Loading...

Loading...
Kitap
43 Hadis
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (s.a.v.)’den hadisleri yazmak hususunda izin istedik fakat (Kur’ân ile karışabilir tehlikesinden dolayı) bize izin verilmedi.” Diğer tahric: Müslim, Zühd Tirmizî: Bu hadis başka bir şekilde de Zeyd b. Eslem’den de rivâyet edilmiş olup Hemmâm da kendisinden rivâyet etmiştir. BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH’I İÇİN BURAYA TIKLAYIN İ
حدثنا سفيان بن وكيع، حدثنا سفيان بن عيينة، عن زيد بن اسلم، عن عطاء بن يسار، عن ابي سعيد الخدري، قال استاذنا النبي صلى الله عليه وسلم في الكتابة فلم ياذن لنا . قال ابو عيسى وقد روي هذا الحديث من غير هذا الوجه ايضا عن زيد بن اسلم رواه همام عن زيد بن اسلم
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre; “Ensâr’dan bir adam Peygamberin yanında oturur, Peygamber'den hadislerini dinler, hoşuna gider fakat ezberleyemezdi. Bu durumunu Rasûlullah (s.a.v.)’e şikayet etti ve: Ey Allah’ın Rasûlü! Dedi. Senden bir hadis işitiyorum hoşuma gidiyor fakat ezberleyemiyorum. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): Elinin yardımına müracaat et buyurdu ve eliyle yazı yazmaya işaret etti.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadisin senedi pek sağlam değildir. Muhammed b. İsmail’den işittim şöyle diyordu: “Halil b. Mürre’nin hadisleri münkerdir
حدثنا قتيبة، حدثنا الليث، عن الخليل بن مرة، عن يحيى بن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال كان رجل من الانصار يجلس الى النبي صلى الله عليه وسلم فيسمع من النبي صلى الله عليه وسلم الحديث فيعجبه ولا يحفظه فشكا ذلك الى النبي صلى الله عليه وسلم فقال يا رسول الله اني اسمع منك الحديث فيعجبني ولا احفظه . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " استعن بيمينك " . واوما بيده للخط . وفي الباب عن عبد الله بن عمرو . قال ابو عيسى هذا حديث اسناده ليس بذلك القايم . وسمعت محمد بن اسماعيل يقول الخليل بن مرة منكر الحديث
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.) bir hutbe verdi ve hutbesinde bir kıssadan bahsetmişti. Bunun üzerine Ebû Şah: Ey Allah’ın Rasûlü! Dedi. Bana bu kıssayı yazınız. Rasûlullah (s.a.v.)’de: Ebû Şah için bunu yazınız” buyurdu. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizi: Bu Hadis Hasen sahihtir. Bu hadis biraz uzuncadır. Şeyban, Yahya b. ebî Kesîr’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir
حدثنا يحيى بن موسى، ومحمود بن غيلان، قالا حدثنا الوليد بن مسلم، حدثنا الاوزاعي، عن يحيى بن ابي كثير، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، ان النبي صلى الله عليه وسلم خطب فذكر القصة في الحديث . قال ابو شاه اكتبوا لي يا رسول الله . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اكتبوا لابي شاه " . وفي الحديث قصة . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وقد روى شيبان عن يحيى بن ابي كثير مثل هذا
Hemmâm b. Münebbih (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Hureyre’nin şöyle söylediğini işittim: “Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından hiçbir kimse benim kadar hadis rivâyet etmiş değildir. Ancak Abdullah b. Amr bunun dışındadır çünkü o yazıyordu ben ise yazmıyordum.” Diğer tahric: Buhârî, İlim; Dârimî, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Vehb b. Münebbih, Hemmam b. Münebbih’in kardeşidir
حدثنا قتيبة، حدثنا سفيان بن عيينة، عن عمرو بن دينار، عن وهب بن منبه، عن اخيه، وهو همام بن منبه قال سمعت ابا هريرة، يقول ليس احد من اصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم اكثر حديثا عن رسول الله صلى الله عليه وسلم مني الا عبد الله بن عمرو فانه كان يكتب وكنت لا اكتب . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح ووهب بن منبه عن اخيه هو همام بن منبه
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا محمد بن يوسف، عن ابن ثوبان، هو عبد الرحمن بن ثابت بن ثوبان عن حسان بن عطية، عن ابي كبشة السلولي، عن عبد الله بن عمرو، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بلغوا عني ولو اية وحدثوا عن بني اسراييل ولا حرج ومن كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابو عاصم، عن الاوزاعي، عن حسان بن عطية، عن ابي كبشة السلولي، عن عبد الله بن عمرو، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه . وهذا حديث صحيح
حدثنا محمد بن يحيى، حدثنا محمد بن يوسف، عن ابن ثوبان، هو عبد الرحمن بن ثابت بن ثوبان عن حسان بن عطية، عن ابي كبشة السلولي، عن عبد الله بن عمرو، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " بلغوا عني ولو اية وحدثوا عن بني اسراييل ولا حرج ومن كذب على متعمدا فليتبوا مقعده من النار " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . حدثنا محمد بن بشار، حدثنا ابو عاصم، عن الاوزاعي، عن حسان بن عطية، عن ابي كبشة السلولي، عن عبد الله بن عمرو، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه . وهذا حديث صحيح
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’e binek hayvanı isteyen biri götürüldü. Fakat Rasûlullah (s.a.v.) yanında onu bindirecek bir binit bulamayınca o kimseye bir başkasını gösterdi. Bu kimse de ona binek temin etti. Adam Rasûlullah (s.a.v.)’e gelerek durumu haber verdi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Hayra vasıta olan hayrı yapmış gibidir.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Bu konuda Ebû Mes’ûd el Bedrî ve Büreyde den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle Enes rivâyeti olarak garibtir
حدثنا نصر بن عبد الرحمن الكوفي، حدثنا احمد بن بشير، عن شبيب بن بشر، عن انس بن مالك، قال اتى النبي صلى الله عليه وسلم رجل يستحمله فلم يجد عنده ما يتحمله فدله على اخر فحمله . فاتى النبي صلى الله عليه وسلم فاخبره فقال " ان الدال على الخير كفاعله " . وفي الباب عن ابي مسعود البدري وبريدة . قال ابو عيسى هذا حديث غريب من هذا الوجه من حديث انس عن النبي صلى الله عليه وسلم
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا ابو داود، انبانا شعبة، عن الاعمش، قال سمعت ابا عمرو الشيباني، يحدث عن ابي مسعود البدري، ان رجلا، اتى النبي صلى الله عليه وسلم يستحمله فقال انه قد ابدع بي . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايت فلانا " . فاتاه فحمله فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من دل على خير فله مثل اجر فاعله او قال عامله " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح وابو عمرو الشيباني اسمه سعد بن اياس وابو مسعود البدري اسمه عقبة بن عمرو . حدثنا الحسن بن علي الخلال، حدثنا عبد الله بن نمير، عن الاعمش، عن ابي عمرو الشيباني، عن ابي مسعود، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه وقال " مثل اجر فاعله " . ولم يشك فيه
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا ابو داود، انبانا شعبة، عن الاعمش، قال سمعت ابا عمرو الشيباني، يحدث عن ابي مسعود البدري، ان رجلا، اتى النبي صلى الله عليه وسلم يستحمله فقال انه قد ابدع بي . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايت فلانا " . فاتاه فحمله فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من دل على خير فله مثل اجر فاعله او قال عامله " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح وابو عمرو الشيباني اسمه سعد بن اياس وابو مسعود البدري اسمه عقبة بن عمرو . حدثنا الحسن بن علي الخلال، حدثنا عبد الله بن نمير، عن الاعمش، عن ابي عمرو الشيباني، عن ابي مسعود، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه وقال " مثل اجر فاعله " . ولم يشك فيه
Ebû Musa el Eş’ari’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sevap kazanmak için her konuda aracı olunuz. Allah, Peygamberinin dilinden dilediği hükmünü verecektir.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb; Müslim: Birr Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Büreyd’in künyesi Ebû Bürde’dir Küfeli olup hadis konusunda güvenilir bir kişidir. Kendisinden Şu’be, Sevrî ve İbn Uyeyne hadis rivâyet etmiştir
حدثنا محمود بن غيلان، والحسن بن علي، وغير، واحد، قالوا حدثنا ابو اسامة، عن بريد بن عبد الله بن ابي بردة، عن جده ابي بردة، عن ابي موسى الاشعري، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " اشفعوا ولتوجروا وليقض الله على لسان نبيه ما شاء " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وبريد يكنى ابا بردة ايضا وهو كوفي ثقة في الحديث روى عنه شعبة والثوري وابن عيينة
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Haksız yere öldürülen hiçbir insan yoktur ki onun kanından günahından suçundan Adem’in ilk oğluna bir pay çıkmış olmasın. Çünkü öldürme işini ilk olarak ortaya çıkaran o’dur.” Abdurrezzak hadiste geçen “esennel katle” yerine “sennel katle” demiştir ki mana aynıdır. Diğer tahric: Buhârî, Enbiya; Müslim, Kasame Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. İbn ebî Ömer, Sûfyân b. Uyeyne vasıtasıyla A’meş’den bu senedle bu hadisin bir benzerini bize aktarmış ve “sennel katle” demiştir
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا وكيع، وعبد الرزاق، عن سفيان، عن الاعمش، عن عبد الله بن مرة، عن مسروق، عن عبد الله بن مسعود، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ما من نفس تقتل ظلما الا كان على ابن ادم كفل من دمها وذلك لانه اول من اسن القتل " . وقال عبد الرزاق " سن القتل " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا سفيان بن عيينة، عن الاعمش، بهذا الاسناد نحوه بمعناه قال " سن القتل
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim bir hidayete çağırıp o yolda çığır açarsa kendisine uyanların sevâbı kadar sevap ona verilecektir ve onların sevaplarından da hiçbir şey eksiltilmeyecektir. Her kim de bir sapıklığa çağırır ve o yolda bir çığır açarsa kendisine uyanların günahı da aynen kalır eksilmez.” Diğer tahric: Müslim, İlim Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا علي بن حجر، اخبرنا اسماعيل بن جعفر، عن العلاء بن عبد الرحمن، عن ابيه، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من دعا الى هدى كان له من الاجر مثل اجور من يتبعه لا ينقص ذلك من اجورهم شييا ومن دعا الى ضلالة كان عليه من الاثم مثل اثام من يتبعه لا ينقص ذلك من اثامهم شييا " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Cerir b. Abdullah (radıyallahü anh)’ın babasından rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim hayırda bir çığır açar ve bu çığırda kendisine uyulursa kendi sevâbı ile birlikte kendisine uyanların sevapları kadar sevap alacaktır bu arada diğer uyan kimselerin sevaplarından da hiçbir şey eksilmeyecektir. Kimde kötü bir çığır açar ve bu çığırda kendisine uyulursa kendi günahı ile birlikte kendisine uyanların günahlarından hiçbir şey eksiltilmeksizin hepsinin günahı kadar günah kazanacaktır.” (Müslim, İlim: 6) konuda Huzeyfe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. b. Abdullah vasıtasıyla başka bir şekilde buradakine benzer biçimde bu hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis ayrıca Münzir b. Cerir b. Abdullah ve babasından da rivâyet edilmiştir. Aynı şekilde Ubeydullah b. Cerir ve babasından da rivâyet edilmiştir
حدثنا احمد بن منيع، حدثنا يزيد بن هارون، اخبرنا المسعودي، عن عبد الملك بن عمير، عن ابن جرير بن عبد الله، عن ابيه، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من سن سنة خير فاتبع عليها فله اجره ومثل اجور من اتبعه غير منقوص من اجورهم شييا ومن سن سنة شر فاتبع عليها كان عليه وزره ومثل اوزار من اتبعه غير منقوص من اوزارهم شييا " . وفي الباب عن حذيفة . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وقد روي من غير وجه عن جرير بن عبد الله عن النبي صلى الله عليه وسلم نحو هذا . وقد روي هذا الحديث عن المنذر بن جرير بن عبد الله عن ابيه عن النبي صلى الله عليه وسلم . وقد روي عن عبيد الله بن جرير عن ابيه عن النبي صلى الله عليه وسلم ايضا
Irbad b. Sariye (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gün sabah namazından sonra son derece tesirli bir va’z verdi de bu va’zın tesirinden gözler yaşardı kalpler ürperdi Ashabtan bir kişi: Bu öğütler vedalaşan bir kimsenin öğütleri gibidir o halde bize neyi tavsiye ederseniz Ey Allah’ın Rasûlü! Dedi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de şöyle buyurdu: “Allah’a karşı her zaman ve her zeminde sorumluluk bilinci içerisinde olmayı Allah’tan gelen her şeyi dinleyip itâat etmeyi idareciniz durumunda olan kimse Habeşli bir köle bile olsa onu bile dinleyip itâat ediniz. İçinizde yaşayacak olanlar benden sonra pek çok ayrılık ve anlaşmazlıklara şâhid olacaklardır. Dinde yeri olmayan fakat dindenmiş gibi gösterilmeye çalışan şeyleren sakınıp uzak durunuz çünkü onlar sapıklıktır. Sizden kim bu dönemlere ulaşırsa benim sünnetime ve doğru yolda olan Hülefai Raşîdinin sünnetine sıkıca sarılsın. Bu yolda sabredip dişinizi sıkınız.” (İbn Mâce, Mukaddime: 7) Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا علي بن حجر، حدثنا بقية بن الوليد، عن بحير بن سعد، عن خالد بن معدان، عن عبد الرحمن بن عمرو السلمي، عن العرباض بن سارية، قال وعظنا رسول الله صلى الله عليه وسلم يوما بعد صلاة الغداة موعظة بليغة ذرفت منها العيون ووجلت منها القلوب فقال رجل ان هذه موعظة مودع فماذا تعهد الينا يا رسول الله قال " اوصيكم بتقوى الله والسمع والطاعة وان عبد حبشي فانه من يعش منكم يرى اختلافا كثيرا واياكم ومحدثات الامور فانها ضلالة فمن ادرك ذلك منكم فعليه بسنتي وسنة الخلفاء الراشدين المهديين عضوا عليها بالنواجذ " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . وقد روى ثور بن يزيد، عن خالد بن معدان، عن عبد الرحمن بن عمرو السلمي، عن العرباض بن سارية، عن النبي صلى الله عليه وسلم نحو هذا . حدثنا بذلك الحسن بن علي الخلال وغير واحد قالوا حدثنا ابو عاصم عن ثور بن يزيد عن خالد بن معدان عن عبد الرحمن بن عمرو السلمي عن العرباض بن سارية عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه والعرباض بن سارية يكنى ابا نجيح . وقد روي هذا الحديث عن حجر بن حجر عن عرباض بن سارية عن النبي صلى الله عليه وسلم نحوه
Amr b. Avf el Müzenî (r.a.)’in babasından ve dedesinden rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Bilâl b. Hâris'e: “Bil bakalım” buyurdu. Bunun üzerine Bilâl: “Neyi bileyim? Ey Allah’ın Rasûlü!” dedi, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Benden sonra sünnetimden kaldırılan bir sünneti kim ihya edip ortaya çıkarırsa ona o sünnetle amel edenler kadar sevap vardır. Amel edenlerin sevapları da hiç eksiltilmez ve her kim de, Allah ve Rasûlünün razı olmadığı sonradan çıkan bid’at denilen bir sapıklığı ortaya çıkarırsa o kimseye o bidatle amel edenlerin günahları da birlikte yazılır ve onların günahlarından da hiçbir şey eksiltilmez.” Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis hasendir. Muhammed b. Uyeyne, Şamlı ve Mıssîsî’dir. Kesir b. Abdullah ise İbn Amr b. Avf el Müzenî‘dir. İBN-İ MACE HADİSİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
حدثنا عبد الله بن عبد الرحمن، اخبرنا محمد بن عيينة، عن مروان بن معاوية الفزاري، عن كثير بن عبد الله، عن ابيه، عن جده، ان النبي صلى الله عليه وسلم قال لبلال بن الحارث " اعلم " . قال ما اعلم يا رسول الله قال " اعلم يا بلال " . قال ما اعلم يا رسول الله قال " انه من احيا سنة من سنتي قد اميتت بعدي فان له من الاجر مثل من عمل بها من غير ان ينقص من اجورهم شييا ومن ابتدع بدعة ضلالة لا يرضاها الله ورسوله كان عليه مثل اثام من عمل بها لا ينقص ذلك من اوزار الناس شييا " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن . ومحمد بن عيينة هو مصيصي شامي وكثير بن عبد الله هو ابن عمرو بن عوف المزني
Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu: “Evlatçığım hiçbir kimseye karşı kalbinde bir hile ve kin beslemek olmaksızın sabahlamaya ve akşamlamaya gücün yeterse bunu mutlaka yap sonra bana şöyle dedi: Evlatçığım işte benim sünnetim budur kim benim sünnetimi yaşatırsa beni sevmiş olur kim de beni severse Cennet’te benimle birlikte olur.” (İbn Mâce, Mukaddime: 7) hadis buradakinden daha uzuncadır. Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. b. Abdullah el Ensârî de babası da güvenilir kimselerdir. Ali b. Zeyd doğru kimsedir. Fakat başkalarından mevkuf olarak rivâyet ettiği bir hadisi merfu olarak rivâyet eder. Muhammed b. Beşşâr’dan işittim. Şu’be’den naklederek Ebû’l Velîd’in şöyle dediğini bildirdi: Bize Ali b. Zeyd anlattı bu kimse mevkuf hadisleri merfu yapan bir kimsedir. b. Müseyyeb’in, Enes’den rivâyeti olarak tam metniyle sadece bu hadisi bilmekteyiz ve buradakinden uzuncadır. Abbâd b. Meysere el Mınkarî bu hadisi Ali b. Zeyd’den ve Enes’den rivâyet ederek senedinde “Saîd b. Müseyyeb”i zikretmemiştir. Meseleyi Muhammed b. İsmail’e götürdüm ve sordum, bunu bilmediğini ve Saîd b. Müseyyeb’in Enes’den bu hadisi ve başka herhangi bir hadisi rivâyeti hakkında bilgisi olmadığını söyledi. Enes b. Mâlik hicrî doksan üç yılında vefat etmiştir. Saîd b. Müseyyeb’te ondan iki sene sonra vefat etmiştir
حدثنا مسلم بن حاتم الانصاري البصري، حدثنا محمد بن عبد الله الانصاري، عن ابيه، عن علي بن زيد، عن سعيد بن المسيب، قال قال انس بن مالك قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم " يا بنى ان قدرت ان تصبح وتمسي ليس في قلبك غش لاحد فافعل " . ثم قال لي " يا بنى وذلك من سنتي ومن احيا سنتي فقد احبني . ومن احبني كان معي في الجنة " . وفي الحديث قصة طويلة . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب من هذا الوجه . ومحمد بن عبد الله الانصاري ثقة وابوه ثقة وعلي بن زيد صدوق الا انه ربما يرفع الشىء الذي يوقفه غيره . قال وسمعت محمد بن بشار يقول قال ابو الوليد قال شعبة حدثنا علي بن زيد وكان رفاعا ولا نعرف لسعيد بن المسيب عن انس رواية الا هذا الحديث بطوله . وقد روى عباد بن ميسرة المنقري هذا الحديث عن علي بن زيد عن انس ولم يذكر فيه عن سعيد بن المسيب . قال ابو عيسى وذاكرت به محمد بن اسماعيل فلم يعرفه ولم يعرف لسعيد بن المسيب عن انس هذا الحديث ولا غيره ومات انس بن مالك سنة ثلاث وتسعين ومات سعيد بن المسيب بعده بسنتين مات سنة خمس وتسعين
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sizi kendi halinize bıraktığım sürece siz de beni bırakınız. Size bir şeyler duyurduğumda onu benden alınız. Çünkü sizden öncekiler peygamberlerine çok soru sormaları ve peygamberlerinin buyrukları üzerinde ihtilaf etmelerinden dolayı helak olup gitmişlerdir.” Diğer tahric: Buhârî, İ’tisam; Müslim, Hac benzeri; İbn-i Mace Mukaddime Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا هناد، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اتركوني ما تركتكم فاذا حدثتكم فخذوا عني فانما هلك من كان قبلكم بكثرة سوالهم واختلافهم على انبيايهم " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Pek yakında insanlar develerini koşturarak ilim arayacaklar fakat Medîne âlimlerinden daha bilgili kimseler bulamayacaklardır.” (Müsned: 7639) Bu hadis İbn Uyeyne hadisi olarak hasendir. İbn Uyeyne’den “Medîne âlimi” sözü hakkında şöyle dediği rivâyet edilmektedir. Bu kimse “Mâlik b. Enes” olabilir. b. Mûsâ dedi ki: İbn Uyeyne’den işittim şöyle diyordu: Bu Medîne âlimi: Ömerî Abdulaziz b. Abdullah ez Zahid’tir. Yahya b. Mûsâ’dan işittim şöyle derdi: Abdurrezzak der ki: O kimse Mâlik b. Enes olabilir. Ömerî = Abdulaziz b. Abdullah olup Ömer b. Hattâb’ın oğludur
حدثنا الحسن بن الصباح البزار، واسحاق بن موسى الانصاري، قالا حدثنا سفيان بن عيينة، عن ابن جريج، عن ابي الزبير، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، رواية " يوشك ان يضرب الناس، اكباد الابل يطلبون العلم فلا يجدون احدا اعلم من عالم المدينة " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن وهو حديث ابن عيينة . وقد روي عن ابن عيينة انه قال في هذا سيل من عالم المدينة فقال انه مالك بن انس . وقال اسحاق بن موسى سمعت ابن عيينة يقول هو العمري عبد الله بن عبد العزيز الزاهد . وسمعت يحيى بن موسى يقول قال عبد الرزاق هو مالك بن انس . والعمري هو عبد الله بن عبد العزيز من ولد عمر بن الخطاب
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bilerek bir işi yapan âlim bir kimseyi aldatmak binlerce Abidi aldatmaktan şeytana daha zordur.” Diğer tahric: İbn Mâce, Mukaddime Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle Velid b. Müslim’in rivâyeti olarak bilmekteyiz
حدثنا محمد بن اسماعيل، حدثنا ابراهيم بن موسى، اخبرنا الوليد بن مسلم، حدثنا روح بن جناح، عن مجاهد، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " فقيه اشد على الشيطان من الف عابد " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب ولا نعرفه الا من هذا الوجه من حديث الوليد بن مسلم
Kays b. Kesîr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir adam Medîne’den Şam’da bulunan Ebû’d Derdâ’nın yanına geldi. O da şöyle dedi. Ey kardeşim seni buraya kadar getiren sebeb nedir? Adam: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den rivâyet ettiğini haber aldığım bir hadistir diye cevap verdi. Ebû’d Derdâ sen başka bir iş için gelmedin mi dedi. Adam: “Hayır” dedi. Ebû’d Derdâ ticaret için de mi gelmedin dedi. Adam: “Hayır” dedi. Sadece o hadisi öğrenmek için geldim dedi. Bunun üzerine Ebû’d Derdâ şöyle dedi: Ben Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Kim ilim elde etmek için bir yol tutarsa Allah’ta onu Cennetine giden yola iletir. Melekler ilim öğrencisinin razı olması için kanatlarını indirirler. Bir âlim için göktekiler ve yerdekiler hatta denizdeki balıklar bile o âlimin bağışlanması için Allah’a yalvarırlar. Âlim bilgili bir kimsenin cahillikle ibadet eden bir kimseye karşı üstünlüğü, Ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. peygamberlerin varisleridirler. Peygamberler miras olarak ne dinar ne de dirhem bırakmışlardır; onlar sadece miras olarak ilim bırakmışlardır. Kim ilimden nasibini alırsa çok büyük hayırlara kavuşmuş olur.” (Ebû Dâvûd, İlim: 17; İbn Mâce, Mukaddime: 27) Bu hadisi sadece Âsım b. Reca b. Hayve’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Bence bu hadisin senedi burada olduğu gibi muttasıl değildir. Mahmûd b. Hıdaş aynı senedle bu hadisi bize aktarmıştır. Aynı zamanda bu hadis Âsım b. Reca b. Hayve’den, Velid b. Cemil’den, Kesîr b. Kays’tan ve Ebû’d Derdâ’dan da rivâyet edilmiş olup bu rivâyet Mahmûd b. Hıdaş’ın rivâyetinden daha sahihtir. Muhammed b. İsmail “Bu daha sahihtir” demektedir
حدثنا محمود بن خداش البغدادي، حدثنا محمد بن يزيد الواسطي، حدثنا عاصم بن رجاء بن حيوة، عن قيس بن كثير، قال قدم رجل من المدينة على ابي الدرداء وهو بدمشق فقال ما اقدمك يا اخي فقال حديث بلغني انك تحدثه عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال اما جيت لحاجة قال لا . قال اما قدمت لتجارة قال لا . قال ما جيت الا في طلب هذا الحديث قال فاني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من سلك طريقا يبتغي فيه علما سلك الله به طريقا الى الجنة وان الملايكة لتضع اجنحتها رضا لطالب العلم وان العالم ليستغفر له من في السموات ومن في الارض حتى الحيتان في الماء وفضل العالم على العابد كفضل القمر على ساير الكواكب ان العلماء ورثة الانبياء ان الانبياء لم يورثوا دينارا ولا درهما انما ورثوا العلم فمن اخذ به اخذ بحظ وافر " . قال ابو عيسى ولا نعرف هذا الحديث الا من حديث عاصم بن رجاء بن حيوة وليس هو عندي بمتصل هكذا حدثنا محمود بن خداش بهذا الاسناد . وانما يروى هذا الحديث عن عاصم بن رجاء بن حيوة عن الوليد بن جميل عن كثير بن قيس عن ابي الدرداء عن النبي صلى الله عليه وسلم وهذا اصح من حديث محمود بن خداش وراى محمد بن اسماعيل هذا اصح
Yezîd b. Seleme (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! senden pek çok hadisler işittim sonraki öğrendiklerimin öncekilerini unutturacağından endişe ediyorum bana kapsamlı bir şekilde bir şeyler söyleyiniz dedim şöyle buyurdular: “Bildiğin her konuda yolunu Allah’ın kitabıyla bulmaya çalış.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Bu hadisin senedi muttasıl değildir. Bence bu hadis mürseldir. Bana göre İbn Eşva’, Yezîd b. Seleme’ye ulaşmamıştır. İbn Eşva’ın ismi Saîd b. Eşva’dır
حدثنا هناد، حدثنا ابو الاحوص، عن سعيد بن مسروق، عن ابن اشوع، عن يزيد بن سلمة الجعفي، قال قال يزيد بن سلمة يا رسول الله اني قد سمعت منك، حديثا كثيرا اخاف ان ينسيني، اوله اخره فحدثني بكلمة تكون جماعا . قال " اتق الله فيما تعلم " . قال ابو عيسى هذا حديث ليس اسناده بمتصل وهو عندي مرسل . ولم يدرك عندي ابن اشوع يزيد بن سلمة وابن اشوع اسمه سعيد بن اشوع
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İki özellik bir münafıkta bir araya gelmez: Ahlak güzelliği ve dini konularda anlayışlılık.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu hadis garibtir. Bu hadisin Avf’ın rivâyetinden olduğunu sadece bu ihtiyar Halef b. Eyyûb el Amiri’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Ebû Küreyb ve Muhammed b. Alâ’dan başka bu kimseden hadis rivâyet edeni görmedim. Kendisinin nasıl bir kişi olduğunu da bilmiyorum
حدثنا ابو كريب، حدثنا خلف بن ايوب العامري، عن عوف، عن ابن سيرين، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خصلتان لا تجتمعان في منافق حسن سمت ولا فقه في الدين " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب . ولا نعرف هذا الحديث من حديث عوف الا من حديث هذا الشيخ خلف بن ايوب العامري ولم ار احدا يروي عنه غير ابي كريب محمد بن العلاء ولا ادري كيف هو