة للبراء كانت ضارية دخلت في حايط قوم فافسدت فيه فكلم رسول الله صلى الله عليه وسلم فيها فقضى ان حفظ الاموال على اهلها بالنهار وعلى اهل المواشي ما اصابت مواشيهم بالليل . حدثنا الحسن بن علي بن عفان، حدثنا معاوية بن هشام، عن سفيان، عن عبد الله بن عيسى، عن الزهري، عن حرام بن محيصة، عن البراء بن عازب، ان ناقة، لال البراء افسدت شييا فقضى رسول الله صلى الله عليه وسلم بمثله
Benî Sûe kabilesinden bir adamdan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben, Âişe (r.anha)'y»: Bana, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huyundan haber ver, dedim. Âişe (r.anha), bana: Sen Kur'an-ı Kerim'i ''Ve şüphesiz sen (Yâ Muhammed) yüce ahlâk sahibisin'' [Kalem 4] okumuyor musun? dedi. Âişe (sözüne devamla) dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ashabı ile beraber (benim odamda) idi. Ben O'nun için yemek yaptım. (Kumam) Hafsa da O'nun için yemek yaptı. Âişe dedi ki: Hafsa (yemeği hazırlamak hususunda) beni geçti. Ben cariyeme: Git de Hafsa'nın çanağındaki yemeği dök, dedim. Hafsa'nın cariyesi) yemeği Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in önüne tam koyacağı sırada benim cariyem ona yetişti ve (onun eline vurarak) çanağı düşürdü. Çanak kırıldı ve içindeki yemek de (deriden mamul sofra üzerinde) yayıldı. Âişe dedi kii Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), çanağın parçalarını birleştirdi ve deriden mamul sofra üzerine dökülen yemeği topladı. Sonra Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile sahabîler o yemeği yediler. Bundan sonra da Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim çanağımı (içindeki yemekle beraber} gönderip Hafsa'ya verdi ve : «Kabınız yerine bir kab alınız ve içindeki yemeği (de) yeyiniz» buyurdu. Âİse dedi ki: Ben Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda işlediğim bu işin etkisini O'nun mübarek yüzünde görmedim. (Yâni hiddetlenme izini görmedim.) Not: Bunun senedinde bulunan Tabii meçhul olduğu için isnadın zayıflığı, Zevaid'de bildirilmiştir. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3567 –
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا شريك بن عبد الله، عن قيس بن وهب، عن رجل، من بني سواءة قال قلت لعايشة اخبريني عن خلق، رسول الله صلى الله عليه وسلم . قالت اوما تقرا القران {وانك لعلى خلق عظيم} قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم مع اصحابه فصنعت له طعاما وصنعت حفصة له طعاما . قالت فسبقتني حفصة فقلت للجارية انطلقي فاكفيي قصعتها فلحقتها وقد هوت ان تضع بين يدى رسول الله صلى الله عليه وسلم فاكفاتها فانكسرت القصعة وانتشر الطعام . قالت فجمعها رسول الله صلى الله عليه وسلم وما فيها من الطعام على النطع فاكلوا ثم بعث بقصعتي فدفعها الى حفصة فقال " خذوا ظرفا مكان ظرفكم " . قالت فما رايت ذلك في وجه رسول الله صلى الله عليه وسلم
Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir kere) kadınlarından birisinin yanında idi. Bu esnada, mu'minlerin analarından birisi, içinde yemek bulunan bir çanak gönderdi. Âişe, yemek getiren elçi'nin eline (bir taş parçası ile) vurdu. Çanak yere düşüp kırıldı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikiye bölünen çanağın parçalarını alıp birleştirdi. Sonra yemeği toplayıp içine koymaya ve: «Ananız kıskandı. Yeyiniz,» buyurmaya başladı. Sahabîler yemeği yediler. Nihayet, Âişe evindeki (sağlam) çanağı getirdi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sağlam çanağı (yemek getiren) elçiye verdi ve kırık çanağı bunu kıranın evinde bıraktı. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا خالد بن الحارث، حدثنا حميد، عن انس بن مالك، قال كان النبي صلى الله عليه وسلم عند احدى امهات المومنين فارسلت اخرى بقصعة فيها طعام فضربت يد الرسول فسقطت القصعة فانكسرت فاخذ رسول الله صلى الله عليه وسلم الكسرتين فضم احداهما الى الاخرى فجعل يجمع فيها الطعام ويقول " غارت امكم كلوا " . فاكلوا حتى جاءت بقصعتها التي في بيتها فدفع القصعة الصحيحة الى الرسول وترك المكسورة في بيت التي كسرتها
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Birinizin duvarının üzerine ağaç (tan hatil başını) koymak için komşusu izin istediği zaman duvar sahibi onu menetmesin.» Ebu Hureyre (r.a.), bu hadîsi yanındakilere rivayet edince onlar, (bunu garipsiyerek) başlarını eğdiler. Ebu Hureyre onları (n bu vaziyetlerini) görünce: Ne oluyor ki, ben sizi bu (sünnet) den yüz çevirir görüyorum. Vallahi ben duvarın üzerine konulacak hatil başını, (sonra) sizin omuzlarınızın araşma korum, dedi. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا هشام بن عمار، ومحمد بن الصباح، قالا حدثنا سفيان بن عيينة، عن الزهري، عن عبد الرحمن الاعرج، قال سمعت ابا هريرة، يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا استاذن احدكم جاره ان يغرز خشبة في جداره فلا يمنعه " . فلما حدثهم ابو هريرة طاطيوا رءوسهم فلما راهم قال مالي اراكم عنها معرضين والله لارمين بها بين اكتافكم
İkrime bin Seleme'den rivayet edildiğine göre: Belmüğire (Benü'l-Müğire)'den iki kardeşten biri, evinin duvarının üzerine başkasının hatil başlarını koydurmamaya, köle azadlamak üzere yemin etti. Sonra Mücemmi' bin Yezid ile Ensâr-ı Kirâm'dan çok sayıda adam (r.a.), geldiler ve dediler ki : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: «Sizden birisi, (evinin) duvarına, komşusunun ağaç (hatil başını) koymasını engellemesin,» buyurduğuna şehâdet ederiz. (Yemin eden kardeş) bunun üzerine (diğerine) şöyle dedi: Ey kardeşim! Senin lehinde ve benim aleyhimde hüküm verilmiş oldu. Ben de (köle azadlamak üzere) yemin ettim. Bu itibarla sen benim duvarımın yanına bir direk koy ve hatilini direğin üzerine bırak (ki benim yeminim bozulmasın.) Not: ,Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Hişam bin Yahya bin el-As el-Mahzumi vardır. İbn-i Hibban onu sikalar arasında anmıştır. Zehebi: Bu ravinin sikalığı ihtilaflıdır, demiştir. Diğer ravi İkrime bin Seleme ise, ne sikalığı ne de zayıflığı hakkında konuşan bir kimseyi görmedim. Mücemmi bin Yezid (r.a.)'ın bundan başka hadisi ne müellif yanında ne de Kütüb-i Sitte'nin diğerlerinde yoktur
حدثنا ابو بشر، بكر بن خلف حدثنا ابو عاصم، عن ابن جريج، عن عمرو بن دينار، ان هشام بن يحيى، اخبره ان عكرمة بن سلمة اخبره ان اخوين من بلمغيرة اعتق احدهما ان لا يغرز خشبا في جداره فاقبل مجمع بن يزيد ورجال كثير من الانصار فقالوا نشهد ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " لا يمنع احدكم جاره ان يغرز خشبة في جداره " . فقال يا اخي انك مقضي لك على وقد حلفت فاجعل اسطوانا دون حايطي او جداري فاجعل عليه خشبك
(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Herhangi biriniz, duvarının üzerine komşusunun ağaç (tan hatil başını) koymasını menetmesin.» Not: Bunun senedinde bulunan İbn-i Lehia'nın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا حرملة بن يحيى، حدثنا عبد الله بن وهب، اخبرني ابن لهيعة، عن ابي الاسود، عن عكرمة، عن ابن عباس، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " لا يمنع احدكم جاره ان يضع خشبة على جداره
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yolu yedi zir'a (geniş) ediniz.» EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا وكيع، حدثنا مثنى بن سعيد الضبعي، عن قتادة، عن بشير بن كعب، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجعلوا الطريق سبعة اذرع
(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yol (genişliği) hakkında ihtilâf ettiğiniz zaman, yolu yedi zir'a (geniş) ediniz.» Not: Bunun senedinin sahih ve ravilerinin sika olduğu. Zevaid'de belirtilmiştir
حدثنا محمد بن يحيى، ومحمد بن عمر بن هياج، قالا حدثنا قبيصة، حدثنا سفيان، عن سماك، عن عكرمة، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا اختلفتم في الطريق فاجعلوه سبعة اذرع
Ubâde bin es-Samit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), zarara sokmanın ve zarara karşı intikam almanın yasaklığına hükmetmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ubade'nin bu hadisinin isnadındaki raviler sika zatlardır. Fakat sened münkatidir. çünkü ravi İshak bin el-Velid'in Ubade'ye yetişmediğini Tirmizi ve İbn-i Adiy söylemişlerdir. Buhari de. onun Ubade ile buıuşamadığım söylemiştir
حدثنا عبد ربه بن خالد النميري ابو المغلس، حدثنا فضيل بن سليمان، حدثنا موسى بن عقبة، حدثنا اسحاق بن يحيى بن الوليد، عن عبادة بن الصامت، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قضى ان " لا ضرر ولا ضرار
(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Zarara sokmak ve zarara karşı intikam almak yoktur.» Not: Bunun senedinde bulunan Cabir bin el-Cafi'nin sikalığımn şüpheli olduğu, Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا عبد الرزاق، انبانا معمر، عن جابر الجعفي، عن عكرمة، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا ضرر ولا ضرار
Ebü Sırma (r.a.)'den rivayet edildiğine güre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kim, (müslüman bir adama) zarar verirse Allah da onu zarara sokar ve kim (müslüman bir adama) eziyet ederse Allah da o kimseyi incitir.» Diğer tahric: Bu hadisi Ahmed, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا محمد بن رمح، انبانا الليث بن سعد، عن يحيى بن سعيد، عن محمد بن يحيى بن حبان، عن لولوة، عن ابي صرمة، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من ضار اضر الله به ومن شاق شق الله عليه
Câriye (bin Zafer el-Hanefî) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir kavim, aralarında bulunan ve sazlıktan mamul bir kulübenin mülkiyeti hakkındaki ihtilâflarının halli için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e müracaat ettiler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunlar arasında hüküm vermek için Huzeyfe (r.a.)'ı gönderdi. Huzeyfe de (gidip) evleri kulübe kamışları iplerinin bağlı olduğu yere bitişik olanlar lehinde hükmetti (Yâni kulübeyi onlara verdi). Huzeyfe Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına dönünce (durumu ve hükmü) O'na arzetti. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (Huzeyfe'ye): «İsabetli hüküm verdin ve iyi ettin,» buyurdu. Not: Zevâid'de: RâvI Nimran bin Câriye'yl İbn-i Hibbân sikalar arasında anmış ve İbnü'l-Kattân da demiş ki : Onun hâli meçhuldür, diye bilgi verilmiştir. Sindi de : Ben derim ki: Âlimler, Dehsem bin Kurran'ı terketmişler ve İbn-i Hibbân, onu sikalar arasında anmakla âlimlerden ayrılmıştır, der
حدثنا محمد بن الصباح، وعمار بن خالد الواسطي، قالا حدثنا ابو بكر بن عياش، عن دهثم بن قران، عن نمران بن جارية، عن ابيه، ان قوما، اختصموا الى النبي صلى الله عليه وسلم في خص كان بينهم فبعث حذيفة يقضي بينهم فقضى للذين يليهم القمط فلما رجع الى النبي صلى الله عليه وسلم اخبره فقال " اصبت واحسنت
Semûre bin Cündüb (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Bir mal iki ayrı adama satıldığı zaman, mal ilk müşterinin hakkıdır.»
حدثنا يحيى بن حكيم، حدثنا ابو الوليد، حدثنا همام، عن قتادة، عن الحسن، عن سمرة بن جندب، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اذا بيع البيع من رجلين فالبيع للاول " . قال ابو الوليد في هذا الحديث ابطال الخلاص
İmrân bin Husayn (r.a.)'den; Şöyle demiştir: (Ensârdan) bir adamın altı kölesi vardı. Ve bundan başka malı yoktu. Adam öleceği zaman bunların hepsini azadladı. Sonra (durumdan haberdar edilen) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (köleleri çağırttı ve) onları (üçe) böldü. (Aralarında kur'a çekti. Kur'ayı kazanan) iki köleyi azadladı ve (kalan) dört kölenin kölelik hükmünü İbka eyledi. Diğer tahric: Bu hadisi Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا نصر بن علي الجهضمي، ومحمد بن المثنى، قالا حدثنا عبد الاعلى، حدثنا خالد الحذاء، عن ابي قلابة، عن ابي المهلب، عن عمران بن حصين، ان رجلا، كان له ستة مملوكين ليس له مال غيرهم فاعتقهم عند موته فجزاهم رسول الله صلى الله عليه وسلم فاعتق اثنين وارق اربعة
Ebû Hureyre (r.a.)'den: Şöyle demiştir: İki adam bir malın satışı hakkında nidâlaştılar (Yâni birisi mal benimdir, dedi. Diğeri de hayır benimdir, dedi). Hiç birisinin şâhidleri de yoktu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onlara, yemin etmeye gönüllü olsunlar veya olmasınlar yemin etmek üzere aralarında kur'a çekmelerini emretti. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا جميل بن الحسن العتكي، حدثنا عبد الاعلى، حدثنا سعيد، عن قتادة، عن خلاس، عن ابي رافع، عن ابي هريرة، ان رجلين، تدارءا في بيع ليس لواحد منهما بينة فامرهما رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يستهما على اليمين احبا ذلك ام كرها
Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir sefere çıkmak istediği zaman kadınları arasında kur'a çekerdi, (ve kur'ayı kazananı beraberinde götürürdü.) Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يحيى بن يمان، عن معمر، عن الزهري، عن عروة، عن عايشة، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان اذا سافر اقرع بين نسايه