Loading...

Loading...
Kitap
770 Hadis
Aişe (r.anha)'nın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebî (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bir defa) elbisesinin bir ucu benim üzerimde bulunduğu halde namaz kılmıştır." Diğer tahric: Buharî, salat; Hayız; Müslim, salat; Nesaî, kıble; İbn Mace, tahare
حدثنا ابو الوليد الطيالسي، حدثنا زايدة، عن ابي حصين، عن ابي صالح، عن عايشة، رضى الله عنها ان النبي صلى الله عليه وسلم صلى في ثوب واحد بعضه على
Seleme b. el-Ekva'dan; demiştir ki: Ya Resulullah, ben avcılık yapan bir adamım. Bir tek gömlek içinde namaz kılabilir miyim? dedim. (Bana); “Evet (kılabilirsin) ve (lakin) bir dikenle bile olsa onun uçlarını (birbirine) iliştir" cevabını verdi. Diğer tahric: Buharî, salat; Nesai, kıble, Ahmed, IV
حدثنا القعنبي، حدثنا عبد العزيز، - يعني ابن محمد - عن موسى بن ابراهيم، عن سلمة بن الاكوع، قال قلت يا رسول الله اني رجل اصيد افاصلي في القميص الواحد قال " نعم وازرره ولو بشوكة
(Muhammed b. Abdurrahman b. Ebi Bekr) babası (Abdurrahman'ın şöyle) dedi(ğini rivayet etmiştir): Cabir b. Abdillah (r.a.) (bir defa) bize (sadece) bir gömlek içerisinde olduğu halde imamlık yaptı. Üzerinde herhangi bir peştemal da yoktu. (Namazdan) çıkınca, "Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i bir tek gömlek içerisinde namaz kılarken gördüm" dedi. Diğer tahric: Müslim, salat; İbn Mace, keffarat; Muvatta, cema'a
حدثنا محمد بن حاتم بن بزيع، حدثنا يحيى بن ابي بكير، عن اسراييل، عن ابي حومل العامري، - قال ابو داود كذا قال والصواب ابو حرمل عن - محمد بن عبد الرحمن بن ابي بكر، عن ابيه، قال امنا جابر بن عبد الله في قميص ليس عليه رداء فلما انصرف قال اني رايت رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي في قميص
Ubade b. el-Velid b. Ubade b. Es-Samit'den; demiştir ki: Biz Cabir'in yani İbn Abdillah'ın yanına varmıştık. (Bize şunları) söyledi: "Bir gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le beraber düşmanı takibe çıkmıştım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaza kalktı. Benim üzerimde de bir örtü vardı. Bir ucunu sağ omuzuma, öbür ucunu da sol omuzuma atmaya uğraştımsa da yetişmedi (dar geldi). Aynı zamanda saçakları vardı. (Bir de) altını üstüne getirdikten sonra her iki ucundan birini sağ, öbürünü de sol omuzuma aldım, sonra da düşmemesi için üzerine eğildim (ve çenemle tuttum). Gelip Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in soluna durdum. Resul-i Ekrem de (hemen) elimi tutup (arkasından) dolandırarak beni sağına durdurdu. (Çok geçmeden) İbn Sahr geldi, o da soluna durdu. (Hz. Nebi) her ikimizi de elleriyle tutup beraberce arkasına durdurdu. (Cabir) dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözlerini bana dikmişti. Bense hissetmiyordum. Sonra bunun farkına vardım. Bana bu örtüyü belime bağlamamı işaret etti. Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazı bitirince bana (hitab ederek); "Ey Cabir" dedi, ben de: "Buyur, ey Allah'ın Resulü" dedim. "Elbise bol olunca iki uçlarını omuzlarına at. Dar olunca da beline bağla" buyurdu." Diğer tahric: Müslim, zuhd; Ahmed b. Hanbel, IH
حدثنا هشام بن عمار، وسليمان بن عبد الرحمن الدمشقي، ويحيى بن الفضل السجستاني، قالوا حدثنا حاتم، - يعني ابن اسماعيل - حدثنا يعقوب بن مجاهد ابو حزرة، عن عبادة بن الوليد بن عبادة بن الصامت، قال اتينا جابرا - يعني ابن عبد الله - قال سرت مع النبي صلى الله عليه وسلم في غزوة فقام يصلي وكانت على بردة ذهبت اخالف بين طرفيها فلم تبلغ لي وكانت لها ذباذب فنكستها ثم خالفت بين طرفيها ثم تواقصت عليها لا تسقط ثم جيت حتى قمت عن يسار رسول الله صلى الله عليه وسلم فاخذ بيدي فادارني حتى اقامني عن يمينه فجاء ابن صخر حتى قام عن يساره فاخذنا بيديه جميعا حتى اقامنا خلفه قال وجعل رسول الله صلى الله عليه وسلم يرمقني وانا لا اشعر ثم فطنت به فاشار الى ان اتزر بها فلما فرغ رسول الله صلى الله عليه وسلم قال " يا جابر " . قال قلت لبيك يا رسول الله . قال " اذا كان واسعا فخالف بين طرفيه واذا كان ضيقا فاشدده على حقوك
İbn Ömer (r.a.) Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yahutta Ömer( r.a.)'in (şöyle) dediğini haber vermiştir: "Birinizin iki elbisesi bulunursa, namazı onlarla kılsın. Yok eğer bir elbisesi varsa onu beline bağlasın (eteklik yapsın), onu yahudiler gibi (eller de içeride kalacak şekilde) bürünmesin." Benzer Tahric için bak: Buharî, saiat; Ebû Davûd, salat; Ahmed b. Hanbel, II
حدثنا سليمان بن حرب، حدثنا حماد بن زيد، عن ايوب، عن نافع، عن ابن عمر، قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم او قال قال عمر رضى الله عنه " اذا كان لاحدكم ثوبان فليصل فيهما فان لم يكن الا ثوب واحد فليتزر به ولا يشتمل اشتمال اليهود
Abdullah b. Büreyde'den; babası Büreyde'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (iki şeyden) nehyetti: (Birincisi) elbisenin bir ucunu sağ kolun altından diğer ucunu da sol omuzun üzerinden geçirerek göğsün üstünde veya arkada bağlamaksızın namaz kılmak; Öbürü de üzerinde aba olmaksızın sadece pantolonla namaz kılmak." Benzer Tahric için bak: Buharî, salat babı başlangıcında
حدثنا محمد بن يحيى بن فارس الذهلي، حدثنا سعيد بن محمد، حدثنا ابو تميلة، يحيى بن واضح حدثنا ابو المنيب، عبيد الله العتكي عن عبد الله بن بريدة، عن ابيه، قال نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم ان يصلى في لحاف لا يتوشح به والاخر ان يصلى في سراويل وليس عليك رداء
İbn Mes'ud (r.a.)'den; demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Büyüklenerek namazda elbisesini yere sarkıtan kişinin Allah katında hiç bir değeri yoktur. (Yahut: Onu ne kötülük işlemekten korur ne de bağışlar.)" Ebu Davud dedi ki: bu hadisi içlerinde Hammad b. Seleme ve Hammad b. Zeyd, Ebu'l-Ehvas ve Ebu Muaviye'nin de bulunduğu bir cemaat, İbn Mes'ud'a (ulaşan) mevkuf bir hadis olarak nakletmiştir. Diğer tahric: Ebu Davud, vitr; Beyhakî, es-Sünenu'l-kubra
حدثنا زيد بن اخزم، حدثنا ابو داود، عن ابي عوانة، عن عاصم، عن ابي عثمان، عن ابن مسعود، قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " من اسبل ازاره في صلاته خيلاء فليس من الله في حل ولا حرام " . قال ابو داود روى هذا جماعة عن عاصم موقوفا على ابن مسعود منهم حماد بن سلمة وحماد بن زيد وابو الاحوص وابو معاوية
Ebu Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Elbisesini (yere) sarkıtarak namaz kılmakta olan bir adama Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Git abdest al" dedi. O da gitti abdest aldı ve biraz sonra geldi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (tekrar); "Git abdest al" dedi. (O adam da tekrar) gitti abdest alıp geldi. (Bunu gören başka) bir adam: Ya Resulallah, o adam'a (abdestli olduğu halde) niçin abdest almasını emrettin? dedi. (Resul-ü Ekrem de) "O etekliğini (yere) sarkıtarak namaz kılıyordu. Şanı yüce olan Allah elbisesini (yerde) sürünecek kadar sarkıtan kimsenin namazını kabul etmez" buyurdu. Diğer tahric: Ebu Davud, libas; Ahmed b. Hanbel, IV, 67; V
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا ابان، حدثنا يحيى، عن ابي جعفر، عن عطاء بن يسار، عن ابي هريرة، قال بينما رجل يصلي مسبلا ازاره اذ قال له رسول الله صلى الله عليه وسلم " اذهب فتوضا " . فذهب فتوضا ثم جاء ثم قال " اذهب فتوضا " . فذهب فتوضا ثم جاء فقال له رجل يا رسول الله ما لك امرته ان يتوضا فقال " انه كان يصلي وهو مسبل ازاره وان الله تعالى لا يقبل صلاة رجل مسبل ازاره
Muhammed b. Zeyd'in annesinden rivayet edildiğine göre; Ümmü Seleme (r.anha)'ya; "Kadın hangi elbise ile namaz kılmalıdır?" diye sormuş. O da: "Baş örtüsü ve ayaklarının üstünü de örten uzunca bir fistanla kılar" cevabını vermiştir
حدثنا القعنبي، عن مالك، عن محمد بن زيد بن قنفذ، عن امه، انها سالت ام سلمة ماذا تصلي فيه المراة من الثياب فقالت تصلي في الخمار والدرع السابغ الذي يغيب ظهور قدميها
Ümmü Seleme'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e; Kadın yalnız baş örtüsü ve gömleği ile eteklik olmadan namaz kılabilir mi? diye sordum da, "Gömlek ayaklarının üstünü örtecek şekilde uzun olursa kılabilir" buyurdular. Ebu Davud dedi ki: Bu hadisi Malik b. Enes, bekr b. Mudar, Hafs b. Ğıyas, İsmail b. Ca'fer, ibn Ebî Zi'b ve İbn İshak (gibi kimseler) Muhammed b. Zeyd ve annesi vasıtasıyla Ümmü Seleme'den rivayet etmişler ve bunlardan hiç biri de rivayetlerinde Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'den bahsetmeyip Ümmü Seleme'ye ait bir söz olarak zikretmişlerdir. Sadece Ebu Davud rivayet etmiştir
حدثنا مجاهد بن موسى، حدثنا عثمان بن عمر، حدثنا عبد الرحمن بن عبد الله، - يعني ابن دينار - عن محمد بن زيد، بهذا الحديث قال عن ام سلمة، انها سالت النبي صلى الله عليه وسلم اتصلي المراة في درع وخمار ليس عليها ازار قال " اذا كان الدرع سابغا يغطي ظهور قدميها " . قال ابو داود روى هذا الحديث مالك بن انس وبكر بن مضر وحفص بن غياث واسماعيل بن جعفر وابن ابي ذيب وابن اسحاق عن محمد بن زيد عن امه عن ام سلمة لم يذكر احد منهم النبي صلى الله عليه وسلم قصروا به على ام سلمة رضى الله عنها
Aişe (r.anha)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah, aybaşı olan (baliğa kadın)'ın namazını ancak başörtüsü ile kabul eder" Ebu Davud dedi ki; Bu hadisi aynı zamanda Said, yani İbn Ebî Arube, Katade el-Hasen senediyle Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'den rivayet etmiştir. Diğer tahric: Tirmizî, salat; ibn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel, VI
حدثنا محمد بن المثنى، حدثنا حجاج بن منهال، حدثنا حماد، عن قتادة، عن محمد بن سيرين، عن صفية بنت الحارث، عن عايشة، عن النبي صلى الله عليه وسلم انه قال " لا يقبل الله صلاة حايض الا بخمار " . قال ابو داود رواه سعيد - يعني ابن ابي عروبة - عن قتادة عن الحسن عن النبي صلى الله عليه وسلم
Muhammed (b. Sîrîn)'den (rivayet edildiğine göre) Aişe (r.anha) Safiyye'ye (yani) Ummü Talhati't-Talahat'a misafir olmuştu. Safiyye'nin kızlarını görünce (şöyle) dedi: Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bir gün odam'a) girmişti. (Odamda da) bîir cariye vardı: (Resul-i Ekrem) bana izarını atarak; "Şunu ikiye böl bir yarısını şuna diğer bir yarısını da Ümnıü Seleme'nin yanındaki genç kıza ver. Çünkü bu kızın adet görme çağına geldiğini, veya; [şek ravilerden birine aittir] bu kızların adet görme çağına geldiklerini görüyorum" buyurdu. Ebu Davud dedi ki: Bu hadîsi Hişam da ibn Sirin'den böylece rivayet etmiştir. Diğer tahric: ibn Mace tahare; Ahmed b. Hanbel,VI
حدثنا محمد بن عبيد، حدثنا حماد بن زيد، عن ايوب، عن محمد، ان عايشة، نزلت على صفية ام طلحة الطلحات فرات بنات لها فقالت ان رسول الله صلى الله عليه وسلم دخل وفي حجرتي جارية فالقى لي حقوه وقال " شقيه بشقتين فاعطي هذه نصفا والفتاة التي عند ام سلمة نصفا فاني لا اراها الا قد حاضت او لا اراهما الا قد حاضتا " . قال ابو داود وكذلك رواه هشام عن ابن سيرين
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazda elbisenin yere sarkıtılması ve erkeğin ağzını örtmesini yasaklamıştır. Ebu Davud dedi ki: Bu hadisi bir de İsa, Ata yoluyla Ebu Hureyre’den "Nebî (s.a.v.) namazda elbiseyi yere sarkıtmaktan nehyetmiştir" şeklinde rivayet etmiştir. Diğer tahric: Tirmizî, salat; Ahmed b. Hanbel,II
حدثنا محمد بن العلاء، وابراهيم بن موسى، عن ابن المبارك، عن الحسن بن ذكوان، عن سليمان الاحول، عن عطاء، - قال ابراهيم - عن ابي هريرة، ان رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن السدل في الصلاة وان يغطي الرجل فاه . قال ابو داود رواه عسل عن عطاء عن ابي هريرة ان النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن السدل في الصلاة
Muhammed b. îsa b. Et-Tabba'in Haccac'dan rivayet ettiğine göre İbn Cüreyc şöyle demiştir: "Ata'yı çoğu kere elbisesini sarkıtarak namaz kılarken görmüşümdür." Ebu Davud dedi ki: Bu hadis (bir önceki) hadisin zayıflığını ortaya koymaktadır
حدثنا محمد بن عيسى بن الطباع، حدثنا حجاج، عن ابن جريج، قال اكثر ما رايت عطاء يصلي سادلا . قال ابو داود وهذا يضعف ذلك الحديث
Aişe (r.anha)'dan; demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizim (iç) elbiselerimizle veya çarşaflarımızla namaz kılmazdı." Ravî Ubeydullah dedi ki: (iç çamaşır mı, yoksa çarşaf mı olduğu noktasında) şekkeden babamdır." Diğer tahric: Tirmizî, cuma; Ahmed b. Hanbel, VI
حدثنا عبيد الله بن معاذ، حدثنا ابي، حدثنا الاشعث، عن محمد، - يعني ابن سيرين - عن عبد الله بن شقيق، عن عايشة، قالت كان رسول الله صلى الله عليه وسلم لا يصلي في شعرنا او لحفنا . قال عبيد الله شك ابي
Saîd b. Ebî Sa'id el-Mekburî, babasının (aşağıdaki hadiseyi) müşahede ettiğini haber vermiştir: Hz. Nebi'in azatlı kölesi Ebu Rafi' (bir gün), saçlarını örgü yapıp ensesine toplayarak namaz kılmakta olan Hasen b. Ali'ye uğramış ve onun saçlarını çözmüş, (bunun üzerine) kendisine öfkeli bir halde bakan Hasan (r.a.)’a; Namazına dönüp devam et ve kızma, çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in; "Bunlar (yani saç topuzu) şeytanın oturak yeridir" buyurduğunu duydum; demiştir. Diğer tahric: Tirmizî, salat; İbn Mace, ikame; Ahmed b. Hanbel, I
حدثنا الحسن بن ابي علي، حدثنا عبد الرزاق، عن ابن جريج، حدثني عمران بن موسى، عن سعيد بن ابي سعيد المقبري، يحدث عن ابيه، انه راى ابا رافع مولى النبي صلى الله عليه وسلم مر بحسن بن علي عليهما السلام وهو يصلي قايما وقد غرز ضفره في قفاه فحلها ابو رافع فالتفت حسن اليه مغضبا فقال ابو رافع اقبل على صلاتك ولا تغضب فاني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " ذلك كفل الشيطان " . يعني مقعد الشيطان يعني مغرز ضفره
İbn Abbas (r.a.)'ın azatlı kölesi Kureyb'in rivayet ettiğine göre, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. El-Haris'i saçını arkasına toplanmış olduğu halde namaz kılarken görünce arkasına durup başını çözmeye başlamış öbürü de (saçlarının çözülmesine müsaade ederek) ona karşı çıkmamıştır. Abdullah b. el-Haris namazını bitirince İbn Abbas'a dönerek; "Benim başımdan sana ne?" demiş (o da) şöyle cevap vermiştir: Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i; "Bu şekilde (saçlar arkada toplu olarak) namaz kılan, elleri arkada bağlı olarak namaz kılan kimse gibidir" buyururken işittim. Diğer tahric: Müslim, salat; Tirmizî, mevakît; Nesaî imame; ibn Mace, ikame; Darimî, salat; Ahmed b. Hanbel, I, 457, IV
حدثنا محمد بن سلمة، حدثنا ابن وهب، عن عمرو بن الحارث، ان بكيرا، حدثه ان كريبا مولى ابن عباس حدثه ان عبد الله بن عباس راى عبد الله بن الحارث يصلي وراسه معقوص من ورايه فقام وراءه فجعل يحله واقر له الاخر فلما انصرف اقبل الى ابن عباس فقال ما لك وراسي قال اني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول " انما مثل هذا مثل الذي يصلي وهو مكتوف
Abdullah b. es-Saib'den; demiştir ki: "Ben (Mekke'nin) fethi günü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i ayakkabılarını (çıkararak) sol tarafına koymuş olduğu halde namaz kılarken gördüm" Diğer tahric: Nesaî, kıble; Ibn Mace, ikame
حدثنا مسدد، حدثنا يحيى، عن ابن جريج، حدثني محمد بن عباد بن جعفر، عن ابن سفيان، عن عبد الله بن السايب، قال رايت النبي صلى الله عليه وسلم يصلي يوم الفتح ووضع نعليه عن يساره
Abdullah b. es-Saib'den; demiştir ki: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'de bize sabah namazı kıldırdı. (Bu namazda fatiha'dan sonra) Mü'minun Suresini okumağa başladı. Musa ile Harun'un, yahut İsa ile Musa'nın zikirleri geçen yere gelince burada ravi İbn Abbad şübhe etmiştir yahutta (şüphe edenin o olup olmadığında) ihtilaf edilmiştir. Nebiy sallallahu aleyhi ve sellem’i öksürük tuttu da hemen (okumayı) keserek rüku etti. Abdullah b. es-Saib de bu namazda bulunuyordu." Diğer tahric: Buharî, ezan; Müslim salat; Nesaî, iftitah; İbn Mace, ikame; Ahmed b.Hanbel, III
حدثنا الحسن بن علي، حدثنا عبد الرزاق، وابو عاصم قالا اخبرنا ابن جريج، قال سمعت محمد بن عباد بن جعفر، يقول اخبرني ابو سلمة بن سفيان، وعبد الله بن المسيب العابدي، وعبد الله بن عمرو، عن عبد الله بن السايب، قال صلى بنا رسول الله صلى الله عليه وسلم الصبح بمكة فاستفتح سورة المومنين حتى اذا جاء ذكر موسى وهارون - او ذكر موسى وعيسى ابن عباد يشك او اختلفوا - اخذت رسول الله صلى الله عليه وسلم سعلة فحذف فركع وعبد الله بن السايب حاضر لذلك
Ebu Said el-Hudrî (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına namaz kıldırırken ayakkabılarını çıkarıverdi ve sol tarafına koydu. Bunu gören cemaat de ayakkabılarını çıkardılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazı bitirince: "Ayakkabılarınızı niçin çıkardınız?” diye sordu, (Onlar da:) Senin çıkardığını gördük de (onun için) çıkardık, dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); "Bana Cebrail gelip papuçlarımda pislik olduğunu haber verdi." dedi (ve sözlerine devam ederek:) "Sizden bir kimse mescide geldiği zaman, baksın, ayakkabılarında pislik varsa silsin ve onlarla namaz kılsın" buyurdu. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, III, 92; el-Hakim, el-Müstedrek, I
حدثنا موسى بن اسماعيل، حدثنا حماد بن زيد، عن ابي نعامة السعدي، عن ابي نضرة، عن ابي سعيد الخدري، قال بينما رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلي باصحابه اذ خلع نعليه فوضعهما عن يساره فلما راى ذلك القوم القوا نعالهم فلما قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم صلاته قال " ما حملكم على القايكم نعالكم " . قالوا رايناك القيت نعليك فالقينا نعالنا . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم " ان جبريل صلى الله عليه وسلم اتاني فاخبرني ان فيهما قذرا " . وقال " اذا جاء احدكم الى المسجد فلينظر فان راى في نعليه قذرا او اذى فليمسحه وليصل فيهما