Loading...

Loading...
Kitap
115 Hadis
Yine Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den merfu olmaksızın bu (984.) hadisin benzerini nakledilmiş olup; “Na’y: ağıt ve çığlıklarla ölüm haberi duyurmaktır” sözü geçmemektedir. Tirmîzî: Bu rivâyet Anbese’nin, Ebû Hamza’dan rivâyetinden daha sahihtir. Ebû Hamza: Meymun el A’ver olup hadisçiler yanında pek sağlam bir kimse sayılmaz. Tirmîzî: Abdullah hadisi hasen garibtir. Bazı ilim adamları na’yı hoş karşılamazlar ve na’yı: “Falan kimse öldü cenazesinde bulunun diye özel görevlilerle ilan etmektir” şeklinde tanımlarlar. Bazı ilim adamları ise: Yakın ve akrabalarına bildirmekte bir sakınca yoktur” derler. İbrahim’in şöyle dediği de rivâyet edilmiştir: “Kişinin ölümü yakınlarına bildirmekte bir sakınca yoktur.”
حدثنا سعيد بن عبد الرحمن المخزومي، حدثنا عبد الله بن الوليد العدني، عن سفيان الثوري، عن ابي حمزة، عن ابراهيم، عن علقمة، عن عبد الله، نحوه ولم يرفعه ولم يذكر فيه والنعى اذان بالميت . قال ابو عيسى وهذا اصح من حديث عنبسة عن ابي حمزة . وابو حمزة هو ميمون الاعور وليس هو بالقوي عند اهل الحديث . قال ابو عيسى حديث عبد الله حديث حسن غريب . وقد كره بعض اهل العلم النعى والنعى عندهم ان ينادى في الناس ان فلانا مات ليشهدوا جنازته . وقال بعض اهل العلم لا باس ان يعلم اهل قرابته واخوانه . وروي عن ابراهيم انه قال لا باس بان يعلم الرجل قرابته
Huzeyfe b. Yemân (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ben öldüğüm zaman benim öldüğümü kimseye bildirmeyin çünkü na’y olabileceğinden korkarım çünkü Rasûlullah (s.a.v.)’den na’yı yasakladığını işittim.” Diğer tahric: İbn Mâce, Cenaiz Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا احمد بن منيع، حدثنا عبد القدوس بن بكر بن خنيس، حدثنا حبيب بن سليم العبسي، عن بلال بن يحيى العبسي، عن حذيفة بن اليمان، قال اذا مت فلا توذنوا بي احدا اني اخاف ان يكون نعيا فاني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم ينهى عن النعى . هذا حديث حسن
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sabr hadiselerin ilk anında yapılandır.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis bu şekliyle garibtir
حدثنا قتيبة، حدثنا الليث، عن يزيد بن ابي حبيب، عن سعد بن سنان، عن انس، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " الصبر في الصدمة الاولى " . قال ابو عيسى هذا حديث غريب من هذا الوجه
Yine Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sabr’ın değer ve kıymeti ilk anda yapılandır.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا محمد بن جعفر، عن شعبة، عن ثابت البناني، عن انس بن مالك، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الصبر عند الصدمة الاولى " . قال هذا حديث حسن صحيح
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), Osman b. Maz’un’u ölümü anında ağlayarak veya gözlerinden yaşlar döküldüğü halde öptü.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Bu konuda İbn Abbâs, Câbir ve Âişe’den de rivâyet olup bu kimseler şöyle derler: Peygamber (s.a.v.) vefat ettiğinde Ebû Bekir, Peygamberimiz (s.a.v.)’i öpmüştü. Tirmîzî: Bu Âişe hadisi hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا عبد الرحمن بن مهدي، حدثنا سفيان، عن عاصم بن عبيد الله، عن القاسم بن محمد، عن عايشة، ان النبي صلى الله عليه وسلم قبل عثمان بن مظعون وهو ميت وهو يبكي . او قال عيناه تذرفان . وفي الباب عن ابن عباس وجابر وعايشة قالوا ان ابا بكر قبل النبي صلى الله عليه وسلم وهو ميت . قال ابو عيسى حديث عايشة حديث حسن صحيح
Ümmü Atıyye (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in kızlarından biri vefat etmişti. Bunun üzerine: “Rasûlullah (s.a.v.); O’nu, tek olarak, üç veya beş gerek duyarsanız daha fazla yıkayın su ve sidr ile yıkayın sonuncusunda ise kafur veya kafurdan bir parça koyarak yıkayın işiniz bitince bana bildirin buyurdu. Bizde işimiz bitince bildirdik. Bize kendi giydiği hıkv denilen elbisesini verdi ve bunu ona iç gömleği yapın buyurdular.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Huşeym diyor ki: Bu hadisin başka rivâyetlerinde -belki Hişâm’da onlardan olabilir- Ümmü Atıyye şöyle demiştir: Onun saçını üç örgü halinde yapmıştık. Yine Hüşeym diyor ki: Zannedersem saçının örgüsünü arka tarafına getirdik dedi ve sözünü şöyle sürdürdü: Rivâyet edenler arasından Hâlid, Hafsa’dan, Muhammed’den Ümmü Atıyye’den naklederek şöyle dediler. Rasûlullah (s.a.v.) bize şöyle buyurdu: “Cenazeyi yıkamaya sağ tarafından ve abdest organlarından başlayın.” Bu konuda Ümmü Süleym’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ümmü Atıyye hadisi hasen sahihtir. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. İbrahim Nehaî’den: Rivâyete göre, şöyle demektedir. Cenaze yıkamak aynen cünüplükten temizlenmek için yapılan yıkama gibidir. Mâlik b. Enes der ki: Bizce cenaze yıkama işinde belli bir sınırlama ve belli bir yoktur. Cenaze tertemiz yıkanır. Şâfii der ki: Mâlik kirden arındırılır ve temizlenir demekle kısa ve özlü konuşmuştur. Düz su veya sabun karıştırılmış su ile yıkarsa bu gusül yerine geçer. Fakat benim hoşuma giden üç ve üçten fazla yıkanmasıdır. Rasûlullah (s.a.v.)’in “O’nu üç, beş kere yıkayın” emrinden dolayı üçten eksik yıkanmamalıdır. Üçten az yıkamakla da kirden temizlenirse buda yeterlidir. Bizce Rasûlullah (s.a.v.)’in “Üç, beş kere yıkayın” sözü sınır koymadığı için sadece temizleyin anlamındadır. Fıkıhçılar da aynı kanaatte olup, hadisin manalarını daha iyi bilirler. Ahmed ve İshâk ta şöyle demektedirler: Yıkamalar su ve sidr ile olur sonuncusunda ise kafurdan bir parça atılarak yıkama bitirilmiş olur
حدثنا احمد بن منيع، حدثنا هشيم، اخبرنا خالد، ومنصور، وهشام، فاما خالد وهشام فقالا عن محمد وحفصة وقال منصور عن محمد عن ام عطية قالت توفيت احدى بنات النبي صلى الله عليه وسلم فقال " اغسلنها وترا ثلاثا او خمسا او اكثر من ذلك ان رايتن واغسلنها بماء وسدر واجعلن في الاخرة كافورا او شييا من كافور فاذا فرغتن فاذنني " . فلما فرغنا اذناه فالقى الينا حقوه فقال " اشعرنها به " . قال هشيم وفي حديث غير هولاء ولا ادري ولعل هشاما منهم قالت وضفرنا شعرها ثلاثة قرون . قال هشيم اظنه قال فالقيناه خلفها . قال هشيم فحدثنا خالد من بين القوم عن حفصة ومحمد عن ام عطية قالت وقال لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم " وابدان بميامنها ومواضع الوضوء " . وفي الباب عن ام سليم . قال ابو عيسى حديث ام عطية حديث حسن صحيح . والعمل على هذا عند اهل العلم . وقد روي عن ابراهيم النخعي انه قال غسل الميت كالغسل من الجنابة . وقال مالك بن انس ليس لغسل الميت عندنا حد موقت وليس لذلك صفة معلومة ولكن يطهر . وقال الشافعي انما قال مالك قولا مجملا يغسل وينقى واذا انقي الميت بماء قراح او ماء غيره اجزا ذلك من غسله ولكن احب الى ان يغسل ثلاثا فصاعدا لا ينقص عن ثلاث لما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اغسلنها ثلاثا او خمسا " . وان انقوا في اقل من ثلاث مرات اجزا ولا يرى ان قول النبي صلى الله عليه وسلم انما هو على معنى الانقاء ثلاثا او خمسا ولم يوقت . وكذلك قال الفقهاء وهم اعلم بمعاني الحديث . وقال احمد واسحاق وتكون الغسلات بماء وسدر ويكون في الاخرة شيء من كافور
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Güzel kokuların en iyisi misk’tir.” Diğer tahric: Müslim, Edeb; Ebû Dâvûd, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا ابو داود، وشبابة، قالا حدثنا شعبة، عن خليد بن جعفر، سمع ابا نضرة، يحدث عن ابي سعيد الخدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اطيب الطيب المسك " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’e misk’den soruldu; “O güzel kokuların en iyisidir” buyurdular. Diğer tahric: Müslim, Edeb; Ebû Dâvûd, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahih olup bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar Ahmed ve İshâk bunlardandır. Bazı ilim adamları ise cenazeye misk sürmenin hoş olmadığı kanaatindedirler. Tirmîzî: Müstemir b. Reyyan bu hadisi aynı şekilde Ebû Nadra’dan ve Ebû Saîd el Hudrî’den rivâyet etmiştir. Ali diyor ki: Yahya b. Saîd şöyle der: Müstemir b. Reyyan güvenilir bir kimsedir. Yahya der ki: Huleyd b. Cafer’de güvenilir bir kimsedir
حدثنا سفيان بن وكيع، حدثنا ابي، عن شعبة، عن خليد بن جعفر، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد، ان النبي صلى الله عليه وسلم سيل عن المسك فقال " هو اطيب طيبكم " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح . والعمل على هذا عند بعض اهل العلم وهو قول احمد واسحاق وقد كره بعض اهل العلم المسك للميت . قال وقد رواه المستمر بن الريان ايضا عن ابي نضرة عن ابي سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم . قال علي قال يحيى بن سعيد المستمر بن الريان ثقة . قال يحيى خليد بن جعفر ثقة
Ebu Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cenazeyi yıkamaktan dolayı gusletmek, cenazeyi taşımaktan dolayı ise abdest almak gerekir.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Cenaiz Tirmîzî: Bu konuda Ali ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hureyre hadisi hasen olup yine Ebû Hureyre’den mevkuf olarak ta rivâyet edilmiştir. Cenaze yıkayan kimse hakkında ilim adamları değişik görüşler ileri sürmüşler olup Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve diğer dönemlerden bir kısım ilim adamları cenazeyi yıkayan kimsenin gusletmesi gerekir derken bir kısmı da abdest alması yeterlidir demektedirler. Mâlik b. Enes der ki: Cenaze yıkayan kimsenin gusletmesini müstehab görürüm, vâcib olduğu kanaatinde değilim. Şâfii’de: Aynı kanaattedir. Ahmed’de der ki: Cenaze yıkayan kimseye gusletmek gerekmez kanaatindeyim. Abdest almaya gelince; bu konuda söylenenlerin en azı abdest almaktır. İshâk der ki: Abdest almak mutlaka gereklidir. Tirmîzî: Abdullah b. Mübarek’in şöyle dediği rivâyet edilmiştir. Cenaze yıkamaktan dolayı ne gusledilir nede abdest alınır
حدثنا محمد بن عبد الملك بن ابي الشوارب، حدثنا عبد العزيز بن المختار، عن سهيل بن ابي صالح، عن ابيه، عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " من غسله الغسل ومن حمله الوضوء " . يعني الميت . قال وفي الباب عن علي وعايشة . قال ابو عيسى حديث ابي هريرة حديث حسن وقد روي عن ابي هريرة موقوفا . وقد اختلف اهل العلم في الذي يغسل الميت فقال بعض اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم وغيرهم اذا غسل ميتا فعليه الغسل . وقال بعضهم عليه الوضوء . وقال مالك بن انس استحب الغسل من غسل الميت ولا ارى ذلك واجبا . وهكذا قال الشافعي . وقال احمد من غسل ميتا ارجو ان لا يجب عليه الغسل واما الوضوء فاقل ما قيل فيه . وقال اسحاق لا بد من الوضوء . قال وقد روي عن عبد الله بن المبارك انه قال لا باس ان لا يغتسل ولا يتوضا من غسل الميت
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Beyaz elbise giyiniz çünkü en hayırlı elbiseleriniz beyaz renkli olanlardır. Ölülerinizi de beyaz kefenle kefenleyiniz.” Ebû Dâvûd, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Bu konuda Semure, İbn Ömer ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbâs hadisi hasen sahihtir. İlim adamları beyaz kumaşla kefenlenmeyi müstehab görürler. İbn’ül Mübarek der ki: Kişinin namaz kıldığı elbisesiyle kefenlenmesi bence daha sevimlidir. Ahmed ve İshâk’ta şöyle derler: Bizce kefenin beyaz renkli ve güzel olanı daha sevimlidir
حدثنا قتيبة، حدثنا بشر بن المفضل، عن عبد الله بن عثمان بن خثيم، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " البسوا من ثيابكم البياض فانها من خير ثيابكم وكفنوا فيها موتاكم " . وفي الباب عن سمرة وابن عمر وعايشة . قال ابو عيسى حديث ابن عباس حديث حسن صحيح . وهو الذي يستحبه اهل العلم . وقال ابن المبارك احب الى ان يكفن في ثيابه التي كان يصلي فيها . وقال احمد واسحاق احب الثياب الينا ان يكفن فيها البياض ويستحب حسن الكفن
Ebû Katâde (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ölen bir kimse adına yetkili olan kimse onun kefenini güzelinden yapsın.” Tirmîzî rivâyet etmiştir. Bu konuda Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. İbn’ül Mübarek der ki: “Ölen kardeşinin kefenini güzelinden yapsın” sözü üzerine Sellam b. ebî Mutî’ şöyle demektedir: “O kefen temiz olmalıdır, pahalı olması gerekmez.”
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا عمر بن يونس، حدثنا عكرمة بن عمار، عن هشام بن حسان، عن محمد بن سيرين، عن ابي قتادة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا ولي احدكم اخاه فليحسن كفنه " . وفيه عن جابر . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب . وقال ابن المبارك قال سلام بن ابي مطيع في قوله " وليحسن احدكم كفن اخيه " قال هو الصفاق ليس بالمرتفع
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), üç parça beyaz yemen kumaşı ile kefenlendi gömlek ve sarık yoktu.” Diğer tahric: Müslim, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Tirmîzî: Âişe (r.anha)’ya: “İki parça kumaş birde çizgili kumaşla kefenlendiği söyleniliyor” denilince, Âişe şöyle dedi: Çizgili bir kumaş getirildi fakat onunla kefenlenmeyip o kumaşı geri verdiler. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا قتيبة، حدثنا حفص بن غياث، عن هشام بن عروة، عن ابيه، عن عايشة، قالت كفن النبي صلى الله عليه وسلم في ثلاثة اثواب بيض يمانية ليس فيها قميص ولا عمامة . قال فذكروا لعايشة قولهم في ثوبين وبرد حبرة . فقالت قد اتي بالبرد ولكنهم ردوه ولم يكفنوه فيه . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Câbir b. Abdullah (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hamza b. Abdulmuttâlib’i çizgili tek bir kumaşla kefenlemişti.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) Bu konuda; Ali, İbn Abbâs, Abdullah b. Muğaffel ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Âişe hadisi hasen sahihtir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in kefeni hakkında değişik rivâyetler gelmiş olup bu konuda en sahih olan rivâyet Âişe’nin rivâyetidir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabı ve sonraki dönem ilim adamlarının pek çoğu uygulamalarını bu hadise göre yaparlar. der ki: Erkek üç kat elbiseyle kefenlenir; biri gömlek ikiside sargı olmak üzere imkan varsa üç sargıyla da olabilir. Sarılacak iki parça bulunmasa, tek parça bile yeterlidir. İki parça da yeterli olup üç parça olursa daha iyidir. Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüşte olup: “Kadın beş parça ile kefenlenir” demektedirler
حدثنا ابن ابي عمر، حدثنا بشر بن السري، عن زايدة، عن عبد الله بن محمد بن عقيل، عن جابر بن عبد الله، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كفن حمزة بن عبد المطلب في نمرة في ثوب واحد . قال وفي الباب عن علي وابن عباس وعبد الله بن مغفل وابن عمر . قال ابو عيسى حديث عايشة حديث حسن صحيح . وقد روي في كفن النبي صلى الله عليه وسلم روايات مختلفة وحديث عايشة اصح الاحاديث التي رويت في كفن النبي صلى الله عليه وسلم . والعمل على حديث عايشة عند اكثر اهل العلم من اصحاب النبي صلى الله عليه وسلم وغيرهم . قال سفيان الثوري يكفن الرجل في ثلاث اثواب ان شيت في قميص ولفافتين وان شيت في ثلاث لفايف ويجزي ثوب واحد ان لم يجدوا ثوبين والثوبان يجزيان والثلاثة لمن وجدها احب اليهم . وهو قول الشافعي واحمد واسحاق . قالوا تكفن المراة في خمسة اثواب
Abdullah b. Cafer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Cafer’in ölüm haberi gelince Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cafer’in ailesi için yemek hazırlayın çünkü onları cenaze meşgul etti.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bazı ilim adamları ölünün ailesinin sıkıntıyla meşgul olduklarından dolayı bir miktar yiyecek ile gitmeyi müstehab görmüşlerdir. Şâfii bu görüştedir. Tirmîzî: Cafer b. Hâlid; Sare’nin oğludur ve güvenilir bir kimsedir. İbn Cüreyc kendisinden hadis rivâyet etmiştir
حدثنا احمد بن منيع، وعلي بن حجر، قالا حدثنا سفيان بن عيينة، عن جعفر بن خالد، عن ابيه، عن عبد الله بن جعفر، قال لما جاء نعى جعفر قال النبي صلى الله عليه وسلم " اصنعوا لاهل جعفر طعاما فانه قد جاءهم ما يشغلهم " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن . وقد كان بعض اهل العلم يستحب ان يوجه الى اهل الميت شيء لشغلهم بالمصيبة . وهو قول الشافعي . قال ابو عيسى وجعفر بن خالد هو ابن سارة وهو ثقة روى عنه ابن جريج
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ölüm ve benzeri sıkıntılar anında yaka paça yırtan yanaklarını döven ve cahilce bağırıp çağıranlar bizden değildir” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
حدثنا محمد بن بشار، حدثنا يحيى بن سعيد، عن سفيان، قال حدثني زبيد الايامي، عن ابراهيم، عن مسروق، عن عبد الله، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ليس منا من شق الجيوب وضرب الخدود ودعا بدعوة الجاهلية " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن صحيح
Ali b. Rebia el Esedî’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ensâr’dan Karaza b. Ka’b denilen bir adam öldü ona yüksek sesle ağlandı. Bunun üzerine Muğîre b. Şu’be gelerek minbere çıktı Allah’a hamd ve övgülerden sonra şöyle dedi: “İslâm’da ölüye yüksek sesle ağlamak ta ne oluyor? Ben Rasûlullah (s.a.v.)’den kime yüksek sesle ağlanırsa kendisine yapılan bu feryat ve figandan dolayı o kimse azab olunur.” dediğini işittim. Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; İbn Mâce, Cenaiz Bu konuda Ömer, Ali, Ebû Musa, Kays b. Âsım, Ebû Hureyre, Cünade b. Mâlik, Enes, Ümmü Atıyye, Semure ve Ebû Malik el Eş’arî’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Muğıre hadisi garib hasen sahihtir
حدثنا احمد بن منيع، حدثنا قران بن تمام الاسدي، ومروان بن معاوية، ويزيد بن هارون، عن سعيد بن عبيد الطايي، عن علي بن ربيعة الاسدي، قال مات رجل من الانصار يقال له قرظة بن كعب فنيح عليه فجاء المغيرة بن شعبة فصعد المنبر فحمد الله واثنى عليه وقال ما بال النوح في الاسلام اما اني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من نيح عليه عذب بما نيح عليه " . وفي الباب عن عمر وعلي وابي موسى وقيس بن عاصم وابي هريرة وجنادة بن مالك وانس وام عطية وسمرة وابي مالك الاشعري . قال ابو عيسى حديث المغيرة حديث غريب حسن صحيح
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ümmetimde dört özellik cahiliyye adetlerinden olup onları pek bırakmak istemezler. 1- Ölünün arkasından yüksek sesle ağlamak. 2- İnsanların şeref ve neseplerine dil uzatmak. 3- Bulaşıcılık (ki bir deve uyuz oldu, yüz deveyi uyuz yaptı ilk deveyi kim uyuz yaptı? 4- Yıldızlardan yağmur ve hava şartları hakkındaki tahminler ki; (falan yıldız vasıtasıyla bize yağmur yağdırıldı gibi sözler.)” Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasendir
حدثنا محمود بن غيلان، حدثنا ابو داود، انبانا شعبة، والمسعودي، عن علقمة بن مرثد، عن ابي الربيع، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اربع في امتي من امر الجاهلية لن يدعهن الناس النياحة والطعن في الاحساب والعدوى اجرب بعير فاجرب ماية بعير من اجرب البعير الاول والانواء مطرنا بنوء كذا وكذا " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن
Ömer b. Hattâb (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ölen kimse arkasından ağlanırsa azâb görür.” Diğer tahric: Buhari, Cenaiz; Ebû Dâvûd, Cenaiz Bu konuda İbn Ömer ve İmran b. Husayn’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ömer hadisi hasen sahihtir. Bazı ilim adamları ölü arkasından ağlamayı hoş karşılamazlar ve “Ölü arkasından ağlanmakla azâblandırılır” derler ve uygulamalarını bu hadisle yaparlar. İbn’ül Mübarek diyor ki: Ölen kimse sağlığında ağlanmamasını duyurmuş ise kendisine bir şey olmayacağını ümit ederim
حدثنا عبد الله بن ابي زياد، حدثنا يعقوب بن ابراهيم بن سعد، حدثنا ابي، عن صالح بن كيسان، عن الزهري، عن سالم بن عبد الله، عن ابيه، قال قال عمر بن الخطاب قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " الميت يعذب ببكاء اهله عليه " . وفي الباب عن ابن عمر وعمران بن حصين . قال ابو عيسى حديث عمر حديث حسن صحيح . وقد كره قوم من اهل العلم البكاء على الميت قالوا الميت يعذب ببكاء اهله عليه . وذهبوا الى هذا الحديث . وقال ابن المبارك ارجو ان كان ينهاهم في حياته ان لا يكون عليه من ذلك شيء
Ebû Musa el Eş’arî’nin babasından bize naklettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse ölür de arkasından ağlayıcıları vah vah desteğimiz vah vah efendimiz ve benzeri ifadelerle ağlarlar ise o cenaze başına iki melek görevlendirilir ve itip kakarak sen böyle miydin derler.” Diğer tahric: İbn Mâce, Cenaiz; Buhârî, Cenaiz Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir
حدثنا علي بن حجر، اخبرنا محمد بن عمار، حدثني اسيد بن ابي اسيد، ان موسى بن ابي موسى الاشعري، اخبره عن ابيه، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " ما من ميت يموت فيقوم باكيه فيقول واجبلاه واسيداه او نحو ذلك الا وكل به ملكان يلهزانه اهكذا كنت " . قال ابو عيسى هذا حديث حسن غريب
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.): “Ölen kimse kendisine ağlandığı takdirde azâb görür.” Bu rivâyeti duyunca Âişe dedi ki: Allah İbn Ömer’e acısın affetsin gerçekten yalan söylemedi ama herhalde yanıldı çünkü Rasûlullah (s.a.v.) ölen bir Yahudi için şöyle demişti: “Ölen kimse azâb görüyor arkasındakiler de ona ağlıyorlar.” Diğer tahric: Buhârî, Cenaiz; Müslim, Cenaiz Tirmîzî: Bu konuda İbn Abbâs, Karaza b. Ka’b, Ebû Hureyre, İbn Mes’ûd ve Üsâme b. Zeyd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Âişe hadisi hasen sahihtir. Bu hadis Âişe’den değişik şekillerde de rivâyet olunmuştur. İlim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar. İsra sûresi 15. ayetini bu anlamda yorumlamışlardır. Şâfii’nin görüşü budur
حدثنا قتيبة، حدثنا عباد بن عباد المهلبي، عن محمد بن عمرو، عن يحيى بن عبد الرحمن، عن ابن عمر، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " الميت يعذب ببكاء اهله عليه " . فقالت عايشة يرحمه الله لم يكذب ولكنه وهم انما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم لرجل مات يهوديا " ان الميت ليعذب وان اهله ليبكون عليه " . قال وفي الباب عن ابن عباس وقرظة بن كعب وابي هريرة وابن مسعود واسامة بن زيد . قال ابو عيسى حديث عايشة حديث حسن صحيح وقد روي من غير وجه عن عايشة . وقد ذهب اهل العلم الى هذا وتاولوا هذه الاية (الا تزر وازرة وزر اخرى ) وهو قول الشافعي