Loading...

Loading...
Kitap
352 Hadis
Talha b. Ubeydullah (r.a.)’tan rivâyet edilmiştir, dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Amr b. Âs, Kureyş’in iyi kimselerindendir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadisi sadece Nafi’ b. Ömer el Cumahînin rivâyetiyle bilmekteyiz. Nafi’, güvenilir bir kişidir. Hadisin senedi muttasıl değildir; çünkü İbn ebî Müleyke, Talha’ya yetişip ondan hadis almamıştır
حدثنا اسحاق بن منصور، قال اخبرنا ابو اسامة، عن نافع بن عمر الجمحي، عن ابن ابي مليكة، قال قال طلحة بن عبيد الله سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ان عمرو بن العاصي من صالحي قريش " . قال ابو عيسى هذا حديث انما نعرفه من حديث نافع بن عمر الجمحي . ونافع ثقة وليس اسناده بمتصل وابن ابي مليكة لم يدرك طلحة
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte bir yerde konaklamıştık insanlar yanımızdan geçmeye başladılar. Rasûlullah (s.a.v.): “Ey Ebû Hureyre! Bu kim?” diye soruyor ve ben de falan diyorum. Rasûlullah (s.a.v.): “Allah’ın ne iyi kulu bu” buyuruyor. Sonra: “Kim bu?” diye soruyor. Falandır diyorum. “Allah’ın ne kötü kuludur” buyuruyor. Sonunda, Hâlid b. Velid geçti; “Kim bu” dedi. Ben de: “Hâlid b. Velid” dedim. “Hâlid b. Velid, Allah’ın ne iyi kuludur, O, Allah’ın kılıçlarından bir kılıçtır” buyurdu. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Zeyd b. Eslem’in, Ebû Hureyre’den hadis işittiğini bilmiyoruz. Bana göre bu hadis mürseldir. Tirmizî: Bu konuda Ebû Bekir es Sıddık’tan da hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن هشام بن سعد، عن زيد بن اسلم، عن ابي هريرة، قال نزلنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم منزلا فجعل الناس يمرون فيقول رسول الله صلى الله عليه وسلم " من هذا يا ابا هريرة " . فاقول فلان . فيقول " نعم عبد الله هذا " . ويقول " من هذا " . فاقول فلان . فيقول " بيس عبد الله هذا " . حتى مر خالد بن الوليد فقال " من هذا " . فقلت هذا خالد بن الوليد . فقال " نعم عبد الله خالد بن الوليد سيف من سيوف الله " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب ولا نعرف لزيد بن اسلم سماعا من ابي هريرة وهو عندي حديث مرسل . وفي الباب عن ابي بكر الصديق
Berâ (r.a.)’den rivâyet edilmiştir, dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)’e ipek bir elbise hediye edilmişti de herkes onun yumuşaklığı ve güzelliğine hayran olmuştu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bunun yumuşak ve güzelliğine mi? hayret ediyorsunuz; Sa’d b. Muâz’ın Cennet’teki mendilleri bundan daha güzeldir.” Diğer tahric: Buhârî, Bed-il Halk; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا وكيع، عن سفيان، عن ابي اسحاق، عن البراء، قال اهدي لرسول الله صلى الله عليه وسلم ثوب حرير فجعلوا يعجبون من لينه فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " تعجبون من هذا لمناديل سعد بن معاذ في الجنة احسن من هذا " . وفي الباب عن انس . وهذا حديث حسن صحيح
Câbir b. Abdullah (r.a.)’tan rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v.) Sa’d b. Muâz’ın cenazesi insanların önünde iken şöyle buyurdu: “Rahman olan Allah’ın arşı onun için titredi.” Diğer tahric: Buharî, Menakîb; Müslim, Fedail; İbn-i Mace, mukaddime Tirmizî: Bu konuda Useyd b. Hudayr, Ebû Saîd ve Rümeyse’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETLERİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا عبد الرزاق، قال اخبرنا ابن جريج، قال اخبرني ابو الزبير، انه سمع جابر بن عبد الله، يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول وجنازة سعد بن معاذ بين ايديهم " اهتز له عرش الرحمن " . وفي الباب عن اسيد بن حضير وابي سعيد ورميثة .هذا حديث حسن صحيح
Enes (r.a.)’den rivâyet edilmiştir, dedi ki: Sa’d b. Muâz’ın cenazesi taşınırken Kureyza oğulları hakkındaki hükmünden dolayı münafıklar: “Cenazesi ne kadar da hafif dediler.” Bu söz Nebi (s.a.v)’e ulaşınca: “O’nu melekler taşıyorlardı” buyurdu. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir
حدثنا عبد بن حميد، قال اخبرنا عبد الرزاق، قال اخبرنا معمر، عن قتادة، عن انس بن مالك، قال لما حملت جنازة سعد بن معاذ قال المنافقون ما اخف جنازته . وذلك لحكمه في بني قريظة فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فقال " ان الملايكة كانت تحمله " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح غريب
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Nebi (s.a.v)’e karşı Kays b. Sa’d; Vali yanında emniyet amiri konumunda idi.” Ensarî diyor ki: “Devlet işlerindeki yetkisi bakımından…” Diğer tahric: Buhârî, Ahkâm Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Sadece Ensârî’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Muhammed b. Yahya, Muhammed b. Abdullah el Ensarî vasıtasıyla bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır, fakat Ensarî’nin sözünü aktarmamıştır
حدثنا محمد بن مرزوق البصري، قال حدثنا محمد بن عبد الله الانصاري، قال حدثني ابي، عن ثمامة، عن انس، قال كان قيس بن سعد من النبي صلى الله عليه وسلم بمنزلة صاحب الشرط من الامير . قال الانصاري يعني مما يلي من اموره . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب لا نعرفه الا من حديث الانصاري . حدثنا محمد بن يحيى، قال حدثنا محمد بن عبد الله الانصاري، نحوه ولم يذكر فيه قول الانصاري
Câbir b. Abdullah (r.a.)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), benim hastalığımda beni ziyarete gelmiş ne katıra ne de deveye binmemişti, yürüyerek gelmişti.” Diğer tahric: Buhârî, Merda; Müslim, Feraiz Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، قال حدثنا سفيان، عن محمد بن المنكدر، عن جابر بن عبد الله، قال جاءني رسول الله صلى الله عليه وسلم ليس براكب بغل ولا برذون . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), deve gecesi benim için yirmi beş kere bağışlanma talebinde bulundu.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu hadis hasen garib sahihtir. gecesinin manası: Başka bir şekilde Câbir’den rivâyet edildiğine göre bir yolculukta Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte iken devesini Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e satmıştı ve Medîne’ye kadar üzerine binmeyi de şart koşmuştu. Câbir şöyle diyor: Deveyi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e sattığım gece bana yirmi beş kere bağışlanma isteğinde bulundu demektedir. babası: Abdullah b. Amr b. Haram, Uhud savaşında şehîd edilmiş geride pek çok kız çocuğu bırakmıştı. Câbir bunların geçimini sağlar ve onlara harcamada bulunurdu. Bu yüzden Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Câbir’e iyilik yapar ve Ona acırdı. Câbir’in rivâyetinden aynen buradaki gibi anlatılmıştır
حدثنا ابن ابي عمر، قال حدثنا بشر بن السري، عن حماد بن سلمة، عن ابي الزبير، عن جابر، قال استغفر لي رسول الله صلى الله عليه وسلم ليلة البعير خمسا وعشرين مرة . هذا حديث حسن صحيح غريب . ومعنى قوله ليلة البعير ما روي عن جابر من غير وجه انه كان مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر فباع بعيره من النبي صلى الله عليه وسلم واشترط ظهره الى المدينة يقول جابر ليلة بعت من النبي صلى الله عليه وسلم البعير استغفر لي خمسا وعشرين مرة وكان جابر قد قتل ابوه عبد الله بن عمرو بن حرام يوم احد وترك بنات فكان جابر يعولهن وينفق عليهن وكان النبي صلى الله عليه وسلم يبر جابرا ويرحمه لسبب ذلك هكذا روي في حديث عن جابر نحو هذا
Habbab (r.a.)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Allah’ın rızasını kazanmak için hicret etmiştik. Mükafatımız, Allah’tandı. Kimimiz sevâbının karşılığını dünyada almadan öldü. Kiminiz de meyveleri olgunlaşıp şimdi bunları topluyor. Mus’ab b. Umeyr geride bir elbise bırakarak ölenlerdendi. O elbise ile kefen olarak başını örttükleri zaman ayakları açıkta kalıyor. Ayaklarını örttüklerinde ise başı açık kalıyordu.” Rasûlullah (s.a.v.): “Başını o elbiseyle örtünüz ayaklarının ayak tarafına da izhir otu koyunuz” buyurdular. Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hennâd, İbn İdris vasıtasıyla A’meş’den, Ebû Vâil’den, Şakîk b. Seleme’den, Habbab b. Eret’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا ابو احمد، قال حدثنا سفيان، عن الاعمش، عن ابي وايل، عن خباب، قال هاجرنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم نبتغي وجه الله فوقع اجرنا على الله فمنا من مات ولم ياكل من اجره شييا ومنا من اينعت له ثمرته فهو يهدبها وان مصعب بن عمير مات ولم يترك الا ثوبا كانوا اذا غطوا به راسه خرجت رجلاه واذا غطي بها رجلاه خرج راسه فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " غطوا راسه واجعلوا على رجليه الاذخر " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . حدثنا هناد، قال حدثنا ابن ادريس، عن الاعمش، عن ابي وايل، شقيق بن سلمة عن خباب بن الارت، نحوه
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurmuştur: Nice saçı başı dağınık toza toprağa bulanmış paçavra gibi elbiseliler vardır ki: Kendileriyle ilgilenilmez. Fakat bu tip kimseler Allah’a yemin etseler Allah onları yeminlerinde yalancı çıkarmaz. Berâ b. Mâlik’te onlardandır. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle sahih hasendir
حدثنا عبد الله بن ابي زياد، قال حدثنا سيار، قال حدثنا جعفر بن سليمان، قال حدثنا ثابت، وعلي بن زيد، عن انس بن مالك، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كم من اشعث اغبر ذي طمرين لا يوبه له لو اقسم على الله لابره منهم البراء بن مالك " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب من هذا الوجه
Ebû Musa (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v), şöyle buyurmuştur: “Ey Ebû Musa, sana Davut ailesinin mizmarlarından bir mizmar verilmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Fedail; Müslim, Salt-ül Müsafirin Tirmizî: Bu hadis garibtir. Tirmizî: Bu konuda Büreyde ve Ebû Hureyre’den de hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا موسى بن عبد الرحمن الكندي، قال حدثنا ابو يحيى الحماني، عن بريد بن عبد الله بن ابي بردة، عن ابي بردة، عن ابي موسى، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " يا ابا موسى لقد اعطيت مزمارا من مزامير ال داود " .هذا حديث حسن صحيح . وفي الباب عن بريدة وابي هريرة وانس
Sehl b. Sa’d (r.a.)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte hendek kazıyorduk hendek kazıyor biz de toprağını taşıyorduk her tarafımız toz toprak içinde kalmıştı. Bu durumda Rasûlullah (s.a.v.) şöyle diyordu: “Allah’ım, hayat ancak ahiret hayatıdır, Ensâr ve Muhâcirlerini bağışla…” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Cihâd Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir. Ebû Hazim’in ismi Seleme b. Dinar el A’rec ez Zahid’tir. Tirmizî: Bu konuda Enes b. Mâlik’den de hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن عبد الله بن بزيع، قال حدثنا الفضيل بن سليمان، قال حدثنا ابو حازم، عن سهل بن سعد، قال كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو يحفر الخندق ونحن ننقل التراب فيمر بنا فقال " اللهم لا عيش الا عيش الاخرة فاغفر للانصار والمهاجرة " . هذا حديث حسن صحيح غريب من هذا الوجه . وابو حازم اسمه سلمة بن دينار الاعرج الزاهد .وفي الباب عن انس بن مالك
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle diyordu: “Allah’ım hayat ancak ahiret hayatıdır. Ensâr ve muhâcirine ikramlarda bulun…” (Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, Cihâd: 17) Bu hadis hasen sahih garibtir. Enes’den değişik bir şekilde de rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا محمد بن جعفر، قال حدثنا شعبة، عن قتادة، قال حدثنا انس، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يقول " اللهم لا عيش الا عيش الاخرة فاكرم الانصار والمهاجرة " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح غريب وقد روي من غير وجه عن انس رضى الله عنه
Câbir b. Abdullah (r.a.)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu: “Beni gören veya beni göreni gören bir Müslüman’a ateş dokunmayacaktır.” Talha diyor ki: “Ben Câbir b. Abdullah’ı gördüm.” Musa da: “Ben Talha’yı gördüm” diyor. Yahya’da: Musa bana dedi ki: “Sen de beni gördün dolayısıyla biz Allah’tan ümitliyiz.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi Musa b. İbrahim el Ensarî’nin rivâyetleriyle bilmekteyiz. Ali b. el Medîni ve pek çok hadisçi bu hadisi Musa’dan bize aktarmışlardır
حدثنا يحيى بن حبيب بن عربي، قال حدثنا موسى بن ابراهيم بن كثير الانصاري، قال سمعت طلحة بن خراش، يقول سمعت جابر بن عبد الله، يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " لا تمس النار مسلما راني او راى من راني " . قال طلحة فقد رايت جابر بن عبد الله . وقال موسى وقد رايت طلحة . قال يحيى وقال لي موسى وقد رايتني ونحن نرجو الله . هذا حديث حسن غريب لا نعرفه الا من حديث موسى بن ابراهيم الانصاري . وروى علي بن المديني وغير واحد من اهل الحديث عن موسى هذا الحديث
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’tan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İnsanların en hayırlısı, benim asrımda yaşayanlardır. Sonra onların peşinden gelenler… Sonra onların peşinden gelenler… Daha sonra öyle toplumlar gelecek ki, yeminlerine dikkat etmeyecekler böylelikle yeminleri şahitliklerini geçecek veya olur olmaz her şeye şahitlik yapacaklarda şahitlikleri yeminlerini geçecektir. Yani ne şahidlik nede yemin sorumluluğunu düşünmeyeceklerdir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu konuda Ömer, Imrân b. Husayn ve Büreyde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis sahihtir
حدثني هناد، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابراهيم، عن عبيدة، هو السلماني عن عبد الله بن مسعود، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير الناس قرني ثم الذين يلونهم ثم الذين يلونهم ثم ياتي قوم من بعد ذلك تسبق ايمانهم شهاداتهم او شهاداتهم ايمانهم " . وفي الباب عن عمر وعمران بن حصين وبريدة . هذا حديث حسن صحيح
Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ağaç altında biat edenlerden hiç kimse Cehenneme girmeyecektir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابي الزبير، عن جابر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا يدخل النار احد ممن بايع تحت الشجرة " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ashabıma dil uzatıp sövmeyiniz, bütün benliğime hâkim olan Allah’a yemin olsun ki, sizden biriniz Uhud dağı kadar altın harcasa, onların harcadıkları bir ölçek veya onun yarısına bile ulaşamaz.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen “nasıyfehü” ölçeğin yarısı, demektir. Hasan b. Ali el Hallâl, (hafız idi) Ebû Muaviye vasıtasıyla A’meş’den, Ebû Salih’den ve Ebû Saîd el Hudrî’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا ابو داود، قال اخبرنا شعبة، عن الاعمش، قال سمعت ذكوان ابا صالح، عن ابي سعيد الخدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تسبوا اصحابي فوالذي نفسي بيده لو ان احدكم انفق مثل احد ذهبا ما ادرك مد احدهم ولا نصيفه " . هذا حديث حسن صحيح . ومعنى قوله " نصيفه " يعني نصف المد . حدثنا الحسن بن علي الخلال، - وكان حافظا - قال حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي سعيد الخدري ، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه
Abdullah b. Muğaffel (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurmuştur: “Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Benden sonra onları hedef alıp eleştirmeyiniz. Onları seven beni sevdiğinden dolayı sever. Onlara buğzeden de bana buğzettiğinden buğzeder. Onlara eziyet eden bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de Allah’a eziyet etmiş olur. Allah’a eziyet edeni de Allah hemen cezalandırabilir.” Diğer tahric: Müsned: 16201 Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz
حدثنا محمد بن يحيى، قال حدثنا يعقوب بن ابراهيم بن سعد، قال حدثنا عبيدة ابن ابي رايطة، عن عبد الرحمن بن زياد، عن عبد الله بن مغفل، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الله الله في اصحابي الله الله في اصحابي لا تتخذوهم غرضا بعدي فمن احبهم فبحبي احبهم ومن ابغضهم فببغضي ابغضهم ومن اذاهم فقد اذاني ومن اذاني فقد اذى الله ومن اذى الله فيوشك ان ياخذه " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب لا نعرفه الا من هذا الوجه
Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kırmızı devenin sahibinden başka ağacın altında biat edenler mutlaka Cennete gireceklerdir.” Diğer tahric: Müslim, Sıfat-il Münafikun Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا محمود بن غيلان، قال حدثنا ازهر السمان، عن سليمان التيمي، عن خداش، عن ابي الزبير، عن جابر، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ليدخلن الجنة من بايع تحت الشجرة الا صاحب الجمل الاحمر " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب
Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Hâtib b. Beltaa’nın bir kölesi Nebi (s.a.v)’e gelerek Hâtib’ı şikayet etti ve şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Hatıb, mutlaka Cehenneme girecektir.” Bunun üzerine Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: “Yanılıyorsun veya yalan söylüyorsun Hâtıb Cehenneme girmeyecektir. Çünkü Bedir ve Hudeybiye olaylarında bulunmuştur.” Diğer tahric: Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا قتيبة، قال حدثنا الليث، عن ابي الزبير، عن جابر، ان عبدا، لحاطب بن ابي بلتعة جاء رسول الله صلى الله عليه وسلم يشكو حاطبا فقال يا رسول الله ليدخلن حاطب النار . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " كذبت لا يدخلها فانه قد شهد بدرا والحديبية " . هذا حديث حسن صحيح