Loading...

Loading...
Kitap
770 Hadis
Esma bint Ebî Bekr (r.a.)'den; demiştir ki: Resülullah (sallellahu aleyhi ve sellem)'i, erkeklerin avret mahallerini görmelerinin çirkinliğinden dolayı; "(Ey kadınlar topluluğu) sizden kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa erkekler (secdeden) başlarını kaldırmadıkça başını kaldırmasın" buyururken işittim. Diğer tahric: Buharî, ezan. salat, amel fi's-salah; Mushm, salat; Nesaî, kıble
حدثنا محمد بن المتوكل العسقلاني، حدثنا عبد الرزاق، انبانا معمر، عن عبد الله بن مسلم، اخي الزهري عن مولى، لاسماء ابنة ابي بكر عن اسماء بنت ابي بكر، قالت سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من كان منكن يومن بالله واليوم الاخر فلا ترفع راسها حتى يرفع الرجال رءوسهم " . كراهة ان يرين من عورات الرجال
Bera (r.a.)'den, Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve selIem)'in sücudunun, ruku'unun ve iki secde arasındaki oturuşu (süre olarak) birbirine çok yakın olduğu rivayet edilmiştir. Diğer tahric: Buharî, ezan; Müslim, salat; Tirmizî, salat. Nesaî, tatbîk
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن الحكم، عن ابن ابي ليلى، عن البراء، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم كان سجوده وركوعه وقعوده وما بين السجدتين قريبا من السواء
Enes b. Malik'deri; demiştir ki: Ben tamam olmak şartıyla Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den daha kısa namaz kıldıran bir kimsenin arkasında namaz kılmadım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "semiallahu limen hamideh" dediği zaman, biz; "vehmetti galiba" diye (endişe ede)cek kadar (uzun bîr süre) ayakta durur, sonra secde eder, iki secde arasında biz (yine) "vehmetti galiba" diye (endişeye düşe)cek kadar (uzun bir süre) otururdu. Diğer tahric: Buharî, ezan; Müslim, salat; Ahmed b. Hanbel, III
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، اخبرنا ثابت، وحميد، عن انس بن مالك، قال ما صليت خلف رجل اوجز صلاة من رسول الله صلى الله عليه وسلم في تمام وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا قال " سمع الله لمن حمده " . قام حتى نقول قد اوهم ثم يكبر ويسجد وكان يقعد بين السجدتين حتى نقول قد اوهم
Bera b. Azib'den; demiştir ki: "Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)"i (Ebu Kamil ise "Resulullah sallellahu teala aleyhi ve sellemi" demiş) (Namaz(ın)da (dikkatle) takib kettim. Kıyamını, rüku'u ve sücudu kadar buldum. Rüku'dan (sonraki) ayağa kalkışını (ilk) secdesi kadar buldum. İki secde arasındaki oturuşu ile selam vermesi ve namazdan kalkıp gitmesi arasındaki secdesini takriben birbirine müsavi buldum." Ebu Davud dedi ki: Müsedded (bu hadîsi şöyle) nakletti: "Onun rükuunu secde ve rüku'lardan sonraki dikilmesini, sonra birinci secdesini sonra iki secde arasındaki oturuşunu, sonra ikinci secdesini, sonra selam vermesi ile namazdan kalkıp gitmesi arasındaki oturuş neredeyse birbirine denk buldum. Diğer tahric: Müslim, salat; Nesaî, sehv, tatbik; Buharî, ezan; Tirmizî, salat
حدثنا مسدد، وابو كامل - دخل حديث احدهما في الاخر - قالا حدثنا ابو عوانة عن هلال بن ابي حميد عن عبد الرحمن بن ابي ليلى عن البراء بن عازب قال رمقت محمدا صلى الله عليه وسلم - وقال ابو كامل رسول الله صلى الله عليه وسلم - في الصلاة فوجدت قيامه كركعته وسجدته واعتداله في الركعة كسجدته وجلسته بين السجدتين وسجدته ما بين التسليم والانصراف قريبا من السواء . قال ابو داود قال مسدد فركعته واعتداله بين الركعتين فسجدته فجلسته بين السجدتين فسجدته فجلسته بين التسليم والانصراف قريبا من السواء
Ebu Mes'ud el-Bedrî (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Rüku' ve secdede belini düz tutmayan kimsenin namazı sahih değildir." Diğer tahric: Tirmizî, mevakît; Nesaî, tatbik, iftitah; İbn Mace, ikame; Darimî, satat; Ahmed b. Hanbel, 11-525; IV; 22-23, 119, 122; V
حدثنا حفص بن عمر النمري، حدثنا شعبة، عن سليمان، عن عمارة بن عمير، عن ابي معمر، عن ابي مسعود البدري، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " لا تجزي صلاة الرجل حتى يقيم ظهره في الركوع والسجود
Ebu Hureyre (r.a.)'den nakledilmiştir: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) mescide girmiş onun arkasından bir zat girerek namaz kılmış, sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e selam vermiş, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) selamı almış ve o zata: Dön de namazını kıl, çünkü sen namaz kılmadın" buyurmuştur. O zat dönerek evvelce kıldığı gibi namazı tekrar kılmış, sonra Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek selam vermiş Resulullah: "Ve aleykesselamu" dedikten sonra: “Dön de (yeniden) kıl, zira sen namaz kılmadın" buyurmuş ve bunu üç defa tekrarlamış, nihayet o zat: Seni hak (din) ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, ben bundan a'lasını beceremiyorum. Bana öğret, demiş, Resülullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de: "Namaz'a kalktığın zaman tekbir al. Sonra kolayına geldiği kadar Kur'an oku, sonra rüku' et ve organlar yatışincaya kadar rükuda kal. Sonra başını kaldırarak iyice doğrul. Sonra secdeye vararak (azalann) yatışıncaya kadar secde et. Sonra başını kaldır ve (azalarını) yatışıncaya kadar otur ve bunu bütün namazlarında böyle yap" buyurmuşlardır. Ebu Davud dedi ki: el-Ka'nebf'nin Saîd b. Ebt Saîd el-Makburî vasıtasıyle Ebu Hureyre (r. a.) 'den naklettiğine göre (Resul-i Ekrem sözünün) sonunda, "Bunu (böyle) yaptığın zaman namazın tamamdır. Bundan eksilttiğin şey kadar namazından eksiltmiş olursun" buyurmuş. Sözünün başında ise, "Namaza kalktığın zaman abdesti güzel al" buyurmuştur. Diğer tahric: Buharî, imam; Tırmızî, salat, isti'zan; Nesaî, iftitah, tatbîk, sehv, "ibn Mace, ikame
حدثني القعنبي، حدثنا انس يعني ابن عياض، ح وحدثنا ابن المثنى، حدثني يحيى بن سعيد، عن عبيد الله، - وهذا لفظ ابن المثنى - حدثني سعيد بن ابي سعيد، عن ابيه، عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل المسجد فدخل رجل فصلى ثم جاء فسلم على رسول الله صلى الله عليه وسلم فرد رسول الله صلى الله عليه وسلم عليه السلام وقال " ارجع فصل فانك لم تصل " . فرجع الرجل فصلى كما كان صلى ثم جاء الى النبي صلى الله عليه وسلم فسلم عليه فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " وعليك السلام " . ثم قال " ارجع فصل فانك لم تصل " . حتى فعل ذلك ثلاث مرار فقال الرجل والذي بعثك بالحق ما احسن غير هذا فعلمني . قال " اذا قمت الى الصلاة فكبر ثم اقرا ما تيسر معك من القران ثم اركع حتى تطمين راكعا ثم ارفع حتى تعتدل قايما ثم اسجد حتى تطمين ساجدا ثم اجلس حتى تطمين جالسا ثم افعل ذلك في صلاتك كلها " . قال ابو داود قال القعنبي عن سعيد بن ابي سعيد المقبري عن ابي هريرة وقال في اخره " فاذا فعلت هذا فقد تمت صلاتك وما انتقصت من هذا شييا فانما انتقصته من صلاتك " . وقال فيه " اذا قمت الى الصلاة فاسبغ الوضوء
Yahya b. Hallad'm amcası (Rîfa'a b. Rafi')'den rivayet edilmiştir: "Bir adam mescid'e girdi" Ravi (Musa b. İsmail) önceki (856.) hadisin benzerini rivayet etti ve bu rivayetinde; Hz. Nebi'in şöyle buyurduğunu nakletti: "Gerçekten abdest almayı hakkıyle yerine getirmedikçe sonra tekbir alıp Allah'a hamd-ü senada bulunmadıkça» Kur'an'dan dilediği kadar okumadıkça, sonra Allahu ekbor, deyip eklemleri yerine oturacak şekilde rüku'a varmadıkça, sonra "semialllahu limen hamideh" deyip dimdik bir şekilde doğrulmadıkça, sonra "AHahu ekber" diyerek eklemleri iyice yerine yerleşecek şekilde (birinci) secdeye varmadıkça, sonra "Allahu ekber" diyerek dimdik oturur hale gelinceye kadar başını kaldırmadıkça, sonra da "Allahu ekber" diyerek eklemleri yerine yerleşinceye kadar (ikinci) secdeye kapanmadıkça ve nihayet başını kaldırıp "Allahu ekber" demedikçe bir insanın namazı tamamlanmış olmaz. (Fakat) bunları yapınca namazı tamamlanmış olur." Diğer tahric: Buharî, ezan; isti'zan, eyman; Müslim'salat; Tirmizî, mevakît; Nesaî, iftitah, tatbîk, sehv, İbn Mace, ikame; Ahmed b. Hanbel, II, 473; IV
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، عن اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن علي بن يحيى بن خلاد، عن عمه، ان رجلا، دخل المسجد فذكر نحوه قال فيه فقال النبي صلى الله عليه وسلم " انه لا تتم صلاة لاحد من الناس حتى يتوضا فيضع الوضوء " . يعني مواضعه " ثم يكبر ويحمد الله جل وعز ويثني عليه ويقرا بما تيسر من القران ثم يقول الله اكبر ثم يركع حتى تطمين مفاصله ثم يقول سمع الله لمن حمده حتى يستوي قايما ثم يقول الله اكبر ثم يسجد حتى تطمين مفاصله ثم يقول الله اكبر ويرفع راسه حتى يستوي قاعدا ثم يقول الله اكبر ثم يسجد حتى تطمين مفاصله ثم يرفع راسه فيكبر فاذا فعل ذلك فقد تمت صلاته
Rifaa b. Rafi'den, manası önceki (857) ile aynı olan bir hadis daha nakledilmiştir. Bu hadiste (Rifaa) Resulullah (sallellahu aleyhi ve sellem)in; “yüzünü ve dirsekleriyle beraber ellerini yıkamak, başını meshetmek ve topuklarına kadar ayaklanın (yıkamak) suretiyle Allah'ın emrettiği şekilde abdest almadıkça, sonra "aziz ve celil olan Allah en büyüktür" demedikçe ve ona hamd etmedikçe ve sonra kendisine izin verildiği ve gücü yettiği kadar Kur'an'dan (ayetler) okumadıkça hiçbirinizin namazı tam değildir" buyurduğunu söylemiştir. Daha sonra (Ebu Davud'un şeyhlerinin şeyhi olan Hemmam bir önceki) Hammad hadisinin bir benzerini (İshak b. Abdullah ve Ali b. Yahya ve babası vasıtasıyla amcası Rifaa'den şöyle) nakletmiştir: Resulullah (sallellahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Sonra tekbir getirir, sonra secde eder ve bütün eklemleri yatışacak ve yerine rahatça yerleşecek şekilde yüzünü yere koyar." Hemam -kendisine bu hadisi nakleden İshak'ın- bazı kere ("yüzünü" sözü yerine) "alnını" dediğini söyledi (ve rivayetine şu sözlerle devam etti:) "Sonra tekbir getirip oturağı üzerinde oturur hale gelecek şekilde dikilir ve belini kaldırır." (Resulullah) namazın dört rekatını da bu şekilde ta'rif etti. (Bu tarifi) bitirince, "bunu yapmadıkça hiç birinizin namazı tamam olmaz" buyurdu. Diğer tahric: Nesaî, iftitah, tatbîk, sehv; Tirmizî, mevakît
حدثنا الحسن بن علي، حدثنا هشام بن عبد الملك، والحجاج بن منهال، قالا حدثنا همام، حدثنا اسحاق بن عبد الله بن ابي طلحة، عن علي بن يحيى بن خلاد، عن ابيه، عن عمه، رفاعة بن رافع بمعناه قال فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " انها لا تتم صلاة احدكم حتى يسبغ الوضوء كما امره الله عز وجل فيغسل وجهه ويديه الى المرفقين ويمسح براسه ورجليه الى الكعبين ثم يكبر الله عز وجل ويحمده ثم يقرا من القران ما اذن له فيه وتيسر " . فذكر نحو حديث حماد قال " ثم يكبر فيسجد فيمكن وجهه " . قال همام وربما قال " جبهته من الارض حتى تطمين مفاصله وتسترخي ثم يكبر فيستوي قاعدا على مقعده ويقيم صلبه " . فوصف الصلاة هكذا اربع ركعات حتى فرغ " لا تتم صلاة احدكم حتى يفعل ذلك
Rifa'a b. Rafi'den bir önceki hadiste geçen olay rivayet edilmiştir. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: (Namaz'a) kalkıp da kıbleye yöneldiğin zaman tekbir getir. Sonra Fatiha ve istediğin kadar Kur'an oku. Rüku'a vardığın zaman avuçlarını dizlerinin üzerine koy, sırtını dümdüz hale getir. Secdeye vardığında (alnınla beraber) secde yerine (ellerini de) koy, (Başını secdeden) kaldırdığın zaman, sol kalçanın üzerine otur" Diğer tahric: Nesaî, iftitah, tatbîk, sehv; Tirmizî mevakît
حدثنا وهب بن بقية، عن خالد، عن محمد، - يعني ابن عمرو - عن علي بن يحيى بن خلاد، عن ابيه، عن رفاعة بن رافع، بهذه القصة قال " اذا قمت فتوجهت الى القبلة فكبر ثم اقرا بام القران وبما شاء الله ان تقرا واذا ركعت فضع راحتيك على ركبتيك وامدد ظهرك " . وقال " اذا سجدت فمكن لسجودك فاذا رفعت فاقعد على فخذك اليسرى
Şu (856 numaralı hadiste geçen olay bir de) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den Rifa'a b. Rafi' vasıtasıyla rivayet edilmiştir. Bu rivayete göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bedeviye (seslenerek) şöyle buyurdu: "Sen namaz'a kalktığın zaman, Allah Teala'yı tekbir et, sonra Kur'an'dan kolayına geleni oku." (Bu rivayete göre) şunları da söyledi: "Namazın ortasında (yani ikinci rekattan sonra) oturduğunda eklemlerin sükunet bulacak ve yerine yerleşecek şekilde otur. Sol kalça üzerine yerleş, sonra tahiyyat oku. Kalktığın zaman da namazını bitirinceye kadar aynı şekilde hareket et
حدثنا مومل بن هشام، حدثنا اسماعيل، عن محمد بن اسحاق، حدثني علي بن يحيى بن خلاد بن رافع، عن ابيه، عن عمه، رفاعة بن رافع عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذه القصة قال " اذا انت قمت في صلاتك فكبر الله تعالى ثم اقرا ما تيسر عليك من القران " . وقال فيه " فاذا جلست في وسط الصلاة فاطمين وافترش فخذك اليسرى ثم تشهد ثم اذا قمت فمثل ذلك حتى تفرغ من صلاتك
Rifa'a b. Rafi'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şu (bir evvelki) (860.) hadiste (şöyle) buyurmuştur: "Allah'ın sana emrettiği şekilde abdest al, sonra ezan oku, (veya: Abdestten sonra "eşhedu en la ilahe illallah..." sonra kaamet getir, sonra tekbir al. Eğer ezberinde Kur’an varsa oku, yoksa "el hamdu lillah, Allahu ekber la ilahe illallah" de. Eğer bunlardan birini yapmayacak olursan namazını eksik kılmış olursun." Diğer tahric: Tirmizî, mevakît; Nesaî, tatbik, sehv, Ahmed b. Hanbel IV)
حدثنا عباد بن موسى الختلي، حدثنا اسماعيل، - يعني ابن جعفر - اخبرني يحيى بن علي بن يحيى بن خلاد بن رافع الزرقي، عن ابيه، عن جده، عن رفاعة بن رافع، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم فقص هذا الحديث قال فيه " فتوضا كما امرك الله جل وعز ثم تشهد فاقم ثم كبر فان كان معك قران فاقرا به والا فاحمد الله وكبره وهلله " . وقال فيه " وان انتقصت منه شييا انتقصت من صلاتك
Abdurrahman b. Şibl'den; demiştir ki: Resülullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kişinin (namazda) karga gagalayışı (gibi acele yatıp kalkması)ndan, yırtıcı hayvan gibi oturuşundan ve mescidde belli bir yeri deve gibi (devamlı) mekan edinmesinden nehyetti. Bu lafızlar Kuteybe'nin rivayetine aittir. Diğer tahric: Nesaî, tatbîk; İbn Mace, ikame; Darimî, salat, Ahmed b. Hanbel, III. 428, 444; V
حدثنا ابو الوليد الطيالسي، حدثنا الليث، عن يزيد بن ابي حبيب، عن جعفر بن الحكم، ح وحدثنا قتيبة، حدثنا الليث، عن جعفر بن عبد الله الانصاري، عن تميم بن محمود، عن عبد الرحمن بن شبل، قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن نقرة الغراب وافتراش السبع وان يوطن الرجل المكان في المسجد كما يوطن البعير . هذا لفظ قتيبة
Salim el-Berrad'dan; demiştir ki: Ebu Mes'ud Ukbe b. Amr el-Ensarî nin yanına vardık ve; "Bize Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in namazından bahset” dedik. Bunun üzerine ayağa kalkıp mescidde önümüzde durdu ve tekbir getirdi. Daha sonra rüku'a varınca, avuçlarını dizlerinin üzerine parmaklarım da diz kapaklarından aşağıya yerleştirdi ve (yanlarıyla) dirseklerinin arasını açık tuttu. Bütün organları yatışıncaya kadar (öylece rüku'da kaldı). Sonra, "semiallahu allahü limen hamideh" deyip ayağa kalktı. Her bir organı yatışıncaya kadar (kavmede kaldı), sonra tekbir getirip secdeye gitti ve avuçlarını yere koydu. (Yanlarıyla) dirseklerinin arasını açık tuttu. Her organı yatışıncaya kadar (secdede kaldı), sonra başını secdeden kaldırıp oturdu, bütün organları yatışıncaya kadar (bekledi. İkinci secdeye) aynı şekilde yaptı. Sonra (birinci rekatla beraber) bu şekilde dört rekat namaz kılıp namazını tamamladı. Sonra "İşte ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz kılarken böyle gördüm" dedi. Diğer tahric: Nesaî, tatbik; Ahmed b. Hanbel, IV –
حدثنا زهير بن حرب، حدثنا جرير، عن عطاء بن السايب، عن سالم البراد، قال اتينا عقبة بن عمرو الانصاري ابا مسعود فقلنا له حدثنا عن صلاة، رسول الله صلى الله عليه وسلم فقام بين ايدينا في المسجد فكبر فلما ركع وضع يديه على ركبتيه وجعل اصابعه اسفل من ذلك وجافى بين مرفقيه حتى استقر كل شىء منه ثم قال سمع الله لمن حمده فقام حتى استقر كل شىء منه ثم كبر وسجد ووضع كفيه على الارض ثم جافى بين مرفقيه حتى استقر كل شىء منه ثم رفع راسه فجلس حتى استقر كل شىء منه ففعل مثل ذلك ايضا ثم صلى اربع ركعات مثل هذه الركعة فصلى صلاته ثم قال هكذا راينا رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي
(Hasen el-Basrî) dedi ki: Enes b.Hakîm ed-Dabbî,Ziyad'dan veya İbn Ziyad'dan korkup Medine'ye gelmişti. Ebu Hureyre'yle karşılaştı. (Enes) dediki: (Ebu Hureyre) bana nesebimi sordu. Ben de ona nesebimi açıkladım. Bunun üzerine (Ebu Hureyre bana); Ey delikanlı, ben sana bir hadis nakledeyim mi? dedi. Ben de; Evet (naklet), Allah sana merhamet etsin dedim. (Bu hadisi Hasen el-Basrî'den nakleden) Yunus dedi ki, öyle zannediyorum ki, Hasan el-Basrî (Ebu Hureyre'nin) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den (naklettiği) bu hadisi (şöyle) rivayet etti; (Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Halkın kıyamet gününde ilk hesaba çekileceği amel, namaz'dır. Aziz ve celil olan Rabbimiz bildiği halde meleklerine (şöyle) der; Kulum'un (Farz) namazına bakınız, o'nu tam mı, yoksa eksik mi kılmış? Eğer (O kimsenin farz namaz'ı) tam ise, onun için (namaz sevabı) tam olarak yazılır. Eğer (Farz) namazından biraz eksik olursa, Allah-ü Teala (şöyle) emreder: (Bu) kulum için nafile (namaz) var mı, bir bakınız! Şayet o kimse için nafile (namaz) var ise, (şöyle) buyurur: Kulumun (eksik olan) farzını nafilesinden tamamlayınız. Sonra (farz olan diğer) ameller de bu şekilde (ele) alınır." Diğer tahric: Tirmizî, salat; İbn Mace, İkame; Darimî, salat; Ahnıed b. Hanbel, II, 290, 425; IV, 65, 103; V, 72, 377; Muvatta, sefer
حدثنا يعقوب بن ابراهيم، حدثنا اسماعيل، حدثنا يونس، عن الحسن، عن انس بن حكيم الضبي، قال خاف من زياد او ابن زياد فاتى المدينة فلقي ابا هريرة قال فنسبني فانتسبت له فقال يا فتى الا احدثك حديثا قال قلت بلى رحمك الله . قال يونس احسبه ذكره عن النبي صلى الله عليه وسلم قال " ان اول ما يحاسب الناس به يوم القيامة من اعمالهم الصلاة قال يقول ربنا جل وعز لملايكته وهو اعلم انظروا في صلاة عبدي اتمها ام نقصها فان كانت تامة كتبت له تامة وان كان انتقص منها شييا قال انظروا هل لعبدي من تطوع فان كان له تطوع قال اتموا لعبدي فريضته من تطوعه ثم توخذ الاعمال على ذاكم
Ebu Hureyre (r.a.) vasıtasıyla (bir önceki 864.) hadisin benzeri Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den nakledilmiştir
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، عن حميد، عن الحسن، عن رجل، من بني سليط عن ابي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم بنحوه
Temim ed-Darî vasıtasıyla Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bir önceki (864 ile aynı) manada bir hadis nakledildi. (O rivayette) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "Sonra zekat'ta böyledir ve sonra bütün ameller bu suretle ele alınır." buyurdu. Diğer tahric: İbn Mace, ikame; Tirmizî, salat
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد، عن داود بن ابي هند، عن زرارة بن اوفى، عن تميم الداري، عن النبي صلى الله عليه وسلم بهذا المعنى قال " ثم الزكاة مثل ذلك ثم توخذ الاعمال على حسب ذلك
Mus'ab b. Sa'd'dan; demiştir ki: (Bir gün) baba'mın yanı-başında namaz kıldım. Ellerimi (kenetleyerek) dizlerimin arasına koymuştum. Beni bu şekilde namaz kılmaktan nehyetti. (Ellerim kenetli ve dizlerimin arasında olarak) tekrar bir namaz daha kıldım, bunun üzerine dedi ki: "Bunu yapma, Bunu biz yapardık, fakat sonra bunu yapmaktan nehyolunduk ve avuçlarımızı (rüku'da) dizlerimizin üzerine koyduk." Diğer tahric: Buharî.ezan; Müslim, mesacid; Tirmizî, salat; Nesaî, iftitah, tatbîk, sehv; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, 1-287; IV-119, 120, 316 - 319, 340; V
حدثنا حفص بن عمر، حدثنا شعبة، عن ابي يعفور، - قال ابو داود واسمه وقدان - عن مصعب بن سعد، قال صليت الى جنب ابي فجعلت يدى بين ركبتى فنهاني عن ذلك، فعدت فقال لا تصنع هذا فانا كنا نفعله فنهينا عن ذلك وامرنا ان نضع ايدينا على الركب
Abdullah (b. Mes'ud)'dan demiştir ki: Biriniz rüku'a vardığında kollarını uylukları üzerine koysun ve avuçlarını da birleştirip (iki dizinin arasına yerleştirsin. Abdullah b. Mes'ud dedi ki:) Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in parmaklarının hareketini sanki görüyor gibiyim. Diğer tahric: Müslim, mesacid; Nesaî, tatbik, iftitah; Ahmed b. Hanbel, I
حدثنا محمد بن عبد الله بن نمير، حدثنا ابو معاوية، حدثنا الاعمش، عن ابراهيم، عن علقمة، والاسود، عن عبد الله، قال اذا ركع احدكم فليفرش ذراعيه على فخذه وليطبق بين كفيه فكاني انظر الى اختلاف اصابع رسول الله صلى الله عليه وسلم
Ukbe b. Amir'den; demiştir ki: [Fesebbih bismi Rabbikel Azim] (Vakıa 74) = "O halde Rabbini o büyük adiyle tesbih (ve tenzih) et" ayet-i kerimesi inince, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem); "bunu rükunuzda söyleyin" buyurdu. [Sebbih isme Rabbike'l-A'la] (A'la 1) = "Rabbinin o çok yüce adım tesbih (ve tenzih) et" ayeti inince de, "bunu da secdenizde söyleyin" buyurdu. Diğer tahric: İbn Mace, ikame; Darimî salat; Ahmed, IV
حدثنا الربيع بن نافع ابو توبة، وموسى بن اسماعيل، - المعنى - قالا حدثنا ابن المبارك، عن موسى، - قال ابو سلمة موسى بن ايوب - عن عمه، عن عقبة بن عامر، قال لما نزلت { فسبح باسم ربك العظيم } قال رسول الله صلى الله عليه وسلم " اجعلوها في ركوعكم " . فلما نزلت { سبح اسم ربك الاعلى } قال " اجعلوها في سجودكم
Bir önceki (869.) hadisin) manası Ukbe b. Amir'den de rivayet edildi. (Ancak Ukbe bu rivayete bazı) ilaveler yaparak (şunları) söyledi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) rükü'a vardığı zaman üç defa, Sübhane Rabbiye'l-azîm ve bihamdihî, Derdi. Secdeye vardığı zaman da üç defa; "Sübhane Rabbiye'l-a'la ve bihamdihî derdi. Ebu Davud dediki: Bu ilavenin (tamamının "ve bihamdih" kelimesinin mahfuz (bir rivayet) olmamasından korkuyorum. (yine) Ebu Davud (bu hadisle bundan önceki hadisi kast ederek) dedi ki: Şu iki hadisin (yani) er-Rabi' hadisiyle Ahmed b. Yunus hadisinin senedinde sadece Mısırlılar bulunmaktadır. Diğer tahric: İbn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, IV
حدثنا احمد بن يونس، حدثنا الليث، - يعني ابن سعد - عن ايوب بن موسى، - او موسى بن ايوب - عن رجل، من قومه عن عقبة بن عامر، بمعناه زاد قال فكان رسول الله صلى الله عليه وسلم اذا ركع قال " سبحان ربي العظيم وبحمده " . ثلاثا واذا سجد قال " سبحان ربي الاعلى وبحمده " . ثلاثا . قال ابو داود وهذه الزيادة نخاف ان لا تكون محفوظة . قال ابو داود انفرد اهل مصر باسناد هذين الحديثين حديث الربيع وحديث احمد بن يونس