Loading...

Loading...
Kitap
132 Hadis
İbn Şihab (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, Ömer b. Abdulaziz; ikindi namazını biraz geciktirdi. Bunun üzerine Urve: Cibril (aleyhisselâm), Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e imam oldu namaz kıldırdı deyince, Ömer dedi ki: Urve, ne dediğini iyi bil.) Bunun üzerine Urve şöyle dedi: Beşir b. Ebî Mes’ud’tan işittim şöyle diyordu: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den duydum şöyle diyordu: indi bana imam oldu. Parmaklarıyla beş vakti sayarak sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım.) (Müslim, Mesacid: 31; Buhârî, Bed-ül Halk:)
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث بن سعد، عن ابن شهاب، ان عمر بن عبد العزيز، اخر العصر شييا فقال له عروة اما ان جبريل عليه السلام قد نزل فصلى امام رسول الله صلى الله عليه وسلم . فقال عمر اعلم ما تقول يا عروة . فقال سمعت بشير بن ابي مسعود يقول سمعت ابا مسعود يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " نزل جبريل فامني فصليت معه ثم صليت معه ثم صليت معه ثم صليت معه ثم صليت معه " . يحسب باصابعه خمس صلوات
Seyyar b. Selame (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Babamdan işittim; Ebû Berze’ye, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in namaz kıldığı vakitleri sorduğunu işittim dedi. (Ebû Berze’nin işittiklerini sen de işittin mi?) dedim. Seyyar: Şimdi senin söylediklerini işittiğim gibi işittim. Babam Ebû Berze’ye Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in namaz kıldığı vakitleri sordu. O da Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yatsı namazını bazen gece yarısına kadar geciktirirdi. Yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı sevmezdi, diye cevap verdi. Şu’be diyor ki: Daha sonra Seyyar ile karşılaştım, Ebû Berze’den başka neler duyduğunu sordum. Şöyle dedi: Öğle namazını güneş tam tepe noktasından batıya kayınca kılardı. İkindiyi kıldıktan sonra bir adam güneş canlılığını kaybetmeden Medine’nin en uzak yerine ulaşabilirdi. Akşam namazının vakti hakkında ne söylediğini hatırlamıyorum, dedi. Sonradan yine onunla karşılaştım namaz vakitleri konusunu sorduğumda şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), sabah namazını kılardı. Namazdan dönen kimse arkadaşının yanına vardığında onun yüzünü görüp tanıyabilecek kadar ortalık ağarmış olurdu. Sabah namazında altmış ile yüz ayet kadar okurdu. (Ebû Dâvûd, Salat: 3; Müsned:)
اخبرنا محمد بن عبد الاعلى، قال حدثنا خالد، قال حدثنا شعبة، قال حدثنا سيار بن سلامة، قال سمعت ابي يسال ابا برزة، عن صلاة، رسول الله صلى الله عليه وسلم قلت انت سمعته قال كما اسمعك الساعة فقال سمعت ابي يسال عن صلاة رسول الله صلى الله عليه وسلم قال كان لا يبالي بعض تاخيرها - يعني العشاء - الى نصف الليل ولا يحب النوم قبلها ولا الحديث بعدها . قال شعبة ثم لقيته بعد فسالته قال كان يصلي الظهر حين تزول الشمس والعصر يذهب الرجل الى اقصى المدينة والشمس حية والمغرب لا ادري اى حين ذكر ثم لقيته بعد فسالته فقال وكان يصلي الصبح فينصرف الرجل فينظر الى وجه جليسه الذي يعرفه فيعرفه . قال وكان يقرا فيها بالستين الى الماية
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), güneş zevalden batıya kayınca çıkar ve cemaate öğle namazını kıldırırdı. (Dârimi, Salat: 13; Tirmizî, Salat:)
اخبرنا كثير بن عبيد، قال حدثنا محمد بن حرب، عن الزبيدي، عن الزهري، قال اخبرني انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم خرج حين زاغت الشمس فصلى بهم صلاة الظهر
Habbab (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e öğle namazını kılarken kumların sıcaklığından şikayet ettik. Bu şikayetimize çözüm olacak erken kılma işini kabul etmedi. Ebû İshak’a öğle namazının erken kılınmasından mı? denildi. O da: dedi. (Müslim, Mesacid: 33; İbn Mâce, Mesacid:)
اخبرنا يعقوب بن ابراهيم، قال حدثنا حميد بن عبد الرحمن، قال حدثنا زهير، عن ابي اسحاق، عن سعيد بن وهب، عن خباب، قال شكونا الى رسول الله صلى الله عليه وسلم حر الرمضاء فلم يشكنا . قيل لابي اسحاق في تعجيلها قال نعم
Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), bir yerde konakladığında öğle namazını kılmadan hareket etmezdi.) Bir adam: Gündüzün yarısında olsa da mı? deyince, Enes: gündüzün yarısında da olsa dedi.) (Ebû Dâvûd, Salat: 272; Müsned:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، حدثنا يحيى بن سعيد، عن شعبة، قال حدثني حمزة العايذي، قال سمعت انس بن مالك، يقول كان النبي صلى الله عليه وسلم اذا نزل منزلا لم يرتحل منه حتى يصلي الظهر . فقال رجل وان كانت بنصف النهار قال وان كانت بنصف النهار
Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), sıcak günlerde namazı geciktirir soğuk günlerde ise erken kılardı.) (Buhârî, Cuma:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا ابو سعيد، مولى بني هاشم قال حدثنا خالد بن دينار ابو خلدة، قال سمعت انس بن مالك، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا كان الحر ابرد بالصلاة واذا كان البرد عجل
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: şiddetlendiği zamanlarda öğle namazını biraz geç kılınız çünkü sıcağın şiddeti Cehennem ateşindendir.) (Tirmizî, Salat: 118; Ebû Dâvûd, Salat:)
اخبرنا قتيبة بن سعيد، قال حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن ابن المسيب، وابي، سلمة بن عبد الرحمن عن ابي هريرة، قال ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " اذا اشتد الحر فابردوا عن الصلاة فان شدة الحر من فيح جهنم
Sabit b. Kays (radıyallahü anh), Ebû Mûsâ’dan merfu olarak rivâyet ederek şöyle diyor: namazını serin vakitlere geciktirin, o sıcaklar Cehennemin ateşindendir.) (Tirmizî, Salat: 118; Ebû Dâvûd, Salat:)
اخبرنا ابراهيم بن يعقوب، قال حدثنا عمر بن حفص، قال حدثنا ابي ح، وانبانا ابراهيم بن يعقوب، قال حدثنا يحيى بن معين، قال حدثنا حفص، ح وانبانا عمرو بن منصور، قال حدثنا عمر بن حفص بن غياث، قال حدثنا ابي، عن الحسن بن عبيد الله، عن ابراهيم، عن يزيد بن اوس، عن ثابت بن قيس، عن ابي موسى، يرفعه قال " ابردوا بالظهر فان الذي تجدون من الحر من فيح جهنم
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Cibril’dir, dininizi öğretmek için gelmiştir. Sabah namazını tan yeri ağarırken kıldı. Öğle namazını güneş batıya kayınca kıldı. İkindiyi bir şeyin gölgesi kendi kadar olunca kıldı. Akşamı güneş batınca kıldı ki o vakit oruçlunun orucunu açacağı vakittir. Sonra yatsı namazını; güneşin batmasından sonra ortaya çıkan kızıllığın kaybolduğu anda kıldı. Sonra ertesi gün tekrar geldi ve sabah namazını ortalık biraz ağarınca kıldı sonra öğle namazını her şeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldırdı. Sonra ikindi namazını her şeyin gölgesi iki katı olunca kıldırdı. Sonra akşam namazını yine aynı vakti olan güneş batınca kıldı ki bu vakit oruçlunun orucunu açacağı vakittir. Sonra yatsıyı vakit biraz ilerleyince kıldı ve sonra şöyle dedi: Namazlar dünkü kıldığın vakitlerile bu günkü kıldığın vakitler arasındadır. Yani namazların kılınacağı ilk ve son vakitler bunlardır.) (Tirmizî, Salat: 115; Müslim, Mesacid:)
اخبرنا الحسين بن حريث، قال انبانا الفضل بن موسى، عن محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " هذا جبريل عليه السلام جاءكم يعلمكم دينكم " . فصلى الصبح حين طلع الفجر وصلى الظهر حين زاغت الشمس ثم صلى العصر حين راى الظل مثله ثم صلى المغرب حين غربت الشمس وحل فطر الصايم ثم صلى العشاء حين ذهب شفق الليل ثم جاءه الغد فصلى به الصبح حين اسفر قليلا ثم صلى به الظهر حين كان الظل مثله ثم صلى العصر حين كان الظل مثليه ثم صلى المغرب بوقت واحد حين غربت الشمس وحل فطر الصايم ثم صلى العشاء حين ذهب ساعة من الليل ثم قال " الصلاة ما بين صلاتك امس وصلاتك اليوم
Abdullah b. Mes’ud (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), yaz günlerinde öğle namazını gölge üç beş ayak uzayınca; kış aylarında ise beş yedi ayak uzayınca kılardı.) (Ebû Dâvûd, Salat:)
اخبرنا ابو عبد الرحمن عبد الله بن محمد الاذرمي، قال حدثنا عبيدة بن حميد، عن ابي مالك الاشجعي، سعد بن طارق عن كثير بن مدرك، عن الاسود بن يزيد، عن عبد الله بن مسعود، قال كان قدر صلاة رسول الله صلى الله عليه وسلم الظهر في الصيف ثلاثة اقدام الى خمسة اقدام وفي الشتاء خمسة اقدام الى سبعة اقدام
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e namaz vakitlerinden sormuştu da O da şöyle buyurmuştu: birlikte kıl. (ve öğren) (Öğle namazını güneş batıya kayınca kılmıştı. İkindiyi her şeyin gölgesi iki katına ulaşınca kılmıştı. Güneş batınca da akşam namazını kılmıştı. Yatsı namazını da kızıllık kaybolunca kılmıştı. Ravi şöyle dedi: Sonra öğle namazını insanın gölgesi bir misli olunca, ikindi namazını insanın gölgesi iki misli olunca, akşam namazını güneş kaybolur kaybolmaz kıldı. Abdullah b. Haris diyor ki: Sonra yatsı namazı hakkında şöyle dedi: gecenin üçte biri geçinceye kadar.) (Ebû Dâvûd, Salat: 5; Tirmizî, Salat:)
اخبرنا عبيد الله بن سعيد، قال حدثنا عبد الله بن الحارث، قال حدثنا ثور، حدثني سليمان بن موسى، عن عطاء بن ابي رباح، عن جابر، قال سال رجل رسول الله صلى الله عليه وسلم عن مواقيت الصلاة فقال " صل معي " . فصلى الظهر حين زاغت الشمس والعصر حين كان فىء كل شىء مثله والمغرب حين غابت الشمس والعشاء حين غاب الشفق قال ثم صلى الظهر حين كان فىء الانسان مثله والعصر حين كان فىء الانسان مثليه والمغرب حين كان قبيل غيبوبة الشفق . قال عبد الله بن الحارث ثم قال في العشاء ارى الى ثلث الليل
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن عروة، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم صلى صلاة العصر والشمس في حجرتها لم يظهر الفىء من حجرتها
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن عروة، عن عايشة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم صلى صلاة العصر والشمس في حجرتها لم يظهر الفىء من حجرتها
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ikindi namazını kıldıktan sonra güneş henüz yüksekte iken bir kimse Kuba’ya gidip gelebilirdi. başka rivâyette: namaz kılarken Kuba’ya gidip gelirdi.) Başka bir rivâyette de: yüksekte iken) diye geçmektedir. (Ebû Dâvûd, Salat: 5; İbn Mâce, Salat:)
اخبرنا سويد بن نصر، قال انبانا عبد الله، عن مالك، قال حدثني الزهري، واسحاق بن عبد الله، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي العصر ثم يذهب الذاهب الى قباء فقال احدهما فياتيهم وهم يصلون وقال الاخر والشمس مرتفعة
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، انه اخبره ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي العصر والشمس مرتفعة حية ويذهب الذاهب الى العوالي والشمس مرتفعة
اخبرنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن انس بن مالك، انه اخبره ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي العصر والشمس مرتفعة حية ويذهب الذاهب الى العوالي والشمس مرتفعة
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا جرير، عن منصور، عن ربعي بن حراش، عن ابي الابيض، عن انس بن مالك، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي بنا العصر والشمس بيضاء محلقة
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا جرير، عن منصور، عن ربعي بن حراش، عن ابي الابيض، عن انس بن مالك، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي بنا العصر والشمس بيضاء محلقة
Sehl b. Huneyf (radıyallahü anh)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümâme b. Sehl’den işittim şöyle diyordu: Ömer b. Abdulaziz ile birlikte öğle namazını kıldıktan sonra çıkıp Enes b. Mâlik’in yanına gitmiştik. Onu, ikindi namazını kılarken gördük: Ona: bu kıldığın namaz hangi namazdır?) dedim. O da: namazıdır. Bu, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte kıldığımız ikindi namazı vaktidir) diye cevap verdi. (Ebû Dâvûd, Salat: 5; İbn Mâce, Salat:)
اخبرنا سويد بن نصر، قال انبانا عبد الله، عن ابي بكر بن عثمان بن سهل بن حنيف، قال سمعت ابا امامة بن سهل، يقول صلينا مع عمر بن عبد العزيز الظهر ثم خرجنا حتى دخلنا على انس بن مالك فوجدناه يصلي العصر قلت يا عم ما هذه الصلاة التي صليت قال العصر وهذه صلاة رسول الله صلى الله عليه وسلم التي كنا نصلي
Ebû Seleme (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ömer b. Abdulaziz zamanında öğle namazını kıldık sonra Enes b. Mâlik’in yanına vardık, namaz kılıyordu. Namazını bitirince bize: kıldınız mı?) dedi. Biz de öğle namazını kıldık dedik. Bu sefer O: Ben de ikindi namazını kıldım dedi. Kendisine erken kılmışsın denilince; Ashabın kıldığı gibi kılıyorum, dedi. (Ebû Dâvûd, Salat: 5; İbn Mâce, Salat:)
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا ابو علقمة المدني، قال حدثنا محمد بن عمرو، عن ابي سلمة، قال صلينا في زمان عمر بن عبد العزيز ثم انصرفنا الى انس بن مالك فوجدناه يصلي فلما انصرف قال لنا اصليتم قلنا صلينا الظهر . قال اني صليت العصر . فقالوا له عجلت . فقال انما اصلي كما رايت اصحابي يصلون
Âla (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, kendisi Enes b. Mâlik’i, Basra’daki evinde ziyaret etmişti. Enes, Öğle namazından gelmişti, evi mescidin bitişiğinde idi. Yanına biz girince, (ikindiyi kıldınız mı?) dedi. Biz de: daha yeni öğle namazından çıkmıştık) dedik. (İkindiyi kılın) dedi. Biz de hemen kalkıp ikindi namazını kıldık. Biz namazı bitirince şöyle dedi: oturup, güneş şeytanın iki boynuzu arasına ininceye kadar ikindi namazını kılmayıp geciktirip dört rekat namaz kılar, onu da çarçabuk kılıp Allah’ı pek az anar ve pek az okuyan kimsenin namazı münafığın namazıdır) dedi ve: sallallahü aleyhi ve sellem)’den böyle derken işittim) dedi. (Ebû Dâvûd, Salat: 5; Tirmizî, Salat:)
اخبرنا علي بن حجر بن اياس بن مقاتل بن مشمرج بن خالد، قال حدثنا اسماعيل، قال حدثنا العلاء، انه دخل على انس بن مالك في داره بالبصرة حين انصرف من الظهر - وداره بجنب المسجد - فلما دخلنا عليه قال اصليتم العصر قلنا لا انما انصرفنا الساعة من الظهر . قال فصلوا العصر . قال فقمنا فصلينا فلما انصرفنا قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " تلك صلاة المنافق جلس يرقب صلاة العصر حتى اذا كانت بين قرنى الشيطان قام فنقر اربعا لا يذكر الله عز وجل فيها الا قليلا
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا سفيان، عن الزهري، عن سالم، عن ابيه، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الذي تفوته صلاة العصر فكانما وتر اهله وماله " . اخبرنا قتيبة، عن مالك، عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الذي تفوته صلاة العصر فكانما وتر اهله وماله
اخبرنا اسحاق بن ابراهيم، قال حدثنا سفيان، عن الزهري، عن سالم، عن ابيه، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الذي تفوته صلاة العصر فكانما وتر اهله وماله " . اخبرنا قتيبة، عن مالك، عن نافع، عن ابن عمر، - رضى الله عنهما - ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الذي تفوته صلاة العصر فكانما وتر اهله وماله
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’tan aktarıldığına göre, şöyle demiştir: Namaz vakitlerini öğretmek için Cibril Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi ve İmam oldu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), O’nun arkasında insanlarda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında durdular. Güneş tepeden batıya doğru kayınca öğle namazını kıldılar. her şeyin gölgesi bir misli olunca yine Cibril Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldi. Önce yaptığı gibi Cibril öne geçti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) arkasında, cemaatte Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında; ikindi namazını kıldırdı. Sonra güneş batınca tekrar geldi. Cibril öne geçti, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) O’nun arkasında cemaat de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in arkasında akşam namazını kıldılar. Sonra ufuktaki kızıllık kaybolunca Cibril önde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) O’nun ardında, cemaat de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ardında yatsı namazını kıldılar. Sonra şafak sökünce geldi. Cibril ilerledi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) O’nun ardında insanlar da Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ardında sabah namazını kıldılar. gün insanın gölgesi bir misli olunca geldi, bir önceki günkü yaptığı gibi yaparak öğle namazını kıldı. Sonra insanın gölgesi iki misli olunca geldi, bir önceki günkü yaptığı gibi yaptı ve ikindi namazını kıldırdı. Sonra güneş batınca geldi, bir önceki günkü yaptığını yaparak akşam namazını kıldırdı. Akşamı kılınca uyuduk sonra uyandık tekrar uyuduk tekrar uyanınca Cibril geldi, dünkü yaptığı gibi yaparak yatsıyı kıldırdı. Sonra tekrar geldi, tan yerinin ağarması yayılınca sabah olunca, yıldızlar henüz görünmekte iken bir önceki günkü yaptığını tekrar yaparak sabah namazını kıldırdı. Sonra şöyle dedi: kıldırdığım vakitler ile bugünkü kıldırdığım vakitler arası o namazların ilk ve son vakitleridir.) (Buhârî, Bed-il Halk: 7; Tirmizî, Namaz:)
اخبرنا يوسف بن واضح، قال حدثنا قدامة، - يعني ابن شهاب - عن برد، عن عطاء بن ابي رباح، عن جابر بن عبد الله، ان جبريل، اتى النبي صلى الله عليه وسلم يعلمه مواقيت الصلاة فتقدم جبريل ورسول الله صلى الله عليه وسلم خلفه والناس خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى الظهر حين زالت الشمس واتاه حين كان الظل مثل شخصه فصنع كما صنع فتقدم جبريل ورسول الله صلى الله عليه وسلم خلفه والناس خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى العصر ثم اتاه حين وجبت الشمس فتقدم جبريل ورسول الله صلى الله عليه وسلم خلفه والناس خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى المغرب ثم اتاه حين غاب الشفق فتقدم جبريل ورسول الله صلى الله عليه وسلم خلفه والناس خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى العشاء ثم اتاه حين انشق الفجر فتقدم جبريل ورسول الله صلى الله عليه وسلم خلفه والناس خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فصلى الغداة ثم اتاه اليوم الثاني حين كان ظل الرجل مثل شخصه فصنع مثل ما صنع بالامس فصلى الظهر ثم اتاه حين كان ظل الرجل مثل شخصيه فصنع كما صنع بالامس فصلى العصر ثم اتاه حين وجبت الشمس فصنع كما صنع بالامس فصلى المغرب فنمنا ثم قمنا ثم نمنا ثم قمنا فاتاه فصنع كما صنع بالامس فصلى العشاء ثم اتاه حين امتد الفجر واصبح والنجوم بادية مشتبكة فصنع كما صنع بالامس فصلى الغداة ثم قال " ما بين هاتين الصلاتين وقت