Loading...

Loading...
Kitap
266 Hadis
Ebu Hureyre r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurdu dediği rivayet edilmiştir : ‘‘(Ey mu'minler!) sakın benim ashabıma sövmeyiniz. Çünkü (onların şeref ve fazileti pek yüksektir) nefsim elinde olan (Allah)’a yemin ederim ki siz'den birisi Uhud (dağı) kadar altın sadaka verdiği farzedilse, bu ashabımdan birisinin iki avuç (hurma) sadakası(nın sevabı)na erişmez. Hatta bunun yarısına bile erişemez.’’ Not: Zevaid de: Bu hadis'in isnadı sahihtir, deniyor. BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN BU HADİS’İN EBU SAİD’DEN GELEN EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا محمد بن الصباح، حدثنا جرير، ح وحدثنا علي بن محمد، حدثنا وكيع، ح وحدثنا ابو كريب، حدثنا ابو معاوية، جميعا عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي سعيد الخدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تسبوا اصحابي فوالذي نفسي بيده لو ان احدكم انفق مثل احد ذهبا ما ادرك مد احدهم ولا نصيفه
Nüseyr bin Zulük r.a.’den rivayet edildiğine göre (Abdullah) İbni Ömer r.a. şöyle söylerdi : ‘‘(Ey Müslümanlar!) Sakın Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ashabına sövmeyin! Çünkü, onlardan birisinin bir saatlik kıyamı sizden birisinin ömür boyunca işlediği amelinden daha hayırlıdır.’’ 161’i okumadıysanız; okuyun
حدثنا علي بن محمد، وعمرو بن عبد الله، قالا حدثنا وكيع، قال حدثنا سفيان، عن نسير بن ذعلوق، قال كان ابن عمر يقول لا تسبوا اصحاب محمد صلى الله عليه وسلم فلمقام احدهم ساعة خير من عمل احدكم عمره
Bera' bin A'zib r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir : ‘‘Kim Ensar’ı severse Allah da onu sever ve kim onlara buğzederse Allah da ona buğzeder. ‘’ Şu'be şöyle demiştir: (Bana bu hadisi nakleden) Adiy (İbni Sabit)’e : - Sen bu hadisi bizzat Bera bin Azib’den işittin mi? diye sordum.Adiy: - (Bu hadisi) Bera bana nakletti, dedi. BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا علي بن محمد، وعمرو بن عبد الله، قالا حدثنا وكيع، عن شعبة، عن عدي بن ثابت، عن البراء بن عازب، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من احب الانصار احبه الله ومن ابغض الانصار ابغضه الله " . قال شعبة قلت لعدي اسمعته من البراء بن عازب قال اياى حدث
Sehl bin Sa'd r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur : ‘‘Ensar, şiar (= Bedene en yakın iç elbise) gibidir.Diğer insanlar da disar (= nisbeten tenden uzak olan en üst elbise) gibidir.Eğer insanlar bir dere veya dağ yoluna yönelip ve Ensar da başka bir dere yoluna yönelmiş olsalardı şüphesiz ben Ensar’ın yöneldiği dere yolunda giderdim ve eğer hicret(in yüce şeref ve üstün fazileti) olmasaydı muhakkak ben (kendimi) Ensar’dan bir kişi (saymış) olurdum. ‘‘ Not ;Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Abdülmuheymin yüzünden sened zayıftır, Diğer raviler sıkadır
حدثنا عبد الرحمن بن ابراهيم، حدثنا ابن ابي فديك، عن عبد المهيمن بن عباس بن سهل بن سعد، عن ابيه، عن جده، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الانصار شعار والناس دثار ولو ان الناس استقبلوا واديا - او شعبا - واستقبلت الانصار واديا لسلكت وادي الانصار ولولا الهجرة لكنت امرا من الانصار
Amr İbni Avf r.a. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle dediğini rivayet edilmiştir : «Allah Ensar’a, Ensar’ın oğullarına ve Ensar’ın oğullarının oğullarına (yani Ensar’ın torunlarına) rahmet eylesin.» Not: Bunun senedinin zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا خالد بن مخلد، حدثني كثير بن عبد الله بن عمرو بن عوف، عن ابيه، عن جده، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " رحم الله الانصار وابناء الانصار وابناء ابناء الانصار
İbni Abbas r.a.’dan şöyle dediği rivayet olunmuştur: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir ara beni kucakladı ve: «Allahım! Buna hikmet ve kitab (Kur'an) te'vilini öğret » diye buyurdu. FARKLI DUA İÇEREN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا محمد بن المثنى، وابو بكر بن خلاد الباهلي قالا حدثنا عبد الوهاب، حدثنا خالد الحذاء، عن عكرمة، عن ابن عباس، قال ضمني رسول الله صلى الله عليه وسلم اليه وقال " اللهم علمه الحكمة وتاويل الكتاب
Abide (bin Amr es-Selmani r.a.’den Ali r.a.’den haricilerden bahs ederken: şöyle söyledi, dediği rivayet olunmuştur : «Hariciler arasında kolları doğuştan çok kısa olan bir adam vardır. Eğer sizlerin amelleri bırakacak ve günahları işlemeye cesaret edecek derecede sevinmeniz endişesi olmasaydı haricileri öldüren kimseler için Allah’ın (Hz.) Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in (mübarek) dili üzerinde söz verdiği mükafata ait hadisi size rivayet edecektim.» (Ravi Abide diyor ki: ) Ben (Hz.) Ali’ye : - (Kasd ettiğin) hadisi Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den sen işittin (mi?) diye sordum.(Hz.) Ali, üç defa: - Evet! (Ben bizzat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittiğime) «Kabe Rabb’ine and olsun, dedi. » Diğer tahric: Müslim, zekat; Ebu Davud, sunne; Ahmed, I, 88, 95, 108 BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN BU HADİS’İN EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا اسماعيل ابن علية، عن ايوب، عن محمد بن سيرين، عن عبيدة، عن علي بن ابي طالب، قال وذكر الخوارج فقال فيهم رجل مخدج اليد او مودن اليد او مثدن اليد ولولا ان تبطروا لحدثتكم بما وعد الله الذين يقتلونهم على لسان محمد صلى الله عليه وسلم . قلت انت سمعته من محمد صلى الله عليه وسلم قال اي ورب الكعبة . ثلاث مرات
Abdullah İbni Mes'ud r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu dediği rivayet olunmuştur: «Son zamanda (kıyamete yakın devirde) yaşları küçük, akılları noksan (tecrübeleri kıt) bir zümre çıkacaktır. Onlar (hariciler fırkası gibi) insanların sözlerinin en hayırlısı (olan Nebi’in tebliğleri)nden bahsedecekler, Kur'an okuyacaklar, fakat okudukları Kur'an, onların boğaz çemberlerinden öteye geçmeyecektir. Bunlar, şiddetle atılan okun av(ı delip on)dan öte çıktığı gibi İslam (dinin)den hızla çıkıvereceklerdir. Bunun için kim onlara rastlarsa (hemen) onları öldürsün. Çünkü onları öldürmek, Allah katında katilleri için ecir ve sevaptır.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وعبد الله بن عامر بن زرارة، قالا حدثنا ابو بكر بن عياش، عن عاصم، عن زر، عن عبد الله بن مسعود، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يخرج في اخر الزمان قوم احداث الاسنان سفهاء الاحلام يقولون من خير قول الناس يقرءون القران لا يجاوز تراقيهم يمرقون من الاسلام كما يمرق السهم من الرمية فمن لقيهم فليقتلهم فان قتلهم اجر عند الله لمن قتلهم
Ebu Seleme r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Ben Ebu Said-i Hudri r.a.’a : Sen! Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Haruralılar hakkında bir şey anlattığını işittin mi? diye sordum.Bunun üzerine Ebu Said: Resulullah s.a.v.’in külfetle ibadet eden bir kavmi (şöyle) zikrettiğini (bizzat) işittim, dedi: «Siz'den her hangi birisi (türüyecek olan) o kavmin namazlarının yanında kendi namazını,onların oruçlarının yanında kendi orucunu küçük görecektir. Onlar okun av'dan (delip) çıktığı gibi din'den çıkacaklar.Okun sahibi (avı delip geçen) okunu alır (tetkik eder) okunun demirine bakar (kan namına) bir şey göremez.Okun kirişine bakar, orada bir şey göremez.Sonra ağaç kısmına bakar, oradada bir şey göremez. Bundan sonra yelelerine bakar, bunda da (kan izinden) bir şey görüp görmiyeceğinden şüphelenir.»
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، انبانا محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، قال قلت لابي سعيد الخدري هل سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يذكر في الحرورية شييا فقال سمعته يذكر قوما يتعبدون " يحقر احدكم صلاته مع صلاتهم وصومه مع صومهم يمرقون من الدين كما يمرق السهم من الرمية " . اخذ سهمه فنظر في نصله فلم ير شييا فنظر في رصافه فلم ير شييا فنظر في قدحه فلم ير شييا فنظر في القذذ فتمارى هل يرى شييا ام لا
Ebu Zer’ r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur: «Şüphesiz ben'den sonra ümmetimden bir kavim vardır.(Ravi diyor ki Resulullah ilk cümleyi ya böyle ifade buyurdu ve yahut benden sonra ümmetimden bir kavim olacaktır, (dedi.) Bu kavimdekiler Kur'an okuyacaklar, fakat Kur'an(ın feyzi) onların boğazlarını geçmiyecektir. Onlar, okun avdan (delip) çıktığı gibi dinden çıkacaklar. Sonra din'e dönmeyeceklerdir. Onlar insanların ve hayvanların en köyüleridir. » (Hadisi Ebu Zer’den rivayet eden) Abdullah bin Es-Samıt şöyle dedi: (Ben bu hadisi Ebu Zer’den işittikten) sonra El-Hakem bin Amr el-Gifari’nin kardeşi Rafi bin Amr’e bunu anlattım.Kendisi: «Ben de bunu Resulullah s.a.v.’den işittim, dedi. » BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا ابو اسامة، عن سليمان بن المغيرة، عن حميد بن هلال، عن عبد الله بن الصامت، عن ابي ذر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان بعدي من امتي - او سيكون بعدي من امتي - قوما يقرءون القران لا يجاوز حلوقهم يمرقون من الدين كما يمرق السهم من الرمية ثم لا يعودون فيه هم شرار الخلق والخليقة " . قال عبد الله بن الصامت فذكرت ذلك لرافع بن عمرو اخي الحكم بن عمرو الغفاري فقال وانا ايضا قد سمعته من رسول الله صلى الله عليه وسلم
İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: » Ümmetimden bir kısım insanlar muhakkak Kur'an okuyacaklardır. Fakat okun avı delerek hızla çıktığı gibi onlar da sür'atle İslamiyetten çıkacaklardır. » Not: Bu isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وسويد بن سعيد، قالا حدثنا ابو الاحوص، عن سماك، عن عكرمة، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ليقران القران ناس من امتي يمرقون من الاسلام كما يمرق السهم من الرمية
Cabir bin Abdillah r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Mekke civarında) Cirane (denilen mevki)de külçe altın, gümüş ve ganimet mallarını taksim ediyordu.Mal Bilal’in eteği içinde idi.Bu esnada bir kişi (küstahça bir eda ile) : - Ya Muhammed s.a.v. adalet et! Çünkü hakikaten (şu taksim işinde) sen adalet etmedin, dedi. Bu söz üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: «Sana azap olsun! Ben adalet etmeyince benden sonra kim adalet edecektir?» diye cevap verdi.Bundan sonra Ömer r.a.: Ya Resulallah! Bu münafığın boynunu vurmam için beni (serbest) bırak, dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ömer r.a.’e cevaben : «Şüphesiz bu adamın arkadaşları veya arkadaşçıkları vardır. Bunlar Kur'an okuyacaklar, fakat Kur'an onların boyun çemberlerini geçmiyecektir. Ok süratle avı delerek öteye çıktığı gibi bunlar da dinden hızla çıkıvereceklerdir. » buyurdu. Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı sahihtir’’ deniyor
حدثنا محمد بن الصباح، انبانا سفيان بن عيينة، عن ابي الزبير، عن جابر بن عبد الله، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم بالجعرانة وهو يقسم التبر والغنايم وهو في حجر بلال فقال رجل اعدل يا محمد فانك لم تعدل . فقال " ويلك ومن يعدل بعدي اذا لم اعدل " . فقال عمر دعني يا رسول الله حتى اضرب عنق هذا المنافق . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان هذا في اصحاب - او اصيحاب - له يقرءون القران لا يجاوز تراقيهم يمرقون من الدين كما يمرق السهم من الرمية
İbni Ebi Evfa r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu demiştir : «Hariciler Cehennem’in köpekleridir. » Not: Zevaid de: Bu hadisin ravilerinin tümü sikadır. Ancak onda inkıta’ mevcuttur.’’ Deniyor. (eI'A'meş'in İbn-i Ebi Evfa.'dan hadis işitmediği söylemiştir)
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا اسحاق الازرق، عن الاعمش، عن ابن ابي اوفى، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الخوارج كلاب النار
(Abdullah) İbni Ömer r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur : «Öyle genç bir cemaat türeyecek ki Kur'an okuyacaklar.Fakat okudukları Kur'an onların boğazlarının çemberlerinden öteye geçmeyecektir.Onlardan bir grup çıktıkça hemen kökleri kazılmalıdır. » İbn-i Ömer dedi ki: Ben Resulullah s.a.v.’den «Onlardan bir grup çıktıkça hemen kökleri kazılmalıdır. » fıkrasını 20 defadan fazla işittim. (Ravi İbni Ömer bundan sonra Resulullah’ın buyurduğu hadisin son parçasını şöyle nakletti.) : «Nihayet bu cemaatın sürdürdüğü hile ve aldatma esnasında veya onların askerleri arasında Deccal çıkıverecektir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtir. Buhari bunun bütün ravilerini hüccet saymıştır
حدثنا هشام بن عمار، حدثنا يحيى بن حمزة، حدثنا الاوزاعي، عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ينشا نشء يقرءون القران لا يجاوز تراقيهم كلما خرج قرن قطع " . قال ابن عمر سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " كلما خرج قرن قطع " . اكثر من عشرين مرة " حتى يخرج في عراضهم الدجال
Enes bin Malik r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir : «Son zamanlarda veya bu ümmet arasında öyle bir kavim çıkacaktır ki Kur'an okuyacaklar.Fakat (okudukları) Kur'an onların boğazlarının çemberlerini veya boğazlarını geçmeyecektir. Onların alameti (başlarını) kazımak suretiyle tıraş olmalarıdır. Siz onları gördüğünüz veya onlara rastladığınız zaman hemen onları öldürünüz. »
حدثنا بكر بن خلف ابو بشر، حدثنا عبد الرزاق، عن معمر، عن قتادة، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يخرج قوم في اخر الزمان - او في هذه الامة - يقرءون القران لا يجاوز تراقيهم - او حلقومهم سيماهم التحليق اذا رايتموهم - او اذا لقيتموهم - فاقتلوهم
Ebu Galip r.a.’den rivayet edildiğine göre Ebu Ümame r.a. şöyle buyurmuştur: Öldürülen Hariciler, gök cildi (görülen tabakası) altında öldürülenlerin en kötüleridir. Öldürülen insanların en hayırlısı da Haricilerin öldürdüğü kimselerdir. (Çünkü şehid olurlar.) Hariciler Cehennem ehlinin köpekleridir. Bunlar müslüman idiler sonra kafir oldular. (Ravi Ebu Galip diyor ki) :Ben Ebu Ümame’ye: Bu söz, senin söylediğin bir şeydir! dedim.Ebu Umame : Hayır! Ben bu sözü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den işittim, dedi
حدثنا سهل بن ابي سهل، حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابي غالب، عن ابي امامة، يقول شر قتلى قتلوا تحت اديم السماء وخير قتلى من قتلوا كلاب اهل النار قد كان هولاء مسلمين فصاروا كفارا . قلت يا ابا امامة هذا شىء تقوله قال بل سمعته من رسول الله صلى الله عليه وسلم
Cerir bin Abdillah (el-Beceli) r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturuyorduk.Kendisi ay'ın on dördüncü gecesi ay’a bakıp : «Şu ay’ı nasıl hepiniz izdihamsız olarak ve sıkışıp üst üste yığılmanıza ihtiyaç kalmadan görüyorsanız şüphesiz Rabbiniz de (kıyamet günü) öylece göreceksiniz.Artık güneşin doğuşundan ve batışından önceki namazların bir birisinden alıkonmamaya gücünüz yeterse (onu) işleyiniz.» buyurdu.Sonra şu (mealdeki) ayeti okudu: «… Ve güneşin doğuşundan önce de gurubundan önce de Rabbine hamd ile tesbih et.» (Kaf)
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابي ووكيع، ح وحدثنا علي بن محمد، حدثنا خالي، يعلى ووكيع وابو معاوية قالوا حدثنا اسماعيل بن ابي خالد، عن قيس بن ابي حازم، عن جرير بن عبد الله، قال كنا جلوسا عند رسول الله صلى الله عليه وسلم فنظر الى القمر ليلة البدر فقال " انكم سترون ربكم كما ترون هذا القمر لا تضامون في رويته فان استطعتم ان لا تغلبوا على صلاة قبل طلوع الشمس وقبل غروبها فافعلوا " . ثم قرا {وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل الغروب}
Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurdu, demiştir: «Ayın ondördüncü gecesi kamer’i (dolunayı) görebilmek için izdihama ve üst üste yığılmaya ihtiyaç duyuyor musunuz?» Sahabiler : Hayır! diye cevap verdiler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de: «İşte öylece kıyamet günü Rabbinizi görebilmek için hiç bir izdihama ve üst üste yığılmaya ihtiyaç duymayacaksınız. » buyurdu. AÇIKLAMA 177 DE VERİLDİ
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا يحيى بن عيسى الرملي، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " تضامون في روية القمر ليلة البدر " . قالوا لا . قال " فكذلك لا تضامون في روية ربكم يوم القيامة
Ebu Said-i Hudri r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: Biz (Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e) : Ya Resulallah! (Kıyamet gününde) biz Rabbimizi görecek miyiz? diye sorduk, (Sallallahu Aleyhi ve Selem) efendimiz hazretleri bize cevaben): «Siz, güneş’i öğle zamanı ve hiçbir bulut yokken görmek için itişip kakışmaya, birbirinize zahmet vermeye ihtiyaç görür müsünüz?» diye sordu. Biz: Hayır! diye cevap verdik.Bu kere : «Ayın on dördüncü gecesi (dolun) ayı yine (hava ayaz iken ve) hiçbir bulut yok iken görmek için bir birinize izdiham etmeye hacet duyar mısınız?» diye sordu. Sahabiler : Hayır! diye cevapladılar. (Bunun üzerine) Resulullah s.a.v. : «Şüphesiz Allah’ı görmek hususunda ancak (durumu anlatılan) öğle güneşi ve dolunayı görmek için duyduğunuz izdiham kadar bir zahmet göreceksiniz. (Yani Güneş ve Ay’ı görmek için nasıl hiçbir zahmet çekmiyorsanız, ahiret günü Allah Teala’yı görmek için de hiçbir zahmet çekmiyeceksiniz.)» buyurdu. AÇIKLAMA 177 DE VERİLDİ
حدثنا محمد بن العلاء الهمداني، حدثنا عبد الله بن ادريس، عن الاعمش، عن ابي صالح السمان، عن ابي سعيد، قال قلنا يا رسول الله انرى ربنا قال " تضامون في روية الشمس في الظهيرة في غير سحاب " . قلنا لا . قال " فتضارون في روية القمر ليلة البدر في غير سحاب " . قالوا لا . قال " انكم لا تضارون في رويته الا كما تضارون في رويتهما
Ebu Rezin r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e : - Ya Resulallah! Kıyamet günü biz Allah’ı görecek miyiz? ve mahlukatı içerisinde Allah’ı görebilmenin alameti nedir? diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Ya Eba Rezin! Hepiniz ayrı ayrı ve izdihamsız olarak Ay’ı görmüyormusunuz?» buyurdu. Ebu Rezin dedi ki Ben: - Evet! (Buyurduğun gibi hepimiz izdihamsız olarak ayrı ayrı ay’ı görüyoruz), dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «İşte, Allah her şey'den büyük ve yücedir. Ve rahatlıkla gördüğünüz Ay Allah’ın yaratıkları içinde bir alamettir,» buyurdu
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يزيد بن هارون، انبانا حماد بن سلمة، عن يعلى بن عطاء، عن وكيع بن حدس، عن عمه ابي رزين، قال قلت يا رسول الله اكلنا يرى الله يوم القيامة وما اية ذلك في خلقه قال " يا ابا رزين اليس كلكم يرى القمر مخليا به " . قال قلت بلى . قال " فالله اعظم وذلك ايته في خلقه