Loading...

Loading...
Kitap
266 Hadis
Ebu Hureyre r.a.’den; Resulullah s.a.v.’in şöyle söylediği rivayet edilmiştir; “Kıraat olunan hadisimi, koltuğuna yaslanmış (edep ve saygıya aykırı) olarak her hangi birinizin dinlemesini, sonrada okuyucuya; “Sen hadisi bırak, onun doğru veya yalan olduğunun anlaşılması için Kur'an’dan bir şeyler oku, dediğini katiyen bilmeyeyim. Söylenen o güzel söz (hadis)’i ben söyledim.”
حدثنا علي بن المنذر، حدثنا محمد بن الفضيل، حدثنا المقبري، عن جده، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم انه قال " لا اعرفن ما يحدث احدكم عني الحديث وهو متكي على اريكته فيقول اقرا قرانا . ما قيل من قول حسن فانا قلته
Ebu Seleme r.a.’den rivayet edildiğine göre Ebu Hureyre r.a., bir adama buyurdular ki; “Ey yeğenim ben sana Resulullah s.a.v.’den hadis rivayet ettiğim zaman, sen ona karşılık olarak darb-ı meselleri anlatma.”
حدثنا محمد بن عباد بن ادم، حدثنا ابي، عن شعبة، عن محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، ح وحدثنا هناد بن السري، حدثنا عبدة بن سليمان، حدثنا محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، ان ابا هريرة، قال لرجل يا ابن اخي اذا حدثتك عن رسول الله صلى الله عليه وسلم حديثا فلا تضرب له الامثال . قال ابو الحسن حدثنا يحيى بن عبد الله الكرابيسي، حدثنا علي بن الجعد، عن شعبة، عن عمرو بن مرة، مثل حديث علي رضى الله تعالى عنه
Amr b. Meymun r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir; (Abdullah) İbn-i Mes'ud r.a. ile her Perşembe günü akşamı buluşup görüşmeyi hiç kaçırmazdım. Her hangi bir şey hakkında hiçbir kimseye “Kale Resulullahi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dediğini işitmedim. Yalnız bir akşam “Kale Resulullahi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi. (Kendisinin bir hadis rivayet edeceği beklenirken susuverdi) ve hemen başını öne eğdi.Biraz sonra ona baktım ki (ne göreyim) gömleğinin ilikleri çözülmüş, gözleri yaşlarla dolup taşmış ve boyun damarları şişmiş vaziyettedir. Biraz sonra, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (öyle) veya aşağı, yahut yukarı, ya da ona yakın yahut ta ona benzer buyurdu” dedi. Bu hadis’i sadece musannif (İbn-i Mace) rivayet etti. Zevaid de deniyor ki: Bu hadis’in senedi sahih, ravileri Buhari ve Müslim’e göre hüccettirler
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا معاذ بن معاذ، عن ابن عون، حدثنا مسلم البطين، عن ابراهيم التيمي، عن ابيه، عن عمرو بن ميمون، قال ما اخطاني ابن مسعود عشية خميس الا اتيته فيه قال فما سمعته يقول لشىء قط قال رسول الله صلى الله عليه وسلم فلما كان ذات عشية قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال فنكس . قال فنظرت اليه فهو قايم محللة ازرار قميصه قد اغرورقت عيناه وانتفخت اوداجه قال او دون ذلك او فوق ذلك او قريبا من ذلك او شبيها بذلك
Muhammed b. Sirin r.a.’den şöyle söylediği rivayet edilmiştir; Enes b. Malik r.a. bir hadis rivayet edip bitirdiği zaman; (ev kema kal) = Yahud da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in buyurduğu gibi, derdi
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا معاذ بن معاذ، عن ابن عون، عن محمد بن سيرين، قال كان انس بن مالك اذا حدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم حديثا ففرغ منه قال او كما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم
Abdurrahman b. Ebi Leyla r.a.’den; Şöyle dediği rivayet edilmiştir; Biz Zeyd b. Erkam r.a.’den, Resulullah s.a.v.’in hadis-i şeriflerinden bir şey anlatmasını rica ettik. Buyurdular ki; “Biz artık yaşlandık, bizde unutkanlık baş gösterdi. Resulullah s.a.v.’den hadis nakletmek de çok zordur.”
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا غندر، عن شعبة، ح وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، حدثنا شعبة، عن عمرو بن مرة، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، قال قلنا لزيد بن ارقم حدثنا عن رسول الله صلى الله عليه وسلم . قال كبرنا ونسينا والحديث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم شديد
Şa'bi (Rahimetullah)’den rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki; “Ben İbn-i Ömer r.a. ile bir yıl beraber oturdum. Resulullah s.a.v.’den hiçbir hadis naklettiğini işitmedim.”
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابو النضر، عن شعبة، عن عبد الله بن ابي السفر، قال سمعت الشعبي، يقول جالست ابن عمر سنة فما سمعته يحدث، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم شييا
Tavus (Rahimetullah)’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir; İbn-i Abbas r.a.’den işittim. Buyurdular ki; “Gerçekten biz (itina ile) hadisi hıfzederdik. Hadis de, Resulullah s.a.v.’den hıfzedilir. (Hıfzedilmesine önem ve kıymet verilmelidir.) Fakat siz hırçın deveye de uysal deveye de binmeye başlayınca artık hadis almaya itimad etmek ve bellemek işi uzaklaştı.”
حدثنا العباس بن عبد العظيم العنبري، حدثنا عبد الرزاق، انبانا معمر، عن ابن طاوس، عن ابيه، قال سمعت ابن عباس، يقول انما كنا نحفظ الحديث والحديث يحفظ عن رسول الله صلى الله عليه وسلم فاما اذا ركبتم الصعب والذلول فهيهات
Şa'bi (Rahimetullah)’den; Karaza b. Kab (Radiyallahu anh)’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir; Ömer r.a. bizi Kufe’ye gönderdi. (Bizi yolcu ederken).Teşyi edip (Medine dışındaki) Sirar denilen yere kadar beraberimizde yürüdü.Sonra, '‘Beraberinizde buraya kadar ne için yürüdüğümü bilirmisiniz?’' diye sordu.Biz; '‘Resulullah s.a.v.’in sohbetinde bulunduğumuz (sahabe olduğumuz) ve ensardan olduğumuz içindir,” dedik. Ömer r.a.; <Ben size bir hususu anlatmak için (buraya kadar) beraberinizde yürüdüm. Ve yürüyerek gelmemin hatırı için (yapacağım tavsiyeyi) iyice belliyeceğinizi umarak yürüdüm.Siz ateşte kaynayan tencere gibi Kur'an için gönülleri fokur fokur kaynayan (yani kur'an okumaya çok hararetli ve pek düşkün) bir kavme varıyorsunuz. Onlar sizi gördükleri zaman (problemlerinde sizleri hakem yapacakları, bütün işlerinde emirlerinize itaat edecekleri ve dini bilgileri siz'den alacakları için) sizlere boyun eğecekler ve bunlar Hz. Muhammed s.a.v.’in Ashabıdır, diyeceklerdir. Siz Resulullah s.a.v.’den az hadis rivayet ediniz. (Yani onların siz'den hadis almak için duydukları iştiyaka ve fazla istekli olmalarına bakarak fazla rivayette bulunmayınız.) Ben de (sevapta) sizin ortağınızım.(Çünkü kendisi onları hayra delalet etmiş oluyor.)> dedi. (Not:) Bu hadisi sadece Musannif (İbn-i Mace) rivayet etti
حدثنا احمد بن عبدة، حدثنا حماد بن زيد، عن مجالد، عن الشعبي، عن قرظة بن كعب، قال بعثنا عمر بن الخطاب الى الكوفة وشيعنا فمشى معنا الى موضع يقال له صرار . فقال اتدرون لم مشيت معكم قال قلنا لحق صحبة رسول الله صلى الله عليه وسلم ولحق الانصار . قال لكني مشيت معكم لحديث اردت ان احدثكم به فاردت ان تحفظوه لممشاى معكم انكم تقدمون على قوم للقران في صدورهم هزيز كهزيز المرجل فاذا راوكم مدوا اليكم اعناقهم وقالوا اصحاب محمد . فاقلوا الرواية عن رسول الله صلى الله عليه وسلم ثم انا شريككم
Es-Saib b. Yezid r.a.’den ; demiştirki; Ben Saad b. Malik “Bu zat Ebu Said-i Hudri künyesi ile meşhurdur.” r.a. ile Medine'den Mekkeye kadar yolda arkadaşlık ettim. Bir tek hadis rivayet ettiğini işitmedim
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا عبد الرحمن، حدثنا حماد بن زيد، عن يحيى بن سعيد، عن السايب بن يزيد، قال صحبت سعد بن مالك من المدينة الى مكة فما سمعته يحدث عن النبي صلى الله عليه وسلم بحديث واحد
Abdullah İbni Mes'ud r.a.'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir; Resulullah s.a.v. buyurdular ki; “Kim bilerek benim üzerimde yalan uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın.”
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، وسويد بن سعيد، وعبد الله بن عامر بن زرارة، واسماعيل بن موسى، قالوا حدثنا شريك، عن سماك، عن عبد الرحمن بن عبد الله بن مسعود، عن ابيه، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار
Ali r.a.’den şöyle dediği mervidir; Resulullah s.a.v. buyurdular ki; “Benim ağzımdan (kasten) yalan uydurmayınız. Çünkü benim namıma (bilerek) yalan uydurmak muhakkak (uyduranı, bilerek rivayet edeni, buna rıza göstereni ve her hangi bir ilişkisi olanı) cehenneme sokar
حدثنا عبد الله بن عامر بن زرارة، واسماعيل بن موسى، قالا حدثنا شريك، عن منصور، عن ربعي بن حراش، عن علي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تكذبوا على فان الكذب على يولج النار
Enes b. Malik r.a.’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); “Kim benim adıma –Ravi diyor ki; Zannımca “bilerek” kaydını kullandı.- yalan uydurursa cehennemdeki yerine yerleşsin buyurdu, demiştir”
حدثنا محمد بن رمح المصري، حدثنا الليث بن سعد، عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كذب على - حسبته قال متعمدا - فليتبوا مقعده من النار
Cabir b. Abdullah r.a.'den rivayet edildiğine göre; Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu söylemiştir; “Kim kasden benim üzerimde yalan söylerse cehennemdeki yerine hazır olsun.”
حدثنا ابو خيثمة، زهير بن حرب حدثنا هشيم، عن ابي الزبير، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار
Ebu Hureyre r.a.'den şöyle demiştir; Resulullah s.a.v. buyrdular ki; “Benim söylemediğim bir şeyi kim bana bile bile isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.”
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن بشر، عن محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من تقول على ما لم اقل فليتبوا مقعده من النار
Ebu Katade r.a.'den; şöyle demiştir; Resulullah s.a.v. bu minber üzerinde iken şöyle buyurduğunu (bizzat) işittim; “Benden çok hadis rivayet etmekten kaçının. Her kim benim üzerimde (benim ağzımdan) bir şey söylemek isterse hak veya doğru (şek ravidendir) söylesin. Kim benim söylemediğim bir sözü kasten uydurup bana isnad ederse cehennemdeki yerine yerleşsin.”
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا يحيى بن يعلى التيمي، عن محمد بن اسحاق، عن معبد بن كعب، عن ابي قتادة، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول على هذا المنبر " اياكم وكثرة الحديث عني فمن قال على فليقل حقا او صدقا ومن تقول على ما لم اقل فليتبوا مقعده من النار
Abdullah İbni Zübeyr r.a.'den şöyle dediği rivayet edilmiştir; Ben Zübeyr b. El-Avvam r.a.'a dedim ki; (Abdullah) İbni Mes'ud r.a., falan ve filan sahibinin hadis rivayet ettiklerini işittiğim gibi neden senin Nebi s.a.v.‘in hadislerinden bir şey haber verdiğini işitmiyorum. Zübeyr r.a. şöyle cevap verdi; ''İyi bilki ben Müslüman olduğum andan beri Resulullah s.a.v.’in yanından hiç ayrılmadım (Yani benim bu tutumum, uzun zamandan beri sahabilik şerefine mazhar olduğum halde onun yanında az bulunduğumdan ileri gelmiyor). Fakat ben Resulullah s.a.v.’ın; “Kim benim ağzımdan kasten yalan söylerse cehennemdeki oturağını hazırlasın!” buyurduğunu işittim. (Yani hadis riveyetinde bulunmama mani budur. Çünkü eksik veya fazla söyleme hatasına düşebilirim)
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، ومحمد بن بشار، قالا حدثنا غندر، محمد بن جعفر حدثنا شعبة، عن جامع بن شداد ابي صخرة، عن عامر بن عبد الله بن الزبير، عن ابيه، قال قلت للزبير بن العوام ما لي لا اسمعك تحدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم كما اسمع ابن مسعود وفلانا وفلانا قال اما اني لم افارقه منذ اسلمت ولكني سمعت منه كلمة يقول " من كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار
Ebu Said r.a.'den; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)‘in şöyle dediği rivayet edilmiştir; “Her kim ki taammüden üzerimde yalan uydurursa ateşten oturağına hazır olsun.”
حدثنا سويد بن سعيد، حدثنا علي بن مسهر، عن مطرف، عن عطية، عن ابي سعيد، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار
Ali r.a.'den ; Resulullah s.a.v.’in şöyle dediği rivayet edilmiştir; “Her kim, yalan olduğunu sandığı bir hadisi benim hadisim olmak üzere rivayet ederse iki yalancıdan birisi de odur.”
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، حدثنا علي بن هاشم، عن ابن ابي ليلى، عن الحكم، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن علي، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من حدث عني حديثا وهو يرى انه كذب فهو احد الكاذبين
Semure b. Cündüp r.a.'den rivayet edildiğine göre; Resulullah s.a.v. buyurdular ki: “Kim yalan olduğunu bilerek veya zan ederek bir hadisi benden rivayet ederse iki yalancıdan birisi de odur.”
حدثنا ابو بكر بن ابي شيبة، قال حدثنا وكيع، ح وحدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، قالا حدثنا شعبة، عن الحكم، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن سمرة بن جندب، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من حدث عني حديثا وهو يرى انه كذب فهو احد الكاذبين
Ali r.a.'den rivayet edildiğine göre, Nebi s.a.v. şöyle buyurdular; “Kim bir hadisin uydurma olduğunu bildiği veya zan ettiği halde onu benden rivayette bulunursa iki yalancıdan birisi de kendisidir.”
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا محمد بن فضيل، عن الاعمش، عن الحكم، عن عبد الرحمن بن ابي ليلى، عن علي، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من روى عني حديثا وهو يرى انه كذب فهو احد الكاذبين " . حدثنا محمد بن عبد الله، انبانا الحسن بن موسى الاشيب، عن شعبة، مثل حديث سمرة بن جندب