Loading...

Loading...
Kitap
770 Hadis
Muhammed b. Müslim'den bu (önceki 1030.) hadis, aynı isnatla rivayet edilmiş, Yakub'un kardeşinin oğlu Zühri "o selâmdan önce otururken..." sözünü ilâve etmiştir
حدثنا حجاج بن ابي يعقوب، حدثنا يعقوب، حدثنا ابن اخي الزهري، عن محمد بن مسلم، بهذا الحديث باسناده زاد " وهو جالس قبل التسليم
Haccâc, Yakub'dan; Yakub babasından; O, İbn İshak'dan, o da Muhammed b. Müslim ez-Zührî'den önceki hadisi aynı mânâ ve aynı senetle rivayet etmiş ve "selâm vermeden önce iki defa secde yapsın sonra selâm versin" sözünü eklemiştir
حدثنا حجاج، حدثنا يعقوب، اخبرنا ابي، عن ابن اسحاق، حدثني محمد بن مسلم الزهري، باسناده ومعناه قال " فليسجد سجدتين قبل ان يسلم ثم ليسلم
Abdullah b. Cafer (r.a.), Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: “Her kim namazında tereddüde düşerse, selam verdikten sonra iki defa secde yapsın
حدثنا احمد بن ابراهيم، حدثنا حجاج، عن ابن جريج، اخبرني عبد الله بن مسافع، ان مصعب بن شيبة، اخبره عن عتبة بن محمد بن الحارث، عن عبد الله بن جعفر، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " من شك في صلاته فليسجد سجدتين بعد ما يسلم
Abdullah b. Bühayne (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) bize (dört rekatlı bir namazda) iki rekat kıldırıp oturmadan kalktı. Onunla beraber cemaat da kalktı. Resûlullah namaz'ı bitirince biz selâm vermesini beklerken selâm vermeden oturduğu yerde tekbir alıp iki defa secde yaptı. Sonra da selâm verdi
حدثنا القعنبي، عن مالك، عن ابن شهاب، عن عبد الرحمن الاعرج، عن عبد الله ابن بحينة، انه قال صلى لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ركعتين ثم قام فلم يجلس فقام الناس معه فلما قضى صلاته وانتظرنا التسليم كبر فسجد سجدتين وهو جالس قبل التسليم ثم سلم صلى الله عليه وسلم
Şuayb, ez-Zührî'den; onun (1034.) hadisini aynı senetle ve aynı mana ile rivayet etmiş: "Bizden kıyamda tehiyyât okuyanlar vardı" sözünü de ilâve etmiştir. Ebû Dâvûd dedi ki: İki rekatten sonra (oturmadan) kalktığı zaman, İbni'z-Zübeyr de sehv secdelerini aynı şekilde selâm vermeden önce yaptı. Bu (aynı zamanda) Zührî'nin de görüşüdür
حدثنا عمرو بن عثمان، حدثنا ابي وبقية، قالا حدثنا شعيب، عن الزهري، بمعنى اسناده وحديثه زاد وكان منا المتشهد في قيامه . قال ابو داود وكذلك سجدهما ابن الزبير قام من ثنتين قبل التسليم وهو قول الزهري
Muğîre b. Şu'be (r.a.)'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İmam iki rekatte(n sonra oturmadan) kalktığı zaman, eğer iyice doğrulmadan Önce hatırlarsa otursun. İyice doğrulursa, oturmasın, (sonunda) iki defa sehv secdesi yapsın." İbn Mâce, ikâme; Beyhakî, es-Sunenu'l-kübrâ, II, 343; Darekûtnî, Sünen, I, 378. Ebû Dâvûd, benim kitabımda Cabir el-Cu'fî'den (rivayet edilen) bundan başka hadis yoktur, dedi
حدثنا الحسن بن عمرو، عن عبد الله بن الوليد، عن سفيان، عن جابر، - يعني الجعفي - قال حدثنا المغيرة بن شبيل الاحمسي، عن قيس بن ابي حازم، عن المغيرة بن شعبة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا قام الامام في الركعتين فان ذكر قبل ان يستوي قايما فليجلس فان استوى قايما فلا يجلس ويسجد سجدتى السهو " . قال ابو داود وليس في كتابي عن جابر الجعفي الا هذا الحديث
Ziyâd b. Alâka'dan; demiştir ki: Muğîre b. Şu'be bize namaz kıldırdı da iki rekatte(n sonra oturmadan) kalktı. Biz (hatırlatmak için) "Sübhânellah" dedik. O da "sübhânellah" deyip namaza devam etti. Namaz'ı bitirince selâm verip iki defa sehv secdesini yaptı. (Cemaate) döndüğü zaman: Ben, Resûlullah (s.a.v.)'i aynen benim yaptığım gibi yaparken gördüm, dedi. Ebû Dâvûd dediki: Bu hadisi aynen bu şekilde İbn Ebi Leyla, Şa'bî'den; o da Muğîre b. Şu'be'den rivayet etti. Yine onu Ebû Umeys, Sabit b. Ubeyd'den; "Muğire b. Şu'be bize namaz kıldırdı...”(diye başlayıp) Ziyâd b. Alâka'nın hadisi gibi rivayet etti. Ebû Umeys, Mes'udî'nin kardeşidir. Sa'd b. Ebî Vakkas, îmran b. Husayn, Dahhak b. Kays ve Muaviye b. Ebî Süfyan Muğîre b. Şu'be'nin yaptığı gibi yaptılar. İbn Abbas ve Ömer b. Abdilaziz de aynı şekilde fetva verdiler. Bu, iki rek'atten sonra kalkan ve selâm verdikten sonra secde edenler hakkındadır. (Bu zikrettiklerinin 'Muaviye b. Ebî Süfyan hariç- selam’dan sonra sehv secdesi yapmışlardır)
حدثنا عبيد الله بن عمر الجشمي، حدثنا يزيد بن هارون، اخبرنا المسعودي، عن زياد بن علاقة، قال صلى بنا المغيرة بن شعبة فنهض في الركعتين قلنا سبحان الله قال سبحان الله ومضى فلما اتم صلاته وسلم سجد سجدتى السهو فلما انصرف قال رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يصنع كما صنعت . قال ابو داود وكذلك رواه ابن ابي ليلى عن الشعبي عن المغيرة بن شعبة ورفعه ورواه ابو عميس عن ثابت بن عبيد قال صلى بنا المغيرة بن شعبة مثل حديث زياد بن علاقة . قال ابو داود ابو عميس اخو المسعودي وفعل سعد بن ابي وقاص مثل ما فعل المغيرة وعمران بن حصين والضحاك بن قيس ومعاوية بن ابي سفيان وابن عباس افتى بذلك وعمر بن عبد العزيز . قال ابو داود هذا فيمن قام من ثنتين ثم سجدوا بعد ما سلموا
Sevbân (r.a.)'den; Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Her yanılma için selâmdan sonra iki secde vardır." İbn Mâce, ikâme; Ahmed b. Hanbel, V, 280. (Ebu Dâvud dedi ki:) .... kaydını Amr (b. Osman’dan başka hiç bir ravi zikretmemiştir)
حدثنا عمرو بن عثمان، والربيع بن نافع، وعثمان بن ابي شيبة، وشجاع بن مخلد، - بمعنى الاسناد - ان ابن عياش، حدثهم عن عبيد الله بن عبيد الكلاعي، عن زهير، - يعني ابن سالم العنسي - عن عبد الرحمن بن جبير بن نفير، قال عمرو وحده عن ابيه، عن ثوبان، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " لكل سهو سجدتان بعد ما يسلم " . لم يذكر عن ابيه . غير عمرو
İmran b. Husayn (r.a.)'den; rivayet edilmiştir: Resûlullah (s.a.v.) onlara namaz kıldırıp şehv etti. Bunun üzerine iki defa secde yaptı sonra oturup tehiyyâtı okudu, sonra da selâm verdi
حدثنا محمد بن يحيى بن فارس، حدثنا محمد بن عبد الله بن المثنى، حدثني اشعث، عن محمد بن سيرين، عن خالد، - يعني الحذاء - عن ابي قلابة، عن ابي المهلب، عن عمران بن حصين، ان النبي صلى الله عليه وسلم صلى بهم فسها فسجد سجدتين ثم تشهد ثم سلم
Ümmü Seleme (r.anhâ)'dan; demiştiı ki; Resûlullah (s.a.v.) selâmı verdiği zaman biraz (yerinde) kalırdı. Ashab, kadınların namazdan sonra mescitten erkeklerden önce çıkması için olduğunu zannederlerdi
حدثنا محمد بن يحيى، ومحمد بن رافع، قالا حدثنا عبد الرزاق، اخبرنا معمر، عن الزهري، عن هند بنت الحارث، عن ام سلمة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا سلم مكث قليلا وكانوا يرون ان ذلك كيما ينفذ النساء قبل الرجال
Kabîsa b. Hülb, babası (Hülb)'den naklen; O'nun Resûlullah (s.a.v.) ile beraber namaz kıldığını ve Nebi (s.a.v.)'in (mihrabın her) iki tarafından da (bazan sağından bazan solundan) çekildiğini rivayet etmiştir
حدثنا ابو الوليد الطيالسي، حدثنا شعبة، عن سماك بن حرب، عن قبيصة بن هلب، - رجل من طيي - عن ابيه، انه صلى مع النبي صلى الله عليه وسلم وكان ينصرف عن شقيه
Abdullah (b. Mes'ud)'dan; demiştir ki: Sizden biri (mihrab'ın) sadece sağ tarafından ayrılıp da şeytan'a namazından nasib ayırmasın. İnanın ben, Resûlullah (s.a.v.)'in çokça mihrabın sol tarafından çekildiğini gördüm. (Râvilerden) Umara b. Umeyr dedi ki: (Bu hadisi işittikten) sonra Medine'ye geldim. Hz. Nebi'nin odalarının (mihrabın) sol tarafında olduğunu gördüm
حدثنا مسلم بن ابراهيم، حدثنا شعبة، عن سليمان، عن عمارة بن عمير، عن الاسود بن يزيد، عن عبد الله، قال لا يجعل احدكم نصيبا للشيطان من صلاته ان لا ينصرف الا عن يمينه وقد رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم اكثر ما ينصرف عن شماله . قال عمارة اتيت المدينة بعد فرايت منازل النبي صلى الله عليه وسلم عن يساره
İbn Ömer (r.a.), Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Namazlarınızdan bazılarını evlerinizde kılınız, oraları kabirlere çevirmeyiniz
حدثنا احمد بن محمد بن حنبل، حدثنا يحيى، عن عبيد الله، اخبرني نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجعلوا في بيوتكم من صلاتكم ولا تتخذوها قبورا
Zeyd b. Sabit (r.a.)'den; Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Farz müstesna, kişinin evinde kıldığı namaz, benim şu mescidimde kıldığı namazdan daha efdâldir
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا عبد الله بن وهب، اخبرني سليمان بن بلال، عن ابراهيم بن ابي النضر، عن ابيه، عن بسر بن سعيد، عن زيد بن ثابت، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " صلاة المرء في بيته افضل من صلاته في مسجدي هذا الا المكتوبة
Enes (b. Mâlik)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) ve ashabı, Beyt-i Makdis tarafına namaz kılıyorlardı: "Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir, nerede olursanız olun yüzünüzü onun tarafına çevirin.”[Bakara 144] (mealindeki) âyet-i kerime nazil olunca, Ben-i Selime'den bir adam gelip onlar (Kubalılar) Beyt-i Makdis'e doğru sabah namazının rüku'unda iken; -iki defa- "dikkat edin! Kıble Ka'be tarafına çevrildi" diye seslendi. Cemaat da rükû halinde iken, Ka'be tarafına döndü
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، عن ثابت، وحميد، عن انس، ان النبي صلى الله عليه وسلم واصحابه كانوا يصلون نحو بيت المقدس فلما نزلت هذه الاية { فول وجهك شطر المسجد الحرام وحيث ما كنتم فولوا وجوهكم شطره } فمر رجل من بني سلمة فناداهم وهم ركوع في صلاة الفجر نحو بيت المقدس الا ان القبلة قد حولت الى الكعبة مرتين فمالوا كما هم ركوع الى الكعبة
Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı cum'a günüdür. Âdem (a.s.) o günde yaratılmış, o günde (dünyaya) indirilmiş, o günde tevbesi kabul edilmiş ve o günde ölmüştür. Kıyamet de o günde kopacaktır. İnsanlar ve cinlerden başka hiçbir canlı yok ki kıyâmet(in kopmasın)dan korkarak cum'a günü sabah olunca güneş doğuncaya kadar kulak kabartır olmasın. O günde bir an vardır ki, müslüman namaz kılarak ve Allah'tan bir hacetini isteyerek o ana tesadüf ederse, Allah mutlaka onu verir." Ebu Hureyre dedi ki: Ka'b (el-Ahbar) bu (makbul an)nun, bütün senenin bir gününde olduğunu söyler. Bense, "aksine her cum'a gününde olduğu" kanaatindeyim. Ka'b Tevrat'ı okuyup, "Resûlullah (s.a.v.) doğru söyledi" dedi. Ebû Hureyre devamla şöyle der: Daha sonra Abdullah b.Selam'la karşılaşıp Ka'b'la beraber oturduğumuzu haber verdim. Abdullah b. Selâm: O ânın hangi saat olduğunu biliyorum, dedi. Onu bana haber ver, dedim. Cum'a gününün son saati, dedi. Resûlullah (s.a.v.); "Müslüman namaz kılarken o vakte tesadüf etmez ki..." buyurduğu halde o an, nasıl cuma gününün son saati olur, halbuki bu vakitte namaz kılınmaz, dedim. Resûlullah (s.a.v.), "bir kimse bir yerde namazı bekleyerek oturursa, namazı kılıncaya kadar namazda gibidir" buyurmadı mı? dedi. Evet, buyurdu dedim. Abdullah: İşte o, budur" dedi
حدثنا القعنبي، عن مالك، عن يزيد بن عبد الله بن الهاد، عن محمد بن ابراهيم، عن ابي سلمة بن عبد الرحمن، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " خير يوم طلعت فيه الشمس يوم الجمعة فيه خلق ادم وفيه اهبط وفيه تيب عليه وفيه مات وفيه تقوم الساعة وما من دابة الا وهي مسيخة يوم الجمعة من حين تصبح حتى تطلع الشمس شفقا من الساعة الا الجن والانس وفيه ساعة لا يصادفها عبد مسلم وهو يصلي يسال الله حاجة الا اعطاه اياها " . قال كعب ذلك في كل سنة يوم . فقلت بل في كل جمعة . قال فقرا كعب التوراة فقال صدق النبي صلى الله عليه وسلم . قال ابو هريرة ثم لقيت عبد الله بن سلام فحدثته بمجلسي مع كعب فقال عبد الله بن سلام قد علمت اية ساعة هي . قال ابو هريرة فقلت له فاخبرني بها . فقال عبد الله بن سلام هي اخر ساعة من يوم الجمعة . فقلت كيف هي اخر ساعة من يوم الجمعة وقد قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا يصادفها عبد مسلم وهو يصلي " . وتلك الساعة لا يصلى فيها . فقال عبد الله بن سلام الم يقل رسول الله صلى الله عليه وسلم " من جلس مجلسا ينتظر الصلاة فهو في صلاة حتى يصلي " . قال فقلت بلى . قال هو ذاك
Evs b. Evs (es-Sekafî -r.a.-)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz cuma günü sizin en efdal günlerinizdendir. Âdem o günde yaratılmış ve ruhu o günde kabzediliniştir. İkinci (dirilme için olan) ve birinci (kendisi ile herşeyin öldüğü) nefhalar o gündedir. O günde bana çok çok salevât getiriniz. Çünkü sizin salevâtınız bana arz olunur." Evs dedi ki: Ashab; Ya Resûlallah, senden hiçbir şey kalmadığı halde, -Evs diyor ki, bununla, çürüdüğün halde" demek istiyorlardı,- salevâtımız sana nasıl arz olunur? dediler. (Resûlullah (s.a.v.) da;) "Allah (c.c.) nebilerin cesetlerini arza haram kıldı, (toprak onları yiyemez)" buyurdu
حدثنا هارون بن عبد الله، حدثنا حسين بن علي، عن عبد الرحمن بن يزيد بن جابر، عن ابي الاشعث الصنعاني، عن اوس بن اوس، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان من افضل ايامكم يوم الجمعة فيه خلق ادم وفيه قبض وفيه النفخة وفيه الصعقة فاكثروا على من الصلاة فيه فان صلاتكم معروضة على " . قال قالوا يا رسول الله وكيف تعرض صلاتنا عليك وقد ارمت يقولون بليت . فقال " ان الله عز وجل حرم على الارض اجساد الانبياء
Cabir b. Abdillah (r.a.)'dan, Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Cuma günü on iki'dir.” -Bununla saati kastediyor. [Bu cümle râvilerden birisi tarafından tefsir olarak söylenmiştir.]- "O günde bir an vardır ki, onda Allah'tan bîrşey isteyip de Allah'ın istediğini vermediği hiç bir müslüman bulunmaz. O vakti son saatte, ikindiden sonra arayınız
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا ابن وهب، اخبرني عمرو، - يعني ابن الحارث - ان الجلاح، مولى عبد العزيز حدثه ان ابا سلمة - يعني ابن عبد الرحمن - حدثه عن جابر بن عبد الله، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم انه قال " يوم الجمعة ثنتا عشرة " . يريد ساعة " لا يوجد مسلم يسال الله عز وجل شييا الا اتاه الله عز وجل فالتمسوها اخر ساعة بعد العصر
Ebû Mûsâ el-Eş'arî'nin oğlu Ebû Burde'den; demiştir ki: Abdullah b. Ömer bana "Babanın, cum'a yani (icabet) saati hakkında Resûlullah'dan (bir şey) haber verdiğini duydun mu?" dedi. Ben de dedim ki: Evet ben babamın Resûlullah'ı; "O (icabet saati) imamın (minbere) oturuşu ile namazın bitimi arasındaki zamandır" derken işittim" dediğini duydum. Ebu Davud minbere (oturduğunu) kastediyor, dedi
حدثنا احمد بن صالح، حدثنا ابن وهب، اخبرني مخرمة، - يعني ابن بكير - عن ابيه، عن ابي بردة بن ابي موسى الاشعري، قال قال لي عبد الله بن عمر اسمعت اباك يحدث عن رسول الله صلى الله عليه وسلم في شان الجمعة يعني الساعة . قال قلت نعم سمعته يقول سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " هي ما بين ان يجلس الامام الى ان تقضى الصلاة " . قال ابو داود يعني على المنبر
Ebü Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim güzelce abdest alır sonra cum'a (namazı) ya gelip (hutbeyi) dinler ve konuşmazsa, iki cum'a arasındaki (günahları) üç gün ziyadesiyle (birlikte) bağışlanır. Çakıllara dokunan kimse ise, konuşmuş gibidir
حدثنا مسدد، حدثنا ابو معاوية، عن الاعمش، عن ابي صالح، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " من توضا فاحسن الوضوء ثم اتى الجمعة فاستمع وانصت غفر له ما بين الجمعة الى الجمعة وزيادة ثلاثة ايام ومن مس الحصى فقد لغا