Loading...

Loading...
Kitap
770 Hadis
Mâlik b.Numeyr el-Huzâî babası Numeyr'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.)'i sağ kolunu sağ uyluğunun üzerine koymuş ve işaret parmağını kaldırmış bir vaziyette gördüm. Ancak parmağını birazcık bükmüştü. Diğer tahric: Nesâî, sehv; Ahmed b. Hanbel, III
حدثنا عبد الله بن محمد النفيلي، حدثنا عثمان، - يعني ابن عبد الرحمن - حدثنا عصام بن قدامة، - من بني بجيلة - عن مالك بن نمير الخزاعي، عن ابيه، قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم واضعا ذراعه اليمنى على فخذه اليمنى رافعا اصبعه السبابة قد حناها شييا
îbn Ömer (r.a.)'den; demiştir ki: ResûluIIah (s.a.v.) -Ahmed b. Hanbel'in rivayetine göre- insanın namazda eli üzerine dayanarak oturmasından; -İbn Şebbûye'nin dediğine göre- Namazda eli üzerine dayanmasından, -İbn Râfi'in dediğine göre ki, o bunu secdeden (başı) kaldırma konusunda zikretmiştir-, adamın eli üzerine dayanarak namaz kılmasından -İbn Abdilmelik'in rivayetine göre ise,- Kişi'nin namazda ayağa kalktığı zaman eli üzerine dayanmasından nehyetti. Diğer tahric: Hâkim, el-Miistedrek, I
حدثنا احمد بن حنبل، واحمد بن محمد بن شبوية، ومحمد بن رافع، ومحمد بن عبد الملك الغزال، قالوا حدثنا عبد الرزاق، عن معمر، عن اسماعيل بن امية، عن نافع، عن ابن عمر، قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم - قال - احمد بن حنبل - ان يجلس الرجل في الصلاة وهو معتمد على يده . وقال ابن شبوية نهى ان يعتمد الرجل على يده في الصلاة . وقال ابن رافع نهى ان يصلي الرجل وهو معتمد على يده . وذكره في باب الرفع من السجود . وقال ابن عبد الملك نهى ان يعتمد الرجل على يديه اذا نهض في الصلاة
İsmail b. Ümeyye'den; demiştir ki: Parmaklarını birbirine geçirmiş olarak namaz kılan adamın durumunu Nâfi'den sordum. İbn Ömer, "bu gazab'a uğrayanların namazıdır" dedi, cevabını verdi. Sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir
حدثنا بشر بن هلال، حدثنا عبد الوارث، عن اسماعيل بن امية، سالت نافعا عن الرجل، يصلي وهو مشبك يديه قال قال ابن عمر تلك صلاة المغضوب عليهم
İbn-i Ömer'den rivayet edildiğine göre "namazda otururken sol eli üzerine dayanan -Hârûn b. Zeyd, "sol yanına düşen" der-bir adam görüp kendisine: Bu şekilde oturma, çünkü azab edilecek olanlar böyle oturur, dedi. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, II
حدثنا هارون بن زيد بن ابي الزرقاء، حدثنا ابي ح، وحدثنا محمد بن سلمة، حدثنا ابن وهب، - وهذا لفظه - جميعا عن هشام بن سعد، عن نافع، عن ابن عمر، انه راى رجلا يتكي على يده اليسرى وهو قاعد في الصلاة - وقال هارون بن زيد ساقطا على شقه الايسر ثم اتفقا - فقال له لا تجلس هكذا فان هكذا يجلس الذين يعذبون
Ebû Ubeyde babası (Abdullah b. Mes'ud)'dan rivayet etmiştir ki; Nebî (s.a.v.) ilk iki rekatten sonra otururken sanki kızgın taş üzerinde imiş gibi otururdu. (Şu'be) dedi ki; Biz (Sa'd b. İbrahim'e); "kalkıncaya kadar (böyle) mi?" dedik. (O da; "evet) kalkıncaya kadar" dedi. Diğer tahric: Tırmizî, salât; Nesâî, tatbîk; Ahmed b. Hanbel, I
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن سعد بن ابراهيم، عن ابي عبيدة، عن ابيه، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان في الركعتين الاوليين كانه على الرضف . قال قلت حتى يقوم قال حتى يقوم
Abdullah (b. Mes'ûd r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (s.a.v.) yanağının beyazı görününceye kadar sağına ve soluna (dönüp); ''es-SELAMU ALEYKUM VE RAHMETULLAH = Allah'ın selâm ve rahmeti üzerinize olsun" diye selâm verirdi, Ebû Dâvûd dedi ki: Bu Süfyan'ın hadisinin lâfzıdır. İsrail'in hadisi ise, selâmı tefsir etmemiş, selâm'ın ... şeklinde olduğunu söylememiştir. Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadisi, Züheyr Ebû İshâk'dan; Yahya b. Âdem İsrail'den o Ebû İshak'tan, Ebû İshak, Abdurrahman b. Esved'dent o da babası ve Alkame'den, (yahut da Ebû İshak Alkame'-den) [Bü cümlede Alkame'yi (onun babası) kelimesi üzerine atfetmek mümkün olduğu gibi Abdurrahman b. Esved üzerine atfetmek de mümkündür. Ahmed b. Hanbel'in rivayeti birinci, Dârekutnî'ninki de ikinci takdiri haklı çıkarmaktadır. Tercemede bu takdirlere parantez cümlesi İle işaret edilmiştir.] onlar da Abdullah (b. Mes'ud)'dan rivayet etmişlerdir. Yine Ebû Dâvûd, Şu'be, bu Ebû İshak hadisinin (merfû olduğunu) kabul etmezdi, demiştir. Diğer tahric: Nesâî, tatbîk, sehv; İbn Mâce, ikâme; Dârimî, saîât; Ahmed b. Hanbel, I, 172, 18i
حدثنا محمد بن كثير، اخبرنا سفيان، ح وحدثنا احمد بن يونس، حدثنا زايدة، ح وحدثنا مسدد، حدثنا ابو الاحوص، ح وحدثنا محمد بن عبيد المحاربي، وزياد بن ايوب، قالا حدثنا عمر بن عبيد الطنافسي، ح وحدثنا تميم بن المنتصر، اخبرنا اسحاق، - يعني ابن يوسف - عن شريك، ح وحدثنا احمد بن منيع، حدثنا حسين بن محمد، حدثنا اسراييل، كلهم عن ابي اسحاق، عن ابي الاحوص، عن عبد الله، وقال، اسراييل عن ابي الاحوص، والاسود، عن عبد الله، ان النبي صلى الله عليه وسلم كان يسلم عن يمينه وعن شماله حتى يرى بياض خده " السلام عليكم ورحمة الله السلام عليكم ورحمة الله " . قال ابو داود وهذا لفظ حديث سفيان وحديث اسراييل لم يفسره . قال ابو داود ورواه زهير عن ابي اسحاق ويحيى بن ادم عن اسراييل عن ابي اسحاق عن عبد الرحمن بن الاسود عن ابيه وعلقمة عن عبد الله . قال ابو داود شعبة كان ينكر هذا الحديث - حديث ابي اسحاق - ان يكون مرفوعا
Alkame b. Vail, babası Vâil'den; onun şöyle dediğini rivayet etmiştir: Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte namaz kıldım. Efendimiz sağına ve soluna "Esselâmu aleyküm ve rahmetullahı ve berekâtühu" diyerek selâm verirdi
حدثنا عبدة بن عبد الله، حدثنا يحيى بن ادم، حدثنا موسى بن قيس الحضرمي، عن سلمة بن كهيل، عن علقمة بن وايل، عن ابيه، قال صليت مع النبي صلى الله عليه وسلم فكان يسلم عن يمينه " السلام عليكم ورحمة الله وبركاته " . وعن شماله " السلام عليكم ورحمة الله
Câbir b. Semure'den; demiştir ki: Biz Resûlullah'ın arkasında namaz kılıyorduk. Bir adam sağındaki ve solundakine eli ile işaret edip selâm verdi. Resûlullah namazını bitirince: “Siz'den birinin bu hâli ne? Sanki o azgın atın kuyruğu gibi elini sallıyor.[Bu kelime bazı nüshalarda "atıyor" manasına ... şeklinde sabittir.] Halbuki sizden birinin şöyle yapıvermesi kâfidir. -Kâfi değil mi?-" deyip (elini dizine koydu ve) parmağı ile işaret etti. (Resûlullah bundan sonra şöyle buyurdu:) "sağındaki ve solundaki kardeşine selâm verir." Diğer tahric: Müslim, salât; Nesâî, sehv; Ahmed b. Hanbel, V
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا يحيى بن زكريا، ووكيع، عن مسعر، عن عبيد الله ابن القبطية، عن جابر بن سمرة، قال كنا اذا صلينا خلف رسول الله صلى الله عليه وسلم فسلم احدنا اشار بيده من عن يمينه ومن عن يساره فلما صلى قال " ما بال احدكم يرمي بيده كانها اذناب خيل شمس انما يكفي احدكم - او الا يكفي احدكم - ان يقول هكذا " . واشار باصبعه " يسلم على اخيه من عن يمينه ومن عن شماله
Muhammed b. Süleyman el-Enbârî, Ebû Nuaym vasıtasıyla aynı (998.)hadisi önceki isnad ile Mis'ar'dan aynı manada nakletmiştir. (Bu rivayette) Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Sizden -veya [şekk râvîlerden birine aittir] onlardan- birisine elini dizine koyması sonra da sağındaki ve solundaki kardeşine selâm vermesi yetmez mi? (yeter)
حدثنا محمد بن سليمان الانباري، حدثنا ابو نعيم، عن مسعر، باسناده ومعناه قال " اما يكفي احدكم - او احدهم - ان يضع يده على فخذه ثم يسلم على اخيه من عن يمينه ومن عن شماله
Câbir b. Semure (r.a.)'den; demiştir ki: Cemaat (selâm verirken) ellerini kaldırmış bir vaziyette iken Resûlullah (s.a.v.) yanımıza girdi. Züheyr, (A'meş'in) "namazda" dediğini zannediyorum, dedi ve şöyle buyurdu: "Bana ne oluyor ki, sizi azgın atların kuyrukları gibi ellerinizi kaldırmış bir halde görüyorum? Namazda sakin olunuz." Diğer tahric: Müslim, salât; Nesâî
حدثنا عبد الله بن محمد النفيلي، حدثنا زهير، حدثنا الاعمش، عن المسيب بن رافع، عن تميم الطايي، عن جابر بن سمرة، قال دخل علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم والناس رافعو ايديهم - قال زهير اراه قال - في الصلاة فقال " ما لي اراكم رافعي ايديكم كانها اذناب خيل شمس اسكنوا في الصلاة
Semure'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) bize imam'ın selâmına karşılık vermemizi, birbirimizi sevmemizi ve biri birimize selâm vermemizi emretti. Diğer tahric: Hâkim, el-Müstedrek
حدثنا محمد بن عثمان ابو الجماهر، حدثنا سعيد بن بشير، عن قتادة، عن الحسن، عن سمرة، قال امرنا النبي صلى الله عليه وسلم ان نرد على الامام وان نتحاب وان يسلم بعضنا على بعض
İbn Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki; Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in namazının bittiği, tekbirle bilinirdi. Diğer tahric: Buhârî, ezan; Müslim, mesacid; Nesai, sehv; Ahmed b. Hanbel
حدثنا احمد بن عبدة، اخبرنا سفيان، عن عمرو، عن ابي معبد، عن ابن عباس، قال كان يعلم انقضاء صلاة رسول الله صلى الله عليه وسلم بالتكبير
İbn Abbâs (r.a.)'ın haber verdiğine göre, Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devrinde cemaat farz namaz'ı bitirince zikirde seslerini yükseltirlerdi. (Hatta) İbn Abbâs demiştir ki: "Ben o sesi duyar ve cemaatin namazdan çıktığını bununla bilirdim." Diğer tahric: Buhârî, ezan
حدثنا يحيى بن موسى البلخي، حدثنا عبد الرزاق، اخبرني ابن جريج، اخبرنا عمرو بن دينار، ان ابا معبد، مولى ابن عباس اخبره ان ابن عباس اخبره ان رفع الصوت للذكر حين ينصرف الناس من المكتوبة كان ذلك على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم وان ابن عباس قال كنت اعلم اذا انصرفوا بذلك واسمعه
Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Selâmı uzatmamak sünnettir." Diğer tahric: Tirmizî, salât; Ahmed b. Hanbel, II
حدثنا احمد بن محمد بن حنبل، حدثني محمد بن يوسف الفريابي، حدثنا الاوزاعي، عن قرة بن عبد الرحمن، عن الزهري، عن ابي سلمة، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " حذف السلام سنة " . قال عيسى نهاني ابن المبارك عن رفع هذا الحديث . قال ابو داود سمعت ابا عمير عيسى بن يونس الفاخوري الرملي قال لما رجع الفريابي من مكة ترك رفع هذا الحديث قال نهاه احمد بن حنبل عن رفعه
Ali b. Talk (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizden biri namazda sessizce yellenirse ayrılsın, abdest alsın ve namazını iade elsin." Diğer tahric: Tirmizî, radâ'; Ebû Dâvûd, talıâre
حدثنا عثمان بن ابي شيبة، حدثنا جرير بن عبد الحميد، عن عاصم الاحول، عن عيسى بن حطان، عن مسلم بن سلام، عن علي بن طلق، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذا فسا احدكم في الصلاة فلينصرف فليتوضا وليعد صلاته
Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Biriniz" -(Müsedded'in) Hammâd'dan yaptığı rivayetteki ziyâdeye göre - "namazı (yani nafile) için" -Müsedded'in Abdulvâris rivayetine göre- "ileriye geriye veya sağa-sola gitmekten âciz mi? (gitsin)
حدثنا مسدد، حدثنا حماد، وعبد الوارث، عن ليث، عن الحجاج بن عبيد، عن ابراهيم بن اسماعيل، عن ابي هريرة، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ايعجز احدكم " . قال عن عبد الوارث " ان يتقدم او يتاخر او عن يمينه او عن شماله " . زاد في حديث حماد " في الصلاة " . يعني في السبحة
Ezrak b. Kays dedi ki: Künyesi Ebû Rimse olan bir imam bize namaz kıldırıp şöyle dedi: Bu namazı -veya- [şekk Ezrak b. Kays'tandır] bu namazın benzerini- Resûlullah (s.a.v.) ile beraber kıldım. Ebû Bekir ve Ömer ilk safta Hz. Nebi'in sağında duruyorlardı. Bir adam vardı o da namazın ilk tekbirine yetişmişti. Resûlullah (s.a.v.) namazı bitirdi, bizim yanağının beyazlığını görebileceğimiz şekilde sağına ve soluna selam verdi. Sonra Ebû Rimse'nin -kendisini kast ediyor- döndüğü gibi (yönünü kıbleden) döndü. Bu esnada onunla birlikte namazın ilk tekbirine yetişmiş olan adam iki rekat (nafile - sünnet) kılmak üzere kalktı. Bunu görünce Ömer yerinden fırlayıp adamın omuzunu tuttu ve silkeledi sonra da: Otur, çünkü ehl-i kitab ancak namazları arasında fasıla olmadığı için helak oldu, dedi. Hz. Nebi gözünü kaldırıp: Senin bu davranışınla Allah, bir hakkı ortaya çıkardı, ey Hattâb'ın oğlu" buyurdu. Ebû Dâvûd dedi ki: Ebû Rimse yerine Ebû Ümeyye de denilmiştir
حدثنا عبد الوهاب بن نجدة، حدثنا اشعث بن شعبة، عن المنهال بن خليفة، عن الازرق بن قيس، قال صلى بنا امام لنا يكنى ابا رمثة فقال صليت هذه الصلاة - او مثل هذه الصلاة - مع النبي صلى الله عليه وسلم . قال وكان ابو بكر وعمر يقومان في الصف المقدم عن يمينه وكان رجل قد شهد التكبيرة الاولى من الصلاة فصلى نبي الله صلى الله عليه وسلم ثم سلم عن يمينه وعن يساره حتى راينا بياض خديه ثم انفتل كانفتال ابي رمثة - يعني نفسه - فقام الرجل الذي ادرك معه التكبيرة الاولى من الصلاة يشفع فوثب اليه عمر فاخذ بمنكبه فهزه ثم قال اجلس فانه لم يهلك اهل الكتاب الا انه لم يكن بين صلواتهم فصل . فرفع النبي صلى الله عليه وسلم بصره فقال " اصاب الله بك يا ابن الخطاب " . قال ابو داود وقد قيل ابو امية مكان ابي رمثة
Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) bize aşiyy -öğle veya ikindi- namazlarından birini kıldırdı. İki rekatten sonra selâm verdi. Sonra mescidin ön cephesindeki tahtanın yanında durup ellerini biri biri üstüne gelecek şekilde o tahtaya koydu. Yüzünde hiddet (belirtileri) görülüyordu. Bu ara "namaz kısaldı, namaz kısaldı" diyerek acele ile mescitten çıkanlar oldu. Cemaat içinde Ebû Bekir ve Ömer de vardı. Fakat bu ikisi, Resûlullah'a birşey söylemekten çekindiler. Bu esnada, Resûlullah'ın zülyedeyn (iki elli) adını taktığı bir adam kalkıp: Ya Resûlullah! Unuttun mu? Yoksa namaz kısaltıldı mı? dedi. Nebi (s.a.v.); "Unutmadım, namaz, kısaltılmadı da" buyurdu. Adam: Hayır ya Resulallah! Unuttun dedi. Hz. Nebi cemaate dönüp: "Zül-yedeyn doğru mu söyledi?" dedi, Evet, diye işarette bulundular. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) yerine dönüp kalan iki rekatı kıldırdı, sonra selâm verdi, tekbir aldı ve her zamanki secdesi gibi veya ondan daha uzun secde yapıp başını kaldırdı, tekrar tekbir aldı ve normal secdesi gibi veya ondan daha uzunca bir secde daha yaptı, sonra başını kaldırdı ve tekbir aldı. (Eyyûb) dedi ki: Muhammed'e "yanılmada selâm verdi mi?" dendi. O da: "Bunu Ebû Hureyre'nin söylediğini hatırlamıyorum ama İmrân b. Husayn'ın "Sonra selâm verdi" dediğini haber aldım" dedi
حدثنا محمد بن عبيد، حدثنا حماد بن زيد، عن ايوب، عن محمد، عن ابي هريرة، قال صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم احدى صلاتى العشي - الظهر او العصر قال - فصلى بنا ركعتين ثم سلم ثم قام الى خشبة في مقدم المسجد فوضع يديه عليها احداهما على الاخرى يعرف في وجهه الغضب ثم خرج سرعان الناس وهم يقولون قصرت الصلاة قصرت الصلاة وفي الناس ابو بكر وعمر فهاباه ان يكلماه فقام رجل كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يسميه ذا اليدين فقال يا رسول الله انسيت ام قصرت الصلاة قال " لم انس ولم تقصر الصلاة " . قال بل نسيت يا رسول الله . فاقبل رسول الله صلى الله عليه وسلم على القوم فقال " اصدق ذو اليدين " . فاوميوا اى نعم فخرج رسول الله صلى الله عليه وسلم الى مقامه فصلى الركعتين الباقيتين ثم سلم ثم كبر وسجد مثل سجوده او اطول ثم رفع وكبر ثم كبر وسجد مثل سجوده او اطول ثم رفع وكبر . قال فقيل لمحمد سلم في السهو فقال لم احفظه عن ابي هريرة ولكن نبيت ان عمران بن حصين قال ثم سلم
Önceki (1008.) hadisi) Abdullah b. Mesleme, Malik'den; Malik Eyyûb'dan o da Muhammed'den, Muhammed'in (önceki hadisteki) isnadıyla rivayet etmişlerdir. Ancak Hammâd'ın (bundan önceki) hadisi daha tamdır. Mâlik (bu rivayette): (Önceki hadisteki) "Bize" sözünü söylemeden, "ResûluUah (s.a.v.) namaz kıldırdı" dedi. "İşaret ettiler" sözünü "insanlar evet dediler" şeklinde ifade etti. Mâlik (rivayetine) şöyle devam etti: "Sonra Resûlullah (başını) kaldırdı" (dedi, fakat)-"tekbir aldı" demedi- sonra (sehv için) tekbir aldı ve diğer secdeleri gibi veya onlardan daha uzun secde etti ve başım kaldırdı. (Mâlik'in) hadisi (bu şekilde) tamamlandı. Bundan sonrasını zikretmedi. (Önceki 1008. ivayetteki) ... "işaret ettiler" sözünü Hammâd b. Zeyd'den başkası söylemedi. Ebû Dâvud dedi ki: ... sözünden evvelki) "tekbir aldı" ve "(Resûlullah yerine) döndü" sözlerini bu hadisin râvilerinden (Hammad'dan başka) hiç biri söylememiştir
حدثنا عبد الله بن مسلمة، عن مالك، عن ايوب، عن محمد، باسناده - وحديث حماد اتم - قال صلى رسول الله صلى الله عليه وسلم لم يقل بنا . ولم يقل فاوميوا . قال فقال الناس نعم . قال ثم رفع - ولم يقل وكبر - ثم كبر وسجد مثل سجوده او اطول ثم رفع وتم حديثه لم يذكر ما بعده ولم يذكر فاوميوا . الا حماد بن زيد . قال ابو داود وكل من روى هذا الحديث لم يقل فكبر . ولا ذكر رجع
Bize Müsedded rivayet etti. (Dedi ki) bize Bişr yani İbn el-Mufaddal rivayet etti. (Dedi ki) bize Seleme yani İbn Alkame, Muhammed vasıtasıyle Ebû Hureyre'den, Ebü Hureyre'nin söylediğini haber verdi. Resûlullah (s.a.v.) bize namaz kıldırdı... (diye başlayıp) "İmran b. Husayn'ın; "Sonra selam verdi" dediği bana haber verildi" cümlesinin sonuna kadar, tamamen Hammâd'ın (bir evvelki) hadisinin manasını (nakletti). Seleme (devamla) dedi ki: "(Muhammed b. Sîrîn'e) teşehhüd de (zikredildi) mi?" dedim. Teşehhüd hakkında birşey işitmedim ama bana teşehhüdde bulunmuş olması daha uygun geliyor, dedi. Seleme (Hammâd'ın hadisinde zikredilen) "Resûlullah ona Zülyedeyn adını takmıştı" "işaret ettiler" ve (Resûlullah'in yüzünde) hiddet (vardı)" ifadelerini zikretmedi. Hammâd'ın (1008 no'daki) Eyyûb'dan rivayet ettiği hadisi bundan daha tamdır
حدثنا مسدد، حدثنا بشر، - يعني ابن المفضل - حدثنا سلمة، - يعني ابن علقمة - عن محمد، عن ابي هريرة، قال صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم بمعنى حماد كله الى اخر قوله نبيت ان عمران بن حصين قال ثم سلم . قال قلت فالتشهد قال لم اسمع في التشهد واحب الى ان يتشهد ولم يذكر كان يسميه ذا اليدين . ولا ذكر فاوميوا . ولا ذكر الغضب وحديث حماد عن ايوب اتم