Loading...

Loading...
Kitap
352 Hadis
İbn Mes’ûd (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Benden sonra Ashabımdan Ebû Bekir ve Ömer’e uyunuz, Ammâr’ın gösterdiği yoldan gidiniz. İbn Mes’ûd’un rivâyetlerine sıkı sarılınız!” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu hadis bu şekliyle İbn Mes’ûd rivâyeti olarak hasen garibtir. Bu hadisi sadece Yahya b. Seleme b. Küheyl rivâyetiyle bilmekteyiz. Yahya b. Seleme’nin hadiste zayıf olduğu kaydedilmiştir. Ebû’z Za’ra’nın ismi Abadullah b. Hanî’dir. Şu’be, Sevrî ve İbn Uyeyne’nin kendisinden hadis rivâyet ettiği Ebû’z Za’ra’nın ismi Amr b. Amr’dır. Bu kimse İbn Mes’ûd’un arkadaşı ve Ebû’l Ahvas’ın kardeşinin oğludur
حدثنا ابراهيم بن اسماعيل بن يحيى بن سلمة بن كهيل، قال حدثني ابي، عن ابيه، عن سلمة بن كهيل، عن ابي الزعراء، عن ابن مسعود، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اقتدوا باللذين من بعدي من اصحابي ابي بكر وعمر واهتدوا بهدى عمار وتمسكوا بعهد ابن مسعود " . هذا حديث حسن غريب من هذا الوجه من حديث ابن مسعود لا نعرفه الا من حديث يحيى بن سلمة بن كهيل . ويحيى بن سلمة يضعف في الحديث وابو الزعراء اسمه عبد الله بن هاني وابو الزعراء الذي روى عنه شعبة والثوري وابن عيينة اسمه عمرو بن عمرو وهو ابن اخي ابي الاحوص صاحب عبد الله بن مسعود
Ebû Musa (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Kardeşimle beraber Yemen’den geldiğimizde Abdullah b. Mes’ûd’u her zaman Nebi (s.a.v)’in yanında gördüğümüz için Nebi (s.a.v)’in ehli beytinden sanırdık çünkü annesi ve kendisi Nebi (s.a.v)’in yanına çok sık girip çıkarlardı.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir. Sûfyân es Sevrî bu hadisi Ebû İshâk’tan rivâyet etmiştir
حدثنا ابو كريب، قال حدثنا ابراهيم بن يوسف بن ابي اسحاق، عن ابيه، عن ابي اسحاق، عن الاسود بن يزيد، انه سمع ابا موسى، يقول لقد قدمت انا واخي، من اليمن وما نرى حينا الا ان عبد الله بن مسعود رجل من اهل بيت النبي صلى الله عليه وسلم لما نرى من دخوله ودخول امه على النبي صلى الله عليه وسلم . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح غريب من هذا الوجه . وقد رواه سفيان الثوري عن ابي اسحاق
Abdurrahman b. Yezîd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Huzeyfe’ye geldik Rasûlullah (s.a.v.)’e yol ve yordam bakımından en yakın kimseyi bize söyle ki ondan hadis alalım ve öğrenelim” dedik. Huzeyfe şöyle dedi: “Nebi (s.a.v)’e yol yordam bakımından en yakını İbn Mes’ûd idi hatta evine girip gözden kayboluncaya kadar… Muhammed (s.a.v.)’in ashabından Allah’ın koruması altında bulunanlar çok iyi bilirler ki Allah’a en yakın olanları Ümmü Abd’ın oğlu Abdullah b. Mes’ûd’tur.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، قال حدثنا اسراييل، عن ابي اسحاق، عن عبد الرحمن بن يزيد، قال اتينا على حذيفة فقلنا حدثنا من، باقرب الناس من رسول الله صلى الله عليه وسلم هديا ودلا فناخذ عنه ونسمع منه قال كان اقرب الناس هديا ودلا وسمتا برسول الله صلى الله عليه وسلم ابن مسعود حتى يتوارى منا في بيته ولقد علم المحفوظون من اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم ان ابن ام عبد هو من اقربهم الى الله زلفى . هذا حديث حسن صحيح
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ashabımdan herhangi birini istişare etmeksizin yetkili bir kimse tayin etmiş olsaydım; mutlaka Ümmü Abd’ın oğlunu tayin ederdim.” Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Hâris’in Ali’den yaptığı bu rivâyetle bilmekteyiz
حدثنا عبد الله بن عبد الرحمن، قال اخبرنا صاعد الحراني، قال حدثنا زهير، قال حدثنا منصور، عن ابي اسحاق، عن الحارث، عن علي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لو كنت مومرا احدا من غير مشورة منهم لامرت عليهم ابن ام عبد " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب انما نعرفه من حديث الحارث عن علي
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimseyi istişare etmeksizin yetkili biri olarak tayin etmiş olsaydım, Ümmü Abd’ın oğlunu tayin ederdim.” Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime
حدثنا سفيان بن وكيع، قال حدثنا ابي، عن سفيان الثوري، عن ابي اسحاق، عن الحارث، عن علي، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لو كنت مومرا احدا من غير مشورة لامرت ابن ام عبد
Abdullah b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kur’ân-ı dört kişiden öğreniniz; İbn Mes’ûd, Übey b. Ka’b, Muâz b. Cebel ve Ebû Huzeyfe’nin azâdısı Sâlim’den.” Diğer tahric: Buhârî, menakÎb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا هناد، قال حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن شقيق بن سلمة، عن مسروق، عن عبد الله بن عمرو، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خذوا القران من اربعة من ابن مسعود وابى بن كعب ومعاذ بن جبل وسالم مولى ابي حذيفة " . هذا حديث حسن صحيح
Heyseme b. Sebre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Medîne’ye geldim ve Allah’tan bana Salih bir arkadaşı arkadaş etmesini istedim. Allah’ta bana Ebû Hureyre’yi arkadaş kıldı. Yanına oturdum ve ona şöyle dedim: “Allah’tan, salih bir insanı bana arkadaş kıl diye duâ ettim de Allah seni bana arkadaş kıldı.” Bunun üzerine Ebû Hureyre: “Nerelisin sen?” diye sordu. “Küfeliyim, hayır arayıp bulmaya geldim” dedim. Ebû Hureyre dedi ki: “Duâsı makbul olan Sa’d b. Mâlik; Rasûlullah (s.a.v.)’in abdest ve taharet suyunun yetkilisi ve katırının bakıcısı İbn Mes’ûd; Rasûlullah (s.a.v.)’in sırdaşı Huzeyfe ve Rasûlullah (s.a.v.)’in ifadesiyle Allah’ın şeytandan koruduğu Ammâr ve iki kitabı iyi bilen Selman sizin aranızda değimli ki (buraya hayır arayıp bulmaya geldin!) Katâde diyor ki: Buradaki iki kitab: İncil ve Kur’ân’dır.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Hayseme, Abdurrahman b. ebî Sebre’nin oğludur fakat dedesine nispet edilmiştir
حدثنا الجراح بن مخلد البصري، قال حدثنا معاذ بن هشام، قال حدثني ابي، عن قتادة، عن خيثمة بن ابي سبرة، قال اتيت المدينة فسالت الله ان ييسر لي جليسا صالحا فيسر لي ابا هريرة فجلست اليه فقلت له اني سالت الله ان ييسر لي جليسا صالحا فوفقت لي . فقال لي من اين انت قلت من اهل الكوفة جيت التمس الخير واطلبه . قال اليس فيكم سعد بن مالك مجاب الدعوة وابن مسعود صاحب طهور رسول الله صلى الله عليه وسلم ونعليه وحذيفة صاحب سر رسول الله صلى الله عليه وسلم وعمار الذي اجاره الله من الشيطان على لسان نبيه وسلمان صاحب الكتابين . قال قتادة والكتابان الانجيل والقران . هذا حديث حسن صحيح غريب . وخيثمة هو ابن عبد الرحمن بن ابي سبرة نسب الى جده
Huzeyfe (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ashab: “Nebi (s.a.v)’e kendine bir halef (yerine bakacak ve karar verecek biri) tayin etsen” dediler. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Size bir halef tayin etmiş olsam siz de onun emrine karşı gelirseniz azablanırsınız. Ne var ki Huzeyfe size ne anlatırsa onu doğru kabul edip tasdik ediniz. Abdullah b. Mes’ûd ta size ne okutursa onu da okuyunuz.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Abdullah dedi ki: İshâk b. İsa’ya: “Bu hadisin Ebû Vâil’den olduğunu söylüyorlar” dedim. “Hayır” dedi. İnşallah “Zâzân” dandır. Tirmizî: Bu hadis Şerîk’in rivâyeti olarak hasendir
حدثنا عبد الله بن عبد الرحمن، قال اخبرنا اسحاق بن عيسى، عن شريك، عن ابي اليقظان، عن زاذان، عن حذيفة، قال قالوا يا رسول الله لو استخلفت . قال " ان استخلفت عليكم فعصيتموه عذبتم ولكن ما حدثكم حذيفة فصدقوه وما اقراكم عبد الله فاقرءوه " . قال عبد الله فقلت لاسحاق بن عيسى يقولون هذا عن ابي وايل . قال لا عن زاذان ان شاء الله . هذا حديث حسن وهو حديث شريك
Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Ömer, Usâme b. Zeyd’in maaşını üç bin beş yüz, oğlu Abdullah’ın maaşını ise üç bin olarak tayin etmişti. Ömer’in oğlu babasına: “Neden Usâme’yi benden üstün tuttun! Hiçbir savaş meydanına benden önce varmış değildir” dedi. Ömer şöyle karşılık verdi: “Çünkü Usâme’nin babası Zeyd, Rasûlullah (s.a.v.)’e senden daha sevgili idi yine Usâme’de Rasûlullah (s.a.v.)’e senden daha sevgili idi. Ben de Rasûlullah (s.a.v.)’in sevdiğini benim sevdiğim oğluma tercih ettim.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا سفيان بن وكيع، قال حدثنا محمد بن بكر، عن ابن جريج، عن زيد بن اسلم، عن ابيه، عن عمر، انه فرض لاسامة بن زيد في ثلاثة الاف وخمسماية وفرض لعبد الله بن عمر في ثلاثة الاف قال عبد الله بن عمر لابيه لم فضلت اسامة على فوالله ما سبقني الى مشهد . قال لان زيدا كان احب الى رسول الله صلى الله عليه وسلم من ابيك وكان اسامة احب الى رسول الله منك فاثرت حب رسول الله صلى الله عليه وسلم على حبي . هذا حديث حسن غريب
Abdullah b. Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Hârise’nin oğlu Zeyd’i, Muhammed’in oğlu Zeyd diye çağırırdık. Ahzab sûresi 5. ayet nazil oldu ve bu işi bıraktık.” Diğer tahric: Buhârî, Tefsir-ül Kur’ân; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis sahihtir
حدثنا قتيبة، قال حدثنا يعقوب بن عبد الرحمن، عن موسى بن عقبة، عن سالم بن عبد الله بن عمر، عن ابيه، قال ما كنا ندعو زيد بن حارثة الا زيد بن محمد حتى نزلت : ( ادعوهم لابايهم هو اقسط عند الله ) . هذا حديث حسن صحيح
Zeyd’in kardeşi Cebele b. Hârise (r.a)’ın haber verdiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e geldim ve: “Kardeşim Zeyd’i benimle gönder memleketimize götüreyim dedim.” Şöyle buyurdular: “İşte kendisi… şayet seninle gidecek olursa ona engel olmam.” Bunun üzerine Zeyd dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! Vallahi sana hiç kimseyi tercih etmem.” Cebele şöyle dedi: “Kardeşimin görüşünü kendi görüşümden daha değerli buldum.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece İbn Rumî’nin Ali b. Müshir’den rivâyetiyle bilmekteyiz
حدثنا الجراح بن مخلد البصري، وغير، واحد، قالوا حدثنا محمد بن عمر بن الرومي، قال حدثنا علي بن مسهر، عن اسماعيل بن ابي خالد، عن ابي عمرو الشيباني، قال اخبرني جبلة بن حارثة، اخو زيد قال قدمت على رسول الله صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله ابعث معي اخي زيدا . قال " هو ذا " . قال " فان انطلق معك لم امنعه " . قال زيد يا رسول الله والله لا اختار عليك احدا . قال فرايت راى اخي افضل من رايي . هذا حديث حسن غريب لا نعرفه الا من حديث ابن الرومي عن علي بن مسهر
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.), bir askerî kuvvet gönderdi ve bunların başına Usâme b. Zeyd’i komutan tayin etti. Müslümanlar onun komutanlığından pek hoşlanmadılar. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Siz onun komutanlığından hoşlanmıyorsunuz daha önce babasının komutanlığına da dil uzatmıştınız. Allah’a yemin olsun ki komutanlığa gerçekten layık idi ve bana insanların en sevimlilerindendi. Kendisinden sonra bu oğlu da bana insanların en sevimlilerindendir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakib; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ali b. Hucr, İsmail b. Cafer vasıtasıyla Abdullah b. Dinar’dan ve İbn Ömer’den, Enes’in hadisinin bir benzerini bize aktarmıştır
حدثنا احمد بن الحسن، قال حدثنا عبد الله بن مسلمة، عن مالك بن انس، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم بعث بعثا وامر عليهم اسامة بن زيد فطعن الناس في امارته فقال النبي صلى الله عليه وسلم " ان تطعنوا في امارته فقد كنتم تطعنون في امرة ابيه من قبل وايم الله ان كان لخليقا للامارة وان كان من احب الناس الى وان هذا من احب الناس الى بعده " . هذا حديث حسن صحيح . حدثنا علي بن حجر، قال حدثنا اسماعيل بن جعفر، عن عبد الله بن دينار، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحو حديث مالك بن انس
Usame b. Zeyd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’in hastalığı ağırlaşınca tüm insanlar gibi bende Medîne’ye gelmiştim yanına girdim susuyor dili dönmüyordu. Rasûlullah (s.a.v.), ellerini üzerime koyup kaldırmaya çalıştı. Kendisinin bana duâ ettiğini anladım. Diğer tahric: Müsned: 20760 Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا ابو كريب، قال حدثنا يونس بن بكير، عن محمد بن اسحاق، عن سعيد بن عبيد بن السباق، عن محمد بن اسامة بن زيد، عن ابيه، قال لما ثقل رسول الله صلى الله عليه وسلم هبطت وهبط الناس المدينة فدخلت على رسول الله صلى الله عليه وسلم وقد اصمت فلم يتكلم فجعل رسول الله صلى الله عليه وسلم يضع يديه على ويرفعهما فاعرف انه يدعو لي . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب
Mü’minlerin annesi Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), Usamenin elbisesini ele alıp tamir etmeye çalıştı da Hz. Âişe: “Bırak ben yapayım” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Usame’yi sev çünkü ben onu seviyorum” buyurdular. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا الحسين بن حريث، قال حدثنا الفضل بن موسى، عن طلحة بن يحيى، عن عايشة بنت طلحة، عن عايشة ام المومنين، قالت اراد النبي صلى الله عليه وسلم ان ينحي مخاط اسامة قالت عايشة دعني دعني حتى اكون انا الذي افعل . قال " يا عايشة احبيه فاني احبه " . هذا حديث حسن غريب
Usame b. Zeyd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben Nebi (s.a.v)’in kapısı önünde oturmakta idim. Ali ve Abbâs izin istemek için geldiler ve ey Usâme Nebi (s.a.v)’in yanına girmek için bize izin iste… Ben de: “Ey Allah’ın Rasûlü! Ali ve Abbâs yanına girmek için izin istiyorlar” dedim. Rasûlullah (s.a.v.): “Neden geldiklerini biliyor musun?” diye sordu. Ben de: “Bilmiyorum” dedim. “Ben biliyorum onlara izin ver” buyurdu. İçeri girdiler; “Ey Allah’ın Rasûlü! Aile halkından hangisi sana daha sevimlidir? Sana sormaya geldik” dediler. Rasûlullah (s.a.v.): “Muhammed’in kızı Fatıma” buyurdu. Ali ve Abbâs: “Sana tüm akrabalar arasından sana daha sevimli olan kimdir? diye sormaya gelmiştik” dediler. “Ehlimden bana en sevgili olanı; Allah’ın kendisine iyilikte bulunduğu, benim de kendisine iyilikte bulunduğum Usâme b. Zeyd’tir” buyurdu. Ali ve Abbâs: “Sonra kim?” dediler. “Ali b. ebî Tâlib” buyurdu. Bunun üzerine Abbâs: “Ey Allah’ın Rasûlü! amcanı sonuncuları yaptın” dedi. Rasûlullah (s.a.v.): “Ali, hicrette seni geçmiştir” buyurdu. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا احمد بن الحسن، قال حدثنا موسى بن اسماعيل، قال حدثنا ابو عوانة، قال حدثنا عمر بن ابي سلمة بن عبد الرحمن، عن ابيه، قال اخبرني اسامة بن زيد، قال كنت جالسا عند النبي صلى الله عليه وسلم اذ جاء علي والعباس يستاذنان فقالا يا اسامة استاذن لنا على رسول الله صلى الله عليه وسلم . فقلت يا رسول الله علي والعباس يستاذنان . فقال " اتدري ما جاء بهما " . قلت لا ادري . فقال النبي صلى الله عليه وسلم " لكني ادري " . فاذن لهما فدخلا فقالا يا رسول الله جيناك نسالك اى اهلك احب اليك قال " فاطمة بنت محمد " . فقالا ما جيناك نسالك عن اهلك . قال " احب اهلي الى من قد انعم الله عليه وانعمت عليه اسامة بن زيد " . قالا ثم من قال " ثم علي بن ابي طالب " . قال العباس يا رسول الله جعلت عمك اخرهم قال " لان عليا قد سبقك بالهجرة " . هذا حديث حسن صحيح . وكان شعبة يضعف عمر بن ابي سلمة
Cerir b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Müslüman olduğum günden beri Rasûlullah (s.a.v.), beni kapıdan çevirmedi. Beni her gördüğünde mutlaka gülümserdi.” Diğer tahric: Buhâri Cihâd, Edeb; Müslim, Fedail; İbn Mâce, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا احمد بن منيع، قال حدثنا معاوية بن عمرو الازدي، قال حدثنا زايدة، عن بيان، عن قيس بن ابي حازم، عن جرير بن عبد الله، قال ما حجبني رسول الله صلى الله عليه وسلم منذ اسلمت ولا راني الا ضحك . هذا حديث حسن صحيح
Cerir (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Müslüman olduğumdan beri Rasûlullah (s.a.v.), beni kapısından geri çevirmemiş ve her gördüğünde tebessüm ederdi.” Diğer tahric: Buhâri Cihâd, Edeb; Müslim, Fedail; İbn Mâce, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis hasendir
حدثنا احمد بن منيع، قال حدثنا معاوية بن عمرو، قال حدثنا زايدة، عن اسماعيل بن ابي خالد، عن قيس، عن جرير، قال ما حجبني رسول الله صلى الله عليه وسلم منذ اسلمت ولا راني الا تبسم . هذا حديث حسن صحيح
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’tan rivâyete göre, bizzat kendisi Cebrail’i iki defa görmüştür ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona iki defa duâ etmiştir. (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu hadis mürseldir. Ebû Cehdam’ın İbn Abbâs’tan hadis dinlediğini bilmiyoruz. Ebû Cehdam’ın ismi Mûsâ b. Sâlim’dir. Ubeydullah b. Abdullah b. Abbâs ve İbn Abbâs’tan da bu hadis rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن بشار، ومحمود بن غيلان، قالا حدثنا ابو احمد، عن سفيان، عن ليث، عن ابي جهضم، عن ابن عباس، انه راى جبريل عليه السلام مرتين ودعا له النبي صلى الله عليه وسلم مرتين . قال ابو عيسى هذا حديث مرسل . ولا نعرف لابي جهضم سماعا من ابن عباس . وقد روي عن عبيد الله بن عبد الله ابن عباس عن ابن عباس . وابو جهضم اسمه موسى بن سالم
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), bana iki sefer Allah’ın hikmet vermesi için duâ etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle Atâ’nın rivâyeti olarak hasen garibtir. Bu hadis İkrime ve İbn Abbâs’tan da ayrıca rivâyet edilmiştir
حدثنا محمد بن حاتم المكتب المودب، قال حدثنا القاسم بن مالك المزني، عن عبد الملك بن ابي سليمان، عن عطاء، عن ابن عباس، قال دعا لي رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يوتيني الله الحكمة مرتين . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب من هذا الوجه من حديث عطاء . وقد رواه عكرمة عن ابن عباس
İbn Abbâs (r.a.)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), beni bağrına bastı ve “Allah’ım ona hikmeti öğret” diye duâ etti. Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، قال حدثنا عبد الوهاب الثقفي، قال اخبرنا خالد الحذاء، عن عكرمة، عن ابن عباس، قال ضمني اليه رسول الله صلى الله عليه وسلم وقال " اللهم علمه الحكمة " . هذا حديث حسن صحيح