Loading...

Loading...
Kitap
235 Hadis
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), günlerden bir gün ashabına şöyle buyurdu: “Günde yüz kere Sübhanallah ve bi hamdihi” deyiniz. Her kim bir sefer söylerse kendisine on sevap yazılır on defa söyleyene yüz sevap yazılır, yüz sefer söyleyene bin sevap yazılır. Kim artırırsa Allah’ta sevap miktarını artırır kim Allah’tan bağışlanma isterse Allah onu bağışlar
حدثنا اسماعيل بن موسى الكوفي، حدثنا داود بن الزبرقان، عن مطر الوراق، عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ذات يوم لاصحابه " قولوا سبحان الله وبحمده ماية مرة من قالها مرة كتبت له عشرا ومن قالها عشرا كتبت له ماية ومن قالها ماية كتبت له الفا ومن زاد زاده الله ومن استغفر غفر الله له " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب
Amr b. Şuayb (r.a.)’ın dedesinden rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim Allah’ı sabahleyin yüz kere akşamleyin yüz kere tesbih ederse yüz kere hac yapmış sevâbı kazanır. Her kim de günde yüz kere sabah akşam Allah’ı hamdederse Allah yolunda cihâd için yüz at hazırlamış gibidir veya yüz kere savaşa katılmış kimse gibi sevap kazanır. Kim de yüz kere sabahleyin yüz kere de akşamleyin lailahe illallah derse İsmailoğullarından yüz köle azâd eden kişinin sevâbını kazanır, kim de yüz kere sabahleyin yüz kere de akşamleyin Allahuekber derse onun söylediği kadar söyleyen veya onun söylediği kadarı geçen kimseden başka hiçbir kimse onun kazandığı sevâbı kazanamaz.”
حدثنا محمد بن وزير الواسطي، حدثنا ابو سفيان الحميري، هو سعيد بن يحيى الواسطي عن الضحاك بن حمرة، عن عمرو بن شعيب، عن ابيه، عن جده، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من سبح الله ماية بالغداة وماية بالعشي كان كمن حج ماية مرة ومن حمد الله ماية بالغداة وماية بالعشي كان كمن حمل على ماية فرس في سبيل الله او قال غزا ماية غزوة ومن هلل الله ماية بالغداة وماية بالعشي كان كمن اعتق ماية رقبة من ولد اسماعيل ومن كبر الله ماية بالغداة وماية بالعشي لم يات في ذلك اليوم احد باكثر مما اتى به الا من قال مثل ما قال او زاد على ما قال " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب
Zührî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ramazan ayında bir kere “Tesbih = (sübhanallah” diğer aylarda bin tesbih’ten daha faziletlidir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir)
حدثنا الحسين بن الاسود العجلي البغدادي، حدثنا يحيى بن ادم، عن الحسن بن صالح، عن ابي بشر، عن الزهري، قال تسبيحة في رمضان افضل من الف تسبيحة في غيره
Temim ed Dârî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurmuştur: “Kim on kere; Ben inanır ve inandığımı bildiririm ki Allah’tan başka gerçek ilah yoktur ancak Allah vardır o tektir onun ortağı yoktur. Bir olup ikincisi olmayan tektir. Herkes ve her şey ona muhtaç olup o kimseye muhtaç değildir. Eş ve çocuk edinmemiştir. Hiçbir şey ona denk ve benzer olamaz o hiçbir şeye benzetilemez” derse Allah ona kırk milyon sevap yazar. Diğer tahric: Müsned: 16340 Tirmizî: Bu hadis garibtir. Ancak bu şekliyle bilmekteyiz. Halil b. Mürre hadisçiler yanında sağlam biri değildir. Muhammed b. İsmail der ki: Bu şahıs münker hadisler rivâyet eden birisidir. Mahir: Münker hadis: zayıf hadis'in en alt seviyelerindendir. Ancak Tirmizi gibi bir alim bu hadis-i şerif'i kitabına boşuna almaz. Tirmizi'nin bu Hadis'in metnini sahih bulduğunu düşünüyorum
حدثنا قتيبة بن سعيد، حدثنا الليث، عن الخليل بن مرة، عن الازهر بن عبد الله، عن تميم الداري، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم انه قال " من قال اشهد ان لا اله الا الله وحده لا شريك له الها واحدا احدا صمدا لم يتخذ صاحبة ولا ولدا ولم يكن له كفوا احد عشر مرات كتب الله له اربعين الف الف حسنة " . قال هذا حديث غريب لا نعرفه الا من هذا الوجه . والخليل بن مرة ليس بالقوي عند اصحاب الحديث . قال محمد بن اسماعيل هو منكر الحديث
Ebû Zerr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Kim, sabah namazından sonra diz çökmüş durumda hiçbir şey konuşmadan on kere: La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh lehu'l-mulk ve lehu'l-Hamd yuhyi ve yumit ve huve ala kulli şey'in kadir'' Anlamı: ''Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur sadece Allah vardır. O tekdir onun ortağı yoktur. Saltanat ona aittir. Hamd ona mahsustur hayat verip öldüren de O’dur. Onun her şeye gücü yeter” derse kendisine on sevap yazılır on günahı silinir. On derece yükseltilir. O gün boyunca her türlü kötülüklerden korunur. Şeytandan korunur. Allah’a şirk koşmaz ise işleyeceği hiçbir günah ona zarar vermez günahları silinmiş olur
حدثنا اسحاق بن منصور، حدثنا علي بن معبد المصري، حدثنا عبيد الله بن عمرو الرقي، عن زيد بن ابي انيسة، عن شهر بن حوشب، عن عبد الرحمن بن غنم، عن ابي ذر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من قال في دبر صلاة الفجر وهو ثاني رجليه قبل ان يتكلم لا اله الا الله وحده لا شريك له له الملك وله الحمد يحيي ويميت وهو على كل شيء قدير عشر مرات كتب له عشر حسنات ومحي عنه عشر سييات ورفع له عشر درجات وكان يومه ذلك في حرز من كل مكروه وحرس من الشيطان ولم ينبغ لذنب ان يدركه في ذلك اليوم الا الشرك بالله " . قال هذا حديث حسن غريب صحيح
Büreyde el Eslemî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v), bir adamın şöyle duâ ettiğini işitti: “Ey Allah’ım Ben senden istiyorum ki: Senin tek olduğuna senden başka gerçek ilah olmadığına ben inanıyor ve bu gerçeği de başkalarına da bildiriyorum. Sen ikincisi düşünülemeyen teksin. Sen kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayansın fakat herkes ve her şey sana muhtaçtır. O Allah kesinlikle baba olmamıştır ve çocuğu da yoktur. Hiçbir şey ona denk ve benzer olamaz o hiçbir şeye benzetilemez.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki bu adam Allah’tan, kendisine onunla duâ edildiği zaman mutlaka kabul edeceği ve kendisinden onunla istenildiği zaman mutlaka vereceği, ismi Azam duâsını yapmış oldu. Zeyd dedi ki: Bu hadis bundan birkaç yıl sonra Züheyr’e hatırlatmıştım da şöyle demişti: Bu hadisi bana Ebû İshâk Mâlik b. Mığvel’den aktarmıştı. Zeyd diyor ki: Sonra bu hadisi Sûfyân’a anlattım o da bu hadisi bana Mâlik’den aktardı
حدثنا جعفر بن محمد بن عمران الثعلبي الكوفي، حدثنا زيد بن حباب، عن مالك بن مغول، عن عبد الله بن بريدة الاسلمي، عن ابيه، قال سمع النبي صلى الله عليه وسلم رجلا يدعو وهو يقول اللهم اني اسالك باني اشهد انك انت الله لا اله الا انت الاحد الصمد الذي لم يلد ولم يولد ولم يكن له كفوا احد . قال فقال " والذي نفسي بيده لقد سال الله باسمه الاعظم الذي اذا دعي به اجاب واذا سيل به اعطى " . قال زيد فذكرته لزهير بن معاوية بعد ذلك بسنين فقال حدثني ابو اسحاق عن مالك بن مغول . قال زيد ثم ذكرته لسفيان الثوري فحدثني عن مالك . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب . وروى شريك هذا الحديث عن ابي اسحاق عن ابن بريدة عن ابيه وانما اخذه ابو اسحاق الهمداني عن مالك بن مغول وانما دلسه . وروى شريك هذا الحديث عن ابي اسحاق
Fedâle b. Ubeyd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), mescidde oturmakta iken bir adam geldi namaz kıldı sonra şöyle duâ etti: “Allah’ım beni bağışla bana acı.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Ey namaz kılan acele ettin, namaz kılıp oturduğun vakit Allah’a layık olduğu şekilde hamdet sonra bana salat ve selam et sonra da yapacağın duâyı yap.” Bundan sonra başka biri namaz kıldı. Namazdan sonra Allah’a hamdetti ve Nebiye salat ve selam getirdi. Başka bir şey yapmadı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), o kimseye şöyle buyurdu: “Ey namaz kılan kimse! Duâ et duân kabul edilsin.”
حدثنا قتيبة، حدثنا رشدين بن سعد، عن ابي هاني الخولاني، عن ابي علي الجنبي، عن فضالة بن عبيد، قال بينا رسول الله صلى الله عليه وسلم قاعدا اذ دخل رجل فصلى فقال اللهم اغفر لي وارحمني . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " عجلت ايها المصلي اذا صليت فقعدت فاحمد الله بما هو اهله وصل على ثم ادعه " . قال ثم صلى رجل اخر بعد ذلك فحمد الله وصلى على النبي صلى الله عليه وسلم فقال له النبي صلى الله عليه وسلم " ايها المصلي ادع تجب " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن رواه حيوة بن شريح عن ابي هاني الخولاني وابو هاني اسمه حميد بن هاني وابو علي الجنبي اسمه عمرو بن مالك
Fedâle b. Ubeyd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v), bir adamın namazında teşehhütte duâ ettiğini. Fakat Nebi (s.a.v)’e salat ve selam getirmediğini işitti ve şöyle buyurdu: “Bu adam acele etti.” Sonra onu çağırarak ona ve başkalarına şöyle buyurdu: “Sizden biriniz namaz kıldığında Allah’a hamd ve sena ile başlayıp Nebi (s.a.v)’e salat ve selam getirip sonra dilediği şekilde duâsını yapsın.”
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا عبد الله بن يزيد المقري، حدثنا حيوة بن شريح، حدثني ابو هاني الخولاني، ان عمرو بن مالك الجنبي، اخبره انه، سمع فضالة بن عبيد، يقول سمع النبي صلى الله عليه وسلم رجلا يدعو في صلاته فلم يصل على النبي صلى الله عليه وسلم فقال النبي صلى الله عليه وسلم " عجل هذا " . ثم دعاه فقال له او لغيره " اذا صلى احدكم فليبدا بتحميد الله والثناء عليه ثم ليصل على النبي صلى الله عليه وسلم ثم ليدع بعد بما شاء " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Esma binti Yezîd (r.anha)’dan rivâyete göre, Nebi (s.a.v) buyurdular ki: “Allah’ın, ismi Azam denilen en büyük ismi şu iki ayet içersindedir: “İlahınız tek bir ilahtır. O’ndan başka gerçek ilah yoktur, ancak O vardır. O dünyada herkese merhamet eden ahirette ise sadece mu’minlere merhamet edendir.” (Bakara: 163) “Elif lam mim, Allah kendisinden başka gerçek ilah olmayan tek Allah’tır. O daima diri ve ölümsüz olup tüm varlıkların tek yöneteni ve gözetenidir.” (Âl-i imrân:)
حدثنا علي بن خشرم، حدثنا عيسى بن يونس، عن عبيد الله بن ابي زياد القداح، كذا قال عن شهر بن حوشب، عن اسماء بنت يزيد، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال " اسم الله الاعظم في هاتين الايتين : ( والهكم اله واحد لا اله الا هو الرحمن الرحيم ) وفاتحة ال عمران (الم * الله لا اله الا هو الحى القيوم ) " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’a kabul edileceğini gerçekten bilerek duâ ediniz. Biliniz ki Allah, umursamazlık ve oyun eğlence türünden yapılan duâları kabul etmez.”
حدثنا عبد الله بن معاوية الجمحي، - وهو رجل صالح حدثنا صالح المري، عن هشام بن حسان، عن محمد بن سيرين، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ادعوا الله وانتم موقنون بالاجابة واعلموا ان الله لا يستجيب دعاء من قلب غافل لاه " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب لا نعرفه الا من هذا الوجه . سمعت عباسا العنبري يقول اكتبوا عن عبد الله بن معاوية الجمحي فانه ثقة
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle duâ ederdi: “Allah’ım vücudumu afiyette kıl, gözümü afiyette kıl, son nefesime kadar beni afiyette kıl. Hertürlü ikram sahibi ceza vermede acele etmeyen Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah’ı tenzih ederim. Eksiksiz tüm övgüler alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.”
حدثنا ابو كريب، حدثنا معاوية بن هشام، عن حمزة الزيات، عن حبيب بن ابي ثابت، عن عروة، عن عايشة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اللهم عافني في جسدي وعافني في بصري واجعله الوارث مني لا اله الا الله الحليم الكريم سبحان الله رب العرش العظيم والحمد لله رب العالمين " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب . قال سمعت محمدا يقول حبيب بن ابي ثابت لم يسمع من عروة بن الزبير شييا وحبيب بن ابي ثابت هو حبيب بن قيس بن دينار وقد ادرك عمر وابن عباس والله اعلم
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Fatıma bir hizmeçi istemek üzere Rasûlullah (s.a.v.)’e geldi: Rasûlullah (s.a.v.), ona şöyle buyurdu: Sen şöyle duâ et: “Yedi kat göklerin Rabbi, Allah’ım büyük arşın sahibi Allah’ım Ey Rabbimiz, Ey tüm varlıkların Rabbi Tevratı, İncili ve Kur’ân-ı indiren, Ey taneyi ve çekirdeği yaran herşeyin şerrinden sana sığınırım. Her canlının iradesi senin elindedir. İlk sensin senden evvel hiçbir varlık yoktur. Son sensin, senden sonraya hiçbir varlık kalmayacaktır. Zahir sensin senin üstünde hiçbirşey yoktur. Batın sensin senden ileri hiçbir varlık yoktur. Borçlarımı öde beni yoksulluktan kurtar.”
حدثنا ابو كريب، حدثنا ابو اسامة، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال جاءت فاطمة الى النبي صلى الله عليه وسلم تساله خادما فقال لها " قولي اللهم رب السموات السبع ورب العرش العظيم ربنا ورب كل شيء منزل التوراة والانجيل والقران فالق الحب والنوى اعوذ بك من شر كل شيء انت اخذ بناصيته انت الاول فليس قبلك شيء وانت الاخر فليس بعدك شيء وانت الظاهر فليس فوقك شيء وانت الباطن فليس دونك شيء اقض عني الدين واغنني من الفقر " . قال هذا حديث حسن غريب وهكذا روى بعض اصحاب الاعمش عن الاعمش نحو هذا . وروى بعضهم عن الاعمش عن ابي صالح مرسل ولم يذكر فيه عن ابي هريرة
Abdullah b. Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle duâ ederdi: “Allah’ım huşu duymayan kalbten işitilmeyen dua’dan doymayan nefis’den faydasız ilimden sana sığınırım. Bu dört şeyden sana sığınırım.” Diğer tahric: Nesâî, İstiaze Tirmizî: Bu konuda Câbir, Ebû Hureyre ve İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle Abdullah b. Amr rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Mahir: Huşu: Allah Azze ve Celle’den gerekli şekilde korkmak çekinmek, kalbi titreten türde Allah’a saygı duymak… manalarına gelir. İşitilmeyen dua’dan: Allah Teala’nın her şeyi işittiği mutlak manada biiinmektedir. Burada Allah’ın icabet etmediği dua kastedilmektedir. Doymayan nefis: Dünyevi isteklere kapılarak hep dünyalık eşya ve zevk isteyen nefis. İlme, Salih ibadet’e doymayan nefis övülür. Hadis’in kalanınun izahı ve Ebu Hureyre r.a.’den İbn-i Msce’nin rivayeti için: BURAYA TIKLAYIN
حدثنا ابو كريب، حدثنا يحيى بن ادم، عن ابي بكر بن عياش، عن الاعمش، عن عمرو بن مرة، عن عبد الله بن الحارث، عن زهير بن الاقمر، عن عبد الله بن عمرو، قال كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " اللهم اني اعوذ بك من قلب لا يخشع ودعاء لا يسمع ومن نفس لا تشبع ومن علم لا ينفع اعوذ بك من هولاء الاربع " . قال وفي الباب عن جابر وابي هريرة وابن مسعود . قال وهذا حديث حسن صحيح غريب من هذا الوجه من حديث عبد الله بن عمرو
İmrân b. Husayn (r.a.)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v), babama: “Ey Husayn! Bugün kaç ilah'a ibadet ediyorsun?” buyurdu. Babam şu cevabı verdi: “Altısı yerde biri gökte yedi ilah'a.” Rasûlullah (s.a.v.): “İstek, arzu ve korkuların bunlardan hangisinedir?” buyurdu. Babam: “Göktekine” diye cevap verdi. Rasûlullah (s.a.v.): “Ey Husayn! Müslüman olmuş olsaydın sana fayda verecek iki kelime öğretirdim…” Husayn, Müslüman olunca: “Ey Allah’ın Rasûlü! bana vaad ettiğin iki kelimeyi bana öğret” dedi. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şöyle duâ et: Allah’ım bana faydalı olan şeyleri ilham et ve beni benliğimin şerrinden de koru.”
حدثنا احمد بن منيع، حدثنا ابو معاوية، عن شبيب بن شيبة، عن الحسن البصري، عن عمران بن حصين، قال قال النبي صلى الله عليه وسلم لابي " يا حصين كم تعبد اليوم الها " . قال ابي سبعة ستا في الارض وواحدا في السماء . قال " فايهم تعد لرغبتك ورهبتك " . قال الذي في السماء . قال " يا حصين اما انك لو اسلمت علمتك كلمتين تنفعانك " . قال فلما اسلم حصين قال يا رسول الله علمني الكلمتين اللتين وعدتني . فقال " قل اللهم الهمني رشدي واعذني من شر نفسي " . قال هذا حديث حسن غريب . وقد روي هذا الحديث عن عمران بن حصين من غير هذا الوجه
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebi (s.a.v)’in çoğunlukta şu kelimelerle duâ ettiğini işitirdim: “Allah’ım sıkıntıdan üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, borcun belimi bükmesinden ve insanların bana tahakkümünden sana sığınırım.”
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابو عامر العقدي، حدثنا ابو مصعب المدني، عن عمرو بن ابي عمرو، مولى المطلب عن انس بن مالك، رضى الله عنه قال كثيرا ما كنت اسمع النبي صلى الله عليه وسلم يدعو بهولاء الكلمات " اللهم اني اعوذ بك من الهم والحزن والعجز والكسل والبخل وضلع الدين وغلبة الرجال " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب من هذا الوجه من حديث عمرو بن ابي عمرو
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle duâ ederdi: “Allah’ım, tembellikten, ihtiyarlıktan, korkaklıktan, cimrilikten, Mesih Deccâl’ın fitnesinden ve kabir azabından sana sığınırım.”
حدثنا علي بن حجر، حدثنا اسماعيل بن جعفر، عن حميد، عن انس، عن النبي صلى الله عليه وسلم كان يدعو يقول " اللهم اني اعوذ بك من الكسل والهرم والجبن والبخل وفتنة المسيح وعذاب القبر " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Abdullah b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Nebi (s.a.v), tesbihi parmaklarıyla çekerdi.”
حدثنا محمد بن عبد الاعلى، - بصري - حدثنا عثام بن علي، عن الاعمش، عن عطاء بن السايب، عن ابيه، عن عبد الله بن عمرو، قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يعقد التسبيح . وقال هذا حديث حسن غريب من هذا الوجه من حديث الاعمش عن عطاء بن السايب . وروى شعبة والثوري هذا الحديث عن عطاء بن السايب بطوله . وفي الباب عن يسيرة بنت ياسر عن النبي صلى الله عليه وسلم قالت قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا معشر النساء اعقدن بالانامل فانهن مسيولات مستنطقات
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v), hasta bir kişiyi ziyaret etti o kimse zayıflayarak kuş yavrusu gibi kalmıştı. Rasûlullah (s.a.v.), “O’na: Sen duâ etmez miydin. Rabbinden afiyet dilemez miydin?” Diye sordu. Adam dedi ki: “Allah’ım! Ahirette bana vereceğin bir ceza varsa onu çabucak bana dünyada veriver.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sübhanallah! Sen buna güç yetiremezsin veya buna gücün yetmez. Allah’ım bize dünyada da ahirette de iyilik ver ve bizi Cehennem azabından koru diyemez miydin.”
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا سهل بن يوسف، حدثنا حميد، عن ثابت البناني، عن انس بن مالك، ان النبي صلى الله عليه وسلم عاد رجلا قد جهد حتى صار مثل الفرخ فقال له " اما كنت تدعو اما كنت تسال ربك العافية " . قال كنت اقول اللهم ما كنت معاقبي به في الاخرة فعجله لي في الدنيا . فقال النبي صلى الله عليه وسلم " سبحان الله انك لا تطيقه - او لا تستطيعه افلا كنت تقول اللهم اتنا في الدنيا حسنة وفي الاخرة حسنة وقنا عذاب النار " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح غريب من هذا الوجه . وقد روي من غير وجه عن انس عن النبي صلى الله عليه وسلم
Hasan (r.a.)’den rivâyete göre: “Ey Rabbim bize dünyada da ahirette de iyilik ver” duâsı hakkında dünyadaki iyilik ilim ibadet ve kulluktur. Ahiretteki iyilik ise Cennettir. (''Rabbena atina fi'd-dünya haseneten ve fi'l-ahireti haseneten)
حدثنا هارون بن عبد الله البزاز، حدثنا روح بن عبادة، عن هشام بن حسان، عن الحسن، في قوله : ( ربنا اتنا في الدنيا حسنة وفي الاخرة حسنة ) قال في الدنيا العلم والعبادة وفي الاخرة الجنة
Ebû İshâk (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû’l Ahvas’tan işittim, Abdullah b. Mes’ûd’tan şöyle aktarmıştı: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle duâ ederdi: “Allah’ım ben senden hidayet, sorumluluk bilinci iffet ve gönül zenginliği isterim.”
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا ابو داود، قال انبانا شعبة، عن ابي اسحاق، قال سمعت ابا الاحوص، يحدث عن عبد الله، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يدعو " اللهم اني اسالك الهدى والتقى والعفاف والغنى " . قال هذا حديث حسن صحيح