Loading...

Loading...
Kitap
54 Hadis
Ma’dan b. ebi Talha (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Ömer b. Hattab şöyle demiştir: insanlar! Siz soğan ve sarımsak gibi kötü kokulu şeylerden yiyorsunuz, ben şahidim ki; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), bunların kokusunu bir kimsede hissetse onu mescidden çıkarıp Baki tarafına gönderiyordu. Bu sebeple kim bu iki şeyden yemek isterse pişirerek kokusunu gidersin ve öyle yesin.) (Müslim, Mesacid: 17; Tirmizî, Et’ıme:)
اخبرنا محمد بن المثنى، قال حدثنا يحيى بن سعيد، قال حدثنا هشام، قال حدثنا قتادة، عن سالم بن ابي الجعد، عن معدان بن ابي طلحة، ان عمر بن الخطاب، قال انكم ايها الناس تاكلون من شجرتين ما اراهما الا خبيثتين هذا البصل والثوم ولقد رايت نبي الله صلى الله عليه وسلم اذا وجد ريحهما من الرجل امر به فاخرج الى البقيع فمن اكلهما فليمتهما طبخا
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) itikaf etmek istediğinde sabah namazını kılar ve gireceği yere girerdi. Bir defa Ramazan’ın son on gününde itikafa girmek istedi ve emretti de kendisi için mescidde çadır kuruldu. Hanımlarından Hafsa’da kendisi için çadır kurulmasını emretti. Hafsa’nın çadırını görünce Zeyneb’te çadır kurulmasını emretti, onun için de bir çadır kuruldu. Bütün bunları Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) görünce: yaptığınız şeyin ibadet ve kullukla ilgisi var mı?) O yıl Ramazanda (bu hareketlere kızıp) itikafa girmedi ve şevval ayının on gününde itikafa girdi. (Müslim, Mesacid: 9; Buhârî, Salat:)
اخبرنا ابو داود، قال حدثنا يعلى، قال حدثنا يحيى بن سعيد، عن عمرة، عن عايشة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا اراد ان يعتكف صلى الصبح ثم دخل في المكان الذي يريد ان يعتكف فيه فاراد ان يعتكف العشر الاواخر من رمضان فامر فضرب له خباء وامرت حفصة فضرب لها خباء فلما رات زينب خباءها امرت فضرب لها خباء فلما راى ذلك رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " البر تردن " . فلم يعتكف في رمضان واعتكف عشرا من شوال
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sa’d, Hendek savaşında Kureyşli birinin attığı bir okla yara almıştı da; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onun için sık ziyaret imkanı olsun diye mescide çadır kurdurmuştu. (Buhârî, Salat: 77; Müslim, Mesacid:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا عبد الله بن نمير، قال حدثنا هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، قالت اصيب سعد يوم الخندق رماه رجل من قريش رمية في الاكحل فضرب عليه رسول الله صلى الله عليه وسلم خيمة في المسجد ليعوده من قريب
Amr b. Süleym ez Züreki (radıyallahü anh), Ebû Katade’den şunları duyduğunu söyledi: oturuyorduk, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanımıza çıkageldi sırtında Ebû’l Âs b. Rabi’in kızı Ümâme’yi –Ümâme’nin annesi Rasûlülah’ın kızı Zeyneb’tir- Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), çoçuk omuzunda olduğu halde namazını kılıyordu. Rükû’ya gideceğinde çocuğu yere bırakıyor, kalkarken tekrar alıyordu ve bu şekilde namazını bitirmişti.) (Müslim, Mesacid: 9; Buhârî, Salat:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن سعيد بن ابي سعيد، عن عمرو بن سليم الزرقي، انه سمع ابا قتادة، يقول بينا نحن جلوس في المسجد اذ خرج علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم يحمل امامة بنت ابي العاص بن الربيع وامها زينب بنت رسول الله صلى الله عليه وسلم وهي صبية يحملها فصلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وهي على عاتقه يضعها اذا ركع ويعيدها اذا قام حتى قضى صلاته يفعل ذلك بها
Said b. ebi Said (radıyallahü anh), Ebû Hureyre’den şunları işittiğini söylemiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Necid tarafına bir müfreze göndermişti. Bu müfreze, Benî Hanife’ye mensup; Yemamelilerin efendilerinden Sümâme b. Üsal isimli birini esir alıp getirmişlerdi. Bu kimse mescidin direklerinden birine bağlanmıştı. Bu hadis kısa olarak zikredildi. (Buhârî, Salat: 76; Müslim, Cihad ve Siyer:)
اخبرنا قتيبة، حدثنا الليث، عن سعيد بن ابي سعيد، انه سمع ابا هريرة، يقول بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم خيلا قبل نجد فجاءت برجل من بني حنيفة يقال له ثمامة بن اثال سيد اهل اليمامة فربط بسارية من سواري المسجد . مختصر
Abdullah b. Abbâs (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre: sallallahü aleyhi ve sellem), veda haccında, Kâbe’yi devesi üzerinde tavaf edip; Hacer’ül Esvedi de bastonuyla istilâm ediyordu.) (Buhârî, Salat: 76; Tirmizî, Hac:)
اخبرنا سليمان بن داود، عن ابن وهب، قال اخبرني يونس، عن ابن شهاب، عن عبيد الله بن عبد الله، عن عبد الله بن عباس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم طاف في حجة الوداع على بعير يستلم الركن بمحجن
Amr b. Şuayb (radıyallahü anh)’ın babasından ve dedesinden aktardığına göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Cuma günü mescidlerde halkalar yaparak oturmayı ve mescidlerde alışveriş yapmayı yasakladı. (Tirmizî, Salat: 240; Buhârî, Salat:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال اخبرني يحيى بن سعيد، عن ابن عجلان، عن عمرو بن شعيب، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن التحلق يوم الجمعة قبل الصلاة وعن الشراء والبيع في المسجد
Yine Amr b. Şuayb (radıyallahü anh), babasından ve dedesinden aktararak; (Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), mescidlerde karşılıklı şiir okumayı yasakladığını bize bildirdi.) (Buhârî, Salat: 68; İbn Mâce, Mesacid:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث بن سعد، عن ابن عجلان، عن عمرو بن شعيب، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن تناشد الاشعار في المسجد
Said b. Müseyyeb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir defasında Ömer, Hassan b. Sabit’e mescidde şiir söylerken uğramıştı da bu işten hoşlanmayıp ona dik dik bakmıştı. Bunun üzerine Hassan b. Sabit: Ömer, vaktiyle ben, bu mescidde senden daha hayırlı bir zat olan Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) varken de şiir söylerdim) dedi ve Ebû Hüreyre’ye dönerek şöyle dedi: Ebû Hüreyre! Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), haydi sende benim adıma müşriklere cevap ver) dediğini ve: onu Ruhûl Kudûsle destekle) diye dua ettiğini işitmedin mi?) deyince, Ebû Hureyre: şahittir ki evet, öyle olmuştu) diye cevap vermişti. (İbn Mâce, Mesacid: 5; Buhârî, Salat:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا سفيان، عن الزهري، عن سعيد بن المسيب، قال مر عمر بحسان بن ثابت وهو ينشد في المسجد فلحظ اليه فقال قد انشدت وفيه من هو خير منك ثم التفت الى ابي هريرة فقال اسمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اجب عني اللهم ايده بروح القدس " . قال اللهم نعم
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam gelip mescidde kaybettiği bir şeyi bulmak için bağırmaya başlamıştı da Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): buyurdu. (Dârimi, Salat: 118; Buhârî, Salat:)
اخبرنا محمد بن وهب، قال حدثنا محمد بن سلمة، عن ابي عبد الرحيم، قال حدثني زيد بن ابي انيسة، عن ابي الزبير، عن جابر، قال جاء رجل ينشد ضالة في المسجد فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا وجدت
Süfyan (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Amr’a; (Câbir’in şöyle dediğini duydun mu?) dedim. Bir adam yanında oklarla mescide girmişti de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: sivri taraflarını elinle tut demişti) Amr da: dedi. (Dârimi, Salat: 119; Buhârî, Salat:)
اخبرنا عبد الله بن محمد بن عبد الرحمن بن المسور الزهري، - بصري - ومحمد بن منصور قالا حدثنا سفيان، قال قلت لعمرو اسمعت جابرا يقول مر رجل بسهام في المسجد فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " خذ بنصالها " . قال نعم
Esved (radıyallahü anh)’ten rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: ve Alkame, Abdullah b. Mes’ud’un yanına vardık. Bize dedi ki: kıldınız mı?) Biz de hayır dedik. (Kalkın ve namaz kılın) dedi. Bizde onu imam kabul ederek arkasına durduk. Birimizi sağ tarafına diğerimizi de sol tarafına alarak ezansız ve kametsiz namaz kıldı. Rükû’a vardığında parmaklarını birbirine kenetleyip iki dizi arasına koyuyordu ve şöyle diyordu: sallallahü aleyhi ve sellem)’in böyle yaptığını gördüm.) (Müslim, Mesacid: 5; Ebû Dâvûd, Salat:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال انبانا عيسى بن يونس، قال حدثنا الاعمش، عن ابراهيم، عن الاسود، قال دخلت انا وعلقمة، على عبد الله بن مسعود فقال لنا اصلى هولاء قلنا لا . قال قوموا فصلوا . فذهبنا لنقوم خلفه فجعل احدنا عن يمينه والاخر عن شماله فصلى بغير اذان ولا اقامة فجعل اذا ركع شبك بين اصابعه وجعلها بين ركبتيه وقال هكذا رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم فعل
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال انبانا النضر، قال انبانا شعبة، عن سليمان، قال سمعت ابراهيم، عن علقمة، والاسود، عن عبد الله، فذكر نحوه
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال انبانا النضر، قال انبانا شعبة، عن سليمان، قال سمعت ابراهيم، عن علقمة، والاسود، عن عبد الله، فذكر نحوه
Abbad b. Temim (radıyallahü anh) amcasından aktararak şöyle diyor: Amcam Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğeri üzerine atmış şekilde gördüğünü söylemiştir. (Buhârî, Salat: 85; Müslim, Mesacid:)
اخبرنا قتيبة، عن مالك، عن ابن شهاب، عن عباد بن تميم، عن عمه، انه راى رسول الله صلى الله عليه وسلم مستلقيا في المسجد واضعا احدى رجليه على الاخرى
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, (O, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in zamanında genç ve bekar iken Medine mescidinde yatıp uyurdu.) (Tirmizî, Salat: 239; Dârimi, Salat:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا يحيى، عن عبيد الله، قال اخبرني نافع، عن ابن عمر، انه كان ينام وهو شاب عزب لا اهل له على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم في مسجد النبي صلى الله عليه وسلم
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: tükürmek günahtır, onun keffareti ise onu yok etmektir.) (Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا ابو عوانة، عن قتادة، عن انس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " البصاق في المسجد خطيية وكفارتها دفنها
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), mescidin kıble duvarında bir balgam gördü ve onu yok edip insanlara dönerek şöyle buyurdu: namaz kılarken kıble yönüne doğru tükürmesin çünkü, Allah; namaz kılan kimsenin ön tarafındadır.) (Müslim, Mesacid: 13; Muvatta', Kıble:)
اخبرنا قتيبة، عن مالك، عن نافع، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم راى بصاقا في جدار القبلة فحكه ثم اقبل على الناس فقال " اذا كان احدكم يصلي فلا يبصقن قبل وجهه فان الله عز وجل قبل وجهه اذا صلى
Ebû Said el Hudri (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Mescidin kıble duvarında bir balgamlı tükrük gördü ve bir çakıl taşıyle onu kazıdı. ve şöyle buyurdu: önüne ve sağına tükürmesin. Tükürmesi gerekiyorsa soluna veya sol ayağının altına tükürsün.) (Müslim, Mesacid: 13; İbn Mâce, Salat:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا سفيان، عن الزهري، عن حميد بن عبد الرحمن، عن ابي سعيد الخدري، ان النبي صلى الله عليه وسلم راى نخامة في قبلة المسجد فحكها بحصاة ونهى ان يبصق الرجل بين يديه او عن يمينه وقال " يبصق عن يساره او تحت قدمه اليسرى
Tarık b. Abdullah el Muharibi (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: kılarken sakın önüne ve sağına tükürme. Eğer kimse yoksa arka tarafına ve sol tarafına tükür. Başkaları varsa o zaman şöyle yap dedi ve ayağının altına tükürüp ayağıyla yok etti.) (Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا يحيى، عن سفيان، قال حدثني منصور، عن ربعي، عن طارق بن عبد الله المحاربي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا كنت تصلي فلا تبزقن بين يديك ولا عن يمينك وابصق خلفك او تلقاء شمالك ان كان فارغا والا فهكذا " . وبزق تحت رجله ودلكه
Ebû’l Ala b. Şıhhir (radıyallahü anh), babasından şunu aktarıyor: sallallahü aleyhi ve sellem) in tükürdüğünü ve sol ayağıyla yok ettiğini gördüm.) (Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat:)
اخبرنا سويد بن نصر، قال انبانا عبد الله، عن سعيد الجريري، عن ابي العلاء بن الشخير، عن ابيه، قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم تنخع فدلكه برجله اليسرى